Kitap Künyesi
Yazar: Daniel Kehlmann
Çevirmen: İsmet Sait Damgacı
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9750709869
Sayfa Sayısı: 100
--reklam--
En Uzak Yer Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir sigorta şirketinde çalışmakta olan Julian, daha 11 yaşındayken evden kaçmaya kalkışmış, ama bu kaçış başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bir iş seyahati sırasında bir gölde ciddi bir boğulma tehlikesi geçirince, bunu fırsat bilir ve ortadan kaybolur. Herkes öldüğünü sanacak, o da yeni bir yaşama doğacak, her şeye sıfırdan başlayacaktır.
İşler Julian’ın beklediği gibi gidecek midir? Yoksa her şey eskisi gibi mi sürecektir? Julian, kendi sıradan varoluşunu aşıp bambaşka bir yaşama yelken açabilecek midir?
Günümüz Alman edebiyatının en çok okunan ve en saygın yazarlarının başında gelen Daniel Kehlmann, en güzel romanlarından biri sayılan En Uzak Yer’de, bir insanın kendi yaşamından firar edip öz benliğinin dışındaki birine dönüşüp dönüşemeyeceğini sorguluyor. Türkçede Ben ve Kaminski’yle tanıdığımız yazar, yaşam karşısındaki alaycılığını burada da elden bırakmıyor.
--reklam--
En Uzak Yer Alıntıları - Sözleri
- "Sen başka biri, bense hiçbiri olmak istiyordum."
- Öne çıkan, kendi resmi içinde kaybolan ressamın bulanık darbı meseli değil, bir kış manzarasının içinden doğru yolu yavaşça ve sabrını yitirmeden arayan yolcudur.
- Sen başka biri,bense hiçbiri olmak istiyordum. Her ikisi de düşünüldüğü kadar kolay değil.
- "Vücudunun hiç ağırlığı yokmuş gibi geliyordu ona, nefesi düzenliydi, hep böyle koşmayı isterdi. Nereye olursa olsun. Yeter ki hep ileri."
- "Arkasında hışırtılar duydu, göz ucuyla bir şeylerin kıpırdadığını fark etti, oraya doğru döndü, ama görünür bir şey yoktu. Yanındaki çeşmeye bir fenerin ışığı düştü. Sonra aniden öleceğini düşündü. O gün değil, belki hemen de değiş ama günün birinde ölecekti. "
- "İzleyen yıllarda öğretmenlerinin sayısı arttı; sınıf arkadaşları değişti, Latince öğrendi, fizik, biyoloji ve bir de kaçıp gitmenin işe yaramadığını."
- Ama işte bunu hayal edemeyeceğini, gizli ya da hayalete dönüşmüş olarak, kendi hayalinde bile bir biçimde var olmak zorunda olduğunu anladı.
- "Geç gelmek hiç gelmemekten iyidir." Julian yanıtladı: "Bazen aksi de geçerli."
- "Rakam bunlar. Hesap yaptığın zaman, bir işlemden geçiyorlar. Bu sürece dikkat et, gerisi kendiliğinden oluyor! Bu onların yaşamı, başka bir yaşamları yok ve bunu onlara verebilecek tek kişi sensin."
- "Her şeyin aynı olduğu, ama bir bakıma pek de öyle olmadığı, özgürlük diye bir şeyin olmadığı ya da olmadığının bilincine varılabildiğine göre özgürlüğün var olduğu dışında hala bir şey anladığı yoktu."
--reklam--
En Uzak Yer İncelemesi - Şahsi Yorumlar
En Uzak Yer: Bir sigorta şirketinde çalışan julian'ın yaşadığı hayattan vazgeçip farklı bir hayat arayışı. Olduğu yerde, yaşadığı hayatta hiç mutlu olmamış bir ruh. Kitapta julian'ın hangi hayatı geride bırakmak istediğini okuyoruz. Vazgeçiş öyküsü... Bana göre eksik bir şeyler var gibiydi. Sanki hikayenin devama ihtiyacı vardı. Julian her şeyi geride bıraktıktan sonra başına neler geldi mutlu mu oldu yoksa eskisinden de mi mutsuz bilmek isterdim... Julian karakteri bana Albert Camus'un Yabancı kitabındaki karakteri anımsattı. Onun kadar mutsuz, hayata karşı duyarsız, yaşama karşı kayıtsız, sanki ruhu boşlukta yüzen bir adam... Not; Yabancı'yı okumanızı isterdim ama Yabancı'yı sevmediyseniz En Uzak Yer'i okumamanız gerektiğini söylemezdim. Çünkü her kitaptan alınacak lezzet farklıdır. Okumak güzeldir... (Elif Ünlütürk Bayhan)
Kitap ince olmasına rağmen baya ağır bir dili var. 2. Sefer okunursa anlaşılabilir. Konusu ve olay örgüsü herkesi etkileyecek türden değil. Benim anladığım kadarıyla sorumluluklarımızdan asla kaçmamamız gerektiğini anlatıyor. Benim puanım 10/5 (Crescent Moon)
Thule, diyordu Almanca öğretmeni, eskiden dünyanın ücra yerlerine verilen addır. Ultima Thule, en uzak yer.... Bazen, genelde geceleri hani insan bir kaybolmak ister ya. Öyle durup dururken aniden yok olmak. Geride kalanlar ne düşünür diye meraklanmadan sadece artık o kişi olmayıp başka bir yerde başka insanlarla sıfırdan başlamak ister. Mümkün olsa kaçıp gidecektir ama hiç mümkün olmaz... Kitabın konusu böyle güzel başlamıştı ta ki, birkaç sayfa okuyana kadar. Kitabın kurgusu belki de çevirisinden kaynaklı çok kötü. O kadar kötü ki nerdeyse okunmuyor. Üç dört kere başladım bitirmek için. Ama yok gerçekten çok zordu. Konulara bir değinip geçiyor, hiçbir derinlik sanat ustalık göremedim. Okumazsanız hiçbir şey kaybetmezsiniz bence. (Göksel Göktürk)
--reklam--
En Uzak Yer PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Daniel Kehlmann - En Uzak Yer kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de En Uzak Yer PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Daniel Kehlmann Kimdir?
Felsefe ve edebiyat bilimi öğrenimi gördükten sonra, Kant’ın “yüce” kavramı üzerine doktora yaptı. Yazıları ve denemeleri Der Spiegel, The Guardian, Frankfurter Allgemeine Zeitung gibi pek çok dergi ve gazetede yayımlandı. Öykü, roman, deneme ve eleştiri alanlarında ürün veren Kehlmann’ın yapıtları bugüne kadar pek çok ödüle değer görüldü. Yazar, 2001’den bu yana Almanya’daki çeşitli üniversitelerde konuk öğretim üyesi olarak ders veriyor. Mainz Bilimler ve Edebiyat Akademisi üyesi olan Kehlmann, Viyana ve Berlin’de yaşıyor.
--reklam--
Daniel Kehlmann Kitapları - Eserleri
- Gitmeliydin
- En Uzak Yer
- Dünyanın Ölçümü
- F
- Sesler
- Ben ve Kaminski
--reklam--
Daniel Kehlmann Alıntıları - Sözleri
- Bir şekilde ona ulaşabilirim, ta ki beni duyana kadar, ta ki okuyana kadar, ta ki görene kadar, ta ki anlayana kadar. (Gitmeliydin)
- "Şansınız açık olsun, Sebastian." "Sizin de." ... "Ve dünyadaki herkesin." (Ben ve Kaminski)
- "Çox gəzən çox bilər" deyiblər. Sən demə, özü haqqında da bəzi şeyləri öyrənirmiş. (Dünyanın Ölçümü)
- "İnsan bir hayatı olduğunu düşünür. Ve ansızın her şey yok olup gider. Sanatın hiçbir anlamı yok. Hepsi yanılsama. Ve insan bilir bunu, ama devam etmek zorundadır." (Ben ve Kaminski)
- Peki neden bu kadar huzursuzum? Ellerim neden tir tir titriyor, öyle ki yazım kargacık burgacık oluyor, kalbim neden böyle çarpıyor ve neden hala böyle üşüyorum? (Gitmeliydin)
- İnsan bir hayatı olduğunu düşünür. Ve ansızın her şey yok olup gider. Sanatın hiçbir anlamı yok. Hepsi yanılsama. Ve insan bilir bunu, ama devam etmek zorundadır. (Ben ve Kaminski)
- Qauss onda başa düşdü ki, heç kəs ağlını işlətmək istəmir. İnsanlar sakitliyi sevir, yeməyi, yatmağı, xoş rəftarı xoşlayırlar. Heç kəs fikirləşmək istəmir. (Dünyanın Ölçümü)
- Biz daha karar vermeden bizim vereceğimiz kararları bilmesi. Böyleyken biz yine de nasıl özgür olabiliyoruz? - Bu bir gizem - Gizem demek, bunun bize vahyedildiği, vahyolduğudur. Tanrı senin me yapacağını bilir. Ama sen yine de özgürsün. Bu yüzden de yaptıklarından da sorumlusun. (F)
- İnsan odada tek başınaysa...Düşündü. Her şey farklı olur. Ne bakımdan? İnsan konuşursa, bunu tek başına duyar. Ee? Tuhaf bu! (Gitmeliydin)
- Ancaq çox ciddi olmaq da lazım deyil, bəzən bir az ruhlandırmaq tənqiddən daha təsirli olur. (Dünyanın Ölçümü)
- Dünyada hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. (Gitmeliydin)
- Qauss sonra bütün biliklərin düşməni olan təsadüfdən danışmağa başladı, dedi ki, həmişə onun üzərində qələbə çalmaq istəyib. (Dünyanın Ölçümü)
- ..., sadece ruhlarımızın uyuşmadığı insanların varlığı için yanıp tutuştuğumuzu anlatmıştı. Oysa kendi benliğimize en yakın, hatta onun adeta bir parçası olan birinin yakınında olmaya ihtiyaç duymuyorduk, çünkü onun hissettiği şeyi mesafelerden bağımsız olarak biz de hissediyor, onun çektiği acıyı biz de çekiyorduk ve onunla her türlü konuşma, doğal olanın gereksiz yere onaylanmasından öteye geçemiyordu. (Sesler)
- Dünyada hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. (Gitmeliydin)
- Kimsə professordan keçmiş xatirələri barədə soruşsaydı, cavabı bu olardı ki, dünyada elə şeylər yoxdur. Qravürlərdən, poçt göndərişlərindən fərqli olaraq, xatirələrin tarixi olmur. İnsan sadəcə olaraq, hərdən fikirləşə-fikirləşə nələrisə yaddaşına dalbadal düzə bilər. (Dünyanın Ölçümü)
- Öne çıkan, kendi resmi içinde kaybolan ressamın bulanık darbı meseli değil, bir kış manzarasının içinden doğru yolu yavaşça ve sabrını yitirmeden arayan yolcudur. (En Uzak Yer)
- "Sen başka biri, bense hiçbiri olmak istiyordum." (En Uzak Yer)
- "Rakam bunlar. Hesap yaptığın zaman, bir işlemden geçiyorlar. Bu sürece dikkat et, gerisi kendiliğinden oluyor! Bu onların yaşamı, başka bir yaşamları yok ve bunu onlara verebilecek tek kişi sensin." (En Uzak Yer)
- "İnsan odada tek başınaysa... Düşündü. Her şey farklı olur." (Gitmeliydin)
- -Samimiyetimi bağışlayın, ama bizim mesleğimizde dostça yalanlar, düşünülebilecek yegâne günahtır- (Ben ve Kaminski)
Yorumlar
0 yorum