Kitap Künyesi
Yazar: Nazmiye Sümer
Yayın Evi: Mendirek Yayıncılık
İSBN: 9786059821070
Sayfa Sayısı: 493
--reklam--
Ege Güneşi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dal olup bölüşelim, saz olup söyleşelim!
"Kemençenin efsanesini bilir misin?"
Her ikisi için de bu soru, sonun başlangıcıydı. Onlar, kaderin bir oyununa geleceğini, bir efsanenin yeniden hayat bulacağını bilmeden planlamadıkları geleceklerine adım atıyorlardı. Her ikisi de karşılaştıkları ilk andan itibaren kaderin önüne geçemeyeceklerdi. Genç adamın geçmek gibi bir arzusu yoktu, gördüğü ilk an kararını vermişti.
Ama genç kız…
Yaşadığı çalkantılardan sıyrılıp çizgisini bulabilecek gibi değildi. Yiğit, Güneş'i ikna edebilecek miydi? Aşkının gerçekliğine, kendisinin diğer erkekler gibi olmadığına inandırabilecek miydi?
Karadeniz'in yeşiliyle Ege'nin mavisi bir araya gelecek miydi? Bir efsane yeniden hayat bulacak mıydı?
(Tanıtım Bülteninden)
Ege Güneşi Alıntıları - Sözleri
- Yeri geldiğinde gitmesini bileceksin arkana bile bakmadan. Ve kimi zaman da anlatmalısın içindekini çok geç olmadan.
- "Israrla söylüyorum ki kimseyi etkilemeye çalışmıyorum."
- '' Yeşil dağ olan sensin, mavi deniz de o kiz...''
- '' Maalesef, cennete henüz sefer koymadılar. Sadece buraya gelmek için uçak bulabildim. ''
- '' Biz anlamazuk Rizeli ! Er kişi bizi işine karıştırmaz. ''
- Ama yine de bu müzik, zihnimin derinliklerindeki zehri mucize gibi eritmeyi başarıyordu.
- "Senden önce çok önemli olduğuna inandığım işlerimin şuan zerre kadar değeri yok gözümde"
- "Sorunlarımla başını ağırtmak istemem," diye geçiştirmek istedim. Bu kez de, " Yeri geldiğinde gitmesini bileceksin arkana bile bakmadan. Ve kimi zamanda anlatmalısın içindekini çok geç olmadan," dedi en yumuşak, ikna edici ses tonuyla.
- Sen benim dünyama güneş gibi girdin. İsmin gibi Güneş'im oldun.
- "Yiğit’le yan yana, el ele tutuşmuş oturuyor, insanların bizim sayemizde kaynaşmalarını mutlulukla izliyorduk. Ben Ege kıyılarının kızıydım. Yanımdaki yeşil gözlü erkek ise Karadeniz kıyılarının erkeğiydi. Egenin dingin sularıyla Karadeniz’in hırçın suları nasıl bir bütün olacak, nasıl bir nesil meydana getirecektik bunu zaman gösterecekti. Biz ilk değildik elbette. Tabii ki son da olmayacaktık."
Ege Güneşi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
#kitapyorumu #EgeGüneşi Yazarın kalemiyle ilk tanıştığım kitabıydı. Akıcı ve sade anlatımıyla satırlar bir anda okunuyor. Sayfalar birbirini hızla takip ediyor. Kurgu başarılı, okuyucuya aktarımı anlaşılırdı. Bölüm arası geçişlerde kopukluk yok kurguyla bir bütün olarak devam ediyor. Bazı kısımlarda Lazca şiveler ve konuşmalar yüzümü güldürdü. Güneş annesiz ve babasız olduğundan anneannesi tarafından büyülmüştür. Mimarlık okumuş kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir karaktere sahiptir. Düğününe bir hafta kala babasının yaşadığını öğrenir. Düğününü iptal ederek nişanlısından ayrılır. Şimdi onun hayatında babasıyla ve gerçeklerler yüzleşmek vardır. Annesini ve kendisini neden terkettiğini öğrenmek için İstanbul’dan İzmir’e gider. Yiğit Bal adı gibi kendisi de yiğit bir delikanlı işinde başarılı ailesinin biricik erkek evladı. Ailesinin evlenmesi için yapmış olduğu baskılara sürekli kulaklarını tıkar. Ta ki kız kardeşinin düğünğnden önce rüyasında gördüğü Peri’yi ( Güneş’i) düğünde karşısında görünceye kadar.... Yiğit ve Güneş’in yolları düğünde kesişmiştir. İyiki de Güneş İzmir’e gelmiş Yiğit perisini görmüştür. Güneş’in babası onları neden terketti? Güneş kimsesiz geçen yılların acılarıyla babasını affedecek mi? Yiğit Güneş’in kalbine nasıl girecek? İstanbul ve İzmir arasında geçen olaylarda neler yaşanacak? Hepsi ve daha fazlası kitabımızda saklı... Birde kitabımızda kemençenin hikayesi var ki mutlaka okumalısınız dedirtecek güzellikte. Yazarımızı tebrik ediyorum ben keyif alarak okudum. Aşk ile harmanlanan bu kitabı bir solukta okuyacaksınız. Kitapla kalın (Gülseven Çakır)
Tam bir Karadeniz topraklarının ve Karadeniz insanlarının hayatı ... Yiğit , adı gibi yiğit bir delikanlı Yiğit, yakışıklı, namert, çalışkan ve ailesinin tek erkek evladı. Güneş ise evliliğine çok kısa bir süre kala ailesi hakkında öğrendiği gerçek üzerine sevdiği adamı daha doğrusu sevdiğini sandığı adamı terk eder ve geçmişin peşine düşer İstanbul'dan kalkar İzmir'e gider. Böylece yolları Yiğit ile karşılaşır. (Persephone)
Kitabın konusu biraz klişe olsada karadeniz kültürüyle harmanlanınca ortaya çok hoş bir hikaye çıkmış. Aşk hikayesinin dışında da aile ilişkilerine yer vererek kitaba ayrı bir tat katmış. Oldum olası karadeniz hikayelerini çok sevmişimdir anlatımına ayrı bir tat katıyor özelliklede şive ile Beni birazcık rahatsız eden belli bir kısımda olaylar çok hızlı gelişti bir anda bazı kararlar alındı bla bla. (Spoiler olmasın diye fazla bahsetmeyeceğim) belkide bu tarz aniden gelişen olaylara inanmadığım için de beni rahatsız etmiş olabilir Beni mutsuz eden diğer bir olaysa genel olarak tüm kitaplarda fazla alt bilgi olması ki Ege Güneşi nde de fazlasıyla mevcuttu Lazca konuşmaların açıklamaları. (Sirius Black)
Ege Güneşi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nazmiye Sümer - Ege Güneşi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ege Güneşi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nazmiye Sümer Kimdir?
Rize'nin Pazar ilçesinde 1971 yılında doğdu. Babasının görevi gereği on yaşında İzmir’e yerleşti. Yazarlık, Türkçe öğretmeninin bir ödevi sayesinde gerçekleşti. Satırlara dökmenin, dile dökmekten daha kolay olduğunu keşfetti. Bugün, İzmir’e eşi ve iki oğluyla yaşıyor.
--reklam--
Nazmiye Sümer Kitapları - Eserleri
- Hiç Hesapta Yoktun Sen
- Bana Aşkla Gel
- Cazi: İfrite Karşı Kuşluk Vakti
- Karadeniz Güneşi
- Ege Güneşi
- İfritin Varisi
--reklam--
Nazmiye Sümer Alıntıları - Sözleri
- "Senden önce çok önemli olduğuna inandığım işlerimin şuan zerre kadar değeri yok gözümde" (Ege Güneşi)
- Sen benim dünyama güneş gibi girdin. İsmin gibi Güneş'im oldun. (Ege Güneşi)
- "Kader, insanın değişmeyen yol çizgisidir. Kararlar, kaderini şekillendirir. Ama insanın iradesi dışında gerçekleşen olaylar ise Yaradan'ın hükmüdür. Bu da kaderin üstündeki gücü temsil eder. Biz, Yaradan'ın hükmünün önüne geçemeyiz." (İfritin Varisi)
- Bir sır var ve siz o sırrın ne kadarına dâhil olduğunuzu bilmiyorsunuz. Bir sır var ve o sırrı nasıl çözeceğinizi bilmiyorsunuz. Ve bir sır var ki öğrendiğiniz de hayatınızı nasıl alt üst edeceğini, bir daha asla eskisi gibi olamayacağınızı bilemiyorsunuz. (Cazi: İfrite Karşı Kuşluk Vakti)
- Sevginle mahsarlayim:) (Bana Aşkla Gel)
- '' Yeşil dağ olan sensin, mavi deniz de o kiz...'' (Ege Güneşi)
- Her sabahın güneşinden senin yüzün gördüm her gecenin dolun ayı gördüm birden sen cıktın karşıma ve o gün dünya durdu gözlerine baktığımda :) (Hiç Hesapta Yoktun Sen)
- "Gündüz,maskelerini takıp aramızda gezerken, Gece,ölüm elbisesi giyerek cellattilar. Ağıldaki buz sağından, beşikteki sabiye kadar, İnsan evladının Âdem'den bu yana en büyük illetiydiler. Yerin dibi, yerin köküydüler, Dinmezken âdemoģlunun yüreğindeki acılar, Geldiler dört bir yandan Uçanlar. Onlar sayesinde sarılmıştı yaralar." (İfritin Varisi)
- “Sen hep böyle misin? Yani şaşkın ve sakar!” diye sordu alayla. Son sözleri beni kendime getirdi. Şaşkınlığımdan sıyrılırken aldığım derin solukla birlikte öfkeyi de içime çekiyordum. “Sen de her zaman böyle kendini beğenmiş misin?” diye sordum öfkeyle. Güldü. Gülüşü öfkemi komik bulmasındandı. “Karşımdaki kişinin algısına göre değişiyorum. Şu an sanırım öyleyim.” Derken son derece doğaldı. “Neyse, beni evine davet etmeyecek misin?” diye sordu hemen ardından. “Etmeli miyim?” derken onu taklit ediyordum alayla. “Sen etmezsen kendimi davet ettirecek birini bulabilirim sanırım.” Derken kurnazca bir kaşı yukarı kalktı. “Bundan eminim. Sende bu çene oldukça!” derken arkamı dönüp eve doğru yürümeye başladım. “Hey! Nereye gidiyorsun?” Şaşırmıştı. “Eve! Valizini benim taşımamı beklemiyorsun herhalde?” derken ona dönmemiştim. Bu onu davet etme şeklimdi. (Bana Aşkla Gel)
- '' Biz anlamazuk Rizeli ! Er kişi bizi işine karıştırmaz. '' (Ege Güneşi)
- Yeri geldiğinde gitmesini bileceksin arkana bile bakmadan. Ve kimi zaman da anlatmalısın içindekini çok geç olmadan. (Ege Güneşi)
- Ama yine de bu müzik, zihnimin derinliklerindeki zehri mucize gibi eritmeyi başarıyordu. (Ege Güneşi)
- "Israrla söylüyorum ki kimseyi etkilemeye çalışmıyorum." (Ege Güneşi)
- " Her aşk sınanır. Gerçek aşk kazanır ! " (Karadeniz Güneşi)
- "Yiğit’le yan yana, el ele tutuşmuş oturuyor, insanların bizim sayemizde kaynaşmalarını mutlulukla izliyorduk. Ben Ege kıyılarının kızıydım. Yanımdaki yeşil gözlü erkek ise Karadeniz kıyılarının erkeğiydi. Egenin dingin sularıyla Karadeniz’in hırçın suları nasıl bir bütün olacak, nasıl bir nesil meydana getirecektik bunu zaman gösterecekti. Biz ilk değildik elbette. Tabii ki son da olmayacaktık." (Ege Güneşi)
- "Sorunlarımla başını ağırtmak istemem," diye geçiştirmek istedim. Bu kez de, " Yeri geldiğinde gitmesini bileceksin arkana bile bakmadan. Ve kimi zamanda anlatmalısın içindekini çok geç olmadan," dedi en yumuşak, ikna edici ses tonuyla. (Ege Güneşi)
- '' Maalesef, cennete henüz sefer koymadılar. Sadece buraya gelmek için uçak bulabildim. '' (Ege Güneşi)
- "Kardelen? Canım , iyimisin? " diye sordu üzgün sesle. İyi miydim; değildim. Ama yine de başımı "iyiyim" diye salladım. (Cazi: İfrite Karşı Kuşluk Vakti)
- Aşkına koşan yorulmaz (Hiç Hesapta Yoktun Sen)
- Siz olsanız ne yapardınız? Hemen teslim olur muydunuz böylesi bir düşmana? (Cazi: İfrite Karşı Kuşluk Vakti)
Yorumlar
0 yorum