Kitap Künyesi
Yazar: Sadık Usta
Yayın Evi: Librum Kitap
İSBN: 9786056722356
Sayfa Sayısı: 248
--reklam--
Fıçılarda Yaşamak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Praksagora:
“Kazıyacağım kökünü çıplak kalmanın, Muhtaç olmanın, Kavganın, Dövüşün, Borçluya gelen haczin…Anlatacağım size nasıl olacağını!
Yeni icatlar gerekiyor, derin anlamları olan! Öyle yeni kurallar gerekli ki bize; Ne yapmaya ne de söylemeye cüret edilmiş olsun, bugüne kadar...
Dinleyin: Gelecekte, her şey, ortak olacak!
Ve her şey herkese ait olacak, Zengin de kalmayacak, yoksulda.
Her şey herkese eşit verilecek, Ve özellikle de yaşam! ”Bu kitapta sadece günümüzün yaşam tarzına ve içinde bulunduğumuz toplumsal şaşkınlığa yönelik kültürel eleştiriler bulunmuyor, aynı zamanda geleceğe yönelik umudumuzu diri tutan, kötücül cinlere, melun ruhlara kafa tutan ve yaşamlarıyla ve eylemleriyle uygarlığın yeşermesine, insanlığın ilerlemesine katkıda bulunan; bizi insan olarak kendi özgün tarihimizi yaşamaya ikna eden, bize yaşam enerjisi aşılayan dehaların, eylem adamlarının, bilgelerin ve korkusuz kadınların benzersiz yaşamlarını bulacaksınız.
Marie Curie, Marx, Ethem Nejat, Owen, Suat Derviş, Gracchus Kardeşler, İsmail Gaspıralı, Sun Yat-sen, Babeuf…
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Fıçılarda Yaşamak Alıntıları - Sözleri
- “ölen, ölen için değil, geriye kalanlar için bir felakettir."
- Bir dava uğruna vurulacak boynu gülümseyerek uzatmak baltanın altına dünya nimetine tamah edenlerin yapabileceği bir şey değildir...
- "Dostun bir gülü yaralar beni”
- 19.yüzyılın devrimci akımı olan Türkçü-halkçı akım, 1930'lu yıllardan itibaren keskin bir ayrışmaya uğrar;solcular Türkçü-halkçı, sağcı milliyetçilerse halkçı-devrimci damardan koparak birbirine yabancılaşırlar. 19.yüzyılın Türkçülüğü hakiki halkçıydı. Onlar, insanlar arasındaki eşitliği savunan sosyalist teoriden besleniyorlardı.Nitekim Hüseyin Cahit Yalçın, anılarında o dönemin kültürel iklimini, "O zaman hepimiz sosyalistik," diyerek ifade etmiştir.
- Plutarkhos: "Büyük ve asıl adamların ünlü olmak gibi bir hırsları olamaz, çünkü onlar, halka güvenir ve yapmaları gereken şeye önem verirler."
- Savaşlardan ve eşitsizliğin en büyük çilesini kadınlar yaşar. Çünkü savaşlar onların kocalarını ve oğullarını alır. Eşitsizlikse en çok onları açlığın sınırına sürükler.
- "Kadının özgürlük derecesi toplumsal özgürlüğün doğal ölçüsüdür. Kadının esaret altında tutulduğu toplumda, hiç kimse erkek kadar ağır bir biçimde cezalandırılmamıştır.”
- Bu hikâyede bir uyarı ve ders vardır insanoğluna: Gösterişe, kibre, büyüklük duygusuna yenik düşme! " Haddini bil!"
- Eğer bir ülkede, hem işlenmemiş topraklar hem de işsiz fakirler varsa, bunun anlamı mülkiyet yasalarının, doğal hakkı ihlal edecek biçimde genişletildiğidir. Dünya, tüm insanlara hem işlemek hem de yaşamak için verilen ortak bir kıymettir.
- Ebeveynler değil, aslında çocuklardır anne ve babalarını eğitenler.
--reklam--
Fıçılarda Yaşamak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Felsefeye ve sosyal bilimlere ilginiz varsa size gayet akıcı ve eğlenceli gelecek bir kitaptır. İçinde çeşitli ütopyalar, önemli kişilerin eserlerinin incelenmesi ( Ak Zambaklar Ülkesinde-Petrov ve Toprak Uyanırsa-Şevket Süreyya) mevcut. Adından da anlayacağınız gibi içinde "devrimci" hayatlara yer verir. Kim peki bu devrimci hayatların başrolleri? Diyojen, Karl ve Jenny Marx, Ernst Bloch, Marie Curie, Sun Yat-sen, Robert Owen, Ethem Nejat, Abdullah Cevdet, İsmail Gaspıralı... Okurken bol bol ilham alacağınız ve motivasyonunuzu size tekrar kazandıracak bu devrimci hayatları ve incelemelerini size roman tarzında sunuyor Sadık Usta. Akıcı bir dille ilerlediğinden sıkıcılıktan uzak olması da artı bir puan. (Ayça)
Bu kitapta sadece günümüzün yaşam tarzına ve içinde bulunduğumuz toplumsal şaşkınlığa yönelik kültürel eleştirel değil, geleceğe dair umudumuzu diri tutmayı sağlayan , melun ruhlara kafa tutan, yaşamlarıyla ve eylemleriyle uygarlığın yeşermesine , insanlığın ilerlemesine katkıda bulunan , bizi insan olarak kendi özgün tarihimizi yaşamaya ikna eden, yaşam enerjisi aşılayan dehaların, eylem adamlarının,bilgelerin ve korkusuz kadınların benzersiz yaşamlarını bulacaksınız . Eğer sizler de benim gibi devrimlerin tarihsel süreçlerine ve devrimcilerin hayatlarına meraklı iseniz; bu kitabı okumalısınız , 248 sayfadan oluşuyor ve okunması oldukça basit ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış , devrimci hayatların dünyasına açılan sayfaların ardında dolaşarak, bilgi birikiminize ve kültürünüze faydalı şeyler ekleyebileceğiniz bir kitap olduğunu söyleyebilirim. (rewievbook)
Kitapta mülkiyet meselesi, sınıf ayrımları, elitlik ve özgürlük adına kimler ne yapmış, ne katkılar sunmuş, ne isyanlar, ne devrimler yaşanmış, bunun örnekleri var. Kitabın beni en çok etkileyen yanı, hayatı ve mücadelesi işlenen kişilerin ilkeli duruşları. Çoğunluğu, ölene kadar bozulmadan inandıklarını savunmuş. Her türlü çile, baskı, zorluk, esaret, sürgün karşısında bile yılmamışlar ve yeniden, yeniden denemişler, bunları okumak ilham verici. Ve, en can alıcı kısmı: kitap ön yargılarımı kırdı. Sizin mahallede "öcü" diye anılan, belki hiç de öyle değil. Özetle bilmek iyidir, bilmemek kötüdür. Bu yılın (2021) ilk günleri bu kitapla başladım. Çok keyifle okudum; yeniyi, ötekiyi, farklıyı tanımanın, öğrenmenin hazzı bir başka. (yazar okur okur yazar)
--reklam--
Fıçılarda Yaşamak PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sadık Usta - Fıçılarda Yaşamak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fıçılarda Yaşamak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sadık Usta Kimdir?
1960 yılında doğan Sadık Usta ilk ve orta okulu Kahramanmaraşta okudu.Ardında yaşamının 16 yılını Almanya'da sürdüren Usta,liseyi Stuttgart'ta bitirdi. Frankfurt'ta Goethe Üniversitesi'nde tarih ve siyasal bilimler okudu.
Ütopyalar,eşitlikçi hareketler ve devlet teorisi konusu başlıca çalışma alanlarıdır.
--reklam--
Sadık Usta Kitapları - Eserleri
- Dünyayı Değiştiren Düşünürler 1
- Fıçılarda Yaşamak
- Şair ve Matematikçi Ömer Hayyam
- Dünyayı Değiştiren Düşünürler 5
- Dünyayı Değiştiren Düşünürler 2
- Türk Ütopyaları
- Doğu Uygarlığı Yükselişinin Tarihsel Nedenleri
- Ütopya ve Masalbilim
- Dünyayı Değiştiren Düşünürler 4
- Dünyayı Değiştiren Düşünürler 3
- İlkçağ Ütopyaları
- Şüphenin Tarihi
- Sun Yat-sen Halkçılık Üzerine
--reklam--
Sadık Usta Alıntıları - Sözleri
- Gençleri uzun süreli susma nöbetlerine zorlayarak, onlara kendilerini nükteli ve anlamlı ifade etmeyi öğretiyordu. Nasıl ki aşkta ölçüsüz davrananın tohumu güçsüz ve verimsizse, çok konuşanın da sözleri boş ve temelsiz olur. (İlkçağ Ütopyaları)
- Goethe 1800'lerin başında aşk ve sükunet arıyordu. Oysa Hayyam aklı kutsayan, isyankar bir şairdi. (Şair ve Matematikçi Ömer Hayyam)
- (19. yy'da) Almanya'nın birçok üniversitesinde devletin modernleşmesine, din ve toplum işlerinin ayrışmasına, medeni kanunun çıkarılmasına, işkence ve kötü muamelenin toplum hayatından silinmesine, bilim ve araştırmanın önündeki yasal engellerin kaldırılmasına yönelik talepler yükseltilmişti. (Dünyayı Değiştiren Düşünürler 4)
- Bu hikâyede bir uyarı ve ders vardır insanoğluna: Gösterişe, kibre, büyüklük duygusuna yenik düşme! " Haddini bil!" (Fıçılarda Yaşamak)
- Hayyam aklı kutsayan, isyankâr bir şairdi. (Şair ve Matematikçi Ömer Hayyam)
- Periökler: Sparta'nın kenar bölgelerinde yaşayan, mülkiyet hakkı olan, ancak siyasal haktan yoksun yerli halk. (İlkçağ Ütopyaları)
- Kant'a göre hiç kimse "Tanrı, Ölüm, Özgürlük, Ruh" gibi metafizik sorunların yanıtlarını katı bir kesinlikle bulamaz. Bu sorular felsefenin değil, en iyimser yaklaşımla inancın, yani bireylerin vicdani sorunlarıdır. Halbuki bilim adamı ve filozof, bilimin ve felsefenin önemli sorunlarına; kavramlar ve kategoriler dünyasına yönelmelidir; örneğin nedensellik, zorunluluk, olasılık, nitelik, nicelik gibi konulara eğilmek tayin edicidir. (Dünyayı Değiştiren Düşünürler 4)
- Eskiden yılanın olmadığı, Akrebin olmadığı bir devir vardı. Sırtlan yoktu, aslan yoktu. Ne vahşi köpek vardı, ne kurt; Ne korku vardı, ne dehşet: İnsanın rakibi yoktu. (Türk Ütopyaları)
- Her uygarlık, içinden çıktığı toplumsal koşulların belirlediği sınırlar içinde gelişme gösterebilir. İbn Haldun bunu şöyle ifade etmişti: Bedeviler ve göçebe kavimler, gelişmek (uygarlık atılımına girişmek) için fetihlere girişir ve ganimet edinir, sonra oturmuş bir düzen kurarak haraç ve vergi toplar; ticaretin gelişimini güvenceye almak için kentler kurar ve böylece yükselişe geçer. Bu süreçte yeni bir uygarlığın temeli olan yeni bir kültür de yaratmış olur. Sonra toplum (seçkinler), maddi imkânların sınırlarına ulaşılmasının da bir ifadesi olarak sefahate dalar; toplumsal yozlaşma baş gösterir; dünya nimetlerine dalmış olanlarda yorulma ve çürüme belirtileri başlar, nihayetinde uygarlık çöküşe geçer. (Dünyayı Değiştiren Düşünürler 5)
- İnsan özgür doğar, ama görüldüğü gibi her yerde zincire vurulmuştur. Bazıları kendilerini başkalarının efendisi zanneder, halbuki onlar, diğerlerinden daha fazla köledirler. (Rousseau) (Dünyayı Değiştiren Düşünürler 3)
- Fransız tarihçi Maurice Lombard, Batılı ülkelerin İslam ordularının fetihleri sayesinde uygarlığı belirleyen unsurlarla (ekonomi, bilim, kültür ve felsese) yeniden buluştuğunu; İslam'ın ulaşabildiği yerlerin 13. yüzyıldan itibaren gelişme gösterebildiğini, ulaşamadığı bölgelerinse (Orta ve Kuzey Avrupa, Afrika'nın iç kısımları) uygarlık sürecine çok geç bir süreçte katıldıklarını saptamaktadır. (Dünyayı Değiştiren Düşünürler 5)
- Plutarkhos: "Büyük ve asıl adamların ünlü olmak gibi bir hırsları olamaz, çünkü onlar, halka güvenir ve yapmaları gereken şeye önem verirler." (Fıçılarda Yaşamak)
- Düşünen bir varlık olan insan, inanç, tabu ve alışkanlıklar üzerinden aktarılan toplumsal gelenekleri şüpheyle karşılamış, hayat boyunca karşılaştığı sorunları mantıklı açıklamalarla kavramak istemiştir. Bir bakıma insanın felsefi çabası, Fransız düşünür Albert Camus'nün tanımladığı gibi, Yunan mitolojisindeki Sisifos'un kendinden katbekat büyük bir kayayı, yeniden aşağıya yuvarlanacağını bildiği hâlde, inatla ve ısrarla tepeye çıkarma azmine benzemektedir. (Şüphenin Tarihi)
- ... dünyadan başka bir varlığa sahip olmayan insan, sadece içinde yaşadığı dünyayı değil, aynı zamanda yaşadığı toplumu da anlamalı ve dönüştürmeliydi. (Dünyayı Değiştiren Düşünürler 1)
- Akılla bir konuşmam oldu dün gece; Sana soracaklarım var, dedim; Sen ki her bilginin temelisin, Bana yol göstermelisin. Yaşamaktan bezdim, ne yapsam? Birkaç yıl daha katlan, dedi. Nedir; dedim bu yaşamak? Bir düş, dedi; birkaç görüntü. Evi barkı olmak nedir? Dedim; Biraz keyfetmek için Yıllar yılı dert çekmek, dedi. Bu zorbalar ne biçim adamlara dedim; Kurt, köpek, çakal makal, dedi. Ne dersin bu adamlara, dedim; Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi. Benim bu deli gönlüm, dedim; Ne zaman akıllanacak? Biraz daha kulağı burkulunca, dedi. Hayyam’ın bu sözlerine ne dersin, dedim: Dizmiş alt alta sözleri, Hoşbeş etmiş derim, dedi. (Şair ve Matematikçi Ömer Hayyam)
- Savaşlardan ve eşitsizliğin en büyük çilesini kadınlar yaşar. Çünkü savaşlar onların kocalarını ve oğullarını alır. Eşitsizlikse en çok onları açlığın sınırına sürükler. (Fıçılarda Yaşamak)
- İnsanlik tarihinde tek bir “neolitik kültür” yoktur. İklim, coğrafya ve insanların gelişmişlik derecesine göre çok sayıda tarım üretimine dayalı kültür oluşmuştur. (Şüphenin Tarihi)
- Zamanın ters, sohbetin faydasız, her reisin bezgin olduğu ve her başın bir ağrı taşıdığını görünce, evime kapanıp şeref ve haysiyetimi korudum ve izzet olarak bununla kanaat ettim. Farabi (Dünyayı Değiştiren Düşünürler 5)
- Özgün bir İslam felsefesinin varlığı bir uydurma değil, tarihsel bir gerçektir, Felsefe tarihinde “büyük felsefi katkılar” yoktur. Her büyük katkı, öncekilere “küçük” ve ayrıntı düzeyinde bir katkıdır . Düşüncede büyük sıçrayışlar istisnadır ve aslında her “küçük” tarihsel katkı, bir paradigma değişikliğine de tekabül eder. Büyük düşünürler olan Platon'un, Aristoteles’in, Descartes’ın, Kant'ın, Marx'ın katkıları da hep küçük ama tayin edici (paradigma değiştiren) ölçekte katkılardır. Katkı, düşüncede tıkanmanın giderilmesi, bendin aşılıp suyun önünün açılmasıdır. (Dünyayı Değiştiren Düşünürler 5)
- Örneğin; Samaveda Upanişad'ta, ''Ne Tanrı, ne cennet, ne cehennem, ne de ruh göçü vardır ve ne de yeniden üzerine doğulan bir dünya var'' demektedir! Veya şu sözler: Vedalar ve Upanişadlar kendini beğenmiş ahmakların eserleridir, düşünceler sadece sayıklama ve fantezidir, sözler hakikat dışıdır. İçinden güller açan sözlere aldanan halk, Tanrılara sarılmakta, kafasında evliyalar yaratarak kutsal mabetler icat etmektedir. Halbuki Vişnu (Tanrı) ile herhangi bir köpek arasında hiçbir fark yoktur. İnsanın kendisi bu dünyada mutlu olmalıdır. Benliğine iyi bakmalıdır. Bu dünyada mutlu olabilen, benliğine bakım yapabilendir; bu kimse her iki dünyada da, hem burada hem de öbüründe mutlu olur. (Dünyayı Değiştiren Düşünürler 1)
Yorumlar
0 yorum