Kitap Künyesi

Yazar: Ahmet Büke

Yayın Evi: On8 Kitap

İSBN: 9786059952811

Sayfa Sayısı: 156

--reklam--

Gizli Sevenler Cemiyeti Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ahmet Büke’den yeni “Sosyal Ayrıntılar”!

Aşklara meftun, hikayelerden mecnun bir mahalle...

İki şey bizi hayatta tutar: Tokluk ve kararında hararet. Ben bunlara basarak suyun üstünde kaldım. Onların kökleri de bu iki ihtiyardaydı. İhtiyar diyorum ama yaşlılık halinin bir evre olduğunu büyüyünce anladım.

Çocukken, ben dahil herkesin ihtiyar olduğunu düşünüyordum: Dedem, babaannem, enginarlar, kediler, yıldızlar, güzel havalar ve arsız soğuklar hep yaşlıydı benim için. Sonra fark ettim ki, anneler ve babalar genç de oluyormuş aslında.

Ölüm normalde daha geç gelen bir şeymiş. Oysa bizim evde hemen erişebileceğimiz yerdeydi.

Zor günler için anılar biriktirmeyi küçüklükte öğrenen bir genç, Arap Hatçam Teyze, Berber Kâzım, gelip geçenler, konup göçenler... Öyküden öyküye atlanan bu mahallede, çatılar içine çöker, öyküler lodos yer ve hatta, klarnet bir dünyayı yıkabilir!

Çağdaş edebiyatımızın öykü anlatıcısı Ahmet Büke’nin, ON8 Blog’daki “Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi” adlı köşesinde her pazartesi yazdığı öyküler, ikinci kez kitaba dönüştü. Dünya Kitap 2015 Yılın Telif Kitabı Ödülü’nü kazanan İnsan Kendine De İyi Gelir ile başlayan yolculuk, Gizli Sevenler Cemiyeti’yle devam ediyor. Birbirinden komik, hüzünlü, tuhaf, hatta gerçekötesi, 24 öykünün derlenmesiyle hazırlanan seçki, yarayı da dermanı da içinde barındırıyor.

--reklam--

Gizli Sevenler Cemiyeti Alıntıları - Sözleri

  • ‘Gezen gül olmuş, gezmeyen kül olmuş, değil miydi bu hayatta!’
  • ‘Biz ölümlüyüz ama sözcükler çok inatçıdır. Göğün bir katında yer bulurlar daima.’
  • ‘Durup geriye doğru bakıyorum artık. Oradaki güzel anıları alıp çekiyorum. Siz de deneyin. İyi olan her şey yeniden size dönebiliyor bu hayatta.’
  • Bazı şeylerin yalanlanması, vazonun kırılması gibidir. Bir daha asla eskisi gibi olmaz.
  • Hayat kapıya tek bir umudun gelme ihtimaliyle sürüp gidebiliyor bazen.
  • "İnsan öleceğini bildiği halde neden bu kadar zalim?"
  • "Kalbim, boş bir kağıt gibi duruyor önümde."
  • “Çaresiz insan , kuyruğunu yutan yılan gibidir.”
  • ‘Hayat, kapıya tek bir umudun gelme ihtimaliyle sürüp gidebiliyor bazen.’

--reklam--

Gizli Sevenler Cemiyeti İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İsmini hep duyduğum ancak bu zamana kadar h okumadığım bir yazardı Ahmet Büke. Sanırım onunla tanışmak için doğru zaman buymuş. Daha önce bir kitabını okuduğum yazar için keşke daha önce tanısaymışım dedim. Okuduğum iki kitabında da hikayeleri hep İzmir'de geçiyor. İzmir'de yaşamış ve İzmir aşığı biri olarak bildiğim yerleri, semtleri, adları okumak beni son derece mutlu ediyor. Kendimi hikayelerin içine tam olarak girmiş gibi hissediyorum. Hikayeleri okurken kah Kemeraltı da geziyorum kah sahilde denizi seyrediyorum kah Karşıyaka'da dolaşıyorum kah Buca'nın arka sokaklarında kayboluyorum... Keyifli okumalar... (Okuyunazizimmm)

--reklam--

Gizli Sevenler Cemiyeti PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ahmet Büke - Gizli Sevenler Cemiyeti kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gizli Sevenler Cemiyeti PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ahmet Büke Kimdir?

1997 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünden mezun oldu. Ölümsüz Öyküler Yayımevinin düzenlediği "Xasiork 2002 Kısa Öykü Yarışması"nda “Kayıp Dua Kitabı” isimli hikâyesi birincilik ödülüne layık görüldü. 2008'de "Alnı Mavide" ile Oğuz Atay Öykü Ödülü'nü, 2011'de Kumrunun Gördüğü adlı kitabı ile Sait Faik Hikâye Armağanı'nı aldı.Öyküleri, e-edebiyat, AdamÖykü, Özgür Edebiyat ve Patika dergilerinde yayımlandı. Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi ve Derkenar isimli internet dergilerinde kısa öyküler yazmaya devam ediyor.

--reklam--

Ahmet Büke Kitapları - Eserleri

  • Varamayan
  • Kumrunun Gördüğü
  • Yüklük
  • Ekmek ve Zeytin
  • Alnı Mavide
  • İzmir Postası'nın Adamları
  • Çiğdem Külahı
  • Deli İbram Divanı
  • İnsan Kendine De İyi Gelir
  • Cazibe İstasyonu
  • Kırlangıç Zamanı
  • Evde Kimse Yok
  • Mevzumuz Derin
  • Eyvah, Babam Şiir Yazıyor!
  • Gizli Sevenler Cemiyeti
  • Neşeli Günler
  • Annemle Uzayda
  • Gökçe'nin Yolu
  • Paspas Tepemde Kapiş Paçamda
  • Çayırın En Tuhaf Yuvası
  • 100 Tuhaf Kitap

--reklam--

Ahmet Büke Alıntıları - Sözleri

  • "...Yalnız adamlar sürüsünü yitirmiş Afrika fillerine benzerler.Zihinlerinde kolektif hatıralar kazılıdır..." (Çiğdem Külahı)
  • "İnsan öleceğini bildiği halde neden bu kadar zalim?" (Gizli Sevenler Cemiyeti)
  • Uzun uzun geceyi ve ışıkları seyretti. Şimdi ondan uzak sokaklarda, gecenin serinliği ve nefeslerin kirli sıcaklığı birbirine karışıp duruyordu. Uslu bir kedi gibi kıvrılan bu şehir aslında hayatına nasıl da benziyordu. Sakince yatağında akan rutin yaşamı, yani uzun tuvalet anlarında okuduğu gazeteler, gazetelerdeki köşe yazıları, haftada bir çıkan çizgi roman ekleri, akşama doğru yediği kurabiyeler, gece Lamia’nın yarı aydınlık göbeğindeki kelebek dövmesi, kısaca doğum ve ölüm kadar normal olan her şey nasıl da değişivermişti. Artık yarısı çalışmayan vücudu, gidip gelen zihni ve anılarıyla sadece uzaktan aynı insandı. Bilgisayarında yanıp sönen uyarı ışığı yapması gereken işi anımsattı. Puflayıp klavyeyi önüne çekti. Özel şifresiyle ana veri tabanına giriş için gereken ilk adımı attıktan sonra diğer onaylama işlemine gelmişti sıra. Bilgisayarına bağlı optik okuyucunun güç düğmesini çevirip aktif hala getirdi önce. Ardında retina taraması için kızıl zeminli küçük ekranın üzerine eğildi. İnce çizgi göz hattı boyunca dijital sesler çıkararak geçti. Başını geri çekmek üzere davrandığında ensesinden kavrayan bir el, hareketini bitirmesine engel oldu. Çırpınıp kurtuldu ve arkasından baskı yapan bileği kavrayıp yana doğru itti. Sendeleyen gölge yan masaya doğru geriledi. Heyecanla ayağa fırlamıştı ama kısık gülme sesiyle durakladı. Masa lambasının ışığı çevirdiğinde sesin sahibi ortaya çıkıverdi. “Hala tavşan kadar korkaksın be Orkun...” (Evde Kimse Yok)
  • Zaman kesindir. Geri döndürülemez, tamir edilemez, her şeyden ve herkesten bağımsız halde sadece kendinde bir akışla dünyaya açar kendini. (Deli İbram Divanı)
  • “...ama insanı insana kilitlemek en iyi yol. Birbirlerini bog‌azlayamazlar, c‌u‌nku‌ kimse yanında bir cesetle yu‌ru‌yemez. Yaralamazlar da birbirlerini, aksayan adım birbirini bezdirir hayattan. En iyi yol ma‌hkumu ma‌hkuma bag‌lamaktır. (Ekmek ve Zeytin)
  • "Planların ve hedeflerin olmalı." Şimdi kutsal kitaplar yeniden inebilseydi eğer, bu cümleyle başlardı galiba. (Mevzumuz Derin)
  • Çocuklar koşarken çizgi çizgi böldüler zamanı. Kı­zardı yollar. Elleri tutuştu hepsinin. (Yüklük)
  • Beni sevmeye mecbur mu? Değil elbette ama düşünmeli. Bir insan bu denli çaresiz bırakılamaz. (Varamayan)
  • Ölümün verdiği ağrının giderek azalması ve sonunda kül kadar hafiflemesi için tek ilaç geçmişle barışmaktı. (Alnı Mavide)
  • “Atlılar. Siyah örtülerine bürünmüş adamlar. Uzun bir şarkının ağır vuruşlarını andırırcasına yürüyorlardı.” (Evde Kimse Yok)
  • Uzaydan koptum geldim. Zımpara gibi havadan geçerken alev aldım kesin. En çok da ayaklarım yanıyor. Çıra kokusu. Kim fırlattı lan, beni? (Kumrunun Gördüğü)
  • "Kalbim, boş bir kağıt gibi duruyor önümde." (Gizli Sevenler Cemiyeti)
  • Bahçemizde nar vardır. Dallarına karıncalar basar güzün. Bal yapıyor ağlayan gözleri. Bu iyi değil onun için ama çaresini bulamadık. “İlaçlamak olmaz,” dedi babaannem. “Narın ne diyeceğini bilmiyoruz. Belki memnun karıncadan.” (İnsan Kendine De İyi Gelir)
  • Bilmek başka bir görmek haliymiş. (Yüklük)
  • ‘Hayat, kapıya tek bir umudun gelme ihtimaliyle sürüp gidebiliyor bazen.’ (Gizli Sevenler Cemiyeti)
  • "...Romanın arkasına saklanabilir yazarlar.Trençkotla siste yürüyen insanlar gibi.Vücut kıvrımlarını göremezsiniz.Sadece gittiği yönü anlayabilirsiniz yazarın.Ama öykü öyle değil işte.En sevdiğiniz öyküyü usul usul yeniden okuyun.Yazarı sizden gözlerini kaçırmaya uğraşacaktır.Ama nafiledir bu da.Bir sarraf tartısı gibi anlarsınız onun kıymetini..." (Çiğdem Külahı)
  • Hayret yani, bu hayatta her şey oluyor. (Kumrunun Gördüğü)
  • İnsan dediğin ürperir. Üşür sonra. Üşüdükçe de rüya mı görür? Çölde soğuk rüzgârlar eser üzerine. Güneşe doğru açtıkça yüzünü sırtında soğuk, karlı bir dağ büyür. Dönmek ister, olmaz da olmaz. (Kumrunun Gördüğü)
  • "Her şey değişince ölüyor insan." (Cazibe İstasyonu)
  • Soru soran bir karınca. Dünyasını çözmeye çalışan bir imalat hatası. (Evde Kimse Yok)