Kitap Künyesi
Yazar: Bülent Uran
Yayın Evi: Pusula Yayınları
İSBN: 9786054912100
Sayfa Sayısı: 300
--reklam--
En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitapta değersizlik inancının nasıl tüm yaşamımızı yönettiğini, mesleğimizi, ilişkilerimizi, sağlığımızı, ruhsal durumumuzu belirlediği anlatılmaktadır. Farkında olmadığımız takdirde bilinçaltımız değersizliği gizlemek üzerine stratejiler geliştirmekte ve bunları gerçekleştirmek için uğraşmaktadır. Çoğu kişi için bu uğraş hayatta başarılı ve önemli bir kişi olmasını sağlamakta ama aynı zamanda nedenini bilmediği mutsuzluğun sebebi olmaktadır. Ya da her şey yoluna girmişken, şöyle artık ayaklarını uzatıp hayatın tadını çıkarmak zamanı gelmişken beklenmedik (!) bir hastalık tüm çabaları boşa çıkarmaktadır. Hem kendinizi hem de başkalarını derinden tanımak istiyorsanız bu kitap sizin için yepyeni bir bakış açısı ve sorunlarınızdan çıkış yolu gösterecektir.
Hastalık yaratan zihinsel etkenler üzerinde uzun yıllardır çalışmalar yapmakta olan Dr. Bülent Uran değişik sorunları olan kişilerin bilinçaltlarından topladığı bilgilere dayanarak değersizlik inancı kuramını geliştirmiştir.
Kitapta zihinsel mekanizmalar, hipnozun hayatımızdaki etkisi, hislerin yarattığı hipnotik ortam, sanal bir inancın nasıl tüm eylemlerimizi belirlediğini öğrenirken ayrıca çocuklarımıza nasıl davranmamamız gerektiğinin ipuçlarını da bulacaksınız. Kitabın son bölümünde değersizlik inancının olumsuz etkilerinden kurtulmak için yapılacak çalışmalara da yer verilmiştir.
Değer soyut bir kavramken hayatımızı somutu olmuş…
Değer üzerine hipnozlar yaratmışız, yaratmaya devam ediyoruz…
Doğduğumuz andan itibaren değer verilmekle ilgili kavramları öğrenmeye başlıyoruz…
Konuşmayı öğrenmeden paranın önemini öğreniyoruz…
Değer kelimesi o kadar önemli olmuş ki… Neyin doğru neyin yanlış olduğunu belirleyen sosyal anlayışlarımız da değer kelimesiyle ifade edilmeye başlanmış…
Moral değerler… Ahlaki değerler… Kişisel değerler…
Böylece değer kelimesine hak ettiğinden daha ulvi anlamlar yüklemeye başlamışız…
İnsanın bir değeri olup olmadığı tartışılmaz bir kabul olmuş… İnsani değerler olduğuna göre, insanın da bir değeri olmalı denmiş… Her ne kadar insanın
değeri hiçbir şeyle ölçülemez dense de… Bu her şeyin alınıp satıldığı günümüz dünyasında bu lafın hiçbir değeri kalmamış durumda…
Kültürümüz bile insanın bir mal olduğunu belirten deyişlerle dolu…
Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya varır ya zurnacıya (davulcu ve zurnacı değersizdir)…
Eşeğe altın semer vursalar eşek yine eşektir (eşekler değersizdir, değersiz insanlar eşekle eşdeğerdir).
En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı Alıntıları - Sözleri
- Namus, gurur, itibar... Bu kelimeler toplumsal hafızadan silinse belki de toplumumuzun mutluluk katsayısı fırlayacak.
- İyi ve sadık bir yalakaysan, işinde yükselmen kaçınılmazdır.
- Duygular ne kadar acı ve olumsuzsa ileriki yaşamda ortaya çıkan sorunlar da (alkolizm, ağır depresyon, kanser... gibi) o kadar ağır olacaktır.
- İnsanları üzecek bir gücümüz olmadığını, bizim davranışlarımızdan ötürü üzülen insanlar varsa bunun onların seçimi olduğunu, isterlerse üzülmeyeceklerini kabul etmemiz gerekiyor.
- Bir telkinin işler olması için ancak bol tekrarla verilmesi gerekir. Otoriter kişi trf verilmesi ve korkuyla beslenmesi gerekir. Özellikle hayatı anlamaya çalıştığımız çocukluk döneminde telkinlerin gücü çok daha fazladır. Değersizlik inancını yaratan telkinler her çocuk trf rahatlıkla kabul edilecektir. Çünkü çocuğun bu telkinlerin aksine deneyimi yoktur. ‘Böyle davranman çok ayıp’ dendiği zaman çocuk ayıp denen ama ne olduğunu bilmediği ancak onaylanmayan bir şey yaptığını öğrenir. Hem o davranışı yapmaktan korkar, hem de ayıp durumlarına düşmekten korkar. Bu nedenle ayıp olarak nitelenen her durumdan kaçınmaya ya da yapmışsa gizlemeye başlar. Çoğu zaman ayıp olarak nitelenen şeyleri doğal gelişimi sırasında yapmaktan kaçınamaz. Bu durumda bunları yaptığı için kötü yani değersiz bir çocuk olduğuna inanmaya başlar. Ama bir taraftan da bunları gizledikçe başına bir şey gelmediğini gözlemlemeye başlar.
- Değer almak ya da almamak sadece bir algı sorunudur.
- Sevildiğine inanmak; kişiyi başkalarına bağımlı kılan bir baş belasıdır. Bilinçaltı artık o sevgiyi kaybetmemek için kendisine yapılan her türlü kötü muameleyi görmezlikten gelmeye başlar. Yani yeni bir hipnoz yaratır. Normalde o davranışlar başkasından gelse "eyvah değersizliğim fark edildi" diye panikleyecek olan bilinçaltı aynı davranışlar sevdiği birinden geldikçe o davranışların hepsini sevgi diye yorumlamaya başlar.
- "Değersizlik bir algı değil, bir his değil, bir inançtır."
- Sevgi ne olduğunu bilmediğimiz, ancak bulduğumuz zaman bizi emniyette ve güvende hissettirecek herhangi bir şeydir.
- Acı çekmeden gerçek iyileşme olmuyor...
En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kendisi ile yüzleşmeye hazır olmayanların okuması tehlikelidir!! Dr. Bülent Uran Bilinçaltınız ya da bilinçüstünüzle yüzleşmeye hazırsanız bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Ama daha önce bu konuda bir bilgi birikimine sahip değilseniz biraz karmaşık gelebilir. Ben en zor dönemlerinde Dr. Uran ile hipnoz ve EFT çalışmaları yapma şansını yakaladığım için kitabı daha rahat okuyabildim. (Bir insanın kartviziti ne kadar süslüyse, içindeki değersizlik inancı da o kadar güçlü demektir.) İnsan değeri olmayan ama değerleri olan bir varlıktır. Bilinçaltına “ne iş yapmak istersin” diye sorulsa kafadan memurluk diyecektir. Değersizlik parlayan bir ışıksa ve her an karşıdaki kişinin gözünü alma olasılığı varsa, grup yapısı koyu bir sistir Bilincin farkındalığının dışında bilinçaltları ortak menfaatler için gizli antlaşmalar yapmaktadır. Bilinçaltı çözüm üretirken yavrularını yiyen kuş gibidir. Depresyon ile değersizlik inancı (de-de ilişkisi) paralel bir yapı gösterir Yani hastalık gerçekten var mıdır yoksa doktor ve hasta işbirliği ile bu hastalıklar yaratılmakta mıdır? ...dokundurma, hafif giydirme, iğneleme, sanki övüyormuş gibi yaparken alttan alta sokuşturma taktikleri eleştiriden daha güçlüdür... Tank zırhını delen mermi atsan bu kadar unvanı delecek gücü olmaz, katmanlar arasında tüm enerjisini kaybedip, eğilip biat etmeye başlar Şu beyin denen organ hala kimin ne bildiğini açıkça ortaya koyacak inceleme yöntemlerine izin vermiyor ki hepsinin foyasını ortaya dökelim Bir insan ne kadar mühim insan olmaya çabalıyorsa, o kadar değersizliğinin açığa düşeceği kaygısı içinde bir bilinçaltına sahip demektir... (Gaye Turaç Akgül)
En Derin Hipnozumuz Değersizlik İnancı: Kitabı cok beğendim ve kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Yazarın samimiyeti, konunun ne vakittir zihnimi ve ruhumu meşgul edişi beni bu kitaba çekti diye düşünüyorum. Bol kitap okuyan, kıymetli bir öğretmen arkadaşımın tavsiyesi üzerine merak ederek paylaştığım ve değerli bir velimin de hediye ederek bana ulaştırdığı bu kitap iyiki okudum dediğim kitaplardan oldu bile. Çok akıcı ve etkileyiciydi. Nerdeyse alıntı diye tüm kitabı paylaşabilirim. "İnsan olmak salt maddi bir varlık olmaktan çok öte bir kavramdır. " "Kişinin farkındalığı arttıkça neleri değiştirmesi gerektiğini daha iyi anlamaya başlar. Burada kişiye düşen önce hisleri hissetmenin bir zararı olmadığını fark etmektir. " EFT başlığını da merak ediyorum ve en kısa zamanda bununla ilgiki de okumalar yapmak istiyorum. Bu kitap yeni yıl öncesinde bana çok iyi geldi. Teşekkürler Dr. Bülent Uran ! (Hilal Yiğit)
En derin hipnozumuz..: Bülent Uran, uzun seneler kadın doğum uzmanı olarak çalıştıktan sonra 10 yılı aşkın süredir regresyon, hipnoz ile tedavi uygulamaları üzerinde çalışmalar yapan bir doktor. Kendisinin psikoloji eğitimi yok(internette yazdığına göre hâlâ okumaya devam etmekteymiş) zaten kendisi de kitapta belirttiği üzere, kitapta yazılanların herhangi bir alternatif tedavi yöntemi olmadığını, tıp çalışması olmadığını belirtmiş. Uzun yıllar doktor olarak çalıştıktan sonra bazı şeylerin pozitif tıbbın dışında kaldığını farketmiş ve bunun kendi tabiriyle 'spiritüel' bir takım nedenlerden kaynaklandığına kanaat getirmiş. Bunlardan en önemlisi olan değersizlik inancını da bu kitabında anlatmış. Yazar tüm eksikliklerimizin altında yatan sebebin 'değersizlik inancı'olduğunu, bu inancın herkeste az ya da çok mutlaka bulunduğunu ve bunun doğal olduğunu söylüyor. Yazar, değersizlik inancının bir hipnoz durumu olduğunu söylüyor çünkü değersizlik inancı aktif olduğunda, bir hipnoz anında gibi gerçeğin farkında olma yetimizi kaybediyoruz. Bilinçaltı bunu arkaplanda farkettirmeden yapıyor ve üç farklı şekilde bu değersizliği gizlemeye çalışıyor; ya karşısındakini değersizleştirerek kendini değerli göstermeye çalışıyor, ya kendini değerli gibi pazarlamaya çalışıyor, ya da üçüncü bir şık olarak bunlarda başarılı olamazsa insanlardan uzak kalarak değersizliğini gizleme yolunu seçiyor. Kitapta değersizliğin oluşum süreci de anlatılmış. Yazar bunu yaparken anne karnındaki dönemden başlayarak bir bebeğin hangi durumlarda bu inancı kazanabileceği, beyinde bu inancın nasıl yerleştiği vs. çok kapsamlı bir şekilde anlatılıyor. (Bu kısımlar fazlaca uzun ve ayrıntılı yer yer sıkabiliyor ve gereksiz gelebiliyor ama konuyu başka yönlerden göstermiş oluyor.) Kitapta hoşuma giden kısım yazarın değersizlik inancının nasıl olumsuz sonuçları olduğunu anlatmakla birlikte bunun ne kadar doğal bir süreç olduğunu, herkeste bulunuyor olduğu ve bulunması gerektiğini savunması hoşuma gitti. Bir süredir psikoloji okumaları yapıyorum ve her seferinde bu beni düşündürtmüştür. "Annesi kötü davranıyormuş, çocukta eksiklik oldu tamam, terapi yapalım, terapi de zaten her şeye çözüm değil, ee nolacak şimdi?" noktasında takılıyordum her seferinde. Bilmiyorum psikoloji okumuş arkadaşlar bu konuda nasıl düşünürler ama beni ciddi manada rahatsız ediyordu. Bülent Uran'ın düşünce tarzını bu nedenle beğendim. Aslında kitapla ilgili dikkatimi çeken anlatılabilecek o kadar şey var ki, ama bunu yaparsam incelemem çok uzun sürer, o nedenle anlatılan değersizlik inancından kurtulabilmemiz için (benim edindiğim) çözümleri söyleyeyim, insan olduğumuzu kabul etmek, insanların hataları olan canlılar olduğunu, insanı insan yapanın da bu olduğunu kabul etmek. Hatalarımız kusurlarımız bizi başkalarından daha değersiz hale getirmiyor, insan olarak değerimizi korumaya devam ediyoruz. Bir de sevgiye önem veren bir yazar kendisi, son olarak alıntıladığı bir sözü paylaşarak bitireyim. "Sevgi kendisi gibi olmayan her şeyi ortaya çıkarır ve iyileştirir." -Stephen Parkhill (Anna K.)
En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Bülent Uran - En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Bülent Uran Kimdir?
1978-82 yılları arasında Ankara Ü. Tıp Fakültesi Farmakoloji ve İç Hastalıkları Asistanlığı yaptım. Her iki uzmanlığı da beklentilerime uygun bulmayarak yarım bıraktım. Bir süre Aydın Koçarlı ilçesinde serbest pratisyen hekimlik yaptım.
İstanbul’da Askerlik hizmetimi tamamlayarak 1985-89 yılları arasında İzmir SSK Tepecik Doğumevi’nde kadın hastalıkları ve doğum ihtisasımı yaptım. Mecburi hizmet nedeniyle 3 yıl Manisa-Gördes Devlet Hastanesinde uzman olarak çalıştım.
1992 de İzmir SSK Tepecik Doğumevi’nde başhekim yardımcısı ve daha sonra başasistan olarak çalışmaya başladım.
Bu arada 4 kadın doğum uzmanı birlikte Özel Kadın Doğum Şirketi IRENBE’ yi kurduk ve geliştirdik. Ben şirkette genel müdürlük ve uzman hekimlik yaptım. İrenbe Özel Tüp Bebek merkezinin kuruluşu çalışmalarına katıldım. İrenbe Sağlıklı Yaşam Kulüpleri adı altında hamileler için fizik egzersiz ve eğitim çalışmalarını organize edilmesine katkıda bulundum.
Daha sonra 3 yıl Fethiye Esnaf Hastanesinde uzman hekim olarak çalıştım. Daha sonraki yıllarda serbest hekim olarak çalıştım.
İyi derecede İngilizce ve Fransızca biliyorum. Meslek yaşantım boyunca yurt içi ve dışında birçok kurs, toplantı ve kongreye katıldım. Yerli ve yabancı dergilerde 50’den fazla bilimsel araştırmam yayınlandı.
Mayıs 2006-11 arası Ankara’da hipnoz ve hipnoterapi konusunda düzenlenen seminerlere, kurslara eğitmen olarak katkıda bulundum. Bu süreçte bir çok değişik zihinsel değişim ve enerji temelli teknikleri değişik merkezlerden öğrendim.
Şu anda Fethiye’de yaşıyorum.
Zihinsel Enerji teknikleri konusunda eğitim aldığım kuruluşlar;
Results Beyond Expectation Inc.
Advanced EFT therapist certification (Gary Craig)
Provocative Energy Therapy: Stewen Wells (Germany Munih)
Perfect Affirmation Tecnique: Matt Sisson USA
Innovative ENERGY Techniques
Matrix Reimprinting
NLP: NFNLP National Federation of Neurolingusitic Programming, W. Horton
--reklam--
Bülent Uran Kitapları - Eserleri
- En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı
- Geçmişin Hipnoz'unu Bozmak
- Hipnozun Kitabı
- EFT İle İyileşin İyileştirin
- Hipnoz Telkinleri
- Evlilik Hipnozu
- Hipnoz ve Beyin
- Regresyon Hipnoterapisi
- Zihinden Zayıflama
--reklam--
Bülent Uran Alıntıları - Sözleri
- Etkilenmek değişimin temelidir. (Hipnoz Telkinleri)
- Değersizlik inancı güçlendikçe kendimizi güvende hissedeceğimiz insan arayışı daha da güçlenir (EFT İle İyileşin İyileştirin)
- Çoğu insan için yaşamın amacı başarmaktır. Ama esas başarı yaşadığın andan keyif almaktır. (Hipnozun Kitabı)
- Zihin neyi beklerse onu gerçekleştirme eğilimine girer. (Hipnozun Kitabı)
- En güçlü iyileştirici gücümüz evrensel iyilik araçlarıdır: Sevgi ve af. (Geçmişin Hipnoz'unu Bozmak)
- Ama yasaların varlığı vicdanları köreltmektedir. (Hipnozun Kitabı)
- Duygular ne kadar acı ve olumsuzsa ileriki yaşamda ortaya çıkan sorunlar da (alkolizm, ağır depresyon, kanser... gibi) o kadar ağır olacaktır. (En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı)
- İki sevgi üreten kişinin bir araya gelmesi ve ortak bir enerji havuzu oluşturması beklenen ve istenen bir şeydir. Koherans oluşması beklenir. Enterferans değil. Koherans güçlendirir, enterferans ise tüketir. Çoğu evliliklerde enterferans vardır. Tamamen frekansları bozuk titreşen iki enerjinin birbirini tüketmesi söz konusudur. (Evlilik Hipnozu)
- Eninde sonunda tüm sorunların nedeni halledilmemis duygulardir. (EFT İle İyileşin İyileştirin)
- Zihninizi temizlemeden bedeninizi temizleyemezsiniz (Zihinden Zayıflama)
- bilincalti aciisindan güvenilir insan, değersizlik inancını fark etmeyeceğine inandığı insandır (EFT İle İyileşin İyileştirin)
- “ Bir mucize olmasını ya da birinin beni kurtarmasını beklemek, ben güçsüzüm acizim çaresizim demektir. Kendi gücümü ve sorumluluklarımı elime almadan değişim olmayacağını anlamayı seçiyorum. Kendine acıyan bir insanın değişemeyeceğini kabul ediyorum. Bu nedenle kendime acımaya son veriyorum. Mucizelerin, ben kendi değişim sorumluluğumu ve gücümü elime aldığım zaman gerçekleşeceğini biliyorum. Gerçek kurtarıcının benim içimde olduğunu biliyorum. Dışarıdan bir mucize ve kurtarıcı beklemeye son veriyorum. Değişim için yardım isteyebilirim. Ama bu yardım isteğimin, benim içimdeki gücü harekete geçirebilmem için, bir rehberlik hizmeti olabileceğini anlamayı seçiyorum. Kendimi kurtaracak ve mucizeleri gerçekleştirecek olan “BENİM”. Birikmiş duygularımı fark ettikçe ve onları boşalttıkça, yaşam gücümü geri alacağımı biliyorum. İyileştirici gücün ve kaynakların benim içimde olduğunu biliyorum. Şimdiye kadar içimdeki gücü bastırmama neden olan engelleri fark ediyorum ve kaldırmayı seçiyorum.” (EFT İle İyileşin İyileştirin)
- Hayat anlaşılmadan da gayet güzel akıp gider. (Evlilik Hipnozu)
- Unutmayın, riskli olan duyguyla yüzleşmek değildir. Riskli olan duygudan kaçmaktır. Onu yok saymaktır. Kızgınlığı yok saydığınız zaman, tepkiyi duyguya döndürmeye başlarsınız. Halbuki duygunuzu kabul edip ifade ettiğiniz zaman birikmeyi önlemiş olursunuz. (Geçmişin Hipnoz'unu Bozmak)
- Gelecekle ilgili endişelerimiz varsa aslında geçmişte yaşıyoruz demektir. (Hipnozun Kitabı)
- “Gerçek değişimler, biz kendimizi gerçekten her şeyimizle kabul ettikten sonra, bir anlamda kendimize insan olma hakkını verdikten sonra başlar. Kendini kabul etmek demek, yanlışını da kabul etmek ve yanlışını değiştirmemek anlamına gelmez. Kendini kabul etmek demek; her şeye rağmen bir bütün olarak, kendini sevmek ve değişimi istemektir, değişimi hak ettiğini bilmektir. Her kim olursak olalım, her ne yapmış olursak olalım, değişim hakkını kendimize vermektir.” (EFT İle İyileşin İyileştirin)
- "olumlu duygu " tabiatın bir armağanıdır, doğal olarak vardır. Gerçekle uyumlu, bir anlık korku, kızgınlık birer tepkidir. Doğal olarak var değildir, koruma refleksimizin bir parçası olarak ortaya çıkar, sorun bitince bedenimizden yok olur. Sorun çözülmezse süreklilik kazanır. Süreklilik kazanmış tepkiye "olumsuz duygu" denir. (Geçmişin Hipnoz'unu Bozmak)
- Mevcut olan, her zaman mevcut olan tek bir zaman vardır: "Şimdi". (Geçmişin Hipnoz'unu Bozmak)
- "Değersizlik bir algı değil, bir his değil, bir inançtır." (En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı)
- İnsanları üzecek bir gücümüz olmadığını, bizim davranışlarımızdan ötürü üzülen insanlar varsa bunun onların seçimi olduğunu, isterlerse üzülmeyeceklerini kabul etmemiz gerekiyor. (En Derin Hipnozumuz : Değersizlik İnancı)
Yorumlar
0 yorum