Kitap Künyesi

Yazar: Kemal Sayar

Yazar: Sezin Benli

Editör: Didem Ünal

Çizer: Oğuz Demir

Yayın Evi: Kapı Yayınları

İSBN: 9786057838605

Sayfa Sayısı: 212

Dijital Çocuk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Vaktiyle anne ve babalarımız bizi sokaktan toplamakta zorlanıyordu, şimdilerde biz çocuklarımızı ekran başından almakta zorlanıyoruz. Covid-19 pandemisinin dünyayı kasıp kavurduğu karantina günlerinde çocuklarımız iyiden iyiye ekrana bağlandılar. Sebepleri ne olursa olsun çocuklarımızın ekran başında geçirdikleri süre birçoğumuzu endişelendiriyor. “Bilgisayar bağımlılığı”, “internet bağımlılığı” gibi kavramları duydukça kendi çocuklarımız için korkuyoruz. Gözünü ayırmadığı ekranlarda karşılaşabilecekleri görüntülerden, uygunsuz kişilerden, uğrayabilecekleri tacizden ve daha pek çok şeyden korkuyoruz. Onlar için ne yapabiliriz? Kendimizi ve onları ekranların büyüsünden nasıl alıkoyabiliriz? Ekran üzerinden gelen yeni zorluklar nelerdir ve onlarla nasıl baş edebiliriz?

Bu kitap anne babalar için bir rehber.

Aynı zamanda dijital dünyadan çıkıp gerçek dünyaya birlikte adım atmanız için bir çağrı. Mutluluğun ‘ekranlarda’ değil birbirimizin yüzüne bakmakta saklı olduğuna dair bir hatırlatma.

Dijital Çocuk Alıntıları - Sözleri

  • Teknoloji özellikle ergenlik çağındaki gençlere ebeveynlerinden uzaklaşabilecekleri bir alan sağlıyor. Eskiden arkadaşlarının birbirini ev telefonunda araması gerektiğinden ebeveynler de çocuklarının kimlerle arkadaşlık yaptığını biliyor ve arkadaşlarını tanıyabiliyordu. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarıyla birlikte ebeveynlerin çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğini bilmelerine neredeyse olanak kalmadı.
  • İnternet ve bilgisayar kullanımı hayatımıza o kadar kısa bir süre önce girdi ki hiçbirimiz onun hızına ayak uyduramadık; bu teknolojiyi avantajlarını ve tehlikelerini sindirerek hayatımıza dahil edemedik..
  • Konuşmayı kaybetmemeliyiz, birbirimizin gözlerinin içine bakabilmeyi kaybetmemeliyiz. Çocuklar en çok onlar bir şey anlatırken gözlerini cep telefonlarına kaçıran veya onları dinlermiş gibi yapıp dinlemeyen ebeveynlerden inciniyor.
  • Çocukta yaratıcılık, başkasının kurguladığı bir oyunu oynadığında değil, kendi oyununu kurduğunda gelişir.
  • İnsanı insan yapan en önemli şeylerden biri, kendisini karşısındakilerin yerine koyup hissettirdiklerini algılayabilmesi, onların duygusal deneyimlerini paylaşabilmesi, yani empati kurabilme becerisidir. Empati, hayatta kalmamız için vazgeçilmez bir araçtır..
  • İnsanoğlu, bilmediği şeylerden korkmaya meyillidir. Her bilinmezliğin bizi korkutması gibi dijital dünya da bazen korkutucu olabiliyor..
  • Çocukluğunuzda kazandığınız ufak başarılarınızın bile sizi ne kadar gururlandırdığını ve iyi hissettirdiğini hatırlayın. Bilgisayar oyunları her ne kadar simülasyon bir dünyada geçse de yaşattığı gurur duygusu çok gerçek..
  • Çocukların hayat başarısını sağlayan ana etmenler zeka ve yüksek test puanları değil karekterle ilgili özellikleridir: sebatkarlık, merak, vicdan, iyimserlik ve özdenetim gibi, bunları testler ölçmüyor.
  • ... İnsanoğlu, bilmediği şeylerden korkmaya meyillidir.
  • İçgörü sahibi olma, derin düşünme, özen gösterme, bağ kurma, merak duyma, hayret etme, haksızlığa karşı koyma, kayıpların acısını taşıyabilme, özelleştiri yapabilme, kendi yaşamının aktörü olma sorumluluğunu taşıyabilme becerileri ve daha nicesi... Ahlaki değerleri güçlü olan ve farkındalığı yüksek çocuklar, bu dijital fırtınadan da güçlenerek çıkacak ve kökü derdinleştiği kadar boyu götürecektir.
  • Rochester Üniversitesin’den Scott Rigby, çocukları bilgisayar oyunları oynamaya çeken psikolojik etkenleri araştırmış. Çocukların oyunda her level atladıklarında, her zorluk seviyesini başarıyla geçtiklerinde, her bölümün sonundaki zor karakteri yendiklerinde bir yeterlilik ve başarı duygusu yaşadıklarını saptamış. Hayatınızda bir zorluğun üstesinden geldiğinizde hissettiğiniz başarı duygusunun ne kadar tatmin edici olduğunu düşünün..
  • Bir kucaklaşmayı, bir dostluğu, bir fedakarlığı yüz yüze tecrübe etmek bambaşka bir şeydir.
  • Zaman zaman uzmanların "Çocuklar günde şu kadar saatten fazla bilgisayarda vakit geçirmesin," dediğini duyuyoruz ancak kullanımın sorunlu olup olmadığını anlamak için yalnızca ekran karşısında geçirilen süreyi ölçüt almak doğru değildir. Örneğin, günde üç saat oyun oynayan ama aynı zamanda dersleri ortalamanın üstünde olup iyi arkadaşlık ilişkilerini sürdüren bir çocukta bağımlılıktan bahsetmek daha zorken, günde bir saat bilgisayar oyunu oynayan başka bir çocuğun dersleri kötüleşmiş, aile ve arkadaş ilişkileri bozulmuş, yeme alışkanlıkları değiştiğinden sağlığı etkilenmeye başlamış olabilir. Bu durumda bu çocuğun bilgisayar oyunuyla ilişkisi ilk çocuğunkinden çok daha fazla ciddiyet arz eder.
  • ... İnsanoğlu, bilmediği şeylerden korkmaya meyillidir.
  • Tüm teknolojik gelişmeler gibi dijital dünyanın da iyiliği ve kötülüğü bizim onu nasıl kullandığımızla belirleniyor.

Dijital Çocuk İncelemesi - Şahsi Yorumlar

“Bir yandan çocuklarımızın internetin imkanlarından yararlanmasını desteklerken öte yandan onları dijital dünyanın tehlikelerinden 'nasıl' koruyacağız?" Hayatında böyle bir 'nasıl'ı olan, olmayan her birey için mutlaka okunması gereken bir çalışma. Gayet açıklayıcı ve öğretici bir kitap. Önemle OKUMANIZI tavsiye ediyorum. (mehmet)

Sosyal medya ve bilgisayarın çocuk beyni üzerinde nasıl etkilere yol açtığını anlatan güzel bir kitap. Kitap tamamen bilimsel araştırmalar ve yayınlar üzerinden dijital dünyanın çocuğun hayata bakış açısını, karakterini ve gündelik yaşamını nasıl etkilediğini anlatıyor. Kitabın eksik yanı bana göre çocuğun psikolojisini açıklama konusunda biraz yüzeysel kalıyor olmasıdır. Çocuğu edilgen bir varlık olarak görüp sanki çocuğun yalnızca maruz bırakılan etkilere göre şekilleniyormuşçasına ve ebeveynlerin çocuk üzerinde mutlak bir kontrolü olabilirmiş gibi anlatım yapıyor. Çocuğun kontrol edilebilecek bir varlık olarak gördüğü için onun bir insan ve hür iradesi olduğunu unutuyor bana göre. Kitabın hakkını da yemeyelim. Çok değerli bazı araştırmalara kitapta yer verilmiş. Dijital çağ ile hafızayı kullanmaya ihtiyacın azalması ile kognitif becerinin körelmesi, multitasking(aynı anda birden çok iş yapma) çabasının yapılan her iki işte verimsizliğe yol açması ve dikkat eksikliğini tetiklemesi, şiddet oyunlarının esasında çocukları vahşileştirmediği gibi önemli çalışmalara yer vermiş. Bunlar sıradan insanların arayıp kolay kolay elde edemeyeceği bilgiler ve bu bilgileri de çok anlaşılır bir dille anlatmış. Kitap mutlaka okunmaya değer ama çok yüksek beklentilerle okunmaması gerekir. (Ammar Mustafa Canpolat)

Kitaba biraz ara vermiştim neyseki kaldığım yerden devam edip okumamı tamamlayabildim hamd olsun. Kemal Sayar ve Sezin Benli ; teknolojinin, internetin bir anda hayatımıza girmesiyle ne olduğumuzu bile anlamadan, anlamaya fırsat kalmadan bizleri değiştirip dönüştürmesi, dijital yerliler olan çocuklar , gençler ile dijital göçmenler olan yetişkinler arasındaki mesafeye dikkat çekiyor. Eleştirmenin, endişe etmenin ya da görmezden gelmenin çözüm olamayacağını bizlere örnekler ve araştırmalar üzerinden artı ve eksisiyle anlatıyor.Eğer çocukları korumak istiyorsak onları sosyal medyadan uzak tutmanın gerçekçi olamayacağını; onların dünyaları, yaşadığımız çağ hakkında en azından belli düzeyde bilgi sahibi olmamız gerektiğini, hayatımıza kendimizden başlayarak bir ÖLÇÜ getirmemizin gereğini ifade ediyor. ” Bilmediğimiz bir alanda çocuklarımızı korumaya çalışmak karanlıkta hayaletlerle savaşmaya çalışmak gibidir.” diyor .Velhasılı kelam yazarlarımız ailelerin eğitimcilerin Ne yapalım? Nasıl yapalım? sorusuna bir nevi Yunus Emre deyişiyle “Gelin Tanış Olalım, İşi Kolay Kılalım” çağrısı yapıyor. Tavsiye eder , bereketli okumalar dilerim. (Leyla Ünsalan)

Kitabın Yazarı Kemal Sayar Kimdir?

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Kemal Sayar, uzmanlığını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ana bilim dalında tamamlamıştır. Daha sonra sıra ile Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi'nde ve Çorlu Asker Hastanesi'nde Psikiyatri Uzmanı olarak çalışmıştır. 28 Kasım 2000'de psikiyatri doçenti unvanı almıştır. 2000-2004 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Psikiyatri AD Öğretim Üyesi olmuştur. 2002 yılında McGill Üniversitesi'nde Tübitak araştırmacısı olarak ziyaretçi profesör unvanıyla bulunmuş ve transkültürel psikiyatri ve psikosomatik tıp alanında araştırmalar yapmıştır. Daha sonra Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde dört yıla yakın bir süre başhekim yardımcısı ve 13. Psikiyatri Kliniği Şefi , dört aylık bir süre de (vekil) başhekim olarak çalışmıştır. 2008 yılında profesör olarak Fatih Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine başlamış ve üç yıl sonra Marmara Universitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri anabilim dalına geçmiştir. Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı başkanıdır. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmış, Açık Radyo'da ve daha sonra Star televizyonunda "Ruhun Labirentleri" isimli bir programı hazırlamış ve sunmuştur.TRT'de İnsanlık Hali adlı programı bir yıl yapmıştır. Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.

 

 

Kemal Sayar Kitapları - Eserleri

  • Sufi Psikolojisi
  • Ruh Hali
  • Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
  • Hayat Teselli Bulmaktır
  • Her Şeyin Bir Anlamı Var
  • Özgürlüğün Baş Dönmesi

  • Yavaşla
  • Ruhun Labirentleri
  • Hüzün Hastalığı
  • Kalbin Direnişi
  • Terapi
  • Olmak Cesareti
  • Otoyol Uykusu

  • Merhamet
  • Kendine İyi Bak
  • Kültür ve Ruh Sağlığı
  • Bütün Şiirleri: Ricat - İki Güneş Arasında - Hızır ve Roza
  • Koruyucu Psikoloji
  • Şimdi Şehir İçin Kalp Zamanı
  • Beni Sessiz de Sevebilir misin?

  • Merhamet Devrimi
  • Kayıp Arkadaş
  • Psikolojiye Giriş
  • Sanal Aşk
  • Bütün Şiirleri
  • Ölümden Önce Bir Hayat Vardır
  • Ruh Hastalığını Anlamak

  • Ricat
  • Psikiyatri ve Kültür
  • İki Güneş Arasında
  • Hızır ve Roza
  • Bir Bilim Olarak Psikiyatri
  • Antipsikiyatri
  • Karanlıkta Görmek

  • İnsan Halleri
  • Başı Sınuklar İçin Kılavuz
  • Dünyaya Geldim Gitmeye
  • Aile Olmak
  • Aşk ile Anı Seyretmek
  • Ruhun Derin Yaraları

  • Dijital Çocuk
  • Bir Kalbi Kırılmaktan Koruyabilsem
  • Aleme Bir Yar İçin Âh Etmeye Geldik
  • Hatıraların Evi– Günümüzde Aile
  • Melekleri Ürkütmek

Kemal Sayar Alıntıları - Sözleri

  • Belki de yeryüzünde hiçbir eş, sahip olduğu ilmi, Hz Peygamberin Hz Aişe ile paylaştığı kadar eşiyle paylaşmamıştır. Hiçbir eş de eşinden ilim almak için Hz Aişe kadar çaba göstetmemiştir. (Aile Olmak)
  • Hayatın trajedisi ölmek değil, yaşarken içimizde ölmesine izin verdiklerimizdir. ... ~... (Ölümden Önce Bir Hayat Vardır)
  • Eve geldiğinizde doğrudan odanıza gider, dertsizlik maskenizi takarsınız. (Koruyucu Psikoloji)
  • Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl (Aşk ile Anı Seyretmek)
  • Müsaade ederseniz hayatımın bu bölümünde ağlayacağım. (Otoyol Uykusu)
  • Kendimizi özel hissettiğimizde, kendimize dair farkındalığımız azalıyor. Çok da uzağa gitmemize gerek yok. Yiyip içtiklerini sosyal medyada paylaşanlar, başka insanları kızdırabileceklerini çoğu zaman fark etmiyorlar bile. Sosyal paylaşım siteleri kıskançlık ve özenme için elverişli bir platform oluşturuyor. 2013’te Amerika’da yapılan bir çalışmaya göre, kişinin son zamanlarda kıskançlık hissettiği durumların yüzde 20’sinin Facebook yüzünden olduğu ortaya çıkmış. Bu kıskançlıkların çoğu diğer kişinin görüntüsü, yaptığı tatiller ve sahip olduğu sosyal hayattan kaynaklanıyor… Nihayetinde kıskançlık. hayattan alınan keyif ve tatmin duygusunu azaltıyor ()

  • Kişiler ahlaki tutarlılığı önceleyen bireyler olmaktan çıkarak başkaları tarafından beğenilmeyi önceleyen bireylere dönüşür ahlaki olarak doğru olanı yapmak yerine başkalarını cezb ederek onların beğenisini kazanmak hayatın temel amacı olur (Kültür ve Ruh Sağlığı)
  • Senden geriye, senin güzelliğine, doğruluk ve iyiliğine tanıklık eden sözler kaldı. Zaten bir söz, iyiliğe tanıklık etmiyorsa neye yarar ki? Senden sonra üstümüze çok yağmurlar yağdı, olmadık zamanlarda bir üşüme tuttu bizi ve dedik ki “Biraz yağmur kimseyi incitmez”. (Bütün Şiirleri: Ricat - İki Güneş Arasında - Hızır ve Roza)
  • Senden sonra ruhum hep aksayarak yürüdü. Bu gurbetin bir gün biteceği hakikati içime ağır bir taş gibi çöreklenip kaldı. Hayatın daimi bir daüssıla, sevmenin özlemek olduğu bilinci ruhuma otağ kurdu. (İki Güneş Arasında)
  • Diğer insanlara yakın olmanın zarar görmek anlamına geldiği bir ortamda benmerkezci anlayış gittikçe yükselir. (Terapi)
  • Soru sormaktan kaçınmak verilebilecek cevapların en kötüsüdür (Bir Bilim Olarak Psikiyatri)
  • Saygının sadece kelimelerle değil, aynı zamanda vücut diliyle de ilgili olduğunu gösterin. (Koruyucu Psikoloji)
  • Gözlerimin önce ışığa alışması gerek. Riyakarlığa, tepemizde dolaşıp da yağmayan bulutlara. (Ricat)

  • Tek sırrı şu ki hayatın İnsan Tanrı'yı özler (Ricat)
  • Öz anne babasını huzurevine gönderip, evde kedi köpek besleyen insanların olduğu bir dünyada yaşıyoruz NFK (Aile Olmak)
  • Bir yarayı, bir incinmeyi veya gönül kırıklığını geride bırakmak ve hızla oradan uzaklaşmak isteriz. (Karanlıkta Görmek)
  • Günümüz insanı, internet öncesi zamanların ortalama insanının kuracağı ilişkilerin kat kat fazlasına sahip. Yine de bir türlü aradığını bulamıyor. İlişkiler hızlı başlayıp hızlı bitiyor. Sanal ilişkilerin çekiciliği belki en çok da buradan temelleniyor. Elde etme ve vazgeçme kolaylığından... İlişki kurmak ve bozmak artık çok kolay. (Sanal Aşk)
  • "Allah'ın halifesi olan insan, Allah'ın zât, sıfat ve fiillerinin en mükemmel şekliyle tecelli ettiği varlıktır. O, Allah ile âlem arasında, zâhir ile bâtın ara­sındadır (berzah). O bütün ilahi kemal manaları ken­disinde gerçekleştiren kişidir. Âlem bir ayna gibidir; insan-ı kâmil bu aynanın cilasıdır." (Sufi Psikolojisi)
  • Derin bir yasın tetiklediği öfkeden korkmak gerekir. (Merhamet)
  • “Ancak beni işitecek bir insanın varlığıyla sohbet mümkün olur.” (Hayat Teselli Bulmaktır)