Kitap Künyesi
Yazar: Afşar Timuçin
Yayın Evi: Bulut Yayınları
İSBN: 9789758295418
Sayfa Sayısı: 464
--reklam--
Düşünce Tarihi-1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İnsanlık bugününe çok uzun sürmüş bir Tarihöncesi'nden, elli yüzyıldan uzun bir süreyi kapsayan bir Eskiçağ'dan. on yüzyıllık bir zamanı içine alan Ortaçağ'dan geçerek geldi. İnsanın gelişim serüveni tüm bilinir ve bilinmez yanlarıyla bu çok uzun yaşam savaşının ayrıntılarında kendini ortaya koyar. İnsan tarihiyle insandır, Bugünün insanını yakından tanıyabilmek, onun ne olup ne olmadığını bilebilmek için atalarımızın yaşamöyküsünü tüm düşünsel derinliği ve çeşitliliği içinde öğrenmek zorundayız. Elinizdeki kitap kökü bilinmez zamanlara dayanan bu yaşam serüvenini geniş çerçevede ele alıp inceliyor; felsefeyi. bilimi, sanatı yaratmış olan insanı bize tanıtmaya çalışıyor. Daha da insanlaşma yolunda gerçeği arayan o çok eski insanın kim olduğunu bilmekle kendimizi tanıma yolunda ilk adımı atmış olacağız.
(Arka Kapak)
--reklam--
Düşünce Tarihi-1 Alıntıları - Sözleri
- “Her birey yaşamı düşünebildiği, yaşamın karmaşık düzeni içinde düşünce üretebildiği, böylece yaşamın gelişimine katkı sağlayabildiği ölçüde insandır.”
- “Gerçek insan için yaşamak her şeyden önce düşünmektir. Beslenme ve üreme işlevleri insanı insan yapmaya yetmez. Düşünmeden yaşamak yaşama bilinçsizce katılmaktan, yaşama iğreti yerleşmekten ya da yaşama sürüklenmekten başka bir şey değildir.”
- Marcus Aurelius şöyle der: "Dış bir nesne sana acı verdiğinde, gerçekte sana acı veren o dış nesne değildir, senin onunla ilgili yargındır."
- Sevmek paylaşmayı bilmektir. Sevdiğimiz insan haklarını elde etsin isteriz.
- Oysa insan gerçek anlamda düşünebildiği zaman insandır, ortak bir beyinle değil kendi kafasıyla düşünebildiği zaman insandır.
- Sanatçı özgürlüğün insanıdır, kendini özgür duyduğu ölçüde sanatçıdır.
- "Helen" terimi bilindiği kadarıyla Dorların yayılmasından sonra kullanılır olmuştur. Helen olmak barbarın karşıtı olmaktır, yetkin ve ayrıcalıklı olmaktır, kolay yaratılamaz bir uygarlığa katılıyor olmaktır.
- Bilgelik mutlu olma sanatıdır.
- Düşünce düzeyinde matematik neyse duygu düzeyinde Eros odur. Matematik nasıl varlığa yöneltirse insanı, Eros da öyle güzele yöneltir. Buna göre bilgide her yükseliş ya da sıçrama aşk kadar, doğum kadar, sevinç ve sancı dolu bir iştir.
- Düşünmeden yaşamak çok yerde insana düşünerek yaşamaktan daha kolay görünüyor. O istiyor ki onun adına başkaları düşünsün ama iyi düşünsün. Kimilerine göre düşünmek dünyanın en ağır işidir, beş dakika düşünmeye yüz kilo yük kaldırmayı yeğ tutan pekçok insan vardır. Bunlar her yerde düşünceyi çeşitli biçimlerde dibe çekmeye çalışıyorlar.
- Bulunduğu yere ve zamana en geniş ölçülerde uyarlanmış kişi çağdaştır.
- Bilimsiz sanat kördöğüşü felsefesiz sanat kargaşadır.
- Titanlar arasında sonradan en çok Prometheus önemsenmiştir. Prometheus tanrılıklardan tiksiniyordu. Bilincin simgesi olan ateşi tanrılardan çalıp insana armağan etmiş, insana insanlığını kazandırmıştı. Bunu yaparken Zeus'la kötü olmayı bile göze almıştı. "Prometheus insanlık tarihinin ilk azizi, ilk şehididir" der Marx. Zeus elbette tanrılığın insana geçmesini hoş karşılamayacaktı. Prometheus'u bir dağın tepesinde zincire vurdular. Bir kartal onun karaciğerini durmadan yiyordu, ne var ki karaciğer tükenmek bilmiyordu. Prometheus'u bu sonsuz acıdan kurtaran Herakles oldu. Güçlülüğün simgesi kahraman Herakles kartalı öldürdü ve Prometheus'un sonsuz cezasına son verdi.
- Her an bir şeyin bir şeyi ölümü ve bir şeyin bir şeye doğumu evreni vareder ve güçlü kılar. Bu yüzden Herakleitos Homeros'un "Tanrılarla insanlar arasında bu uyumsuzluk bitsin" sözünü eleştirir. Uyumsuzluğun bittiği bir dünya her şeyin bittiği bir dünya olacaktır yani olmayacaktır.
--reklam--
Düşünce Tarihi-1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çağlar öncesinden günümüze, düşünce tarihini incelemeden, yeni bir düşünce, yol, yöntem geliştirmede zorlanırız. Düşünceler bize kültürel mirastır. Hangi evrelerden nasıl geçtiğini gözlemlrmek zorundayız. 3 kitaptan oluşan bu serinin her biri ayrı bir hazine. (Ali Rıza MALKOÇ)
Gerçekçi Düşüncenin Kaynakları: Kitap misyonunu çok güzel bir şekilde yerine getiriyor. İlkçağ filozoflarından itibaren düşünce tarihini güzel bir şekilde mercek altına alırken öznel düşünceler insanda net bir yargı oluşturmamaya özen gösteriyor. Felsefe tarihini anlayabilmek için güzel bir eser. (Mustafa Merthan Merdoğlu)
--reklam--
Düşünce Tarihi-1 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Afşar Timuçin - Düşünce Tarihi-1 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Düşünce Tarihi-1 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Afşar Timuçin Kimdir?
Manisa Akhisar'da doğdu. Yüksek öğrenimine İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünde başladı. 1967 yılında, eğitimini tamamlamak üzere Kanada'ya gitti. 1967'de Montreal Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde lisans eğitimini, 1970'de İstanbul Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. 1968–1970 yılları arasında Fransızca okutmanlığı yaptı. 1981 yılında doçent, 1992 yılında profesör oldu. Bir süre Kocaeli Üniversitesi Felsefe Bölümü başkanlığı görevini yürüttü. Kocaeli Üniversitesi'nden 2006 yılında emekliye ayrıldı.
Ataç, Dönem, Milliyet Sanat, Papirüs, Soyut, Yazko, Yelken, Yeni Edebiyat, Yeni Ufuklar, Varlık dergilerinde şiirleri yayımlanmıştır.
Afşan Timuçin, Tuncer Tuğcu ile birlikte hazırladıkları, ilk sayısı 1972 yılının Ekim ayında çıkan Felsefe Dergisi'nin sorumlu yönetmenidir
--reklam--
Afşar Timuçin Kitapları - Eserleri
- Düşünce Tarihi-1
- 50 Soruda Aydınlanma
- Aşkın Diyalektiği
- Destanlar
- Düşünce Tarihi-2
- Gençler İçin Felsefe Tarihi
- Aydınlanma Nedir?
- Ahlaksızlık Üzerine
- Çöl
- Yarına Başlamak
- Gece Gelen Eski Dost
- Düşünce Tarihi-3
- Ölesiye Sevmek
- Felsefeye Giriş
- Descartes Felsefesine Giriş
- Böyle Söylenmeli Bizim Türkümüz
- Denizli Pencere
- Estetik
- Düşlerin En Güzeli
- Felsefe Bir Sevinçtir
- Boş Beşik
- Düşünce Tarihi
- Akşam Türküleri
- Tepedeki Yalnızlık
- Tahir ile Zühre
- Aşk Güzeldir
- Sorularla Estetik El Kitabı
- Özgür Prometheus
- Demokrasi Bilinci
- Ey Benim Güzel Sevdalım
- Felsefenin Önceliği Bilgi Sorunu
- Arınmalar
- Aydınlanma Yazıları
- Nazım Hikmet'in Şiiri
- Bulutlar Deniz Kokar
- Kıyılar Durulunca
- Aşk Beni Çağırınca
- Savaşçı Türküleri
- Neden Bazı Akşamlar
- Geç Zaman Tutkuları
- Kıyılar Durunca
- Eskiçağ Aydınlığı
- Düşünenler Düşünceler
- Erken Ölümler
- Bu Sevda Böyle Gider
- Aşkolsun Kırlangıçlar
- Felsefe Sözlüğü
- Yeni Şiirimizin Kısa Romanı
- Bizi Biz Yapan Sevda
- Sait Faik'in Dünyası
- Çoban Ateşleri
- İçimizdeki Deprem
- Estetikte Anlam ve Yorum
- Bir Yaz Güzellemesi
- Felsefeden Estetiğe
- Öykü ve Romanlarıyla Sabahattin Ali
- Yaşasın Düşlerimiz
- Descartes'çi Bilim Kuramının Temellendirilişi
- Edebiyat Estetiği
- Descartes
- Aristoteles Felsefesi
- Eğitim Sohbetleri
- Estetik Bakış
- Yağmur Sabahı
- Bilime Felsefeden Bakmak
- Felsefe Bir Sevinçtir
- Sonsuzluk Şarkısı
- Estetik Sözlüğü
- Eskiçağ Ahlakları
- Narçiçeği Sabahlar
- Ölümü Kapıda Bekletmek
- Eğitim Üzerine
--reklam--
Afşar Timuçin Alıntıları - Sözleri
- “İnsan kendini evcilleştirmek isteyen tek yırtıcıdır, evcilleştikçe kendi olmaktan çıkar” demişti bir gün Hüseyin. (Tepedeki Yalnızlık)
- ../aşkımız belki dillere destan, Ne var ki her şey gibi o da geçti, ... Garipti, eksikti ama güzeldi.. (Bulutlar Deniz Kokar)
- Yaramı güzelce öptüm... (Bu Sevda Böyle Gider)
- ... ben onu düşündüğüm zaman vardır, düşünmediğim zaman yoktur, ... (Düşünce Tarihi-2)
- Düşünmeden yaşamak gerçek insan olma koşullarının dışında yaşamaktır. O durumda sınırlı bir insani etkinlik içinde kalmak ve evrensel dönüşümde bir yer tutmaktan çok bir akıntıda sürüklenip gitmek bir yaşam biçimi olur. Yaşamı dönüştürmeye katkıda bulunan insanla tam anlamında edilgin bir varlık sıfatıyla varlığını sürdüren ve hep bir takım gerekleri yerine getirmek durumunda olan insan aynı insan değildir. Düşünce dünyasına yönelmek insan olmanın eşiğinden girmektir (Estetikte Anlam ve Yorum)
- "doğalcılık" sözü hemen herkese öncelikle fransız romancısı Emile Zola'nın (1840-1902) sanat anlayışını ve yapıtlarının temel özelliklerini düşündürür. (Sorularla Estetik El Kitabı)
- Hemen herkesin demokrasi yandaşı olduğu bir dünyada demokrasiden bu kadar yoksun oluşumuz, ikide bir demokrasi derken demokrasiyle uzaktan yakından bir ilişkisi bulunmayan bir yaşam biçimini sürdürmekte oluşumuz size biraz garip görünmüyor mu? (Demokrasi Bilinci)
- “Ne iş yaparsın?” diye soracak olsam, ayakta duramayacak kadar içerim demezdi de, “Adı güzel sokakları dolaşırım” derdi. (Denizli Pencere)
- Ölüm uzun uzun düşünülmeden gerçekleştirilmesi gereken bir şey olmalıydı, ya da birdenbire ve kendiliğinden gelen bir şey. (Kıyılar Durunca)
- Dil bizi yanlışlarıyla değil yetersizlikleriyle korkutur. Bugün böylesi bir korkuyu yaşamayanların çok eksikli ya da çok duyarsız kişiler olduğunu söyleyebiliriz. Eğitimin düzeyi düştükçe dilin sesleri bile bozuluyor. Adama üç kere "Ne dedin?" Diye sormadan onun ne dediğini bile anlayamıyorsunuz. (İçimizdeki Deprem)
- Onlar derin görünmek için sularını bulandırıyorlar. (Felsefeye Giriş)
- Ergin olmama durumu çok rahattır. "Sapare aude!" Kendi aklını kullanma cesaretini göster! -Kant (Aydınlanma Nedir?)
- "Her yanda efendiler ve köleler var. İnsan olamamanın koşulları içinde efendilerin köle ve kölelerin efendi olduğunu görebilmek için keskin bir bakışa ulaşmış olmak da gerekmiyor." (Ahlaksızlık Üzerine)
- Kendinden başka birini sevemeyen kişiyi özlemek ayıptır. (Kıyılar Durunca)
- Kitaplardan silinmiş kim sildiyse Ağlayışlar titreyişler bekleyişler (Düşlerin En Güzeli)
- Bir toplumda çeşitli güçler gelişigüzel etkinliklerde bulunursa o toplum özgürlükten en az pay alacaktır. (Düşünce Tarihi-2)
- ...., öyle ki bundan böyle cumhuriyet şiiri Nazım'dan önce ve Nazım'dan sonra diye iki ayrı dönemde düşünülecektir. (Yeni Şiirimizin Kısa Romanı)
- (...)Bizler öngörülerimizi duygusallığımızdan değil gerçekliğin bilgisinden türetmek zorundayız.(...) ( Benim Gibi Düşün ) (Çoban Ateşleri)
- Felsefe dediğimiz bilgi alanı özünde yaşamla birlikte dönüşen ve dönüşürken yaşamı dönüştüren düşüncenin alanıdır. (Felsefenin Önceliği Bilgi Sorunu)
- Türkiye'nin uygar bir ülke olmaması konusunda son derece duyarlı olan birtakım kesimler büyük bir korkuya kapılıp gerçek solu yokedebilmek için ellerinden geleni yaptılar ve başarıya ulaştılar. (İçimizdeki Deprem)
Yorumlar
0 yorum