Kitap Künyesi
Yazar: Cihan Aktaş
Yayın Evi: İz Yayıncılık
İSBN: 9786053260813
Sayfa Sayısı: 176
--reklam--
Duvarsız Odalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Duvarsız Odalar, Cihan Aktaş'ın olgunluk çağı öykülerinden oluşuyor. Kayıp resimlerin parçalarını arayan öyküler bunlar. Hızına yetişilemeyen bir hayatın mecbur kıldığı öyküler. Gözden kaçan ayrıntıların, görmezden gelinen insanların öyküleri. Cihan Aktaş'ın anlatımındaki okuru ele geçiren duyarlılık öykülerde anlatılan olaylar kadar iz bırakıyor.
--reklam--
Duvarsız Odalar Alıntıları - Sözleri
- Kısa birkaç cümleyle anlatılabilecek bir konuyu uzun uzadıya anlatmaya kalkmanın zevzeklik olduğunu düşünürdü, zevzeklik ise ancak vakti gibi içi de boş insanların mesleği olabilirdi.
- Birine kendini sevdirip sonra da ondan uzaklaşmanın bir cezası olmalı, bu dünyada olmasa bile, öteki dünyada.
- Sessizdi, bu nedenle de bir tür saygınlığı vardı, etrafındaki insanlar o çok fazla kelime sarfetmeyen dilden bir zorlamayla dökülen sayılı kelimeden örülü cümlelere dikkatle kulak vermeden edemiyorlardı.
- Hiçbir şey ayna kadar yılların aşırımını hatırlatmaz insana...
- Bazı insanlar vardır, kiminin yanında dut yemiş bülbüle dönerler, kiminin yanında da sular seller gibi dökülür dillerinden cümleler.
- İçinde bulunduğumuz hayat kendi seçimlerimizin bir toplamıdır.
- ... Sözü uzatarak konuşanlardan da hoşlanmazdı.
- İnsanlar hiç beklenmediği bir sırada ölebiliyorlardı..
- Birine acı çektirmek, sana umutlarını bağlamış birine, cezasız bırakılacak bir suç olmamalı
- Daha çok seven sanki hep daha çok bekler.
- ...seni benim sesimin tesellisinden uzak olarak da düşleyemezdim
- Gerçek insanlar tanımak istiyorum, diye haykırmış babasının yüzüne; bunu duymuştum.
- Üşüye üşüye unutulmaya mahkumum, buna karşı elimden bir şey de gelmez; içimde büyümeye meyilli bir buz kütlesi var.
- İnsan, hele ki abartıya kaçan yönleri bakımından kendine benzeyeni o kadar da sevmiyor; benim hesaplı kitaplı olma çabam, geçmek bilmeyen üşümem bana yeterdi.
- Bana sanki hâlâ gidebileceğim bir yer varmış gibi geliyordu. İçimdeki buz kütlesi dağa değil de küçük bir tümseğe benzetilebilirdi en fazla.
--reklam--
Duvarsız Odalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gençliğinden vazgeçe vazgeçe ilerliyor hayat...: Her şey fazla, aslında eksik, her şey gerekli, yine de gözden çıkarılamayacak hiçbir şey yok. * İnsan birdenbire yaşlanmıyor, gençliğinden vazgeçe vazgeçe ilerliyor hayat yolunda. * Birine kendini sevdirip, sonra da ondan uzaklaşmanın bir cezası olmalı, bu dünyada olmasa bile, öteki dünyada. * Birileri mutlaka bekler, birileri mutlaka bekletir. Aşkta da var öyle bir dengesizlik: Daha çok seven sanki hep daha çok bekler. * Hiçbir şey ayna kadar yılların aşırımını hatırlatmaz insana. * İçinde bulunduğumuz hayat kendi seçimlerimizin bir toplamıdır. (Sait Köşk)
Kitap 13 hikayeden oluşuyor. Sanırım yazarın hayatından kesitler var ve bu da anlatımın samimi olmasını sağlamış. Her bir bölümü sıkılmadan okudum diyemem yer yer sıkıldım çünkü. Emek verildiği belli, okunmaya değer bir kitap. (Parafin)
Ayrı ayrı öykülerden oluşan bu kitapta kızların , bazen kadınların kendilerini bulmaları cok mümkün. Öykülerde samimiyet, sıcaklık, çay var. Ve Anne sıcaklığı var kimi zaman. Önemli bir unsuru da kaçırmamak gerek tabiki. Yazar, ayrılıkların soğukluğunu da işlemekten çekinmemiştir ve güzel hatıraların geçmişte bir yerlerde kalıp soğuktan üşümesini. (Hazan)
--reklam--
Duvarsız Odalar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cihan Aktaş - Duvarsız Odalar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Duvarsız Odalar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cihan Aktaş Kimdir?
Yazar Ümit Aktaş'ın kardeşi.Beşikdüzü Öğretmen Lisesi’ni (1978) ve İstanbul DGSA Mimarlık Fakültesi’ni (1982) bitirdi. Mimar, basın danışmanı ve gazeteci olarak çalıştı. Yeni Devir’de köşe yazıları yazdı. Halihazırda Taraf gazetesi ve Dünya Bülteni internet sitesinde köşe yazıları yazıyor. Hayal Perdesi e-dergisinde sinema yazıları, www.sonpeygamber.info'da ise dini içerikli makaleleri yayınlanıyor. 1995’te TYB (Türkiye Yazarlar Birliği), 1997’de Gençlik Dergisi tarafından ‘Yılın Hikayecisi’, 2002’de TYB tarafından yılın romancısı olarak ödüllendirildi. 2009’da “Kusursuz Piknik” isimli hikaye kitabı ESKADER tarafından yılın hikaye kitabı ödülüne lâyık bulundu. Halihazırda Tahran’da Tabatabai Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde dersler veren Aktaş evli ve iki çocuk annesidir.
--reklam--
Cihan Aktaş Kitapları - Eserleri
- Üç İhtilal Çocuğu
- Hz. Zeyneb
- Bana Uzun Mektuplar Yaz
- Kızım Olsan Bilirdin
- Hz. Fatıma
- Duvarsız Odalar
- Bacıdan Bayana
- Suya Düşen Dantel
- Son Büyülü Günler
- Ayak İzlerinde Uğultu
- Halama Benzediğim İçin
- Kusursuz Piknik
- Şark'ın Şiiri: İran Sineması
- Fotoğrafta Ayrı Duran
- Acı Çekmiş Yüzünde
- Sistem İçinde Kadın
- Şirin'in Düğünü
- Ağzı Var, Dili Yok Şehrazat
- Azize'nin Son Günü
- Seni Dinleyen Biri
- Kılık - Kıyafet ve İktidar
- İslamcılık
- Şehir Tutulması
- Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği
- Şair ve Gecekuşu
- Unutulmayan
- Bir Hayat Tarzı Eleştirisi: İslamcılık
- Turuncu Günler
- Sınıra Yakın
- Mahremiyetin Tükenişi
- Türbanın Yeniden İcadı
- Kardeşliğin Dili
- Tesettür ve Toplum
- Hayallerin Ötesi
- Hatırladığım Filmler
- Kadının Serüveni
- Dünün Devrimcileri Bugünün Reformistleri
- Vahiy Sürecinde Kadın
- Yakın Yabancı
- İktidar Parantezi
- Veda Hutbesi İnsanın Temel Hakları
- Seattle Günlüğü
- Pakistan Dosyası
- Rüzgarla İyi Geçinmek: Esenler'in Kuruluşu
--reklam--
Cihan Aktaş Alıntıları - Sözleri
- Y a Ümmü Gülsüm? O, Hz. Ali ve Fatıma’- nm ikinci kızlan ve Allah Resulünün öpüp kok- ladığı bir yavru... Küçük yaşta diğer kardeşleri gibi anasını ve dedesini yitiren bu küçük kız, babasının denetiminde büyüdü. (Hz. Fatıma)
- “İlk tanıdığı insana hemen güvenip içinde ne varsa dökmek gibi onu hep belalara sürükleyen bir huyu vardı.” (Acı Çekmiş Yüzünde)
- Mahalle aslında aileden kamuya öğretici bir geçiş rolü üstlenen "sıcak kamu" alanı. (Şehir Tutulması)
- “Bir zamanlar düşler, ümitler, sunulmayı bekleyen sevgiler vardı. Geçmiş diye bir zaman yoktu, her şey gelecekti bir zamanlar. Geleceğin renkleri canlı, pırıl pırıldı. O zamanlar...” (Üç İhtilal Çocuğu)
- Konuşmak istediği, kendisini anlayabilecek, kendisine destek verebilecek birinin özlemi içinde. (Üç İhtilal Çocuğu)
- "Icsellestirilmemis, şekilde kalan bir dindarlıkla veya dini fanatizmle ruhsal iflas arasındaki mesafe çok kısadır. Ne kadar ilkelerimize bağlı olduğumuzu söylersek söyleyelim, bu bağlılığın sahiciligi ancak, ilkelerimizin sınandığı seçim ve karar anlarında anlaşılacaktır. (Bacıdan Bayana)
- Gerçek insanlar tanımak istiyorum, diye haykırmış babasının yüzüne; bunu duymuştum. (Duvarsız Odalar)
- "Çok çok oku, senin süsün okuduğun kitaplar olsun," diyor babam... (Son Büyülü Günler)
- “İran sineması ile ilgili bilinçli bir cehaletin sürüldüğü görüşü yaygındır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)
- Kadının örtünmesi, cinsi içgüdünün tahrikine, kışkırtılmasına meydan vermeyen bir korunma biçimidir ve örtülü bir kadının toplumsal katılımı, gerçekçi bir gözle bakılacak olursa, daha çok yararlı olacaktır insanlığa (Sistem İçinde Kadın)
- Bu dünyada kurduğu hayallere tamamen kavuşan insan var mıdır bilmiyorum. (Şair ve Gecekuşu)
- Dünyevileşme ve mahremiyetin yitimiyle aşk da anlam kaybına uğramıştır. (Mahremiyetin Tükenişi)
- Örtülü Üniveriste Mezunları adına da Dr. Aysel Çelikkol Sadi Irmak'a şöyle yazmıştı: .... Şuna emin olmanızı isteriz ki, Türk halkı kızının " imanla yaşamak mı?" yoksa "tahsil mi?" tercihine mecbur tutulmazsa, ilmin kadın ve erkek her Müslüman'a farz olduğu bilinci içinde yavrusunu okutacak, yurdumuzda tek cahil fert kalmayacaktır. (Türbanın Yeniden İcadı)
- '...büyük hayaller kurmadığı için mutlu olmayı başarmış bir adam, diye düşündü.' (Son Büyülü Günler)
- "...korkunçtu hayat... Gelecek ne, belirsizdi. Ürperdi; insan yükü ağır olur, derdi annesi hep. Başkalarına muhtaç, sığıntı, göze diken olan yaşlı bir kadın olarak yaşmak düşüncesi bile böyle ağırken ne zordu kim bilir?" (Acı Çekmiş Yüzünde)
- Birine kendini sevdirip sonra da ondan uzaklaşmanın bir cezası olmalı, bu dünyada olmasa bile, öteki dünyada. (Duvarsız Odalar)
- Ulaşılması zor, yasak, yanlış bir yerde duruyordun. (Son Büyülü Günler)
- Gelecek kuşaklara daha hafif binalar ve şehirler borçluyuz. (Şehir Tutulması)
- Kadını çalışma hayatına zorlayan sistem, bununla birlikte gerekli hizmetleri vermediği için; çalışma hayatı Türkiyeli kadınların ekseriyeti için yorucu ve yıpratıcı, para kazanmak ve emekli olmak üzere katlanılan bir yük, bir çile anlamına geliyor. (Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği)
- “Haram yemek tatlıdır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)
Yorumlar
0 yorum