Kitap Künyesi

Yazar: Darian Leader

Çevirmen: Barış Engin Aksoy

Yayın Evi: Encore Yayınevi

İSBN: 9786059949415

Sayfa Sayısı: 424

--reklam--

Delilik Nedir? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Delilik şimdiye kadar hep aşırılık, şiddet patlamaları, nöbetler, halüsinasyonlar olarak anlaşıldı. Ama ya sandığımız gibi değilse? Gözle görülür ve çarpıcı tepkilerden değil sıradan insanlarda da bulunan özelliklerden oluşuyorsa? Başka bir deyişle, deli olmak ile delirmek arasında fark varsa?

Harold Shipman’ı düşünün mesela. 250’den fazla cinayet işlemiş, ama yıllarca saygın bir hekim olarak görev yapıp insanların takdirini kazanmıştı. ... Tıp alanındaki en güncel araştırmalardan haberdardı, tutulan ve yoğun çalışan bir muayenehane işletiyordu. Nazik ve düşünceli bir insan, mükemmel bir dinleyiciydi. Fakat bir yandan da pek çok hastasını özenle öldürmekteydi. Psikiyatristler tarafından muayene edilirken, bariz “akıl hastalığı” emarelerinden hiçbirini göstermemişti.

Psikanalist Darian Leader bu kitapta gayet “normal” görünen, ama günün birinde ağır suçlar işleyebilen insanları inceleyerek deliliğin ne olduğuna dair bakışımızı değiştirmemiz gerektiğini savunuyor.

Psikiyatrinin psikozla yaşayan insanlara yeni bir hayat kurma çabasında nasıl yardım edebileceğine dair değerli bir anlayış sunuyor. SUNDAY TIMES

Olağanüstü. Psikiyatri tarihine ve hastaların hayat hikayelerine ayrıntılı bir bakış. Bir delinin zihninden geçenleri tanıtıyor bize. Tam zamanında ve insanca. NEW STATESMAN

Zekice ve fikir dolu. Deliliğimize teşhis koyma kalıplarını yıkıyor. INDEPENDENT

Olağanüstü. Psikiyatri tarihine ve hastaların hayat hikayelerine ayrıntılı bir bakış. Bir delinin zihninden geçenleri tanıtıyor bize. Tam zamanında ve insanca. NEW STATESMAN

Zekice ve fikir dolu. Deliliğimize teşhis koyma kalıplarını yıkıyor. INDEPENDENT

Leader’in görüşleri deliliğe bakışımızda çığır açabilecek nitelikte. DAILY TELEGRAPH

Mükemmel... OBSERVER

Zamanımızın en önemli düşünürlerinden. GUARDIAN

--reklam--

Delilik Nedir? Alıntıları - Sözleri

  • Son elli altmış yılda sorgulama, açık fikirlilik ve hoşgörü kültüründen öylesine uzaklaştık ki...
  • “Çocuğunuz olduğunda, onu sevmek görevinizdir,”
  • "Delirmiş birisi aklı dışında her şeyini kaybetmiştir."
  • Delilik çoğu zaman gerçeklikten kopuş olarak tanımlanır, ama aslında, psikiyatrist Eugene Minkowski’nin gözlemlediği gibi, gerçekliğe fazla yaklaşmakla ilgilidir.
  • “İlk defa Emily ile birlikte var olmaya başladım. Sağ kalmamı sağlayan isim oldu o.” “Öncesinde yoktum çünkü. Onca yıl ölüydüm...''
  • Bugün ruh sağlığı hizmetlerinin bir tür tamirhane gibi, insanların en kısa sürede onarılıp işlerine - ve belki ailelerine - geri gönderildiği bir yer olarak görülmesi yönünde artan bir baskı var. Psikotik özne, dinlenmesi gereken bir insandan çok, tedavi edilecek bir nesne haline gelmiş durumda. Hastanın özgüllüğü ve hayat hikâyesi çoğu zaman rötuşlanıyor. Eskinin psikiyatri kitapları hastalardan aktarılan sözlerle doluyken, bugün sadece istatistiklerle ve sözde-matematiksel şemalarla karşılaşıyoruz. Çalışmalarda tek tek vakalarda ne olup bittiğine hemen hiç değinilmeyip, vakaların bir arada kümelendiği sayılar sunuluyor.
  • Kendi hastalarımdan biri, yıllarca devam ettiği spor salonuna egzersiz yapmak için değil, resepsiyonda çalışan oğlana “Günaydın” demek için gitmişti. Oğlana romantik bir ilgi duymuyordu; fakat hastam için dünyanın yerinde durduğunun teminatıydı o. Oğlanın yerinde olmadığı bir gün, halüsinasyonları başlamıştı. Sadece onu görmek, güvenebildiği yegane istikrar noktasının orada olduğunu bilmek istediğini söylüyordu. O asgari laflamanın hastam için hayati bir işlevi vardı; o laflar olmadığında diğer her şey çöküp gidecekti sanki.
  • Anne, çocuğunun ona yanıt vermesini, belki onu anne olarak tanımasını ister. Dünyayı, bilhassa duygular, güdüler ve düşünceler dünyasını kendi deneyimlediği gibi deneyimlemesi için çocuğa baskı yapar. Bu talepler ya hep ya hiç niteliği kazanabilir; çocuk annenin ruh halleri ve düşünce süreçlerine fazlasıyla duyarlı hale gelir. Helm Stierlin’in gözlemlediği gibi, annenin sakatlayıcı gerçeklik tanımını kabul etmek ile onun sevgisini kaybetmek arasında kalır.
  • “Makineler,” der Joey, “insanlardan daha iyi. Makineler durabiliyor. İnsanlar gerektiğinden daha ileri gidiyor.”

--reklam--

Delilik Nedir? İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Demişti ki yazar ; artık teşhisi koyup ilaç yazamıyorlar ilaçları deneyerek hangi ilaçta fayda sağlanıyorsa ona göre teşhis koyuyorlar. Denek haline gelmiş bir çok insan var sıkıntılarında tam olarak detaya inilmeden, bireyselleştirilmeden ilaçlar yazılıyor. Artık davranışlara bakıp bu tür hastalık deniyor ilaç yazılıyor olmadı değiştir değiştir fayda bulunan ilacı kullanabilene kadar. Bir çok hastanın psikozunun patlama anları var. Aslında geçmişimiz hiç bir zaman bizden ayrı ilerlemiyor her an yanımızda ve hangi anlarda bunu görebileceğimizse belirsiz. İlginç bir kitaptı psikiatri hastalıklarına olan bakış açımı biraz daha değiştirdi ve psikiatri tarihinin ilginçliği de cabası . (Pharmacist Khaadejah)

Kitap, deliliğin hep alıştığımız görünümünden farklı görünümleri olduğuna parmak basıyor. Leader toplumsal yaşamla uyum içinde öznelliğini sürdürebilen psikotiklerin olduğunu, bizlerinse onların deliliğini sadece tetiklendiği durumlarda fark edebildiğimizi söylüyor. Bir bakıma delirene kadar herkes görünmeyen bir delidir gibi bir anlam çıkabilir buradan fakat kitabı okuduğunuzda genel yargıların aslında ne kadar yetersiz olduğunu da anlayacaksınız. Değişen DSM tanılarından, değişen coğrafi tanılara, değişen söylemlere kadar deli olarak nitelendirilmenin birden fazla etkene bağlı olduğu görülüyor. Benim diğer en sevdiğim yaklaşımlardan birisi de kitapta delirmenin öncesi ve sonrasına detaylı yer verilmiş olmasıdır. Oluşum süreciyle deliliği ele alması ve sayısız hasta konuşmaları barındırması yazarın aktarmak istediklerini harika şekilde pekiştirmiş. Tabii ki kitabın Lacancı Bakış dizisinin bir üyesi olduğunu unutmamak lazım, bu bağlamda her Lacan içerikli kitapta olduğu gibi Lacan hakkında bir ön bilgi kitabın anlaşılmasında çok faydalı olacaktır. İyi okumalar... (Yamaç)

Herkesin içinde patlamaya hazır bir delilik vardır. Yazarımız kitapta gerçekten deli olan insanların olaylara verdiği tepkilerden ve bu olayların içlerinde ki deliliği nasıl tetiklediğinden bahsetmektedir. Bu güne kadar yaptığı incelemeler ve şahit olduğu vakaları örnek vererek bize asıl deliliğin nasıl bir şey olduğunu söylemektedir. Deliliğin aslında sanılandan çok derin kökleri olduğunu ve her insanın potansiyel deli olabileceği fikrini sıcak tutarak her bölümde buna değinmektedir. Verdiği örnekler gerçekten deliliği dibine kadar yaşayan ve bu yüzden hayatını idame ettirmekte zorlanan ya da idame ettiremeyen insanların gerçek yaşantılarından oluşmaktadır. Bunun yanında birde gizli delilerden bahsetmektedir. Aslında herkeste bulunan bir özellik olduğunu savunmakla birlikte tetikleyici unsurlar ortaya çıkmadıkca hep saklı kalarak ya da kişinin bunun farkına vararak sadece kendi içinde bu deliliği yaşadığını belirtiyor. Kişilere göre artık delilik göreceli hale gelmiş çeşitli sınıflandırmalarla karşımıza çıkmaktadır. Tıp literatüründe kabul görmüş tescilli özelliklere sahip delilik kavramını bu yüzyılda daha geniş kapsamlı olarak gün yüzüne çıkmış halde bulmamız çok olası bir ihtimal. Çünkü gelişen yada geri kalan toplumlarda bireylerin yaşadıkları olaylara ve durumlara göre geliştirdikleri yeni ve özgün alışkanlıklar çeşitli isimlerle önümüze çıkıyor. Tabii ki bunların hepsinin ana temasını delilik ve bunun sınıflandırılmasını içeriyor. Çoğu zaman birbirimizin davranışlarını anormal ve çılgın bulduğumuzda "delisin sen" diye bir tabir kullanırız. Delilik gerçek anlamında bu kadar basit dile getirilen bir şey olmamalıdır. Çünkü anormalliğin ve çılgınlığın bir sınırı vardır. Oysa delilikte sınır yoktur. Kişinin pençesine düştüğü delilik durumunun seviyesi ilerledikce hayatı yaşayamaz hale gelir. Öyle ya da böyle delilik kavramı hafife alınmayacak kadar ciddi ve bir o kadarda üstünde durulması gereken bir konudur. Bir de delilik ve dahilik kavramlarının benzerliği vardır. Bazı deliler hayatını dahi olarak yaşar. Herkesten farklıdır, kimseye benzemez ve kimse için kendini değiştirmez. Dahilerin bir çoğu saplantılı bir şekilde yaptıkları işe taparlar. Çünkü yaptıkları işler sayesinde var olduklarına inanırlar. Umur seviyeleri herkesten çok daha üst noktadır. Bu sayede her yaptıkları işte çoğu insanın üstüne çıkmayı başarırlar. Çoğu insan dahi delilerle konuşamaz çünkü ne dediklerini anlayacak kadar zeka seviyesine sahip değillerdir. Ama bu demek değil ki anlamayanlar geri zekalıdır. Burada ki ayrımı göz ardı etmeden anlamakta zeka işidir. Ön yargısız yaklaşan ve herkesi olduğu gibi kabul eden insanlar egosal bazda kendini yenmiştir. Bu da anlama kapasitelerini maksimum oranda yükseltir. Okuyan herkese teşekkür ediyorum. Not: Bu sefer not yok. Yani var da yok. Not not: Boş. Not not not: Boş (Deniz Demirsoy)

--reklam--

Delilik Nedir? PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Darian Leader - Delilik Nedir? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Delilik Nedir? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Darian Leader Kimdir?

Londra ve Leeds'de psikanalitik uygulamalarını sürdürüyor. Leeds Metropolitan University'de Psikanaliz Araştırmaları Bölümü'nde ve Londra'daki Brunel Universitesi'dne ders veriyor. Kızıl Haç'ta çocuklar üzerinde çalışmalar yapıyor. Londra'daki Freudcu Analiz ve Araştırma Merkezi'nin kurucu üyesi olan Leader, Avrupa Psikanaliz Okulu'nun da üyesi. Birçok makale ve tanıtım yazısı yayımladı. Judy Grove'un resimlediği Lacan For Beginners (Yeni Başlayanlar İçin Lacan) ve Why Do Women Write More Letters Than They Post? (1996/Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler?, Çev: Nedim Çatlı, Ayrıntı Yayınları, 1997) adlı kitapların yazarıdır.

--reklam--

Darian Leader Kitapları - Eserleri

  • Delilik Nedir?
  • Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler?
  • Depresyon Yas ve Melankoli
  • Mona Lisa Kaçırıldı
  • Kesinlikle Bipolar
  • [El]
  • İnsan Neden Hasta Olur?
  • İş İşten Geçtikten Sonra Verilen Sözler
  • İnsan Neden Hasta Olur?
  • İş İşten Geçtikten Sonra Verilen Sözler

--reklam--

Darian Leader Alıntıları - Sözleri

  • Patty Duke'un sözleriyle, "manik iseniz, yaptıklarınızın bir sonucu yoktur." (Kesinlikle Bipolar)
  • "En çok ne zaman acı çektin?" (Depresyon Yas ve Melankoli)
  • Pek çok kadın sadece kedi sevmez, kedi seven erkekleri de sever. (Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler?)
  • Diğer yollar tıkalıysa bazen bedenlerimiz aracılığıyla konuşuruz. (İnsan Neden Hasta Olur?)
  • “Şiddet dışsallaştırılmaz; bilakis, kişiye özel oditoryumla sınırlanır.“ ([El])
  • Bir kaybın yerine geçecek bir şeyi asla bulamayacağız. Boşluğu ne doldurursa doldursun, boşluk tamamen dolsa bile, yine de başka bir şey kalacak. Ve gerçekten de bunun böyle olması gerekiyor, vazgeçmek istemediğimiz sevgiyi devam ettirmenin tek yolu bu. (Depresyon Yas ve Melankoli)
  • "Sosyal fobi" gibi yeni bir rahatsızlığın Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilmesi, büyük ölçüde ilaç şirketlerinin pazarlama faaliyetlerinin bir sonucudur. (İnsan Neden Hasta Olur?)
  • -örneğin, işsizlik ya da ilişkideki sürtüşmeler gibi süren sorunların-soğuk algınlığına yakalanma ihtimalini artırdığını saptadılar. (İnsan Neden Hasta Olur?)
  • Son elli altmış yılda sorgulama, açık fikirlilik ve hoşgörü kültüründen öylesine uzaklaştık ki... (Delilik Nedir?)
  • Gittikçe artan bir şekilde, sadece ilaçlara ince ayar yapmaya kafayı takmak yerine, manik-depresif öznenin hayatını bağlama yerleştirmemiz gerekmektedir. Yükselişlerin ve düşüşlerin ayrıntılarını incelememiz ve her şeyi açıklamak için biyolojiye sığınma kolaycılığına direnmemiz gerekmektedir. (Kesinlikle Bipolar)
  • Nasıl ki manide kişi artık yargılanmayacağının, artık sorumlu olmayacağının keyif veren hissini sonuna kadar yaşıyorsa, depresyonlarda o yargılar tüm gücüyle ve son derece yıkıcı bir şekilde geri döner. (Kesinlikle Bipolar)
  • En basit haliyle duygudurum dediğimiz aslında sadece iki fikri birleştirmeyi başaramamakla ilgili değil midir? Mesela karanlık ve gergin bir ruh haliyle uyandığımızda,daha sonra bunun gün içinde yapmak zorunda olduğumuz bir telefon görüşmesinden veya gece gördüğümüz bir rüya yüzünden olduğunu anlayabiliriz. Bağlantı kurulana kadar duygudurum dağılmaz. (Kesinlikle Bipolar)
  • “Bedenin teknoloji karşısında ikincil olması, bugünün ürünlerinin markalanmasında yankısını buluyor: iPad ve iPhone’da kullanıcının ‘ben’i [I] değil, ‘pad’ ve ‘phone’ sözcükleri büyük harfle yazılıyor.” ([El])
  • Korku filmlerinde insanlar "Hemen döneceğim," der ve genellikle yanılırlar. Yatakta insanlar “Hep seni seveceğim," ya da "Sana hep sadık kalacağım,” der ve genellikle yine yanılırlar. (İş İşten Geçtikten Sonra Verilen Sözler)
  • "Dünyanın krallarıyız, hiçbir şey bizim ötemizde değil, koşuşturan zihnimiz için toplum çok yavaş, her şey muhteşem renklerin, yaratıcılığın ve anlamın olduğu bir ağ ile birbirine bağlı" Stephen Fry (Kesinlikle Bipolar)
  • Hakikat, demişti, hiçbir zaman "olaylarla'' aynı şey değildir. (Depresyon Yas ve Melankoli)
  • Bir aile içinde aynı semptomları gördüğümüzde, hemen genetik aktarımı düşünmeden önce özdeşleşme süreçlerinin etkili olup olmadığını araştırmak iyi olur. Ebeveynler çocuklarına yalnızca genlerini değil, kendilerini de aktarırlar. Durumu genetikle açıklamak, genellikle insan öznelliğini yok saymaya neden olur. (İnsan Neden Hasta Olur?)
  • Hekimlerin psikolojisi üzerine yapılan araştırmalar, tıp öğrencilerinin yüzde 70'i psikiyatrik yardıma ihtiyaç duyduğu belirtilmiş. (İnsan Neden Hasta Olur?)
  • Âşıklar arasındaki bebek konuşmaları genellikle aynen şöyle yorumlanır: Swift, Stella'ya "Agucuk bugucuk," ve "“Hanimiş de minnoşum," gibi şeyler söylediği zaman, bebeklerin pandomimini yapar. Ama herkes bilir ki bebekler böyle konuşmaz. Bebek konuşması, bebeklerin konuşması değil, annelerin bebekleri ile konuşmasıdır ki bu da aynı şey değildir. Bir fikre göre, bebek konuşması, âşıkların vardığı güvenlik ve rahatlık durumunu ifade eder (…) Dolayısıyla, bu şekilde konuşmak, bir partnere annenin çocuğuna davrandığı gibi davranarak gerçek aşkın amacının öteki kişide annenin bebekten aldığı ilk hazzı yeniden yaratmak olduğu şeklindeki eski düşünceyi uyandırmayı içerir gibi görünüyor. (İş İşten Geçtikten Sonra Verilen Sözler)
  • "Delirmiş birisi aklı dışında her şeyini kaybetmiştir." (Delilik Nedir?)