Kitap Künyesi
Yazar: Wilhelm Reich
Çevirmen: Bertan Onaran
Orijinal Adı: The Murder of Christ
Yayın Evi: Payel Yayınları
İSBN: 9789753880022
Sayfa Sayısı: 285
--reklam--
Dirimin Öldürülüşü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
W. Reich, bu önemli ve sürükleyici çalışmanında, İsa'nın yaşamının ve ölümünün anlamını araştırıyor. İsa'nın o dehşet verici ölümüne, Sokrates'in zehir içmesine, Galileo'ya işkence edilmesine, Bruno'nun ateşe atılmasına neden olan, insanoğlundaki bedensel ve ruhsal katılaşmanın adı olan "çoşkusal veba" yı ele alıyor. İnsanoğlunun yüzyıllar boyunca yaşayan her şeyin şu ya da bu şekilde yok edilmesinden sorumlu olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde, Reich'ın kende trajik ölümü de bu eserde ortaya konan sorunların ortadan kalkmadığını, insanoğlunun, yaşamı, dirimi, doğruyu (hakikati) yok etmeye devam ettiğini göstermektedir. Okurlar, Dirimin Öldürülüşü'ndeki temel sorunların, çağdaş insanın ve toplumuların bugüne dek içinden çıkamadığı, hatta daha da karmaşık hale getirdiği güncel sorunlardan başkası olmadığını açık açık göreceklerdir.
--reklam--
Dirimin Öldürülüşü Alıntıları - Sözleri
- Kötülük karşısında kılınızı kıpırdatmayışınız kötülüğün ta kendisidir.
- İşittikçe işiteceksiniz de hiç anlamayacaksınız; ve gördükçe göreceksiniz de hiç seçemeyeceksiniz. Çünkü bu halkın yüreği sağırlaştı.
- ''Düzmece kurtarıcıları yüzlerinden tanımayı öğrenin.''
- Kötülük karşışında kılınızı kıpırdatmayışınız kötülüğün ta kendisidir, sorumluluktan kaçmadır.
- "Gerçek adalet uygulamakta olduğu yasayı bile yargılar."
- Yöneticiler değildir halkı yöneten, halk yöneticileri kendisini yönetmeye zorlar hep.
- Geçmişi çağrıştıracak biçimde kurtuluş'tan söz edildiğini işittirseniz, doğru'nun tam tersi yönde olduğundan kuşkulanmaya hakkınız var demektir.
- Kemikleşmiş insanlık tapınaklarını kemikleşmiş din adamlarına teslim etmiştir bunlar da her Yeni doğan kuşağı kemik değiştirme işini sürdürmektedirler.
- Cinsel açıdan doyumlu İnsanın kafası açık saçık, edepsiz düşünce ve Düşlerle dolu olmaz.
- ''İnsanoğlu, İsa'nın yaşamöyküsüyle, başarısız da olsa, kendi yoksul yaşamının gizini anlayıp çözmeye uğramıştır. Bu girişim başarıyla sonuçlanmamıştır, çünkü insanoğlu İsa'nın öldürülmesinden önce de, sonra da, kendi ben'ine ulaşamamıştır. İsa'yı kendi gizemiyle acısının simgesi haline getirmiştir. Masallaştırma süreciyle İsa'yı anlama olasılığını yok etmiştir.''
- Doğru hep acı çekmek zorunda kaldı
- Doğru içinizdedir.
- Tanrı'nın cenneti sizin içinizdedir.
- Başka bir deyişle doğru, birçok kişinin sandığı gibi, aktöresel (ahlaki) bir ülkü değildir.
--reklam--
Dirimin Öldürülüşü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Reich'in İsa'sıyla tanışın... Reich ortaya bir kavram atarak başlıyor İsa anlatımına. Ortaya attığı o kavram ''Coşkusal veba''. Bu kavramla insanlarda ortaya çıkan katil ruhun, galeyana gelme dürtüsünün veya daha güncel bir tabirle holiganlaşmanın anlatımını yapmakta ve insana dair var olmuş her değer, doğaya dair var olan her güzellik, hayvanlara dair bilinmiş her tür bir şekilde insanın bu dürtüsünden nasibini alarak yok edilmekte. Reich de coşkusal veba üzerinden İsa'nın çarmıha gerilişini ele almakta insanın doğrulara, değerlere, yaşama karşı nasıl yıkıcı bir tutum içinde olduklarını anlatmakta. Kullanılan İsa imgesi trajiklik yönünden her ne kadar konuyu karşılasa da coşkusal veba'nın özü İsa'nın da yaptığında yatmakta aslında. Ana tetikleyici o çünkü, insanlardaki yabancılaşma duygusunun özü yaşama dair her şeyi reddetme ile başlamakta. Dinler ise bu vazgeçişi sonsuz olmakla bezeyip daha iyisini* gösterdikleri için insan değere, doğaya, hayvana hatta kendine yabancılaşmakta ve elbette onlara yönelik çok daha ketum ve vurdumduymaz olmaktadır. Dolayısıyla İsa imgesi trajiklik yönünden isabetli ancak anlam yönünden zayıf kalmış diyebilirim. Bu noktada kitap günümüzün bir çok önemli sorununu anlatmakta, burada sado-mazo bir insan profilinin yerine dirimi öldürülmüş insanın varlığını koymakta. Zaten insan doğasına bu denli aykırı olup dünyaya bu kadar hakim bir sistemde insanların vurdumduymaz bir şekilde yaşamaya devam etmesi de dirimin öldürülmesinden başka bir şey değildir. Kitap oldukça güzel ilgilisine şimdiden keyifli okumalar. (Uğur De Molinari)
Wilhelm Reich, kitabında Hz. İsa'nın yaşantısını kendi perspektifinden değerlendirmiş. Hz. İsa'nın yaşamındaki tarihsel gelişmeler dinsel öğelerin eşliğinde yazarın dirimsel enerji teorileri ile anlatılmaya çalışılmış. Şansi fikrime göre eserin kendi başına okunması yeterli olmayabilir. Hristiyanlık tarihinin detaylı olarak bilinmesinin yanında Wilhelm Reich'in teorilerinin ana kaynağı olan diğer eserleri (kişilik çözümlemesi...) okuduktan sonra bu kitaba geçilirse kitap daha iyi anlaşılabilir. Kitabın türünü kategorize etmekte açıkçası zorlandım. Genel okuyucu kitlesine hitap etmediğini, evrensel bir eser olmadığını da ayrıca belirtmek isterim. (Gökhan)
Kibirin Öldürülüşü ve Özgür Bir Ruh: Bir insanı ruhundan, özünden ayıran kibirdir. İnsan kendini ne kadar dev aynasında görürse ruhu o derece kibrin kafesinde mahkum olur. Bu gün siyasetin liderleri başta olmak üzere mevki ve makam sahibi bir çok insanın ne kadar birbiri içinde 180 derecelik dönüşleri olduğu öyle açık ki. Aslında asıl olan insanın özüdür. Yani hiç bir maddeciliğe ve özel bir makam, mülkiyete teslim olmayan kişiliğidir. Kişiliğin tavizi ne kadar az olursa dik duruş o kadar sağlam olur ve duruşu sağlam olanın ruhunda ki yaşayışı azap değil azad olur.insanlar doğdukları gibi öleceklerdir yani çıplak ve hiçbir şey götüremeden, bu çıplaklıkta önemli olan beden değil vicdanın temiz olmasıdır. Vicdan temizliği de ancak nefsimizle olan mücadele, haksızlığa karşı duruş ve haksızlık yapmama olacaktır. Toplumun insana yüklemiş olduğu misyonun altında ezilip kalmamaktir. Ruhun özgürlüğü ancak nefis ile mücadele edebildiği kadardır. Nefis mücadeleyi kazandığı an kibrin ve hor görmenin esiri olup çevremize hep bir aşağılayıcı gözle bakarız, bu bizi aydınlık değerlerden ve ruhun özgürlük mücadelesinden uzaklaştırır. Ruh özgür olduğu sürece yaptığımız şeylerden mutluluk duyarız, yazara göre ruhun özgürlüğü ancak kalben hissedilen sevgiden gelir bu sevgi elbette ki tabiata, çiçeğe, kuşa olduğu gibi toplumun temel yapı taşı olan insanın insana olan sevgisidir. Yazarın önemsediği sevginin başında ise cinsel sevgi gelmektedir. Yazarın cinsel sevgiden anlatmak istediği ise fizyolojik ihtiyacı karşılama olgusu değil temel yapı taşı ruhtan gelen coşkun sevginin iki bedende birleşip yaşanan hazzı kasıklardan yukarıya yani kalbe taşıyabilmenin mücadelesidir. Aksi takdirde yaşananlar ihtiyacı giderme yani yazarın belirttiği coşkusal bir vebadır. Cinsel ihtiyaçların giderilmesi olgusuyla hareket eden bireyde yaratılan coşkusal vebanın neden olduğu sorunların başında ise sapıklık, tecavüz cinsel şiddet gibi olaylar meydana gelmektedir. Sağlıklı toplumlarda ise cinsel sevgi ön plandadır. Cinsellik tabusu yıkılmıştır. Yazarın belirttiği bir diğer husus toplumun aradığı ancak içinde var olduğu halde göremediği katıksız sevgidir. Yani sevmeyi bilmemesidir. Son olarak belirtmek isterim ki; sevmeyi bilmek cinsel sevgiyi öğretiyor, saygı duyma ve anlayışı bilmek empati kurmayı öğretiyor, empati kurmak haksızlık etmemeyi öğretiyor, haksızlık etmemek, hak yememeyi hakkını yedirmemeyi öğretiyor, hakkını yedirmemek ve hak yememek ruhu özgürleştirmeyi öğretiyor, ruhun özgür olması ise kibri ve bağımlı olmayı öldürüyor. Yani özgür bir bedenden özgür bir ruh doğuyor... Herkese keyifli okumalar diliyorum... (Saint Simon)
--reklam--
Dirimin Öldürülüşü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Wilhelm Reich - Dirimin Öldürülüşü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dirimin Öldürülüşü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Wilhelm Reich Kimdir?
Wilhelm Reich (d. 24 Mart 1897 - ö. 3 Kasım 1957) Avusturyalı-ABD'li psikiyatrist ve psikanalist, psikiyatri tarihinin en radikal isimlerden biri.Faşizmin Kitle Psikolojisi (The Mass Psychology of Fascism) ve Kişilik Çözümlemesi (Character Analysis) gibi çok bilinen ve dikkate değer kitapların yazarı , Sigmund Freud'un öğrencilerinden biri...
--reklam--
Wilhelm Reich Kitapları - Eserleri
- Dinle Küçük Adam
- Cinsel Devrim
- Faşizmin Kitle Psikolojisi
- Dirimin Öldürülüşü
- Bedensel Boşalmanın İşlevi
- Karakter Analizi
- İnsanın Doğadaki Yeri
- Orgazmın İşlevi
- Cinsel Ahlakın Boy Göstermesi
- Gençlik Tutkusu
- Cinsel Olgunlaşma
- Kişilik Çözümlemesi
- Geleceğin Çocukları
- Gençliğin Cinsel Mücadelesi
- Kanser
- Başı Dertte İnsanlar
- Reich Freud'u Anlatıyor
- Gençliğin Cinsel Eğitimi
- Listen, Little Man!
--reklam--
Wilhelm Reich Alıntıları - Sözleri
- Bilinçlilik bir özalgılama işlevinden, özalgılama da bilinçli olmaktan başka bir şey değildir. (Kişilik Çözümlemesi)
- Bütün canlılar gibi insanın da öncelikli gereksinimleri açlığın giderilmesi ve cinsel tatmindir. Günümüz toplumu birinciyi zorlaştırmakta, ikinciyi engellemektedir. (Orgazmın İşlevi)
- Ulusu beslemek için, diğer ulusları katletmeden, pratik olarak ne yapıyorsun? Doktor olarak kronik hastalıklara karşı ne yapıyorsun, eğitimci olarak çocukların yaşam sevinçleri için, iktisatçı olarak yoksulluğa karşı, yapı ustası olarak konut hijyenini geliştirmek için ne yapıyorsun? Haydi, şimdi gevezelik etmeyi bırak da, somut pratik yanıt ver ya da çeneni tut! (İnsanın Doğadaki Yeri)
- Bedensel boşalma gücünden yoksun kişi kendini taş taşımış gibi yorgun hisseder, seviştiği insandan tiksinir, ona karşı bir itme yada kayıtsızlık, giderek kin bile duyar. (Bedensel Boşalmanın İşlevi)
- İnsan hakkını alabilmek için yalvarmaz, savaşır. (Geleceğin Çocukları)
- Sevgi, çalışma ve bilgi canımızın kaynaklarıdır. Yaşamı onlar yönetmelidir. (Reich Freud'u Anlatıyor)
- Bir süngü ile her şey yapılabilir,ama üzerine oturulamaz. (Gençliğin Cinsel Mücadelesi)
- 1917 Rus devriminden beri uluslararası politika alanında olanlar, insan kitlelerinin özgürlüğe yatkın olmadıkları gerçeğinin doğruluğunu ifade ediyordu. Bunu gömeden faşist seli anlamak kesinlikle mümkün değildir. (Faşizmin Kitle Psikolojisi)
- Biz kadının doğal olarak erkekten daha aşağı olmadığına ama binlerce yıllık ekonomik ve cinsel baskı sonunda gerçekten aşağı bir duruma getirdiğine inanıyoruz. (Cinsel Olgunlaşma)
- "Tutkuya karşı koyamayacak kadar zayıfım.." (Cinsel Devrim)
- Böylece, cinsel yaşama çekidüzen verme kuramının anahtarı bulunmuş oluyordu ve sinir hastalıklarını geçirme konusunda iyi bir araç elde ettiğimizi söylemeye hakkımız vardı artık: ancak, sonradan deney, son derece ciddî birtakım hallerde bile üretken cinsel etkinlik düzene konduğu zaman, hastanın ve iyileşmeye yüz tutan bireyin yaşadıkları çevrenin düzenli cinsel yaşamın geri getirilmesine karşı çıktığını gösterecektir. Bu karşı-çıkış çok değişik biçimlerde kendini belli etmekteydi, hâlâ da etmektedir. Örneğin, on yedi on sekiz yaşındaki bir genç kız, eğer kentsoylu bir ailenin çocuğuysa, cinsel açıdan öylesine sıkı denetlenmekteydi, ya da bir işçi çevresinden geliyorsa, içinde yaşadığı toplumsal koşullar öylesine acıklıydı ki (konut, gebeliği önleme sorunu, ana-babanın ahlâkçı tutumu), toplumun cinsel yaşamın karşısına diktiği suçluluk hâlesinin verdiği korkuyla, en rahat çözümü, yani sinir hastalığını yeğliyordu. (Cinsel Ahlakın Boy Göstermesi)
- Kişiliğin oluşumunda kullanılmayan güdüler bastırılmazlarsa, dolaysız doyuma iterler insanı. --- Dolaysız doyuma erebilen cinsel enerji gidip düşünsel Ben'in özlemlerine gizlenmez --- Düşünsel Ben'le, gerçek Ben birbirine benzer, dolayısıyla hiç bir gerilim ortaya çıkmaz! --- Bir güdü sereserpe açılıp çiçeklenmeye fırsat bulabilmiş ise artık onu bütünüyle bastıramazsınız. --- Kişiliğin oluşumu, kişiliğin güdüsel yaşamla dış dünya arasındaki sınırında, yâni Ben düzeyindedir. Biz ona aynı zamanda Ben'in kişiliği deriz. (Kişilik Çözümlemesi)
- Kronik cinsel tatminsizlik durumunda gelişen acımasız karakter özelliklerini anladım. Bunları sivri dilli geçkin bakirelerde ve dünya zevklerinden sakınan ahlakçılarda görebiliyordum. Bunun aksine genital tatmin yaşayabilen insanlarda yumuşaklık ve iyilik göze çarpıyordu. Doyuma ulaşabilen bir insanın sadist olabildiğini hiç görmedim. (Orgazmın İşlevi)
- ''Düzmece kurtarıcıları yüzlerinden tanımayı öğrenin.'' (Dirimin Öldürülüşü)
- ''İnsanoğlu, İsa'nın yaşamöyküsüyle, başarısız da olsa, kendi yoksul yaşamının gizini anlayıp çözmeye uğramıştır. Bu girişim başarıyla sonuçlanmamıştır, çünkü insanoğlu İsa'nın öldürülmesinden önce de, sonra da, kendi ben'ine ulaşamamıştır. İsa'yı kendi gizemiyle acısının simgesi haline getirmiştir. Masallaştırma süreciyle İsa'yı anlama olasılığını yok etmiştir.'' (Dirimin Öldürülüşü)
- Gerçekte bitkisel kökeninden koparılmış yaşam kısırdır, biçim ve anlatım yönünden katıdır, kurumuş bir bitki kadar verimsizdir. Buna karşılık, sürüp giden katılıkla dirimsel enerjinin donup kalmasına dayanamayan bitkisel yaşamda şaşırtıcı bir evrim gücü vardır. Uygarlık doğal hazların yerine konmuş ikincil elden oluşumların ürünü değildir, her ilerleme dış dünyayla aramızdaki dolaylı ilintililerin geriye kalanlarının sonucudur. Dolayısıyla, insanların kişilik yapılarını ikincil elden işlevlerin boyunduruğundan kurtarıp doğa ve toplumla doğrudan doğruya bağıntılı kılabildiğimiz an elde edilebilecek sınırsız güçleri kolayca tasarlayabiliriz. Ama bunu yeni bir din ya da "dünyayla dolaysız ilinti sağlama"yı vaat eden "Yoga çağrışımı" yapamaz. Söz konusu boyunduruktan kurtulma, şu ya da bu "gizemcilik"e tapanların hiç bir zaman gerçekleştiremeyecekleri bir şeyin, toplumsal yapıların değiştirilmesi gereklidir. (Karakter Analizi)
- Yöneticiler değildir halkı yöneten, halk yöneticileri kendisini yönetmeye zorlar hep. (Dirimin Öldürülüşü)
- Bunların dışında, başka bir gözlem bize kendini zorla kabul ettiriyordu: iyileşmekte olan sinir hastası için uygun cinsel eş bulmak müthiş güçtür. Üreme yetkisindeki bozukluklar, erkeklerin kabalığı, sağaltım işlemini cinsel eş olarak tamamlayabilecek kadınların cinsel rahatsızlıklarıyla kişilik yapılarındaki sapmalar yepyeni sorunlar çıkarıyordu karşımıza. (Cinsel Ahlakın Boy Göstermesi)
- İnsan denen memeli hayvanın en belirgin yanılgılarından biri, aslında hiç mi hiç tanımadığı kendi öz doğasını genel olarak doganm özüyle karıştırmasıdır. Bu dediğimiz yalnız bilimöncesi Eski Çağ'la Orta Çağ için değil, özellikle günümüz için geçerlidir. Giderek, düşüncenin temellerini etkileyen bir yanılgıdır bu; insanoğlu doğanın bir parçası olduğu, doğa insanın bir parçası olmadığı için, ancak dogadan çıkıp insana gidilebilir, insandan dogaya gidilemez. (İnsanın Doğadaki Yeri)
- Tanrı'nın cenneti sizin içinizdedir. (Dirimin Öldürülüşü)
Yorumlar
0 yorum