Kitap Künyesi

Yazar: Yannis Ritsos

Çevirmen: Özdemir İnce

Çevirmen: Herkül Millas

Orijinal Adı: Erotica

Yayın Evi: Varlık Yayınları

İSBN: 9789754340204

Sayfa Sayısı: 128

--reklam--

Erotika Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Kırmızı Majör Küçük Süit", "Çıplak Beden" ve "Etin Sesi" adlı bölümlerden oluşan bu kitapta, şiirlerin Türkçe çevirileriyle birlikte, şairin kendisine ait olan orijinal el yazısı şiir ve desenler de yer almaktadır.

"Sanat yapıtı gibi insan da bir bütünselliktir, birliktir. Cinsellik insan varlığını oluşturan öğelerden biridir. Ancak insanın, insansal ve toplumsal varlığına sadece bu açıdan bakmak, insanı sadece cinselliğe indirgemek yanlıştır. Bir devrimci böyle bir şey yapmaz. Ancak erotik şiir yazmak devrimciliğe aykırı değildir. Devrimcilik kadar cinsellik de demokratik ve ilerici insanlığın göstergelerinden biridir. Devrim, demokrasi ve hümanizm, cinsellikle birlikte bütünsel insanı oluşturan öğelerdir. Aşk şiirleri devrimci açıdan öteki insanlarla iletişim kurabileceğimiz en önemli olanaklardır. Nazım bunu dünyada en iyi bilen insanlardan biridir. 'Erotika' özellikle, ilerici kesimdeki genç kızların sevgisini kazandı."

-Yannis Ritsos-

 

--reklam--

Erotika Alıntıları - Sözleri

  • "Bedenin içinde tırmanan şey bedenin üzerinde bedenden bedene tek bulutlu iki dağda ağacın kuşunda kuşun yuvasında yuvasının tüy ve samanında seni sen yapan: Varım seni sen yapan: Varız seni başkalarına benzeten başkalarının çekiciliğinde hiçbir şeye benzemeyen yalnız sen ahenk için ahenk aşk düşman ve kardeş aşk."
  • “Şiirin ortasında sen ve sen. Tüm sözcükleri tüm sessizliği dolduruyor soluğun.”
  • Bırak yemeği ben yapacağım Ben kuracağım sofrayı
  • Ne yapayım yıldızları yokken sen?

--reklam--

Erotika İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yannis Ritsos'un Erotika'sı: Bir gün Taksim'de bir kafede oturup ders çalışırken sevgilim "sahafa gitmem lazım, kitap bakacağım" diyerek kalktı ve yaklaşık bir saat sonra elinde bu eserle döndü. Birlikte birkaç şiiri okuduk içerisindeki çizimleri inceledik. Birkaç gün sonra da bu kitaptan etkilenerek bir şiir yazdı. Çok başarılı olmasına rağmen maalesef yok etti... Bu ay doğum günümde bana hediye etmesi de bu nedenle çok anlamlı benim için... O yüzden bir inceleme yazmak istedim. Erotika'nın özellikle "Çıplak Beden" ve "Etin Sesi" bölümlerini sevdim. Adından dolayı bazı önyargılarınız olabilir ama aslında o kadar da müstehcen bir dili yok. Hatta bedene çok farklı bir açıdan bakılmış, betimlemeler oldukça güzel ve farklı. İnsanın yüzünde bir tebessüm oluşturuyor. Bazı bölümlerde şairin yazdığı anları hikaye gibi canlandırabiliyorsunuz. Bedenle ilgili benzetmeler de zenginlik katmıştı. Elinize geçerse okumanızı tavsiye ederim. Hayal gücünüze ve insana bakışınıza katkısı olacaktır diye düşünüyorum. İncelememi bir alıntı ile sonlandırmak istiyorum. "Dudaklarım kulağını dolanır. Öylesine küçük, öylesine körpe ki nasıl sığabildi içine bunca müziğin tümü?" (Syf. 58) İyi okumalar dilerim. (Medea)

Şans eseri denk geldiğim ve otobüste yolculuk ederken, sıra beklerken veyahut ders aralarında çerez niyetine okurum dediğim bir kitaptı. Erotika "Çıplak Beden" vb. müstehcen başlıklar içeren fakat betimlemeleri ile müstehçenlikten ziyade cinselliğe farklı bir açı ile bakmayı sağlayan değerli bir kitap. Benzetme ve betimlemeleri hayal gücünü coşturan türdendi. Aşk ancak bu denli erotizmle kaleme alınabilir dedirtti bana. Bazı mısraları gözümde canlandırırken ufak tebessümler ettirmedi değil açıkçası. Bir gün aşık olursam, aşık olduğum kişiye altı çizili hediye edebileceğim kitaplar arasında yerini aldı. İncelemeyi kitapta en hoşuma giden cümle ile sonlandırmak istiyorum:" Ölüler nasıl yaşayabiliyor aşksız?" Keyifli okumalar. :) (Berna)

Ritros: Kuşkusuz, Ritros hakkında, siber mecrada çokça kirli bilgi var ama bir o kadar da temiz bilgi olduğunu düşünüyorum. O bakımdan bu anlamda cümle garsonluğuna girişip gereksiz enerji harcamak istemiyorum. İnsanların, hazır fast food büfelerinin şafaklarında yazan self servis mantığını biraz da buraya uygulamalarını dilerim. Kadın bedenini, bir pornografi nesnesine indirgemeden işleyen, onu bir put haline getirmeden, ona ilişkin yaşanmışlıkları ya da yaşanmamışlıkları, arzuları, büyülü bir şekilde şiirleştirip yansıtan büyük bir şairin, nefis bir şiir muhtevasından bahsediyoruz. İçinde tuzlu, tatlı, etli, etsiz, yer yer birbirini tamamlayan, üç güzel başlık altında toplanmış birbirinden derin ve nemli şiirler barındırıyor Ritros'un Erotika kitabı. Paranoyaları ve tabuları bir ölü toprağı gibi üstünüzden silkip okumanızı salık veriyorum bu kitabı. Keyifli okumalar dilerim. (DaDa)

--reklam--

Erotika PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Yannis Ritsos - Erotika kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Erotika PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Yannis Ritsos Kimdir?

Peloponez yarımadasında Monemvasia'da doğdu. Ritsos liseyi bitirdikten sonra, on yedi yaşında Atina'ya gitti. Daha sonra yüksek öğrenimden vazgeçti. 1927-1931 yıllarını verem hastalığı nedeniyle bir sanatoryumda geçirdi. İlk şiirlerini bu dönemde yayımlamaya başladı. 1931'te komünist gruplara katıldı, bu şiirinin doğrultusunu çizdi; ilk şiirlerinde burjuva karşıtı devrimci sanatçıların çizgisini izledi. Trakter (1934, Traktör) adlı, Sovyetler Birliği'nde sosyalist düzeni ele aldığı ve teknik temasını da Yunan şiirine sokan ilk kitabında, nihilizme karşı tavır aldı. Epitaphios (Yazıt-Mezar Yazıtı) (1936) adlı kitabı Atina'da Zeus tapınağında, faşist cunta yönetimi tarafından törenle yakıldı.

Şair, solcu siyasal görüşleri yüzünden Metaksas (Limnos, Agios Evstratios, Makronisos adaları) ve Papadopulos (Giaros ve Leros adaları) dönemlerinde Ege Adalarında sürgün olarak yaşadı. Ayışığı Sonatı (1956) adlı kitabıyla Ulusal Şiir Ödülü'nü, 1976'da Etna-Taormina Şiir Ödülünü ve pek çok uluslararası ödülü kazandı. Ritsos'un otuzdan çok kitabı yayınlanmıştır. Ritsos 1977 Lenin Uluslararası Barış Ödülü'nü almıştır.

Ritsos, metaforlarla örülü şiirlerinde, Yunanistan coğrafyasını arka plana alarak, yurtseverlik duygularını işledi. İnsanın günlük yaşamdaki durumuna yaklaşımı, nesnelere duyduğu ilgi, ayrıntıları bütün yalınlığıyla yansıttığı kısa şiirlerinde iyice belirginleşir.

Şiirleri 80 kadar dile çevrilmiş ve milyonlarca insana ulaşmıştır.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Yannis_Riços

--reklam--

Yannis Ritsos Kitapları - Eserleri

  • Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin Beni
  • Erotika
  • Şiirler
  • Sürgün Günlükleri
  • Taşlar, Yinelemeler, Parmaklıklar
  • Boyun Eğmeyen Ülke
  • Bütün Şiirlerinden Seçmeler
  • Dikkatli Ariostos
  • Umarsız Penelope
  • Parantezlerdeki Ritsos
  • Rumluk Yaşlı Kadınlar ve Deniz
  • Seçme Şiirler
  • Alışkanlıklar Da Değişir
  • Ölü Ev
  • Görülmemiş Bir Çiçek Açma
  • Graganda
  • Helena & Nöbetçi

--reklam--

Yannis Ritsos Alıntıları - Sözleri

  • Karlar eridiğinde belki de kendi sesimizi duyarız. Mümkün mü? (Sürgün Günlükleri)
  • En büyük yük sırtımızda taşıyıp da başkalarına veremediğimiz ışıktır. (Şiirler)
  • Böylesine özenle, böylesine sevgiyle ellerinde tuttuğun şey var ya, hani tümüyle senin olan, vazgeçmelisin ondan, dostum, istiyorsan senin olmasını. (Parantezlerdeki Ritsos)
  • Sen bir heykelin duyarsızlığındayken nasıl başa çıkacağım içindeki yangınla? (Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin Beni)
  • Biliyorsun, ölüm diye bir şey yok, diyor adam kadına. Biliyorum, evet artık öldüğüme göre, diyor kadın. (Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin Beni)
  • Şiire, aşka ve ölüme inanıyorum, diyor, İşte bu yüzden ölmsüzlüğe de inanıyorum. (Umarsız Penelope)
  • Sessizce bir türkü söylüyoruz içimizde bir yaraya bakarak. (Bütün Şiirlerinden Seçmeler)
  • Büyük şairler geri ve canlı kalacak kılavuzları, hayat damarlarını buldukları için büyük şair olurlar ve büyük şair kalırlar. (Rumluk Yaşlı Kadınlar ve Deniz)
  • duyulmaz seslere kulak kabartıp geri geri gideriz (Taşlar, Yinelemeler, Parmaklıklar)
  • Nâzım senin küçük sokak calgıcılarını gördüm Galata köprüsü üstünde senden birkac dize saklıydı keman kutularının içinde söylemeye izinli olduklarından başka birkac dize bulutlara bakarak bekliyorlardı onları söyleyebilecekleri günü (bazan bir keman Nâzım sıkılmış bir yumruk gibidir ve sıkılmış yumruğun içinde bir kanat gizlidir) (Umarsız Penelope)
  • Ah! bir türlü bitmek bilmiyor şu aşağılık yaşam- bitiyor, bitti; lamba cızırdıyor -bir damla yağ kalmadı- tükendi yüreğimiz (Rumluk Yaşlı Kadınlar ve Deniz)
  • "Eğer şiir bağışlanma değilse, diyor kendi kendine "o zaman başka hiçbir yerden medet ummamalı." (Bütün Şiirlerinden Seçmeler)
  • "Buralarda hepimiz için tek bir gökyüzü ve ortak bir gülümseyiş var. Bizi öldürebilirler yarın. Ama alamazlar bizden ne bu gülümseyişi, ne de gökyüzünü bizden alamazlar." (Boyun Eğmeyen Ülke)
  • Hepimiz olduğumuzdan başka bir insan olmak isteriz, kuşkusuz. Kimi az çok katlanır buna, kimi hiç katlanmaz. (Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin Beni)
  • Şiire, aşka ve ölüme inanıyorum, diyor, İşte bu yüzden ölümsüzlüğe de inanıyorum. Bir dize yazıyorum, dünyayı yazıyorum,ben varım; Dünya var. Bir ırmak akıyor serçe parmağının ucundan Yedi kere bu ırmak gökyüzünün mavisi, Yeniden ilk gerçek oluyor bu arılık, Bu benim son dileğim.(31.03.1969) (Seçme Şiirler)
  • Hınçlı - hep karanlık noktaları ansıyordu - bunların altını çiziyordu, genelleştiriyordu da, keyfince biraz ve inandırıcı aynı zamanda - bir yöntem derin, karanlık ve kuşkusuz önsezili. Her şey - koyu, karanlık neredeyse - mobilyalar, yüzleri, pencereler, zaman. Ama hep aynı kalıyordu gizli bir mutluluk yayılmış yüzü - belki de ayrıcalığı sayesinde karanlıkta seçmenin, karanlığı seçmenin, üstelik o dipte parlayan dört bronz yuvarlağı, büyük yatakta iki güzel ölünün dinlendiği sevişme durumunda. (Taşlar, Yinelemeler, Parmaklıklar)
  • "Derin, kapalı bir şarkıdır dünya! " (Parantezlerdeki Ritsos)
  • Yetmezdi ona okyanuslar, gemiler ve bulutlar yetmezdi odalarımıza da sızması gerekliydi iskemlelerimize oturmalı ve uzanmalıydı yataklarımıza (Rumluk Yaşlı Kadınlar ve Deniz)
  • "Dünya güzel olabilirdi." (Sürgün Günlükleri)
  • "Görülmemiş bir şekilde çiçek açıyordu işte" (Şiirler)