Kitap Künyesi

Yazar: Wolfgang Borchert

Çevirmen: Behçet Necatigil

Yayın Evi: De Yayınevi

İSBN:

Sayfa Sayısı: 37

--reklam--

Fener, Gece ve Yıldızlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

--reklam--

Fener, Gece ve Yıldızlar Alıntıları - Sözleri

  • Neden ah söyle neden bu denli ufak bizim kalbimiz.? ____
  • Evet, hiç değilse ben ölünce bir fener olsam; tek başıma geceleri, uykulardayken dünya, gökte ayla senli benli sohbete dalsam.
  • Deniz kabukları, ince, yuvarlak; dinle! rüzgarın türküsü duyduğun! Deniz kabukları renkli, parlak; bir zamanlar çocuklukta bulduğun!
  • Bir son öpüştü rıhtımda -kaldı ardımda. Akıntıdan yana denizlere yolun gidiyorsun. Bir kırmızı bir yeşil ışıktır uzaklaşır.
  • Küçük solgun gül! Bordadan esen hoyrat yel perişan etti seni! ... Hissetti de kendini bir süre belki bitkin, istedi gizli kıvrımlarında biraz soluk alsın. Ama kokun onu öyle büyüledi, öylesine geçirdi ki kendinden: köpürdü coştu birden, duyduğu hazla ezdi seni; öptüm diye böbürlenmede ürkmüş otlarda eserken gene.
  • Neden, ah söyle, neden bu denli ufak bizim kalbimiz?
  • sen tıpkı bir mavi vazo gibisin, vermekten titreyen ellerin yıldız- çiçekleri gibi açılmada. ikimiz de gülümsüyoruz aşk, acı, günah fırtınasında.
  • Evet, hiç değilse ben ölünce bir fener olsam; tek başıma geceleri, uykulardayken dünya, gökte ayla senli benli sohbete dalsam
  • "Ne yazık ki ben kendim Batmak üzre bir gemiyim.."
  • "Boş muyuz, yorgun muyuz.."
  • Neden, ah söyle, neden bu denli ufak bizim kalbimiz? Uyu, yavrum, gör güzel düşler bu, her halde karanlık geceden: ki bu kadar yalnızız.
  • Neden, ah söyle, neden bu denli ufak bizim kalbimiz? Uyu, yavrum, gör güzel düşler bu, her halde karanlık geceden: ki bu kadar yalnızız.
  • Deniz feneri olsaydım gecede, fırtınada ışıktım balıklara, vapurlara kayıklara - ne yazık ki ben kendim batmak üzere bir gemiyim!

--reklam--

Fener, Gece ve Yıldızlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Borchert'in yazdıkları: Savaş karşıtı, çok kısa bir ömürde savaşı yaşamış; savaşmak istemediği için işkence görmüş, düşüncelerini en çarpıcı şekilde sözcüklere dökmüş. Özgeçmişi ile bile okunmayı hak ediyor. Şiirleri dilimize çeviren Behçet Necatigil ise bu hak ediş bir kat daha artıyor, bence. Söyleyeceğini uzatmadan en kısa ve anlaşılır olarak söylüyor. Şiir de bu değil mi? (Doğan Hayat)

Wolfgang Borchert'in 15 şiirini(oldukça kısa) Almanca - Türkçe karşılıklı olarak Behçet Necatigil çevirisinden okuyoruz. Şiirlerin teması kitabın adında belirtildiği gibi fener, gece, yıldızlar, deniz ve mavi... 20 dakikada okuyabileceğiniz küçücük bir kitap. Şiir hakim olduğum bir tür olmadığından yorumum bu kadar. (Buse)

Önce Almanca aslı, sonra tercümesi verilmiş şiirlerin. Küçücük bir kitap ve onun da yarısı Almanca. Şiir sanatının kaynağı Doğu'dur. Binlerce beyitten oluşan eserlerle hikayeler anlatılmıştır Doğu'da. Avrupalılar bu konuda zaten fazlasıyla yetersiz ve yeteneksizler. Bir de çeviri olunca şiir şiirlikten çıkıyor. Bu yüzden öyle zevk alarak okunacak şiirler değiller. Yine de Behçet Necatigil çevirisi olması az da olsa şiir tadı oluşturmuş. Wolfgang Borchert'in "Kapıların Dışında" eserini okuduktan sonra fikir sahibi olmak için okudum. Genel olarak karamsar bir yapısı olduğu anlaşılıyor. Gerçi kısacık ömrünün kısacık bir döneminde yazmış bütün eserlerini. O dönem de savaş ve hastalıkla geçtiği için yazarın/şairin karamsarlığı doğal. Belki daha uzun yaşayabilseydi daha iyi ve iyimser eserlerini de okuyabilecektik. Şiir zevki vermese de Wolfgang Borchert'in iç dünyasını biraz daha anlamak için okunabilir. (Heget)

--reklam--

Fener, Gece ve Yıldızlar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Wolfgang Borchert - Fener, Gece ve Yıldızlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fener, Gece ve Yıldızlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Wolfgang Borchert Kimdir?

Wolfgang Borchert, zorlu bir hayatın izlerini eserlerine başarıyla yansıtmış bir yazar olarak XX. yüzyıl edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Borchert, Heinrich Böll ve Wolf Dietrich Schnurre'yle birlikte yıkıntı edebiyatının temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor.

1921 yılında Hamburg'da dünyaya geldi. 15 yaşındayken şiir yazmaya başladı. 17 yaşına geldiğinde ise oyuncu olmak istediğine karar vermişti. 1941 yılının mart ayında Hannover Bölge Tiyatrosu'yla bir anlaşma yaptı. Ancak aynı yılın haziran ayında askere çağrılınca güzel günler sona erdi. 1942'de askerdeyken kendi kendini yaralamakla suçlandı, ama beraat etti. 1943 yılına kadar hayatı savaşın ortasında ya da ayrılıkçı ifadeler suçlamasıyla, hücrede geçti. Tifüs şüphesi ve sarılık nedeniyle ordudan terhis edildikten sonra, bir süre kabare sanatçısı olarak çalıştı. Bu kez de Goebbels'i bir parodisine konu edindiği için dokuz ay hapis cezasına çarptırıldı. Berlin'de yakalanmasının ardından Borchert'e yeniden cephe yolu görünmüştü. 1945 yılında birliği Fransızlara teslim olunca, ordudan kaçmayı başardı. Hamburg'a döndüğünde ağır hastaydı. 1946 yılında şiirleri "Fener, Gece ve Yıldızlar" adı altında bir kitapta toplandı. O dönemde "Karahindiba" başta olmak üzere 24 kısa hikâye kaleme aldı. Borchert onu ölümsüzleştiren tiyatro oyunu "Kapıların Dışında"yı 1947 yılında bir hafta içinde yazıp bitirdiğinde sağlığı artık iyiden iyiye bozulmuştu. Üç hafta sonra radyo oyunu olarak yayımlanan bu eserin ardından da tam 22 hikâye yazdı. "Kapıların Dışında" onun ölümünden bir gün sonra, 21 kasım 1947'de, ilk kez Hamburg Oda Tiyatrosu'nda seyircilerle buluştu.

--reklam--

Wolfgang Borchert Kitapları - Eserleri

  • Kapıların Dışında
  • Hayır De!
  • Ama Fareler Uyurlar Gece
  • Fener, Gece ve Yıldızlar ve Ölümünden Sonra Yayımlananlar
  • Fener, Gece ve Yıldızlar
  • Bu Salı
  • Dışarda Kapının Önünde ve Seçme Kısa Hikâyeler
  • Bütün Nesirleri
  • Üzgün Sardunyalar

--reklam--

Wolfgang Borchert Alıntıları - Sözleri

  • Biz bowling oyuncuları Ama gülleler de biziz Devrilen kukalar da Ve gümbür gümbür öten Oyun yeri, yüreklerimiz. (Bu Salı)
  • Bağlılığa ve derinliğe sahip olmayan bir nesiliz biz... Şanssız nesiliz biz, yurtsuz, vedasız... sevgimiz acımasızdır ve gençliğimiz gençsizdir. (Bütün Nesirleri)
  • Korkuyoruz! diye bağırıyorum. Yaşamak istiyoruz! diye bağırıyorum. Tahtadan ve umuttan kulübelerde yaşamak! (Bu Salı)
  • Senin olduğun yer hoştur her zaman. (Bütün Nesirleri)
  • Sen, havaalanındaki pilot. Yarın sana kentlerin tepesine yakıp yok eden bombalar yağdırmanı emrederlerse, yapacağın bir tek şey var: HAYlR de! (Hayır De!)
  • Ve ardından iskeleti gösterdi. Gülme bak, dedi, ama işte buyum ben. Aklın alıyor mu ha? Sen nasılsa beni tanıyorsun. Kendin söyle, burada yatan ben olabilir miyim? Söyle, olabilir miyim? Bu, bana müthiş yabancı bir şey değil mi ha? Benden hiçbir şey yok ki bunda. Kimse dünyada tanımaz beni böyle. Ama ben buyum. (Bu Salı)
  • İnadımdan belki? İnattan gülüyor, yemek yiyor, uyuyor, sonra yine uyanıyorum. Sadece İnadımdan. (Bütün Nesirleri)
  • Evet, hiç değilse ben ölünce bir fener olsam; tek başıma geceleri, uykulardayken dünya, gökte ayla senli benli sohbete dalsam. (Fener, Gece ve Yıldızlar)
  • “kokun...” diye fısıldadım ben sesimi daha da alçaltarak; “sen sevgi gibi kokuyorsun...” (Ama Fareler Uyurlar Gece)
  • Öyle koşar gibi yürümen gereksiz , arkandan geleceğim nasıl olsa. (Üzgün Sardunyalar)
  • Ve sardunyalar , onlar da tıpkı kız gibi üzgündü. Hiç değilse öyle kokuyorlardı. (Üzgün Sardunyalar)
  • "Sonunda rüzgar kalacak yalnızca. Tümü silinip gidince ortadan, gözyaşları, açlık, motor sesi ve müzik, tümü gidince, yalnızca rüzgar kalacak. Taşlar, caddeler, hatta ölümsüz sevgiler yok olacak, bir tek o sürdürecek yaşamını. Ve karla kaplı mezarlarımızın üstündeki çıplak çalılarda avutucu ezgilerini söyleyecek. Ve yaz geceleri o güzelim çiçeklere kur yapacak, dans etmeleri için çalıp söyleyecek; bugün, yarın, her zaman." (Ama Fareler Uyurlar Gece)
  • İşte böyleyiz biz, yanılsamalardan uzak, kafalarında akla gelmedik büyük hayallerle yaşayan biz insanlar. (Ama Fareler Uyurlar Gece)
  • Deniz feneri olsaydım gecede, Fırtınada ışıktım balıklara, vapurlara, kayıklara ne yazık ki ben kendim batmak üzre bir gemiyim! (Fener, Gece ve Yıldızlar ve Ölümünden Sonra Yayımlananlar)
  • Rüzgarla kopup gelen bereketli topraksın sen, balıktan ve çiçekten bir çocuksun sen. (Fener, Gece ve Yıldızlar ve Ölümünden Sonra Yayımlananlar)
  • Ve kimseler işitmiyordu cılız çığlıklarını. Tanrının yüzü yoktu da. Onun için kulakları da olamazdı kuşkusuz. İşte buydu onların en büyük öksüzlüğü: Kulaksız Tanrı. Tanrı sadece soluk aldırtıyordu kendilerine: Zalim ve yüce. (Bu Salı)
  • Hemen bir şeyler bulup söylemeliyim. Yoksa daha bekleyeyim mi ? Belki konuşursam her şey biter. (Üzgün Sardunyalar)
  • "Bu kalp, sesi kısılana kadar bağırdı da çığlığını hiç kimse duymadı." (Kapıların Dışında)
  • Savaş bitince, asker evine döndü.Ama ekmek bulamadı yiyecek.Derken birine rastladı, ekmek vardı elinde.Adamı vurup öldürdü. Kimseyi öldüremeyeceğini bilmiyor musun, dedi yargıç. Neden öldürmeyeyim, diye sordu asker. (Ama Fareler Uyurlar Gece)
  • Neden, ah söyle, neden bu denli ufak bizim kalbimiz? Uyu, yavrum, gör güzel düşler bu, her halde karanlık geceden: ki bu kadar yalnızız. (Fener, Gece ve Yıldızlar)