Kitap Künyesi
Yazar: Cassandra Clare
Yazar: Maureen Johnson
Yazar: Sarah Rees Brennan
Çevirmen: Zeynep Arıkan
Yayın Evi: Artemis Yayınları
İSBN: 9786053042495
Sayfa Sayısı: 763
--reklam--
Gölge Avcısı Akademisi'nden Hikayeler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Simon Lewis daha önce insanlığı da vampirliği de tecrübe etti. Şimdi ise bir Gölge Avcısı oluyor. Cennet Ateşi Şehri’nde yaşanan olaylar, Simon’ın tüm anılarını ondan söküp alıyor ve Simon artık kim olduğunu bile bilmiyor. Gölge Avcısı Akademisi yeniden açılınca, kendini tekrar bulmaya kararlı olan Simon, iblislerle savaşılan bu yeni dünyaya adım atıyor. Yeni Simon’ın nasıl biri olacağı ise muamma.
Ancak Akademi, bir Gölge Avcısı kurumu. Yani birtakım sorunları var. Gölge Avcısı olmayan öğrenciler bodrumda yaşamak zorunda. Simon ise en azından silahlar konusunda eğitimli. Bilgisi sadece bilgisayar oyunlarından gelse bile.
Simon’ın Gölge Avcısı’na dönüşme yolculuğunda ona eşlik ederken Jace Herondale, Tessa Gray ve Magnus Bane gibi konukların dersleri aracılığıyla Akademi’nin şanlı tarihine de tanıklık edeceksiniz. Cassandra Clare, Sarah Rees Brennan, Maureen Johnson ve Robin Wasserman tarafından yazılan bu etkileyici ve komik hikâyeler, Gölge Avcıları’na doyamayan okurlara ilaç gibi gelecek.
--reklam--
Gölge Avcısı Akademisi'nden Hikayeler Alıntıları - Sözleri
- “Bizzat yaşamadığın sürece asla anlamayacağın şeyler vardır hayatta.”
- "Seni tanımlayan şey, yaptığın seçimlerdir."
- "Karanlık Savaş'a dair herkesin kendi hikayesi var. Hepimiz bir şeyler kaybettik. Bazılarımızsa her şeyini kaybetti."
- "Annen cesur davranacağını ve metin olacağını söylüyor," dedi babası. "Amerikalılar kalpsizdir. Ben her gece yastığıma gömülüp ağlayacağım."
- " Herondale mi ? Başka bir Herondale mi? " diye sordu Simon. "Bitmek bilmez Herondale'ler. Herondale'lerin peşinizden koştuğu hissine kapıldınız mı hiç? "
- "Ne de olsa, kendine inanmıyorsan bir şeye ya da birine inanman nasıl beklenir?"
- “Hepimiz bir şeyler kaybettik. Bazılarımızsa her şeyini kaybetti.”
- "Birini sevmek asla hata yapmayağın anlamına gelmez. Kendi adıma çok fazla hata yaptım. Bunun farkındayım. Ve bu hataların bir kısmını hiçbir zaman telafi etme fırsatım olmayacak. Ama ağabeyine karşı hatalarımı düzeltmek için elimden geleni yapıyorum. Onu ne kadar sevdiğimi biliyor. Onunla ne kadar gurur duyduğumu biliyor. Bunu senin de bilmeni istiyorum. Siz, çocuklar, emin olduğum bir şey varsa o da sizlersiniz. Her zaman emin olacağım şeysiniz. Meclis değil. Maalesef evliliğim de değil. Siz. Ve gerekirse, hayatımın geri kalanını benden emin olmanız için çabalayarak geçirebilirim."
- "Vay canına!" dedi George. "İblis alemlerinin korkunç ve dehşetli olduğunu tahmin ediyordum ama bu bitmek bilmeyen bir nam nam nam gibi geliyor kulağa." "Hiç de öyle değildi!" dedi Simon.
- "Birinin değerli bir şeyi gömdüğü yeri kazdığını, mütemadiyen kazdığını ve gömdüğü şeyin artık orada olmadığını fark etmesini izlemek gibiydi. Yine de kazmaya devam ediyordu, çünkü gömdüğü şeyi kaybetme fikri korkunçtu ve bir ihtimal... Bir ihtimal."
- "Eğitim göremeyecek kadar küçük," dedi Scarsbury, kalabalık merdivenden aşağı bakarak. "Belki de Meclis'le iletişime geçmeliyiz." "Bebeğin bir yatağa ihtiyacı olursa," dedi George. "Simon'la onu çorap çekmecemize alabiliriz."
- "Ama neden bize bir mektup göndermediler?" Magnus bir an duraksayıp Catarina'ya baktı. Ardından gözünü kırparak Simon'a döndü. "Neden gerçekten muhteşem bir şey göndermek yerine mektup göndersin?"
- Catarina kanepeye gömülerek Magnus'un gölgesinde kaldı. Bu kadar sessiz kalmak Catarina'ya göre değildi. Catarina mantığın ve Akademi'nin kutsal koridorlarında ufak çaplı isyanın mavi renkli sesiydi.
- "Yaşamak bu demek. Sana ne dediğimi unutma, Simon. Aldığın her karar, seni sen yapan şeydir. Asla başkalarının kim olacağın konusunda seçim yapmalarına izin verme."
- Periler böyle sever: Tüm bedenleri ve ruhlarıyla. Bir peri böyle sever: Yıkımla. Bir peri böyle severdi işte: Bir armağanla.
--reklam--
Gölge Avcısı Akademisi'nden Hikayeler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bazı hikayeler aşırı sıkıcıydı ama genel anlamda duygulandığım bir kitap oldu. Simon'ı severim, sevimli bir karakter ama kendiyle kavgaları beni delirtme seviyesine getirdi. Özellikle Isabelle'e karşı çok katıydı. Sürekli "Sen kahraman Simon'ı seviyorsun, ben o değilim," deyip duruyordu ama tek sorun sadece geçmişini unutmasıydı. Oysaki Simon yine aynı Simon'dı. Hareketleri, tavırları, insanlara yaklaşma biçimleri... Kesinlikle bambaşka birisi değildi ama kendisini hafızasını kaybetmeden önceki Simon olarak görmemesi cidden can sıkıcıydı. Ayrıca kitabın en sevdiğim bir diğer karakteri de George oldu. Ah George... Lovelace olmanın acısını çeken minik kekim. Hem çok sevdiğim hem de beni en çok eğlendiren karakterlerden birisiydi ve Cassie'nin gazabına uğrayan bir diğer karakterdi. Açıkçası benim bu evrende birini sevmemem gerekiyor sanırım yoksa Cassie ansızın gidiyor ve o karakteri öldürüyor. Neyse ki Magnus'a dokunmuyor, gerçi ona da çektirmediği çile kalmadı ama olsun... Çile çektirsin de öldürmesin. Tam bir geçiş kitabıydı, evrenin diğer kitaplarına göndermelerin yapıldığı bazı karanlık anların ışık tutulduğu okunmasa da olur tarzı ama okuyunca da pişmanlık uyandırmayacak bir kitaptı. Benim gibi bir anda bu evrene kafayı taktıysanız bence okuyabilirsiniz ve eminim ki keyif alacaksınızdır. Sadece ARTEMİS ARTIK ÇEVİRİLERİNE DİKKAT EDEBİLİR Mİ? BAKIN Cennet Ateşi Şehri'nde de aşırı derecede yazım yanlışı/çeviri hatası ve isim hatası vardı. Mesela George'un dediğine Simon dedi yazmışlar. Ya da gündüz gezen/gündüzyürüyen kalıbını gidip gün ışığı gezeni diye bile çevirmişler abi serinin önceki kitaplarını da mı okumadı bu çevirmen? Nasıl böyle kahrolası bir sinir bozucu şey yapabilir? Her neyse ama cidden, ARTEMİS'İN ÇEVİRMELERİNİN ARTIK BAZI ŞEYLERE DİKKAT ETMESİ GEREKİYOR. Bir yerde, Lightwood yazmaya üşenip ctrl+c ctrl+v yapmaya çalışmış, v'a yazıp geçmiş orayı.... Ciddiyim leş gibi bir çeviriyle okumak zorunda kaldım. Şimdi bir de Altın Zincir'in kapağını aşırı kötü yapmışlar, baktıkça acaba ikinci baskıda değişirler mi diye bekliyorum... Her neyse, resmen burada dert yandım sadece... Oysaki kitabın incelemesi olacaktı... (s.)
Bu kitap tam Cennet Ateşi Şehri kitabının bittiği noktada başlıyor. Anlatıcımız Simon Lewis. Neden Simon Akademide sorusuna cevap vermeyeceğim. Bu kitabin arka kapağını da okumayın. Kocaman bir spoiler var çünkü orda Kitabımız 10 hikayeden oluşuyor. Bazen Simon'un başına gelenler bazende ona anlatılan hikayelerden oluşuyor. Cehennem Makineleri ve Ölümcül Oyuncaklar serilerinden tanigimiz herkes ve artı geçmişten bizim tanımadığımız ama adını duyduğumuz karakterler var. Kesinlikle bu serilerden sonra okunmalı. Önce okursanız birçok karakter size bir şey ifade etmez Kitapta en sevdiğim şey aşkım Will Herondale'ye bol bol yer vermesi. O ve Tessa'nin oğullarının olduğunu hikâyede oldukça güzeldi Yeni seride Will dışında herkesin olması kalbimi çok kırıyor. Bu yazar neden hiç benim istediklerimi yazmıyor acaba?! Simon karakterine pek sempatim yok açıkçası. Sadece onun olduğu kısımlar beni biraz sıktı çünkü Simon beni sıkıyor. Kendisini çok gereksiz buluyorum. Nihayetinde başardım 11 kitabı okuyarak Karanlık Sanatlar okumaya hak kazandım. (Selma)
HIKAYELER-CASSANDRA CLARE Cehennem Makineleri ve Ölümcül Oyuncaklar serisinden sonra yan kitap olan Gölge Avcısı Akademisi'nden hikayeler bitmiş bulunmakta. Kitap on hikayeden oluşuyor. Olaylar Cennet Ateşi kitabının sonundan başlıyor. Baş kahramanımız Simon Lewis. Bütün olaylar onun çevresinde gelişiyor. Yada ona anlatılıyor. Kitabın en sevdiğim hikayesi Will Herondale'nin oğlunu okuduğum kısım. Gölge Avcısı dünyasına ait neredeyse her karakteri görüyoruz ve bu benim için inanılmaz güzeldi. Kitabı CM & ÖO serilerinden sonra okumalısınız yoksa takip edemez anlayamazsınız benden söylemesi. Kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitaptır (Kainat Sert)
--reklam--
Gölge Avcısı Akademisi'nden Hikayeler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cassandra Clare - Gölge Avcısı Akademisi'nden Hikayeler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gölge Avcısı Akademisi'nden Hikayeler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cassandra Clare Kimdir?
Cassandra Clare, ilgisini romanlara yöneltmeden önce uzun yıllarca Hollywood Reporter’da gazeteci olarak çalıştı. “Ölümcül Oyuncaklar” serisi birçok çoksatar listesinde yer aldı. 2009’un yıldızlarından birine dönüştü. Cassandra, Brooklyn’de yaşıyor.
--reklam--
Cassandra Clare Kitapları - Eserleri
- Mekanik Melek
- Kemikler Şehri
- Düşmüş Melekler Şehri
- Kayıp Ruhlar Şehri
- Mekanik Prens
- Camlar Şehri
- Küller Şehri
- Mekanik Prenses
- Cennet Ateşi Şehri
- Ebedi Öpücük
- Demir Yılı
- Gölge Avcısı’nın El Kitabı
- Bane Günlükleri
- Geceyarısı Leydisi - Karanlık Sanatlar Birinci Kitap
- Yazdan Geriye Kalanlar
- Gölge Avcısı Akademisi'nden Hikayeler
- Bakır Eldiven
- Bronz Anahtar
- Gölgelerin Lordu
- Gümüş Maske
- Hava ve Karanlık Kraliçesi
- What Really Happened in Peru
- Chain of Gold
- Kırmızı Büyü Yazmaları
- The Lost Book of the White
- Ghosts of the Shadow Market
- Kayıp Ak Kitap
- Chain of Iron
- The Golden Tower (Magisterium 5)
--reklam--
Cassandra Clare Alıntıları - Sözleri
- "Ya, gerçeği söylediğim için onu kaybedersem?" "Ya, sakladığın için kaybedersen?" (Kırmızı Büyü Yazmaları)
- Christopher looked terribly alarmed. “Oh, what ho, tears,” he said helplessly. (Chain of Iron)
- Ben mutlu şeylerle bağ kurma konusunda hep sorun yaşamışımdır. (Yazdan Geriye Kalanlar)
- "Bir dost, seni asla tehlikeye atmaz." (Bronz Anahtar)
- Şimdi sırrı gün yüzüne çıkmaya her zamankinden de yakınmış gibi geliyordu. Keşke onlara gerçekleri anlatabilseydi. Keşke Call'un Constantine'den farklı olduğuna inanabilselerdi. (Bronz Anahtar)
- "Güzelliğin solmadığı, hiçbir şeyin eskiyip çürümediği, neşenin bilgelik ve zamanın sonsuz bir şarkı olduğu yerde seni öpüyorum ve dünya yitip gidiyor." -William Butler (Chain of Gold)
- Her nereye gidersen, geleceğim; Öldüğün yerde ölecek ve orada gömüleceğim: İzin versin buna Meleğim ve fazlasına ölüm bizi ayırana dek —Parabatai andı (Gölge Avcısı’nın El Kitabı)
- "Çoğu kimse üzüldüğünde veya korktuğunda değil hayal kırıklığına uğradığında ağlar." (Kemikler Şehri)
- Herkes sevdiğini öldürür, Bu böyle biline, kimi bir bakışla yapar Kimi iltifatkar kelimelerle. Korkak, bir öpücükle öldürür, Cesur olansa kılıcının darbesiyle. - Oscar Wilde, Reading Zindanı Baladı (Mekanik Melek)
- "Hadi yarın bisikletle Robin Ridge'e gidelim." "Hep beraber mi?" Eli'ın kaşlarının arasındaki çizgi göründü. "Eh, tabii," dedi. "Sen ve ben." Hep beraber. (Yazdan Geriye Kalanlar)
- İyiler acı çeker, kötüler serpilip gelişir ve bütün ölümlüler dünyayı terk eder. (Mekanik Prenses)
- 'Her biri konuştu büyük bir kibirle Ve gönlünün en aziz kardeşine hakaretle... Ayrıldılar ki bir daha hiç görüşmemecesine!' (Mekanik Prens)
- "Kimse gerçekleri sahiplenemez," diye mırıldandı Cristina. "Onlar asla değişmez." (Hava ve Karanlık Kraliçesi)
- "Bu oğlanlara bir borcum var. Bu borcu da bir sonraki Makaris nesline zarar gelmemesini sağlayarak ödeyeceğim. Ben yaşlı bir kadınım ve büyük kayıplar yaşadım fakat ölmeden önce ikinizin de güvende olduğunuzdan emin olmak istiyorum. Callum ve Aaron, siz daha iyi bir gelecek ümidimsiniz." (Bronz Anahtar)
- İki dünya arasında hayat bir yıldız gibi parlar Gece ve yas ufkun sınırında bekler Kim olduğunu insan ne kadar geç anlar Kim olabileceğini ne kadar geç çözer - Lord Byron (Mekanik Melek)
- "Sana kimse değer vermezse gerçekten var olabilir misin?" (Mekanik Prens)
- "Ayrıntılara takılmasak?" dedi Magnus. "Sorun şu ki... Pardon, adınız neydi?" Goblin burnunu çekti. "İlla öğrenmek istiyorsan, Kethryllianalæmacisii." "Sahi mi? Pekala, Keth... Size Keth diyebilir miyim?" "Hayır." (Kayıp Ak Kitap)
- "Aile üyeleri sarmaşıklar gibi sıkıca bağlıdır. Ve bazen, sarmaşıklar gibi, öldürecek kadar sıkıca bağlanırlar." (Küller Şehri)
- Savaşı kazanmayı sağlayan bir silah değildir, silahı kullanan Nefilim’dir. (Gölge Avcısı’nın El Kitabı)
- "Eylemlerden söz etmiyorum," dedi Julian. "Sana karşı duygularım hep aynıydı. Hiçbir şey beni seni sevmekten vazgeçiremiyordu. Yavaşlatmıyordum bile. Bir çare bulmalıydım." Emma'nın boğazı düğümlendi. "Ne yaptın?" "Magnus'a gittim," dedi Julian. "Bana bir büyü yapmayı kabul etti. Ama bu tür büyülerin, insanların duygularıyla oynayanların yani, tehlikeli yan etkileri olabilirmiş ve..." "Duygularla oynayanlar mı?" Emma bir adım gerilediğinde, Julian'ın elleri düştü. "Ne demek bu?" "Magnus duygularımı aldı, Emma. Senin için hissettiklerimyok oldu." "Anlayamıyorum." Emma insanların gayet iyi anladıklanı durumlarda bu lafı etmelerini saçma bulurdu. Ama şimdi nedenini biliyordu. Aslında bir tepkiydi. Söylediğin gerçek olamaz, sana inanamıyorum, demek istiyorlardı. Bana bunun gerçek olmadığını söyle. (Hava ve Karanlık Kraliçesi)
Yorumlar
0 yorum