Kitap Künyesi

Yazar: Caner Taslaman

Yayın Evi: İstanbul Yayınevi

İSBN: 9786056621246

Sayfa Sayısı: 288

--reklam--

Fıtrat Delilleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu kitapta, doğuştan sahip olduğumuz özellikler hareket noktası yapılarak Allah’ın varlığı ve dinler hakkında ulaşılan sonuçlar gösterilmektedir. Bunlar, Kuran’dan (30-Rum Suresi 30. ayetten) ilham alınarak “fıtrat delilleri” olarak isimlendirildi. “Fıtrat delilleri” bu çalışmada incelenecek beş tane delili ifade eden şemsiye terimdir.

Bu beş delilin her biri birer bölümde ele alınacaktır. Bunların birincisi “doğal arzular delili”dir, ikincisi “doğuştan ahlak delili”dir, üçüncüsü “akıl delili”dir, dördüncüsü “irade delili”dir, beşincisi “bilinç ve kişilik delili”dir. Doğuştan sahip olduğumuz bu özelliklerimizin teizmle (Allah’ın varlığıyla) materyalist-ateizmden çok daha başarıyla açıklandığı kitabın en önemli tezidir.

İlaveten, “Dinin neden olması gerektiği” ve “Allah’ın göndereceği dinin hangi özelliklere sahip olması gerektiği” soruları da fıtrat delilleriyle cevaplanmaktadır. Gerek Allah’ın varlığı gerek din meselesiyle ilgili bu soruların cevaplanması, insanların merak duygusunu tatmin etmekten çok daha önemli konularla ilişkilidir. “Nereden geldim”, “Bu hayatın anlamı ne”, “Hayatımı nasıl yaşamalıyım” ve “Öldükten sonra ne olacak” gibi varoluşsal çığlık şeklinde yükselen sorularımızın hepsinin cevabı, bu temel sorulara verilecek cevaplarla alakalıdır.

--reklam--

Fıtrat Delilleri Alıntıları - Sözleri

  • Bilincin ve benliğin, önceki özellikleri gibi “birlik” özelliğinin nasıl ortaya çıktığını açıklamaya, materyalist-ateizmin madde anlayışı olanak vermemektedir.
  • Bu kitabın veya duyduğunuz seslerin aslında birer halüsinasyon olduğunu söyleyenler olabilir fakat halüsinasyon gördüğümüzü düşündüğümüzde bile bir zihin deneyimi yaşıyoruz demektir ve bu durumda bile “eleyici materyalizm”in hatalı olduğunu söyleyebiliriz, çünkü yine elenemeyecek şekilde zihinsel yaşantılar mevcuttur.
  • "Bilinç ve benlik", her şeyden, iradeden bile daha temeldir. Bir insanın "bilinç ve benlik" sahibi olmadan irade sahibi olması mümkün değildir ama iradesi olmayan bilinç sahibi benlik düşünülebilir. Örneğin sadece mavi rengi hayal eden bilinçli bir benliğin, iradi hiç bir eylemde bulunmayan biri olduğu düşünülebilir ama yoldaki dikenli dalı iradi bir eylemle kaldıranın, bilinci olmadığı ve bir benliği olmadığı düşünülemez. Eğer dikenli dalı kaldıranın, bilinci ve benliği yoksa; bu eylemi gerçekleştirenin insan kılığına sokulmuş bir otomat, bir yapay zeka olduğu elbette söylenebilir ama iradeli bir insan olduğu söylenemez.
  • Tek tanrılı dinlere göre Allah’ın gözlediğimiz yaratışlarının hemen hepsi araçsal sebeplerle oluşmaktadır: Allah yağmuru yağdırırken bulutları, insanı yaratırken anne ve babasının bir araya gelmesini araçsal sebepler olarak kullanır. O zaman -her ne kadar çok tartışılmış olsa da- Allah’ın evrimsel herhangi bir mekanizmayı ve doğal seleksiyonu araçsal sebepler olarak kullanmış olmasında temel teist inançlara aykırı bir yön bulunmamaktadır. Nitekim doğal seleksiyonlu evrim teorisinin babalarından Alfred Russel Wallace’ın, Yeni-Darwinciliğin kurucu babalarından Theodosius Dobzhansky’nin, insan genomu projesini uzun yıllar yönetmiş olan Francis Collins’in de içinde yer aldığı birçok ünlü biyolog, felsefeci ve ilahiyatçı Allah inancı ile evrim teorisini çelişkili görmemişler ve evrimsel süreci arkasında bilinçli bir Yaratıcının olduğu bir süreç olarak değerlendirmişlerdir.
  • Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı öğrenirlerse, insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istedikleri şeyin bu dünyada olmadiğın anlayacaklardır...Öyle bir hasrettir ki hiçbir evlilik,hiçbir seyahat, hiçbir eğitim, gerçek anlamda onu tatmin edemez. Bunu söylerken başarısız evlilikleri, tatilleri, eğitimleri kastetmiyorum. Olması mümkün en başarılılarını kastediyorum. Eğer kendimde, bu dünyadaki hiçbir deneyimin tatmin edemediği bir arzu tespit edersem, bunun en muhtemel açıklaması, başka bir dünya için yaratılmış olduğumdur. Eğer dünyevi hazların hiçbiri onu tatmin edemezse bu, dünyanın bir hile olduğunu göstermez. Muhtemelen dünyadaki hazlar onu tatmin için değil, bilakis onu açığa çıkarmak içindir. Böylece gerçek hayatın farkına varalım. Eğer böyleyse, bir yandan bu dünyevi nimetleri hiçbir zaman küçük görmemeli ve şükürsüzlük etmemeliyim, diğer yandan bunları bir kopyası, yankısı, serabı oldukları şeyle karıştırma yanılgısına düşmemeliyim. Kendimde gerçek vatan için arzuyu muhafaza etmeliyim, o vatan ki ölmeden ona kavuşamam...
  • O vatan ki ona ölmeden ulaşamam...

--reklam--

Fıtrat Delilleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

O vatan ki ona ölmeden ulaşamam...: Uzun zaman önce okuduğum ve bugün bir vesile ile yeniden açtığımda az önce alıntıladığım satırların altını çizdiğim başucu kitabımdır. Bana aklımı ve seçim yapabilme imkanını veren Allah'a teşekkür ederim. Kitabın ilk sayfasına ve aklımın bir köşesine de yazdığım gibi "o vatan ki ona ölmeden ulaşamam..." Yaşamın bu kısmı yalnızca bir ekim yeri ve bunu yok saymam imkansız...Bu farkındalığın verdiği özgürlüğü, zihinsel uçurumu ve beraberinde getirdiği yalnızlığı seviyorum ve kabul ediyorum. Velhasıl kelam okumak güzel şey... okuduğunu anlamak yol almak gibi bir şey...yaşamı bunun üzerine kurmaksa çok derin, bedel ödeten, çok esaslı bir şey. Tüm insanlığa tertemiz bir zihin, işlenme arzusunda olunan bir beyin ve anlama azmi diliyorum... gerisi zaten gelir. (Şeyma)

Bir Caner Taslaman Klasiği: Kitap felsefeyi herkesin anlayacağı bir dille okuyucusuna sunuyor. Evrenin ve canlıların varlığını sorgulayarak materyalist - ateist düşünce ile teist düşünceyi karşılaştırıyor. Ve sonuca okuyucusunu ikna ediyor. ( Kazanan Teizm diyor.) (Yasin Tozkoparan)

Caner Taslaman - Fıtrat Delilleri (2017): Çağdaş felsefede, özellikle bilim felsefesinde, en iyi açıklama olarak çıkarım (inference to the best explanation), diğer adıyla abdüksiyon (abduction) yaygın kullanılan bir çıkarım formudur. Bugün pekin bilgi arayışı artık sona ermiştir denebilir. Zira hiçbir iddiamız kesinkes doğrulanamaz. Görünen o ki iddialarımızı rasyonalize etmek, onların olabilirliğini göstermek suretiyle mümkündür. Bunu da böyle çıkarımlar yoluyla yaparız. Bu kitapta beş ayrı fıtrat delili söz konusu fakat bunlar ancak bir paket şeklinde ikna ediciliğe sahip olabilir –benim için bu paket de bir başına yeterli olmazdı, onu belirtmeliyim. Ve bu beş delil için de en iyi açıklama olarak çıkarım formu kullanılmış. Bunun da iyi ve sağlıklı bir seçim olduğunu düşünüyorum söz konusu din felsefesi gibi bir alan iken. Fakat argüman formunu onaylasam da Taslaman’ın bazı argümanlarını, öncüllere gelebilecek itirazları yeteri kadar öngörememe ve de öncülden sonuca bazı mantıksal sıçramalar yapma konusunda eleştirilebilir buldum. Buradaki ikinci husus için konuşmak gerekirse, (3. ve 5. bölümleri ihtiva eden akıl delili ve kişilik ve bilinç delilini bir yana ayırıyorum) bazı sonuçların can sıkıcılığı-istenemezliğinden alternatif tezin sonucunu yanlış yapmaya sıçramış görünüyor yazar, halbuki bu yetmez. “P doğru olsa hiç hoş olmazdı, P lehine sağlam bir delil de yok, öyleyse P’nin değili doğrudur” gibi sıçramalar yazarın eksilerindendi. Bilemiyorum sorulma imkânı olsa bu boşlukları doldurabilir miydi. Sormak lazım. Din felsefesi ile ilgilenenler için okunması yararlı bir kitap diye düşünüyorum. Fıtrî özelliklerimize odaklı ve bunlara dair argümanları birbiriyle bağlantılı şekilde iki kapak arasında görmek benim hoşuma gitti. (MTK)

--reklam--

Fıtrat Delilleri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Caner Taslaman - Fıtrat Delilleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fıtrat Delilleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Caner Taslaman Kimdir?

Caner Taslaman, ilk, orta ve lise eğitimini doğduğu şehir olan İstanbul'da bitirdi. Kimya mühendisi bir annenin ve doktor bir babanın oğlu olarak küçük yaşlardan itibaren doğa bilimleri ile ilgilendi. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde üniversite eğitimini tamamladı. Üniversite eğitimi sırasında antropoloji, din sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlarla ilgilendi. Marmara Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri bölümünde, Big Bang Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle yüksek lisans, Evrim Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle doktora derecesini kazandı. Daha sonra ise Kuantum Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yazdığı kitapla doçent oldu, yine bilim-felsefe-din üçgenindeki çalışmalarıyla profesörlük derecesini de aldı. Ayrıca "Küreselleşme Sürecinde Türkiye'deki İslam" çalışmasıyla ikinci doktorasını İstanbul Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakultesi'nde tamamladı. İlk olarak Tokyo Üniversitesi'nde daha sonra Oxford Üniversitesi'nde post doktora çalışmaları yaptı. Harvard Üniversitesi'nde ve Cambridge Üniversitesi'nde misafir akademisyen olarak bulundu. Son dönemdeki çalışmalarında ve yurtdışında bulunduğu üniversitelerde en çok odaklandığı konu modern bilim-felsefe-din ilişkisi olmuştur. Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde profesör öğretim üyesidir.

--reklam--

Caner Taslaman Kitapları - Eserleri

  • Allah'ın Varlığının 12 Delili
  • Big Bang ve Tanrı
  • Bir Müslüman Evrimci Olabilir mi?
  • Kuran ve Bilimsel Zihnin İnşası
  • Allah Felsefe ve Bilim
  • Ahlak Felsefe ve Allah
  • Tanrı Parçacığı
  • Kuantum Teorisi Felsefe Ve Tanrı
  • Evrim Teorisi Felsefe Ve Tanrı
  • Modern Bilim Felsefe ve Tanrı
  • Terör'ün ve Cihad'ın Retoriği
  • Neden Müslümanım?
  • Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında
  • Arzulardan Allaha Ulaşmak
  • Fıtrat Delilleri
  • Evren'den Allah'a
  • Arzulardan Allah'a
  • Küreselleşme Sürecinde Türkiye'de İslam
  • Hayretten Hayranlığa Aforizmalarım
  • Türkiye’de İslam ve Küreselleşme
  • Big Bang ve Tanrı

--reklam--

Caner Taslaman Alıntıları - Sözleri

  • "Yokluğu psikopatiye yol açan empati, kompleks ve çok katmanlı bir özelliktir. Bu kadar önemli ve kompleks bir özellik olan empati ile ilgili ve özelliklere yeni doğan bebek aşamasından itibaren rastlanır." (Ahlak Felsefe ve Allah)
  • Yazılarak ve ezberlenerek korunan Kur'an, aynı zamanda gözlerin hep üzerinde olduğu kitap oldu. (Neden Müslümanım?)
  • Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı öğrenirlerse, insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istedikleri şeyin bu dünyada olmadiğın anlayacaklardır...Öyle bir hasrettir ki hiçbir evlilik,hiçbir seyahat, hiçbir eğitim, gerçek anlamda onu tatmin edemez. Bunu söylerken başarısız evlilikleri, tatilleri, eğitimleri kastetmiyorum. Olması mümkün en başarılılarını kastediyorum. Eğer kendimde, bu dünyadaki hiçbir deneyimin tatmin edemediği bir arzu tespit edersem, bunun en muhtemel açıklaması, başka bir dünya için yaratılmış olduğumdur. Eğer dünyevi hazların hiçbiri onu tatmin edemezse bu, dünyanın bir hile olduğunu göstermez. Muhtemelen dünyadaki hazlar onu tatmin için değil, bilakis onu açığa çıkarmak içindir. Böylece gerçek hayatın farkına varalım. Eğer böyleyse, bir yandan bu dünyevi nimetleri hiçbir zaman küçük görmemeli ve şükürsüzlük etmemeliyim, diğer yandan bunları bir kopyası, yankısı, serabı oldukları şeyle karıştırma yanılgısına düşmemeliyim. Kendimde gerçek vatan için arzuyu muhafaza etmeliyim, o vatan ki ölmeden ona kavuşamam... (Fıtrat Delilleri)
  • Çağlarca sarf edilmiş tüm emekler, tüm özveriler, tüm parlak fikirler, insanoğlunun tüm parlak dehası, Güneş sisteminin ölümüyle yok olmaya mahkum ve insanoğlunun başarılarının hepsinin evrenin yıkıntıları içine gömülmesi kaçınılmaz. (Modern Bilim Felsefe ve Tanrı)
  • Allah'ın sınırsız gücü ve müthiş yaratışları karşısında aciziz ama yaratıcımız evreni böylesine keşfedilebilir kıldığı için uçsuz bucaksız evrendeki noktacık hükmünde olan varlığımız ve acizliğimize rağmen evreni böylesine keşfedebiliyoruz. (Kuran ve Bilimsel Zihnin İnşası)
  • Salt bilimle evrenin duyulmayan sesini duyarız, bilim-din birlikteliğiyle ise muhteşem bir müziği dinleriz. (Hayretten Hayranlığa Aforizmalarım)
  • Bütün insanlar mutluluğu arar. Bunun hiçbir istisnası yoktur. Bütün insanlar şikayet etmektedir; prensler, hizmetciler, asiller, halk, yaşlı, genç , güçlü, zayıf, eğitimli, cahil, sağlıklı, hasta, her ülkede, her zamanda, her dönemde, her şartta... Boş yere etrafındaki her şeyle boşluğu kapamaya çalışır, o şeylerden hiçbiri ona yardımcı olamaz, çünkü bu sonsuz boşluk ancak sonsuz ve değişmez bir objeyle yani Allah ile kapatılabilir. (Arzulardan Allaha Ulaşmak)
  • Materyalistlerin de kabul ettiği gibi ancak iki şık savunulabilir. Ya madde ezeli ve asli unsurdur, ya da Tanrı ezelidir ve maddeyi yaratmıştır. Big Bang bu şıklardan birincisini tamamen geçersiz kılmıştır, böylece ikinci şıkkın doğruluğu anlaşılmıştır. Materyalistler, felsefelerinin en temelinden çöktüğünü görmeliler ve ahlak ile hayat alanını, Tanrı'nın varlığını göz önüne alarak, yeniden biçimlendirmelidirler. (Big Bang ve Tanrı)
  • Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı öğrenirlerse insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istedikleri şeyin bu dünyada olmadığını anlayacaklardır. (Arzulardan Allaha Ulaşmak)
  • Eugene Wigner'in dediği gibi "mucizevi bir şekilde matematiğin dilinin fizik yasalarını formüle etmeye uygun olması, bizim anlayamadığımız ve hak edecek birşey yapmadığımız mekemmel bir hediyedir". (Tanrı Parçacığı)
  • “Bu evrenin anlamı nedir”, “Hayatın anlamı nedir”, “İyi ve kötünün rasyonel temeli ne- dir” veya “Güzel kavramı izafi midir” gibi soruların cevabı bilimin sınırlarını aşmaktadır. Bu yüzden ne “Tanrı Parçacığı”nın bulunması ne de başka fiziksel bir başarı, bu sorulara ne cevap sağlayabilir ne de bu sorunları gündemden kaldırabilir. Bu sorunlar bilimin çözmeye çalıştığı sorunların sınırlarının ötesindedir. Bilim felsefesinin yaklaşımlarıyla bilimin sınırları belirlenmek suretiyle, bilimciliğin düştüğü dikkat çekilen hatalardan sakınılmasının önemli bir husus olduğu kanaatindeyiz. (Tanrı Parçacığı)
  • Tek bir kişinin, birkaç kişinin veya çok az kişinin hüküm olarak uygulayacağı ayetlerin Kuran'da olması, eğer Kuran dışında bu ümmetin rehberi olan başka bir vahiy yoksa (vahyi gayri metluv yoksa) tam da olması beklenecek durumdur. (Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında)
  • İslam'ın varlık anlayışı Allah merkezlidir. (Arzulardan Allaha Ulaşmak)
  • Bilim felsefesi, zihin felsefesi ve din felsefesi gibi alanlar açısından önemli bir husus, insan zihninin evreni anlama beceresidir. Hem evrenin matematik yasalarla açıklanabilir olması hem insan zihninin rasyonel yapısı hem de evren-zihin arası mevcut uyumun birleşmesi bunu mümkün kılmaktadır. (Tanrı Parçacığı)
  • Ahlaki bir sistemin Allah inancı olmadan işlemesi pratikte elbette mümkündür.. (Ahlak Felsefe ve Allah)
  • Eşyayı bir şekildeyken isimlendirdiğimizde o eşya farklı bir şekle bürünürse o isimlendirmenin, yaptığımız bir fiilin sonucu her seferinde değişik olursa o fiili dil ile ifade etmenin, bunlara bağlı olarak ne tümevarım ne de tümdengelim gibi mantık kurallarını kullanmanın, sonuçta dili kullanmanın ve rasyonel akıl yürütmenin imkânı olmaz. (Allah'ın Varlığının 12 Delili)
  • Yahudi, Hristiyan geleneğinin ve İslamın varlık anlayışı Allah merkezlidir. Buna göre Allah dışındaki tüm varlıklar var oluşlarını bütün ayrıntılarıyla Allah’a borçludurlar. Galaksilerden dünyaya, bitkilerden hayvanlara ve insana, insanın bilincinden tüm doğal arzularına kadar her şey Allah’ın yaratışının ürünleridir. (Allah Felsefe ve Bilim)
  • Felsefe, bilimdeki özellikle fizikteki çağdaş gelişmelere ayak uyduramamıştır. Bilgi arayışımızdaki keşiflerin meşalesi artık bilim insanlarının elindedir. Stephen Hawking (Tanrı Parçacığı)
  • ''Erasmus, canlıların daha kompleks bir yapıya doğru evrimleşmelerinin Allah tarafından canlılara içkin yaratılan özelliklerle mümkün olduğunu ifade etti. Yazılarında savunduğu fikirlerin Kitab-ı Mukaddes ile uyumlu olduğunu göstermek için Kitab-ı Mukaddes'ten alıntılar yapıyordu.'' (Bir Müslüman Evrimci Olabilir mi?)
  • Tarihe baktığımızda, insana zarar vermekten kaçırmayan insanoğlunun çevreye zarar vermekten hiç kaçınmadığını görürüz. Kuran, 7. yüzyılda, çevre duyarlılığı olan bir zihin inşa etmiştir: 30- Rum Suresi 41: İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozgun çıktı... (Neden Müslümanım?)