Kitap Künyesi
Yazar: Mahmud Derviş
Çevirmen: Metin Fındıkçı
Yayın Evi: Hayal
İSBN: 9786055945640
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Duvarda Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Derviş bu kitabı; geçirdiği kalp ameliyatından sonra, hastanenin o beyaz duvarları, beyaz çarşafları içinde yazıyor. Onu kuşatan ölüm duvarına, bedenin duvarına, kalbin duvarına, hastane duvarına, rivayeti ve raviyi utandıran duvara, dilin duvarına, bu beyaz duvar içinden yükselen ilaha yazıyor ve "Bu senin adındır." diye başlıyor. Ne yazık ki direnişi, 9 Ağustos 2008 tarihinde, geçirdiği diğer bir kalp ameliyatında yaşamını yitirmesiyle son buluyor.
Bu kitapta, Derviş'in meydan okuduğu ölüme karşı zafer kazanmasını bulacaksınız. Yaşadığı bütün bozgunlara, katliamlara, zulümlere ve soykırımlara rağmen... Yengiyle yenilgi arasında gidip gelen bir şairin, hasta yatağında mırıldandıklarını duyacaksınız.
Kitabı oluşturan uzun şiirin sonunda, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı ve hiçbir kitabına girmemiş iki şiiri bulunmakta. Her iki şiirinde de ölümün soluğunu ensesinde duyumsarken, "Ben kimim?" diyerek kimliğini sorguluyor şair. Ama umudunu ve insan sevgisini eksik etmeden...
--reklam--
Duvarda Alıntıları - Sözleri
- Hangi rüzgârla geldin? Yaranın adını söyle ki bileyim
- Yeryüzü uzak komşu olur yırtılan sözcüklere
- Kör değilim görmediğinizi görüyorum
--reklam--
Duvarda İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mahmud Derviş, gerçeklik ile romantizmi bir arada bulabileceğiniz, hem kulağa hem kalbe hitap edebilen nadir şairlerden üstelik her ikisinde de gayet başarılı ancak kitaplarını Metin Fındıkçı çevirisiyle okuyorsanız bunu fark etmeyebilirsiniz. Bu kadar kötü bir çeviriye daha önce rastlamamıştım. Bu hususa dikkat edip kitapları o şekilde almanızı tavsiye ederim. (Fatmagül Taşkıran)
Filistin'in ünlü mücadele şairlerinden Mahmud Derviș'in geçirdiği ağır bir kalp ameliyatının ardından hastanede geçen günlerinde karamsarlığın rengiyle kaplı, ölümü hatırlatan, soluk ve tedirgin duvarlara bakarak yazdığı şiir kitabı. Duvarlar, duvarlar, duvarlar; her yerde aynılar, her yerde soğuk ve her yerde elem vericiler... Bir vedanın izlerini taşıyan, fakat yine de inadına yaşamak, inadına hayata tutunmak hevesiyle dolu satırlarda; bir öksüz yurdun çilekeș şairinin sitemli, buruk, coşkun, sönük, umutlu, umutsuz ve bin bir duygu yüklü avazının sesleri gömülü. Yankısı yüzlerce yıl sonrasına uzanacak bu sesler, Mahmud Derviș'in edebiyat dünyasına, hasta yatağından bıraktığı bir yadigar olarak kalacak. (Mesut İlkay Yanık)
--reklam--
Duvarda PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mahmud Derviş - Duvarda kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Duvarda PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mahmud Derviş Kimdir?
1948 yılında henüz çocukken, doğduğu köy İsrail tarafından işgal edilerek yıkılınca, ailesiyle Lübnan'a göç etmek zorunda kaldı. 1949'da ülkeye geri döndüler fakat kendi köyleri yerle bir olduğu için Deyru'l-Essed köyüne yerleştiler.
Şiir yazmaya, iki kilometre uzaklıktaki okuluna yürüyerek gittiği ilköğretimi sırasında başladı. İlk şiirlerinin yayımlanma sürecinde, "El-arz" (Toprak) cephesinde etkinlik gösterdi. "El İttihad" gazetesi ile "El Cedid" dergisinin yazı işleri müdürlüklerini yaptı. Şiirleri 20'den fazla dile çevrilen Filistinli şair, 2003 yılında uluslararası Nazım Hikmet şiir ödülüne de layık görüldü. 1982 yılı Eylül ayında Sabra ve Şatilla'da yaşanan katliamın ardından yazdığı Beyrut Kasidesi ile 1984'te te Sovyetler Birliği'nde Lenin ödülünü aldı. Şiirleri ve yazıları nedeniyle birçok kez tutuklanarak cezaevinde yatan şair, Filistin halkının yaşadığı zorlukları dizeleriyle anlatmasıyla tanınmaktaydı. Adı, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nün önde gelen adayları arasında geçen Derviş, lirik örnekler gösteren şiirinde, geniş bir insanlık tarihi ve coğrafyasını konu edindi. 1970 yılında İsrail'den sürgün edilen sanatçı, iki yıl süreyle birçok Arap ülkesinde dolaşmak zorunda kaldı. 2008 yılı Mayıs ayında 2. Beyoğlu Şiir Festivali kapsamında Türkiye'ye geldi. Birçok şiiri Marcel Khalife, Majida El Roumi ve Ahmad Qa'abour tarafından bestelenen şair, Hamas ve El Fetih örgütleri arasındaki çatışmaları da eleştirel bir yaklaşımla şiirlerinde konu edindi. İsrail kökenli Fransız yönetmen Simone Bitton, 1997 yılında Fransız televizyonunda, kendisi hakkında bir Mahmut Derviş belgeseli yayınladı. Türkçeye çevrilen 20 civarında kitabı bulunan Derviş, geçirdiği bir açık kalp ameliyatı sonucu yaşamını yitirdi. Filistin ulusal marşı Neşîd el-intifada'nın söz yazarı olan sanatçının en bilinen şiiri, şu sözleriyle tanınmaktadır:
...Kaydet; ben bir arabım... kart numaram elli bin... sekiz çocuğum var... dokuzuncusu önümüzdeki yaz geliyor. kızdın mı... Kaydet; ben bir arabım... (..) ama lütfen yaz... her şeyden öte... kimseden nefret etmem ben...
Ödülleri
- Uluslararası Nazım Hikmet Ödülü, 2002
- The Lotus Prize (1969; from the Union of Afro-Asian Writers)
- Lenin Peace Prize (1983; from the USSR)
- The Knight of the Order of Arts and Letters (1993; from France)
- The Lannan Foundation Prize for Cultural Freedom (2001)
- Prince Claus Awards (2004)
- "Bosnian stećak" (2007)
- Golden Wreath of Struga Poetry Evenings (2007)
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Mahmud_Derviş
--reklam--
Mahmud Derviş Kitapları - Eserleri
- Biz Kaybettik Aşk da Kazanmadı
- Ölümü Seviyorlar Benim
- Mavi Bir Gün
- Kuşatma Durumu
- Kelebeklerin İzi
- Badem Çiçeği Gibi Yahut Daha Ötesi
- Atı Neden Yalnız Bıraktın
- Duvarda
- Gazze İçin Sessizlik
- Bu Şiirin Bitmesini İstemiyorum
- Yalnızlık Yenilemeden Kendini
- Mural
- Unutulanı Anmak
- Badem Çiçekleri Gibi Uzakta
- الأعمال الجديدة الكاملة
- Şiirler
- Beyrut Kasidesi
--reklam--
Mahmud Derviş Alıntıları - Sözleri
- Nereye gideceğiz bu son sınırdan sonra? Nerede uçacak kuşlar, Bu son gökyüzünden sonra? (Ölümü Seviyorlar Benim)
- Diyorum : Hayat burada ölümün nabzını tarif etmeden ..yaşam olmaz (Badem Çiçekleri Gibi Uzakta)
- Ve ben bir tartıyım içerdekilerin ve gidenlerin arasında Ve ben bir tartıyım dayananla kaçan arasında Ve ben bir tartıyım gereksizlikler arasında : Yürüyerek gitmek gerek. (Beyrut Kasidesi)
- Hiçbir yer dar değil çiçek saksısı gibi senin yerin kadar... Ve hiçbir yer geniş değil kitap gibi senin yerin kadar... (Badem Çiçeği Gibi Yahut Daha Ötesi)
- Ne çok seviyorum seni, ne kadar kendinsin! Ve ruhundan korkarak: Şimdi ben içimdeki o kadından başka biri de değilim. (Atı Neden Yalnız Bıraktın)
- Yalnız ölürsün. Daha sonra denizi terk edersin kıyılara Yalnız çakıl taşları gibi. Yazılanlar senden uçuşur, Ellerinden uçuşur şehir ve şehirle yaratılan yaban güvercinleri. (Mavi Bir Gün)
- ...yarattığım kırıklıkları görmeden ölümümle yenilenecek bütün bu yaram. (Kelebeklerin İzi)
- Yalnızız,bizler çok yalnızız kat be kat. (Kuşatma Durumu)
- Sen özgürlüğüsün yaratmanın, sen yaratıcısısın yolların. Ve sen karşı tezisin bu devrin. Ve terk et! Yoksul bir dua gibi, Yalınayak, kayaların yolundaki bir ırmak gibi, Ve gecikmiş, bir karanfil gibi… (Beyrut Kasidesi)
- Madem ki yabancısıyım artık anılarımın ve evimin Neden, “Elveda” diyeyim? (Ölümü Seviyorlar Benim)
- “... eskiden az çok hatırladığım seni unutmak üzere gidiyordum. şimdi seni anmayı da unuttum. düşlüyorum sadece." (Unutulanı Anmak)
- Daha önce yazmıştım, sana yazdıklarımı bir giz gibi hafızamda gizlerim. (Kelebeklerin İzi)
- Hangi rüzgârla geldin? Yaranın adını söyle ki bileyim (Duvarda)
- “nasıl anladın şimdi kaybolduğumu burada başım dizlerinde ve uyuyorken?" (Unutulanı Anmak)
- Ruhumu her şeyde görüyorum ve duyumsadığım her şey beni acıtır veya ruhumla duyumsar acıttığı zaman (Badem Çiçekleri Gibi Uzakta)
- Hiçbir şeyi duymuyorum, şuurun yaşaması güzeldir. Şimdi burası durudur, ağaçların çokluğunda duru hayatım benimle değil... (Badem Çiçekleri Gibi Uzakta)
- Benim hasretim bir mücadeledir Yarını testislerinden tutan bir şimdiye karşı. (Badem Çiçeği Gibi Yahut Daha Ötesi)
- Kör değilim görmediğinizi görüyorum (Duvarda)
- Olduğun gibi, yalnız! (Beyrut Kasidesi)
- Akan, hafif karanlıkta, kimse duygulanmayacak göç ve intiharla uğraşırken. Her şeyden boşalacak geçmiş, gerçek doğum... (Yalnızlık Yenilemeden Kendini)
Yorumlar
0 yorum