Kitap Künyesi
Yazar: Abdurrahim Karakoç
Yayın Evi: Maya Yayınları
İSBN: 97817237141
Sayfa Sayısı: 64
--reklam--
El Kulakta Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
--reklam--
El Kulakta Alıntıları - Sözleri
- Semada yıldızların uykuya yatma vakti İster ay batarken gel, ister gün doğarken gel!
- Öyle bir devir ki, sakar mı sakar; Dışı da, içi de hep bizi yakar..
- Neyimiz eksik ki Allaha şükür; Felâket mi? abo, bela mı? oho...
- Cahili iknaya bulunmaz imkân Kötü, zaman değil; mekândır, mekân...
- Mihriban, Mihriban uyan da bir bak! Hasret düğüm düğüm ak saçlarımda
- Severiz sevda yakarken Neler yitirdik bakarken
- Seher yeli çamları, çavdarları tararken Dağlar göller üstüne sisten perde örerken İlkbaharın ilk gülü kılıfını yararken, Sonbaharda son yağmur yollara yağarken gel!
- Hak yol İslâm yazacağız. Her kapının eşiğine
- Ölürsen de hak yedirme, hak yeme Aka kara, karaya da ak deme Adaletten ayrılırsa mahkeme Bir hâkime, bir de kanuna tükür
- Uyuşukluk şifa bulmaz illettir Korkaklık en adî en pis zillettir Adalet ne güzel, ne hoş nîmettir Hep doğruyu bulacaksın, tamam mı?
- Bu dünyamız bölüşülmüş; Şurası haraç dünyası... Şu taraf ellere düşmüş, Şurası kapkaç dünyası. Bozbulanık akar seller Balık tutar mahir eller Şurası canlı heykeller, Şurası ağaç dünyası. Böyle değil imiş önce Birleşip bozmuşlar bence.. Şurası içki, eğlence, Şurası hep maç dünyası. Boyunlarda çifte yular Biri çözer, biri dolar Şurası öksüz yavrular. Şurası anaç dünyası... Bilgi satar aklı yoklar Bağrıma saplanır oklar Şurası hak yiyen toklar. Şu tarafı aç dünyası... Şurası Firavun'a yurt Şurasını almış Nemrud, Şu yanda Ebucehil put. Nerede YALVAÇ dünyası?
- Gözler doysa gönül doymaz Bu dünya kimin dünyası?
- Duru bir yaz sabahı Toros eteklerinde Akdeniz dalga dalga kıyıyı döğerken gel!
- Ben kendime gurbet oldum İçim garip, dışım garip.
--reklam--
El Kulakta İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
El Kulakta PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Abdurrahim Karakoç - El Kulakta kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de El Kulakta PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Abdurrahim Karakoç Kimdir?
1932 yılının Nisan ayında Kahramanmaraş'ın, Ekinözü ilçesinde dünyaya geldi. Dedesi, babası ve kardeşleri de şair olduğu için küçük yaşlarda şiire merak sardı. İlk yazdığı şiirleri iki kitap olacak hacimdeyken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazdıklarını 'Hasan'a Mektuplar' ismi altında 1964 yılında yayımlandı.
1958 yılında bulunduğu kasabada belediye mesul muhasibi olarak memuriyete girdi. 1981 yılının mart ayında emekli oldu.
Mücadeleci şiirlerinin çokluğu şartlardan kaynaklanmaktadır. 27 Mayıs Darbesi, zinde güçler, demokrasi maskaralığı ve haksızlıklar hiciv şiirlerini besledi. Yaklaşık otuz defa mahkemeye verildi, bütün suçlamalardan beraat etti. Avukat tutmadı, hep kendi kendini savundu. Hiçbir iktidarla barışık olmadı.
1985 yılında gazetecilik yapmaya başladı. Büyük Birlik Partisi'nin kuruluşunda yer aldı ve siyasete girdi. Sonra siyasetten ayrıldı.
İlk şiiri ilkokul sıralarında Elbistan'da çıkan Engizek gazetelerinde yayınlandı. Hece vezniyle aşk, gurbet ve sosyal temalı şiirler yazdı. Taşlamalarıyla ünlendi.
Şiirlerini Âşık Mahzuni, Musa Eroğlu gibi sanatçılar bestelemişlerdir. Mihriban türküsü Abdurrahim Karakoç'undur. Karakoç, şiirleri yanında, ironik yazılarıyla da tanınmıştır. Yazıları Akit, Yeni Düşünce, Yeni Hafta ve Gündüz gazetelerinde yayınlandı.
Karakoç, 7 Haziran 2012 tarihinde, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde yoğun bakımdayken vefat etti. Ankara Keçiören'deki Bağlum semt kabristanına defnedildi
Şiirleri:
Hasan'a Mektuplar (1964),
Haberler Bülteni (1967),
Hasan'a Mektuplar ve Haberler Bülteni (1969),
El Kulakta (1969),
Bütün Şiirleri (1973),
Vur Emri (1972),
Kan Yazısı (1977),
Şiirler (1981),
Suları Islatamadım (1980),
Kar Sesi (1983),
Dosta Doğru (1984),
Beşinci Mevsim (1986),
Gökçekimi (1991),
Akıl Karaya Vurdu (1994).
Yazıları:
Düşünce Yazıları (1990),
Çobandan Mektuplar (1996).
--reklam--
Abdurrahim Karakoç Kitapları - Eserleri
- Çobandan Mektuplar
- Kan Yazısı
- Beşinci Mevsim
- Dosta Doğru
- Gökçekimi
- Vur Emri
- Suları Islatamadım
- Akıl Karaya Vurdu
- Yasaklı Rüyalar
- Parmak İzi
- Gerdanlık 1
- Gerdanlık 2
- Gerdanlık 3
- Bütün Şiirleri
- Düşünce Yazıları
- El Kulakta
- Gönül Bahçesinden Şiir ve Hikayeler
- Hasan'a Mektuplar
- Gerdanlık 5
- Gerdanlık 4
--reklam--
Abdurrahim Karakoç Alıntıları - Sözleri
- Zaaf, ruh kamburluğudur. (Çobandan Mektuplar)
- ¶¶ İnsanlar içinde ahmak tükenmez evlat ¶¶ (Gerdanlık 2)
- Uykular daraltılıp, düşler sansürlenmeli... (Gerdanlık 2)
- Şartlanmış bir kafanın kaynak yapılmış bir metalden farkı nedir? (Düşünce Yazıları)
- Semada yıldızların uykuya yatma vakti İster ay batarken gel, ister gün doğarken gel! (El Kulakta)
- Bizi nefsimize hadim etme ya Rab. (Gerdanlık 1)
- Hürriyeti çiğnenen gönül hatır dinlemez, Aşk ile serden geçen balta satır dinlemez. İsterse muhatabı beş fakülte bitirsin, Doktora yapmış diye eşek katır dinlemez... 25.08.2009 (Gerdanlık 5)
- Buz tutmuş saçaklarda kışı seyrediyoruz, Sokakta yem arayan kuşu seyrediyoruz. İçler kapalı mekân, çok uzaktır gözlere. Kolay geldiği için dışı seyrediyoruz... 16.01.2008 (Gerdanlık 5)
- Öyle bir devir ki, sakar mı sakar; Dışı da, içi de hep bizi yakar.. (El Kulakta)
- Hayatın boyunca kaç yokuş çıktın sen? Kaç defa susadın, kaç kez acıktın sen? Bayatlamış masal okuma sen bana, Kaç gönül kırdın, kaç Beytullah yıktın sen? 22.01.2008 (Gerdanlık 5)
- Her insan bir miktar hayal terzisi Ölçmektir, biçmektir, dikmektir işi Yeni yelken bekler, müsait rüzgar, Zaman denizinde umut gemisi... (Gerdanlık 3)
- Ne ayağım uydu, ne kafam uydu Belli... Ben bu çağın yabancısıyım. (Gökçekimi)
- Neredesin ey güzel aklım gel beni benden koru, Ötelere kaçma bahtım gel beni benden koru. İdrakimi düğümleme dost bildiğim kutlu gün, Yıkılsın sarayım tahtım gel beni benden koru... 30.10.2010 (Gerdanlık 5)
- Umudumuz uçtu gitti, çok yazık. (Parmak İzi)
- Yiğite servet yok yürekten gayri. (Hasan'a Mektuplar)
- İbret alacaksan sen kendinden al Bakkalda, pazarda satılmıyor ki, ibretin bedeli ne para, ne mal Teraziye konup tartılmıyor ki ... (Gerdanlık 1)
- Doğarsan üç günlük iş bulamazsın Acıkırsın, ekmek, aş bulamazsın Ucuz toprak, beleş taş bulumazsın Yaşamak rezillik, rüsvaylık demek (Bütün Şiirleri)
- Ey hanlar hanını halkeden Hancı! Bir yudum aşkınla doğdu bu sancı. Ey fakir ekmeği, Mümin inancı! Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun (Dosta Doğru)
- Kim biliyor? Kim biliyor? Kim bilir? (Hasan'a Mektuplar)
- Ben çamura batmış vicdandan korkarım. (Gerdanlık 1)
Yorumlar
0 yorum