Kitap Künyesi
Yazar: Aristophanes
Çevirmen: Azra Erhat
Çevirmen: Sabahattin Eyüboğlu
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9789754588965
Sayfa Sayısı: 370
--reklam--
Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aristophanes (İ.Ö. 450 civarı-İ.Ö. 388 civarı): Yaşamı hakkında hemen hiç bir şey bilinmeyen, yazdığı kırk kadar oyundan günümüze ulaşan on bir tanesiyle kenti Atina'dan yola çıkarak, çağının tanıklığıyla komedya sanatının tüm inceliklerini buluşturabilmiş gerçek bir tiyatro atasıdır.
Nitekim, elinizdeki ciltte biraraya getirilen Eşekarıları, Kuşlar ve "Barış Oyunları" olarak da adlandırılan Barış, Kömürcüler ve Kadınlar Savaşı da yazarın, kendinden sonraki tüm çağların seyirci ve oyun yazarlarını neden etkilemeyi sürdürdüğünün en iyi kanıtlarıdır.
--reklam--
Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar Alıntıları - Sözleri
- barış pek tatlı geldi bu adama, rahatını kimseyle paylaşacağa benzemiyor
- Kendin de düşünsene biraz canım: Sen neden zengin değilsin,neden herkes yoksul? Bu sözde halk dostları afsunluyor seni: Ta Pontos'tan Sardenya'ya kadar Bunca şehir var senin emrinde: Ne geçiyor eline birkaç metelikten başka? Bu parayı bile yünden yağ süzer gibi Damla damla veriyorlar, ölmemen için. Yoksul kalmanı istiyorlar senin, Niçin mi istiyorlar, bak söyleyeyim sana: Seni besleyenlere bağlı kalman için, Islığı çaldılar mı aç kurt gibi atılasın diye Onların düşmanları üzerine. Halkın rahat etmesini isteseler, ettirirlerdi kolayca. Binlerce şehir var vergi veren bize: Her şehri yirmi insana bakmaya zorlasalar Yirmi bin yurttaşımız bolluk içinde yaşar, Ballı borekler, kaymaklı çörekler yer, Bu memleketin ve Maraton zaferinin tadını çıkarırdı. Ama şimdi zeytin toplayan ırgatlar gibi Para dağıtan kahyanın ardından yürüyorsunuz hep.
- "En akıllı kişiler nice bilgilerini düşmanlarına borçludurlar. Düşmanı bilmek güvenlik sağlar. Bir dost bize nasıl korunacağımızı öğretmez. Oysa bir düşman bilgi edinmeye zorlar bizi. "
- Söz, insan düşüncesinin kanadıdır. İnsanı sözdür yücelere çıkaran.
- Ey yükselmeye doymayan insan! Bu gidişle ne devlet kalır ne vatan.
- Yaşadıkça neler görmüyor insan!
- Şanımıza layık bir rahata kavuşacak yerde, Türlü dertler içinde yaşatıyorsunuz bizi
- "Savaş yolunu seçmiş, emperyalist eğilimlere kapılmış bir demokraside, barışı savunmak ateşle oynamaktı; zırhlara, kalkanlara bürünmüş çatık kaşlı savaş tanrısına çelme takmak, cenk borularına karşı ıslık çalmaktı."
- Bari bundan böyle, siz ey tuhaf insanlar, şairler çıkıp önünüze yeni şeyler söylediler mi size ? Sevin, tutun onları. Alın düşüncelerini, ayvalar gibi, saklayın dolaplarınızda: Böylece üstünüz başınız Sanat kokar bütün yıl.
- Barış, ulu tanrıça, ayrılma artık aramızdan.
- Ey sizler, cılız insanoğulları, uçarı yapraklara, aldatıcı düşlere benzeyenler!.. Siz bir avuç çamur, dağılıp giden bir dumansınız, Kanadınız yok uçmaya, zavallı ölümlü varlıklar! Biz kuşları dinleyin, ölümsüz kuşları, hep genç kalan, göklerde dolaşanları, Mezar çamur nedir bilmeyenleri, düşünceleri aydınlıkta yüzenleri.
- Demek sen, koca devletin kanunlarını hiçe sayıp zorbalıktan yana gitmek istiyorsun ?
- Ey tanrım benim, kapı komşum. Sokağımın, evimin tanrısı! Kurtar onu kötü huyundan Meşe gibi katı yüreğinden Ekşiliğinden acılığından; Biraz bal karıştır içine. İnsanlara hoş davransın bundan sonra; Çatandan çok çatılana acısın. Yalvarmalar gözlerini yaşartsın, Söküp atsın içinden Öfkesinin ısırganlarını...
- para için bunca gürültü patırtı.
- En akıllı kişiler nice bilgilerini düşmanlarına borçludurlar. Düşmanı bilmek güvenlik sağlar. Bir dost bize nasıl korunacağımızı öğretmez. Oysa bir düşman bilgi edinmeye zorlar bizi. Yüksek duvarlar örmesini, büyük gemiler yapmasını Dostlarından değil düşmanlarından öğrenir şehirler. Onlardır öğreten herkese nasıl koruyacağını Evini, malını mülkünü, çocuklarını.
--reklam--
Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Theatron :: Yunanca bir ifade olan Theatron görme yeri anlamına gelmektedir. Tiyatro ise bu görme yerinde oyuncuların seyirciler önünde sergiledikleri bir gösteri olarak tanımlanabilir. Tiyatronun temelleri Tanrı Dionysos dinine dayanmaktadır. Dolayısı ile Antik Yunanistanda doğan Tiyatro edebiyat dünyasına da tragedya ve komedya olarak iki tür bağışlamıştır. Tragedya lar genellikle efsanevi kralların ve soyların başlarına gelen zamansız ve mekansız değerleri canlandırırken, komedya belirli bir zaman çerçevesinde günlük olayları, gerçekleri ve konuları baz alır. Elimize geçen Aristophanes metinleri de bu anlamda döneminin Atina yaşantısı ile sıkı sıkıya bağlıdır dolayısı ile bu komedyaları daha iyi anlayabilmek için Antik tarihin bir parçası hakkında da bilgi sahibi olmak gerekir. Sık sık eleştirilen bazı devlet adamları, filozoflar ya da o dönemin güncel konusu olan savaşlar ve barış antlaşmaları gibi.. Sınırsız bir özgürlüğe ve eleştiri unsurlarına sahip olan eski komedya günümüz çağdaş dünyası için bile oldukça marjinaldir. Yani bugünün koşullarında böyle bir tiyatro yapmak sanırım mümkün değildir, muhtemelen eserin yazılış aşamasından itibaren şairin başı belaya girecektir. Bu sebeple Aristophanes ile birlikte eski komedya da yok olup gitmiştir. Eski komedya şairlerinden elimizde yalnız Aristophanes’in eserleri kalmıştır, kendisinin 44 komedya yazdığı tahmin edilmektedir ve bunlardan ancak 11 tanesi elimize geçmiştir. Komedya, Tanrı Dionysos adına yapılan dinsel törenlerde, adına komos denilen alaylar sırasında söylenilen şarkılarla ortaya çıkmıştır. Komos Dionysos bayramlarında özellikle Atina’nın köylerinde halkın bolca şarap içip, acayip kılıklarla sokaklarda dolaşması, eğlenmesi, birbirleriyle şakalaşması, dalga geçmesi olarak düşünülebilir. Sanırım bu alayın günüzdeki karşılığı özellikle Avrupa ve Amerika’da düzenlenen politikacı kuklaları ile dalga geçilen, müzikler eşleğinde yapılan festivaller olarak düşünülebilir. Aradaki fark, eski komedyada dinsel unsurlar barındırması , koro nun ve sınırsız bir taşlamanın olmasıdır. Aristophanes Atina’nın bunalım geçirdiği bir dönemde yaşadı. Kendisi tam bir savaş karşıtı ve barış temsilcisidir. Bu nedenle dönemindeki pek çok devlet adamını acımasızca sık sık komedyalarında eleştirmiştir. Döneminin kurumlarını, mahkemeleri, kanunlarını ele almış ve bunların kötü taraflarını göstererek düzeltimesi için mesaj vermiştir. Komedyalarında sürekli Barış çağrısı yapmıştır. Günümüzdeki en marjinal sanatçılar halka yol gösterici mesajlar vermeye çalışırken Aristophanes doğrudan doğruya seslenir. Yaşadığımız dünyadaki hiçbir sanatçı onun kadar özgür olamaz çünkü günümüz dünyası buna izin vermez. Ancak ne yazıkki tüm çabalarının boşa gittiğini, yurdunun savaşla yıprandığını, demokrasinin çöktüğünü görmüş ve ideal devlet tasarımı ve hayali ile kendini ve halkını avutmaya çalışmıştır. İş Bankası Kültür Yayınları bu eserde Aristophanes’in 5 komedyasını toplamıştır. Eşekarıları, Kuşlar, Kömürcüler, Barış ve Kadınlar Savaşı. Bu kitapta sizleri neler bekliyor : Mahkemeler, Yargıçlar, Atina Demokrasisi, Tanrılar, Yarı Tanrılar, Tanrı olmaya çalışanlar, Savaşlar, Filozoflar, Savaşan Kadınlar, Spartalılar, Barış, Devlet Adamları, Hırsızlar, Politika, Toplum, Demagoglar, Curnalciler, Savaş karşıtlığı (Baris Bekar)
Muazzam: Puanım 5/5 (%92/100) Aristophanes'in 11 tane oyunu günümüze ulaşmış ve bildiğim kadarıyla bunların 7 tanesi çevrildi. Bu kitapta toplam 5 oyun var (Eşekarıları, Kuşlar, Kömürcüler, Barış ve Kadınlar Savaşı). Onlar dışında Kadın Mebuslar ve Ploutos (Servet) de İş Bankası tarafından çevrildi. Devamının da geleceğini düşünüyorum çünkü başka yayınlardan eski çeviriler var. Kitabı genel olarak çok beğendim. Aristophanes sevdiğim Antik Yunan yazarlardan, özellikle komedya alanında onun yanına yaklaşacak kişi sayısı azdır. 7 oyununu tamamen okumuş ve diğer 4 tanesinin de ne anlattığını bilen birisi olarak Ploutos'un bendeki yeri ayrı. Onun dışında Lysistrata (Kadınlar Savaşı) da çok severim. Çok zekice yazılmış diyaloglar var, karakterler gerçekten komik ve absürtlüklerine rağmen günümüzde bile karşımıza çıkacağımız insanlar gibi davranıyorlar. İşlediği konular da aslında günümüzde problematik olarak konular için güzel. Şimdi bu kitaptaki oyunlardan kısa kısa bahsedeceğim. 1-Eşekarıları Atina'nın yargı sistemi ve ünlü general Kleon ile dalga geçtiği çok eğlenceli bir oyundu. Ana karakterlerin isimlerinin de Kleon Dostu ve Kleon Düşmanı olması da güzel bir detay. Kitaptaki en beğendiğim oyunlardan oldu. 2-Kuşlar Fantastik elementler de taşıyan bir oyun. Pisthetairos (Arkadaşına Güvenen) ve Euelpides (Umutlu) karakterleri ön planda. Kuşlarla anlaşma yapıp onları tekrar tanrı statüsüne ulaştırmayı hedefleyen bu karakterler üzerinden gidiyor. Göndermeler çok iyiydi. 3-Kömürcüler Kleon gibi politikacılara göz yummadığını gösteren Aristophanes'in aşırı absürt ve etkileyici oyunu. Dikaipolis adlı karakter üzerinden gidiyor Peloponez Savaşı'na da bol bol göndermeler yapıyor. Euripides'i karakter olarak da görmek güzeldi. 4-Barış Trygaios üzerinden geçen ve yine Peloponez Savaşı ile ilgili bir oyun. Kleon'a laf çarpmayı da unutmuyor Aristophanes. Sonu herkes için olmasa da mutlu diyebiliriz. Savaş ve barış, zengin ve fakir gibi ikilemelerin de olduğu yine absürt bir komedi. 5-Kadınlar Savaşı Önceden İngilizce olarak okumama rağmen kitapta yine favorim olan oyun. Ataerkil topluma karşı yazılmış oldukça yenilikçi, feminist, absürt ve Aristophanes'in diğer oyunlarına göre farklı özellikler taşıyan muazzam bir oyun. Lysistrata adlı kadının ataerkil topluma kadınları toplayarak baş kaldırmasını konu alıyor. (Mert Öncel)
Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar: Atina'nın Altın Çağının son dönemlerinde yaşamış komedya yazarı Aristophanes'in Eşek Arıları, Kuşlar, Kömürcüler, Barış ve Lysistrata adlı oyunlarını Azra Erhat'ın çevirisiyle okuma imkanı buluyoruz İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan bu kitapla. Bu beş oyunun yanı sıra Azra Erhat'ın Aristophanes ve oyunun yazıldığı dönemlere değinen açıklamaları bulunmakta oyunların aralarında. Aristophanes, Antik Yunan çağının zirvesindeki lider Perikles'in ölümünden sonra başa gelen, güce tapan Kleon döneminde yaşamış ve Kleon'un savaş meraklısı yaklaşımının karşısında yer alarak, oyunlarını barış teması üzerine kurmuş, iktidarı ve sistemin işleyişini eleştirmiş. Oyunlar komedya olmasından sebep Antik Yunan döneminin gündelik yaşamını bize aktaran sayılı eserlerden. Bununla birlikte ilk başta odaklanılabilmesi pek kolay da değil. Azra Erhat'ın açıklamalarıyla birlikte son oyunlar daha akıcı okunabiliyor. Bu kitaptan önce Thukydides'in Peleponessos savaşlarını okumam da bana oldukça yardımcı oldu çağı anlamakta. Eserlerin içeriği tragedyanın aksine oldukça halktan. Fakat yine şiirsel. Bir annenin yavrusunun yitirmesine karşılık her sabah kalkıp yellenemeyecek olmasına serzenişi oldukça değişik. Aristophanes'in oyunlarının günümüze kadar gelen birçok yapıta esin kaynağı olduğunu görüyoruz. Örneğin Kartal Tibet'in yönettiği Şalvar Davası filmi ile Lysistrata adlı oyun oldukça benzer. Genel olarak ise oyunları okuduğumuzda yaklaşık 2500 yılda araçlar dışında değişen başka bir şey olmadığını görüyoruz. Şehir yaşamının karmaşasından sıkılıp köye dönme arzusu o zaman da mevcutmuş. En büyük fark ise Antik Yunandaki kadar özgür olunamadığı gerçeği. Kleon, bir oyununda kendisine yönelik hakaretinden dolayı Aristophanes'e dava açıyor. Bununla birlikte davayı Aristophanes kazanıyor ve mahkeme hükümdar Kleon'u Aristophanes'e para cezası ödemesi hükmünde bulunuyor. Bu kitapla Antik Yunan anlayışının Batı uygarlığının öncülü olduğunu gözlemlemek mümkün (Lemniscato)
--reklam--
Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Aristophanes - Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Aristophanes Kimdir?
Aristofanes (Aristophanes), MÖ 456 - MÖ 386 yılları arasında yaşamış bir komedya yazarıdır.
Eski komedyanın en büyük yazarı olarak nitelendirilen Aristofanes, Aegina’da doğdu. Babasının adı Philippos'dur. Gençliğine dair kesinlik taşıyan bilgiler olmamakla birlikte günümüze ulaşamayan ilk oyunu "Bilgelerin Şöleni"nin MÖ 427’de oynandığı bilinmektedir. Dolayısıyla, Aristofanes’in oyun yazarlığı döneminin, Perikles'in ölümünden (MÖ 429) sonraki döneme tekabül ettiği söylenebilir. Yazar, Atina demokrasisinin en parlak dönemine yetişmiştir.
Perikles'in ölümünden sonra başa geçenlerin çıkarcı ve ikiyüzlü davranışları, Aristofanes'in komedyalarında sık sık yerilir. Özellikle Peloponez Savaşı esnasında savaş çığırtkanlığı yapan kişiler, Aristofanes'in "Barış Üçlemesi" diye adlandırılan komedya eserlerinde alaya alınırlar. Bu üçleme yazarın "Lysistrata" veya "Kadınlar Savaşı" (MÖ 411), "Barış" (MÖ 421), "Kömürcüler" (MÖ 425) adlı oyunlarından oluşmaktadır.
Aristofanes geleneklere bağlı ve her yeniliğe tepki gösteren bir yazardı. Düşüncelerinde tutucuydu. Edebiyatta ve sanatta yapılan yenilikleri pek beğenmezdi. Ona göre en iyi tragedya yazarı Aiskhylos’tur. Oysa her yönüyle yeni olan Euripides’i tutmaz, komedyalarında onunla alay ederdi. Yazarın tutumu Sophistlere ve doğal olarak Sokrates’e karşı da aynıydı; çünkü Aristofanes’in gözünde bunlar tehlikeli ihtilalcilerdi, gelenekleri yıkan, töreleri saymayan düşünürlerdi. Tüm bunlara rağmen, MÖ 411'de yazdığı "Lysistrata" oyununda gerçekleşeceğini umduğu barışı tesis etme görevini kadınlara verir. Bu durum, kadınların yurttaş bile sayılmadıkları Atina toplumu açısından önemli bir adımdır.
Aristofanes’in günümüze ulaşmayan ikinci oyunu ise "Babilonyalılar"dır (MÖ 426). Bu oyun Atina’nın iç ve dış politikasını taşlayan bir eserdir. Oyun, Dionysos şenliklerinde ve 3 kez de Lenaia bayramında oynanmıştır.
Aristofanes, yapıtlarını koronun ve mimin önemini koruduğu dramatik dönemin sonlarında vermiştir. Koroya yer vermeyen son oyunu da ("Plutos") kısa süren ve MÖ 4. yüzyıldan önce yerini Yeni Komedya’ya bırakan Orta Komedya’nın günümüze kalan tek örneği olarak bilinir.
Aristofanes’in yapıtlarının günümüzde de önemini koruması, diyaloglarındaki yaratıcılığa, genellikle yerinde ve ölçülü kullanılan yergi öğesine bağlanabilir. Özellikle Euripides’i alaya aldığı parodilerinin parlaklığının ve koro şarkılarının canlılığının yanı sıra barış, kadın-erkek ilişkileri, iktidara yergi gibi evrensel temaları ele alması, yapıtlarının geçerliliğini sağlayan diğer niteliklerdir. Her şeyden çok kadın ile erkek arasındaki aşk temasını işler. Oyunlarında para ve saygıdeğerlilik mutlu son için yeterli şartlardır.
Yazarın günümüze ulaşan oyunları
Günümüze ulaşan on bir metnin ilki "Akharnialılar" (MÖ 425), yazarın sergilenen üçüncü oyunuydu. Bu eser Atina ve Sparta arasında yaşanan Peleponez Savaşlarını ele alıyordu. Aristofanes bu eserinde oldukça kaba fırça vuruşlarıyla Kleon’u alaya alıyordu. Bu oyun bir yıl sonra oynanan "Atlılar"ın (MÖ 424) bir önsözü niteliğindeydi.
MÖ 423’te oynanan "Bulutlar" tragedya ve komedya eserlerinin yer aldığı yarışmada ancak üçüncülük aldı. Aristofanes bu eseri kendisi de başarısız bulduğundan oyunu tekrar ele aldı. Bu komedyada saldırılar Sokrates’e ve eğitim üzerine yöneltilmişti. Oyunun sonu oldukça yıkıcı oldu. Sokrates, tutuklanmasının ve ölüme mahkûm edilmesinin en önemli etkenlerinden biri olarak bu komedyayı gösterdi.
"Eşek Arıları" (MÖ 422) ise parayla tutulmuş ve yargı verme yetkisi olan jürileri keskin bir dille eleştiriyordu. Jüri üyeleri kocaman iğneleri olan eşek arılarına benzetilmişti. Oyundaki budala ihtiyarın adı Philokleon'dur (yani Kleon dostu), onu değiştirmeye çalışan oğlunu adı ise Bdelykleon'dur (yani Kleon düşmanı). Aristofanes bu eserinde, Kleon’a zenginlerin malına el koymasında yardım ediyorlar diye jüri üyelerini yeriyordu.
"Barış" (MÖ 421) yarışmada ikinci ödülü aldı. Bu eser Atina’nın Sparta ile savaşa son vermesini ve anlaşma yapılması gerektiğini savunan bir eserdi.
MÖ 414 yılında oynanan ve Aristofanes’in en sevilen oyunlarından biri olan "Kuşlar", Kleon’dan sonra başa geçen Alkibiades’i konu alıyordu. Bu oyunda savaş bitkini iki Atinalı yurttaş, cennetle yeryüzü arasında, gökyüzünde bir kent kurarlar. Tanrılardan egemenliği çalıp kuşları evrenin efendileri yaparlar. Kuşlar, kaba şakaları en az olan oyunudur.
Bundan sonra Aristophanes’in savaşa karşı yazılmış ve çağımızda müzikali bile yapılmış Lysistrata’sı (MÖ 411) gelir. Atina halkı tarafından çok sevilen ve ertesi yıl yine tekrarlanan Lysistrata savaşa son vermeyi zorunlu kılmak için erkeklerine aşk grevi yapan Atinalı ve Spartalı kadınların isteklerinde nasıl başarıya ulaştıklarını gösterir.
Lysistrata’nın ikinci kez oynandığı ertesi yıl (MÖ 410) Euripides’e yeni bir saldırıyı getiren "Thesmophoria Şenliğini Kutlayan Kadınlar", Euripides’in "Helene" adlı oyununa bir parodi olarak yazılmış eğlenceli ve hafif bir eserdi. Ancak yazarın Euripides’e daha büyük bir saldırısı "Kurbağalar" (MÖ 405) ile geldi.
MÖ 393’te oynandığı sanılan "Kadınlar Halk Meclisinde" yazarın ilk oyunlarından çok farklıydı. Atina demokrasisi gerilemeye başladığından siyasal taşlamaya girmek zorlaşmıştı; çünkü baskı başlamıştı. Aristofanes bu eserinde kadın haklarını alaya aldı.
Günümüze gelen on bir oyun metninden sonuncusu "Plutos"tur (MÖ 388). İyice gerileyen Atina devletinde eleştiri yok olduğundan, yazar bu oyununda ancak kinaye sanatına sığınabilmişti. Bu oyunda parabasis, yani koronun doğrudan doğruya halkla konuşup yazarın düşüncelerini dile getirip yöneticileri suçladığı bölüm, yoktu. Böylece eski komedya dönemi sona erdi ve yerini orta komedyaya bıraktı.
Aristofanes, ayrıca, Platon'un "Şölen" adlı eserinde bir karakter olarak karşımıza çıkar. Bu eserde Platon, aşkın kökeninin komik ve söylencesel açıklamalarını belirtir.
Aristofanes'in Türkçeye çevrilmiş eserleri
Aristofanes, Kadınların Savaşı - Lysistrata, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Kuşlar, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Eşek Arıları - Yargıçlar, çev. Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Bulutlar, çev. Ali Süha Delilbaşı, Mf.V., Ankara, 1957
Aristofanes, Barış, çev. Azra Erhat, M.E.B., Ankara, 1966
Aristofanes, Kurbağalar, çev. Nevzat Hatko, M.E.B., Ankara, 1946
Aristofanes, Eşekarıları, Lysistrata, Kuşlar, Kömürcüler, Barış, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul, 2006
--reklam--
Aristophanes Kitapları - Eserleri
- Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar
- Lysistrata
- Kadın Mebuslar
- Eşekarıları
- Ploutos (Servet)
- Kuşlar - Bulutlar
- Kurbağalar
- Kuşlar
- Barış Oyunları
- Bulutlar
- Kadınlar Şenlikte
- The Knights
--reklam--
Aristophanes Alıntıları - Sözleri
- Kendin de düşünsene biraz canım: Sen neden zengin değilsin,neden herkes yoksul? Bu sözde halk dostları afsunluyor seni: Ta Pontos'tan Sardenya'ya kadar Bunca şehir var senin emrinde: Ne geçiyor eline birkaç metelikten başka? Bu parayı bile yünden yağ süzer gibi Damla damla veriyorlar, ölmemen için. Yoksul kalmanı istiyorlar senin, Niçin mi istiyorlar, bak söyleyeyim sana: Seni besleyenlere bağlı kalman için, Islığı çaldılar mı aç kurt gibi atılasın diye Onların düşmanları üzerine. Halkın rahat etmesini isteseler, ettirirlerdi kolayca. Binlerce şehir var vergi veren bize: Her şehri yirmi insana bakmaya zorlasalar Yirmi bin yurttaşımız bolluk içinde yaşar, Ballı borekler, kaymaklı çörekler yer, Bu memleketin ve Maraton zaferinin tadını çıkarırdı. Ama şimdi zeytin toplayan ırgatlar gibi Para dağıtan kahyanın ardından yürüyorsunuz hep. (Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar)
- Tanrıya kısa devre ulaşabileniniz var mı? (Barış Oyunları)
- -Yanımda olmanı istedim. -Hayır, ağlamamı ve bunu izlemek istedin. (Kuşlar - Bulutlar)
- ÜYE: Tabii canım, içmedik mi zıvanadan çıkıyoruz Atinalılar beni dinlerse, devletler arası işleri Hep sarhoşken görmeliyiz. (Barış Oyunları)
- Bari bundan böyle, siz ey tuhaf insanlar, Şairler çıkıp önünüze Yeni şeyler söylediler mi size Sevin, tutun onları. Alın düşüncelerini, ayvalar gibi, Saklayın dolaplarınızda: Böylece üstünüz başınız Sanat kokar bütün yıl. (Eşekarıları)
- Çünkü bir “komedya” dahi gösterebilir doğru olanı. Ben de söyleyeceğim zaten korkunç ama doğru olanları. (Kadın Mebuslar)
- Ey insanoğulları! Yapraklara, sahte rüyalara benzeyenler! Sizler bir avuçla dağılan dumanlarsınız! (Kuşlar - Bulutlar)
- Yeni bir şeylere başlamaktan çekinme. (Kadın Mebuslar)
- Birleşmiş devletler bakıyorlar ki, Atina halkı yemeden de yaşıyor nasıl olsa Sana da metelik vermiyorlar. Oysa baştakilere neler vermiyorlar: Ne tuzlu balıklar, ne şaraplar, Ne halılar, ne peynirler, ne ballar, Ne susamlar, ne kuş tüyü yastıklar, Ne gerdanlıklar, ne çanak çömlekler.. Ne kâseler, ne giysiler, ne çelenkler, Bolluk içinde göbek yapıyor hepsi. Oysa bir diş sarımsak bile vermiyor sana Sözde senin buyruğunda yaşayanlar: Bir diş sarımsak, balık çorbana katmaya. Sen ki neler çekmedin karada, denizlerde. (Eşekarıları)
- Az şey değil, bizim canımıza okuyan da para. (Kuşlar)
- Yeni bir ülke aramaya gidiyoruz. Gürültüsüz, kavgasız bir yer bulup orada rahat bir yaşam süreceğiz. (Kuşlar - Bulutlar)
- Sizi biz koruyacağız hem de size rağmen. (Lysistrata)
- “Ne belalı şeydir bir adamın işleri yoluna girince burnunun dibinde biten dostları.” (Ploutos (Servet))
- Tabi ki insanın düşüncesi kanatlaridir , sözler insanı gökyüzüne çıkarır. Ben de akıllıca laflar söyleyerek kafana kanat takıyorum . Böylece kendine daha temiz iş bulursun. (Kuşlar - Bulutlar)
- Yaşanacak bir yer söyle bize, Yumuşacık halı gibi bir yurt, Serilip yatalım üstüne. (Kuşlar)
- "Ey Yunanlılar, sizler ki bir ailenin çocukları gibisiniz. Aynı Tanrılara kurban keser, Olympia'da, Thermopylai'da, Pytho'da, daha nice kutsal yerlerde birleşirsiniz, böyleyken, nasıl olur da, siz Yunanlılar, düşmanlarınız barbarlar size karşı bıçak bilerken, birbirlerinizi öldürür, kendi şehirlerinizin altını üstüne getirirsiniz?" (Lysistrata)
- Görüyorum zira rezil önderlerin memleketi istismar ettiğini. Kazara bir gün iyi olsa bile bu kişi, on gün beter oluverir. (Kadın Mebuslar)
- "En akıllı kişiler nice bilgilerini düşmanlarına borçludurlar. Düşmanı bilmek güvenlik sağlar. Bir dost bize nasıl korunacağımızı öğretmez. Oysa bir düşman bilgi edinmeye zorlar bizi. " (Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar)
- "Ah bugün yaşam biz insanlar için ne halde, kim onun bir delilik, hatta daha çok bir cinnet olduğunu reddedebilir? Insanların çoğu kötü olmasına rağmen malına mal katar haksızca parsayı toplar. " (Ploutos (Servet))
- Tüyleri yolunmuş.. Parası olanı yolarlar.. (Kuşlar - Bulutlar)
Yorumlar
0 yorum