Kitap Künyesi

Yazar: H. G. Wells

Çevirmen: Mert Moralı

Orijinal Adı: Russia in the Shadows

Yayın Evi: İthaki Yayınları

İSBN: 9786053759877

Sayfa Sayısı: 108

--reklam--

Gölgeler İçinde Rusya Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Wells, Rusya’yı ilk kez 1914 yılının Ocak ayında ziyaret etmişti. Bu kitapla birlikte devrim sonrası, insanların açlıktan kırıldığı, yıkılmış Petersburg’a giderek Rusya’ya ikinci ziyaretini gerçekleştiriyor. Birinci sınıf bir gazeteci olan Wells, sıkıca gözlenen, yabancılar için ayrılmış otellerde konaklamaktansa yakın arkadaşı Maksim Gorki’nin evinde kalıyor. Hatta Moskova’da Lenin’le görüşebilecek kadar el üstünde tutuluyor.” –David Lodge

H. G. Wells’in Rusya’ya yaptığı üç ziyaretten 1920 yılında gerçekleşen ikincisini anlattığı Gölgeler İçinde Rusya, Bolşevik Devrimi sonrası Rusya’nın haletiruhiyesini resmediyor. İç savaşın henüz sona erdiği, Bolşeviklerin başta olduğu ama kontrolü tam sağlayamadığı bu dönemde Wells, Rus Çarlığı’nın yıkılmasının etkisindeki sosyal hayatı, kültür-sanat ve bilim dünyasındaki gelişmeleri değerlendiriyor.

Petersburg ve Moskova’ya yaptığı bu yolculukta Wells ünlü opera sanatçısı Fyodor Şalyapin ve yazar dostu Maksim Gorki ile olan görüşmelerini içtenlikle aktarıyor. Daha sonra Kremlin’e giderek Lenin’le o ünlü röportajı yapıyor. Wells’in 1934 yılında Josef Stalin’le yaptığı röportaj da Gölgeler İçinde Rusya’ya ek olarak kitabın sonunda kendine yer buluyor.

--reklam--

Gölgeler İçinde Rusya Alıntıları - Sözleri

  • "Petersburg ziyaretimizde genellikle çoğu yabancının misafir edildiği Hotel International'da değil, eski dostum Maksim Gorki'nin evinde konakladık."
  • "Bilim, sanat ve edebiyat seraya benzer; sıcaklığa, saygıya ve bakıma muhtaçtır. Bilimin tüm dünyayı değiştirebilecek gücü olması ancak yine de diğer işçi sınıflarına göre daha fazla yardıma ve korunmaya muhtaç olan dâhiler tarafından icra edilmesi, aslında bir çelişkidir."
  • Sosyalizm ve bireysellik, siyah ve beyaz kadar birbirine zıt kavramlar değildir. Arada pek çok geçiş aşaması vardır
  • Halkın düşünsel yaşamına bakıldığında da Marksist komünizmin plandan ve fikirden yoksun olduğu görülebilir.
  • "Çoğu kişinin bir takım elbiseden veya yırtık pırtık bir çarşaf takımından başka bir şeyi yok, azalan nüfusun büyük bir kısmı ise neredeyse açlıktan kırılıyor; lakin bütün bunlara rağmen insanların hâlâ çiçek alıp satması takdire şayan bir şey."
  • Çarlık tüm ülkeyi çarçur etmiş, ordusunun hakimiyetini ve halkın tamamının güvenini yitirmişti. Polislik kurumu yozlaşarak bir nevi zorbalık ve haydutluk rejimine dönüşmüştü. Alternatif bir hükümet yoktu. Çarlık, nesiller boyu, enerjisinin çoğunu alternatif bir hükümet ihtimalini ortadan kaldırmak için harcamıştı.
  • Eğitim gücünü onu kullanan ellerden ve devrilecek olandan alan bir silahtır
  • Kapitalistlerden kurtulmadan ve üretim araçlarındaki özel mülkiyet ilkesini kaldırmadan planlı bir ekonomi kurmak mümkün değildir
  • Kapitalizmi mağlup etmek gibi çetin bir göreve müdahil olanlar, gayelerine en iyi hizmet edecek yöntemi bulana kadar pek çok şey denemeye hazırlıklı olmalıdır
  • Bolşeviklerin şaşırtıcı ölçüde kaliteli eğitim vermesinden etkilendim
  • Uzun yola büyük gemilerle çıkılır
  • Rusya, amansız ve habis bir güç tarafından saldırıya uğrayarak yok edilmemiş, kendi çürük yapısıyla içten içe tükenerek çökmüştür. Bu görkemli ve akılalmaz şehirleri inşa eden komünizim değil, kapitalizmdir. O devasa, gıcır dayan ve iflas etmiş imparatorluğu altı yıl süren bezdirici savaşa komünizim değil, Avrupa emperyalizmi sürüklemiştir.
  • Bir müddet Rus kültüründeki en istikrarlı şey tiyatro olmuş... Petersburg'da her gece kırktan fazla oyun sergilendiğine tanık olduk. Moskova'da da durum hemen hemen aynıydı
  • Tüm devrimleri aslında bir azınlığın yaptığı kabul gören bir gerçek değil mi?
  • Şapelin tam karşısında, bir evin cephesindeki alçı panoda Moskova’daki ilk devrimci yönetimlerden birinin yerleştirdiği meşhur bir slogan vardı: “ Din halkın afyonudur.”

--reklam--

Gölgeler İçinde Rusya İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yeni düzen arayışında eskiye bakış: Yayınevi indiriminden seçtiğim eser; hem bilimkurgunun babalarından biri olan yazarın gazeteci kimliğiyle inceleme ve eleştiri yazılarını hem de insanları Rusya'da devrime zorlayan şartları görüp devrim lideri Lenin'le yaptığı röportajı okuyabilmek açısından büyük şans oldu. Üstüne, kitaba eklenen 1934'de Stalin'le yaptığı röportaj da artı bir değerdi. Başlangıçta verilen Petersburg ve Moskova'nın içler acısı hali, ardından devrimle gerçekleştirilmek istenenler, Marksist Bolşeviklerden hakkını teslim ettiği ekonomide #troçki - eğitimde #lunaçarski gibi aydınlar, devrime destek vermek için Amerikadan gelenlerin çoğunun İbranice'nin yasaklanmasına rağmen Yahudiler olması, Amerika'nın (klasik) Asya'da üsler ve maden işletme hakkı karşılığında yardım teklifi ile devrime pek çok aydının sonradan destek vermesi gibi bilgiler güzeldi. Kendini kollektivist olarak tanıtıp sosyalizme yakın duran yazarın, kapitalist düzenden koparılıp gücü burjuvadan proleterya özelinde halkın ele alması yöntemi konusunda Lenin ve Stalin'le tartışması ise daha güzeldi. Yüz yıl önce yapılmış Lenin röportajından 15 yıl sonra ekonomik buhranın ardından Amerika'nın Roosevelt zamanında, Batı'nın yeni düzen arayışlarını Wells de farkındaydı ve Stalin'le konuyu ele alması da bu sebeptendi. Aradan yüz yıl geçti ve bizler hâlâ yeni bir düzenin peşindeyiz, tüm dünya ulusları olarak. Bu gibi kitaplar da geçmişin izleri kalıntısında tarihin tekrarlığı ölçüsünde durumu hatırlatıyor bizlere... (Hayat Bu)

Bazı yazarlar kitap yazmaktan öteye gitmese miydi acaba çağlarında. Sen gel bilimkurgu alanında harika kitaplar yaz, zaten var olan ününe krndinden spnra çok daha fazla ün ekle ama gazeteci kimliğiyle pluşturulan kitapların çer çöp olsun. H. G. Wells'in tüm kitaplarını aldım ama okuma hevesimi iki kitabıyla yıkmak üzere. İlk dandik kitabı " Tüm Savaşları Bitirecek Olan Savaş"adlı kitabıydı. Burada savai dönemi İngiltere'sini göklere çıkarıyordu. Bu kitabında da Bolşevik Rusya'sının sosyalist ve komünist yapısını eleştiriyor. Bir de hem tüm suçu komünist yapıda bulamadığını söyleyip, suçun kapitalist sistemlerde olduğunu yazma cesaretini gösteriyor. Her sayfasında komünizmi, sosyalizmi ve Karl Marx'ı yerlere serip son sayfalarında yaptığı Lenin ve Stalin röportajlarıyla da bundan bahsetmeyi gizliyor. Wells'in bilimkurgudan ayrılmaması gerekirdi. (Sîdar Ronahî)

İngiliz yazar, tarihçi, gazeteci ve sosyolog Wells, Çarlık Rusyasının çöküşü ve Bolşevik devriminden sonraki Rusyanın durumunu anlatıyor. Rus Çarlığı'nın yıkılmasının etkisindeki sosyal hayatı, kültür - sanat ve bilim dünyasındaki gelişmeleri yalın bir dille değerlendiriyor. Kitapta kolektivizimle birlikte kapitalist ve koministliğe de dem vuruyor. Yazarın Lenin' le görüşmesi ve Stalin'le röpörtajı da kitapın güzel yönlerinden biri. Tarih severler ve özellikle Rusya tarihine ilgi duyanlar için güzel bir kitap. (Yunus)

--reklam--

Gölgeler İçinde Rusya PDF indirme linki var mı?

--reklam--

H. G. Wells - Gölgeler İçinde Rusya kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gölgeler İçinde Rusya PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı H. G. Wells Kimdir?

Herbert George Wells ya da daha çok tanındığı adla H. G. Wells (21 Eylül 1866 - 13 Ağustos 1946), Dünyalar Savaşı, Görünmez Adam, Dr. Moreau'nun Adası ve Zaman Makinesi adlı bilimkurgu romanlarıyla tanınan ama neredeyse edebiyatın her dalında birçok eser vermiş olan İngiliz yazardır. Sosyalist olduğunu açıkça söyleyen H.G. Wells'in çoğu eserinde önemli ölçüde siyasi ve sosyal yorumlar bulunmaktadır. Jules Verne gibi gelecekteki teknolojik gelişmeleri anlattığı kitaplarıyla bilimkurgu dalının öncülerinden hatta yaratıcılarından sayılmaktadır.

Wells'in bilimkurgu romanlarında teknolojinin gözlemlenmesinin getireceği olanaklar bir yana bırakılır. Wells'te spekülasyon bir edebiyat biçimine dönüşür ve teknolojinin değil de onun toplumsal temellerinin araştırılmasına dönük bir boyut kazanır.

Wells'in ilham kaynağı Jules Verne olmuştur, ama Verne'in Aya Seyahat'i (De la Terre a la Lune) ile Wells'in Aydaki İlk İnsanlar (The First Men in the Moon) romanını karşılaştıracak olursak, kolaylıkla görebileceğimiz gibi Wells; Verne'in teknolojiye verdiği önemi paylaşır, ama Verne'in romanında 'Nasıl ve hangi teknolojik olanaklar?' sorusu ortaya atılırken, Wells'te Ay yolculuğunun teknik sorunu baştan savma bir biçimde geçiştirilir. Çünkü Wells'in derdi, teknolojik olanakların gelecekteki muhtemel ürünlerini tahmin etmek değil, Ay'daki toplumsal hayatın bizzat kendisi üzerine, tıpkı bir zamanlar Thomas More'un 'Ütopya Adası' örneğinde olduğu gibi, model düşünceler geliştirmektir.

Wells sadece bilimkurgu içindeki ütopya karşıtı düşüncelerin savunucusu olarak bu türe damgasını vurmakla kalmaz, toplumun şiddet ve zor yoluyla, gereğinden hızlı bir süreç içinde sosyalist bir topluma dönüştürülmesinin sakıncalarına olduğu kadar, sınıf karşıtlıklarının da iyice sivrileceğine karşı da uyarır bizi.

...

--reklam--

H. G. Wells Kitapları - Eserleri

  • Zaman Makinesi
  • Doktor Moreau’nun Adası
  • Görünmez Adam
  • Dünyalar Savaşı
  • Körler Ülkesi
  • Tanrıların Tohumu
  • Efendi Uyanıyor
  • Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın
  • Duvardaki Kapı
  • Körler Ülkesi ve Diğer Karanlık Öyküler
  • Ay'daki İlk İnsanlar
  • Gölgeler İçinde Rusya
  • Gelecek Günlerin Hikayesi
  • Tüm Savaşları Bitirecek Savaş
  • Geçmiş Günlerin Hikayesi
  • Kronik Argonautlar - Karıncalar İmparatorluğu
  • Kipps
  • Ay Işığı Masalları
  • Kızıl Oda ve Diğer Öyküler
  • İnsan Hakları
  • Uzay ve Zaman Hikayeleri
  • Kısa Dünya Tarihi
  • Açık Komplo
  • The Magic Shop
  • Tanrı İnsanlar
  • Ana Hatlarıyla Dünya Tarihi - 1
  • Hayalet Bataklıkları
  • Görünmez Kral Tanrı
  • Kuyrukluyıldız Günleri
  • Çağdaş Bir Ütopya
  • Geleceğin Keşfi
  • On İki Hikâye ve Bir Rüya
  • The Crystal Egg and Other Stories
  • Ann Veronica
  • In the Abyss
  • Seçilmiş əsərləri
  • The Land Ironclads
  • The World Set Free
  • A Slip under the Microscope
  • The History of Mr Polly
  • The Crystal Egg & Other Stories
  • Thirty Strange Stories
  • The Wheels of Chance

--reklam--

H. G. Wells Alıntıları - Sözleri

  • “Şans eseriydi işte.” diye araya girdi. İnsanın hayatındaki diğer her şey gibi. (Doktor Moreau’nun Adası)
  • Huzursuzluğun getirdiği ızdırap içindeydim . (Zaman Makinesi)
  • İnsanlar artık özgür değiller. Özgür olamadıkları gibi, daha büyük ya da daha iyi de değiller. Keşke hepsi bu kadar olsa. Bu şehir bir hapishane. Bütün şehirler gibi. Anahtar servet sahiplerinin elinde. Sayısız insan, beşikten mezara kadar sadece çalışıyor. Bu doğru mu? Hep böyle mi olacak bu? (Efendi Uyanıyor)
  • Zamanla öğretmenler bile gereksiz hale geldiler. Elektrikli aletlerin olmadığı bir dünyada yaşamak ilkellik olarak görülmeye başlandı. Kırsalda yaşamak çağın rafine değer yargılarına göre sefaletten farksızdı. (Efendi Uyanıyor)
  • O, kaçınılmaz olarak ortaya çıkmıştır ve kendini kafa karıştırıcı fikirlerden uzaklaştırmaya devam edecektir. O, bir koh-i noor'a dönüşür; o bir Işık Dağı'dır, büyüyen ve giderek yoğunlaşan. O, her yere yayılan ve her şeyi içine alan bir berraklık, parlaklık ve arılıktır. Onun kesilecek bir kafası ya da zarar verilecek bir bedeni yoktur. O, tüm engelleri aşar; her türlü sınırlamaya karşı koyar. O her şeyi, kendisine uymaya zorlar. Hava ne denli bulutlu ve sisli, ne denli kapalı ve puslu olursa olsun, o şafak sökerken gelir. Denize indirilen gemilerde sabah olurken, o gelir. O, görünmez kral Tanrı'dır. (Görünmez Kral Tanrı)
  • "Kör de ne?" diye sordu kör adam omzunun üstünden fütursuzca. " (Körler Ülkesi)
  • "Başkaları neyse de ondan böyle bir şey beklemezdim." (Duvardaki Kapı)
  • Ama bir yol bulmak hiçbir zaman o yolun ustası olmak değildir. (Ay'daki İlk İnsanlar)
  • " Körler Ülkesi'nde Tek Gözlü Adam Kral Olur. " (Ay Işığı Masalları)
  • Sosyalist olma, dünyaya başkaldırma ve sonsuza kadar bir daha misafirliğe gitmeme gibi çılgın planlarını tekrar düşününce cesaretini kaybetmişti. (Kipps)
  • “Good heavens!” he exclaimed; “What little things we are! What daring little devils! Down there, miles and miles of water—all water, and all this empty water about us and this sky. Gulfs!” He threw his hands out, and as he did so, a little white streak swept noiselessly up the sky, travelled more slowly, stopped, became a motionless dot, as though a new star had fallen up into the sky. Then it went sliding back again and lost itself amidst the reflections of the stars and the white haze of the sea’s phosphorescence. (In the Abyss)
  • Ari kavimleri Batıya doğru iki dalga halinde ilerlediler. Fransa’ya, Britanya’ya ve Ispanya’ya girdiler. Büyük Britanya’ya demiri getirmiş olup, Breton (Brythonic) Keltler adiyle anılırlar. Galli’ler dillerini işte bu Keltlerden almışlardır. Aynı ırktan Keltler, Ispanya'ya girdiler.Sadece oradaki Heliolitik Bask’larla değil, deniz kıyılarındaki Samî asıllı Fenike’li sömürgeleriyle de temasa girdiler. Latin Ariler İtalya'ya, Sanskrit dili konuşan Ari kabileler de, Milâttan önce 1000 yılından çok önceleri batı geçitlerini aşarak kuzey Hindistan’a girmişler. (Kısa Dünya Tarihi)
  • İnsan kusurlu bir hayvandır. (Açık Komplo)
  • Yahudilerin sebt günü geleneği pek çok Hristiyan tarikatının önemli geleneğidir. ama isa sebt gününü yıkmış sebt'in insan için olduğunu insanın sebt günü için olmadığını söylemiştir. (Ana Hatlarıyla Dünya Tarihi - 1)
  • "Bu səhləblər həmişə nə qədər maraqlıdırsa, - bir dəfə dedi, - bir o qədər də ehtimal və gözlənilməzliklər mümkündür. Darvin onların mayalanmasını öyrənmiş və sübut etmişdir ki, səhləbin adi çiçəyinin quruluşu həşəratların tozcuğu bitkidən bitkiyə daşımasına uyğun şəkildədir. Amma səhləblərin çoxlu məşhur növləri mövcuddur ki, bu cür mayalana bilmir. Məsələn, kipripedilərdən bəziləri - onlardan tozcuq daşıya bilən heç bir həşərat məlum deyil. Bəzi səhləblərdə isə, ümumiyyətlə, heç vaxt toxum tapa bilməyiblər." (Seçilmiş əsərləri)
  • “ ...prensip olarak, yalnız olmak ve rahatsız edilmemek istiyorum. ” (Görünmez Adam)
  • Kader insanların küçük planlarını altüst eder. (Ay'daki İlk İnsanlar)
  • “Ben seninim ve sen de benimsin. Bundan daha önemli ne olabilir ki?” (Tanrıların Tohumu)
  • Dünya büyüyor ama insanlar küçülüyor.Yine de aklımız ve duygularımız var.Sadece içgüdüleriyle hareket eden varlıklar değiliz ama gücümüzün bir sınırı var.Bir gün hepimiz ölüyoruz.Ölüyoruz,doğuyoruz,yaşamaya devam ediyoruz,zaman geçiyor... (Gelecek Günlerin Hikayesi)
  • Bizler yarı ölü sayılırız bir yerde. (Efendi Uyanıyor)