Kitap Künyesi

Yazar: Bige Güven Kızılay

Yayın Evi: Hayy Kitap

İSBN: 9786257685641

Sayfa Sayısı: 480

--reklam--

Emanet Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Hani bir kadim atasözü vardır, ‘Her yaşlı adam öldüğünde, bir kütüphane toprağa gömülür’. Sana bırakmaktan en onur duyduğum şey kütüphanemdir. Ama ya hayat hikâyemizi ne yapacağız? Sensiz geçen bunca yılı, hasretle geçen bunca zamanı ne yapacağız?

Sen bizsiz büyüdün, yetiştin, biz sensiz yaşlandık…Bunca hasret çektiğimiz zamanın hakkından nasıl geleceğiz? Bilmiyorum güzel yavrum. Henüz bilmiyorum. Ama bunların benimle birlikte gömülmesine gönlüm razı değil. Sana söz veriyorum, bir yolunu bulacağım.

Bunca sene biz neler yaşadık, sen yanımızda olabilsen neler olurdu, sana anlatmanın, hatta yaşatmanın bir yolunu bulacağım gözümün nuru. İlla ki bulacağım! Sen nerede, hangi şehirlerde büyüdün? Nelere üzüldün, nelere sevindin? Kimler yaktı canını, kimler sırtını sıvazladı? Ateşlenince kimler tuttu alnını, düşünce kimler öptü dizlerini? Benim gözümün bebeği canım torunum, sen bizsiz nasıl bir hayat sürdün? Neredesin sen Yasemin’im?

Neredesin evladım?”Çok küçük yaşta köklerinden kopartılmış bir genç kadın…Hayatta tek hayali New York’ta çalıştığı hukuk firmasının ortağı olmak, ve Manhattan’da bir çatı katı satın alabilmek… Akraba yok, aile yok, vatanım dediği bir yer, gönül bağı yok… Hiç bir yere ait hissetmiyor kendini. Ta ki o Emanet’i almaya gelene kadar!Köy Enstitüsü mezunu bir dedenin torununa bıraktığı EMANET, sizce ne olabilir?

Emanet Alıntıları - Sözleri

  • Bence İnsanın hayatta bıraktığı en güzel görsel iz fotoğraflar”
  • “Hacı Bektaşi Veli’nin bir sözü vardır,kalbine ağır geleni başkasına yapma ,diye.
  • Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel Kelimelerin bu kadar kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce -Orhan Veli Kanık
  • Ne demişler, gönül sabır ile harman olmadan nasip ile buluşmazmış.
  • Birisini gönlüne sakladın mı yanında olması gerekmiyordu, baktığın her yerde karşında duruyordu.
  • Okudukça okuyası geliyor insanın. Bu sayede hiç görmediğim memleketlere gitmiş , hiç tanımadığım insanlarla sohbet etmiş gibi oluyorum.
  • Dedi kitap sevilmez mi? İnsan sever gibi kitap seviyorum.
  • Biz bu hayatta bir araya gelememiş olabiliriz ama bir insan bir insanı bu denli severken mutlak ayrılık diye bir şey yoktur.
  • Yol bitti zannetsen de bir umut beklersin.
  • Romalılar vefat edenlerin ardından öldü demezlermiş, yaşadı, derlermiş.

Emanet İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Öyle bir kitap bitirdim ki uzun zamandı beni böyle etkileyen bir eser olmamıştı. Yazarın okuduğum ilk kitabı ama eminim tüm kitaplarını fırsat buldukça okuyacağım. Hikayenin tam ortasında buldum kendimi çünkü.  Kitap, Yasemin’in bilinmezliklerle dolu hayat hikayesini konu ediniyor. Çok küçük yaşta dedesi, babaannesinden koparılıp Amerika’ya götürülen 2 yaşında bir kız. Tek hayali New York’ta çalıştığı şirkete ortak olabilmek, Manhattan’da bir çatı katı sahibi olabilmek. Dedesinin ona bıraktığı emanet için gelen bir telefonla tüm hayatı öyle değişiyor , öyle güzelleşiyor ki heyecanla, bir solukta okuyorsunuz.  Emanet sayesinde, kendisiyle, kökleriyle, babasıyla, dedesiyle, babaannesiyle tanışıyor. Ülkesine kavuşuyor. Kendi kimliğini buluyor. Dedesinin nakış işler gibi ince ince işlediği defter, ona bıraktığı şeylerle adeta hayatına yeniden kavuşuyor. Neler neler yaşıyor bir bilseniz. Nasıl güzel bir değişimdi yaşadığı.  Ha bu arada artık hedefi çatı katındaki bir daire değil artık. Daha duygu yüklü her şey. Yazar karakterleri öyle güzel işlemiş ki Hamdi benim de dedem, Asude benim de babaannem artık. Böyle güzel insanlar hayatımızda hep olsun. Hep iyiliklerle karşılaşsın yolumuz.  Ne kadar mı iyiler ? Okuyun ve görün mutlaka. Ben okurken öyle çok ağladım ki. En son ne zaman bu kadar bir hikayeden etkilendim hatırlamıyorum bile. Bitirmemek için , hikayeden kopmamak için okumadığım günlerim bile oldu. Tabii ki bitince de çok üzüldüm.  Ayrıca, okurken Köy Enstitüleri’nde yaşananlar, Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un nasıl güzel bir şeye adım attıklarına şahit oluyoruz. İyi ki ülkemizden böyle güzel eğitimciler geçmiş dedirtti.   İyi ki bu kitapla yollarımız kesişti. Yoksa böyle bir güzellikten mahrum kalacaktım. Yazarın emeğine , kalemine sağlık. (Sevgi E.)

Ben bu kitabı iyi ki dışarıda okumadım. Eğer dışarıdayken elimde olsaydı herkes bana tuhaf tuhaf bakardı. Çünkü çok ağladım. Kahkaha attım. Kızıp kendi kendime söylendim. Hatta birilerine çok öfkelendim. Düşünsenize bunu dışarıda yaptığımı kitabı okumayıp âdeta yaşadığımı çok az insan anlardı. Yasemin oldum. Yeri geldi o bahçede tomurcuklanmayı bekleyen bir çiçek oldum. Ama en önemlisi "Ben" oldum. Okumaya ilk başladığımda "Keşke benim dedelerimden de böyle bir emanet kalsaydı." diye düşündüm. Çünkü ben dedelerimi de bannişimi de hiç göremedim. Sonra kendi torunlarıma yazmaya niyetlendim. Bu fikirler aklımda dolanırken daha kitabın başlarındaydım. "Yazılmaya değer hayatlar yaşamıyoruz." diye düşüncelerimi dışa vurdum. Peki sonra ne oldu? Bu kurduğum cümleden kitaptaki okuduğum her kelime sayesinde ders çıkararak pişman oldum. Bu yorumladığım kitap sadece bir kitap değil. Çünkü insanın benliğini özümsemesini sağlıyor. Kısacası yorumladığım bu kitap hayat... Bence yazarımız bu emaneti âdeta geleceğe miras bırakmış. Bize de bu emaneti geleceğe aktarmak düşer. Rabbim evlat sahibi olmayı nasip ederse vakti geldiğinde bende bu emaneti ellerimle vereceğim. "Oku. Oku ve içindeki hazineyi keşfet yavrum." diyeceğim. Çünkü öğrenilmesi gereken çok şey var. Açıkçası kitabı bitirdiğim için de çok üzüldüm. Kitabı kapattığım zaman "Ben sizden nasıl ayrılacağım?" dedim. Bu cümleyi kurduğum an ayrılmadığımı hayatımda hep var olacakları hissettim. İyi ki sizlerle tanıştım. İyi ki yazarımız kalemiyle sizlere can verdi de gönlüme ışık oldunuz. O zaman ne diyoruz; "Elbet bir gün buluşacağız Bu böyle yarım kalmayacak..." (Gizem Kısacıklar)

Yıkmak yapmaktan daha kolaydır..: Merhaba ‍️ Sizlere o kadar güzel bir kitap önerisi ile geldim ki bu kitap için ne yazsam az gelir.. Yıllarca memleketinden, kültüründen ve ailesinden uzak kalan Yasmin'in dedesinin ölümünden sonra miras kalan emanetleri almak üzere memleketine dönmesiyle başlıyor öykümüz.. Dedesi tarafından bırakılan defteri okumaya başlamasıyla kendi içinde bir yolculuğa çıkar Yasemin geçmiş ve bugün arasında.. "İş için iş içinde işle eğitim" anlayışını geliştiren İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel'in öncülük ederek başlattığı Türk kültürüne en uygun sistemin uygulandığı Köy Enstitülerinin gerçek yönüyle anlatımı var bu kitapta, Hamdi amcanın günlüklerinde.. Günümüzle kıyaslandığında mükemmel bir eğitim ve istihdama destek modeli olan enstitülerin doğuşunu, gelişimini ve çıkar çatışmaları sonucu kapatılmasını içiniz acıyarak okuyacaksınız. "Kimse bakmazken sen kimsin?" diyen Yasemin'in dedesi Hamdi amca.. Senin gibi aydın, yüreği memleket sevdasıyla dolu eğitimciler gelirmi ki dünyaya bir daha? Yeter.. Yani Hamdi amcanın kıymetlisi yani eşi Asude hanımın naifliğine, bir kadın olarak dik duruşuna hayran olmamak elde değildi.. Ölen oğulları Koray ve Yaseminin annesinin yaşadıkları.. Ya Komşuları Olcay hanım, Sezgin bey ve Selvi'nin sırf Hamdi amcanın emaneti diye Yasemin'in yolculuğunda yardım etmek için çırpınışları ile içiniz ısınacak.. Ve Bora... Âşk'ın sevginin ve güvenin sembolü.. Sevdiği için kendi duvarlarını yıkan bir sevdalı.. Bu kitabı mutlaka okuyun, çok şey kazanacaksınız.. (mlbzkr)

Emanet PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Bige Güven Kızılay - Emanet kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Emanet PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Bige Güven Kızılay Kimdir?

Bige Güven Kızılay 1966’da Ankara’da dünyaya gelmiştir. TED Ankara Koleji ve ODTÜ Sosyoloji Bölümünü bitirdikten sonra, tekstil yaşamına devlet memuru olarak Sümerbank’ta çalışarak başlamış, EGS Holding ve Tekstil Yatırım Holding yapısında Pazarlama Müdürü ve İstanbul Bölge Müdürlüğü görevlerinde bulunmuştur. Güneydoğu Anadolu’da ilk konfeksiyon atölyelerini kuran TYH Tekstil’den Genel Müdür Yardımcılığı görevi sırasında ayrılmıştır. 2003 yılından beri Pesh Collection markası ile, oteller için özel tasarım bornozlar üretmektedir. Facebook’ta “Hayal Ağacım” sayfasında yazılarını okurlarıyla buluşturmaktadır.

--reklam--

Bige Güven Kızılay Kitapları - Eserleri

  • Kehribar Zamanında Aşk
  • Kırk Yama
  • Hayal Ağacım
  • Emanet
  • Kayıp Hayaller Koruyucusu
  • Hayal Ağacım İğde
  • Hayal Ağacım Erguvan

--reklam--

Bige Güven Kızılay Alıntıları - Sözleri

  • Bölünürsek yok olacağız. Birleşirsek kurtulacağız.. (Kırk Yama)
  • Expectation is an invitation to irritation. ( Beklenti huzursuzluğa davetiyedir.) (Hayal Ağacım İğde)
  • Okudukça okuyası geliyor insanın. Bu sayede hiç görmediğim memleketlere gitmiş , hiç tanımadığım insanlarla sohbet etmiş gibi oluyorum. (Emanet)
  • Cam kırıkları kalbimize batmış da haberimiz yokmuş.. Garip duyguydu bu. Dünya güzeli bir memlekette can güvenliğin olmadan yaşamak. İçinde kötülerin gezdiği bir peri masalı gibi.. (Kırk Yama)
  • “ İyilerin aptal olduğunu sandığımız yerde yitirdik insanlığımızı” (Hayal Ağacım)
  • Pek özledim (Kayıp Hayaller Koruyucusu)
  • Yoklama alıyorum, sessiz olun! Kaygı? Burda Hüzün? Burda Yalnızlık? Burda Mutluluk? Mutluluk? Kitap kapakları hep dikkatimi çekmiştir.Yazar Cemal Süreya şiirini yerleştirmiş.Acaba neden??? (Hayal Ağacım İğde)
  • Birisini gönlüne sakladın mı yanında olması gerekmiyordu, baktığın her yerde karşında duruyordu. (Emanet)
  • Sevsen sevemiyorsun ,nefret etsen edemiyorsun .Güvensen güvenemiyorsun . Güvenilmez desen diyemiyorsun .Bilmece gibi resmen (Kayıp Hayaller Koruyucusu)
  • Aile olmak nasıl bir şeyse, bir memleketin vatandaşı olmak da öyledir. (Hayal Ağacım)
  • Yol bitti zannetsen de bir umut beklersin. (Emanet)
  • Teyzeye soruyorlar, "Amca sana hiç çiçek aldı mı?" Utanıyor tontonum, başını öne eğiyor, sonra dönüp amcaya bakıyor ışıl ışıl... Diyor ki : "Bana aldığı esvaplar hep çiçekliydi." (Hayal Ağacım İğde)
  • Romalılar vefat edenlerin ardından öldü demezlermiş, yaşadı, derlermiş. (Emanet)
  • Su gibi Aziz olma zamanı (Hayal Ağacım)
  • Pişmanlık denen duygu ne ağırmış meğer (Kayıp Hayaller Koruyucusu)
  • Dertlere karşı gösterdiğimiz tavır , hayata karşı duruşumuzu belirler. Bizim duruşumuz ağlamak , dövünmek olmasın, olgunluk olsun. (Kehribar Zamanında Aşk)
  • "İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar". (Hayal Ağacım)
  • Gerçek dostlar, Tanrı' nın bize vermeyi unuttuğu kardeşlerdir. (Kırk Yama)
  • "Ağaçlar, toprağın gökyüzüne yazdığı şiirlerdir." (Hayal Ağacım)
  • "Düşün kadarsın. Düşün ... Ne kadarsın?" (Hayal Ağacım İğde)