Kitap Künyesi
Yazar: Nil Gün
Yayın Evi: Kuraldışı Yayınları
İSBN: 9789757146179
Sayfa Sayısı: 243
Geçmişin Gölgeleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yaşamı duygularla deneyimleriz.
Çoğumuz, belki de hiçbirimiz sağlıklı ve ideal bir aile ortamında büyümedik.
Ama suçu geçmişimize yüklemekle gelişemeyiz.
Yaşamın içindeki olaylara gösterdiğimiz tepkilerin sorumluluğunu üstlenerek değişim gücünü kendimizde bulabiliriz.
Bu da duyguların dilini ve mesajlarını anlamakla, kendimizi geçmişten özgür kılmakla mümkün.
Yanlış bir hayat yaşadığımızın farkına vararak mutsuzluğumuzun nedenini anlamak hangi kabustan daha kötü olabilir.
Her insanın temel amacı mutlu olmaktır.
Azize de, fahişe de, bilge de, katil de mutlu olmak ister.
Mutlu olmayan kişi de yaşama öfke duyar.
Oysa mutlu yaşamın sırrı çok basit.
Çünkü ortada sır yok.
Yalnızca bizim görmek istemediklerimiz var.
Geçmişin gölgelerinde kaybolmak da, yaşam ışığını yakalamak da bizim elimizde.
Yeter ki, içsel özgürlüğe kavuşmak için duygusal çöplüğümüzü temizleme cesareti gösterelim.
Geçmişin Gölgeleri Alıntıları - Sözleri
- Her türlü duygusal, cinsel, fiziksel şiddetin ardında muhakkak değersizlik duygusu vardır.
- Dört duvar arasında geçen bir hayatta gardiyan da mahkum kadar tutsaktır.
- Sevgi ancak gerçeklere dayanan bir ortamda gelişir. Bize yalan söyleyen kişi bizi sevmiyor demektir.
- İnsan hata yapar. Gelişmek için bu kaçınılmazdır da.
- Ne hissettiğinizi anlamayıp duygularınızla alay eden, her şeyi abarttığınızı söyleyen, duygularınıza önem vermeyen kişi size değer vermiyor demektir.
- Zaten sorumluluk bilincine sahip bir kişi güveni istismar etmez ki. İstismar niyeti olan bir kişi bir yolunu nasıl olsa bulur.
- Çocuklarımıza sunacağımız en değerli armağan, onları değerli oldukları duygusunu geliştirerek yetiştirmektir. Ama önce anne-babanın kendisini değerli bulması gerekiyor. Kendimizde olmayan bir şeyi çocuğumuza vermek ne mümkün.
- Bizi aldatan ve kandıran kişinin bizi aptal yerine koymasıdır ve hiçbir insan aptal olduğunu kabullenmek istemez.
- Yalan itiraf edilse bile kişiye duyulan güveni büyük ölçüde sarsar. Kişiler arasında duvarlar oluşturur.
- “Duyguların ifade ediliş şekli onu yapıcı ya da yıkıcı kılar.”
- Her türlü fanatizm şiddetle el eledir.
- Aptal olmayan kişi, kendisine aptal diyen birine kızar mı? Güler geçer. Ama kendisini akıllı sanan bir aptal çok kızar.
- Feda edilen şey, insanın kişiliğidir, kendisine olan saygısıdır, değerinin bilinmemesine razı olmasıdır.
- Sonuçta çaresizlikten söylenen yalanlar da acizliğin (Kendi yaşamının ekonomik, düşünsel, duygu ve ruhsal sorumluluğunu üstlenmemenin) bir göstergesi değil mi?
- Gerçekten mutlu birlikteliklerde kimse bir şeyi feda etmez. Ne yapıyorsa seçtiği, istediği için yapar. Yapmak zorunda olduğu için değil.
Geçmişin Gölgeleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çocukluktan itibaren gelişmeye başlayan kişilik gelişimimizin, bizi biz yapan olumlu ya da olumsuz tüm özelliklerimizin temelini oluşturduğunu öğreniyoruz. Bi çeşit psikolojik terapi benzeri bizi en baştan tekrar sorgulatan bir kitap. (rtgrlsln)
Kitabın Yazarı Nil Gün Kimdir?
1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.
1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.
Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.
International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.
Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.
Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikalgazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.
Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)
Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.
Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.
Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.
Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.
Nil Gün Kitapları - Eserleri
- Çekim Yasası - Hayatın Büyük Sırrı
- NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu
- Mutluluk Kitabı
- Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?
- Küçük Pembe Mutluluk Kitabı
- İçimizdeki Şaman: Duyguların Simyası
- 1440 Dakika
- Küçük Mor Yüzleşme Kitabı
- Küçük Yeşil Affediş Kitabı
- Uygulamalı Çekim Yasası
- Küçük Kırmızı Aşk Kitabı
- Küçük Turuncu Şimdi Kitabı
- Küçük Renkli Dilek Kitabı
- Küçük Sarı Cesaret Kitabı
- Geçmişin Gölgeleri
- Küçük Mavi Empati Kitabı
- Yaşam Cesurları Sever
- Küçük Siyah Yas Kitabı
- Kaç Kiloya Programlısın
- Küçük Ebruli Enerji Kitabı
- Küçük Beyaz Şifa Kitabı
- Bedenin Bilgeliği
- Kadınlar ve Erkekler Nasıl Anlaşırlar
- Nlp İle Satış ve Pazarlama
- Sağlık Olsun
- Kuraldışı Ve Ötesi
- Geleceği Hatırlamak
- Sünnet!
- Meridyen Terapisi
- Minik Adımlar Büyük Kazanımlar
- Aç Olan Bedenin Değil Duyguların
- Eroin
- Küçük Mor Yüzleşme Kitabı
- Kuraldışı ve Ötesi
- Kilolarım Diyetlerim ve Ben
- Pazartesi Rejime Başlıyorum!
- İlişkilerimizde değiştiremediklerimiz karakterlerimiz
- Sünnet
Nil Gün Alıntıları - Sözleri
- Her öğünde kendinize şu üç soruyu sorun: 1 Protein alıyor muyum? (Hayvansal ve/veya bitkisel) 2 Canlı gıdalarla besleniyor muyum? (Güneş yüzü gören sebze ve meyveler) 3 Omega 3 alıyor muyum? (Yumurta, sardalye, uskumru, deniz somonu gibi balıklar, ceviz, ketentohumu vs.) (Kaç Kiloya Programlısın)
- Bu konuda taraf olmalıyız. Sünneti savunmak kolaydır; sadece susmanız ve pasif kalmanız yeterlidir. Sükut ikrardan gelir. Bu da daha fazla sakatlanma demektir. Ama pasiflik boyun eğmektir. Sünnete karşı çıkmak aksiyonu gerektirir. (Sünnet)
- Besleyici değeri düşük, yağ ve şeker oranı yüksek besinler yersen enerjin düşer ve duyguların olumsuzlaşır. (Küçük Pembe Mutluluk Kitabı)
- İnsanlık henüz emekleme döneminde. (Çekim Yasası - Hayatın Büyük Sırrı)
- Affetmediğimizde hayatımizda yanlış giden şeyler için başkalarını suçlamaya devam edebiliriz. Mutsuzluğumuzun sorumlusu da suçlusu da onlar olur. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
- Aptal olmayan kişi, kendisine aptal diyen birine kızar mı? Güler geçer. Ama kendisini akıllı sanan bir aptal çok kızar. (Geçmişin Gölgeleri)
- Kendimi yalnız, çaresiz ve yetersiz hissediyordum. (Küçük Pembe Mutluluk Kitabı)
- Kedinin nankörlüğü, yılanın sinsiliği, aslanın cesurluğu, devenin kindarlığı, eşeğin inatçılığı bizim halüsinasyonlarımız. Kendimizin gölgelerini yansıtıyoruz hayvanlar alemine. Onlar kendi doğalarını yaşıyor. Biz ise kendi yarattığımız doğamıza uygun olmayan ama egomuzun açlığını umutsuzca gidermeye çalıştığımız dünya düzenimizde umutsuzca mutlu olmaya çalışıyoruz. (NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu)
- "İnsanlar değişime karşı değildir ama değiştirilmeye karşıdır." (Küçük Kırmızı Aşk Kitabı)
- Gerçek üç basamakta ortaya çıkar: Önce yok varsayılır, Sonra şiddetle karşı gelinir, nihayet kendini kabul ettirir. (Sünnet)
- Affetmemek, kızgınlık duyduğunuz kişileri zihninizde bedava oturtmaktır. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
- Suçlamanın bittiği yerde özgürlük başlar. (Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?)
- Bizi aldatan ve kandıran kişinin bizi aptal yerine koymasıdır ve hiçbir insan aptal olduğunu kabullenmek istemez. (Geçmişin Gölgeleri)
- Önemli bilgi: Bedeniniz yağ yakmak istediğinde daha çok suya ihtiyaç duyar. Daha sık susadığınızı fark edersiniz. Yağ yakma sürecinde bedende birikmiş toksinlerin atılması için daha fazla su içilmesi gerekir. Sabahları ilk uyandığınızda bir ya da iki bardak su içme alışkanlığı kazanın. Kendinize büyük iyilik yapmış olursunuz. İçine birkaç damla da sıvı Himalaya tuzu koyun. Hem kilo vermenizi hem de toksinlerin bedenden atılmasını hızlandırır. Bir şey daha; çok az su içmek kadar çok fazla su tüketmek de zararlıdır. Bu kez de beden için faydalı birçok mineral, aşırı suyla birlikte dışarı atılır. Buna da dikkat! Her şey kararında olduğunda yararlı oluyor. (Kaç Kiloya Programlısın)
- Aslında abartılan her şey bir zayıflığı gizleme ihtiyacını gösterir. (Özsaygı - Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın?)
- İlk kez deneyeceğiniz her şey, içinde riski de barındırır. Öte yandan, aldığınız riskler kadar gelişirsiniz. Yaşamın kalitesini alınan risklerin toplamı belirler. (Küçük Sarı Cesaret Kitabı)
- "Sahip olduğun maddi şeyleri vermek, vermenin en kolay yoludur. Ama burada bile takılı kalan ne çok insan var. Gerçek vermek, kişinin kendinden, özünden vermesidir. Emerson’un dediği gibi: " Yüzükler ve mücevherler armağan değildir. Gerçek armağanı veremediğin için dilenen özürdür. Gerçek armağan kendinden bir parçayı verebilmektir.”" (Mutluluk Kitabı)
- gördüğümüz manzara evin hangi penceresinden baktığımıza göre değişir. (NLP - Zihninizi Kullanma Kılavuzu)
- Çocuk, sünneti kendisine karşı bir saldırı olarak algılar; bu saldırıya karşı ya içine kapanarak ya saldırganlaşarak tepki verebilir. Gökçe Cansever’in British Journal of Medical Psychology’de yayımlanan makalesi 12 Türk çocuğu üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına yer veriyor. “Çocukların psikolojik değişimleri sünnet öncesi ve sonrası yapılan çizimler ve bazı çizimlerin yorumlanması arasındaki farklardan anlaşılabiliyor. Sünnet sonrası yapılan çizimlerin öncesine göre daha küçük olduğu görülüyor. Çocuklar sünnetten sonra kendilerini daha ‘küçük’ görüyor. Bedensel imgenin küçülmesinin yetersizlik ve güvensizlik duygusu ile de bağlantılı olduğu düşünülüyor. Çocuk dışarıdan gelen saldırıya karşı kendisini daha korunmasız ve aciz hissediyor. Çizimler tamamlandıktan sonra sorulan sorulara verilen yanıtlara bakarak çocukların psikolojik değişimini iki başlıkta özetleyebiliriz.” (Sünnet!)
- Affetmek unutmak değildir. İnsanları adfettigimizde onlarla yaşanan deneyimleri unutmayız... Bu deneyimler bize zamanında acı vermiş olsa da artık kazandığımız derslerdir; yeniden kurban konumuna düşmemek için yaşanmış dersler. (Küçük Yeşil Affediş Kitabı)
Yorumlar
0 yorum