Kitap Künyesi
Yazar: Vedat Türkali
Yayın Evi: Gendaş Kültür
İSBN: 9789753083324
Sayfa Sayısı: 145
Eski Şiirler Yeni Türküler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Haliç'inde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniye'nde güneş
Hey sen ne güzelsin kavgamızın şehri.
Eski Şiirler Yeni Türküler Alıntıları - Sözleri
- ...haktan bahseden namuslu insanları yağmurlu bir mart akşamı topladılar karanlık mahzenlerinde şehrin cellatlara gün doğdu...
- Salkım salkım tan yelleri estiğinde Mavi patiskaları yırtan gemilerinle Uzaktan seni düşünürüm İstanbul Binbir direkli Halicinde akşam Adalarında bahar Süleymaniyende güneş Hey sen güzelsin kavgamızın şehri Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde Bakışlarımda akşam karanlığın Kulaklarımda sesin İstanbul Ve uzaklardan Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul Plajlarında karaborsacılar Yağlı gövdelerini kuma sermiştir. Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın Meyvesini birlikte devşirirler Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul Et tereyağı şeker Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde Yumurta masalıyla büyütülür çocukların Hürriyet yok Ekmek yok Hak yok Kolların ardından bağlandı Kesildi yolbaşların Haramilerin gayrısına yaşamak yok Almış dizginleri eline Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası Onların kemik yalayan dostları Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel Ve sen Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi Seni öldürürler Seni sürerler Buhranlar senin sırtından geçiştirilir İpek şiltelerin istakozların ve ahmak selameti için Hakkında idam hükümleri verilir Haktan bahseden namuslu insanları Yağmurlu bir mart akşamı topladılar Karanlık mahzenlerinde şehrin Cellatlara gün doğdu Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır Bir kalem yazın vardır Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır Söylenmez Haramiler kesmiş sokak başlarını Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi Haramilerin elinde Ve mahzenlerinde insanlar bekler Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul Bulutların ardında damla damla sesler Gülen çehreleri ve cesaretleriyle Arkadaşlar çıktı karşıma Dindi şakalarımın ağrısı Bir kadın yoldaş tanırdım Bir kardeş karısı Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında Gebeliğin dokuzuncu ayında Aç kurtların varoşlara saldırdığı Tipili bir gece yarısı Sırtında çok uzak bir köyden indirdi Otuzbeş kiloluk sırrımızı Zafer kanlı zafer kıpkırmızı Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul Bekle bizi Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla Mavi denizlerine yaslanmış Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle Ve bir kuruşa Yenihayat satan Tophanenin karanlık sokaklarında Koyunkoyuna yatan Kirli çocuklarınla bekle bizi Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi Bekle dinamiti tarihin Bekle yumruklarımız Haramilerin saltanıtını yıksın Bekle o günler gelsin İstanbul bekle Sen bize layıksın
- "Ne diye yüzümüze güler durur Düşman düşmanlığını bilsin"
- “ Bu denizli çiçekli kuşlu dünyada bir tek acılar mıdır payımıza düşen”
- ...et tereyağı şeker padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde yumurta masalıyla büyütülür çocuklar hürriyet yok ekmek yok hak yok kolların ardından bağlandı kesildi yolbaşların haramilerden gayrısına yaşamak yok...
- ...almış dizginleri eline bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası onların kemik yalayan dostları onların sazı cazı villası doktoru dişçisi ve sen esnaf sen köylü sen memur sen entellektüel ve sen ve sen haktan bahseden ortaköy'ün cibali'nin işçisi seni öldürürler seni sürerler...
- ...haramiler kesmiş sokak başlarını polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi haramilerin elinde ve mahzenlerinde insanlar bekler gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer...
- ...boşuna çekilmedi bunca acılar istanbul bekle bizi... ... (eylül 1944,akşehir)
- ...bekle zafer şarkılarıyla caddelerden geçişimizi bekle yumruklarımız haramilerin saltanatını yıksın...
- ...yüreğimde burkulma ülkede karanlık ülkede ölümün kahredici soluğu... ... (harbiye cezaevi, kasım 1953)
- ...yerin altında uğul uğul kurtuluşun sesidir hücrelerde serilmiş insanlar ayaklar kanlı paramparça karanlığın arkasında bekleyen yurdumun yarınında doğacak şafak işçi sınıfının gerçek partisidir...
- ...çelik canavarlar gibi tanklar değil caddelere yakışan özgürlük ekmek türküleridir...
- ...beni aldıkları gün oğlan iki buçuk aylıktı ağlayıp duruyordu annesinin kucağında bugün oğlan yedisinde kız on dördünü sürüyor biz böyle yıllardır vatanı cezaevlerinden seyrediyoruz tarihin en aydınlık çağında ıpıssız bir adada unutulmuş gibiyiz...
- ...bir seçim oyununda daha dün antep'te namuslu halkımıza tanklarla saldırdılar... ... (adana cezaevi, 1958)
- ...papatya tarlaları gibi insanlar ellerinde silah karanlığa karşı gülmesini öğrendiler karanlık şaşkın çaresiz karanlık...
- ...sırtlarımızda silah karnımızda açlık yarın madrid'e kaçıyoruz günde üç öğün yerine pantolon kemerlerine üç delik açıyoruz kan ölüm ateş kopmuş kelleler insan etleri serpilmiş şehrin sokaklarına bu ölüler diyarına ölümü tepeden indiriyor tayyareler caddelerde fareler insan eti yemekten adolf hitler'e benzedi bu diyarda karnı toklar karnı açları yedi... ... (beyazıt, 1938)
- ...biz bütün ispanya bütün barselona bütün biz evvelki gece bu meyhanede yemin ettik bu patron kullarına bu itoğullarına göstereceğiz günü gelecek kanımızı emen akbabaları yerlere sereceğiz...
Eski Şiirler Yeni Türküler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sana da merhaba Vedat Türkali İlk önce şiirleri ile tanışmak istedim. Mücadeleci ruhunun yansıdığı şiirlerini okudum ve en güzeli tabi ki İstanbul (esra mayda)
Bu kitabın Ayrıntı yayınlarından çıkan yeni baskısını okudum.özenli,güzel bir çalışma.Hapishanede yaşadıklarının anlatıldığı İlk bölümün ikinci şiiri hepimizin bildiği Bekle Bizi istanbul .İkinci bölümde iki perdelik oyunlarındaki türkülerden seçmeler var.Sonunda da Ataol Behramoğlu'nun yazarla söyleşisi yeralıyor.Hep romanıyla tanıdığım yazarı bir de böyle okumak çok iyi oldu.İlk bölümde sadece yazarın hapishane günlerini okumuyor,Türkiye'nin yakın geleceğinde yaşanılan haksızlıkları bir kere daha hatırlıyorsunuz. Şiirler yer yer Nazım Hikmet, Ahmed Arif şiirlerini andırsa da kendine özgü tarzını da koruyor.İkinci bölümdeki türküler yergi dolu hem acıtan hem gülümseten türküler.Vedat Türkali'yi sadece romanlarından değil birey olarak tanımak adına iyi bir başlangıç kitabı. (ÜMİT YILMAZ)
Son kısımdaki iki perdelik oyunlar epey eğlenceliydi. Şiirler arasında da çok beğendiğim kısımlar oldu. Şiirlerden yazıldığı dönemin durumu da anlaşılıyor. Duygusal pekçok kısım da vardı. Okuduğum birkaç şiir kitapları arasında diğer pekçoğundan daha düzgün şiirler okuduğum için mutluyum. Beğendim. (Oldpr)
Kitabın Yazarı Vedat Türkali Kimdir?
Vedat Türkali (doğumu. 13 Mayıs 1919, Samsun) Abdülkadir Demirkan 'ın (1950'li yıllarda Abdülkadir Pirhasan olmuştur) yazılarında kullandığı ismidir. Senarist, şair ve romancı olan Türkali, liseyi Samsun Lisesi'nde okuduktan sonra 1942 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olmuştur. Aynı yıl eşi Merih Pirhasan'la evlenmiştir.
Maltepe Askeri Lisesi ve Kuleli Askeri Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra 1951'de siyasi eylemleri sebebiyle tutuklanmış; 9 yıl ceza almış 7 yıl sonunda koşullu olarak serbest kalmıştır. Gar Yayınları'nı Rıfat Ilgaz ile kurduktan sonra, 1960'da Dolandırıcılar Şahı ile senaristliğe başlamıştır. Senaristliğine devam eden Türkali, 1965'de yönetmenliği denemiştir.
Bir Gün Tek Başına ve Mavi Karanlık gibi romanları Türk edebiyatının en büyük eserleri arasına girmiş; daha sonra da Yeşilçam Dedikleri Türkiye ve Tek Kişilik Ölüm romanlarını da yazmıştır.
Mihri Belli'nin yakın arkadaşı ve Atıf Yılmaz'ın arkadaşı ve akrabasıdır. TKP'nin eski üyelerindendir. 2002 seçimlerinde DEHAP'dan aday olarak aktif siyasete atılmıştır.
Vedat Türkali, oyuncu Deniz Türkali ve yönetmen Barış Pirhasan'ın babası, Deniz Türkali'nin kızı şarkıcı Zeynep Casalini'nin dedesidir.
Vedat Türkali Kitapları - Eserleri
- Fatmagül'ün Suçu Ne?
- Güven - Cilt 1
- Güven - Cilt 2
- Bir Gün Tek Başına
- Mavi Karanlık
- Özgürlük İçin Kürt Yazıları
- Şeytanın Kaşık Oyunları
- Tüm Yazıları Konuşmaları
- Yalancı Tanıklar Kahvesi
- 141. Basamak
- Bu Ölü Kalkacak
- Dallar Yeşil Olmalı
- Eski Filmler
- Eski Şiirler Yeni Türküler
- Üç Film Birden
- Yeşilçam Dedikleri Türkiye
- Komünist
- Ölmedikçe
- Kayıp Romanlar
- Tek Kişilik Ölüm - Komünist
- Tüm Yazıları Konuşmaları 2
- Özgürlük İçin Kürt Yazıları 2
- Bitti Bitti Bitmedi
- Tek Kişilik Ölüm
- Bekle Bizi İstanbul Eski Şiirler Yeni Türküler
- Bu Gemi Nereye
- Yanıtlar
- Güven (4 Cilt Takım)
- Güven - Özel Baskı(Birinci Kitap)
- Güven - Özel Baskı(İkinci Kitap)
- Güven - Özel Baskı(Üçüncü Kitap)
- Güven - Özel Baskı(Dördüncü Kitap)
- Mavi Karanlık
- Eski Şiirler Yeni Türküler
- Tiyatro Oyunları
Vedat Türkali Alıntıları - Sözleri
- Kitap rüzgâr olmalı, perdeyi kaldırmalıdır. (Komünist)
- Bedenini söküp atabilseydi, yaksaydı onu, başka bir beden giyinebilseydi... (Fatmagül'ün Suçu Ne?)
- Dünyanın en acımasız canavarı yatıyor içimizde. (Mavi Karanlık)
- Evlenmek, işte böyle bir eve tıkılmak, yemek pişirip çocuk doğurmak, erkeğini beklemek, bir süre sonra da sevişmenin tadını tuzunu yitirmek olmalı. (Güven - Cilt 1)
- "Kirlendik mi, hiçbir yağmur arıtmıyor bizi!" (Mavi Karanlık)
- En güzel dünya çocuklarla delilerin dünyası ! (Tek Kişilik Ölüm)
- Nazım'ın dizelerindeki gibi. ''Nereden ,nasıl geleceğini bilmeden gelecek dehşetli güzel günlere inanıyorduk!..'' (Tek Kişilik Ölüm - Komünist)
- Enişte sözü çirkin. Keşke hiç olmasaydı Türkçede böyle bir söz daha iyiydi! (Güven - Cilt 1)
- Korkuyorum yalnızlıktan; senin olmadığın her yerde yalnızım. (Mavi Karanlık)
- "Itri'yi de dinleyeceksin,Bach'ı da .Marks'ı da bileceksin,Bedrettin 'i de . Nâzım'ın şiiri olmasa nerden bilecektik Bedrettin'i?" (Güven - Özel Baskı(Birinci Kitap))
- Bir bilsen dostunu düşmanını kardeş Bir bilsen nedendir çektiklerimiz Nasıl da başka olacak yaşamanın tadı (Bekle Bizi İstanbul Eski Şiirler Yeni Türküler)
- Yıkılamaz, görkemli sosyalist toplum, bu sindirilmiş aydınlarla, "depolitize" edilmiş emekçi sürüleriyle mi kurulacaktı? (Komünist)
- Dünya tatlı da, birbirlerine çirkin yazgılar oluşturmak için insanlar yaratıyor tatsızlıkları! (Bitti Bitti Bitmedi)
- ...yönetmen hamit akınlı ''bu ölü kalkacak''ı şehir tiyatrosu'nda sergilemek için bana başvurduğunda, elimde oyunun teksti bile yoktu. sağolsun, seçici kurul üyesi iken edinip sakladığı oyunla çalışmalara girişebilmişti sayın akınlı. oyun fatih şehir tiyatrosu'nda oldukça iyi karşılandı. yılın ikinci yarısında üsküdar şehir tiyatrosu'na geçirilince nerdeyse kapalı gişeye gidiyordu ki, bir ''ihbar'' sonucu savcılık kararıyla oyun durduruldu... ... (vedat türkali) (Bu Ölü Kalkacak)
- - Kolay ne var bu dünyada? Sen bunları kolay mı yaşadın? (Bitti Bitti Bitmedi)
- İngiliz kompradorları olan Ermeni varsılları üstüne Kürtler'in saldırtılması, kıyıma uğratılması, ittihatçılarca da benimsenip sürdürülen bir Abdülhamit kalıtıdır.. Ancak Kürtler'i sindirip yok etmenin de yollarını ararlar. I. Dünya Savaşı başlarında, Ermeni saldırısından korunması gerekçesiyle, Kürtler'i yerlerinden, yurtlarından ayırıp yoğun Türk bölgeleri arasında dağıttıkları bilinir. Bu göçlerde, açlıktan, soğuktan, hastalıktan ölenlerin sayısı belli değildir. 1920 yılındaki Koçgiri Kürt halk başkaldırısını canavarca kıyım, kırımla bastıran Sakallı Nurettin Paşa'nın "Türkiye'de Zo' diyenleri yok ettik, 'Lo' diyenleri de ben kökünden temizleyeceğim!" sözleri ulusalcılık savındaki ittihatçı kafasının göstergesi gibidir. (Özgürlük İçin Kürt Yazıları)
- ...boşuna çekilmedi bunca acılar istanbul bekle bizi... ... (eylül 1944,akşehir) (Eski Şiirler Yeni Türküler)
- Şu para denen pisliği bulanın... Kes zevzekliği de işine bak! Bin yıllardır dünyayı o pis para değiştiriyor; sövgülere şerbetli! (Yalancı Tanıklar Kahvesi)
- "Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" diyor Başbakan. Desen ne olacak, demesen ne olacak. Devletin tüm önemli koltuklarını bölüşüp oturmuş faşistler. (Yalancı Tanıklar Kahvesi)
- Alıştık, dedi. Herkes kendi acısını yaşıyor sonunda.. (Kayıp Romanlar)
Yorumlar
0 yorum