Kitap Künyesi
Yazar: Rıfat Ilgaz
Yayın Evi: Çınar Yayınları
İSBN: 9789753480031
Sayfa Sayısı: 88
Devam - Şiirler 1953 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çağın gerçekleri, sorunları içinde tarihsel görevinin bilincine varması gereken bir şairin eylemi sözkonusudur bugün. Her yeni çağ aşağıdan yukarıya doğru itilerle oluşup gelişirken, toplumla içli dışlı olması gereken şair de gerçekçiliğin yeni biçimlerini yaratmaya itilmektedir. Şair toplumu değiştirme, oluşturma çabası içinde kendisini de değiştirip oluşturacaktır. Bu gerçeği Brecht'le birlikte yineleyebiliriz:'Her yeni çağ gerçekçiliğin yeni biçimini ortaya koymak zorundadır.'Şairin amacı, bu gerçekleri öğrenmekle bitmiyor. Bunları yapıtına bilgi olarak koymak, şairi sanat dışı gereksiz çabalara götürür. O, bu gerçekleri içeriğine uygun bir biçim içinde yansıtmak zorundadır. Şair, coşku ve hayranlık yaratan kişidir. Bu coşku ve hayranlık, benzer koşullar içinde yaşayanlar arasında mümkündür. Bir şiirin etkileyici ödevi, bu koşulların içindekilerle yüz yüze geldi mi başlar. Bu bakımdan şair yan tutan kişi sayılır."
Devam - Şiirler 1953 Alıntıları - Sözleri
- Hekim derdi, İlaç parası, Ecelden önce yakamızda.
- Ben insanların belki en yorgunu, Denizin, güneşin özlemi bende, Bende yaşamanın, çalışmanın özlemi. Mevsimsiz sevmesini bilirim, Vakitsiz düşünmesini, Düşünüp düşünüp üzülmesini. Gülüşüm, bakışım ayrı, Belki üzgünüm biraz, yılgın değil, Farkındayım olup bitenlerin.
- Zenginlikte gözün mü var, Bu da elindedir senin. Artsa artsa dişten artar, Nedir boğazına düşkünlük Hem de böyle iki öğün. Bir şey bekleme işinden Sabah giyin, Akşam soyun! Biri vurup da ağzından Almak isterse lokmanı, Daha önce sen ikram et! Ne işinden, ne gücünden, Ne gününden, ne gecenden, Sana düşmez şikayet.
- Benim senetli sepetli toprağım, Sahipsiz!
- Belki üzgünüm biraz, yılgın değil, Farkındayım olup bitenlerin.
- Silinmesin yüzündeki aydınlık, Bize bırak acısını gidenlerin Sen kalanlar için yaşa! Bir kalbimiz var ki öylesine, Nabızlarımız tanık. Bakma solukluguna benzimizin Çıkmayan canda umut!
- Karasevda gibidir işsizlik Çeken bilir!
- Mevsimsiz sevmesini bilirim, Vakitsiz düşünmesini, Düşünüp düşünüp üzülmesini.
- Ben insanların en yorgunu, Denizin, güneşin özlemi bende, Bende yaşamanın, çalışmanın özlemi.
- Ben ölmedim... Beni öldürmediler de; Yaşıyorum, yaşıyorum işte, Atı kaçında sinek gibi, Töööbe, töbe!
- Hekim derdi, İlaç parası, Ecelden önce yakamızda.
- Bu ayaklar benden hesap soracak, Bir düşüncenin peşinde dolaştırdım Sokak sokak. Bu baş, bu eğilmez baş da öyle... Bazı sarhoş, bazı yorgun Her zaman bir yastığa hasret! Bu ciğer de hesap soracak, Esirgedim, güneşini, havasını, Bu ağız, bu dişler, bu mide... Ne ikram edebilirim ki bol keseden! Bu bileklerde hesap soracak, Göz yumdum çektikleri eziyete. Bilsem ki kimsenin parmağı yok Bu sürüp giden işkencede; Kılım bile kıpırdamadan bir sabah Çekerdim darağacına kendimi, Bilsem ki suç bende!..
- İşte geldin gidiyorsun, Çalış çalış sonu yok, Nedir bu kendine eziyet!
- Önce şiirde sevdim kavgayı Özgürlüğü kelime kelime şiirde. Mısra mısra sevdim yaşamayı, Öfkeyi de, sevinci de...
- Ateş içinde yaşanır da, Savaş içinde yaşanmaz.
Devam - Şiirler 1953 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Rıfat Ilgaz 1953'de Devam adlı şiir kitabını yayınlar ancak bu kitap toplatılır. Zamanın Basın savcısı, uzun aramalardan sonra Rıfat Ilgaz'ı makamına çağırır. Rıfat Ilgaz şöyle anlatır bu konuşmayı: "- Neden böyle memleketi kötüleyici şiirler yazıyorsun? diye azarlamıştı beni huzurunda. - Nasıl şiirler yazayım? dedim. - Memleketin güzel yanlarını da yaz. Hiç mi yok memleketin güzel yanları?.. Adalar, Boğaziçi... Anadolu'da pınar başları, ormanlar, ırmaklar... - Var efendim, onları yazan şairler de var! - Sen de yaz!.. - Yazılanları bir kez de ben yazarsam okurlarım ayıplarlar beni, bir şair olarak... - Suçlanmak daha mı iyi, varsın ayıplasınlar!.. - Ben realist bir şairim, gördüklerimi yazarım... - Realist olmaya mecbur musun?.. Natüralist şair ol! Ormanlardan ağaçlardan, çiçeklerden söz et!.. (Sanıyorum, 'Naturalist'i, naturist anlamına kullanıyordu. Bu sayın Savcı ünlü Hicabi Dinç'in yerine gelendi. Hicabi Bey'le şakalaşmalarımız daha hukuksal olurdu hiç olmazsa.) Bir gün 'Meclis'e hakaretten yapışmıştı yakama. Ben de bu yazıda hakaret yok, diye diretmiştim çağırttığı makamında. - Var, demişti, bal gibi Meclis'e hakaret var!.. - Yok efendim! - Var! Baktım yakamı bırakmayacak, ben de: - Peki efendim var, dedim, var ama Büyük Millet Meclisi'ne değil! Belediye Meclisi'ne! Birden donup kalmıştı. Bir seferinde de, bu yazıları sen yazmadın, Aziz Nesin yazdı diye tutturmuştu. Sorumlu müdürdüm. Ben de yazsam, Aziz de yazsa benim için bir şey değişmezdi. Nasıl olsa Kürt Mehmet nöbete gidecekti. - Ben yazdım! diye diretiyordum. - Hayır sen yazmadın. Böyle yazılar yazamazsın, şairsin sen!.. - Görüyorsunuz ki yazıyorum!.. - Beni kandıramazsın!.. Bak Rıfat Bey, ben yazmadım de, seni kurtaracağım. (...) Sonuç olarak; Aziz Nesin'e beş ay, bana da sorumlu müdür olarak yedi ay vermişlerdi..." (•Onur Özkan•)
"Devam" 1953 yılında yayımlanan, Rıfat Ilgaz'ın dördüncü şiir kitabı. 1950 öncesinde yazmış olduğu şiirlere kıyasla genel olarak konular aynı, fakat şiirler yapısal olarak farklılık gösteriyor. Dikkat çeken ilk farklılık bu eserindeki şiirlerde daha fazla kafiye görülüyor olması. 1940'lı yıllarda yazdığı şiirlerde neredeyse hiç kafiye yok. Bir diğer farklılık ise önceki şiirlerinde duygusal bir anlatım varken, bu eserdeki şiirlerinde yoğun olarak mizahi bir üslubun bulunması. Eserde oldukça uzun şiirler de var. Yoksul bir ailenin başından geçenleri anlattığı "Mangal" şiiri ve iki işsiz hırsızın, yoksul bir işçi kızı soyduğu, toplumsal sıkıntıların mizahi bir dille anlatıldığı "Filim" şiiri hikaye tadında yazılmış şiirler. Önceki şiir kitaplarında olduğu gibi Rıfat Ilgaz bu kitabını yayımlandığında da komünizm propagandası yapmak ve müstehcen olaylar anlatmak suçlamasıyla hakkında soruşturma açılmış. Neyse ki suçlamaların asılsız olduğunu belirten bilirkişi raporuyla hapis yatmaktan kurtulmuş. Bu soruşturmalara, suçlamalara karşı "Karartma Geceleri" romanında Mustafa Ural'ın dilinden şöyle seslenir Koca Çınar; "Suç neresindeydi yaptığı işin? Şiir yazmak dünyanın neresinde suçtu, faşist ülkelerden başka?" İyi okumalar... (Bünyamin Müftüoğlu)
Rifat ILGAZ:'in şiir kitaplari Yarenlik (1943); Sınıf (1944); Yaşadıkça (1948); Devam (1953); Üsküdar’da Sabah Oldu (1954) Soluk Soluğa (1962); Karakılçık (1969); Uzak Değil (1971); Güvercinim Uyur mu? (1974); Kulağımız Kirişte (1983); Bütün Şiirleri (1983) Ocak Katırı Alagöz (1987); (Mustafa)
Kitabın Yazarı Rıfat Ilgaz Kimdir?
1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu.7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27 Temmuz 1927 ‘de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu.
Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler.
1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşadı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.
Rıfat Ilgaz Kitapları - Eserleri
- Karartma Geceleri
- Halime Kaptan
- Hababam Sınıfı
- Sarı Yazma
- Hababam Sınıfı Uyanıyor
- Apartıman Çocukları
- Şeker Kutusu
- Nerde O Eski Usturalar
- Meşrutiyet Kıraathanesi
- Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
- Pijamalılar
- Hababam Sınıfı İcraatın İçinde
- Garibin Horozu
- Hababam Sınıfı Baskında
- Karadeniz'in Kıyıcığında
- Don Kişot İstanbul'da
- Yıldız Karayel
- Bacaksız Okulda
- Sınıf
- Bacaksız Paralı Atlet
- Bacaksız Kamyon Sürücüsü
- Bütün Şiirleri 1927-1991
- Dördüncü Bölük
- Yokuş Yukarı
- Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra
- Bacaksız Tatil Köyünde
- Sosyal Kadınlar Partisi
- Bacaksız Sigara Kaçakçısı
- Kumdan Betona
- Yaşadıkça
- Hoca Nasrettin ve Çömezleri
- Çalış Osman Çiftlik Senin
- Radarın Anahtarı
- Öksüz Civciv
- Yarenlik
- Rüşvetin Alamancası
- Nerede Kalmıştık
- Cankurtaran Yılmaz
- Devam - Şiirler 1953
- Cart Curt
- Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler
- Satılmışlar
- Ocak Katırı Alagöz
- Soluk Soluğa/ Karakılçık/ Uzak Değil
- Kulağımız Kirişte
- Güvercinim Uyur mu
- Üsküdar’da Sabah Oldu
- Küçükçekmece Okyanusu
- Haydi Yolunuz Açık Olsun
- Uzak Değil
- Durmak Yok
- Bunadı Bu Adam
- Fedailer Mangası
- Krallar ve Kurallar
- Şevket Ustanın Kedisi
- Çocuk Bahçesi
- Altın Ekicisi
- Bütün Şiirleri 1937-1983
- Çok Küçüğüm Daha Ben
- Kesmeli Bunları
Rıfat Ilgaz Alıntıları - Sözleri
- Bizim memlekette zeytin o kadar boldur ki... Ama arayınca tanesini bulamazsınız! Yağını dostlarımıza satarlar, çekirdeğini de bize yuttururlar. (Sosyal Kadınlar Partisi)
- Topladığımız gönül çiçekleri Kucağımızda sararıp solar Utanır da veremeyiz Sunamayız dilimiz dolaşır Oysa neler düşlemişizdir geceden. (Ocak Katırı Alagöz)
- "Bakın şu miskinlere, Hababam Sınıfı değil, Hababam Taburu be !" (Hababam Sınıfı)
- Sait ne zaman Haluk’la ikimizi bir arada görse süzerdi onu: "İşte benim ustam!" derdi. "Bana gazeteciliği öğreten ilk adam!" (Yokuş Yukarı)
- Annem kahve! Emrini alinca, hemen sürerdi cezve yi kahve gelince bos zamanlarinda sardığı sigaralardan birini çıkarır hanım ateş.. Emrini verirdi. Ben kibriti kapıp koşarsam beni terslerdi. Annem karşısında süzüm süzüldukce keyiften bayilirdi. Zevk sahibiydi babam Sandalcı Hamit. (Nerde O Eski Usturalar)
- Ben ölmedim Beni öldürmediler de Yaşıyorum yaşıyorum işte At kıçında sinek gibi Tööbe töbe (Uzak Değil)
- Neyimize gerek bizim siyaset.! (Haydi Yolunuz Açık Olsun)
- Doğru! Dünyanın parası var İsviçre'de. Bizimkilerin paraları bile orda! (Hababam Sınıfı Baskında)
- "...Ben bugüne kadar tavuk bile kesmedim. Hep bizim büyük hanım keser tavukları." "Tavuğu kadına mı kestiriyorsun?" "Kime kestireyim ya?" "Yenmez kadının kestiği tavuk." "Pişirdiği pilav yenir de kestiği tavuk mu yenmez,haaa?" "Asla yenmez." "Ben yedim oldu Muhzır Efendi. Sana buyur edersem yeme!" (Hoca Nasrettin ve Çömezleri)
- Ben kaçıyorum anladın mı, resmen kaçıyorum insanlardan. (Şeker Kutusu)
- Poker denilen oyun da particilik gibi… Cebin dolu oldu mu, salla sallayabildiğin kadar. Bu oyunun aslı esası palavra! (Şeker Kutusu)
- Gel, değmeden birbirine ellerimiz, sen günlük işlerinden konuş, ben sana masallar anlatayım gelecek günlere dair. (Yarenlik)
- "-Sanat gösterisi yapmıyormuşuz da biz ne yapıyormuşuz? -Gövde gösterisi..." (Dördüncü Bölük)
- Açlık ,ekmeğin katığıydı … (Karadeniz'in Kıyıcığında)
- Ne demiş en büyük ozanımız Neden kulak vermiyorsunuz sesine Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi, Ve bir orman gibi kardeşçesine? (Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler)
- "Okuyamadığım kitaplardan kitaplıklar düzdüm." (Sosyal Kadınlar Partisi)
- ...Aynı bunalımlı günleri birlikte yaşadığımız halde adımı ancak kaşıntılı günlerinde anımsayan dostlara inat! (Yokuş Yukarı)
- ..Yağlı güreşteki dinç güreşçilere benziyordu balık.Ele,avuca sığmıyordu... (Küçükçekmece Okyanusu)
- Allah, bir kapıyı kaparsa bir kapıyı açar. (Apartıman Çocukları)
- ... değişen hiçbir şey yoktu eğitim, öğretim alanında. Her şey olduğu gibi, bütün düzensizliğiyle sürüp gidiyordu. (Hababam Sınıfı Baskında)
Yorumlar
0 yorum