Kitap Künyesi

Yazar: Noam Chomsky

Yazar: Michael Albert

Yayın Evi: BGST Yayınları

İSBN: 9789756165423

Sayfa Sayısı: 98

--reklam--

Entelektüellerin Sorumluluğu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Michael Albert’in Noam Chomsky ile yaptığı bu uzun söyleşi entelektüellerin sorumluluğu üzerine bir tartışma ile başlıyor. Buradan hareketle sosyal bilimlerin ve kültürel kurumların işlevi, ABD’de ve dünyadaki sol hareketlerin başarıları ve başarısızlıkları, aktivist bir etiğin ve özgürlükçü bir muhalif örgütlenmenin nasıl olması gerektiği gibi bir çok konu ele alınıyor.

Söyleşi tarzı zaman zaman okuyucuda burada ele alınan her konunun aslında çok daha etraflıca tartışılmaya ihtiyacı olduğu duygusu uyandırıyor. Aklımızdaki sorulara hazır cevaplar bulmak her zaman rahat bir iştir, ancak düşünmek, bir bakış ve kavrayış geliştirmek, bunları tartışmaya açmak, sonuçta bir uzlaşmaya ya da ortak paydaya varmak entelektüel ve aktivist bir etiğin temel öğesi olmalıdır. Bu bakış, söyleşinin özünü oluşturuyor.

--reklam--

Entelektüellerin Sorumluluğu Alıntıları - Sözleri

  • Kamu okul sisteminin yalnızca itaatkâr olmayı değil, can sıkıntısına katlanmayı, oturup saate bakmayı ve sınıftan kaçmamayı da öğrettiğini fark ettim. Bu, tam olarak bir kapitalist şirkette çalışırken sahip olmanız gereken bir beceri.
  • ABD’nin bugün bir demir-çelik sanayii varsa bunun nedeni bu kuralları (serbest pazar ideolojisi biçimindeki modern ekonomik teori) tamamen ihlal etmiş olmasıdır. ABD son on yılda sözde serbest pazar doktrini çerçevesinde, yurtdışından tüm ithalatı yasaklayarak, ücretleri düşürebilmek için işçi sendikalarını ezerek, birkaç gün önce de yabancı çelik üzerindeki gümrük vergisini yüzde 100’den fazla artırarak demir-çelik sanayiini yeniden toparlamıştır. Bu planlamadır. Diğer yandan serbest pazar ideolojisi çok yararlıdır. ABD’de nüfusun geneline karşı bir silahtır, çünkü sosyal harcamalara karşı bir silahtır. ABD dışında fakir insanlara karşı da bir silahtır, çünkü onlara “bu kurallara uymalısınız” der.
  • Aklı başında bir kişinin tek bir yöne gideceği doğru mu?
  • Bugünlerde “başarısızlığa uğramış Tanrı sendromu” olarak adlandırılan şeyi yaşamak çok kolay. Kızıl bürokrasinin bir parçası olacak bir Leninist olarak işe başlarsınız. İktidarın yolunun bu olmadığını görürsünüz ve çok hızlı bir şekilde sağcı bir ideolog olursunuz. Hayatınızı aydınlığı henüz görememiş ve iktidarın gerçek yoluna dönmemiş eski yoldaşlarınızın günahlarını gün ışığına çıkarmaya adarsınız. Gerçekte bunu günümüzde Sovyetler Birliği’nde görüyoruz, iki yıl öncesinin komünist eşkıyaları, Stalinist eşkıyaları günümüzün banka yöneticisidirler, serbest pazarcısıdırlar ve Amerikalıların dalkavuklarıdırlar. Yeni tarzı öğrenmek için uzun bir doktrin aşılama dönemine ihtiyaç yok.
  • Hayatımda tanıştığım ve bildiğim entelektüel insanların çoğu, entelektüel meslekler olarak adlandırılan mesleklerden çok uzaktır. Entelektüel işçiler olarak adlandırılan, yani elleri ile değil zihinleri ile çalışan insanların birçoğu kâtiplikten ibaret olan işlerle uğraşmaktadır. Örneğin akademik faaliyetlerin önemli bir kısmı esasen bir çeşit kâtiplik işidir.
  • Köleliği sona erdirdik, çünkü öylesine yüce şahsiyetleriz ki, köleliği sevmediğimize karar verdik. Ve bunun gerçek nedeni gözlerden uzak tutulur. Yani köle ayaklanmaları. Evet bu tarihten kaybolmuştur.
  • Benim için insan imgesi belli ihtiyaçları, istekleri, potansiyelleri ve yetenekleri olan bir yaratıktır ve bunların gerçekleşmesi toplumsaldır ve bunların gerçekleşmesi diğer insanları ezmeyi, diğer insanların üzerine basmayı, diğer insanların kaybından kazanç sağlamayı gerektirmez. Bu doğruysa, yani insanlar bu ortak değerler kümesine sahipse, neden her şeyin bu kadar yoz, hiyerarşik ve savaş dolu oldu­ğunu açıklamak zorundasınız.
  • Dünyayı anlamamızı engelleyen şey nedir?
  • İşçilerin ellerinde yalnızca nesnel olarak mevcut olan seçeneklere değil, öznel olarak mevcut olan seçeneklere de bakmanız lazım. Nasıl düşünmelerine izin veriliyor? Nasıl düşünebiliyorlar? Bunlar bize kapatılmış düşünme biçimleridir, yalnızca böyle düşünmek konusunda aciz olduğumuz için değil, bunlar hakkında düşünmemizi engellemek üzere geliştirilen ve empoze edilen çeşitli engeller yüzünden. Aslında, doktrin aşılama dediğimiz şey budur. Birinin size ders vermesi değildir.
  • Eğer biri çıkar da, "sol entelektüel cemaatin içi boşaltılmıştır, geriye bir şey kalmamıştır" dese gerçekte söylemek istediği, kendilerini solcu olarak adlandıran ve görünür bir şekilde öne çıkan kişilerin sayısının az olduğudur. Tabii ki sizin analiziniz çerçevesinde bu durum, giderek büyüyen ancak yalıtılmış olan, kamusal bir etikete sahip olmayan ve kamusal görünürlüğü engellenen bir sol entelektüel cemaatin varlığının göstergesi olarak da görülebilir..
  • Tamam, varsayalım ki mesele mülk sahipleri ile mülksüzler arasında. Mülk sahipleri çok da fazla değil, birçok insan mülksüz. Her zaman için. Hangi tarafta yer almak isti­yorsun?
  • 17. yüzyılın büyük bilimsel açılımlarından sonra öyle bir noktaya gelindi ki, eğer temel bilimler dışında oldukça etkin olan doktriner denetimlere maruz kalırsanız, bilim yapamaz hale gelirsiniz. Bunu yapamazsınız. Newton’un ardından, daha önceki ideolojik fanatikliği esas alan bir fizikçi olmak isterseniz oyunun dışında kalırsınız. İlerleme çok büyüktür.
  • + Einstein her zaman ünlü laflar ederdi. - Her zaman Tanrı hakkında konuşurdu. +Einstein'ın bu arkadaşı, Einstein'ın Tanrı dediğinde aslında "ben" demek istediğini söyledi. "Tanrı evrenle kumar oynamaz" dediğinde "tüm bunlara inanmıyorum" demek istediğini söyledi.
  • Hatırlamamız gereken şey, iktidar sahiplerinin bunu gayet iyi bildiğidir. Bizim bilmemizi istemezler, ancak kendileri bilir.

--reklam--

Entelektüellerin Sorumluluğu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Gerçekler hakkında konuşmak aydınların sorumluluğudur.: Chomsky ile M. Albert ismindeki Amerikalı aktivist ve yazar abimizin söyleşisinin mini bir kitapçığa dökülmüş hali. Konuların dalları bakımından tanıtımlarda da bahsedildiği üzere sosyal bilimlerden, kültürel kurumdan, ABD’de ve dünyadaki sol hareketlerin başarıları ve başarısızlıklarından, aktivist bir etik ve özgürlükçü bir muhalif örgütlenmenin nasıl olması gerektiğinden detaylı ve aydın bir bakış açısıyla yer alıyor. Minik el kadar kitaptır lakin içerik ve sohbet bakımından ortalamanın baya üstünde ve entelektüel dilin ve nükteli bakış açılarının ağırlıkta olduğu bir üslup ile karşılaşmaktayız. Sosyoloji, politika, ahlak ve etik üzerine düşünmeye ve sorgulamaya yönlendiren bir eser. “Entelektüellerin görevi, doğruluk üzerine konuşarak yalanları ortaya çıkarmaktır” diyor Noam Chomsky. Bazı noktalarda sanki sazı eline bir emperyalist tarafmış gibi saldırgan ve iğneleyici üslup ile sorular ve tezler yönlendiren Albert’e, aslında bu konuşmadaki tutumları ile, görev ve sorumlulukların bilincinde olarak uygulanması gereken tutumlara da bir şekil A örnek sunuyor bize, cevapları ve tavırlarıyla Chomsky. Dilin yapısı ile dilcilerin ve bu alanla ilgilenenlerin evrensel dil grameri araştırmaları ve makaleleri ile tanıdığımız Chomsky’yi bu kez siyasi yönleri ile tanımaya başlıyoruz. Faşizm, emperyalizm, savaş karşıtı bir tavır göstermenin yanında, Bir makalenin şu alıntısına da yer vermek gerekir; “ Chomsky, Vietnamdaki korkunç yıkımların sebebinin imtiyazlı hatalardan kaynaklı olduğunu biliyordu. Amerikalılar ise güney Vietnam’ı, komünist saldırılarından koruduklarını sanıyorlardı. Özünde Güney Vietnam’ın varlığının tek sebebi Amerika’nın birleşik Komünist Vietnam fikrini reddetmesiydi. Gizli şüphelerine rağmen, Lyndon Johnson, Amerikalılara savaşı kolayca kazanabileceklerini söyledi. Savaşta ölen ya da ömür boyu sürecek psikolojik, fiziksel hasarlar alan askerlerin hiçbiri neden savaştıklarını gerçek anlamda bilmiyordu. En azından 1968’e kadar ana akım medya Amerika’nın Kuzey Vietnam’a attığı bombalarla, kimyasal silahlarla Vietnamlılara verdiği zararları sakladı. “Entelektüellerin Sorumluluğu”nda Chomsky’nin hedefi politikacılar değil, liberal tarihçi Arthur Schlesinger gibi Amerika’nın Vietnam politikasını savunan entelektüellerdi. Chomsky, Schlesinger ve benzerlerini savaşa yanlış sebepten dolayı karşı çıktıkları için eleştirdi. Chomsky’ye göre Schlesinger ve diğerleri dünya siyaseti konusunda koyu realist imajı yaratmalarına rağmen Amerikan amaçlarının tamamen saf ve eleştirilemez olduğunu var saydılar. 2 yıl sonra, ilk ve en iyi kitabı Amerikan Gücü ve Yeni Mandarinler’de Chomsky bu tarz entelektüelleri, devlet gücüne yalakalıklarından dolayı “yeni mandarinler” olarak damgalıyor. Chomsky, “uzmanlar tarikatı” na karşı entelektüellere, Amerikan emperyalizmine karşı çıkmak ve kurbanlara yardım etmek için göreceli olarak devlet baskısına karşı olan özgürlüklerini kullanmalarını isteyen bir entelektüel sorumluluk anlayışını önermektedir. “Entelektüeller devletin yalanlarını ortaya çıkarma gücüne sahiptir,” diyor Chomsky, “tutumları sebep ve sonuçlarıyla ve belki de gizli amaçlarıyla analiz edebilirler. En azından Batı dünyasında siyasi özgürlüklerinden dolayı böyle bir güce sahipler.” “ Gerçekler hakkında konuşmak aydınların sorumluluğudur. Aynı zamanda, arzuladığımız değişimin mümkün olduğunu göstermek de yine onların sorumluluğunda. (orhan yalçın)

Michael Albert'in Noam Chomsky ile yaptigi bu uzun söylesi entelektüellerin sorumlulugu üzerine bir tartisma ile basliyor. Buradan hareketle sosyal bilimlerin ve kültürel kurumlarin islevi, ABD'de ve dünyadaki sol hareketlerin basarilari ve basarisizliklari, aktivist bir etigin ve özgürlükçü bir muhalif örgütlenmenin nasil olmasi gerektigi gibi bir çok konu ele aliniyor. Söylesi tarzi zaman zaman okuyucuda burada ele alinan her konunun aslinda çok daha etraflica tartisilmaya ihtiyaci oldugu duygusu uyandiriyor. Aklimizdaki sorulara hazir cevaplar bulmak her zaman rahat bir istir, ancak düsünmek, bir bakis ve kavrayis gelistirmek, bunlari tartismaya açmak, sonuçta bir uzlasmaya ya da ortak paydaya varmak entelektüel ve aktivist bir etigin temel ögesi olmalidir. Bu bakis, söylesinin özünü olusturuyor. (Hikmet)

--reklam--

Entelektüellerin Sorumluluğu PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Noam Chomsky - Entelektüellerin Sorumluluğu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Entelektüellerin Sorumluluğu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Noam Chomsky Kimdir?

Avram Noam Chomsky, ABD'li dilbilimci, filozof, tarihçi, mantıkçı, aktivist, siyasi eleştirmen ve yazardır.

7 Aralık 1928'de Philadelphia, Pensilvanya'da doğdu. Rus göçmeni William Chomsky'nin oğludur. N. Chomsky Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde dilbilim profesörüdür. Kendi ismiyle adlandırdığı Chomsky Hiyerarşisi'ni geliştirmiştir. Dilbilimine olan katkısı Davranışçılık Kuramı'nı çürütme yönünde çok etkili olmuştur. Ayrıca bilişsel bilim'in popülaritesini artırmıştır. Dilbilimsel çalışmalarının yanı sıra Kuzey Amerika'nın en önemli sol politikacı entelektüellerinden biri sayılır. Vietnam Savaşı'ndan itibaren Amerika'nın dış ve ekonomik politikalarında dünyaca tanınan katı bir eleştirmendir. 1992 yılında gerçekleşen Sanat ve İnsan Hakları Takdirnamesi'nde, 1980 ve 1992 yılları arasında dünyanın en çok alıntı yapılan yaşayan insanı seçilmiştir. Noam Chomsky Anarko-sendikalizme sempati ile bakan bir sol liberteryendir ve Dünya Endüstri İşçileri Vakfının bir üyesidir.

Babası İbranice öğretmeniydi, ve Ortaçağ İbranice dilbilgisi üzerine hazırlanan bilimsel bir dergiyi çıkarmaktaydı. İlk eğitimini Philadephia'daki Oak Lane Country Day Okulu'nda ve Central Lisesi'nde aldı. 1940 ile 1945 yılları arasında New York şehrinin anarşist-sosyalist Yahudi entelektüel cemaatinin çalışmalarıyla haşır neşir oldu ve Arap-Yahudi işbirliği için çalışmak üzere İsrail'e göç etmeyi planladı.

Eğitimine dilbilim, matematik ve felsefe çalışacağı Pensilvanya Üniversitesi'nde devam etti. 1945-50 yılları arasında Pensilvanya Üniversitesi öğrencisiydi ve dilbilimi öğrenimine başladı. Bu süre zarfında, Zellig Harris'in "Yapısal Dil Biliminin Yöntemi" adlı kitabının düzeltmeleri üzerine çalıştı ve Harris'in siyaset üzerine görüşlerine karşı sempati duymaya başladı. Radikal-empirist bir felsefeci olan Nelson Goodman'ın öğrenciliğini de yaptı. 1951 yılında Goodman'ın Genç Araştırmacı Bursu önerisini kabul ederek Harvard Üniversitesi'ne gitti.

1953 yılında Chomsky, Avrupa'ya seyahat etti. Bu gezi sırasında, yapısal dilbilimini şekillendirme girişiminin işe yaramayacağına karar verdi; çünkü dil oldukça soyut, doğuştan [edinilen] [İngilizce generative] bir olguydu. Bundan sonraki çalışmalarının bu olgunun modellenmesi ile ilgili olması gerektiğine karar vermişti. 1955 yılında Pensilvanya Üniversitesi'nden doktora derecesini aldı; ancak bu dereceyi elde etmesini sağlayan araştırmaların çoğunu 1951-55 yılları arasında Harvard Üniversitesi'nde gerçekleştirdi. Doktora derecesini almasından bu yana Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde çalışmaktadır; şu anda Modern Diller ve Dil bilimi bölümündeki Ferrari P. Ward Başkanlığı görevinde bulunmaktadır. Noam, 24 Aralık 1949'da (şu anda Harvard Üniversitesi'nde profesör olan) Carol Schatz ile evlendi. Çiftin iki kız ve bir erkek çocukları vardır.

Noam ününü dilbilimi alanında kazandı. Dilbilimin bazı tarihsel ilkelerini İbranice uzmanı olan babası William'dan edinmiştir. Aslında, yüksek lisans derecesi için gerçekleştirdiği ilk araştırmaları konuşulmakta olan modern İbranice hakkındaydı. Pek çok başarısının arasında en ünlü olanı, modern mantığa ve matematiksel temellere olan ilgisinden kaynaklanan üretici dil bilgisi (ing. generative grammar) üzerine olan çalışmalarıdır. Bunun sonucunda, bunu üretici dil bilgisini doğal dillerin tanımlamasına uygulamıştır. Öğrenci olarak, Noam Pennslyvania Üniversitesi dilbilimi profesörü olan Zellig Harris'ten oldukça etkilenmiştir. Zellis'in siyasi görüşlerine olan sempatisi, onu dilbilimi alanında yüksek lisans eğitimi görmeye yönlendirmiştir.

Noam her zaman siyaset ile ilgilenmiştir ve onu dilbilimi alanına çeken şeyin siyaset olduğu söylenir. Sosyalizm ve anarşizme doğru olan siyasi eğilimi, kendi deyişiyle radikal New York Yahudi cemaati nden kaynaklanmaktadır. 1965'ten beri ABD dış politikasının önde gelen eleştirmenlerinden birisi olmuştur. Amerika'nın Vietnam'a karışmasına karşı öne sürülen en önemli argümanlardan kabul edilen Amerikan Gücü ve Yeni Mandarinler makalelerinden oluşan kitabını yayınlamıştır.

Chomsky, akademik alanda saygı görmüş ve pek çok defa onurlandırılmıştır. Londra Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi tarafından Onursal Doktorluk ile ödüllendirilen Chomsky, aynı zamanda dünyanın birçok yerinde konferanslara davet edilmiştir. 1967'de Berkeley'deki California Üniversitesi'nde Beckman Konferansı'nı vermiştir. 1969'da ise Oxford Üniversitesi'nde John Locke Konferansı'nı ve Londra Üniversitesi'nde de Sherman Anma Konferası'nı vermiştir.

Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD'den Foreign Policy ve İngiltere'den Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entellektüeli listelerinde, 2005 yılında 1., 2008 yılında 11. sırada yer almıştır.

--reklam--

Noam Chomsky Kitapları - Eserleri

  • Medya Denetimi
  • İnsan Doğası İktidara Karşı Adalet
  • Dünyayı Kim Yönetiyor
  • Dilin Mimarisi
  • Rızanın İmalatı
  • Entelektüellerin Sorumluluğu
  • Medya Gerçeği
  • Nükleer Savaş ve Çevre Felaketi
  • Sömürgecilikten Küreselleşmeye
  • Anarşizm Üzerine
  • İktidarı Anlamak
  • Geleceği Kurgulamak
  • Güç Kimin Elinde?
  • Dil ve Zihin
  • Doğa ve Dil Üzerine
  • Medya Halka Nasıl Evet Dedirtir
  • Occupy - İşgal Et
  • Filistin Üzerine Konuşmalar
  • Vahşi Abd Emperyalizmi
  • Amerikan Rüyası İçin Ağıt
  • Emperyal Arzular
  • İnsanlığın Efendileri
  • Tehlikeli Güç
  • Batı Terörizmi
  • Halk Üzerinden Kazanç
  • Bilgi ve Özgürlük Sorunları
  • A.B.D Terörü
  • Korsanlar ve İmparatorlar: Eskiler ve Yeniler
  • Bilim ve Postmodernizm Tartışmaları: Postmodernizim ve Rasyonalite
  • Güç ve İdeoloji Üzerine
  • Yaşamla Ölüm Arasında Gazze
  • Amerikan Müdahaleciliği
  • Demokratik İdeallerin Çöküşü
  • Hayaller ve Umutlar
  • Yeni Dünya Düzeninde Yalanlar ve Gerçekler
  • Propaganda ve Toplumsal Zihin
  • Demokrasi Gerçek ve Hayal
  • Biz Ne Tür Yaratıklarız?
  • Modern Çağda Entellektüellerin Rolü
  • Karanlık Çökerken Umutsuzluğa Karşı İyimserlik
  • Dünya Düzeni: Eskisi Yenisi
  • Kader Üçgeni
  • Düşük Yoğunluklu Demokrasi
  • Dil ve Zihin İncelemelerinde Yeni Ufuklar
  • İmparatorluğa Karşı Durmak
  • Dil ve Sorumluluk
  • How The World Works
  • Devlet Uğruna
  • Yıl 501
  • Postmodernizm ve Sol
  • Batı'nın Yeni Standartları
  • Yeni Dünya Düzeni
  • Müdahaleler
  • Halkın Sırtından Kazanç
  • Bilgi Sorunları ve Dil
  • On Palestine
  • Amerikan Muhalifleri Konuşuyor
  • Demokrasi ve Eğitim
  • The Science of Language
  • 11Eylül
  • Hegemony or Survival: America's Quest for Global Dominance
  • Superpowers In Collision
  • On Anarchism

--reklam--

Noam Chomsky Alıntıları - Sözleri

  • Jefferson’ın ‘aristokrat’ tanımı, entelektüellerin ‘yeni sınıfı’nın iki paralel patikadan birini takip edeceğini öngören Bakunin tarafından daha geliştirildi. Onlar tarihin en kaba ve kötü rejimini dayatacak bir ‘kızıl bürokrasi’ haline gelerek devlet iktidarını kendi ellerine almak için halk mücadelelerini istismar etmeye çabalayabilirlerdi. Ya da gücün başka yerde yattığını anlayabilir ve kapitalist devlet demokrasilerindeki “halkın sopasıyla halka vuran” gerçek efendilerine hem idarecileri hem de savunucuları olarak hizmet edip, kendilerini onun ‘satın alınmış papazlığı’ gibi sunabilirlerdi. (Anarşizm Üzerine)
  • "Küçük çapta bile olsa harekete geçmeyi başarırsak, gelecekteki büyük ütopyayı beklemek zorunda kalmayız. Gelecek, sonsuz bir şimdiler silsilesidir. Şimdiyi -etrafımızdaki bütün kötülükleri bir tarafa bırakarak- insanların hak ettiğini düşündüğümüz gibi yaşamak bile harika bir zaferdir." (Occupy - İşgal Et)
  • Propaganda konusunda bir başka örnek. Rus üssü diye ikide bir müdahale ettiğimiz Nikaragua’ya güya Ruslar MÎG satmış. Masalı uyduranların niyeti ABD’nin Nikaragua seçimlerinin sonuçlarını etkileme taktiklerini kamuoyundan gizlemek! Aynı sıralarda köylüleri kolay öldürsünler diye el Salvador’a gelişmiş uçaklar satıyoruz!.. (Modern Çağda Entellektüellerin Rolü)
  • İsrail ilk zamanlarda Hamas’ı destekledi, çünkü laik FKÖ’ye karşı bir silahtı. ABD ve İsrail oldukça tutarlı bir biçimde radikal İslamcıları destekledi ve bunun epeyce bir geçmişi var. 60’ların başında -aslında, 50’lerde ve 60’larda- Arap dünyasında, laik ulusalcılığın simgesi olan Nasır ile köktenci, radikal İslamcılığın koruyucusu Suudi yöneticileri arasında büyük bir çatışma vardı. ABD kimi destekledi? Suudileri tabii. Laik ulusalcılıktan korkuyorlardı. (Nükleer Savaş ve Çevre Felaketi)
  • Bu tavırlar, ABD'nin emellerine kavuşabilmek ıçın dünyanın her yerinde güç ve şiddet kullanmayı bir hak olarak görüyor. Emirlerine itaat etmeyen her kim varsa "komünist' olarak adlandırılıyor ve "kendini koruma" adına bu komünistleri yok etme hakkını kendinde buluyor. (Sömürgecilikten Küreselleşmeye)
  • İş dünyasının yönettiği bir ülkede yaşamak işte bu anlama geliyor, hiçbir şeyin önemi yok. Endüstrileşmiş ülkelerde var olan sağlık sisteminin bizde olamayışı da aynı nedenledir. Ağır­lığı olan insanlar, finans kurumları buna izin vermez, bu yüzden gündemde değildir. (Nükleer Savaş ve Çevre Felaketi)
  • Irak, Suudi Arabistan’dan sonra ikinci büyük petrol rezervine sahiptir. Şu açıktır ki, ABD şu ya da bu şekilde bu muazzam kaynaklar üzerinde denetimi yeniden kurmalıdır ve şu andaki durum kesinlikle ABD’ye rakipleri ile karşılaştırıldığında ayrıcalıklı bir erişim olanağı sunmamaktadır. (İmparatorluğa Karşı Durmak)
  • İnsanın dil edinimi içgüdüseldir ve özel bir “konuşma organı”na dayanır (Doğa ve Dil Üzerine)
  • Askeri müdahaleler masraflı operasyonlardır. Bedelini halk öder ve razı edilmesi kolay olmayabilir. Japonya ve diğer başka ülkelerdeki gibi Amerikan halkı itaatkar değildir. Yönetimi canından aziz bilmez. Hesap alır hesap verir. Böyle bir ortamda devlet şirket işbirliği esası üzerine oturtulması ekonomik modeli yaşatabilmek zordur. Halkın rızasını almak gerekiyor. Bu da manipülasyonla olur. (Demokratik İdeallerin Çöküşü)
  • "İnsanların edilgin ve itaatkar kalmasını sağlamanın akıllıca yolu kabul edilir görüş çeşitliliğini katı bir şekilde sınırlamakla birlikte o çeşitlilik alanı içerisinde canlı tartışmalara imkan , hatta daha eleştirel ve muhalif görüşleri teşvik etmektir. Bunu yapmak insanlara özgür düşünmenin var olduğu hissini verir, halbuki sistemin ön kabulleri tartışmanın kapsamına getirilen sınırlarla daima pekiştirilmelidir." (Dünyayı Kim Yönetiyor)
  • 1948'den bu yana İsrail'de etnik temizlik sadece bir politika değildir; bu bir yaşam biçimidir ve sürekli uygulanışı sadece politikaları değil, devleti de kriminal yapar. (Filistin Üzerine Konuşmalar)
  • "Bu arada, Sovyetler Birliği büyük kalkınma borçlarını aktararak Küba'nın kanatlarını şişiriyor ve tek bir kuşakta modernizasyon sağlayabilmek için kendisini bir model olarak sunuyordu." (Halk Üzerinden Kazanç)
  • anarşizm “toplumun varma­sı gereken nihai idealdir” (Anarşizm Üzerine)
  • Bir kez daha belirtmek istiyorum, "faşizm" gaz odaları demek değildir. Faşizm, devletin sendikaları ve şirketleri koordine ettiği ve büyük iş çevrelerine büyük rol verdiği özel bir ekomonik düzenleme biçimidir. (İktidarı Anlamak)
  • ABD dış politikasının birincil hedefi soyma ve sömürme özgürlüğünü garanti altına almaktır. (Güç ve İdeoloji Üzerine)
  • Kolombiya ve Türkiye' deki insanlar devlet baskısından şüphesiz cok endişe ediyorlar, ama bu baskının bitmesine izin vermezler. (Emperyal Arzular)
  • 1949’da Doğu Avrupa’daki ABD casusluğu, Doğu Cephesi’nde Nazi askeri istihbaratının başında bulunan Reinhard Gehlen’in yönettiği bir şebekeye devredilmişti. Bu şebeke, en kötü suçluların birçoğunu hızla içine çeken ABD-Nazi ittifakının bir parçası olup, Latin Amerika ve başka bölgelerdeki operasyonlara kadar uzanıyordu. (Dünyayı Kim Yönetiyor)
  • Komünist disiplin stratejisinin ve merkezi kontrolün gerekli olduğunu kabul edenler bile, bu stratejinin ayrılmaz bir parçasını oluşturan baskının “insanların savaşma ruhunu kırma eğiliminde olduğu”nu itiraf ederler. (Anarşizm Üzerine)
  • "Karlar bireylere giderken, maliyetler topluma yansıyordu." (Yıl 501)
  • Totaliter bir devlet, gerekli doğrulara daha az bağlı kalmakla yetinebilir. Halkın itaat etmesi yeterlidir; onların ne düşündükleri ikincil düzeydeki bir kaygıdır. (Medya Gerçeği)