Kitap Künyesi

Yazar: Kay Redfield Jamison

Çevirmen: Pınar Kür

Yayın Evi: Oğlak Yayıncılık

İSBN: 9789753295093

Sayfa Sayısı: 240

--reklam--

Durulmayan Bir Kafa Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu tür deliliğin çok kendine özel bir iç sızısı, çoşkunluğu, yapayalnızlığı, dehşeti var. Uçtuğunuz zaman harikasınız. Düşünceler olsun, duygular olsun müthiş bir hızla, yoğunlukla üst üste geliyor, aynı kayan yıldızlar gibi siz bu yıldızların peşine düşüp her an daha iyisini daha parlağını buluyorsunuz. Çekingenlik diye bir şey kalmıyor, aradığınız sözcükleri, jestleri tak diye buluyorsunuz, başkalarını büyülediğinizin kesinlikle bilincindesiniz. Tekdüze insanlarda ilginç yanlar keşfediyorsunuz. Gövdenizin her yanını müthiş bir duyarlık sarıyor, baştan çıkarmak, baştan çıkarılmak karşı konulmaz bir istek heline geliyor. Her şey çok kolay, siz çok güçlüsünüz, parasal açıdan da her şeyi yapabilecek durumdasınız, üst düzey bir keyif, coşku, mutluluk iliklerinize kadar dolmuş.

(Arka Kapak)

--reklam--

Durulmayan Bir Kafa Alıntıları - Sözleri

  • Doğası tutkulu olan biri düş-katilleri karşısında korunmasızdır.
  • Aldanıp içimi döktüm onlara ben. Dökülene basıp geçtiler.
  • Babam bir şeye merak saldı mı sanki büyüye kapılırdı; coşkulu, esprili, hemen her şeyle ilgilenen, doğanın güzelliklerini derin bir keyif ve orijinallikle betimleyebilen bir kişiydi.
  • Bir günün sonunda tedirginlik sarar insanı, ya da üstüne kasvet yığılır, ya da güçlü inançlar baş gösterir ya da çılgın hevesler üşüşür kafasına. İnsanın yaşamını belirleyen, çalışmalarının özünü ve yönünü değiştiren, sevgilerine ve dostluklarına renk katan, nihai anlam veren bunlardır işte.
  • Hangi duygularım gerçek? Ben, hangi benim? Aklına eseni yapan, çılgın, kaotik, anarşik, deli kişi mi benim? Çekingen, içine kapanık, çaresiz, intihara eğilimli, karamsar, bitkin kişi mi benim? Herhalde her ikisinden de var içimde, umarım ikisinin de fazlası yok. İniş çıkışlarıyla ünlü olan Virginia Woolf ne güzel özetlemiş: “Yeraltına dalışlarımız duygularımızı ne ölçüde renklendiriyor? Yani, demek istediğim, herhangi bir duygu ne kadar gerçek?”
  • Çok daha fazla şeyi çok daha derinden hissettim, çok farklı, çok yoğun yaşantılarım oldu; daha çok sevdim, daha çok sevildim; daha çok ağladığım için daha çok güldüm; çok kötü kışlar geçirdiğim için baharların tadına daha çok vardım.
  • “Dünyaya katlanabilmemizi sağlayan iyiliklerimizin tarihidir” demiş Robert Louis Stevenson. “Eğer iyi yürekliler olmasaydı, iyilik dolu sözler, bakışlar, mektuplar olmasaydı... yaşamımızın en kötü niyetle hazırlanmış pis bir şaka olduğuna inanasım gelirdi.”

--reklam--

Durulmayan Bir Kafa İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitaba başlama sebebim bipolar teşhisi konan bir arkadaşımdı aslında. İlk başlarda dalga geçiyor diye düşündüğüm, Sonra... olabilir, rastlanabilir ama çevrenizden birine uğrama ihtimalini dahi aklınızdan geçirmediğiniz olayların başınıza geldiğini... Civamsı duygularınızın hayatınızın bir parçası olduğunu... Öncelikle şunu belirtelim ki takıntılı bir yapınız varsa, okuduğunuz her psikolojik vakayı kendinizle özdeşleştirecekseniz, kısacası hastalık hastası olacaksanız okumayın derim:) Her şeye rağmen hayatı sevebilmek, hastalığı kabullenip ilaç içme mahkumiyetine bile sevgiyle bakabilmek var bu kitapta. Hayatı kitaplar olan birinin, tüm zorluklara rağmen devam edebilme mücadelesi. Karakterini senin bile çözemediğin yaşamda; her halinle mutlu olabilme yetisini kazandığını görmek... Hastalığa ilişkin araştırmalar, ismi hakkındaki değerlendirmeler ile son buluyor kitap. Kendi tekdüze hayatımıza bakıp, tüm yaşadıklarına rağmen hayat dolu bir kadının varolma mücadelesini okuyunca bir kere daha düşünmek gerekmez mi? (Firdevs)

Çok samimi bir anlatımı olan bu kitap, bipolar bozukluk yaşayan bir psikiyatristin hastalığının mesleğinde ve sosyal hayatındaki etkilerini gayet güzel betimlemiş ve yapmacıklıktan uzak bir şekilde inişlerini ve çıkışlarını olumlu ve olumsuz yönleriyle birlikte okuyucuya sunmuştur. Mani ve depresif dönemlerinde yazar ile birlikte aynı duyguları hissedebileceğinize emin olabilirsiniz. Bipolar bozuklukluğun yaygın görülen bir rahatsızlık olduğunu ele aldığımızda bu durumla ilgili farkındalık kazanmayı ve normalleştirmeyi sağlayan bir kitap.Bu durumla baş eden kişiler için ise “yalnız değilsin “ diyor . Ben çok sevdim. Hatta en sevdiğim bir kaç kitabın içinde yer aldı. Elinize aldığınız an bitirmek isteyeceğiniz bir kitap olacaktır. (Zehra sopalı)

Delilikten söz ederken: Akıl hastalığı olan birinin başka hastaları tedavi etmesine izin verilmeli mi ? Bu soruya verilen cevap genelde hayır olur. Fakat bu kitabı okuyunca cevabın evet olabileceğini de görecekseniz. Yazarın kendisi onyedi yaşından itibaren bipolar bozukluk ile nasıl savaştığını ayrıca manik-depresif hastalıklar üzerine uzmanlık yapmış az sayıda kadından biri olarak iradesi ve azmi ile hastalığın bütün zorluklarını kabullenip hayata tutunmayı başarmanın yollarını anlatıyor. Bu kitabı neden okuduğuma gelirsek biraz psikolojiye olan ilgim (aslında çok fazla ) biraz da siklotimi teşhisi konulma sebebi bu kitapla tanışmama sebep oldu. Kendimden çok şey buldum; ifade edemediğim bir çok duygu yazılı olarak gözlerimin önüne serildi. Bu rahatsızlıktan muzdarip bir kişi olarak yazarın azmi ve hayata bakış açısı bana umut vadetti özellikle hayata tutunma sebebi olarak gösterdiği o meşhur ve karma duygu yani AŞK’a daha farklı bakmamı sağladı. Ne gibi bir fark derseniz aşka daha ılımlı bakmaya başladım. Çünkü bundan öncesinde aşk diye bir duygu benim için saçma ve komikti :)) Ve beni en çok etkileyen son bölüm : Eğer seçme şansım olsaydı, manik-depresif hastalık çekmeyi seçer miydim? diye sormuş. Evet ben de seçerdim çünkü depresif dönemleri saymazsak gayet eğlenceli coşkulu bir rahatsızlık :)) Bunu yaşayanlar beni anlayacaktır :) Bundan ziyade ister ruhsal isterse biyolojik olsun, insanın yaşadığı rahatsızlığı kabullenmesi bazı şeyleri normalleştirmede çok büyük payı oluyor . Hakkında yazacağım daha çok şey var fakat fazla uzatmadan akıcı ve sıkmayan cinsten bir kitap olduğunu söyleyerek okumanızı tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar Kitapla kalalım :) (K̸e̴l̵e̵b̵e̴k̸ e̴t̴k̴i̷s̵i̸)

--reklam--

Durulmayan Bir Kafa PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Kay Redfield Jamison - Durulmayan Bir Kafa kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Durulmayan Bir Kafa PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Kay Redfield Jamison Kimdir?

Kay Redfield Jamison, Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde psikiyatri profesörü ve İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nde fahri İngilizce profesörüdür. Ülkesinde satış rekorları kıran An Unquiet Mind: A Memoir of Moods and Madness [Durulmayan Bir Kafa: Bir Delilik ve Duygudurum Güncesi, çev.: Pınar Kür, Oğlak Yay., 1996] kitabının yazarı ve manik depresif hastalık hakkında genel kabul gören tıbbi bir metnin yazarlarından biridir. Touched with Fire: Manic-Depressive Illness and the Artistic Temperament kitabının yanı sıra ruh hali bozuklukları, psikoterapi, psikofarmakoloji ve intihar hakkında yüzden fazla bilimsel makalesi vardır. Los Angeles, Kaliforniya Üniversitesi Duygulanım Bozuklukları Kliniği eski direktörü Dr. Jamison, Amerikan İntiharı Önleme Vakfı Araştırma Ödülü dahil birçok ulusal ve uluslararası ödülün sahibidir. Halen Ulusal Sağlık Kurumu’nda hekim ve bilim adamı olan eşi Richard Wyatt ile birlikte Washington’da yaşamaktadır.

--reklam--

Kay Redfield Jamison Kitapları - Eserleri

  • Durulmayan Bir Kafa
  • Erken Çöken Karanlık

--reklam--

Kay Redfield Jamison Alıntıları - Sözleri

  • Babam bir şeye merak saldı mı sanki büyüye kapılırdı; coşkulu, esprili, hemen her şeyle ilgilenen, doğanın güzelliklerini derin bir keyif ve orijinallikle betimleyebilen bir kişiydi. (Durulmayan Bir Kafa)
  • Aldanıp içimi döktüm onlara ben. Dökülene basıp geçtiler. (Durulmayan Bir Kafa)
  • Bir günün sonunda tedirginlik sarar insanı, ya da üstüne kasvet yığılır, ya da güçlü inançlar baş gösterir ya da çılgın hevesler üşüşür kafasına. İnsanın yaşamını belirleyen, çalışmalarının özünü ve yönünü değiştiren, sevgilerine ve dostluklarına renk katan, nihai anlam veren bunlardır işte. (Durulmayan Bir Kafa)
  • Çok acayipti! Sanki periler beni gizlice götürmüş ve yerime bir kütük bırakmışlardı!.. Randall Jarrell (Erken Çöken Karanlık)
  • Ölüm hemen ensemizdedir. Boğaz bir ilmekle so­luksuz bırakılabilir, su nefes almayı durdurabilir veya sert zemin per­vasızca atlayan birinin kafatasını ezebilir, içe çekilen duman solunumu durdurabilir; sebebi ne olursa olsun… Sonuç bellidir. (Erken Çöken Karanlık)
  • “Dünyaya katlanabilmemizi sağlayan iyiliklerimizin tarihidir” demiş Robert Louis Stevenson. “Eğer iyi yürekliler olmasaydı, iyilik dolu sözler, bakışlar, mektuplar olmasaydı... yaşamımızın en kötü niyetle hazırlanmış pis bir şaka olduğuna inanasım gelirdi.” (Durulmayan Bir Kafa)
  • Hangi duygularım gerçek? Ben, hangi benim? Aklına eseni yapan, çılgın, kaotik, anarşik, deli kişi mi benim? Çekingen, içine kapanık, çaresiz, intihara eğilimli, karamsar, bitkin kişi mi benim? Herhalde her ikisinden de var içimde, umarım ikisinin de fazlası yok. İniş çıkışlarıyla ünlü olan Virginia Woolf ne güzel özetlemiş: “Yeraltına dalışlarımız duygularımızı ne ölçüde renklendiriyor? Yani, demek istediğim, herhangi bir duygu ne kadar gerçek?” (Durulmayan Bir Kafa)
  • İntihar kimileri için ani bir eylemdir. Kimileri içinse birikmiş umutsuzluğa veya berbat koşullara dayanan, uzun süre düşünüldükten sonra varılan bir karardır. Pek çok kimse için de ikisi birden geçerlidir: değişmez ve intihara eğilimli bir umutsuzluk süresi içinde birdenbire girişilen eylem. Ani ölüm aile geçmişlerinin ya da beyin kimyalarının dürtüsel intihara yatkın kıldığı kişileri çoğu zaman kuliste bekler; hayatın sıçratacağı kaçınılmaz kıvılcımlar karşısında korunmasız, kuru, gevrek odun yığınlarına benzerler. Mizaçları değişken ve tez canlıysa, risk alma eğilimleri sayesinde bu kıvılcımları bizzat üretip sıçratırlar: Kavgaları kışkırtır; kargaşalı ve heyecanlı olaylara katlin ve olayı sürdürür; kumar oynar; yüksek gerilimli eylemlerde yer alır; anlaşmazlıkları çözmek için aracılık ederler. Stephen Pyne’nin Word Fire adlı kitabında tarif ettiği gibi “bu bitkilerle kaplanmış, kıtaların en kurak ve sıcak olanında...alışıldığı üzere her yere közleri düşen yanan odun parçalarıyla dolaşan” Avustralya yerlileri gibidirler. Dürtüsel intihara yatkın olan onlar dır: yaradılıştan aksi ve tez canlı olanlar, maninin çarkıfelek istikrarsızlığına tabi olanlar, kişilik bozuklukları ve alkolizmle bağlantılı çalkantılı hayadan yaşayanlar. Ötekiler ancak etraflıca düşünüp taşındıktan ve ıstırap, ruhsal hastalık ve kronik stresle uzun süre yaşadıktan sonra kendini öldürür. (Erken Çöken Karanlık)
  • Keşke bunu anlatabilseydim, böylece birileri anlayabilirdi. Korkarım bu;kelimelerle ifade edebileceğim bir şey değil. Yalnızca bu ağır, kahredici umutsuzluk var, her şeyden korkutan,hayattan korkutan. İçim uyuşukluk derecesinde boş. Sanki içimde çoktan ölmüş bir şey var. Aylardır bütün benliğim bu boşluğun içine çekiliyor. Herkes bana karşı çok iyiydi,çok çaba gösterdiler. Ailemin hatırı için daha farklı olabilmeyi gerçekten isterdim. Ailemi incitmek hepsinden beterdi ve bu suçluluk duygusu sadece ortadan kaybolmak isteyen yanımla mücadele ediyor. Fakat tam hayatın özünde eksik olan bir şey var. Son günlerde "iyileşmekte olduğum" üzerine söylenenlere rağmen, kafamın içindeki,beni çılgına çeviren ses her zamankinden çok daha yüksek. Sanki hiç kimsenin,hiçbir şeyin ulaşamayacağı bir yerde. Buna daha fazla dayanamayacağım. Sanırım beni psikolojik olarak sapkın,tersyüz olmuş öyle bir şey ele geçiriyor ki; artık mücadele edemeyeceğim. Keşke kimseyi incitmeden yok olabilseydim, Üzgünüm! (Erken Çöken Karanlık)
  • Çok daha fazla şeyi çok daha derinden hissettim, çok farklı, çok yoğun yaşantılarım oldu; daha çok sevdim, daha çok sevildim; daha çok ağladığım için daha çok güldüm; çok kötü kışlar geçirdiğim için baharların tadına daha çok vardım. (Durulmayan Bir Kafa)
  • Yazıları kayıp bir dünya, kayıp bir benlik ve umutsuzluk hissiyatıyla doluydu. (Erken Çöken Karanlık)
  • İnsanoğlunun elleri dünyayı parça parça etti. (Erken Çöken Karanlık)
  • Doğası tutkulu olan biri düş-katilleri karşısında korunmasızdır. (Durulmayan Bir Kafa)