Kitap Künyesi

Yazar: Nuri Pakdil

Yayın Evi: Edebiyat Dergisi Yayınları

İSBN: 9789757013013

Sayfa Sayısı: 80

--reklam--

Derviş Hüneri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

2 Eylül 1983 Öcümü üzerine devsi bir şahmerdan gibi indirebileceğim... şoför aynasından içimi göremez ya; yoksa o dillendirmeyen akımdan mı, herneyse, bereket kaçırdı beni: otobüs burdan geçti mi, iliklerim de önüme düşüp, 'Haydi!' diyor bana. Durakta indim; ama, hucüm halindeyim Edebiyat'ın yerine çıkarken, yokuşta Ey, insan ruhu! Ebedi parolai ebedi parola: (Duydum! Duydum!) Bütün gün içeriği: incirin kökü, zeytinin kökü: kat kat.

(Kitabın İçinden)

--reklam--

Derviş Hüneri Alıntıları - Sözleri

  • insan kendini de pusuda beklemeli...
  • Susmayı bilmek buna yakın. Göğüs göğüse savaşmak; kendi kendimledir bu.
  • İçimiz: büyük şansımızdır çünkü.
  • "İnsan, başıboş bırakılacağını mi zanneder?"
  • Sıkıntı insanın yüreğini kemirmiyor, kafasına musallat oluyor.
  • Sessizliksizlik bence büyük işkencedir.
  • "Sessiz bir mekân özlemi, doğrusu, bütün özlemlerden önce geliyor."
  • Erkenden kalkana suda hayat vardır.
  • mesafelerin içinde güvence: güle güle gidilir mi güle dâima? yıkımları yüklenen edebiyat yaklaşır daha çok. metafizik açıya doğru insanı çeken.
  • sessizlik büyük işkencedir.
  • Ve bütün cümleler, sonunda, insanın yazgısında; toplanmaz, hayır; mütemadiyen ekleniyor çünkü.
  • Göğüs göğüse savaşmak; kendi kendimledir bu.
  • Dilimin döndüğü kadar sustum.
  • İnsanın, içinden kurduğu cümlelerin ağırlığını omuzlarında hissettiği vakitleri iyi yaşaması gerekiyor. İçimiz büyük şansımızdır çünkü.
  • Ayrılık kapıyı çalmadı, içeri girdi pencerelerden

--reklam--

Derviş Hüneri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Her kitabında bizi bambaşka diyarlara taşıyan Nuri Pakdil, bu eserinde de bizi bizden koparıp farklı mekanlarda, farklı duygular yaşatıyor. Üstünkörü okuyunca hiçbir şey anlatmıyormuş gibi duran satırlarında derinlere indikçe o anlayamadığımız cümleler asıl mânâsına kavuşuyor. İlgimi çekmesinin temel sebeplerinden biri de bu. Anlaması zor, anlayınca da bırakması zordur Nuri Pakdil'i. Okudukça yazarı tanıyorsunuz, tanıdıkça ne demek istediğini daha iyi anlıyorsunuz. Bu kitabında da yaşamaya çalışan bir insanın hüznünü ele almış. Tabi yine kendi tarzıyla, kendi bakış açısıyla ve kendi iç dünyasıyla. (Ayhan ERKUT)

Hayatı tatlılaştıran acı dersleridir...: Selamün Aleyküm Dostlar, Kitabı şimdi bitirmiş olmanın coşkunluğu ve heyecanıyla bir inceleme kaleme almak istedim. Çok uzatmadan, buyrunuz satırlarıma geçelim. Nuri Pakdil artık bende bağımlılık hissi uyandırıyor. Okumadığım gün O'nun deyimiyle "Karanlıkta" kalıyorum... Kitap bitmesin diye yavaştan almaya çalıştım ancak yine tadı damağımda kaldı. Hani günlük hayatta karşılaştığımız, çok nadir, içinde ayrı bir dünya inşa eden, kainatı özüyle kavrayan, sessizliğinde bakışlarıyla çok şey anlatan fakat kimseciklerin anlamaya mukabil olmadığı insanlar vardır. Heh işte çoğu zaman bu insanların iç dünyasını merak etmişimdir. İşte bu eser merak ateşimi bir nebze dindirdi. Tam manasıyla anlamaya muvaffak olur muyuz bilmiyorum ancak herkesin bu satırlarda kendisini bulacağına eminim. Arayış, ayrılık, gurbet hayatımızın vazgecilmez kelimeleridir. Peki bu süreçler bizi hünerli bir insan mı yapıyor yoksa toy halimizle bunca acının altında ezilip hayat safhasından siliniyor muyuz? Kitabın içerisinde bu soruya yol gösterici satırlar mevcut. Şu cümleyi sanki uzun zamandır bekliyormuşum gibi heyecanla okudum: "Daima bana inanmalısın.' diyor içim." Hmm, bu muydu heyecanlandığın cümle, ne var bunda diyebilirsiniz. Ancak biraz düşünmenizi istiyorum. Kendimize gerçekten inanıyor muyuz? Ve birde şu alıntıyı direkt olarak kendimize soralım: "Kendi kendime yaslanabilecek miydim?" (Kitap boyunca bu iki satır arasında gidip geldim.) Eğer Pakdil okuyorsanız göğe makas atan martılara, kitaplığın içinden çekilen nehirlere, deriye sıkıştırılmış Filistin'e, kolunuza girip size vapurda yol arkadaşlığı eden 1453'e rastlamanız oldukça mümkün :) Ve elbette masada içine çekilmiş, sessizliğiyle 'Bir Devrim' bekleyen Kudüs'e... Pakdil, zihnimizin düşünüp de izah edemediği birçok hususu tercüme ederek satırlara döküyor. Zaman zaman sirkeciden, eminönüne, vapurdan trene yolculuk yapacaksınız. Derviş Hüneri, günce tarzında yazılmış olup, sanatsal ve edebi diliyle okuyucuların kalbine tek tek işleniyor... Aklımda kalan tek bir soru: "Çelik adam : kahramanın adı : bakalım nereye kadar gidecek?" (Müntehâ)

Bana tereddütsüz bir şekilde bütün kitaplarını okuyabileceğin yazar kimdir diye sorarsanız cevabım Nuri Pakdil olur. Başka hiç bir yazar benim gözümde bu mevkiye ulaşamaz. Anladığınız üzere Nuri Pakdil'in yeri bende ayrıdır. İlk okuduğum kitabı biat serisiydi. Nasıl zevk alarak okuduğumu hala unutamam. Bu kitabını aynı zevkle okudum. Nuri pakdil benim için filistindir, 1453'tür, anadoludur. Her yeri buram buram kokan güzel islamdır. Her kitabinda bu konuları görürsünüz. Filistin gibi yazar Nuri Pakdil. Filistin gibi karanlık gözükür, acı gözükür ama altında cennet vardır. Yazıların altında aydınlık vardır. Filistin gibi serttir, başı diktir ama aynı zamanda size derin bir hüzün verir. Nuri Pakdil 1453 gibi ruhla yazar. 1453 gibi binlerce can verir, şehit verir ama eninde sonunda kalbimizi fetheder. Nuri Pakdil anadolu gibi anlatır. Anadolu gibi mazlumdur, acı doludur ama düşmana karşı merttir. Seni geçmişe götürür, yaptığın hataları gösterir ama sonunda sana en masum duygularla elini uzatır. Nuri pakdil bana bu duyguları çağrıştırıyor. Her okuduğumda mest olmamın nedini "ne yazdı?" sorusu değil "nasıl yazdı?" sorusunun cevabını merak etmem. 1453 gibi mi yazdı yoksa acı dolu filistin gibi mi yazdı. Gerçi nasıl yazarsan yazsın ben yine mest olacağım o ayrı mesele. Okuyun. Okutun. Savaşın olmadığı bir gelecek dileğiyle. Öpüldünüz. (Ayşenur)

--reklam--

Derviş Hüneri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Nuri Pakdil - Derviş Hüneri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Derviş Hüneri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nuri Pakdil Kimdir?

1934 Maraş doğumlu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk çalışmalarını, şiir ve deneme türlerinde Maraş'ta, Demokrasiye Hizmet gazetesinde yayımladı. Lisedeyken Hamle adında bir dergi çıkardı (1954/55). İstanbul'da bir haftalık dergide sanat sayfaları düzenledi (1964). Edebiyat dergisini (Şubat 1969) ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nı (1972) kurdu. Nuri Pakdil'in ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nın ilk kitabı Batı Notları'dır. Edebiyat Dergisi, kimi aralıklarla uzun yıllar sürdürdüğü yayınına, Aralık 1984'te ara verdi. Edebiyat Dergisi Yayınları, 1972-1984 yılları arasında, 18'i Nuri Pakdil imzasını taşıyan, 45 kitap yayımladı.

Nuri Pakdil, 28 Şubat 1997 tarihinde Edebiyat Dergisi Yayınları'ndan yeniden kitap yayımlamaya başladı. Sitemizin güncellendiği tarihe kadar, daha önce yayımlanan 5 kitabın yeniden çalışılmış basımı ve 12 yeni kitabın ilk basımları yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Kasım 2014'te Necip Fazıl Saygı Ödülü'nün ilkini aldı. Aynı yıl yaptığı bir açıklamada "muhafazakar değilim devrimciyim" ifadesini kullanarak sağcı veya solcu olmadığını belirtip "İslamcı" olduğunu niteledi. "Özgürlükçü, emekten yana olan dinden yanayım." şeklinde ifadeleri de mevcuttur. Pakdil, marksizme ve komünizme yakınlık hissetmediğini fakat ilgiyle izlediğini de açıkladı.

Yazarlığı boyunca 16 müstear isim kullanan Nuri Pakdil'in en çok tercih ettiği ise "Ebubekir Sonumut" olmuştur.

85 yaşında üst solunum yolları enfeksiyonu nedeni ile tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi'nde vefat etti.

Kitapları

Harikalar Tablosu / Prevert, Oyun/Çeviri, Temmuz 1974.

Ay Operası / Prevert, Şiir/Çeviri, Nisan 1975.

Biat II, Deneme, Ocak 1977.

Bağlanma, Deneme, Şubat 1979.

Bir Yazarın Notları II, Deneme, Aralık 1980.

Put Yapımevleri, Oyun, Nisan 1980.

Biat III, Deneme, Nisan 1981.

Anneler ve Kudüsler (Şiir)

Bir Yazarın Notları III, Deneme, Mayıs 1981.

Kasırganın Çatırtıları / Guillevic, Şiir/Çeviri, Mayıs 1981.

Bir Yazarın Notları IV, Deneme, Eylül 1982.

Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş, Oyun, Haziran 1982.

Edebiyat Kulesi, Deneme, Şubat 1984.

Sükût Sûretinde, Şiir, Şubat 1997.

Derviş Hüneri, Deneme, Mart 1997.

Batı Notları, Gezi-İzlenim, Mart 1997.

Arap Saati, Deneme, Mayıs 1997.

Umut, Oyun, Haziran 1997.

Ahid Kulesi, Şiir, Haziran 1997.

Korku, Oyun, Ağustos 1997.

Klas Duruş, Deneme, Ekim 1997.

Arap Şiiri (Güldeste) I, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.

Arap Şiiri (Güldeste) II, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.

Kalem Kalesi, Deneme, Ekim 1998.

Bir Yazarın Notları I, Deneme, Mart 1999.

Osmanlı Simitçiler Kasîdesi, Şiir, Temmuz 1999.

Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler, Deneme, Aralık 1999.

Otel Gören Defterler 2: Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada, Deneme, Mayıs 2000.

Otel Gören Defterler 3: Büyük Sorgu, Deneme, Kasım 2001.

Otel Gören Defterler 4: Simsiyah, Deneme, Nisan 2002.

Otel Gören Defterler 5: Ateş Hattında Harf Müfrezeleri, Deneme, Ocak 2003.

Otel Gören Defterler 6: Yazmak Bir Mûcize, Deneme, Haziran 2005.

--reklam--

Nuri Pakdil Kitapları - Eserleri

  • Batı Notları
  • Derviş Hüneri
  • Ahid Kulesi
  • Anneler ve Kudüsler
  • Bir Yazarın Notları 1
  • Bir Yazarın Notları 2
  • Bir Yazarın Notları 3
  • Bir Yazarın Notları 4
  • Umut
  • Arap Saati
  • Biat 1
  • Biat 2
  • Biat 3
  • Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş
  • Bağlanma
  • Put Yapımevleri
  • Osmanlı Simitçiler Kasidesi
  • Sükut Suretinde
  • Edebiyat Kulesi
  • Çarpışan Sesler
  • Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada
  • Büyük Sorgu
  • Simsiyah
  • Ateş Hattında Harf Müfrezeleri
  • Yazmak Bir Mucize
  • Klas Duruş
  • Bir Öldürme Töreni
  • Bakır Dönemi
  • Belge
  • Konuşmalar
  • Kalem Kalesi
  • Mektuplar (Özel Kutulu 3 Cilt Takım)
  • Korku
  • Sınır Tanımayan Devrim Ateşi: Mektuplarım
  • Tüm Karanlığa Yiğit Direniş: Konuşmalar 2
  • Arap Şiiri (Güldeste) I-II
  • Biat
  • Mektuplar I
  • Mektuplar - 2
  • Mektuplar - 3

--reklam--

Nuri Pakdil Alıntıları - Sözleri

  • İzin verirseniz, şuracıkta, kendi kendime düş görmek istiyorum. (Korku)
  • İlişkiler: düzensiz atan bir nabız gibi. (Arap Saati)
  • Ah, kuru Camilere bakıp bakıp dolan gözler! (Edebiyat Kulesi)
  • Her memurun boynunda var böyle bir zincir. (Belge)
  • Tutukluluk. Ama bunu kıramam. (Belge)
  • Görünen yanı öylesine az ki insanın! (Bir Yazarın Notları 2)
  • Başkasını öldüren biraz da kendi kendini öldürmüş sayılırmış... (Bakır Dönemi)
  • “Hiç alışamadım gülmeye, hüzün vicdanıma daha uygun..” (Arap Saati)
  • bir muştu büyütüyorum yüreğimde (Anneler ve Kudüsler)
  • Yaşamak ortasında fırtinanın Gök gürültüsünün Dolaşmak balta girmemiş ormanlarda Gitmek gitmek istiyorum Yalnız Önüne geçip önsezilerimin Katlayıp harmânîsini gecenin (Arap Şiiri (Güldeste) I-II)
  • Diş ağrısı bilmeyenlere diş ağrısı anlatılamadığı gibi, uykusuzluğu bilmeyenlere de uykusuzluk anlatılamaz. (Arap Saati)
  • Ortadoğu'nun, tüm yeryüzünün haline bir bakınız; sürekli , vicdanınızı kanatınız! (Mektuplar - 3)
  • Su, Filistin akıyordu, musluğu açtığımda. (Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada)
  • Gözlerim, durmadan, gazetelerdeki resimlere kayıyor: ölü dolu masamın üstü. (Bir Yazarın Notları 1)
  • Susmak da konuşmak kadar önemli oluyor bazen. (Edebiyat Kulesi)
  • Çok ağır hükümleri olan bir yasa: yaşamak! (Bir Yazarın Notları 3)
  • Erenköy'den Bostancı'ya Bostancı'dan Erenköy'e (Sükut Suretinde)
  • Büyük , çok büyük bir tutkuevi olmasın zaman ? Kuşkusuz , büyük bir oyuncudur . (Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş)
  • "Bilincimizi canlı tutan tek güç aşktır." (Konuşmalar)
  • Şu umut olmazsa, herhalde, ölürüz. (Bir Yazarın Notları 4)