Kitap Künyesi
Yazar: Haluk İpekten
Yayın Evi: Dergah Yayınları
İSBN: 9789759953539
Sayfa Sayısı: 345
--reklam--
Eski Türk Edebiyatı Nazım Şekilleri ve Aruz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
... Elinizdeki kitabın ilk bölümünde Divan edebiyatında kullanılan nazım şekilleri ele alınmaktadır. Bunların önce tanımları yapılmış, sonra yaygın kaideleri ve değişik özellikleri dile getirilmiştir.
Kitabın ikinci bölümü Aruz vezni konusuna ayrılmıştır. Yedi yüzyıl boyunca Türk şiirinde kullanılan bu ölçünün bütün yönleri, doğuşu ve gelişmesi örnekleri ile anlatılmaktadır.
Ülkemizde Divan edebiyatı nazım şekilleri ile Aruz vezni hakkında bazı kitaplar yayımlanmış, ancak bunlarda mesele hakkında çok kısa bilgilerin yer aldığı görülmüştür.
Prof. Dr. Haluk İpekten, yıllarını eski edebiyatımızın tetkik ve öğretimine vermiş bir hoca olarak konuyu bu eserinde vukufla ele almaktadır. Kitabın öncelikle orta ve yüksek öğretimde bir kaynak eser olarak karşılanacağını umuyoruz.
(Arka Kapak)
--reklam--
Eski Türk Edebiyatı Nazım Şekilleri ve Aruz Alıntıları - Sözleri
- Gencînen olsam vîrân edersin Âyînen olsam hayrân edersin (Hazinen olsam dağıtır yok edersin. Aynan olsam hayran, şaşkın bırakırsın.)
- Kaside Endülüs Arapları aracılığıyla İspanya'ya geçmiş ve Avrupa edebiyatında romans türünü meydana getirmiştir.
--reklam--
Eski Türk Edebiyatı Nazım Şekilleri ve Aruz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Eski Türk Edebiyatı Nazım Şekilleri ve Aruz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Haluk İpekten - Eski Türk Edebiyatı Nazım Şekilleri ve Aruz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eski Türk Edebiyatı Nazım Şekilleri ve Aruz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Haluk İpekten Kimdir?
Prof. Dr. Haluk İpekten, 1926’da Kırklareli’nin Saray kazasında doğdu. 1949 yılında Vefa Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne girdi. 1954 yılında aynı bölümden mezun oldu.1954 yılında Kayseri Pazarören İlköğretmen Okulu’nda edebiyat öğretmenliği yaptı. 1955-58 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türkiyat Enstitüsü’nde kütüphane memuru olarak çalıştı. 1959 yılında Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi’nin açtığı asistanlık sınavını kazanarak Eski Türk Edebiyatı asistanı oldu. 1962 yılında Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan yönetiminde “Naili-i Kadim, Hayatı, Şahsiyeti, Sanatı ve Divanı’nın Tenkitli Metni” isimli çalışmayla doktor oldu. 1963 yılında ihtisas yapmak üzere üniversite tarafından 2 yıl süreyle Paris’e gönderildi. Dönüşte Türk Edebiyatında Edebi Muhitler isimli çalışmasıyla 1969 yılında Eski Türk Edebiyatı doçenti oldu. 1988 yılında profesör oldu 1982-87 yılları arasında Atatürk Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölüm başkanlığı yaptı. 12.01.1983 tarihinde atandığı Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürlüğünü 17.01.1992 tarihine kadar devam ettirdi. 1990 yılı mayıs ayında hastalanarak kısmi felç oldu. 2 yılı aşkın süre devam eden hastalığı süresince yüksek lisans ve doktora derslerine devam etti. 29.09.1992 tarihinde vefat etti. Evli ve 2 çocuk babasıydı.
--reklam--
Haluk İpekten Kitapları - Eserleri
- Fuzuli
- Baki Hayatı Sanatı ve Eserleri
- Nefi Hayatı Sanatı Eserleri
- Şeyh Galib
- Eski Türk Edebiyatı Nazım Şekilleri ve Aruz
- Naili Hayatı Sanatı Eserleri
- Divan Edebiyatında Edebi Muhitler
- Karamanlı Nizâmi
--reklam--
Haluk İpekten Alıntıları - Sözleri
- Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb Kılma dermân kim helâkım zehri dermânındadır (Fuzuli)
- Ey pây-bend-i dâmgeh-i kayd-ı nâm u neng Tâ-key hevâ-yı meşgale-i dehr-i bî-direng “Ey şan ve şöhret düşüncesinin tuzağına ayağı bağlı olan kişi, daha ne zamana kadar bu kararsız dünyanın uğraşı hevesinde olacaksın?” (Baki Hayatı Sanatı ve Eserleri)
- ... 5.Güzeller mihribân olmaz demek yanlışdır ey Bâkî Olur va llâhî billâhî hemân yalvârı görsünler "Ey Bâkî! Güzeller sevgi, merhamet göstermezler demek yanlıştır. Aşıklar biraz yalvarıversinler vallahi de billahi de gösterirler. " (Baki Hayatı Sanatı ve Eserleri)
- Ehl-i dildir diyemem sinesi sâf olmayana Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil (Nefi Hayatı Sanatı Eserleri)
- Çünkü her buluşmanın sonu ayrılıktır (Fuzuli)
- 1. Aşk bir şem‘-i ilâhîdir benim pervânesi Şevk bir zencîrdir gönlüm anun dîvânesi 2. Mahrem-i râz olalı gamzenle oldu hâtırım Âşinânın âşinâ bîgânenin bîgânesi 1. Aşk, bir ilahî mumdur; bense onun etrafında dönen bir pervaneyim. Şevk ve arzu bir zincirdir; gönlümse o zincire vurulmuş bir delidir. 2. Hatırım senin yan bakışınla sırdaş olduğundan beri seni tanıyanla tanış, sana yabancı olana da yabancıdır. (Şeyh Galib)
- Sen verirsin ariyet bu cân-ı mahzûnu bana Senden ayrılmak hemân ölmektir ey hûnî bana (Naili Hayatı Sanatı Eserleri)
- Vefâ ummaz cefâdan yüz çevirmez Bâkî âşıkdır Niyâz etmek ana cânâ yaraşur sana istiğnâ (Baki Hayatı Sanatı ve Eserleri)
- Can mumunun öyle bir alevi var ki, gökkubbe denen fânusa bile sığmaz!.. (Şeyh Galib)
- Nef'î; Derdüm nice bir sinede pinhân ederim ben Bir âh ile bu 'âlemi vîrân ederim ben Yâre derdim diyemem bezm-i şarâb olmayıcak Cürmüm ikrâr edemem mest ü harâb olmayıcak (Nefi Hayatı Sanatı Eserleri)
- Devr sermest-i şarâb-ı gaflet etmiş âlemi Bunca sermestün temâşasına bir bûşyâr yoh ( Zaman, herkesi gaflet şarabının sarhoşu yapmış; bu kadar sarhoşu seyredip ibret alacak kimse de kalmamış.) (Fuzuli)
- Senden cefân çok, iyiliğin yok diye şikâyet etmem. Aşkının zevkinden sarhoş olmuşum, benim için var ya da yok ikiside birdir. (Fuzuli)
- Şâdî-i mababbet de bizim gam da bizimdir Mecrûh'i diliz yâre de merhem de bizimdir Açılmada yok mihnetimiz mihr ü nesime Güizâr-ı gamız gonca da şebnem de bizimdir (Naili Hayatı Sanatı Eserleri)
- Aşk bir şem-i ilâhîdir.Benim pervanesi şevk bir zencîrdir gönlüm ânın divanesi (Şeyh Galib)
- Aşka saldım men meni pend almayup bir dosttan Hîç düşmen eylemez anı ki etdüm men mana “Bir dosttan öğüt almadan ben kendimi aşkın içine attım. Hiçbir düşmanın yapamayacağını ben kendime yaptım “ (Fuzuli)
- Zâhid ne bilir mezheb-i rindan ki anda Huşyârî-i âzînedir ancak güneh-i mest (Naili Hayatı Sanatı Eserleri)
- Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen. (Şeyh Galib)
- vefâ ummaz cefâdan yüz çevirmez Bâkî âşıkdır niyâz etmek ana cânâ yaraşur sana istiğnâ "ey sevgili! Bâkî âşıktır, senden vefa ummaz cefadan da yüz cevirmez. Yalvarıp yakarmak ona, sana da umursamazlık yaraşır." (Baki Hayatı Sanatı ve Eserleri)
- Boş yere canı yanmaz insanın. Ya bir eksiklik vardır geleceğe dair, Ya da bir fazlalık geçmişten gelen.. (Fuzuli)
- "Âşıka ta'n etmek olmaz mübtelâdur neylesü Âdeme mihr ü mahabbet bir belâdur neylesün" Âşığı ayıplamak doğru değildir, ne yapsın alışmış bir kere. İnsanoğluna aşk ve sevgi bir beladır ne yapsın. (Nefi Hayatı Sanatı Eserleri)
Yorumlar
0 yorum