Kitap Künyesi
Yazar: Mahmud Esad Coşan
Yayın Evi: Servet Yayınları
İSBN: 9789752420571
Sayfa Sayısı: 144
--reklam--
Fatiha Suresi Tefsiri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Merhum Prof. Dr. M.Es'ad Coşan Hocaefendi; kendisine gelen yoğun talepler ve bazı manevi işaretler neticesinde, hâl-i hayatında Tefsir Dersleri yapmaya başlamıştı.
Bu tefsir dersleri Bakara suresi 223. ayete kadar devam edebilmişti. Ancak emr-i Hak vaki oldu, Rabbine yürüdü. Ömrü vefa etmedi, Kur'an-ı Kerim'in tümünün tefsirini tamamlamak mümkün olamadı.
Ses kaydı olarak elde mevcut olan bu tefsir dersleri metne dönüştürülüp kitap olarak yayınlandı. Fatiha Sûresi Tefsiri ve Bakara Sûresi Tefsiri (5 cilt) olmak üzere toplam 6 cilt olarak istifadenize sunuyoruz.
M. Es'ad Coşan Hocaefendi'nin ilk defa yayınlanan bu eserlerini ilim, fikir ve irfan hayatımıza sunarken kendisini rahmetle yâd ediyoruz. Mevlâ ruhunu şâd ve mesrur, mekrad-i pâkini pür-nûr, mânevî makâmını âlâ eylesin.
--reklam--
Fatiha Suresi Tefsiri Alıntıları - Sözleri
- Etrafına ibretle bakan, olayları gayet güzel anlar.
- "İmanın çok düşmanı var, müslümanların çok düşmanı var ! İnsanların çok şeytanları, şeytanlaşmış olanları var. Maskelileri var, kuzu postuna bürünüp de aslında kurt gibi parçalayıcı, yırtıcı olanları var.Nezaketli görünüp eğilir gibi yapıp da insanın ayağının altına muz kabuğu koyup kaydıranlar var, kötülüğünü isteyenler var... İbret alalım. Görünen ve görünmeyen çok düşman var. İmanın düşmanları var, hayatımızın düşmanları var, milletimizin düşmanları var, dinimizin düşmanları var, ülkemizin düşmanları var. Parçalamak, ezmek isteyenler, imanı alıp sömürmek isteyenler var. Kendilerine benzetmek isteyenler var. Her şer sahibinden Allah'a sığınalım. Bir de şerlileri anlamak için gözümüzü açalım."
- Kur'an-ı Kerîm zenginliktir, hazinedir, rehber ve kılavuzdur, deva ve şifadır. Şefaati makbul bir şefaatçidir, hidayet güneşidir, kurtuluş vesilesidir. Allah katında yerler, gökler ve onların içindeki tüm varlıklardan daha sevgili ve daha sevimlidir. O başlara taç, dertlilere ilaç, gözlere nur, gönüllere sürürdur. Kur'an'ı öğrenen, öğreten, onun ahkâmını uygulayan kimseyi bizzat Resûl-i Ekrem ve Nebî-i Muhterem sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri elinden tutup ona delil olup cennete sevk edecektir. Peygamber Efendimiz bizzat kendisi böyle vaat etmiştir. İslâm'ın korunması, imanın ve itikadın sapıtmaması, fikirlerin darmadağın dağılmaması ondandır, onunladır; insanlar ona sarıldığı zamandır. Onu bilen ileriye gider, maddeten ve mânen yüksek derecelere yükselir. Onu uygulayan Allah'ın rızasına erer, büyük mükâfâtlar kazanır. Onunla hükmeden adaletle hükmetmiş olur. Ona sımsıkı sarılan fitnelerden korunur ve kurtulur. Onda derinleşen ulûm-ı evvelîn ve âhirîne kavuşur.
- Her şey en geridedir, Her şeyden önde, en önemli olan edebtir.
- el-Hamdü lillah önemli bir ibare; insanın nimetlerini arttırır, kesesini doldurur, bütçesini genişletir, yaşamını rahatlatır, saadetine saadet katar.
- “Allah'ın kitabı sanki semadan yeryüzüne sarkıtılmış uzun bir kurtuluş ipi gibidir." (Hadisi Şerif)
- Çok mübarek bir sûre-i celîleyi; içi iman dolu, irfan dolu ve edeb dolu, son derece güzel bir sûreyi öğrenmiş oluyoruz. Çok edebler öğrenmiş oluyoruz. Kulluk edeblerini, Cenâb-ı Mevlâ'ya nasıl kulluk edeceğimizi; imanın hakikatini, esrârını öğrenmiş oluyoruz. Bu esrâra vâkıf olarak, esrâra âşinâ, yakın kullar olarak Cenâb-ı Hakk'a güzel kulluk etmeyi Mevlâmız nasip eylesin.
- Kur'an'da bizden önceki ümmetlerin hâlleri, kıssaları, hikâyeleri; bizden sonra dünyanın ve insanların başına geleceklerin, âhiretin, olacak hâdiselerin haberleri vardır. Hangi dinin, inancın, dünyadaki hangi kavmin ne kusuru olduğu, Allah katında makbul ve doğru inancın nasıl olması gerektiği onda belirtilmiştir. O bakımdan insanlığın kurtarıcısıdır.
- Fâtiha sûre-i şerîfesi, el-hamdü lillâh diye, Allâh'a hamd ile başlıyor. Allâh'ın sıfatlarını bu hamd cümlesinden sonra ifâde ediyor, sıralıyor. 1. Rabbü'l-âlemin. 2. er-Rahmân. 3. er-Rahîm 4. Mâliki yevmi'd-dîn. Dört sıfatını zikrederek Cenâb-ı Hakk'a hamdi beyân ediyor. Hamd etmeyi, hamdin O'nun olduğunu, kulların O'na hamd etmesi gerektiğini işaret buyuruyor. O'nun âlemlerin Rabbi olduğu, Rahmân olduğu, Rahîm olduğu, dîn gününün mâliki ve meliki olduğu ifâde ediliyor.
--reklam--
Fatiha Suresi Tefsiri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Allah Esad Coşan hocaefendiye rahmet eylesin. Öyle bir eserdi ki sanki Kur'an-ı Azimi, Fatiha Suresini ilk defa okuyorum gibi hissettim. Her kelimesi her ayet ayrı bir deniz. Şöyle düşünelim ki Esad Coşan Hoca'nın bahsettiği kısım ise umman içinde bir damla. Ama buna rağmen okurken çok lezzet aldım diyebilirim. Sohbet havasında geçen bir kitap. Bildiğim kadarıyla bu eser hocaefendinin bir radyo programında yaptığı ders serisinin bir parçası. Hizmeti geçenlerden Allah razı olsun. Hocaefendinin ayrıca bir dil bilimcisi olması hasebiyle her kelimenin menşeini açıklaması da bu tefsiri daha cazib kılan diğer bir nokta. Allah istifademizi âli etsin. Amin (Ahmet Kabataş)
--reklam--
Fatiha Suresi Tefsiri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mahmud Esad Coşan - Fatiha Suresi Tefsiri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fatiha Suresi Tefsiri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mahmud Esad Coşan Kimdir?
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi Ahmetçe Köyü'nde doğdu. 1950'de Vezneciler İlkokulu'nu, 1956'da Vefa Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi'ne girdi. Arap Dili ve Edebiyatı, İran Dili ve Edebiyatı, Ortaçağ Tarihi ile Türk-İslam Sanatı sertifikaları aldı. Ankara'da 1960'ta Klasik-Dini Türkçe Metinler Kürsüsü'ndeki asistanlık sınavını birincilikle kazandı. Asistanlığının ilk yıllarında fakülte yayın kurulunda iki yıl sekreterlik görevinde bulundu. 1965 yılında '15. Yüzyıl Şairlerinden Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri' konulu teziyle ilahiyat doktoru oldu. 1973 yılında ilahiyat doçenti unvanını aldı. Nisan 1973 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Edebiyatı Kürsüsü öğretim üyeliğine atandı ve kürsü başkanlığını üstlendi. 1977-1980 yıllarında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi hocalığı yaptı. 1982 yılında, ilahiyat profesörü olan Coşan, yurtdışında misafir öğretim üyeliği görevlerinde bulundu.
Server İletişim Tarafından Basılan Eserleri:
İslâm Dergisi Başmakaleleri (Başmakaleler-1)
Kadın ve Aile Dergisi Başmakaleleri (Başmakaleler-2)
İlim Sanat ve Panzehir Dergileri Başmakaleleri (B.M.-3)
İdeal Yol (Başmakaleler-4)
Dilimiz ve Kültürümüz
Tarihi ve Tasavvufi Şahsiyetler
Mehmed Zahid Kotku (Rha)
İstanbul'un Fethi ve Fatih
Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri
Seha Neşriyat Tarafından Basılmış Eserleri:
Matbaacı İbrâhîm-i Müteferrika ve Risâle-i İslâmiye (1982)
Hacı Bektâş-ı Velî, Makalât
Gayemiz (1987)
İslâm Çağrısı (1990)
Yeni Ufuklar (1992)
Çocuklarla Başbaşa
Başarının Prensipleri
Türk Dili ve Kültürü
İslâm'da Nefis Terbiyesi ve Tasavvufa Giriş (1992)
Avustralya Sohbetleri-1 (1992)
Avustralya Sohbetleri-2 (1994)
Avustralya Sohbetleri-3 (1995)
Avustralya Sohbetleri-4 (1996)
Yeni Dönemde Yeni Görevler (1993)
Haccın Fazîletleri ve İncelikleri (1994)
Zaferin Yolu ve Şartları (1994)
İslâm, Sevgi ve Tasavvuf (1994)
Sosyal Çalışmalarda Organizasyon ve Başarı (1994)
Güncel Meseleler-1 (1994)
Güncel Meseleler-2 (1995)
Hazret-i Ali Efendimiz'den Vecîzeler (1995)
Hacı Bektâş-ı Velî (1995)
Yunus Emre ve Tasavvuf (1995)
Başarı Yolunda Sevginin Gücü (1995)
İslâmî Çalışma ve Hizmetlerde Metot (1995)
Sosyal Hizmetlerde Hanımlar (1995)
Ramazan ve Takvâ Eğitimi (1996)
Tebliğ ve İrşad Çalışmaları (1996)
İslâm, Tasavvuf ve Hayat (1996)
Haydi Hizmete!.. (1997)
İslâm'da Eğitimin İncelikleri (1997)
Tasavvuf Yolu Nedir? (1997)
İmanın ve İslâm'ın Korunması-1 (1997)
İmanın ve İslâm'ın Korunması-2 (1998)
Allah'ın Gazabı ve Rızası (1997)
Mi'rac Gecesi (1998)
Doğru İnanç ve Güzel Kulluk (1998)
Ramazan ve Güzel Ameller (1998)
--reklam--
Mahmud Esad Coşan Kitapları - Eserleri
- Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz
- Dilimiz ve Kültürümüz
- 21. Yüzyılda Kulluk Sanatı
- 21. Yüzyılda Asıl Mesele
- Çocuklarla Başbaşa
- Başmakaleler 1
- İstanbul'un Fethi Ve Fatih
- Mehmed Zahid Kotku
- Fatiha Suresi Tefsiri
- Tarihî ve Tasavvufî Şahsiyetler
- İslam
- Başmakaleler 2
- Başmakaleler 3
- Başmakaleler 4
- Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz - Peygamberimizden Dinî Hikayeler
- Başarının Prensipleri
- İslam'da Nefis Terbiyesi ve Tasavvufa Giriş
- Akademik Makaleler
- İslam, Sevgi ve Tasavvuf
- Risale-i İslamiyye
- Güncel Meseleler 1
- Hac ve Umre
- Güncel Meseleler 2
- Gayemiz
- Bakara Suresi Tefsiri Seti
- İslam Çağrısı
- Hacı Bektaş-ı Veli ve Bektaşilik
- Tasavvufa Giriş
- Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri
- Bakara Suresi Tefsiri-1
- Makalat (Hacı Bektaşı Veli)
- Ahmed-i Yesevi
- İslâmi Çalışma ve Hizmetlerde Metod
- Yeni Ufuklar
- Haccın Faziletleri ve İncelikleri
- Tebliğ ve İrşad Çalışmaları
- Sohbetlerle Hac ve Umre
- Yeni Dönemde Yeni Görevler
- Dilimiz ve Kültürümüz
- Başarı Yolunda Sevginin Gücü
- Ramazan Ve Takva Eğitimi
- Hz. Ali Efendimiz'den Vecizeler
--reklam--
Mahmud Esad Coşan Alıntıları - Sözleri
- Tasavvuf çok sevimli, çok saygıdeğer, çok önemli bir konudur. Hem tarihî yönden önemlidir, hem insan olmak dolayısıyla, gönlümüz ve iç âlemimiz olduğu için önemlidir. Dünya var oldukça, insanoğlu ile beraber tasavvuf var olmuştur; buna mistisizm diyoruz... (Tarihî ve Tasavvufî Şahsiyetler)
- "Dervişlik ölüme hazırlanmak sanatıdır." (Ramazan Ve Takva Eğitimi)
- İslâm daha sonra ortaya çıkmış rakip bir din değil, insanlığın başlangıcından ve Hz. Adem’den beri var olan kıyamete kadar da sürecek tek ve hakiki dinin adıdır. (Başmakaleler 4)
- 3- Masanızın üzerinde ancak çalışmanız için lüzumlu şeyler bulundurun! (Başarının Prensipleri)
- Her şeyi sünnete uygun yapalım; o zaman her şeyimiz ibadet olur. (Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz)
- Ne durumda olursan ol dön ve gel Kâfir de ateşperest veya putperest de olsan dön ve gel Yüz kere tevbe bozup sapmış bile olsan yine gel Çünkü Allah’ın engin rahmeti yanında umutsuzluğa yer yoktur. İçsen bu sudan, bir daha, dostum; susamazsın... Bir hâl gelir... ağlayamazsın, susamazsın! |Arif Nihat Asya (Başmakaleler 4)
- Aslında tarikat dediğimiz şey, eğitim demektir. Ahlâk eğitimi demektir, tekke terbiyesi demektir.İnsanın kâmil bir insan olması demektir Allah bu işleri yapmağa sizleri muvaffak eylesin... (Ramazan Ve Takva Eğitimi)
- Ya Rabbi sana sığınırım... Gönlümle, yahut dilimle, yahut elimle, senden bir başkasına işâret etmekten, meyletmekten sana sığınırım yâ Rabbi! (La illâhe illallah) (Hz. Ali Efendimiz'den Vecizeler)
- Büyük ve korkunç bir kültür savaşı veriyoruz da milletin haberi yok; yolunu, yönünü, cephesini şaşırmış, görevlerini, sorumluluklarını unutmuş insanlar, dehşet verici, boş gafil ve cahil bir yaşam... - Gerçekten kötü ve vahim bir durum, peki sizce çare ne ? - Çare: önce fert olarak uyanmak, günahlara tevbe, gafletten uyanma, sorumluluğu idrak, dine dönüş, Allah'ın rızası yoluna girmek ! (Yeni Ufuklar)
- Resûlullah'a ittiba, Allah'ın kulu sevme vesilesidir. (Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz)
- Hayatta en büyük hedefimiz Allah'ın sevgisine ve rızasına ermek ve cenneti kazanmak için var gücümüzle çalışmak olmalıdır. (Çocuklarla Başbaşa)
- Müslüman Allah'a teslim olacaktır. Zaten teslim olmak demektir Müslümanlık. Ne yapacak? “Ben kendimi Allah’ın emrine teslim ettim; ne derse onu yapacağım, ne buyurdu ise hoşuma gitse de gitmese de rahatım kaçsa da kaçmasa da memnun olsam da olmasam da...' "Hoşa gidecek şeyler olduğu zaman varım, hoşa gitmeyecek şeyler or duğu zaman yokum." Böyle Müslümanlık olmaz. Böyle teslimiyet olmaz. Pazarlıklı... Hocamız ne güzel söylemiş kısaca: “Arkadaşlık, ʻpeki' de mekle kaimdir." "Bir arkadaş bir arkadaşa, 'kalk gidelim' dediği zaman, 'Nereye?' derse, o arkadaş değildir." diyor. Neden? “Nereye gidiyorsun?" diye soruyor; hoşuna giderse gidecek, hoşuna gitmezse gitmeyecek. Demek ki kendi keyfinde, arkadaşının gönlünü yapmayı düşünmüyor. “Kalk gidelim." diyor işte. Belki bir işi var, belki bir sıkıntısı var. Önceden dinleyecek, eğlence varsa gidecek, sıkıntı varsa kaçacak. Aş buldun ye, iş buldun kaç, öyle mi? Böyle teslimiyet olur mu? Olmaz. (Başmakaleler 1)
- İnsanın değeri ve sözü konuşmasından ölçülür. Konuştuğumuz kelimeler kişiliğimizin aynasıdır. Ağırbaşlı, gönül alıcı kelimeler olduğu gibi kaba saba, kırıcı, argo kelimeler de vardır. Bunları dikkatle seçmek ve kullanmak şarttır. (Dilimiz ve Kültürümüz)
- İman sadece sözle değildir. "Elhamdülillah benim kalbim temiz, ben müslümanım." demek yetmez. Başta namaz olmak üzere imanına göre icraat olacak. Mü'min olmak kişisel çalışmalardan ibaret değil; topluma, başka insanlara da faydalı olmaya gayret edecek. Elindeki imkânları başkalarının istifadesine sunacak, oralardan da sevaplar kazanacak. (Bakara Suresi Tefsiri-1)
- Bir alimin incelemesine göre içinde bin tane kıssa, bin tane emir, bin tane yasak var. Böyle birçok muazzam bilgiyi ihtiva eden çok muhteşem bir sure. Bakara suresi okunduğu zaman şeytan o eve giremiyor. (Bakara Suresi Tefsiri-1)
- Mâlum olduğu üzere, ilim satırlarda değil sadırlarda (yani hafızalarda) yer almaktadır. Yine bilinmelidir ki ilimsiz amel dalâl, amelsiz ilim ise vebaldir. (Akademik Makaleler)
- "Yâ Rabbi ! Senden ancak sana iltica edilir. Başka nereye kaçılır, başka nereye gidilir ?" Buhârî (Bakara Suresi Tefsiri-1)
- Bir savaşın kazanılması kolay olmuyor... (İstanbul'un Fethi Ve Fatih)
- Allah'ın rızası için dünyaya gelmiş bir insan, Allah'ın sevmediği bir kul olduktan sonra, neye sahip olsa kıymeti yoktur. (21. Yüzyılda Asıl Mesele)
- Kur'ân-ı Kerim'in mealini okuyup da müçtehidliğe kalkma! Haddini bil, kenarda dur! (Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz)
Yorumlar
0 yorum