Kitap Künyesi
Yazar: Rabia Christine Brodbeck
Editör: Nihat Dağlı
Editör: Rifat Özçöllü
Tasarımcı: Ravza Kızıltuğ
Yayın Evi: Sufi Kitap
İSBN: 9789759161491
Sayfa Sayısı: 192
--reklam--
Fakr'a Övgü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Fakr övüncümdür.” buyuran Hz. Peygamber’e selam…
Fakr’a Övgü; baskı üstüne baskı yapan Hazreti İnsan ve Sonsuz Kulluk kitaplarının yazarı Rabia Christine Brodbeck’in İslam ve tasavvufla tanışma öyküsünü anlattığı kitap.
Dünyaca ünlü, İsviçreli bir modern dansçıyken derin özü keşfediş…
Rabia Brodbeck; Müslümanlıkla sadece tanışmakla kalmamış, İbn Arabî, Abdülkadir Geylanî, Hz. Mevlânâ, Hallac-ı Mansur, Beyazıd-ı Bestamî gibi büyük sufilerin kılavuzluğunda İslam’ın derin sokaklarında dolaşmış.
Yazarın coşkun ve samimi dili, kitabın 2009’da New York Kitap Festivali’nde Maneviyat (Spirituality) ödülü kazanmasını sağladı. İngilizcesi dünyaca ünlü Amazon kitap sitesinde uzun süre “çok satanlar” listesinde kaldı.
Fakr’a Övgü, maneviyata, tevhide, kulluğa övgü…
“New York`taki mescit ziyareti ile bir bardak hayat suyu içtim. İstanbul`u ilk ziyaretimle de vahdet denizinde boğuldum.”
--reklam--
Fakr'a Övgü Alıntıları - Sözleri
- Üzücü bir gerçektir ki, insanların çoğu ölmeden önce uyanmıyor.
- İlahi uyum kaybedildi, dolayısıyla kozmosta ve dünyada bu yaşandı. Açgözlülük ve iktidar hırsı gezegenin ruhnu incitiyor, karşılık olarak seller, kasırgalar, depremler ve yangınlara maruz kalıyoruz. "İklim değişikliği" tanımlaması bu hakikati örtemez.
- Düşünmezsek hayatın manasını, gerçek kaynağımız olan sevgiyi kaybederiz.
- İnsan bugün kendi cehennemini oluşturuyor. Cehennem, cehalet ve gafletten başka bir şey değildir. Cennet ise, içimizdeki ilahi hakikati açıkça bilmek, görmek ve tatmaktır.
- Her yüce kadın için bir yüce erkek vardır.
- Modern toplumun görünür özelliği, bol seçenekli olmasıdır. Bu insanın kafasını karıştıran bir şeydir. Bir yandan seçenekler çoğalırken, diğer yandan insan, tercih yapacak donanımdan yoksun kalmaktadır. Aslında burada kapitalist uygarlığın sinsi bir kurgusu hissedilebiliyor. Seçeneklere maruz kalan bir birey isteniyor gibi...
- Manevi olgunluk gözyaşları ile olur. Bencillik ne kadar ortadan kalkarsa, kişi o kadar samimiyet alemine yaklaşır ve gözyaşları bir sel gibi kaynağından akmaya başlar.
- Dünyadaki hayatında Allah'ı bilen kemâle erer ve güzelleşir, bütün mevcudata âşık olur. Nereye baksa, Rabbinin yüzünü görür.
- "Ey Rabbim! Sana olan hayretimi artır!"
- "Maneviyat denizine kıyasla, bütün maddi âlemler bir damla su gibidir."
--reklam--
Fakr'a Övgü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap beni benden aldı. Satırlar arasında kayboldum resmen, birçok yerinde gözyaşlarımı tutamadım, hiç bitmesin istedim. Nasıl şükür, tevazu, huzur dolu bir kalemdir böyle. Dinimizi bu denli övmesiyle mutlu olurken, Allah'ın ona yaşattığı duyguları kıskandım. Her kula nasip olmaz batıldan uyanıp, Hakk'a dönmek... Modern bir dansçı iken İslam dinini tanıyıp, Müslüman olan Rabia şöyle diyor kitabın bir yerinde: " Rabbim beni güzellik ve hayret dinine davet etti, sonsuz Cemalullah alemlerine çekti. Nasıl aşka düşmeyecektim? Başka dinlerin aksine, İslam hayret dinidir. Ağaçlar, bitkiler, dağlar, bütün tabiat Allah'a hayrandır. Allah'ın sevgili peygamberine duyduğu muhabbet, yaratılışın sebebi olmuştur... Sanatçı arkadaşlarım İslam'ı bulmakla neler bulup yaşadığımı bilseler, aşk diplomasını almaya koşacak, içeri alınmayı bekleyeceklerdi. Kainatın Efendisi'nin dilinden dökülen şu cümleyi okuduğumda erimiştim: 'Ey Rabbim! Sana olan hayretimi artır!' " (Hatice Biçer)
İlk kitabın ismi çok dikkatimi çekmişti. Sahneden Secdeye Yolculuk. Tv programında kendisinin dilinden İslami ve ülkemizi dinlediğimde hayatını tanıma isteği oluştu ve kitabı ile tanıştım. İsviçreli eski bir dansçı olan Rabia . Christine Hanım 1986’da New York’ta arkadaşlarıyla dolaşırken, bir mescidin duvarında, “Varlık, Hiçlikle Başar” yazısını gördü. Bu yazı onun hayatını değiştirdi. Mescitte görevli hocadan, bu sözün anlamını sordu. Christine Hanım bu hoca sayesinde insanın Rabbi katındaki değerini öğrendi. İnsan Yaratcısının huzurunda secdeye kapandığında aslında bir hiç olduğunu, O’nun ikram ve rahmeti sayesinde var olduğunu, ancak bu sayede de yaşamaya devam edebildiğini fark ettiğinde, gerçekten var olmanın anlamını idrak edebilir. Oysaki ona daha önce anlatılan insan, değersiz ve Adem ile Havvanın işledikleri günahın ağırlığını taşıyan biriydi. Christine Hanım bu vesile ile fıtratının sesine uyup İslam ile müşerref oldu. Ardından İstanbul’a geldi. Burada Rabbine olan manevi yolculuğunu devam ettirmektedir. Rabia Hanım, dansçı olmasından dolayı herhalde, en çok namazdan zevk aldığını belirtiyor: “Gördüm ki namazı anlamak ve namazı yaşamak için dans, güzel bir araçtır. Sanki sahnedesiniz. Hareketler tam bir koreografi. Namazda her hareketi doğru bir şekilde yapmak lazım ya. Dansta da aynı şey var. Namazda ilahi huzurdasınız. Hareketlere tam konsantre oluyorsunuz. Bir dansçı gibisiniz. Doğru zaman, doğru hareket, mükemmel duruş. Siz bir sahnedesiniz. Fark ne? Namazda Allah’ın huzurundasınız, dansta halkın huzurunda. Allah sizi seyrediyor. Sonra aranızda bir ilişki oluyor, sevgi oluyor. Dans, namaz konusunda bana yardım etti. Dansla ben, büyük bir hassasiyet kazanmıştım ve namazda onu kullandım. Namaz, şimdi benim en büyük zevkim. Kur’an okumak var, zikir var, ilahi var, sema (Mevlevi ayini) var, sohbette de yüksek zevk var. Ama namazdan daha fazla zevk alıyorum. Galiba danstan geliyor. İnsanlar neden namazda zorlanıyor, anlayamıyorum (genclerokuyor)
Bazı kitaplar yazılmaz, yazdırılır. Bu kitap da bence onlardan biri. Rabia brodbeck’e sadece yazar diyemeyiz, o bir Hak aşığı. Satırlarını okurken siz de böyle bir aşk ile sarhoş olmak istersiniz. (Kevkev)
--reklam--
Fakr'a Övgü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Rabia Christine Brodbeck - Fakr'a Övgü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fakr'a Övgü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Rabia Christine Brodbeck Kimdir?
İsviçre’nin Basel şehrinde doğdu. 12 yaşında bale eğitimine başladı. Londra’da bale ve modern dans eğitimi gördü. Tek başına gerçekleştirdiği performanslarla dünyaca ünlü bir modern dansçı haline geldi, ödüllere layık görüldü. 1986’da New York’ta İslâm ve tasavvufla tanıştı. 1987’de Müslüman oldu. 1992’den itibaren İstanbul’da yaşamaya başladı. Brodbeck, birçok televizyon kanalında farklı programlara ve konferanslara davet edildi. Keşkül, Altınoluk gibi çeşitli dergilerde ve birçok gazetede makale ve röportajları yayımlandı. Ayrıca yazarın hayatı; “Avrupa’da İslâm” projesi dâhilinde, TRT’nin Avrupa Birliği için hazırladığı belgesel programına konu oldu.
Türkiye’de Fakra Övgü ve Hazreti İnsan adlarıyla yayımlanan iki kitabın birleştirilmiş versiyonu (From the Stage to the Prayer Mat, Tughra Books) 2009’da New York Kitap Festivali’nde Maneviyat (Spirituality) ödülüne layık görüldü. Rabia Christine Brodbeck, hâlen Hazreti Mevlânâ ile alâkalı bir eser hazırlamaktadır.
--reklam--
Rabia Christine Brodbeck Kitapları - Eserleri
- Hazreti İnsan
- Fakr'a Övgü
- Ağla
- Sonsuz Kulluk
- Tozun Aşkı
- Aşk Mesleği
- Modern Dansçının Dönüşümü
- Aşkın Şahidi
- Longing Of The Soul
--reklam--
Rabia Christine Brodbeck Alıntıları - Sözleri
- Allah'a yakarmak O'na giden en kısa yoldur. İnsanın bu dünyadaki mesleği O'na sığınmaktır. (Hazreti İnsan)
- Rabbine dua ederek şefkat ve merhamet seline karışan, başkaları için dua ederken kendini unutan kişiye Yüce Allah kardeşi için istediğinin iki mislini vereceğini vaat ediyor. Allah'a yapacağımız en büyük dua, hiçbir şey istememektir. Rabbimiz’e vereceğimiz en büyük hediye, hediyesizliğimizdir. (Sonsuz Kulluk)
- Üzücü bir gerçektir ki, insanların çoğu ölmeden önce uyanmıyor. (Fakr'a Övgü)
- Ancak tevazu ile gaye-i hilkat anlaşılabilir. Tevazu ilmini elde etmekle hakikatleri görebiliriz. (Sonsuz Kulluk)
- "Aşk âleminde cennet ve cehennem bir toz zerresi etmez. Seçilmiş insan Ademe sekiz cenneti verdiler. O hepsini bir tane buğdaya sattı. Emel yükünü talih devesine yükledi ve kalp acıtan dünyaya geldi." (Hazreti İnsan)
- Manevi körlük şuursuzluk karanlığından başka bir şey değildir, ki o da bir güvensizlik psikolojisi oluşturur (Hazreti İnsan)
- Manevi olgunluk gözyaşları ile olur. Bencillik ne kadar ortadan kalkarsa, kişi o kadar samimiyet alemine yaklaşır ve gözyaşları bir sel gibi kaynağından akmaya başlar. (Fakr'a Övgü)
- İnsan kaybettiği için değil, aşkın eksikliğini hissettiği için ağlar. (Ağla)
- İlahi uyum kaybedildi, dolayısıyla kozmosta ve dünyada bu yaşandı. Açgözlülük ve iktidar hırsı gezegenin ruhnu incitiyor, karşılık olarak seller, kasırgalar, depremler ve yangınlara maruz kalıyoruz. "İklim değişikliği" tanımlaması bu hakikati örtemez. (Fakr'a Övgü)
- Allah dostu terzi Osman Amca bir gün demişti ki:"Ben bir kez rüyamda Hz. Muhammed (ص)' i gördüm ve O'na dedim ki ' benim rüyama bir daha girme.'" Ona hayretle sorduk: 'Neden? Bizler O'nu görebilmeyi ne kadar çok arzu ediyoruz.' Terzi Osman Amca karşılık verdi:" Rasûlullah'a dedim ki:' Ya Rasûlullah, bana dünyada seni arayan, senin aşkınla yanan, senin tecelli ettiğin kulları yolla, beni onlarla tanıştır, dost yap." Kanımca Osman Amca ' rüyamı canlandır, sadece rüyamda kalma, hayatıma gir. ' demek istemiş. (Sonsuz Kulluk)
- ... İnsanın manevi başarısı Esma-i Hüsna'yı gerçekleştirmesinde yatar. Efendimiz(sav) buyuruyorlar ki, "Allah'ın ahlakıyla ahlaklanınız. " (Hazreti İnsan)
- Dünya vücudu manevi bir deprem geçirmekte. (Aşk Mesleği)
- Namazı anlamak insanlığa olan sevgiyi arttırır. (Tozun Aşkı)
- Dine mükellefiyet gözüyle bakıp, muhabbetinden mahrum kaldığımız için İslam dininin özünü yaşayamıyoruz. (Tozun Aşkı)
- Her yüce kadın için bir yüce erkek vardır. (Fakr'a Övgü)
- İnsan bugün kendi cehennemini oluşturuyor. Cehennem, cehalet ve gafletten başka bir şey değildir. Cennet ise, içimizdeki ilahi hakikati açıkça bilmek, görmek ve tatmaktır. (Fakr'a Övgü)
- İslam’a göre insanın kıymeti ve şerefi ilminin tam olmasında değil,Allah’ın emirlerini yerine getirirken gösterdiği muhabbetin derecesinde ve ahlakın en üst mertebelerine çıkma yatar.Dolayısıyla yaratıcı’ya adanışın ve yaratılana hizmetin coşkusuyla dolu bir hayat sayesinde mümin beşeri kemalatın en üst makamına ulaşır.Farz ve nafile ibadetleri aşkla yaptığımızda din safi lezzete dönüşür. (Sonsuz Kulluk)
- "Ey Rabbim! Sana olan hayretimi artır!" (Fakr'a Övgü)
- “Aşk dilsizdir.. sadece şiir onun adına konuşabilir” Novalis (Ağla)
- Ben hayatın dinle alakasının bulunmadığı, dinin ise hayatla ilişkisinin sınırlı olduğu Batı toplumunda yetiştim. Hayatın tüm kudsiyetini aksettiren ebedi güzelliğin diniyle yüz yüze gelene kadar ben de hayatı dinden, dini hayattan kopuk algıladım. (Modern Dansçının Dönüşümü)
Yorumlar
0 yorum