Kitap Künyesi
Yazar: Rabindranath Tagore
Çevirmen: Bülent Ecevit
Orijinal Adı: Gitanjali
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786053323389
Sayfa Sayısı: 56
--reklam--
Gitanjali Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yoğun siyasi hayatı boyunca beş kez başbakanlık yapmış olan Bülent Ecevit, aynı zamanda şair, yazar ve çevirmendi. Hint ve Doğu felsefesiyle ilgilenen, Sanskrit ve Bengal dilleriyle ilgili çalışmalar yapan Ecevit’in yolu, yapıtlarında yoksulların dertlerini paylaşan ve evrensel insani değerleri savunan Tagore’la kesişecekti elbette. Gitanjali 1941’de, şairin bir diğer yapıtı Avare Kuşlar ise 1943’te onun çevirisiyle Türkçede yayımlandı.
Gitanjali ’yi bizzat İngilizceye çeviren Tagore, şiirini yine kendi sözcükleriyle dünyaya duyurmuştu. Yaratıcısına bu sayede Nobel Ödülü getiren eseri şair Ecevit’in Türkçesinden 70 yılı aşkın bir zaman sonra yeniden sunuyoruz.
Rabindranath Tagore (1861-1941): Hintli şair, yazar, besteci, ressam ve mistik Tagore, Hindistan’ın önde gelen yaratıcı sanatçılarından biri olmuştur. Kalküta’da Ulu Bilge (Maharişi) Debendranath Tagore’un oğlu olarak dünyaya geldi. Yapıtlarını Bengal dilinde yazmıştır. Hint kültürünün Batı’ya, Batı edebiyatının da ülkesine tanıtılmasında önemli rol oynamış ve 1913’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmüştür. 1880’lerde bir dizi şiir kitabının ardından, 1890’larda en tanınmış şiirlerinden bazılarını içeren Manasi’yi yayımladı. Bu kitapta, od gibi Bengal dilinde daha önce denenmemiş türlerdeki yapıtlarıyla, toplumsal ve siyasal konulardaki ilk şiirleri yer alıyordu. “Sıradan insanlar ve onların küçük acıları’nı anlattığı öykülerini Galpaguççha’da (1912) topladı. Üretken bir yazardı. Gijantali’yi karısını ve iki çocuğunu kaybettiği zor bir dönemde, 1902-1907 yılları arasında yazmıştı.
--reklam--
Gitanjali Alıntıları - Sözleri
- Bana, sevinçlerimi ve üzüntülerimi kolayca kaldırabilecek kuvveti ver.
- Ölüm kapını çaldığı gün ona ne ikram edeceksin?
- Tanrım, sen benim memleketimi, işte bu hürriyet cennetinde uyandır.
- Ölüm kapını çaldığı gün ona ne ikram edeceksin? Misafirimin önüne hayatımın dolu kabını koyacağım, onu hiçbir zaman elleri boş çeviremem.
- ... karanlıkta bekleyeceğim; ve sen ne zaman istersen, Tanrım, sessizce gel ve otur burada.
- Ve şimdi ben, ölümsüzlüğe gitmek için ölmeye hasretim.
- Bir kimse seni bildi mi, artık yabancılık yoktur, artık hiçbir kapı kapalı değildir.
- Ne şen şarkılar söyledik, ne de oynadık ;ne bir kelime konuştuk ne de gülümsedik; yolda hiç yavaşlamadık. Zaman ilerledikçe adımlarımızı sıklaştırdık.
- İşte senin taliin böyledir kalbim! Senin için ölüm çok daha hayırlıydı.
- Ey sen, hayatımın son tezahürü olan ölüm, benim ölümüm, gel ve bana fısılda... Birbiri üstüne her gün seni bekledim ;ben senin için hayatın neş'e ve ızdıraplarını taşıdım.
- Kırık bir ümitle onu odamın her köşesinde arıyorum. Bulamıyorum
- Senin sözlerin, benim kuş yuvalarımın her birinden şarkı kanatları takacak ve senin nağmelerin benim bütün koruluklarımda çiçek halinde açacak.
- Biliyorum ki bu dünyayı bir daha hiç görmeyeceğim gün gelecek ve hayat, gözlerime son perdesini çekerek sessizlik içinde ayrılacak. Fakat hala yıldızlar geceleri bakışacaklar, sabah, eskisi gibi doğacak ve saatler, neş'e ve ıztırap saçarak deniz dalgaları gibi kabaracak.
- Sana her şeyimsin diyebilecek kadar bırak bir zerre bende ben kalsın.
- ne bir kelime konuştuk ne de gülümsedik
--reklam--
Gitanjali İncelemesi - Şahsi Yorumlar
sevgili arkadaşlar merhaba, nobel edebiyat ödülü sahibi rabindranath tagore'dan gitanjali-ilahiler kitabı tahlili ile beraberiz. kitap kısa ilahiler, şiirler ve allah'a olan seslenişlerden oluşuyor. mükemmel ve hakikat dolu alıntıları kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. aşağıya ekliyor olacağım... ek olarak kitabın çevirmeni de yakından tanıdığımız; ülkemizde yıllarca başbakanlık yapmış bülent ecevit'tir. şahsım adına yalın ve akıcı bir çeviri olduğunu düşünüyorum. tagore kitabı bengal dilinde yazmış, sonra yine bizzat kendisi ingilizceye tercüme edip tüm dünyaya duyurmuştur. bu özverisi sayesinde de nobel edebiyat ödülünün kapılarını aralamış oldu. tagore toplumsal, siyasi ve dini kitapları ile özellikle hindistan büyük yankı uyandırmıştır. sonrasında ise tüm dünyada. kitapta yer alanlar hint ilahileridir. çok derin manalar ve mistik bir anlatıma sahip. şimdi alıntılar; * hayatımdaki bütün acı ve ahenksiz olan şeyler tek ve tatlı bir ahenge kalbolur ve benim tapınışım, deniz üstünde uçan mes'ud bir kuş gibi kanat açar. * tefekkürden vazgeç, çiçekleri ve tütsüleri bir tarafa bırak! elbiselerin eskir ve kirlenirse bunun ne zararı var? onunla işbaşında ve alnının teriyle karşılaş. * sen bu tenha sokağın biricik yolcususun. ey benim tek arkadaşım, benim en sevdiğim, evimin kapıları açıktır, önümden bir rüya gibi geçip gitme. * ışık, ah nerede ışık? onu arzunun tutuşan ateşiyle yak. gök gürülder ve rüzgar boşlukta uğuldayarak eser. gece kara taş gibi siyah. saatler karanlıkta geçmesin. aşk lambasını kendi hayatınla yak! * uyan, uyan! zaman beyhude geçmesin! * bir kimse seni bildi mi, artık yabancılık yoktur, artık hiçbir kapı kapalı değildir. * öyle hissediyorum ki, uzuvlarım bu hayat dünyasının dokunuşuyla kemale erdirilmiştir. ve benim gururum, şu anda damarlarımda raks eden senelerin hayatdar nabzından gelir. bu tahlil de burada bitmiş bulunmakta. gerçekten etkileyici bir kitaptı. kişinin dünya görüşünün genişlemesine katkı sağlayan ruhu besleyen bu güzel kitabı herkese tavsiye ediyorum. sevgiler ve saygılar... (Kitapbeyefendi)
Kitap; 47 sayfa gibi korkunç bir sayıya sahip. Çok iyi cümleler kurabilen yazarın, böylesi az yazmasına açıkçası çok üzüldüm. Okudukça okumak istediğim bir kitap oldu. Önsözde, yazarın kendisinden bahsedilmemesi, kitap için çok büyük bir eksiklik . Kitabın ilk üç dört sayfasını okurken, nasıl bir ruh haliyle yazdığına şaşırmış ve hayatına bakmıştım , Gitanjali İlahiler'i eşini ve iki çocuğunu kaybettiği bir dönemin ardından yazmış olması, kitabı tekrar başa alıp ,okumama vesile oldu. -Önsözün değerini, daha da iyi anlamış oldum. - Sitemini, özlemini , kavuşma hasretini satırlar arasına gizlemesi ve bunu hissetirmesi açıkçası beni çok etkiledi. Kitabın özüne inersem, genel anlamda bir bütünlük bulamadım, kesik kesik ama bu kesikliğin içinde bir bütünlük kazanılmaya çalışılmış. Belki, tercüme bir kitap olduğu için , tam olarak neyi ifade etmek istediğini anlayamamış ve aktaramamış olabilir . İhtimaller dünyasının kapılarını açık bırakıyor bu tercüme kitaplar. Kitaplığımda yerini alan çok kıymetli bir yazar oldu, Rabindranath Tagore. Diğer kitaplarını da alıp okumak istediğim bir yazar oldu. Okuyan herkese iyi okumalar. (Mukaddes Kaya)
Tanrıya içten bir yakarış ve tevekkül okumak isteyenlere tavsiyemdir, güzel, maneviyatlı cümleler var. Sayın Ecevit çevirisiyle okumak da kitabı okurken ayrı bir heyecan kattı, sevdim, teşekkürler. (ilknur)
--reklam--
Gitanjali PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Rabindranath Tagore - Gitanjali kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gitanjali PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Rabindranath Tagore Kimdir?
Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanır. Bu soyun kurucusu Kanaj'lı bir Brahman'dı. Babası Maharshi Devendranath Tagore, varlıklı bir din adamıydı. Rabindranath, özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi. Londra'da hukuk okudu. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi. En çok etkisinde kaldığı edebiyatçı, doğaya yapıtlarında geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth'tür.
Rabindranath Tagore'un yaşam ve sanat görüşlerinin gelişmesinde en büyük rolü, 19. yüzyılın başlarında Bengalli Raca Rammahun Roy oynamıştır. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindin geleneksel kast sınırlarını aşarak, panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir olgunluğa kavuşmuştur. Öğretmeni Roy; Hindistan'da dinin oynadığı büyük rolü bildiği için, her şeyden önce bu alanda reform yapmak zorunluluğu duymuştu. Kendisi Hindu olduğu için Hind dininin bozulmasına üzülüyordu, fakat sosyal gerçekleri görecek kadar ileri görüşlü bir insan olduğundan reform yoluna gitmedi. 1930'da Hindistan'da yeni bir mezhep olan Brahmoizmin temelini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk, Müslümanlık ve Hristiyanlığın ortaklaşa değerlerini bir çatı altında toplamaktaydı. Bu yeni din, mucize ve kerameti bir yana iter, her şeye egemen mutlak ve yanılmaz bir kuvvet yerine, bilgelik ve aşkın esin kaynağı olan insan ve dünyayı kavrayan, yücelten bir varlığa inanır. Bu Tanrı Upanishad'lardan alınan bir cümleyle tamamlanır: "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer.."
Brahmo Samaj'ın belli başlı sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. Bu noktalarda klasikHinduizmin karşısındadır. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj; Rabindranath Tagore'un babası ile Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore'un bu yeni oluşturulan mezhepten etkilenmesi; 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk gelir. Bu yıllarda daha sonradan ilinti kuracağı Avrupa kültürüne pek rastlanmaz.
O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi. Din, edebiyat, politika alanlarında yeni görüşler beliriyordu. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. İlk yazdığı "Sabah Şarkısı" adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kalmıştır. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Kitan Jali'nin ünü dünyaya yayılmıştır. Eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır.
Hindistan'ın İngiliz Emperyalizminin boyunduruğundan kurtulması için büyük çabalar sarfetmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır. Edebiyat alanında ki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901'de Kalküta yakınlarında ki Balpur'da Sükun Barınağı anlamına gelen Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Bundan başka Bangadorshan adıyla edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924'de Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishna-Bharati Üniversitesi'nin oluşumuna yol açtı.
Bengalî dilinde yazdığı yapıtlarınının, hemen hemen hepsini kendisi ingilizceye çevirdiği için, dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913'teRomain Rolland'ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kitapta Gora adlı bir gencin hayatından kesit sunulur. 1915 yılında İngiltere "Sir" unvanını verdi. 1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar Kıyımı, Gandi'nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur. Gandi ve Tagore iki yakın dosttur. 21 Mart 1919'da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı. Gandi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan'da Amritsar'da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak'a girilip Sihler'in üzerine ateş açıldı. Pencap'ta sıkıyönetim ilan edildi. Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verip, Gandi'ye destek oldu.
67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir. 7 Ağustos 1941'de doğduğu şehir Kalküta'da ölür.
--reklam--
Rabindranath Tagore Kitapları - Eserleri
- Gitanjali
- Gora
- Kimse Bize Ait Değildir
- Aşka Çağrı
- Bahçıvan
- Aşk Şiirleri
- Fəlakət
- Avare Kuşlar
- Meyve Zamanı
- Büyüyen Ay
- Yüreklere Yakılan Ezgi
- Sessizlikle Yıka İçini
- Firari
- Chitra
- Profil
- 101 Şiir
- Acıkan Taşlar
- Sadhana - Yaşamın Kavranışı
- Ayın Bitmeyen Çocukluğu
- Ganj Yunağı'nın Öyküsü
- Veda Şarkısı
- Seçilmiş əsərləri
- Milliyetçilik
- Şairin Dini
- Yurt ve Dünya
- Rusya'dan Mektuplar
- Meyve Hasadı
- Seni Seviyorum - Seçilmiş Şiirler
- Kabil'li Meyve Satıcısı
- Öyküler
- Oyun Kağıtları Krallığı
- Yaratıcı Birlik
--reklam--
Rabindranath Tagore Alıntıları - Sözleri
- "Bazı insanlar kendi âdetlerine aykırı gelen şeylere kızarlar ve gücenirler; ahirete dair olan fikirlerini bile, gecelik takkeleri yahut terlikleri gibi, kendi âdetlerine uydurmak isterler; evlerinin kapısını açan anahtarın ahiret kapısını da açmasını beklerler." (Şairin Dini)
- Ölümde çokluk birlik olur, yaşamdaysa birlik çokluk olur. Tanrı ölünce din tek olacaktır. (Avare Kuşlar)
- Yıldızlar, ki sayısız kez korkunç ölüm manzaraları görmüşlerdi, buna rağmen ışıkları yine çok güzel, yine göz alıcıydı. (Ganj Yunağı'nın Öyküsü)
- Avrupa toprağında doğup, bazı doğurgan yabanotları gibi, tüm dünyayı istila eden siyasî medeniyet dışlayıcılığa dayanır. Yabancıları ya uzağında tutmak ya da yok etmek için hep tetiktedir. Eğilimlerinde etobur ve yamyamdır, diğer halkların kaynaklarıyla beslenir ve onların tüm geleceğini yutmaya yeltenir. Başka ırkların itibar kazanmasından daima korktuğundan onlara tehlike gözüyle bakar. Kendi sınırlarının dışında ne kadar büyüklük belirtisi varsa hepsini yok etmeye çalışır ve daha zayıf insan ırklarını sonsuza kadar zayıf kalmaya zorlar. (Milliyetçilik)
- Ümumiyyətlə, dünyada həqiqi bir şeyə rast gəlmək çox çətindir. (Fəlakət)
- Nafile sözcüklerle boğmayalım bu anı, bırakalım gönüllerimiz bir susku deryasına kapılsın, sürüklensin tüm düşüncemiz sahili olmayan bir ummana... (Firari)
- İnsan kalbi ne kadar kötüdür! (Gora)
- Gerçek olan bir şey var; yaratıcı, erkek ile kadının doğalarına belirgin farklılıklar koymuştur, ama Batı kültürü o farklılıkları tamamen silmeye çalışmaktadır. Kadınlar erkek olmaya çalışıyorlar, erkekler de kadın; kadın, erkeksi kişiliği yaşam felsefesi olarak görmeye, erkek de kadınsı kişiliğe bürünmeyi yaşamının zevki saymaya başlamıştır. (Ganj Yunağı'nın Öyküsü)
- "Gökten maviyi kim çalabilir?" (Bahçıvan)
- “İnanma sakın doğruluğuna Aşk ne biter Ne tükenir.”:::!!! (Aşka Çağrı)
- farklı dilde susmayı seçersin.... (Yüreklere Yakılan Ezgi)
- Geri ver beni- her şey senin olsun Senin olsun- özgür kıl yüreğimi (Aşka Çağrı)
- "Sislerle yağmurun tüllediği Yüreğimin kimsesizliğinde Yetim bir akşamın İç çekişini duyuyorum." (Aşka Çağrı)
- "Sevinç insanın kendi benliğinden ayrılmasının neticesidir. O ruhun serbestliğinde yaşar. Güzellik, kendi yüksek değerinden başka bir cazibe taşımaksızın kalplerimizi tatmin eden bir realitedir." (Şairin Dini)
- Tanrı koca koca krallıklardan usanır, ama küçük küçük çiçeklerden bıkmaz. (Avare Kuşlar)
- “Milleti milletten, bilgiyi bilgiden, insanı ve doğayı birbirinden ayırırız. İnşa ettiğimiz duvarların ötesinde her ne varsa içimizde güçlü bir şüphe uyandırır ve tarafımızca tanınacak her şeyin tanınırlık sınırımıza sokulması için önce zorlu bir mücadele vererek bize ulaşması gerekir.” (Sadhana - Yaşamın Kavranışı)
- İyilik-kötülük, acı-keder gibi olgular yaşam boyunca çeşitli çatışmalara sebep olduktan sonra kişiliği bir karar aşamasına ulaştırır. (Ganj Yunağı'nın Öyküsü)
- Acılar kaldı bana artık yalnızca ve yalnızca. (Aşk Şiirleri)
- Ömrümüz birbirinden uzaklaşacak ve sevgimizde unutulacak. (Büyüyen Ay)
- Yalnız məhəbbət səhvlər, pozuq ahənglər içərisində şənlik tapmağa qadirdir, (Fəlakət)
Yorumlar
0 yorum