Kitap Künyesi

Yazar: Alberto Moravia

Çevirmen: Leyla Tonguç Basmacı

Yayın Evi: Kolektif Kitap

İSBN: 9786052205273

Sayfa Sayısı: 328

--reklam--

Düzen Adamı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Düzen Adamı çocukluğundan itibaren normalliğin peşine düşen Marcello’nun hayatı ekseninde toplumsal

alışkanlıkların ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Alberto Moravia kahramanı Marcello’nun takıntı

derecesindeki normallik arzusunu bir dürtü olarak tarif ediyor: “Kabul gören genel bir kurala uyma

iradesiydi, farklı olmak suçlu olmak anlamına geldiğine göre başkalarına benzeme isteğiydi” onunki.

“Maneviyatla sanatsal bütünlüğün nadiren rastladığımız birleşimi Moravia’yı Avrupa’nın en iyi yazarları

arasına yerleştiriyor.”

John Burnside, Guardian

“En önemli romanı Düzen Adamı’nda Moravia, sinik fırsatçılar ülkesinde cinsellikle siyaset arasındaki

karmaşık ilişkiyi keşfediyor.”

Rachel Donadio, New York Times

--reklam--

Düzen Adamı Alıntıları - Sözleri

  • "Hepimiz şu veya bu şekilde masumiyetimizi kaybediyoruz. Normallik böyle işte."
  • "Normal insanlar iyi değil,"diye düşündü yine, çünkü normalliğin bilinçli olsun olmasın duyarsızlık, aptallık, korkaklık hatta canilik gibi hepsi olumsuz çeşitli suç ortaklıkları yoluyla daima ağır bir bedeli oluyordu.
  • "Normallik artık başka yerlerdeydi veya belki de henüz gelmemişti ve zorlukla, kuşkuyla, kanla yeniden inşa edilmesi gerekiyordu."
  • İnsan bazen sempatik olduğunu sanır, halbuki tam da bizden hoşlanmasını istediğimiz insanlar bize tahammül edemez.
  • İnsanlar için yaşam, hoşgörülü doğanın sunduğu uyuşuk huzura kendilerini bırakmak değil, sürekli mücadele ve endişe halinde olmak, her an hayat denen o bütünsel sorunun bir parçası olan büyük sorunların sınırları içindeki küçük sorunları çözmek demekti.
  • Hepimiz şu veya bu şekilde masumiyetimizi kaybediyoruz. Normallik böyle işte.
  • “Hayatımızın tamamı,” diye düşündü alaycı bir tavırla sandalyeden ceketini alıp giyerken, “ taksitli... ama son taksitler en büyükleri ve onları ödeyemeyeceğiz.”
  • Acelesi yoktu, sabırsızlanmıyordu, bakanlığın düzeninden ve kurallarından rahatsız olmuyordu. Tam tersine o düzen ve kurallar, seve seve uyduğu daha büyük bir düzenin ve daha fazla kuralın göstergesi olduğu için hoşuna gidiyordu.
  • Hiçbir yerde, eyleme geçmek için insanın beresinin üzerinde altın bir kartal, manşetlerinde de şeritler olmasına gerek olduğu yazmaz ki...
  • Herkesin üstüne düşen rolü oynaması lazımdı, dünya ancak bu şekilde var olmaya devam edebilirdi.
  • ...herhangi bir şeyi hissetmediğini keşfetmek de iyileştiğini keşfetmek gibiydi.
  • Gözleriniz... kızgın görünmeye çalışsanız da gözleriniz o kadar tatlı, o kadar yumuşak ki... size rağmen sizin adınıza konuşuyorlar.
  • ... karanlıkta asılı duran bir miktar yıkımım, o kadar.
  • "Hepimiz şu veya bu şekilde masumiyetimizi kaybediyoruz. Normallik böyle işte."
  • Katı olunmazsa güçlü olunamayacağını düşünürler ve kendilerini katı hissetmek için var olmayan günah keçileri yaratırlar.

--reklam--

Düzen Adamı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

imaj hiçbir şeydir, Moravia okumak her şey...: Dostoyevski'ye olan hayranlığını dile getiren Moravia, başyapıtı sayılan Düzen Adamı romanında, insan psikolojisini anlatmada ki hünerini sergileyerek, ustası Dostoyevski'nin izinden emin adımlarla gittiğini de göstermiştir kanımca. Vurdumduymaz bir anneyle, karısı tarafından aldatıldığı şüphesiyle delirme noktasına gelen sinirli bir babanın tek evladı olan Marcelo'nun, ebeveynlerinin sorumsuzluklari ve ilgisizlikleri yüzünden çocukluğu hem çok mutsuz hem sorunlu geçer. Öfkesi ve hıncını, karşısında kendini savunamaz canlılara yönlendirir. Anormal davranışlarda bulunduğunun farkında olan Marcelo, okul hayatında arkadaşları tarafından cinsel kimliği üzerinden alaya alınır, kötü muamelelere maruz kalır, üstüne bir de hayatını derinden etkileyen acı bir olay yaşayınca, normal olma isteği bu noktadan itibaren başlar ve yaşamı boyunca anormalliğinden kaçıp normalliği arar. 2021'in bu son gününde, bu yıl içinde okuduğum en etkileyici metinlerden biriydi "Düzen Adamı". Bu yılın kapanışı çok muazzam oldu benim için. Sadece Moravia'nin eserlerini değil, esas itibariyle 20. y.y italyan edebiyatı eserlerini çok severek okuyorum. Okumaya da devam edeceğim. (Ferhat Tezcan)

Alberto Moravia'nın Düzen Adam'ı 1951 yılında, İkinci Dünya Savaşı sonrası yayımlanmış. Roman başkarakteri Marcello Clerici'nin çocukluğundan itibaren tek bir isteği vardır.O da "Normal olmak"tır. Yaşadığı olaylar, anne ve babasının tepkileri ya da tepkisizlikleri kendisinin anormal olduğu algısını oluşturur küçük Marcello'nun zihninde. Yaşadığı akran zorbalığı nedeniyle  gelişen trajik bir olay da  eklenince  normal algısı tamamen darbe alır Marcelllo'nun.Daha doğrusu normal olmak tek hedefi olur. Kitabı, Musollini faşizminin, birey üzerinden eleştirisi olarak da okuyabiliriz.Zaten normallikte bir adımdır, faşist yönetime biat etmek, derin devletin adamı olmak.Evliliğini de normallik adına gerçekleştirir. Özel görevi sırasında yaşadıkları, ikilem yaratsa da normallik takıntısı devam eder. Düzen Adam'ı Alberto Moravia'nın başyapıtı olarak kabul ediliyor.Bernardo Bertolucci'nin Konformist filmi de bu kitabın uyarlamasıymış. Bu yıl okuduğum en güzel kitaplardan biriydi benim için Düzen Adamı.Tavsiye ederim.Alberto Moravia külliyatını okumak gibi de bir niyetim var bu yıl.Başta elimdeki kitapları olmak üzere. (Özlem Akbaş)

Hem toplumsal yergi hem de bireysel trajedi: Moravia'nın Düzen Adamı, hem toplumsal bir eleştiri hem de bireysel bir trajedi... Moravio'nun diğer romanları, özellikle Küçümseme'de de karşımıza çıkan bu ikili yapı, Düzen Adamı'nda adeta doruğa çıkıyor. Romanda, birey psikolojisi sürekli geliştirilip okuyucuya aktarılırken, toplumsal yapı da varlığını daha doğrusu karanlık gölgesini bir an olsun sayfaların üzerinden eksik etmiyor. İtalya'daki faşist iktidar döneminde geçen roman, normal olmak isteyen Marcello'nun hikâyesini anlatırken, baskıcı yönetimlerin toplum ve toplumu oluşturan bireyler üzerindeki farklı etkilerine de odaklanıyor. Marcello'nun normal istemesi, herkese benzemek kaygısından ileri geliyor. Herkese benzemek, herkes gibi olmak, farklılıkların var olmadığı tek tip insan modeli de faşist yönetimlerin bir özelliği ancak. Ancak romana basite kaçarak Marcello'yu bir korkak ya da düz bir çıkarcı gibi göstermiyor. Onun çocukluğundan başlayarak, normal olma istediğinin altındaki derin nedenlere odaklanıyor ve psikolojik açılımlar getiriyor. Marcello kendinden, 'kendi normalinden' kaçarken yığında bir nokta olmak istiyor. İlk başta 'anlaşılabilir' gelen bu istek sayfalar ilerledikçe okurunu 'normallik' üzerine düşünmeye zorluyor. (Mustafa Kerem)

--reklam--

Düzen Adamı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Alberto Moravia - Düzen Adamı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Düzen Adamı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Alberto Moravia Kimdir?

Alberto Moravia, (asıl adıyla Alberto Pincherle), (28 Kasım 1907, Roma - ö. 26 Eylül 1990), İtalya'nın dünyaca ünlü yazar ve şairlerinden.

Alberto Pincherle (Moravia büyükbabasının soyadıdır), Yahudi bir ressam ve mimar olan Carlo ile Teresa Iginia De Marsanich'in dört çocuğunun üçüncüsü olarak Roma'da doğdu. Dokuz yaşına kadar tüberküloz hastalığıyla boğuştuğu ve en az beş yılını yatakta geçirdiği için eğitimi aksadı. Bu yaşlarını yaşıtlarıyla geçirmek yerine edebiyatla haşır neşir oldu.

Hasta yatağında Dostoyevski, Joyce, Goldoni, Shakespeare, Molière, Mallarmé ve birçok diğer yazarı okudu, Fransızca ve Almanca öğrendi. 1925'te senatoryumdan ayrıldı ve Gli indifferenti 'yi yazmaya başladı.

Bu süreçte Corrado Alvaro ve Massimo Bontempelli ile tanıştı ve 1927'de '900 dergisinde çalışmaya başladı, ilk hikâyeleri de burada yayımlandı.

1929'da ilk romanı Gli indifferenti yayımlandı ve eleştirmenlerden olumlu tepkiler aldı.

Amerika seyahati

1935'te New York'taki Columbia Üniversitesinde İtalyanca bölümünün başkanı olan Prezzolini'nin davetiyle, İtalyan romanı hakkında konferanslar vermek üzere ABD'ye gitti.

--reklam--

Alberto Moravia Kitapları - Eserleri

  • Düzen Adamı
  • Küçümseme
  • Romalı Kadın
  • Röntgenci
  • Kıskançlık
  • Aylaklar
  • Bakma Sevdalısı
  • Evlilik
  • Ben ve O
  • Mao'nun Kültür İhtilali
  • Maskeliler
  • Taşralı Kız
  • Kızım ve Ben
  • Meçhul Tanrı
  • Oyun İçinde Oyun
  • Kıskançlık
  • Şanssız Bir Adam
  • Nefret
  • Diktatörün Kadını
  • Voice of the Sea
  • La Désobéissance
  • Hain
  • Kalbe Düşen Gölge

--reklam--

Alberto Moravia Alıntıları - Sözleri

  • Senin bir kusurun da aşırı tevazu, hayatta az isteyen hava alır. (Romalı Kadın)
  • Üretim - tüketim devresinde, üreten ve tüketen toplumun zaman zaman tutulduğu kabızlar yüzünden savaş kaçınılmaz ve önlenmez oluyor. Savaş sırasında, barış çağının alışılmış tüketicisinin yerini asker alıyor, yâni tüketimin çeşitliliği, hızlılığı, çokluğu ve şiddetiyle olağanüstü bir tüketici. Bir savaş gününde, barış içinde bir yıl tüketildiği kadar şey tüketilir. Sonra mal ve zenginlik tüketmekle yetinmeyen asker insan hayatını tüketmeye koyulur: önce düşmanlarının hayatını, sonra da kendininkini tüketir. (Mao'nun Kültür İhtilali)
  • Bizim kişisel işlerimize papazın burnunu sokmaya ne hakkı var? (Romalı Kadın)
  • “Hayatımızın tamamı,” diye düşündü alaycı bir tavırla sandalyeden ceketini alıp giyerken, “ taksitli... ama son taksitler en büyükleri ve onları ödeyemeyeceğiz.” (Düzen Adamı)
  • Kimsenin yüzünü görmek istemiyordum ama yalnız kalmak da istemiyordum. Evde kalmak istemiyordum ama sokağa çıkmak da istemiyordum (Kıskançlık)
  • Fark ettim ki, insan ne kadar derin bir kuşkuya kapılırsa , zihnin yapay pırıltısına o kadar sıkı sıkıya tutunuyormuş; böylece duygunun bulanıklaştırdığını ve karanlık kıldığını akılla aydınlatmayı amaçlıyormuş. (Küçümseme)
  • Ama kim demiş müzik nasıl olsa etkisini yapar, en dalgın kimseye bile kendini âdeta zorla dinletir diye? Bunu söyleyen yalan söylemiş. Doğrusu şu ki kulaklarım dinlemek şöyle dursun, duymaya bile yanaşmıyorlardı (Kıskançlık)
  • Zaman zaman, sıkıntımın bu çılgınlıkları arasında: Ölmek mi istiyorum acaba? diye soruyordum kendi kendime. Yaşamaktan böylesine hoşlanmadığıma göre, akıllıca bir soruydu bu. (Kıskançlık)
  • Çin’in her yanına salıverilen elli milyon kızıl muhafız, duvarlara yapıştırılan milyonlarca gazete, yüzbinlerce yürüyüş, tören, gösteri ve toplantı; Pekin'de şahsen kabul edilen on mil­ yondan fazla kızıl muhafız, sonra alt üst olan tüm Çin, sanayi ve tarım üretiminde düşüş, yö­ netici kadronun karmakarışık edilişi, parti bü- roksisinin yok oluşu, bazı bölgelerin Mao taraf­ tarlarının, bazı bölgelerin ise düşmanlarının eli­ ne geçişi işte Mao’nun halk yığınlarına yaptığı çağrının ortaya çıkardığı patlamanın tam liste halindeki sonuçları. Bürokrasi ve parti otoritesi yıkıldı. Daha önemli olan sonuç, belki yarın Sov­ yet ideolojisiyle boy ölçüşecek evrensel bir ih­tilâlci ideolojinin kıyaslama noktaları yaratıldı. (Mao'nun Kültür İhtilali)
  • ...Gerçekte insan anımsamak istemediği şeyi kolayca unutuyor... (Nefret)
  • Belki de bütün düşmanlıkların sebebi cehaletti. Çünkü bilen kötülük edemez. (Kızım ve Ben)
  • Katı olunmazsa güçlü olunamayacağını düşünürler ve kendilerini katı hissetmek için var olmayan günah keçileri yaratırlar. (Düzen Adamı)
  • Benim için sıkıntı, gerçeğin bir çeşit yetersiz­liği, oransızlığı ya da yokluğu demektir aslında (Kıskançlık)
  • ...Yeni baştan başlamamız gerek. Yanlışlarımızın kaynağı sıkıntı ve yaşam koşullarına karşı gösterdiğimiz sabırsızlıktan doğmuştur... (Aylaklar)
  • Sanki düşen suları çalıyordu. (Maskeliler)
  • ... karanlıkta asılı duran bir miktar yıkımım, o kadar. (Düzen Adamı)
  • Benim içimdeki sıkıntı, bir evdeki elektrik akımının esrarlı bir tarzda sık sık kesilmesine benzer. Bir zaman için herşey aydınlıktır, belirlidir; burada koltuklar, şurada divanlar, daha ileride dolaplar, konsollar, tablolar, duvar ve yer halıları, pencereler, kapılar vardır; biraz sonra ise karanlıktan, boşluktan başka şey yoktur (Kıskançlık)
  • Kendi yaşantısının resmi karşısında bir dakika değil, yıllar boyu yaşamıştı ama hiçbir şey görmemiş, hiçbir şey farketme-miş gibi bir hâli vardı. (Kıskançlık)
  • Kadınlar, kararsız yaratıklardı; düşünceleri ve duyguları kolaylıkla değişebilirdi. (Maskeliler)
  • Derki : Evlilik düşünmeyen düşünen var mı acaba (Evlilik)