Kitap Künyesi
Yazar: Talat Parman
Yayın Evi: Bağlam Yayınları
İSBN: 9789756947319
Sayfa Sayısı: 168
--reklam--
Ergenlik ya da Merhaba Hüzün Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ergenlik her şeyden önce kendini sorgulamak demektir. Temel bedensel ve ruhsal dönüşümlerin gerçekleştiği dönem olarak, yaşamın daha sonrasını etkileyen önemli bir izler bırakır. Bu izler, erişkin yaşamın kendini sorgulamalarında üzerinde tekrar tekrar durulan, yorumlanan, yeniden anlamlandırılan kimlik göndermelerini oluştururlar. İşte bu yüzden, bir erişkinin analizine ergenliğinde bıraktığı yerden başladığı söylenir. Öyleyse ergenliğe zaman zaman ve özellikle kriz dönemlerinde geri dönmek kaçınılmazdır.Oysa bazıları ergenliklerinden kopamazlar ve iflah olmaz ergenler olarak yaşamlarını sürdürürler. Kimileri ise farklı yollar seçer, ergenlik üzerine kitap yazmayı yeğlerler. Tıpkı okul yaşamından kopamayanların okula öğretmen olarak geri dönmeleri gibi!
--reklam--
Ergenlik ya da Merhaba Hüzün Alıntıları - Sözleri
- Kimlik denilen ise aslında kişinin kendini cinsiyetine, mesleğine, toplumsal ve medeni durumuna göre tanımladığı ve temellerini kendi kişisel tarihine bağladığı göndermeler bütünüdür. Bu otobiyografik göndermeler yaşam boyunca çeşitli değişimlere uğrasalar da ruhsal sürekliliğin ve bireyselliğin kanıtları olan sabit değişmezlerin izini taşırlar.
- Doğum, fetüs halinden yenidoğan haline geçişin gerçekleştiği bir dönüşümdür. Ergenlik de aynı şekilde çocukluktan erişkinliğe geçilen bir dönüşüm dönemidir. Dolto, ergenlerin de tıpkı yaşamın ilk döneminde yaşama alışmaya çalışan yeni doğan bebekler gibi kırılgan ve dayanıksız olduklarını belirtir ve onları kabuk değiştiren yengeçlere benzetir. Yengeçler kabuk değiştirdikleri dönemde zayıf ve savunmasızdırlar. Eğer bu dönemde yaralanırlarsa, bu yaranın izini tüm yaşamları boyunca taşırlar. Öyleyse ergenlik bireyin oldukça zayıf ve duyarlı olduğu bir süreçtir.
- Daha ilk satırlarda Sagan ergenliğin en önemli sorunsalını ortaya koyar: Dayanılmaz olduğu kadar çekici bir duygu da olan hüzün. Giden çocukluktur, çiftecinsellik (biseksüalite) düşlemidir, annebabayla kurulmuş olan o yoğun bağdır. Gidenlerin yasını tutmak gerekir. Ergenlik bir yas sürecidir ve "mutlu ergen yoktur".
- Ünlü müzikolog John Cage öğrencilerinden birine şöyle demiştir: "Şu ana kadar mükemmel çaldınız bundan sonra daha da ileri gidin ve birkaç hata yapın." Psikanaliz insanın hatasıyla, eksiğiyle, içindeki boşlukla ilgilenir. Psikanaliz gerçek aşkından yola çıkmıştır ve gerçeğin ancak bir eksiklik, bir hata, bir boşluk olabileceği sonucuna varmıştır.
- Hüzün ergenliği boydan boya kateder ve ona kimliğini verir. Ama hemen her zaman gizlidir, fark edilmez. Belki de ergenlik dönemi bittiğinde ancak farkına varılır.
- Anoreksik, bedeni zorlayarak gereksinimlerini, arzularını kontrol edeceğini, bu şekilde çatışmalarını çözeceğini düşünür. Burada kullandığı açlık hissi giderek erotize edilir. Kestemberg ve Decobert açlığın doyurulmamasının yarattığı gerginliğin bir tür boşalmaya yol açtığını belirtirler. "Açlık boşalması"dır söz konusu olan.
- Doğaya atfedilen "horror vacui", boşluktan nefret etme, bugün kültüre ait hale gelmiştir. Oysa yeni olan boşluk degil, onun keşfi hiç değildir. İnsan yaşamında boşluk artmamıştır. Asıl yeni olan boşluğa tahammülsüzlüktür. Boşluktan nefret etmektir. Boş zamanlar mutlaka doldurulmalıdır. Yaşamda mükemmellik ve düzen aranmakta, eksikliğe, rastlantıya ve boşluğa yer bırakılmamaktadır.
- Psikopatların Üstbenliği çok güçlü ise onu nevrozluların Üstbenliğinden ayıran nedir? Üstelik nevrozlular suçluluk duygusuyla boğuşurlarken, psikopatlarda bilinçli suçluluk duygusunun olmaması nasıl açıklanabilir?
- Erinliğin başlangıcı giderek daha erken olmaktadır. Örneğin 19.yüzyıl ortalarında Norveç'te genç kızlar ortalama 17 yaş civarında ilk âdetlerini görürlerken, bugün bu, 13 yaş civarına gerilemiştir. Buna "yüzyılın eğilimi" denmektedir. Beslenme koşullarının iyileşmesinin, aşılama ve diğer önlemlerle enfeksiyon hastalıklarının engellenmesinin ve cinsel uyaranların artmasının bunda rol oynadığı düşünülmektedir. Öte yandan, erinliğin Akdeniz bölgesinde yaşayan toplumlarda soğuk bölgelerde yaşayanlara göre çok daha önce başladığı da bilinmektedir.
- Freud'un küçük çocuğun Üstbenliği için söylediğini anımsamak gerekir: "Küçük çocuk ahlakdışıdır, haz sağlayan dürtülerine karşı koyacak iç sınırlamaları yoktur." Daha sonra oluşacak olan Üstbenliğin işlevini bir dış unsur, yani annebabanın yetkesi görür.
--reklam--
Ergenlik ya da Merhaba Hüzün İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Akademik bir kitap. Derleme olduğu için sık sık tekrara düşmüş. Oldukça fazla akademik ve mesleki terim var, bu yüzden alana yabancı okurları zorlayabilir (eskikelimelerdükkanı)
TALAT PARMAN BAĞLAM YAYINLARI 167 sf Psikanaliz kuramı açısından ergenliği ele alan 13 yazı. Ergenliği tanımlarken edebiyata başvurması anlatımı güçlendirmiş. Açıkçası psikanaliz okuyup kafam karışacak diye korku içindeydim. Fakat ERGENLİK de kafama takılan ve bir türlü tanımını agresifliğin ötesine geçiremedigim bir sorunsaldı benim için. Kitabı 1-2 ay beklettikten sonra başlamaya cesaret ettim. İnsan gerçekten önyargılı bir varlık. Ve bilmediğimizden ölesiye korkuyoruz. Kitap inanılmaz akıcı. Talat Parman yormadan anlatmış. Sanki psikanalistler ve psikologlar kadar ebeveynlere anlatmış. Benlik, Üstbenlik, Benlik İdeali, İdeal Benlik kavramları tam yerleşmedi, kabul. Ama artık Ergenlere, Blumialara, Anoreksiya Nevrozalara çok, çok farklı gözle bakacağım. Anlamak insanı bu kadar mı rahatlatır. Sağ olasın Talat Hoca. İyi ki okumak gibi bir alışkanlığım var. Her yazarla, her beyinle oturup kahve içemeyecegime göre kitaplarla evime davet ediyorum beyinleri. Sanırım aksi halde, okumasaydım, çoktan aklımı yitirirdim. (Emel Kalender)
2.bölüm alıntılar the end: Aşık, aşk nesnesini kendinde gerçekleştiremediği idealin yerine koymak üzere seçer. Nesne kendi narsizmini doyurmak için kendinde sahip olunması istenen ve nesnede olduğu düşünülen mukemmellikleri için seçilir Nesne kendisi için değil uyandırdığı arzu için değerlidir. Aşk tutkusu sırasında nesne idealin yerine geçmiştir. Benlik ideali narsizmin mirasçısı ise üst benlik de oedipus karmaşasının mirasçısıdir. Birey,narsistik tipe uygun seçim yaptığında ancak ,kendi olduğunu yani kendini,evvelden olduğu hali olmak istediği hali eskiden kendi parçası olan birini hatirlatani seçer. Seçim, anaklitik modele uygun yapıldığında ise onu besleyen kadını onu koruyan erkeği ve onların yerine geçenleri seçer. Varlık ancak hiçlikte başlar. Öyleyse özne bir ön bellekten değil bir boşluktan doğar. Erişkin olmak demek eksik olmayı kabullenmekten geçer. Nesne ilişkisi ve narsizm birbirine zıt iki kutuptur.Nesneye duyulan arzu narsistik bir tehlike olarak ortaya çıkmaktadır. Nesneye bağlılık bir boyun eğme olacağı için nesneden kaçmaktadır. Bir psikoterapi ilişkisinde herşey iyiye giderken psikoterapiyi aniden bırakması gibi. (R.Köse)
--reklam--
Ergenlik ya da Merhaba Hüzün PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Talat Parman - Ergenlik ya da Merhaba Hüzün kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ergenlik ya da Merhaba Hüzün PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Talat Parman Kimdir?
Talat Parman, İstanbul'da doğdu. Orta öğrenimini Saint Joseph Fransız Lisesi'nde tamamladı. Tıp öğrenimini İstanbul Tıp Fakültesi'nde, psikiyatri uzmanlığını Paris René Descartes Üniversitesi'nde yaptı. 1994 yılında Türkiye'ye döndü ve İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü'nde ergen psikiyatrisi alanında çalışmaya başladı. Aynı yıl birkaç psikanalistle birlikte, Türkiye'de psikanaliz geleneğini başlatmayı ve bir psikanaliz kurumu kurmayı amaçlayan İstanbul Psikanaliz Grubu'nu oluşturdu. Paris Psikanaliz Kurumu (Société Psychanalytique de Paris) ve Uluslararası Psikanaliz Derneği (International Psychoanalytic Association) üyesidir.
--reklam--
Talat Parman Kitapları - Eserleri
- Ergenlik ya da Merhaba Hüzün
- Freud’un Makara Oyunu
- Psikanaliz Yazıları 2
- Ergenliğin Tutkusu
- Psikanalitik Denemeler
- Psikanalizi Yazmak
- Psikanaliz Yazıları 3
- Psikanaliz Yazıları 9
- Ergenliğin Yüzleri
- Psikanaliz Yazıları 6
- Psikanaliz Yazıları 19
- Psikanaliz Yazıları 28
- Psikanaliz Buluşmaları 1 Psikoz
- Psikanaliz Yazıları 16
- Psikanaliz Yazıları 31
- Psikanaliz Yazıları 35
--reklam--
Talat Parman Alıntıları - Sözleri
- Yaratılış kaç kez oluyor bireyin varoluşunda? Kriz dönemleri yeniden yaratılış dönemleri değil midir? Her kriz bir başlangıçtır. Bunlar anne karnından çıkarak insan olmaya geçiş yani doğum, çocukluktan erişkinliğe geçiş yani ergenlik, üretici ve üreyici yaşamdan üretici olmayana geçiş yani yaşlılık ve canlı olmaktan cansız olmaya geçiş yani ölümdür. Bütün bu dönemler, bu kırılma dönemleri mitlerin oluştuğu dönemlerdir. Bu mitler cinsel-büyüsel biçimlerde yaşamın sürekliliğini garanti altına alırlar. Kriz bir çığlıktan sonraki sessizliktir. O andır, kırılma anını izleyen çok kısa, çok derin, çok gerçek-apaçık an. (Ergenliğin Tutkusu)
- Nevroz: Bir neolojizmdir. 1769'da İngiliz hekimi W. Cullen Edinburg Üniversitesi'nde çalışırken yayınladığı Synopsis no-soligene methodicae in usum studiosorum'da ilk kez "neuroses" terimi kullanılır. Cullen, Sydenham ve Willis'in miraçısıdır. Cullen bir organda lokalize olan bir bozuklukla sinir sisteminin bozulmasına genel olarak birbirinden ayırmak istemiştir. Metodolojik nozolojisinde Latince kökenli bir sözcük olan "neuroses" olarak adlandırdığı "sensitivite ve motorisitede ateş ve organ lokalizasyonu olmadan ortaya çıkan hastalık"lardır. Neuroses sözcüğü İngilizce "neurosis", Fransızca "névrose" veya "maladie nevreuse", Almanca "neurose" olarak kulanılmaya başlanmıştır. (Psikanalizi Yazmak)
- Hüzün ergenliği boydan boya kateder ve ona kimliğini verir. Ama hemen her zaman gizlidir, fark edilmez. Belki de ergenlik dönemi bittiğinde ancak farkına varılır. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
- "Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim" deyişi seçimli ilişkilerdeki bireysel sorumluluğa gönderme yapmaktadır. (Ergenliğin Tutkusu)
- Daha ilk satırlarda Sagan ergenliğin en önemli sorunsalını ortaya koyar: Dayanılmaz olduğu kadar çekici bir duygu da olan hüzün. Giden çocukluktur, çiftecinsellik (biseksüalite) düşlemidir, annebabayla kurulmuş olan o yoğun bağdır. Gidenlerin yasını tutmak gerekir. Ergenlik bir yas sürecidir ve "mutlu ergen yoktur". (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
- Öğrenciliğini bitiremeyenler okula öğretmen olarak dönerler. (Ergenliğin Tutkusu)
- Doğum, fetüs halinden yenidoğan haline geçişin gerçekleştiği bir dönüşümdür. Ergenlik de aynı şekilde çocukluktan erişkinliğe geçilen bir dönüşüm dönemidir. Dolto, ergenlerin de tıpkı yaşamın ilk döneminde yaşama alışmaya çalışan yeni doğan bebekler gibi kırılgan ve dayanıksız olduklarını belirtir ve onları kabuk değiştiren yengeçlere benzetir. Yengeçler kabuk değiştirdikleri dönemde zayıf ve savunmasızdırlar. Eğer bu dönemde yaralanırlarsa, bu yaranın izini tüm yaşamları boyunca taşırlar. Öyleyse ergenlik bireyin oldukça zayıf ve duyarlı olduğu bir süreçtir. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
- "Dünyada kendine dostlar edin. Düşmanlar annenin karnından çıkacak" der bir Arap atasözü. (Psikanalitik Denemeler)
- Sigmund Freud okuduğu son kitabı bitirdikten birkaç gün sonra hiçbir gerilimin olmadığı ve ona göre canlı yaşamın son hedefi olan haz ilkesinin “ötesindeki” alan geçti. (Freud’un Makara Oyunu)
- "Kendini vazgeçilmez gören kişi itin tekidir." (Psikanalizi Yazmak)
- Âşık Veysel'in "Nasıl âşık olunur?" sorusunu, "bir kız seversin, verirlerse evlenirsin, vermezlerse âşık olursun" diye yanıtladığı söylenir. (Psikanalitik Denemeler)
- Oysa güvensiz ve kaygılı bağ kuran çocuk, dünyada ürkek ve ayrıl dolaşan bir yabancıdır. O, dünyada bir yaban, dünya da ona bir yabancıdır. O, gurbette yaşar gibidir. Memleketini de hiç bilmemektedir (ya da hatırlamamaktadır). Dünyaya, ilişkilere ve hatta bedenine güvenle yerleşemedikçe, dünya da ona yerleşemez. Geriye kalan ıssızlık ve kimsesizliktir. (Psikanaliz Yazıları 3)
- Ünlü müzikolog John Cage öğrencilerinden birine şöyle demiştir: "Şu ana kadar mükemmel çaldınız bundan sonra daha da ileri gidin ve birkaç hata yapın." Psikanaliz insanın hatasıyla, eksiğiyle, içindeki boşlukla ilgilenir. Psikanaliz gerçek aşkından yola çıkmıştır ve gerçeğin ancak bir eksiklik, bir hata, bir boşluk olabileceği sonucuna varmıştır. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
- İki soyun iletimi gizli bir ortaklık kurar ve her iki tarafın getirdiği kuşaklaraşırı bir düğüm oluşturarak emzirme yoluyla çocuğa bilinçdışı iletilir . (Psikanaliz Yazıları 19)
- Anoreksik, bedeni zorlayarak gereksinimlerini, arzularını kontrol edeceğini, bu şekilde çatışmalarını çözeceğini düşünür. Burada kullandığı açlık hissi giderek erotize edilir. Kestemberg ve Decobert açlığın doyurulmamasının yarattığı gerginliğin bir tür boşalmaya yol açtığını belirtirler. "Açlık boşalması"dır söz konusu olan. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
- Alberto Moravia, erkeklerin evlenirken kendilerine eş seçtiklerini, oysa kadınların evlenirken çocuklarına baba seçtiklerini söylerken belki de haklıdır. (Psikanalitik Denemeler)
- "Kimsenin gözüne gözüne sokmak istediğim bir şey yok. Sözden, kelimelerden bıkkınım; kendimden yorgun..." -Adalet AĞAOĞLU (Psikanaliz Yazıları 2)
- Yaşam farklılıkların tamamlayıcılığından doğmuştur. (Ergenliğin Tutkusu)
- Erinliğin başlangıcı giderek daha erken olmaktadır. Örneğin 19.yüzyıl ortalarında Norveç'te genç kızlar ortalama 17 yaş civarında ilk âdetlerini görürlerken, bugün bu, 13 yaş civarına gerilemiştir. Buna "yüzyılın eğilimi" denmektedir. Beslenme koşullarının iyileşmesinin, aşılama ve diğer önlemlerle enfeksiyon hastalıklarının engellenmesinin ve cinsel uyaranların artmasının bunda rol oynadığı düşünülmektedir. Öte yandan, erinliğin Akdeniz bölgesinde yaşayan toplumlarda soğuk bölgelerde yaşayanlara göre çok daha önce başladığı da bilinmektedir. (Ergenlik ya da Merhaba Hüzün)
- Psikanalist saklanan ama bulunmayandır.Oyunu anlamlı kılan onun bulunmamasıdır.Onun bu konumunun tanınması oyunu bitirir. (Psikanalizi Yazmak)
Yorumlar
0 yorum