Kitap Künyesi
Yazar: Arthur Miller
Çevirmen: Ramazan Güngör
Orijinal Adı: Focus
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755708423
Sayfa Sayısı: 225
--reklam--
Fokus Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Yabancı düşmanlığı” daima bir bulanıklık içermiştir. Dil, din, ırk, mezhep ve cinsiyet üzerinden ayrımcılık mekanizmalarının harekete geçirildiği bu sistemde başka mahalleden ya da sokaktan olanlara dahi düşmanlık güdülebilir. “Biz” duygusunun kapsamı da aynı ölçüde bulanıktır. Kimi insanlar bu düşmanlığı kolaylıkla içselleştirirken, kimileri üzerine kafa yorar ve bazen de bu bulanıklığın kurbanı olur.
Arthur Miller, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen bitiminde kaleme aldığı Fokus’ta, ABD’deki küçük bir Hıristiyan kasabasında yükselen anti-semitizm üzerinden bu bulanıklığı irdeliyor. İktidar sahiplerinin, yabancı düşmanlığını hangi çıkarlara yönelik, hangi sorgulamaların önüne geçmek için kullandığını orta sınıftan bir karakter olan Bay Newman üzerinden ele alan Miller, akıldışılığın ve önyargıların karşısında insani değerlerin gerçekliğini ön plana çıkarıyor.
Hıristiyan değerlerine bağlılığın bir seçenekten bir zorunluluğa dönüştüğü siyasal atmosferde değerler karmaşası ve kitlesel manipülasyon yoluyla zehirlenen toplumdan küçük ama çarpıcı bir kesit sunan Fokus, yazıldığı dönemden bugüne ve bu coğrafyaya yakıcılığını koruyarak ulaşan temel sorunlarımızdan birini merkeze alan, sarsıcı bir eser.
--reklam--
Fokus Alıntıları - Sözleri
- Yağmur sinsi bir barış elçisidir; insanlar evlerinden çıkmaz ve bu yüzden vukuat defterinin sayfalarıda boş kalır.
- “Benim anlamadığım, koca salonda hiç kimse, hayatı boyunca toplasan üç Yahudi’yle bile şahsen tanışıp konuşmamışken nasıl olup da bu kadar insan bir araya gelip Yahudilerle ilgili bu türden önyargıları körükleyebiliyor.”
- "Benim anlamadığım, koca salonda hiç kimse, hayatı boyunca toplasan üç Yahudi'yle bile şahsen tanışıp konuşmamışken nasıl olup da bu kadar insan bir araya gelip Yahudilerle ilgili bu tür önyargıları körükleyebiliyor?"
- Gerçeğin ya da güzel olmayan dünyanın aynasında insanın dönüp kendine bakması hiç rahatlatıcı değildir ve çok güçlü bir karakter gerektirir
- Öyle büyük bir ironiyle karşı karşıyayız ki insanın aklına mistik açıklamalar geliyor. İsrail dünyanın gözünde pastoral sosyalistlerin ve enternasyonalist asker-çiftçilerin yerleştiği bir toprak olmaktan çıkıp, kabilelere has katı savunmacılığı komşu halklara karşı fanatizm düzeyine ulaşan kavgacı bir silahlı kampa dönüştü. Yahudi yalnızlığı geri döndü ama artık silahlarını kuşanmış olarak.
- Neden, diye düşündü, bu tür şeyler cehaleti su götürmez cahillerin kaleminden çıkar hep?
--reklam--
Fokus İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gerçeğin ya da güzel olmayan dünyanın aynasında insanın dönüp kendine bakması hiç rahatlatıcı değildir ve çok güçlü bir karakter gerektirir diyen Arthur Miller’ın Fokus’u yazmasındaki ana neden toplumun derinliklerine işlemiş Yahudi düşmanlığının ta kendisidir. Kitap küçük bir Hristiyan kasabasında yaşayan Bay Newman’ın yükselen anti-semitizm’e (Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici tedbirler alınmasını isteyenlerin görüşü veya tutumu) rağmen “insan” kalabilme çabasını anlatıyor. IRKÇILIK HASTALIKTIR! (Özge A.)
--reklam--
Fokus PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Arthur Miller - Fokus kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fokus PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Arthur Miller Kimdir?
Arthur Asher Miller (17 Ekim 1915 - 10 Şubat 2005) ABD'li yazar.
Miller, yüzyılımızın en önemli Amerikalı dram yazarlarından biri kabul edilmektedir. Miller'in kahramanları, haşin bir toplum içerisinde, kendi vicdanlarıyla yaşayabilmek için bireysel suç ve sorumluluklarıyla uzlaşmaya çalışırlar. İlk bakışta oyunları, genellikle aile hikayelerini anlatan bireysel dramlar gibi gözükse de, çağının önemli toplumsal, siyasi ve ahlaki sorunlarına eğilirler.
Miller New York'un Harlem mahallesinde dünyaya geldi. Avusturya-Macaristan'dan ABD'ye gelmiş Yahudi bir göçmen olan babası, bir kumaş mağazasının sahibiyken dünya ekonomik buhranından sonra 1929'da iflas etti. Ekonomik durumun güvensizliği spora meraklı genci derinden etkiledi. 1934-38 yılları arasında Ann Arbor/Michigan'da edebiyat ve İngiliz dili yüksek eğitimini sürdürebilmek için Michigan Daily gazetesinde redaktörlük yaptı. Miller'in bu dönemde yazdığı ilk dramlar üniversitede takdirle karşılandı. Haziran 1956 tarihinde eşi Mary Slattery'den boşanan Miller, yine haziran ayının 29'unda ünlü fotomodel Marilyn Monroe ile evlendi. Monroe ve Miller Nisan 1951'den beri görüşmekteydi. Bu birliktelikleri 5 Ağustos 1962'de Monroe'nun ölümüyle sona erdi.
--reklam--
Arthur Miller Kitapları - Eserleri
- Satıcının Ölümü
- Cadı Kazanı
- Hepsi Oğlumdu
- Fokus
- Köprüden Görünüş
- Bedel
- Vichy'deki Olay
- Mr. Peters'in Bağlantıları
- Yaratılış Sonrası
- Jane'in Battaniyesi
- Bütün Oğullarım - Satıcının Ölümü - Cadı Kazanı
- Artık Sana İhtiyacım Yok
- Düşüşten Sonra
- Uygunsuzlar
- Seçilmiş Əsərləri
--reklam--
Arthur Miller Alıntıları - Sözleri
- - " (…) Maskelerin sonu yoktur; çıkardığımız her maskenin altında o anda taşımakta olduğumuz bir başkası vardır! – Samimiyet mi? Kimse kendi hakkında bunu bilemez..." (Artık Sana İhtiyacım Yok)
- "Bir vatanın yok mu senin? Dünyada yaşamıyor musun? Nesin sen? Hayvan bile değilsin, hayvanlar bile kendi cinslerini öldürmez, nesin sen?" (Hepsi Oğlumdu)
- Elə bil, heç vaxt adam olmamışıq, yalnız buna hazırlaşmışıq. (Bedel)
- Ruslar orta sınıfı, İngilizler Hintlileri, Afrikalılar ve ellerine geçirdikleri herkesi mahkûm ettiler. Fransızlar, İtalyanlar her ulus bir başka halkı ırkı nedeniyle mahkûm etti. Ve Amerikalılar... kara derililere ne yaptılar? İnsanlığın büyük bir bölümü ırkı nedeniyle mahkûm edildi. Tüm bu insanlara ne öneriyorsunuz intihar etmelerini mi? (Vichy'deki Olay)
- "Uyumuyorum ki düş göreyim. Düş falan göremem, hep uyanığım. Bir aşağı bir yukarı dolaşıyorum evin içinde. Sanki her an kapı açılacak da karşıma çıkıvereceksin gibi." (Cadı Kazanı)
- O mənim bütün ümidlərimi öldürəndə əsl həqiqət mücəssəməsiydi. Və mən də onun ümidlərini öldürənəcən, sadəcə, məsxərə yeri olacağam. (Seçilmiş Əsərləri)
- Yüzyıllarca, dünyaya insanın değersizliği düşüncesi sürekli ve sistemli olarak aşılandı. Tanrının kurtaramadığı insan, yok olmuş demekti. Bütün bunlar düşünülecek olursa, şeytanın bir silah olarak gerekliliği anlaşılabilir: Öyle bir silah ki, her çağda insanları ikide bir kamçılamış, küçük büyük, bir kiliseye ya da din bir devletine teslim olmaya zorlamıştı... (Cadı Kazanı)
- VOLTER - Niyə axı mən hansısa məsələdə başqalarının, hətta daha təcrübəlilərin imtina etdiyi halda riskə gedirəm? İlk ağlıma gələn, bilirsən nə oldu? Səbəb mənim namümkünü mümkün etmək ehtirasımdır. Rəqiblərimi rüsvay etmək ehtirası. Axır-axırda anladım ki, burada başqa bir şey də var. Bu, qorxudur. Düz otuz ildir beynimi, əllərimi, mənliyimi idarə edən də elə bu qorxuymuş. VİKTOR - Nəyin qorxusu? VOLTER - Nə vaxtsa mənim də onların aqibətini yaşayacağımın qorxusu ki, axşamların birində mən qəflətən başa düşəcəyəm ki, bir insan kimi məhv olub zibilliyə atılmışam. (Bedel)
- Sonuçta, kendine hâkim olma, kendini tutma ikiyüzlülükten başka nedir? (Vichy'deki Olay)
- Bu karanlık ve yıldırı dolu dünya, gece gündüz enselerine dikiliyordu. (Cadı Kazanı)
- Bütün arzun gömleğini çıkartıp kırlarda dolaşmak olduğu halde, senede iki haftalık bir tatil için elli hafta çile çekmek. Ve daima bir başkasını geçmek için yarış. Ve daha neler... İşte geleceği güvence altına almanın yolu. (Satıcının Ölümü)
- I’m not only telling you now, I’m warning you -the law is nature. The law is only a word for what has a right to happen. When the law is wrong it’s because it’s unnatural, but in this case it is natural and a river will drown you if you buck it now. (Köprüden Görünüş)
- İnsan acaba ne zaman akıllanıyor hayatta ? (Bedel)
- Ben bu firmaya otuz dört yılımı verdim Howard, ama şimdi sigortamı ödeyemiyorum! Sen portakalı yiyip de kabuğunu atamazsın. İnsan bir meyve değildir! (Satıcının Ölümü)
- "Kazaklar" ve " İvan İlyiç’in Ölümü’nde ",” Savaş Ve Barış”a nazaran insanın nefesini kesecek daha az an vardır ,ama aynı zamanda inanadırıcı bulamayacağı daha az şey de.. (Artık Sana İhtiyacım Yok)
- “In a peculiar way, Frank is right...every man does have a star. The star of one's honesty and you spend your life groping for it, but once it's out it never lights again. I don't think he went very far. He probably just wanted to be alone to watch his star go out. (Hepsi Oğlumdu)
- "Benim anlamadığım, koca salonda hiç kimse, hayatı boyunca toplasan üç Yahudi'yle bile şahsen tanışıp konuşmamışken nasıl olup da bu kadar insan bir araya gelip Yahudilerle ilgili bu tür önyargıları körükleyebiliyor?" (Fokus)
- Keller: Eee, nasıl buldun babanı? İyi mi? George: Hayır, pek iyi değil Joe. Keller: Yine kalbi mi yoksa? George: Her şeyi Joe. Ruhu. (Hepsi Oğlumdu)
- İnsanlar aynı konuda yirmi saniyeden fazla konuşabilse, bu memleketin bütün dertleri hallolur. (Mr. Peters'in Bağlantıları)
- Sən onun yaratdığı bu dünyada, bu dəlixanada yeganə ağıllısan. Çünki onun xaosu ancaq sənə dişlərini göstərir. İn poena veritas - amma ağrın həqiqidir! (Seçilmiş Əsərləri)
Yorumlar
0 yorum