Kitap Künyesi

Yazar: İbrahim Kalın

Yayın Evi: Kadim Yayınları

İSBN: 9786054023028

Sayfa Sayısı: 580

--reklam--

Enine Boyuna Türkiye Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir taraftan Avrupa ile bütünleşmeye çalışan, diğer yandan yakın coğrafyasına açılarak tarihi miras ve sorumluluklarına yeniden sahip çıkan Türkiye, köklü değişimlere sahne oluyor. Küreselleşme, Avrupa Birliği üyelik müzakereleri, uluslararası sisteme entegrasyon ve toplumsal tabandan yükselen talepler Türkiye’yi pek alışık olmadığımız yenilikler ile yüze yüze bırakıyor. Modernleşmenin sancılı süreçlerinden geçerek merkeziyetçi ve elitist bir siyasi yapı ile homojen bir kültürel kimlik tercihinin uzun yıllar belirleyici olduğu Türkiye, bugün gelinen noktada, soğuk savaş döneminin tortularını geride bırakmakta ve geçmişi ile yüzleşerek merkez bir ülke olma yönünde ilerlemektedir. 21. yüzyıl, yerel ile evrenseli ortak bir zeminde buluşturmaya başlayan Türkiye’ye bir yandan yeniden yapılanma fırsatları sunuyor ama aynı zamanda onu, uzun yıllar ihmal ettiği ve tartışmaya açmaya çekindiği sorunlar ile de yüzleşmeye zorluyor. Genel olarak bakıldığında söz konusu fırsat ve değişimi birbiriyle ilintili iki ana eksen etrafında değerlendirmek mümkün: İlki, Türkiye’nin dış dünya ve uluslararası sistemle kurduğu yeni ilişkiler; ikincisi ise artan toplumsal taleplerin yarattığı değişim beklentisi ve iç siyasi gelişmelerin aldığı yeni biçimler. Uluslararası sistemin önemli aktörlerinden biri olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye, bölgesel etki gücünü artırmakta ve bir denge unsuru olarak gücünü pekiştirmektedir. Ancak Avrupa Birliği üyelik müzakereleri, Kıbrıs sorunu, Türk-Ermeni ilişkileri, Türkiye-ABD ilişkileri, Irak başta olmak üzere Ortadoğu’daki gelişmeler sıcak tartışma konuları olarak Türkiye’nin gündemindeki yerini korumaktadır. Öte yandan laiklik ve din, Kürt sorunu, Alevilik meselesi, anayasaya değişikliği, yargının tarafsızlığı ve medya-siyaset ilişkileri gibi konular iç politika tartışmalarının odağında yer almaya devam ediyor. Kuşkusuz Türkiye’de değişimin yönünü belirleyecek olan, bütün bu sorunlar üzerine cesaretle gidilmesi ve rasyonel müzakerelerin yürütülmesine ilişkin kararlılık olacaktır.

--reklam--

Enine Boyuna Türkiye Alıntıları - Sözleri

    --reklam--

    Enine Boyuna Türkiye İncelemesi - Şahsi Yorumlar

    YAHUDİ İLE ANLAŞMA Firavun İkinci Ramses suratlı Enver Sedat'ın, anlaşma ve uzlaşma sevdasiyle, küçücük, fakat cihan çapında Yahudi imparatorluğu baş vezirinin ayağına gitmesi bütün Arap âlemini çıldırttı. Onun birçok ülkedeki elçiliklerine saldıranlar oldu ve ismini “hain”e çıkarttılar. Enver Sedat'ın müdafaası şu olabilir: - Benim yaptığım bir fedakârlıktır. Ne kaybedilen topraklardan bir tâviz vermek, ne Filistin Arap devleti haklarından vaz geçmek, ne de Yahudilere Orta Doğu'da herhangi bir yayılma stratejisine yardımcı imtiyazlar tanımak bahis mevzuu... Bu zamana kadar bir türlü yerine getirilemeyen karşılıkli bir (statuko) çerçevesi içinde, Arap ve Yahudi ihtilâfını hiç değilse uzunca bir müddet için ortadan kaldırmak üzere ayaklarına gittim ve fedakârlık gösterdim!.. Bu müdafaa şeklinden başka türlüsü düşünülemez; ve böyle bir müdafaa, Yahudiye: - Aramızda uzunca bir siyasî mütarekeye razı olalım ve ilerisi için zaman kazanalım!.. Demek olur... Yahudi buna dünden razıdır; ve böyle bir kombinezonun kendisine sağlayacağı faydayı araplarınkinden çok üstün görme emniyeti içindedir. Böylelikle bir gün Arap dünyasına karşi topyekûn hareketin başlayacağı şartlara doğru yol hazırlarken, Arap âlemini birtakım günü birlik tesellilerle avutmuş olarak, birbirinden kopuk halde tutacaktır. Öyleyse “hâd” bir maraz, şimdilik sancısız “müzmin”liġe itilmektedir ki, yeniden azdırılacağı gün ancak Yahudiye yarayacaktır... İkinci Ramses suratlı Enver Sedat, koparsa koparsa bu kadarını elde edebilir ki, bu da hiç şüphesiz zamanı ve cihan politikasını kendisinden daha iyi değerlendiren Yahudiye yeni hazırlık imkânları bahşedici siyasî bir mütarekeden öteye geçemez. Arap âleminin mutlaka bilmesi lâzımdır ki, gelecekte yahudiyi ve Yahudiliği Orta Doğu'dan büsbütün söküp atacak, üstün ve uzun vadeli bir politikaya erişilmedikçe, "bir kısım kayıbımı bana iade etti” kabilinden dilenciliklerle hiçbir tesviye şekline varılamaz... Enver Sedat hain değil, biçaredir. İslâm âlemi ise başsız perişan... Yahudi İmparatorluğunun merkezi Amerika mes'ut; ve her şeyi kendi emniyetini ihlâle doğru yol almakta gören Rusya, düşünceli... ve Bir gün ne çıkarsa işte buralardan çıkacak, Kıbrıs'ın (stratejik) değeri de o zaman anlaşılacaktır... Bu dolambaçlı yollardan selâmete erme dehâsı İslâm âlemine ne gün nasip olacak?.. 27 Kasım 1977 yazar/i1030 / kitap/kitap--51174 (zaimoğlu mehmet)

    --reklam--

    Enine Boyuna Türkiye PDF indirme linki var mı?

    --reklam--

    İbrahim Kalın - Enine Boyuna Türkiye kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Enine Boyuna Türkiye PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

    Kitabın Yazarı İbrahim Kalın Kimdir?

    İbrahim Kalın, (d. 15 Eylül 1971, İstanbul) Türk tarihçi, bürokrat ve diplomat. 11 Aralık 2014 tarihinden beri Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı sözcülüğü ve başdanışmanlık görevini yürütmektedir.

    Erzurum, İspir kökenli bir ailenin çocuğu olarak 1971 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde 1992 yılında lisans eğitimini tamamladı.Yüksek lisans tahsilini sürdürmek için Malezya'ya gitti. 1996 yılında doktora çalışmaları için ABD'de George Washington Üniversitesi'ne girdi. College of the Holy Cross, Georgetown Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi'nde İslam düşüncesi ve İslam-Batı ilişkileri üzerine dersler verdi. Felsefe, İslam düşüncesi ve İslam felsefesi üzerine akademik çalışmalarda bulundu. Doktora öğrenimi sırasında "Mulla Sadra’nin Bilgi Teorisi ve Anti-Subjektivist bir Epistemolojinin İmkanı" konusu üzerine çalıştı. Japon araştırmacı Toshihiko Izutsu'nın "İslam'da Varlık Düşüncesi" kitabını ve Şazelîyye tarikatının Darkavîyye kolunun kurucusu olan Mulay El-Arabi Ed-Darkavî’nin “Bir Mürşidin Mektupları” adlı kitaplarını Türkçeye tercüme etti. Halil İnalcık'ın makalesini "İstanbul: Bir İslâm Şehri" başlığıyla tercüme etti.

    2005-2009 yılları arasında Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) kurucu başkanlığını yaptı. 2011 yılında Ahmet Yesevi Üniversitesi mütevellî heyeti üyeliğine atandı. 2007 yılında "İslam ve Batı" adlı kitabı yayımlandı. Bu çalışmasıyla Türkiye Yazarlar Birliği'nin "Fikir Ödülü"nü kazandı. Macmillan Encyclopedia of Philosophy, Encyclopedia of Religion ve Oxford Dictionary of Islam gibi ansiklopedik eserlere katkılarda bulundu. 2014 yılında "Akıl ve Erdem", 2015 yılında "Varlık ve İdrak", 2016 yılında ise "Ben, Öteki ve Ötesi: İslam-Batı İlişkileri Tarihine Giriş" adlı çalışmaları yayınlandı.

    2009 yılında Ahmet Davutoğlu'nun dışişleri bakanı olmasıyla boşalan dış politikadan sorumlu başbakan başdanışmanlığı görevine getirildi. Ocak 2010'da kurulan Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü'nün ilk koordinatörü oldu. 2012 yılında başbakanlık müsteşar yardımcılığı görevini üstlendi. Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte cumhurbaşkanlığı genel sekreter yardımcılığı görevine getirildi. Son olarak 11 Aralık 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "cumhurbaşkanlığı sözcüsü" olarak atandı.

    Evli ve 3 kız babasıdır. Akademi ve bürokrasideki çalışmalarının yanı sıra İbrahim Kalın'ın halk müziği başta olmak üzere sanata yakın bir ilgisi vardır. Bestelediği eserler arasında "Seni Mene Vermez İse" ve "Elif Bacı" adlı çalışmalar bulunmaktadır.

    Telif eserleri

    İslam ve Batı

    Varlık ve İdrak: Molla Sadra'nın Bilgi Tasavvuru

    Akıl ve Erdem: Türkiye'nin Toplumsal Muhayyilesi

    Ben, Öteki ve Ötesi: İslam-Batı İlişkileri Tarihine Giriş

    Enine Boyuna Türkiye

    İslamofobi: 21. Yüzyılda Çoğulculuk Sorunu

    Barbar Modern Medeni

    Perde ve Mana

    Çevirileri

    Bir Mürşidin Mektupları

    --reklam--

    İbrahim Kalın Kitapları - Eserleri

    • Ben, Öteki ve Ötesi
    • İslam ve Batı
    • Akıl ve Erdem
    • İslamofobi
    • Barbar Modern Medeni
    • Varlık ve İdrak
    • Perde ve Mana
    • Açık Ufuk
    • Enine Boyuna Türkiye
    • İslamofobi

    --reklam--

    İbrahim Kalın Alıntıları - Sözleri

    • "Hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı, düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları yok mu? Oysa gerçek şu ki kör olan gözler değildir, kör olan göğüslerde ki kalplerdir." (Hac, 22:46) (Perde ve Mana)
    • "De ki: "Öyleyse [bilin ki tüm hakikatin] kesin/son delili yalnızca Allah'ındır."" (En'âm, 6:149) (Perde ve Mana)
    • Batı Hristiyan ülkesi asırlarca İslam’ı kötü niyetli öteki olarak görmüş ve bu görüşü muhafaza etmek için bir sürü sebep üretmiştir. Batı’nın asırlar süren İslam portresini değiştirmek açıkça göstermiştir ki İslam sevmemenin sebepleri ezelden beri var olan ve devam eden bir düşmanlığın mantıki temelleri olarak bina edilmiştir ve bunun tersi doğru değildir bu şablon günümüze kadar devam etmektedir. Richard Buliet (İslamofobi)
    • “Hikmeti olmayan hüküm kör, hükmü olmayan hikmet topaldır.” (Perde ve Mana)
    • Akıl, doğru kullanıldığında insanı meleklerden üstün kılabilirken, yanlış yola girdiğinde hayvanlardan daha aşağı ve şeytandan daha yıkıcı bir güç haline gelebilir. (Perde ve Mana)
    • "Dört bir tarafa bakabilmek için eskisinden çok daha özgürüz; artık önümüzde hiçbir sınır yok. Etrafımızda uzayıp giden muazzam bir alanı hissetmenin avantajına sahibiz... ve aynı zamanda muazzam bir boşluğu." (Ben, Öteki ve Ötesi)
    • İslamiyet demek ruh-i medeniyet demek, medeni olmak için Müslüman olmak kâfidir”. Ahmet Mithat Efendi (Barbar Modern Medeni)
    • Çok konuşmak, fikrin derinliğinden değil, cehaletin gevezeliğindendir.. (Açık Ufuk)
    • "Bir toplumu medeni yahut barbar yapan, sadece sahip olduğu maddi imkanlar yahut teknolojik araçlar değil, varlığı ve hayatı anlamlandırmak için ortaya koyduğu tasavvur, tutum ve davranışlardır. Basit ve temel araçlara sahip bir toplum medeni olabileceği gibi, ileri teknolojik sistemlere sahip toplumlar da barbar olabilir. (Barbar Modern Medeni)
    • "Kendi aklını kullanacak cesareti göster!" (Akıl ve Erdem)
    • "Dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir." (İslam ve Batı)
    • Medine,"la" yı "illa" ile tamamlar. Neyin reddedilmesi gerektiğini öğreten vahiy, insanları boşlukta bırakmaz ve neye inanmaları gerektiğini söyler. Sirke karşı tevhid, küfre karşı iman, Zulme karşı adalet, Haksızlığa karşı hukukun üstünlüğü, Irkçılığa karşı hukukta eşitlik ve takvada üstünlük, Zihni ve bedeni köleliğe karşı özgürlük Medine'de tebellür eder; derinlik kazanır ve ete kemiğe bürünür. Müstakbel İslam medeniyetinin metafizik ve ahlaki temeller burada atılır. Kurulan, modern manada bir ulus devlet değil; akla, inanca, erdeme ve estetiğe dayalı bir medeniyet şehridir. (Barbar Modern Medeni)
    • Avrupalılar, bir din olarak İslam'ı , bir kültür ve medeniyet olarak İslam'dan ayırmış; birincisine şiddetle karşı çıkarken , ikincisine hayranlıkla yaklaşmış ve ondan etkilenmiştir. (Ben, Öteki ve Ötesi)
    • Beni en çok endişelendiren şey, bir gün müslümanlar, hıristiyanlardan ayırt edilemez hale gelecekler ; onlar gibi giyinecekler ve onların yediklerinden içtinap etmeyecekler. (İslam ve Batı)
    • Orta yol bulmak, bir sanat işidir. (Akıl ve Erdem)
    • “İnsan ancak kendini her şeyi kuşatan varlığın bir parçası olduğunu kavradığı zaman ben-bilgisine ve 'ben' idrakine kavuşabilir.“ (Ben, Öteki ve Ötesi)
    • "Bütün bilgilerin başlangıcı, insanın kendini bilmesidir." (Akıl ve Erdem)
    • "Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez fakat insanlar kendilerine zulmederler." (Perde ve Mana)
    • Michiganlı Cumhuriyetçi aktivist Victor Ghalib Begg, Detroit Free Press gazetesine şöyle diyerek şikayet etmiştir: “Hepsi İslam’ı ve Müslümanları kötülemek için birbirlerini eziyorlar önyargı ve nefretin gücüne başvurmaya çalışıyorlar.....ve beyinsizce bir şey.” (İslamofobi)
    • İslam dininde ihanet suçu, Batı’da olduğu gibi devlete karşı değil,ümmete karşı işlenmektedir. (İslamofobi)