Kitap Künyesi

Yazar: Cengiz Özakıncı

Yayın Evi: Otopsi Yayınevi

İSBN: 9789758410125

Sayfa Sayısı: 608

--reklam--

Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Aydınlanma, insanları bir anda sevgisiz, yıkıcı, acımasız, yabanıl sürülere dönüştürebilen usdışı, bilimdışı, gerçekdışı, karanlık boş inançların tutsaklığından kurtarıp, gerçeğin ışığında yürüyen, özgür, bağımsız, eleştirel düşünceli, barışçıl, iyicil, sevecen bireylere dönüştürme çabasıdır. Binlerce yılda yığınların beynine işlenen boşinanlar, öyle inatçı, öyle direngendir ki, bunların kısa süreli çabalarla toplumsal bellekten kazınması olanaksızdır. Dinsel Aydınlanmayı uzun soluklu bir devrim ve çilelerle dolu bir süreç olarak kavramamız gerekiyor. Cengiz Özakıncı'nın Dinsel Aydınlanma'ya yönelik bu çalışması, şu başlıklardan oluşuyor: Türk dilinin bozulması ve din - Kutsal sayılanın gülünçleştirilmesini önleme kaygısı -Arap dilini kutsallaştırma çabaları -Bilgiçlik, seçkinlik, üstünlük taslama -Kur'an'daki kavramların Türkçe'de karşılığı yoktur savı - Arapça "Allah" ve Türkçe "Tanrı" - Allah Sözcüğünün Arapçadaki Kökenleri - Göktürk Yazısında "Tanrı" - Çoktanrıcılıkta Tektanrı Kavramı - İslam Öncesi Türklerde Tektanrı Kavramı - Bir Çevirmen Olarak Tanrı ve Kur'an'daki Çeviriler - Kuşdili ve Kur'an - Kavramsal Karşılıklar Sorunu - Nesne Adlarının Kavram Adlarına Dönüşmesi - Türk Din Adamlarının Arapçayla İlişkisi -Dilde yabancılaşma ve düşünce üretme yetisi - Dilde Kök-Türev İlişkisi - Arapça "Akıl" Sözcüğünün Kökeni - Dilde Kök - Türev, Somut - Soyut, Nesne - Kavram İlişkileri - Dilde Kök - Türev İlişkilerinin Kopması - Türk Dilinde Kök-Türev İlişkilerinin Din Yüzünden Kopması - Sözcük Türetmek; Düşünce Üretmektir - Adlandırmak; Anlamlandırmaktır - Bir Toplumun Sözcük Türetme Yetisine Saldırı; O Toplumun Düşünce Üretme Yetisine Saldırıdır - Anlamak Nedir? - Anlama Ediminde Sözcükler Arasındaki Kök - Türev İlişkisinin İşlevi - Çeviri ve Aydınlanma - Dilimizdeki Yabancı Kökenli Sözcükler, "Türemez" ve "Çekilmez" Niteliktedir - Türk Dilinin Özgür Yapısı, Yabancı Sözcüklerin Kök Salmasını Önlüyor - "Özgürlük"ün Osmanlıcası - Çevirinin Siyasal Bölücülükle Suçlanması - Hadis ve Kur'an - Kur'an'da Tanrı'nın Bilimsellik Buyruğu - Kur'an'da Tanrı'nın Çelişmezlik Buyruğu - Arapça, Farsça Kökenli Sözcüklerin Türk Dilinde Ses ve Anlam Değişikliğine Uğraması - Arapça, Farsça Kökenli Sözcüklerin Artık Türkçeleşmiş Oldukları Savı - Dilimizdeki Arapça, Farsça, Yabancı Kökenli Sözcükler, Dini Anlamaya da Engeldir - Sözcüklerde Anlam Kayması - Türk Yazısının Bozulması Ve Din -Arap Yazısının Kutsallaştırılması - Arap Yazısı Yabancı Dillerdeki Sesleri Göstermede Yetersizdir - Arap Yazısının Türklere Benimsetilmesi - Tanrı Her Yaratığı Onun Anlayacağı Dille Seslenir - Tanrı Bütün Dilleri Bilir - Dil ve Yazı Uyumu - Müslümanlarda Tek Din, Tek Dil, Tek Yazı Yanılgısı - Sosyalizm Uğruna Ruslaştırma Deneyimi ve Müslümanlık Uğruna Araplaştırma Deneyimi - Yazıda Araplaştırma - Yazı Birliği Din Kardeşliği Doğurmaya Yetmiyor - Dil ve Yazı Ayrılığı İnanç Birliğine Engel Olmuyor - Arap Yazısı Kur'an Alfabesidir, İslam Yazısıdır Kandırmacası - 1928 Türk Yazı Devrimi ve Din - "Kutsal Yazı" / "Kutsal Olmayan Yazı" Ayrımı - Arap Yazısının Türkleri Birleştirdiği Savı - "The Türkçe" - Konfüçyus ve Osmanlı - Babil Kulesinden Son Türk Dil Kurultayı'na - Öztürkçecilik Çağcıl Uygarlığa Karşıt Değildir - TDK Başkanı Prof. Dr. Hasan Eren'e - Kur'an'da Kadınları Dövün Buyruğu Yok - Bizim Dede Korkut'larımıza Ne Oldu? - Kurtuluş Savaşını Osmanlıcayla Değil Türkçeyle Kazandık - Din Dilinin Ulusallaştırılmasının Önemi - Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'ün Görüşü - "Atatürkçü"(!) Cemal Kutay ve Türkçe İbadet - "Atatürkçü" (!) Kutay, Atatürk'ün Kapattığı Tarikatları, Tekkeleri Diriltmekten Yana - "Atatürkçü"(!) Cemal Kutay'a Göre: Dünyanın En Namuslu Adamı Vahdettin - "Atatürkçü"(!) Cemal Kutay'a Göre: Nutuk Yalan Dolu - "Atatürkçü"(!) Cemal Kutay'a Göre: Atatürk Makyavelist - "Atatürkçü"(!) Cemal Kutay; Atatürk'ün Yazı Devrimi'ne Karşı - "Atatürkçü"(!) Cemal Kutay; Atatürk'ün Dil Devrimi'ne Karşı - "Atatürkçü"(!) Cemal Kutay, Türkiye'yi, Tüm Müslümanları ve Bütün İnsanlığı Said-i Nursi'nin Yolundan Gitmeye Çağırıyor - "Atatürkçü"(!) Kutay'a Göre: Atatürk Kürtlere Kasten Kıymış - "Atatürkçü"(!) Cemal Kutay'ın "Pan-Türk-İslamist" Düşü - Cemal Kutay Hangi Koşullarda, Niçin Türkçe İbadet Çağrılarına Başladı - Atatürk'ün Din Alanındaki Özlemi - Atatürk'ün 1928 Din'de Yeniden Yapılanma Tasarısı - Siyasal İslamcıların Tepkisi - Dil Gericiliğinin Babası: Bohor İsrael - Mehmet Akif ve Kur'an Çevirisi Tartışmaları - Cemal Kutay, Yaşar Nuri Öztürk ve Cengiz Özakıncı'nın 1998'de birlikte gerçekleştirdikleri "Dil ve Din Paneli"ndeki konuşmaları: Tam Metin

--reklam--

Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din Alıntıları - Sözleri

  • “Kişiyi kirleten ağzından girenler değil, ağzından çıkanlardır” ( Meryemoğlu İsa ) Ağzından çıkan sözler, kişinin kirlenmesine neden olabiliyor.
  • Dil, kişioğlunun en önemli organıdır.
  • Jean Paul Satre; “ Konuşmanın amacı gördürmektir” der. Bu, sözcükler kulağa gözde görüntüye dönüştürülsünler diye iletilir, demektir. Çünkü, sözcükler görüntü yüklenmiş ses dalgalarıdır.
  • Konfüçyus’a soruyorlar.” Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsanız, yapacağınız ilk iş ne olurdu?” Konfüçyus yanıtlıyor: Hiç kuşkusuz dili gözden geçirmekle işe başlardım. Dil kusurlu olursa, sözcükler düşünce iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılmazsa, yapılması gerekli şeyler doğru yapılamaz. Ödevler gerektiği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur. Töre ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlığa düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilmez. İşte bunun içindir ki hiç bir şey dil kadar önemli değildir.
  • Müslümanlar Allah'ın sevgili kullarıdır!..
  • Kişiler, bugün yaptıkları yarın kendilerini kuşatacak varlıklardır. Bugün bir yanlış yaparsınız, yarın o yanlış sizi kuşatacaktır; bugün bir doğru yaparsanız, yarın o doğru sizi kuşatacaktır. Tıpkı bir koza gibi, salgınızla sarmalanırsınız.
  • Meryem Ana'nın yaşadığı toplumda ORUÇ, (BAÇAĞ) yalnızca gün boyu yemekten içmekten kesilerek değil, gün boyu hiç kimse ile konuşmamak biçiminde tutuluyordu. Oruçlu kişi dilini yok sayıyordu. Deyim yerindeyse 'dilini yutuyor'du. Meryemoğlu İsa da: "Kişiyi kirleten ağzından girenler değil, ağzından çıkanlardır," demiş. Bu da onun ağzından çıkan sözlere, dile verdiği önemi gösteriyor. Ağızdan çıkan sözcükler, kişinin kirlenmesine neden olabiliyor.
  • Öz dilini yitiren, dinini de yitirir. Dilini bozan, yalnızca dinini bozmakla kalmaz; düşünceye dayalı bütün yetilerini de bozar. Çünkü dil, bir yandan düşünce üretme, öte yandan üretilmiş düşünceleri anlama; eş deyişle “ kendisi için yeniden üretme “ aracıdır.

--reklam--

Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Cengiz Özakıncı Türkçe'ye Arapça sözcüklerin nasıl girdiğini, çevirmenlerin çeviri yapayım derken nasıl deviri yaptıklarını, bu yüzden dini, Kur'an'ı anlamayı zorlaştırdıklarını, ulusumuzun din ve bilim alanda düşünsel gelişimi gerilettiklerini, dinde yanlış anlaşılmalara neden olduklarını, bu yüzden de İslam'ın gerici bir din olarak gösterilmesine sebep olduklarını kaynaklarla detaylı bir şekilde açıklıyor. Özakıncı, aynı zamanda çeviri eleştirisinin Kur'an eleştirisi değil, tersine, Kur'an'ın daha doğru anlaşılması için gerekli olduğunu belirtiyor. Dilin değil, mesajın kutsal olduğunu defalarca hatırlatıyor. Bu kitabı okuduğunuz zaman, hem dil, hem din alanında nasıl yozlaşmalar olduğunu görecek, umarım ki daha bilinçli bir birey olma yolunda kendinizi daha istekli hissedecek, olaylara daha geniş açıdan bakabildiğinizi göreceksiniz. İyi okumalar ::)) (Cânân)

1. Türkiye'nin Siyasi İntiharı 2. İblisin Kıblesi 3.İslam'da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü 4. Dil ve Din 5. Derin Yahudi Bu kitapları okuduğunuz da bize anlatılanlara gerçekte olanların arasında ki farkı anlıyorsunuz. Hatta suratınıza çarpıyor. Yakın tarih sevenlere şiddetle tavsiye ederim. (Yalnız C)

Kitabı az önce bitirdim ve 10 puan verdim. Bu kitap öyle can alıcı noktalara değiniyor ki kesinlikle her evde bulunup okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bu kitap bu zamana kadar nasıl daha çok gündemde olmamış şaşırtıcı. Gerçekleri akılla, bilimle ve Kuran ile açıklayıp hem akla hem de Kuran'a uygun bir üslupla detaylandırıyor. Tek kelime ile "mükemmel" (Yasin Kömürcü)

--reklam--

Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cengiz Özakıncı - Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cengiz Özakıncı Kimdir?

1954 yılında doğdu. 1979 yılında yazdığı, yayımlamasına izin verilmeyen ve basılmadan önce el konulan ilk kitabı; Marksist Açıdan Kemalist Devrim, ardından yayımladığı Yeni Demokratik İşçi Birliği, imzalı bildiriler nedeniyle yargılanarak, 5 yıl hapse mahkum edildi. Beş yıllık tutukluluğun ardından serbest kaldı. Yazmaya devam etmekte.

--reklam--

Cengiz Özakıncı Kitapları - Eserleri

  • Türkiye'nin Siyasi İntiharı & Yeni Osmanlı Tuzağı
  • İblisin Kıblesi
  • Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din
  • İslam'da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü
  • Euro Dolar Savaşı
  • Derin Yahudi - Siyon Türk Zelda
  • Neveser
  • Münevver
  • Tarih Üzerinden Psikolojik Savaş ve Atatürk Dersi
  • Dolmakalem Savaşları
  • Türk Savun Kendini - Kalemin Namusu 1
  • İrtica 1945-1999
  • Siyon - Türk Zelda
  • İletişim Çağında Aydın Kirlenmesi: Nomos ve Aydın 3

--reklam--

Cengiz Özakıncı Alıntıları - Sözleri

  • Petrol dünyada hangi ülkenin parasıyla satılıyorsa, o ülke tüm dünya ticaretine egemen oluyor. (Euro Dolar Savaşı)
  • 1914’te Amerikan basınında ‘Ermeni Soykırımcılığı’yla suçlanan Türklerin böyle bir suç işlemediklerini en yüksek sesle haykırdığı için ölüm tehditleri altında Amerika’dan ayrılan Osmanlı’nın Washington Büyükelçisi Ahmet Rüstem Bey, ilk adı Alfred de Bilinski olan bir Polonya’lıydı. Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’in yanında yer alan ve Birinci Meclis’te Milletvekili olan Ahmet Rüstem Bey, Ermeni Soykırımı suçlamalarına karşı 1918’de Bern’de Fransızca olarak yayımladığı, "La Guerre Mondiale et la Question Armenienne” (“Cihan Harbi ve Türk-Ermeni Meselesi) adlı kitabının önsözünde şöyle diyordu: “Ermeni meselesinde, dünya kamuoyuna karşı Türkiye’yi savunmayı amaçlayan bu kitabı yazarken, her şeyden önce, doğduğum, pek çok iyiliğini ve nimetlerini gördüğüm bu ülkeye bağlılık duygularımı sürdürmeyi düşündüm... Bu ülkenin ve Türk halkının onurunu korumak için iki kez düelloda bile dövüştüm ve Türk-Yunan savaşına gönüllü olarak katıldım. Bu kitabı yazarken beni harekete geçiren itici gücün, yalnız ve yalnız ülkeme olan sevgim ve saygım olduğunu söylemek istiyorum.” Bugün, "Canım, Batıklar öyle söylüyorlarsa, öyledir; demek ki Ermeni soykırımı yapmışız; kabul edelim, ne var bunda, özür dileyelim,olsun bitsin, ” diyen bir takım Türk kökenli “mankurt”ların sayısının hızla çoğaldığını gördükçe, Türkleri aşağılayanları düelloya davet edecek denli gözüpek bir Türksever olan Polonya kökenli Ahmet Rüstem Bey’in, gömütünde doğrulup "Bre namussuzlar! Siz ne biçim Türksünüz! ” diye haykırdığını düşlüyorum. (Dolmakalem Savaşları)
  • Barışsever bilginlerin insanlık yararına yaptıkları hiçbir bilimsel buluş yoktur ki, dünya egemenliği için yarışan devletler, o buluşu alıp insanlığı köleleştirmekte bir araç olarak kullanmasınlar. Bu kısır döngüyü kırmadıkça, insanlık isterse havayla çalışan araçlar yapsın, birbirini boğazlamaktan kurtulamayacak. (Dolmakalem Savaşları)
  • Bir çok kuşaklardan süregelmiş en yüksek bir kültüre ve olağanüstü ciddi bir ulusal niteliğe sahip olması,Türkiye'nin en belirgin niteliklerinden biridir... Sir Granville Ryrie(Avusturalya delegesi) (Tarih Üzerinden Psikolojik Savaş ve Atatürk Dersi)
  • Evet, işte acı gerçek: Türkiye’de Müslüman kitleler, pek çoğu Kur’an’a aykırı yargılar sanki Kur’an'a uygunmuş gibi belletilerek, güdülmektedir. Kimse çıkıp da güdücülerin Kur’an’a aykırı sözlerini, davranışlarını eleştiri konusu etmemektedir. Birkaç cılız ses dışında, Müslüman kitleler ‘kılavuz kargalar’ın ardına takılmış gitmektedir. Nereye? Bu gidişi susarak izleyemeyiz. Yaradana sığınarak, savlarını Kur’an’a uygunluk bakımından tartarak uyaracağız. Kınayıcıların kınamalarından korkmayacağız. Saçmalıkları gördüğümüzde gülüp geçmeyeceğiz. Elimizle düzeltmeye gücümüz yetmiyor ise, dilimizle düzelteceğiz. Kur’an’da (Sad suresi / 44. ayet) Tanrı der ki: “Lâ tahnes!” (Sinmeyin!). Sinmeyeceğiz. (Dolmakalem Savaşları)
  • "... kurulan Cumhuriyet, ancak çağcıl yurttaşlığa dayanmakla, hangi soy, din ve mezhepten olursa olsun tüm uyruklanna eşit insan ve yurttaş hakları sağlayarak var kalabilirdi." (Türk Savun Kendini - Kalemin Namusu 1)
  • “İspanya Musevilerine Sefarod deniyor, Doğu Avrupa Musevilerine Aşkenaz deniyor. Sefarod Musevileri İspanyolcaya benzer bir dil konuşuyorlar; Ladino. Aşkenazlar ise içinde tek sözcük İbranice bulunmayan Yiddiş diye kendi geliştirdikleri bir dil kullanıyorlar. Aynı ırklardan geldikleri bile söylenir bunların. (Derin Yahudi - Siyon Türk Zelda)
  • “Kişiyi kirleten ağzından girenler değil, ağzından çıkanlardır” ( Meryemoğlu İsa ) Ağzından çıkan sözler, kişinin kirlenmesine neden olabiliyor. (Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din)
  • Batılıların Algorism, Algorithm, Algoritma, Logaritma diye kullandıkları terimler Al-Horezmi (Harezmi) adının Latince söylenişlerinden başka bir şey değildir. (İslam'da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü)
  • Jean Paul Satre; “ Konuşmanın amacı gördürmektir” der. Bu, sözcükler kulağa gözde görüntüye dönüştürülsünler diye iletilir, demektir. Çünkü, sözcükler görüntü yüklenmiş ses dalgalarıdır. (Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din)
  • Arkadaşlar abartmaz, sevgililer abartır, diyor göz kırparak. (Münevver)
  • "... Efendiler, açık ve kat’î (kesin) söylemeliyim ki, ehli İslâmî (dünyadaki bütün Müslü­manları) bir halife heyulâsile hâlâ işgal (uğraştırma) ve iğfal (kandırma) gayretinde bulunanlar, yalnız ve ancak ehli islâmın (dünyadaki bütün müslümanların) ve bilhassa (özellikle) TÜRKİYE’NİN DÜŞMANLARIDIR! Böyle bir oyuna raptı hayal eylemek de (umut bağlamak da), ancak ve ancak cehil (bilgisizlik) ve gaflet (bilinçsizlik) eseri olabilir.’’ (Türk Savun Kendini - Kalemin Namusu 1)
  • "İletişim Çağı'ndan önce, gerçekler gizlenmek yoluyla uyutulan toplumlar, İletişim Çağı'nda gerçekler gizlenemez olduğundan, artık gerçekler çarpıtarak uyutulur oldular. Gizlenemeyen gerçekler, çarpıtılarak kullanılıyor, bu karanlıktan da tiksinç bir durumdur." (İletişim Çağında Aydın Kirlenmesi: Nomos ve Aydın 3)
  • "... Orgeneral Kenan Evren’in Mart 1978’de Genelkurmay Başkanı olmasıyla birlikte ağır basacak ve Türkiye’nin federasyon sözü vermesi karşılığında Amerika, Türkiye’ye uyguladığı ambargoyu 25 Eylül 1978’de kaldıracaktı." (Türk Savun Kendini - Kalemin Namusu 1)
  • Mustafa Kemal,yalnızca bir ordu komutanı değil aynı zamanda devletler arası güçler dengesini,güçler arasındaki ilişkileri ve çelişkileri an be an izleyip,hangi zamanda ne yapılması gerektiği konusunda en doğru kararları veren bir "stratejist"ti. (Tarih Üzerinden Psikolojik Savaş ve Atatürk Dersi)
  • "ABD’de “Tek Resmi Dil: İngilizcedir”, “Vatandaş İngilizce Konuş!” demek, Demokratik Cumhuriyetçiliktir; buna karşılık Türkiye’de “Tek Resmi Dil Türkçedir”, “Vatandaş Türkçe Konuş!” derseniz, “bilileri” sizi anında “Irkçı Faşist” olarak damgalayacaktır." (Türk Savun Kendini - Kalemin Namusu 1)
  • Din alaninda Reform, dinin ilk, düzgün, bozulmamış biçimine geri dönüş anlamına gelir, 'dini bozmak' anlamına gelmez. Bir takım İslamcılar, "İslam’da Reform olmaz, İslam’da Reform isteyen kafirdir, dinden çıkmıştır," derler. Oysa; Kur'an'da Reform olmaz, Kur'an ilk biçimdedir, bozulmamıştır; fakat Müslümanların İslam’ı yaşayışlarında Reform olur, çünkü bu alanda bozulma vardır. (İslam'da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü)
  • Irak, 2000 yılı Kasım'ında ürettiği petrolü Amerikan dolarıyla satmayı bırakıp euroya geçmekle, Amerikan dolarının dünya egemenliğine, dolayısıyla dünya üzerindeki Amerikan üstünlüğüne son verecek kertede önemli, çok akıllıca bir saldırı gerçekleştirmiş. 11 Eylül'de ikiz kulelerin vurulmasından bir yıl önce gerçekleşen ve Amerikan egemenliğine ikiz kuleler saldırısından çok daha büyük zararlar verecek türden bir eylem bu. (Euro Dolar Savaşı)
  • Bir devletle yurttaşları arasındaki duygusal, manevi ve tarihi bağlar, emperyalistlerin gerçekleştirdiği psikolojik savaş yayınlarıyla, kafalar karıştırılarak, beyinler zehirlenerek kopartılabilir; fakat yurttaşla devlet arasındaki maddi, tapu ve mülkiyet bağları, ülke askeri işgale uğrayıncaya, yani tapu daireleri yabancı devletlerin eline geçinceye dek asla koparılamaz. Amerika Irak'ı işgal ettiği zaman yaptığı ilk iş tapu kayıtlarını yakmak olmuştu. İşte Irak devleti ile Irak ulusu arasındaki maddi, mülkiyet bağı o anda kopartılmıştır. Iraklılar ellerindeki tapular Amerikalılarca onaylanmadıkça kendi mülklerine yeniden sahip olamayacak artık. (Derin Yahudi - Siyon Türk Zelda)
  • Terörün kökeninde Kur’an ve İslam yoktur; kimi İslamcıları satın alarak kendi çıkarları doğrultusunda paralı asker gibi kullanan bir takım devletler vardır. (Derin Yahudi - Siyon Türk Zelda)