Kitap Künyesi

Yazar: Ebu’l Hasan Nedvi

Çevirmen: Yusuf Karaca

Yayın Evi: Mahya Yayıncılık

İSBN: 9786055222291

Sayfa Sayısı: 112

--reklam--

Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İnsanlık medeniyetine İslam’ın etkilerini belirlemenin ve bunun ne kadar ve ne ölçüde olduğuna dair bir sınır çizmenin imkansızlığı ortadadır. Çünkü bu etkiler, uygarlığın birer parçasıdır. Beşer tarihi boyunca bu etkiler et ve tırnak gibi olmuş ve medeniyetten ayırt edilemeyecek unsurlar haline gelmiştir. Bu unsurlar onunla öylesine bütünleşmiştir ki, dünya milletleri artık onların ayrı unsurlar olduğunun farkında bile değillerdir. Bu etkilerin, dışarıdan kendi kültürlerine karıştığını ve bütün dünyayı etkisi altına almış olan evrensel bir dinin çağrısının ardından, kültürlerini ve insanlarını kuşattığını hayal dahi edemezler. Çünkü bu evrensel dinin yani İslam’ın inanç ve kültür etkileri, onların inanç ve kültürlerinin içine yerleşmiş, uygarlıklarının, düşünce ve kültürel hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

--reklam--

Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri Alıntıları - Sözleri

  • İnsanlar günahlarını ancak Allah'a itiraf etmeli ve ancak O'ndan bağışlanmalarını istemelidir.
  • " Bu mesaj, iki şeyin dünyaya ilanını içermektedir. 1- Yaratan Allah ve Rab birliği 2- İnsan olma ( beşeriyet birliği). Böylece her bir insan diğer bir insanın bu iki beraberlikten dolayı kardeşidir. Bu beraberlik temel ve kökten bir beraberliktir. O da ikisinin Rabbinin de bir ve aynı Rab olmasıdır " s.32
  • İslam nazarında, her insan Allah'ın kuludur ve herkes onun önünde eşittir. Varlıklı olanla yoksul olan, siyah renkli olanla beyaz renkli olan, değişik ırktan olanlar arasında bir üstünlük, seçkinlik ayrımı yoktur. Bir üstünlük varsa, sadece Allah'a bağlılıkta ve ona iyi kul olmaktadır.
  • İnsanlık peygamberinin yani Hz. Muhammed'in insanlığa diğer büyük bir lütfu ve dünya durdukça devam edecek olan ikramı da, insanların birliği ve eşitliği kavramıdır. Ondan önce insanlar kabile millet, cins, ırk farklılıklarına ve üstün sınıf, aşağı sınıf gibi gruplara ayrılmışlardı. Bu sınıfların kendi aralarında ayrışımı; insan ve hayvan ayrışımı, hür ve köle ayrışımı, kul ve mabut farkı şeklini almıştı. Hz. Peygamber'den önce insanların eşitliği ve kardeşliği kavramı bir hayal ve rüyadan ibaretti. Allah'ın elçisi Peygamberimiz yüzyıllar süren uzun bir sessizlikten sonra ve her tarafı sarmış olan zifiri bir karanlık döneminde, devrim yaratan ve bu gidişatın yönünü değiştiren, akılları hayretler içinde bırakan şu mesajı sundu: Ey insanlar yaratıcınız rabbiniz bir, (ilk) babanız bir, hepiniz (ilk babanız) Hz. Adem'den türediniz, Hz. Adem de topraktan yaratıldı. Allah yanında değerli olanlarınız, Allah'ın buyruklarına en çok bağlı olanlarınızdır. Arab'ın, Arap olmayana üstünlüğü ancak takva ile olur.¹ 1 Kenzü'l-Ummal.
  • İslam'ın insanlığa sunduğu lütuflar: 1) Net ve apaçık şekilde sunulan Tevhid inancı 2) İnsanların birliği ve eşitliği 3) İnsanın şerefli ve muhteşem bir varlık olması 4) Kadının itibar ve haklarının tanınması 5) Umutsuzluk yerine umut ve kendine güven 6) Din ile dünyanın birleştirilmesi 7) Din ile bilim arasında uyum 8) Akıldan yararlanma 9) Ümmetin örnekliği ve rehberliği 10) Evrensel inanç ve medeniyet birliği
  • Eski dinler, özellikler Hıristiyanlık insan hayatını dini ve maddi olmak üzere ikiye bölmüştü. Aynı şekilde, yeryüzünü de iki kampa ayırmıştı; biri din adamlarına diğeri de kendilerini tamamen dünyevi işlere adamış insanlara aitti. (...) Bu ikisi arasındaki çatışma ve üstünlük mücadelesi sürüp gitmekteydi. Bu iki ayrı dünyanın insanları da, din ile dünya arasında ezeli bir düşmanlığın var olduğuna, bir gruptakilerin diğer gruptakilerle ilişkilerini kesmelerinin, hatta onlarla savaşmalarının gerekli olduğuna inanıyorlardı.
  • Her dönemde ve her yerde böyle iyi niyetli, güzel duygulu insanlar olmuştur. Ahlaki davranışlarıyla, güzel işleriyle ve ibadetleriyle seçkinleşmiş değerli insanlar bugün de vardır. Ama, ortadaki problem ve boşluk, toplumlar, milletler ve medeniyetler düzeyine ulaşmışsa; iyilik, örnek ve güzel bir uygulamayla bir toplum tarafından aynı düzeyde temsil edilmedikçe bu boşluk doldurulamaz.
  • İslam devletleri ve toplumlarının, taklide yönelmeden, acele etmeden ve aşağılık duygusuna kapılmadan projede, şahsi yetenek, asalet, estetik, ciddiyet ve iman ve beceriler kullanıldığı takdirde, bilimin günümüzde sağlamış olduğu birçok imkan ve kolaylıklarla İslam medeniyetinin sahip olduğu israf ve vurgunculuktan uzak durma gibi ahlaki özelliklerin birleştirilip kaynaştırılması mümkün olacaktır.
  • Bir ırkın diğer bir ırka, bir soyun bir başka soya, bir kitlenin başka bir insan kitlesine üstünlüğü de yoktur. Kan ve ırk yapısı diye bir ayırım asla kabul edilemez. Asıl üstünlük, kişinin duygularındaki erdemde, çaba ve yeteneklerinde, yaptığı işin güzelliğindedir.
  • "Sizler, insanları ne zaman kendinize köle yaptınız? Halbuki anneleri onları özgür olarak doğurdu." Hz. Ömer

--reklam--

Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kanaatimce İslamın ve Hz. Peygamberin yaptığı muazzam devrimi ve tarihin akışındaki büyük dönüşümü kavramak için islamın geldiği dönem itibariyle dünyadaki inanç durumu, insana ve kadına verilen değer, sosyal ilişkiler, gelenekler, kültürel değerleri iyi tanımak gerekiyor. İşte bu küçük hacimli kitapta yazar konuyu özlü bir şekilde aktarmış ve müslüman olmayan önemli bilim insanlarının itiraflarını da alıntılayarak içeriği zenginleştirmiş. Eski Mısır, Hindistan, Çin, İngiltere vb. kültürlerden örnekler vererek islamın diğer kültürlerle girdiği ilişkiler sonucu olumlu etkilerini ele almış. Kitabı okuyunca islamın İNSANLIK için Allah’ın bir nimeti/lutfü ve insanı ÖZGÜRLEŞTİREN bir din olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlıyorsunuz..Kitabın dili oldukça sade lise öğrencileri dahil herkes okuyabilir diye düşünüyorum… Yazar islamın insanlığa sunduğu bu lutfü şu başlıklar altında ele alıyor Net ve apaçık bir şekilde sunulan Tevhid inancı İnsanların birliği ve eşitliği İnsanın şerefli ve muhteşem bir varlık olmasının ilanı Kadının itibar ve haklarının tanınması Umutsuzluk yerine umut ve kendine güven Din ile dünyanın birleştirilmesi Din ile bilim arasında uyum Akıldan yararlama Ümmetin örnekliği ve rehberliği Evrensel inanç ve medeniyet birliği · Biz burada İslam’ın insanlığa yaptığı ilk önemli bağışını ve Hz. Muhammedin medeniyet dünyasına muhteşem ikramını anlatacağız. Bu bağış, bu ikram öyle muhteşem bir iyilik ve ikramdır ki ; insanlığın daha önce ulaşamadığı, kıyamete kadar da erişemeyeceği, toplumları değiştiren benzeri görülmeyen içi hayat ve aktivite dolu, batıl inançların kökünü kazıyan, asılsız yanlış tanrı inançlarını silip süpüre benzersiz bir bağış ve ihsandır · Bu yüce din, insanın bilgi edinme merakı, öğrenme heyacanı ve ortaya çıkan problemleri çözme yeteneğine karşı daima özendirici olmuştur · Müslüman toplum düzeninde ne bir sınıf ayrımı, ne paryalık ne de doğuştan gelen necislik vardır… · Bu mesaj, iki şeyin dünyaya ilanını içermektedir. 1- Yaratan Allah ve Rab birliği 2- İnsan olma ( beşeriyet birliği). Böylece her bir insan diğer bir insanın bu iki beraberlikten dolayı kardeşidir…. Kitap arka kapak tanıtım yazısı İnsanlık medeniyetine İslam’ın etkilerini belirlemenin ve bunun ne kadar ve ne ölçüde olduğuna dair bir sınır çizmenin imkansızlığı ortadadır. Çünkü bu etkiler, uygarlığın birer parçasıdır. Beşer tarihi boyunca bu etkiler et ve tırnak gibi olmuş ve medeniyetten ayırt edilemeyecek unsurlar haline gelmiştir. Bu unsurlar onunla öylesine bütünleşmiştir ki, dünya milletleri artık onların ayrı unsurlar olduğunun farkında bile değillerdir. Bu etkilerin, dışarıdan kendi kültürlerine karıştığını ve bütün dünyayı etkisi altına almış olan evrensel bir dinin çağrısının ardından, kültürlerini ve insanlarını kuşattığını hayal dahi edemezler. Çünkü bu evrensel dinin yani İslam’ın inanç ve kültür etkileri, onların inanç ve kültürlerinin içine yerleşmiş, uygarlıklarının, düşünce ve kültürel hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.Her ne kadar kavimlerin hayat ve kültürlerinde açık seçik görülen islamın etkinlerini saymak, bu etkilere belli bir sınır çizmek imkansız olsa da yine de bunu kısaca özetlemek isteriz. İşte bu kitabı bu gayretin bir sonucudur (SÜLEYMAN KÖKTEN)

Nedvi'nin yazmış olduğu öz ve çok faydalı risalelerinden biri. Kitabı okurken üslubunun yalınlığı ve konunun bütünlüğüne hayran kalıyorsunuz. Akademik bir dilden ziyade anlaşılır- yalın bir üslup tercih ettiği için birçok kimse okuyabilir. İslam'ın insanlığa sunduğu lütuflar- etkiler: 1) Net ve apaçık şekilde sunulan Tevhid inancı 2) İnsanların birliği ve eşitliği 3) İnsanın şerefli ve muhteşem bir varlık olması 4) Kadının itibar ve haklarının tanınması 5) Umutsuzluk yerine umut ve kendine güven 6) Din ile dünyanın birleştirilmesi 7) Din ile bilim arasında uyum 8) Akıldan yararlanma 9) Ümmetin örnekliği ve rehberliği 10) Evrensel inanç ve medeniyet birliği (Ayşenur)

Kanaat-i acizaneme göre bu kıymetli eseri tüm müslümanlar, sosyal bilimciler ve özellikle ilahiyat, sosyoloji, etnografya ve tarih ile alakadar olan fertler büyük bir dikkatle okumalıdır. Bence kitabın en önemli hususlarından biri de iddiasını kanıtlamak için karşılaştırma yapması ve hakikati gözler önüne sermesidir. (Muhammet Baran Aslan)

--reklam--

Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ebu’l Hasan Nedvi - Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ebu’l Hasan Nedvi Kimdir?

Hindistan’da dünyaya gelen Ebu’l Hasen En-Nedvi’nin soyu Hz. Ali’ye kadar uzanır. İlim sahibi bir ailede yetişen Nedvi, küçük yaşlardan itibaren ilim ve kitaplarla meşgul olmaya başlar. İlk eğitimini aile çevresinde alır ve 9 yaşında babasını kaybeder. Ağabeyinin yanında eğitimine devam eden Nedvi Arapça, Urduca, Farsça ve İngilizce’yi öğrenir.

Yirmi yaşlarında Hindistan’da Nedvetü’l-Ulema’ya hoca olarak tayin edilen Nedvi burada etkili bir Arapça öğretimi yöntemi uygular ve başarılı olur. Bu okulda İslamî ilimleri de okutan Nedvi, bir süre sonra ilmî faaliyetlerinin yanında sosyal meselelere de yönelir, Cemaat-i İslamî ile tanışır. İçerde ve dışarıda birçok bölgeyi gezerek insanları irşad eder ve Müslümanların problemlerine İslamî çözümler üretmeye çalışır. Bu çalışmalarındaki gözlem ve tecrübelerinden yola çıkarak “Müslümanların Gerilemesi ile Dünya Neler Kaybetti”adlı kitabını yazar. İKRA Derneğimizin okuma listesinde de yer alan ve büyük beğeni toplayan bu eser birçok dile çevrilmiştir. Bu eser onun Hindistan’da ve İslam dünyasında tanınmasını sağlamıştır. 1961’den 1999 yılında vefatına kadar Nedvetü’l-Ulema’nın başkanlığını yapan Nedvî, günümüz İslam düşüncesinin oluşmasında büyük etkileri olan bir şahsiyettir. Müstesna soyu, âlim ve abid kişiliği, tasavvufi yaşamı ile derin tesirler bırakan Nedvi’nin geride bıraktığı bazı eserlerini şöylece sayabiliriz:

-İmam-ı Rabbani,

-İslam'ın Siyasi Yorumu,

-Hazreti Mevlana,

-Peygamberimizin Hayatı,

-Rahmet Peygamberi,

-Din ile Maddecilik Arasında Ezeli Savaş,

-Kitap ve Sünnet Işığında Dört Rükün,

-İslam Önderleri Tarihi.

İslam dünyasını gezerek konferanslar veren, birçok Müslüman kuruluşun oluşturulmasında emeği geçen ve onlarca sosyal faaliyetin içinde yer alan Nedvi; ilmî ve ahlakî kişiliğiyle örnek bir İslam âlimidir. Günümüz Müslümanlarının Kur’an ve sünnete her zamankinden daha çok bağlı olmaları gerektiğine inanan Nedvi’de güçlü bir tarih bilinci vardır. Müslümanların tarihlerini iyi bilmeleri gerektiğini ifade eden Nedvi bu amaçla hem çocuklar için hem de yetişkinler için siyer kitapları yazmıştır. Ayrıca yazdığı “İslam Önderleri Tarihi” adlı eseriyle tarihte iz bırakan önder Müslümanları günümüz Müslümanlarına tanıtmıştır. Hasen En-Nedvi’nin önemli vasıflarından biri de onun ufku ve vizyonudur. Müslümanların birlik ve kardeşliğine büyük önem veren Nedvi, farklı fikir, ekol ve isimleri bünyesinde eritebilmiş müstesna bir kişilik olmuştur. Bu yönüyle o, Müslümanlara hoşgörü ve zenginliği telkin etmiştir. Müslümanların günümüzde her alanda İslamî fikir ve davranışlarıyla var olmalarının gereğine dikkat çeken Nedvi, dünya-ahiret ve halvet-celvet dengesini iyi kurmayı tavsiye etmiştir. İlim ve ibadete büyük önem veren Nedvi, Müslümanlara günlük politika ve çekişmelerle meşgul olmak yerine ilmi tavsiye etmiştir. 1999 yılının ramazan ayında bir cuma gününde Kur’an okuyarak ruhunu Allah’a teslim eden Nedvi’yi rahmet ve minnetle anıyoruz.

--reklam--

Ebu’l Hasan Nedvi Kitapları - Eserleri

  • Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti
  • Rahmet Peygamberi
  • Müslümanlar ve Filistin Davası
  • Son Peygamber
  • Kur'an'da Adı Geçen Peygamberlerin Hayatı
  • Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri
  • İmam-ı Rabbani
  • Peygamberimizin Hayatı
  • Kur'an-ı Kerim'de Peygamber Kıssaları
  • Kur'an'dan Nasıl İstifade Edilir?
  • Kısasun Nebiyyin (Arapça)
  • Hz. Mevlana
  • Yeniden İslama
  • Din ve Medeniyet Üzerine
  • İslam Önderleri Tarihi 1
  • İslam'ın Siyasi Yorumu
  • Dört Rükün
  • Hadise Giriş
  • Kur’an ve Sünnette İtikad, İbadet ve Güzel Ahlak
  • Hz Ali - El-Murteza
  • Siretü Hatemi'n Nebiyyin-Son Peygamber Arapça
  • İslam Önderleri Tarihi 2
  • İslam Önderleri Tarihi 4
  • İki Zıt Tablo
  • Kolay Arapça Öğrenimi İçin Arapça-Türkçe Hikayeler
  • Kısasun Nebiyyin Li'l-Etfal
  • Büyük İslam Şairi Dr. Muhammed İkbal
  • Kur-an’ı Anlamada İlke ve Esaslar
  • İslam'da Fikir ve Davet Önderleri
  • İslam Önderleri Tarihi 3
  • Din İle Maddecilik Arasında Ezeli Savaş
  • İslam Işığında Doğu ve Batı Mukayesesi
  • Sultan Selahaddîn Eyyûbî
  • Batı ile Hesaplaşma
  • Kehf Suresinde Madde ve Mana Mücadelesi
  • Namaz
  • İslam Önderleri Tarihi 8 Cilt
  • İkbal'in Mesajı
  • İslamın Medeniyete Tesirleri ve İnsanlığa Verdikleri
  • Hanefi Mezhebine Göre İbadetler Fıkhı
  • İman Rüzgarı Esince
  • Çocuklar İçin İslam Tarihinden Kıssalar
  • İslam Ülkelerinde İdeolojik Savaş
  • Gerçek Tasavvuf Ruhbanlık Değil Rabbaniliktir
  • İslam Önderleri Tarihi 5: Şah Veliyyullah, Dehlevi
  • Peygamberimiz Efendimiz
  • Asrımızda İslam Tetkikleri
  • Tarih'in Işığında Türk Milletine Uyarı ve Tavsiyeler
  • Kur'an ve Siyer Işığında İslam'a Davet Adabı
  • Kasasun Nebi ve Hatemün Nebi
  • Batı ile Hesaplaşma

--reklam--

Ebu’l Hasan Nedvi Alıntıları - Sözleri

  • Ey imanlı kalbin sahipleri! Güzel yüzleriniz, temiz vicdan ve parlak akıllarınızla, siz bir cemiyetsiniz. Beklediğimiz parlak istikbal uyanmaktadır. Kendinizi ruhi, ahlaki, ilmi ve imani yönden hazırlayınız. Bu zamanın çağrısı, bu saatin vazifesi ve bu günün cihadı budur. (Yeniden İslama)
  • İslam'ın insanlığa sunduğu lütuflar: 1) Net ve apaçık şekilde sunulan Tevhid inancı 2) İnsanların birliği ve eşitliği 3) İnsanın şerefli ve muhteşem bir varlık olması 4) Kadının itibar ve haklarının tanınması 5) Umutsuzluk yerine umut ve kendine güven 6) Din ile dünyanın birleştirilmesi 7) Din ile bilim arasında uyum 8) Akıldan yararlanma 9) Ümmetin örnekliği ve rehberliği 10) Evrensel inanç ve medeniyet birliği (Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri)
  • Şu bir gerçektir ki, her peygamber kendi döneminde insanı yeniden yapılandırmış ve ona fazladan bir eğitim vermiştir. (İki Zıt Tablo)
  • Teyemmüm sözlükte: Kasdetmek manasındadır. Mesela Arapçada "teyemmemtu fulanen" denildiğinde "falancayı kasdettim" anlamında kullanılmış olur. (Hanefi Mezhebine Göre İbadetler Fıkhı)
  • Zavallı gencin elindeki su bardağı bomboş; dudakları susuzluktan kavrulmakta... Taravetli (taze) yüzü ne kadar parlaksa ruhu o nispette karanlık... Aklı aydın, lakin bakışları yorgundur. İmanı zayıf; zavallı ,yeis ve ümitsizlik içinde mahvoluyor. Çünkü dünyada ciddi olarak hiçbir şey görmemiştir. Ah! Bu delikanlılar o kadar şahsiyet sizler ki benliklerine inkar ederken, daima başkalarına inanırlar. Ne yazık ki yabancılar onların İslam toprağında kilise ve manastırlar yapıyorlar. Bu acıklı manzara karşısında, asil hürriyetin ulvi mefhumunu idrakten acizdirler. Okul onun kalbinden din hissini almış, artık yavrucak tamamen sürekli buhranlar içinde çırpınıyor. Ruhunu bilmez, şahsiyetinden çok uzaklardadır. Garp onun o kadar mest etmiştir ki her zaman ve her şeyde onlara el açıyor; onlardan arpa ekmeği dileniyor: Hocalar da onun kıymetini bilmiyorlar, şeref ve haysiyetinden kendisini haberdar etmiyorlar; asıl şahsiyetini tanıtmıyorlar. Zavallı gençlik mümindir: Lakin ölümün sırlarını bilmez.( Cihanda Allah'tan üstün kuvvet yoktur) Hakikatinden gafildir. İşte hep bu cehalet ve gaflet sebebiyledir ki, frenklerden heykeller satın alıyor: Evet müslümandır fakat maneviyat nurundan mahrum olan aklı daima putları tavaf ediyor. Ne yazıktır ki sinsi düşman onu harpsiz öldürmüştür. İşte iç alemini manzarası. Akıllar kirli, kalpler paslı, gözler fuhşa açık, iffet ve fazilet duygusu gönüllere veda etmiş vaziyette. Biçarenin ilim, irfan, siyaset, akıl, kalp namına sahip olduğu şeylerin hepsi materyalizm- maddecilik heykelini tavaf edip duruyor... (Büyük İslam Şairi Dr. Muhammed İkbal)
  • Öyle ise İslam alemi, imanını yenilemeye şiddetle muhtaçtır. Allah'a, Resulüne ve ahiret gününe sadece dille söyleyerek değil, hissederek, hakiki olarak iman etmelidir. Gönüllerde bu iman harekete geçtiği, suretten hakikate dönüştüğü, bütün hayatı kapsadığı zaman her müşkil hallolur ve her kilit açılır. (Yeniden İslama)
  • “Evet.Biz Müslüman olduk.Allah'a ve Rasulüne iman ettik.Ne istersen yap.” (Son Peygamber)
  • Hz. Peygamber (s.a), Hz. Fâtıma'ya hitap ederek: "Ben seni kendi Ehl-i Beytimin en iyi kişisi ile evlendirdim." Buyurdu. (Hz Ali - El-Murteza)
  • Mesele, ahlakta çöküntü, ibadette zayıflık, şiarları bırakmak ve ecnebileri taklit etmek değildir. Her ne kadar bunlar önemle üzerlerinde durulmaya ve uğurlarında mücadele edilmeye değer meselelerse de, bugün İslâm aleminin bunlardan çok büyük bir meselesi vardır ki, o da iman ve küfür meselesidir. Müslüman olarak kalmak veya İslâm'ı bırakmak meselesidir. Mücadele, dinsiz batı felsefesiyle, son ilahi din olan İslâm'ın; materyalizm ile semavi dinlerin arasındadır. Belki bu savaş, dünyanın kaderini tayin edecek olan, din ile dinsizlik arasındaki son savaştır. (Yeniden İslama)
  • *Sonraki fıkıhçılar, kendisinde İslâmi yönetim, devlet başkanı veya onun vekili bulunmayan bölgelerde Cuma ve bayram namazlarının kılınabileceğine fetva vermişlerdir. Bu durumda müslümanlar razı oldukları imam ve hakimlerini kendileri belirlerler. (Hanefi Mezhebine Göre İbadetler Fıkhı)
  • صبر صبرا جميلا Güzel bir sabırla sabretti (Kısasun Nebiyyin Li'l-Etfal)
  • İmam Gazali mukaddimesinde şöyle demektedir: "Zeka ve akıllarına güvenip etrafındaki insanlardan kendilerini büyük gören bir kısım insanın İslâm'ın temelini teşkil eden ibadetleri terk ettiklerini, namaz kılmadıklarını, dinin esaslarını küçümsediklerini, şeriatın hükümlerine karşı ilgisiz kaldıklarını, dini hükümleri önemsemediklerini, zan ve akla dayalı bir takım bilgiler ile Allah'ın hükümlerini çiğnediklerini, arkalarındaki insanları dâlalete sevkedip ahiret âlemini inkar ettiklerini gördüm." (İslam'da Fikir ve Davet Önderleri)
  • İnsanlık peygamberinin yani Hz. Muhammed'in insanlığa diğer büyük bir lütfu ve dünya durdukça devam edecek olan ikramı da, insanların birliği ve eşitliği kavramıdır. Ondan önce insanlar kabile millet, cins, ırk farklılıklarına ve üstün sınıf, aşağı sınıf gibi gruplara ayrılmışlardı. Bu sınıfların kendi aralarında ayrışımı; insan ve hayvan ayrışımı, hür ve köle ayrışımı, kul ve mabut farkı şeklini almıştı. Hz. Peygamber'den önce insanların eşitliği ve kardeşliği kavramı bir hayal ve rüyadan ibaretti. Allah'ın elçisi Peygamberimiz yüzyıllar süren uzun bir sessizlikten sonra ve her tarafı sarmış olan zifiri bir karanlık döneminde, devrim yaratan ve bu gidişatın yönünü değiştiren, akılları hayretler içinde bırakan şu mesajı sundu: Ey insanlar yaratıcınız rabbiniz bir, (ilk) babanız bir, hepiniz (ilk babanız) Hz. Adem'den türediniz, Hz. Adem de topraktan yaratıldı. Allah yanında değerli olanlarınız, Allah'ın buyruklarına en çok bağlı olanlarınızdır. Arab'ın, Arap olmayana üstünlüğü ancak takva ile olur.¹ 1 Kenzü'l-Ummal. (Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri)
  • Ey vücutları yanımda olup da, akılları kendilerinden uzakta, arzu ve istekleri değişik olan insanlar! Size yaptığım konuşmalar taşları bile yumuşatır. (Hz Ali - El-Murteza)
  • Mürüvvet kavminin en üstünü, ahlâkca en güzeli, hayaca en ileri olanı, söz bakımından en doğruları, güvenilirlik bakımından da en sağlamı idi. (Peygamberimizin Hayatı)
  • Kur'an-ı Kerim; doğru yolu bulmakla doğru yoldan ayrılma, inançla inançsızlık, imanla-küfür, İslâm'la-cahiliyet, Allah'ın rızasıyla-razı olmaması şüpheyle kesin inanç, helalle-haram arasını kesin bir çizgiyle ayırır. Dini öğretiler ve semavi kitaplar tarihi, kıyamete kadar onun bir benzerini göstermekten uzaktır. (Kur-an’ı Anlamada İlke ve Esaslar)
  • "Peygamberlerin risalet ve nübüvvetleri bu dünya için büyük bir lütuf ve açık bir nimettir. Allah'ın zatı ve sıfatları ile alakalı sıkıntısız ve karşılıksız sundukları değerli bilgilerden bir zerrenin dahî, felsefi düşünceler ile binlerce yıl sürecek bir araştırma, zorlu mücahedeler, nefsi tasfiyeler, murakabe ve tefekkür ile elde edilmesi mümkün değildir." (İmam-ı Rabbani)
  • İslam devletleri ve toplumlarının, taklide yönelmeden, acele etmeden ve aşağılık duygusuna kapılmadan projede, şahsi yetenek, asalet, estetik, ciddiyet ve iman ve beceriler kullanıldığı takdirde, bilimin günümüzde sağlamış olduğu birçok imkan ve kolaylıklarla İslam medeniyetinin sahip olduğu israf ve vurgunculuktan uzak durma gibi ahlaki özelliklerin birleştirilip kaynaştırılması mümkün olacaktır. (Dünya Kültür ve Medeniyetine İslam'ın Etkileri)
  • " Kişi, dilinin altında gizlidir." (Hz Ali - El-Murteza)
  • “And olsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah,müminlerden razı olmuştur.Kalplerinde olanı bilmiş,onlara güven indirmiş ve onları çok yakın bir fetihle mükâfatlandırmıştır.Allah onları elde edecekleri birçok ganimetlerle mükafatlandırdı.Allah azizdir,hikmet sahibidir.” (Son Peygamber)