Kitap Künyesi
Yazar: Nureddin Yıldız
Yayın Evi: Tahlil Yayınları
İSBN: 9786056185243
Sayfa Sayısı: 204
--reklam--
Geminin Neresindeyiz? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eğer bu ümmet, farklı ve üstün bir ümmet ise bu, kendi kendini kontrol eden ve her ferdinin kendini dininin hizmetçisi, iyiliklere davet eden davetçisi, kötülüklere karşı sivil polisi olarak gören anlayışı sayesindedir.
Biz özellikle Buhari'nin rivayet ettiği bir hadisi esas alarak yola çıktık. Daha hassas bir harita ile yol alabilmeyi umuyoruz:
"Allah'ın emirlerine uyanlarla uymayanların durumu, bir gemi için kura çekenlere benzer. Bir bölümü geminin üst kısmına düşmüş, diğerleri de alt kısmına düşmüştür. Alt kısımda kalanlar, su ihtiyacı olduğu zaman üst güverteye çıkıp su ihtiyacını gidermektedir. Onlar şöyle derler: 'Bizim bölümden bir delik delelim de üsttekilere eziyet etmeyelim.' Eğer üsttekiler, onlara ilişmez de serbest bırakırsa hepsi helak olur. Ellerinden tutup engel olurlarsa onlar da kurtulur, kendileri de." (Buhari, Şerike, 6/2493;Tirmizi, Fiten, 12/2173)
Yaşam yolculuğumuz boyunca hassasiyetlerimizin canlı kalmasını istiyoruz. Gemimiz ve yüzdüğümüz okyanus önemli değildir. Biz nerede isek orası okyanstur. Ev, sokak, mescid, vakıf, köy, şehir, market... Her yerde ve her zaman yol üzereyiz.
Bu çalışma, gemideki yolculuğumuzu hatırlatma amacı gütmektedir.
--reklam--
Geminin Neresindeyiz? Alıntıları - Sözleri
- Masum insan olamaz.
- Bütün insanlar dünyada kiracı gibidir. Dünya bir önceki nesilden devranılmıştır ve bir sonrakine devredilecektir.
- Bütün insanlar dünyada kiracı gibidir. Dünya, bir önceki nesilden devranılmıştır ve bir sonrakine devredilecektir.
- Müslümanların yaşadığı toplumlarda rüşvetin kol gezmesi, insanların haklarını elde edemeyişleri, zayıfın hakkının korunmadığı tutumların revaçta olması, toplumda aldatma/hile/ tuzak gibi kötülüklerin varlığı müslümana görev çıkarmalıdır.
- "Dünyevileşme içimizi kemirip durmakta, haramlara bile dalmakta sakınca görmeyen bir anlayış gitgide yayılmaktadır. Bu da bizi günahları hafife alan, günahlar için tevbe etmeyi bile hacca ya da kadir gecesine erteleyen dalgınlık sürecine sevk etti."
- Dertlerle iç içe bir hayatın adı dünya hayatıdır.
- Yetiştirdiğimiz çocuklarımıza, ''Sen varsan din var olacak.'' mesajını net bir şekilde vermeliyiz.
- Müslüman olup da diğer Müslümanların dertleriyle ilgilenmemek, binilen dalı kesmektir
- Dertlerle iç içe bir hayatın adı dünya.
--reklam--
Geminin Neresindeyiz? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Peygamberin (sav) gemi hadisinden yola çıkarak iyiliği emretmek ve kötülüğü emretmek konusunda oldukça faydalı bir eser yazmış Nureddin Yıldız. İslam’ın yaşanması anlamında büyük bir otorite ve öncülerden olan Nureddin Yıldız, eserinde genel olarak biz insanların aynı gemide olduğunu ve bananeciliğin geminin delinmesine sebep olarak hepimizi batıracağını bildiriyor. Eserin dili gayet sade ve anlaşılır, genel olarak Nureddin Yıldız’ın dili her tür insanın anlayacağı dilden ve bu şekilde olurken de kalitesinden ödün vermiyor. Betimlemeler ve örnekler güzel yapılmış, konuyu anlamada etkili olmuşlar. Konunun işleniş sırası gayet düzgün, konular bağlı ve akıcı bir türde işlenmiş. Eser genel olarak şu yaşadığımız dönemde nasıl Müslüman olunur,ne tavırda yaşanır düşüncesini içeriyor. Sizin de eserden çok fayda bulacağınızı düşünüyorum. Keyifli okumalar! (Abdullah)
Geminin neresindeyiz? Bazen bazı kitapların başlıkları direkt kitabın içeriğini bizlere sunuyor aslında. İşte bu kitapta o tür kitaplardan. Kitap şu hadis çerçevesinde konuları işliyor genelde: "Allah'ın emirlerine uyanlarla uymayanların durumu, bir gemi için kura çekenlere benzer. Bir grup insan, geminin üst kısmına düşmüş; diğerleri de alt kısmına düşmüştür. Alt kısımda kalanlar, su ihtiyacı olduğu zaman üst güverteye çıkıp su ihtiyacını gidermektedirler. Onlar şöyle derler: 'Bizim bölümden bir delik delelim de üsttekilere eziyet etmeyelim.' Eğer üsttekiler, onlara ilişmez de onlar serbest bırakılırsa hepsi helak olur. Ellerinden tutup onlara engel olurlarsa onlar da kurtulur, kendileri de."(Buhari) Yukarıdaki hadiste de geçtiği üzere beraber yol alan kişiler bu yolda sadece kendilerinden sorumlu değildir. Bu yolda bereber yürüdüğü kişilerin durumu da bu kişileri ilgilendirir. Yolculuk esnasında nasıl bir yol izlemeliyiz? Gemimizin delinmemesi için nasıl hareket etmemiz gerekiyor? Biz bu yolculuğun neresindeyiz? Diğer yolculara olan ilişkimiz nasıl ya da nasıl olmalıdır? Bu ilişkilerin güzel bir şekilde sürdürülmesi için ne yapmamız gerekiyor? Şeklindeki sorularımıza cevap niteliği taşıyan bu kitabı cevaplara ulaşmamız için okumamız gerektiğini düşünüyorum. Gemide hangi bölümde hangi hasarlar var bu hasarları nasıl tamir edebilir? Yine bunlara cevap veren bir kitap. Gemimizin delen bu musibetlere karşı nasıl bir mücadele etmemiz gerektiğini bizlere sunuyor. (Aile, ev, eğitim... Gibi) Aynı zamanda bu musibetlere karşı peygamber efendimizin tutumundan örnek vererek bizlere en iyi örnekliği göstermiş oluyor. Peygamberimiz aleyhisselam nasıl bir yol izlemiş onun davet metodunu gözler önüne seriyor. Kitaptan bazı alıntılar şu şekilde: İyiler, en az kötüler kadar aktif olmadıkça da kötüler ses çıkaracak, iyilerin huzurunu kaçırabileceklerdir. Bananecilik, sonunda duaların bile kabul edilmesini engelleyen bir hastalıktır. Filistin meselesinin bir Arap sorunu olarak anlaşılması bile halimizi göstermesi bakımından yeterlidir. Bir toplum kendini değiştirmedikçe Allah da onlara verdiğini değiştirmez. (Rad, 11) Eğer musibetler kendimize dönmeyi, silkinip ayağa kalkmamızı sağlıyorsa bunlar bir tür nimettir. İsyanlarından dönsünler diye biz onları iyilikle de kötülükle de sınadık. (Araf, 168) Kazanan dava olduktan sonra mümin kaybetmez. Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin, gücü yetmezse diliyle değiştirsin, ona da gücü yetmezse kalbiyle değiştirsin. Bu imanın en zayıf noktasıdır. (Müslim) İffet her türlü diplomadan ve en üstün işten daha öncelikli olarak korunması gereken bir değerdir. Kişinin neyi ne kadar düşündüğünü/dert edindiğini bilmesinin yolu, kendisini meşgul eden düşüncelere bakmasıdır. Namazda /yemekte neyi düşünüyor, hangi rüyaları görüyor, onlara bakabilir. Geminin su almasına karşı yapılacak ne ise onu yapmak cihattır, cihat iş becermektir. İyiler helak olur mu? Evet, kötülük çoğalırsa... (Buhari) Mümin olarak yaşadıkça, gemimiz de yol aldıkça görevdeyiz. Son olarak kitap bizlerin sorumluluklarımızı bize gösteriyor ve bizlerinde bu sorumlulukları yüklenip ona göre bir yol izlememiz gerekiyor. Sorumlu olduğumuz kişileri hakk'a davet etmeliyiz. Davet hidayetin zekatıdır. Bu sözü hayatımızın merkezine koymak gerekiyor. İyi okumalar diliyorum, kitapla kalın :) (Gökhan Kum)
Bizler birer gemideyiz ve başkasının bu gemiye vereceği zarar sadece o başkasını etkilemeyeceği gibi şu dünyada bizler ne kadar iyi kul olsak bile eğer çevremizde günah işleyen insanların doğru yola gelmesi için çabalamıyorsak en azından hakkı anlatmıyorsak faize,zinaya elimizle yada dilimizle hiç değilse kalbimizle mani olmuyorsak tam anlamıyla imanın gereğini yerine getirmemiş oluyoruz. Evet farz olan ibadetleri yerine getirmek ve sünnetin ise peşinden gitmek durumundayız fakat iş bununla bitmiyor. Aynı gemide olduğumuz için başka birinin isyan etmesi yani gemiyi delmeye çalışması tüm geminin su almasına sebep olacağı için bizi etkileyecektir. Yeni bir bakış açısı kazandırması açısından okunması gereken bir kitap. (Sevim gncr)
--reklam--
Geminin Neresindeyiz? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nureddin Yıldız - Geminin Neresindeyiz? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Geminin Neresindeyiz? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nureddin Yıldız Kimdir?
1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ailesiyle İstanbul’a geldikten sonra on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimini babası Hilmi Yıldız hoca efendiden aldı. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladı. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam etti. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığı bir yıllık eğitiminin ardından Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaparak Usul-u Fıkıh bölümünü bitirdi ve aynı dönemde hadis hocalarından özel dersler aldı. Büyük Muhaddis Abdulfettah Ebu Gudde, Hindistanlı büyük alim Ebu’l Hasen En’Nedvi ve Emin Saraç hocaefendi icazet aldığı hocalardan bazılarıdır. İstanbul’a döndükten sonra on yıl boyunca babasının kurmuş olduğu Kur’an Kursunda hafızlık ve dini eğitim verdi. Aynı dönemde tercüme eserler kaleme aldı. İstanbul’a dönüşünden sonra sivil toplum çalışmalarına da devam etti. Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı, Sena Eğitim Ve Kültür Vakfı, Tüketiciler Birliği, Sosyal Doku Derneği vb. yirmiye yakın kurum ve kuruluşun öncülüğünü yaptı. Çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat Eğitimi, Ümmet Bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans verdi. Aylık düzenli olarak dört dergide (Altınoluk, Reyhan, Genç Doku, ElifElif) düzenli yazılar yazmaktadır. Halen Senabil Hizmet ve Kültür Vakfında çalışmalarına devam etmekle beraber evli ve dört çocuk babasıdır. Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerinden olup, düzenli olarak her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Pazar sohbetleri vermektedir.
--reklam--
Nureddin Yıldız Kitapları - Eserleri
- Arşın Gölgesindeki Genç
- Kıblegah Evler
- Anahtar Cevaplar
- Mahrem Cevaplar
- Medine Raporu
- Elbette Allahuekber
- Mü'min Ev
- Ramazan Risalesi
- Mü'min Kimliğimiz
- Mücahide Kadın
- Edep ve Amel
- Bu Zamanın Sabrı
- Aile Davamız
- Hür Yürekli Genç
- İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım)
- Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt
- Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt
- Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt
- Namaz Muhasebesi
- Efendimiz'den 40 Hadis
- Mektubunuz Var! - Aynı Adreste misiniz?
- Dinimize Hizmetin İç Sorunları
- Kadın Kahramanlar
- Geminin Neresindeyiz?
- Halimizin İzahı
- Doğal Aile
- Rahmetin Kapısında
- Hani Din Hepimizindi
- Hanımlar için İnciler
- Rehber Hayatlar / Allah'ın Peygamberleri
- Peygamberimizin Arkadaşları cep boy
- İslam Alimleri / Yolumuzu Aydınlatanlar
- Hacı Bayram Sohbetleri
- Bu Çağa Rapor
- Mağaradan Arş'a
- Şehzadebaşı Sohbetleri
- Bu Ümmetin Genci
- Baldan Tatlı Sözler
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 1
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 2
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 3
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 4
- Sohbetler 1
- Yoldaki Notlar
- Bu Ümmetin Kızı
- Sünnet Neden Garip ?
- İslam'dan Hayata Ölçüler
- Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar
- İnternet Fıkhı
- Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız
- Gençler İçin Anahtar Cevaplar
- Satır Başları
- En Sevgiliden Hanımlara İnciler
- İnsan İlmihali
- Dereyi Bulandırma
- En Sevgiliden Uzanan Dallar: Ezber Hadis Serisi - 2
--reklam--
Nureddin Yıldız Alıntıları - Sözleri
- Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdır. Perde vesaire ile ayrılmış tek bir salonda değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatine uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. Erkek,bayanların arasına; bayan, erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapmamalıdır. Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır.Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir. Düğünlerde cihat marşlarının okunması bile uygun olmaz. Damat ile gelinin akrabalarının ülfeti, ilanın geniş tutulması daha doğrudur. (Mahrem Cevaplar )
- Herkes, arzu ettiği hayat tarzına göre bir eş bulup evlenmelidir. (Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt)
- " Işimiz vaktimizden çok. " (Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar)
- •Kendine özgü ve başkalarından farklı olma Müslüman cemaat için kaçınılmaz iki sıfattır.. " (Medine Raporu)
- Kalbiyle görebilen bir ümmet iken biz, gözden başka bir şeyle göremeyen bir ümmete dönüştük. Gözümüz de ancak rengârenk boyalı olanı görebiliyor. Bunun için de görmemiz gerekeni değil de gösterilmek isteneni görüyoruz. İşte bu çağa damgasını vuran bu illettir..! (Hür Yürekli Genç)
- Eğer Yusuf süresinin okurken 'Yusuf aleyhisselamın başına gelmiş bir macerayı' okuyorsak biz Kur'an'ı bilmiyor ve anlamıyoruz demektir. Yusuf aleyhisselam, geçmişteki bir olay olarak anlaşılmamalıdır; kıyamete kadar bütün anne-babalar ve gençlerin kaderidir o. Nasıl ki kulağımız Yusuf aleyhisselamın kulağıyla fiziksel olarak benzeşiyorsa insan olarak kaderimiz de benzeşiyor. O Mısır'da biz İstanbul'da, o kuyuda biz medyada; hepimiz imtihan oluyoruz. İsimler değişiyor ama Allah ve insanın kaderi değişmiyor. (Mağaradan Arş'a)
- Asla başıboş değiliz. Rabbimiz var! (Gençler İçin Anahtar Cevaplar)
- Başkalarının görüşüne saygımız, ancak o görüşlerin "Kur'an'ımıza ve Sünnetimize" aykırılık göstermemesi durumundadır. Kur'an'a tersliğe, Sünnet'i yok saymaya rağmen kimsenin görüşüne saygılı olamayız. (Mü'min Ev)
- Sizin en iyileriniz, ahiret için dünyayı terk edenleriniz veya dünya için ahireti terk edenleriniz değil. Iyileriniz her ikisini de yürütendir. (İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım))
- Uçsuz bucaksız bir hırsla yaşıyoruz . Gencimizde yaşlımızda o hırsla yaşıyor . "Şu kadar yeter" sözü kimsenin ağzından çıkmıyor .Bir günlük harcamasına bile denk olmayan basit değerler için insanlar ömürlerinin tamamını feda edebiliyorlar. (Mü'min Kimliğimiz)
- Allah için olduktan sonra küçük denebilecek bir işimiz yoktur artık. Büyüklüğü ilke edinmek, küçük işlere bile büyüklük kazandıracaktır. (Hür Yürekli Genç)
- Diploma alim değildir. Alimin ofisi veya masası alim değildir. Alim konuşan ve yazan adam olmaktan önce yaşayan ilim olmalıdır. Yürüyen Kuran, konuşan Medine olmalıdır ki nesiller ilmi, dini kitaplardaki bilgiler zannetme yerine yaşanır ve yaşatılabilir bir birikim olarak anlasınlar. (İnsan İlmihali)
- " Ilk insandan son insana kadar hiçbir nesil, hiç bir insan diğerinden daha şanslı veya şansız değildir." (Elbette Allahuekber)
- 'Mekke'nin fethi' toplantısı yerine, 'mutfaklarımızın kurtarılması' toplantıları daha yararlı olacaktır biiznillah.. (Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt)
- Sabır, bizi hayata salanın üzerimizdeki murakabesini unutmamak ve bizden bekleneni en iyi şekilde yerine getirmek için direnmenin adıdır. (Elbette Allahuekber)
- Kadın, erkektir. Kadın, çocuktur. Kadın, cihattır. Kadın, iffettir. Kadın, sabırdır. Kadın, şeriattır. Kadın, medeniyettir. Kadın, toplumdur. Kadın, insan ve insanlıktır. (Mü'min Ev)
- İslam, her şeyin yerli yerinde durduğu dinin adıdır. (Hani Din Hepimizindi)
- Ne biliyorsan onun âlimisin, onun âlimliğini yap! (Yoldaki Notlar)
- Ümmet-i Muhammed’in fertleri, çocuklarının her birini Kudüs’ü tek başına fethedecek bünye gücünde yetiştirmekle, hiç kimse Kur’an okumasa bile mukaddes kitabımızı tek başına yaşatacak imanı taşıyacak çapta hazırlamakla mükelleftir. (Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız)
- Elbise eskidiği gibi iman da eskir, dikkat edin. (İslam'dan Hayata Ölçüler)
Yorumlar
0 yorum