Kitap Künyesi
Yazar: Mehmed Niyazi
Yayın Evi: Ötüken Neşriyat
İSBN: 9754377354
Sayfa Sayısı: 188
--reklam--
Doğunun Ölümsüz Çocuğu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir ideale gönül verenlerin başarılı olmalarının ilk şartı vicdanlarını rehber edinmeleridir. Aksi takdirde süprizlerle dolu olan hayatın bir pususu onları alıp götürür. Genellikle ayaklarına aşkları dolaşır. Aslında ne kadın erkekten, be de erkek kadından çeker; herkes yarattığının kurbanıdır. Mehmed Niyazi’nin “Doğu’nun Ölümsüz Çocuğu”nu okurken hayatın bu gerçeğini derinliğine yaşayacaksınız.
--reklam--
Doğunun Ölümsüz Çocuğu Alıntıları - Sözleri
- “ Her şey telafi edilir; fakat yitirilen zamanın telafisi yoktur. “
- “ Kültür gökten zembille inmez; insanın insanla, insanın tabiatla ilişkisinden doğar. “
- Hatırlamak hayatın özü, unutmak ise gerçekten bir nimet.
- ...basit, kolayca fark edilir; fakat uzun ömürlü olmazdı.
- İnsan sahip olduklarının anlamını idrak etse, ne güzel olur.
- “ Aşk ateştir, nasihat da rüzgardır. “
- “ Kadınlara yalan söylemekten çekinme; yeterki onlar için söylediklerini bilsinler. “
- “ Aslında hiçbir hayat mükemmel değildir; bunun için mutluluğu dışarda ararsak, engellerle karşılaşırız; mutluluğun içimizde olduğunu bilmeliyiz. “
- “ Ne çare ki kapalı olan gönlün kilidini hiçbir anahtar açmıyordu. ”
- “ Hatırlamak hayatın özü, unutmak ise gerçekten bir nimet. “
- “ İnsan sahip olduklarının anlamını idrak etse, ne güzel olur. Mutsuzluk yeryüzünden silinir. “
- “ Hayat elbise gibidir; yanlış iliklenen ilk düğmeyi diğerlerinin takip etmesi gibi atılan yanlış adım da çoğu kere ömür boyu sürecek yanlışların başlangıcı olur. “
- “ Kadınların muhakemesi tartışılır; ama sezgileri kesinlikle tartışılmaz. “
- “ Bak Mustafa, önce dik duracaksın; çünkü kadınlar sığınabileceği erkekleri severler; acizin nesine sığınacak! “
- “ Hiç kimse aklıyla aşık olmaz. Aşk sel gibidir; kaptığını götürür; ele geçirdiğinin iradesini işe yaramaz hale getirerek onu dalgalarına katar. Çekilmesi zordur; ama geçip gittikten sonra güzelliklerini görür, bizlere neler kazandırdıklarını idrak ederiz. “
--reklam--
Doğunun Ölümsüz Çocuğu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Değişik...: Okuduğum değişik eserlerden biri. Öncelikle kitabın girişi ve devamında okuyucuya oldukça akıcı bir yapıtı elinde tuttuğu izlenimini veriyor. Dili yalın ve anlaşılır ancak yazar kitapta konu olarak aşk mı yoksa polisiye mi işlemiş sanırım kendisi de net karar verememiş. Özetle kitabın konusu; esas oğlan Mustafa’nın öğrenim görmek için gittiği Almanya’da başından geçen hadiseler ele alınıyor. Okuduğum kitaplarda en çok önem verdiğim hususlardan biri olan son kısmı ise bu kitapta oldu bittiye getirilmiş gibi. Bazı karakterler havada kalmış. Sonuç itibariyle yine de okunabilecek bir yapıt. Not: Kütüphaneden ödünç alarak okuduğum kitap. (Serdar)
İpucu İçerir Mehmet Niyazi, yüreğimizde derin bir sızı bırakan İki Dünya Arasında adlı romanına adeta dönüş yapmış. Yine Almanya ve yine ilk yıllarını yaşayan üniversite gençliği. Ancak bu kez imkansız aşk yerine daha olabilirliğe getirmişti işi. Oradaki Hilmi Bey karakteri yazarın kendisine yakın bir tip olarak görülüyor. Eser, oldukça yalın ve akıcı bir üslupla verilmiş. Okurken sıkılmıyorsunuz. Medeniyetler ve İslam konusu ile Türklerin bu duruma karşı alacağı pozisyon anlatılmış. Araya da güzel bir aşk hikayesi yedirilmiş. Lakin romanın iki önemli eksiği var bence; birincisi ölüm çok fazla işin içine sokulmuş. Birisi intihar, üçü cinayet olmak üzere yanılmıyorsam 7 ölüm var. Hepsi bir tarafa sonunu niçin öyle yapmış hoca, anlayamadım. Keşke o son cümle olmasaydı! Okursanız hak verirsiniz. (Mehmet Y.)
--reklam--
Doğunun Ölümsüz Çocuğu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmed Niyazi - Doğunun Ölümsüz Çocuğu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Doğunun Ölümsüz Çocuğu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmed Niyazi Kimdir?
İlk ve orta okulu Akyazı'da okudu. Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde bitirdi. Sonra Hukuk Fakültesi'ne girdi; 1967de oradan mezun oldu. O zamanlar da hukuk fakültesinde takıntısız olarak üçüncü sınıfa geçenler, dekanlığa müracaat edip, izin alarak edebiyat fakültesinin herhangi bir bölümüne devam edebiliyorlardı. Bu imkândan faydalanarak Edebiyat Fakültesinin Felsefe bölümünden de sertifika aldı. Mezuniyetini takiben devlet felsefesi sahasında doktora yapmak için Almanya'ya gitti. Brilon'daki Goethe Enstitüsü'nde Almanca öğrendi. Marburg Üniversitesi'ne intisap ederek burada Prof. Dr. Ditrich Pirson'un yanında "Türk Devletlerinde Temel Hürriyetler"konulu doktorasına başladı. Uzun yıllar Almanyada oturdu. 1988 yılından beri Türkiyede ikamet etmektedir. Tercüman ve Zaman gazetelerinde yazdı. 1987'den beri de ilk başta haftada üç gün, sonraları haftada bir gün Zaman gazetesinde yazmaktadır. Ayrıca; Genç Akademi, Nizâm-ı Âlem, Türk Yurdu, Ufuk Çizgisi gibi dergilerde makalelerini de zaman zaman Batı dergilerinde yayınlatmaya çalışıyor. Mehmet Niyazi Özdemir, tezli romanlarıyla tanınan bir yazar ve düşünürdür. Eserlerinde millî konuları işlemeyi şiar edinmiştir. Fikrî eserlerinde ise Türkiye`nin sosyal yapısı üzerine görüşlerini açıklar.
--reklam--
Mehmed Niyazi Kitapları - Eserleri
- Çanakkale Mahşeri
- Yemen! Ah Yemen!
- İki Dünya Arasında
- Dahiler Ve Deliler
- Plevne
- Varolmak Kavgası
- Ölüm Daha Güzeldi
- Kanije
- Yazılamamış Destanlar
- Türk Devlet Felsefesi
- Doğunun Ölümsüz Çocuğu
- Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği
- Millet ve Türk Milliyetçiliği
- Bayram Hediyesi
- İslam Devlet Felsefesi
- Türk Tarih Felsefesi
- Daha Dün Yaşadılar
- Türk Tarih Felsefesi
- Dahiler Ve Deliler
- Plevne
- Bayram Hediyesi
- İki Dünya Arasında
- Türkiye'nin Meseleleri
--reklam--
Mehmed Niyazi Alıntıları - Sözleri
- "Sevgililerin gömüldüğü, acı ve tatlı anıların yaşandığı, emeklerin döküldüğü toprak parçası ayaklar altında çiğnenen bir nesne olmaktan çıkıp, uğruna şehadet şerbetleri içilen "vatan" olmaya başlıyor ve onda doğup batan kanlı, hıçkırıklı günlerde toplum ortak bir bilince varıyordu." (Millet ve Türk Milliyetçiliği)
- Bir milletin medeniyeti sarsıldı mı, bu sarsıntının ilk görüleceği yer devletidir; çünkü medeniyetin sarsılması demek, medeniyetin taşıyıcısı olan insanın bazı değerlerini yitirmesi demektir. Bilindiği gibi devlet çarkını döndüren, devlete ruh veren insandır. O yara aldı mı, milletin bünyesinde en uygun sistemler işlemez olurlar, en adil kanunlar kağıt üzerinde kalırlar. (Türk Devlet Felsefesi)
- Hayat bir rüyadır, ölürsen uyanırsın. (Kanije)
- "Türk hakan çadırlarının kubbeli olması göğün yerdeki sembolü kabul edilmiştir. Eski Türklerde gök kubbesi devletin, çadır ise ailelerin örtüsü olarak düşünülmüştür. Birinin altında devlet diğerinin altında aile kurulmuştur.” (Türk Devlet Felsefesi)
- Yorgunluk dinlenince geçer. Fakat insanın canı sıkkın olunca, pişmanlık duyabileceği işler yapıyor. (Bayram Hediyesi)
- Servet yüktür; omuzlarımın onu taşıyacak kudreti yok. (Kanije)
--reklam--
- Deha çok şey kader her şey. Dünyaya, insanın sözü ve niyeti yön verir (Dahiler Ve Deliler)
- Süper güç olmayan diktatörlükler, dış güçlere dayanırlar. dolayısıyla onların menfaatini korumak durumunda kalırlar. kitlelere mal olmayan fikirler, iktidara gelseler bile,ancak diktatörlükle orada kalabilirler. (Dahiler Ve Deliler)
- Ne çare ki her zaman insanın beyni yüreğine hakim olamıyor. (Yazılamamış Destanlar)
- Diğer milletlerin teslim oldukları noktada Türklerin savunması başlar. Helmuth Karl Bernhard von Moltke (Plevne)
- İmansızlığı ilim sanan beyinsizler, ilme gözlerini kapamış hurafeciler silinip gidecektir. (Varolmak Kavgası)
- “ Kadınlara yalan söylemekten çekinme; yeterki onlar için söylediklerini bilsinler. “ (Doğunun Ölümsüz Çocuğu)
- Türkler'in yılmaması ise dikkat çekiciydi; darbeler onları saracağı yerde sanki sağlamlaştırıyordu. (Çanakkale Mahşeri)
--reklam--
- Ah para ve menfaat! İnsanları nasıl da değiştiriyor; onlarda ne din, ne millet, ne de vatan sevgisi bırakıyor.. (Kanije)
- Eğer insan yaşanabilir bir dünyada ömür sürmek istiyorsa, mutlaka ilahi denetime tabi olduğunun şuurunu taşımalıdır. (Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği)
- Halbuki hayat ırmağı çok değişik kıvrımlarla akar; bir merceğe sığabilecek cinsten değildir. (Türk Tarih Felsefesi)
- Billahi Tuna, sen de biliyorsun ki, böyle onurlu bir savaş dünyanın bir başka yeri için verilmedi.İdrakler sınırlı, sevgiler sınırsız olduğundan Plevne'de yaşananları hiçbir milletin hayali almadı çünkü hiçbir millet seni bizim kadar sevmedi, sana türküler yakmadı, çocuklarına adını vermedi, onları yoluna kurban etmedi. (Plevne)
- Sanat ancak millî bir ruhla yoğrulur, insanlığa da millî ruhla açılır. (Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği)
- "Zulüm her yerde saltanatını kurmuş; ama hiçbir yerde uzun ömürlü olmamıştır." (Ölüm Daha Güzeldi)
- Her şeye ad takıyoruz; fakat hiçbir şeyin aslını öğrenemiyoruz. (Yemen! Ah Yemen!)
Yorumlar
0 yorum