Kitap Künyesi
Yazar: Tahsin Yücel
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750709357
Sayfa Sayısı: 280
--reklam--
Golyan Devrimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tüm bu öykülerde anlatılmaya çılışılan insanların ve olayların bizim ülkemizin insanlarına ve bizim ülkemizde yaşanan olaylara hiç mi hiç benzememelerini benim kusurum olarak değerlendirirseniz, yüzde yüz yanılırsınız. Bunca yıllık gözlemlerime dayanarak söylüyorum: Hayristan Cumhuriyeti’nin yöneticileri de, yazarları da, sokaktaki insanları da, insanları ve çocukları da benzemez bizimkilere, hiç ama hiç benzemez.
Golyan Devrimi, dünya haritasında yerini bir türlü bulamadığımız bir ülkede, Hayristan Cumhuriyeti’nde geçen on dört öyküden oluşmakta. Öykülerin kahramanları Hayristan’ın yöneticileri, politikacıları, askerleri, yazarları, iş adamları, yosmaları. Değişik öykülerde yer yer kesişen olaylar ve yeniden beliren kişiler yapıta aynı zamanda dağınık bir roman görüntüsü vermekte. Ne olursa olsun, bu kitapta da Tahsin Yücel’in kendine özgü “ironi”sini buluyor, Golyan Devrimi’nin öyküseverler için bir okuma şöleni olacağını umuyoruz.
--reklam--
Golyan Devrimi Alıntıları - Sözleri
- "Sen hiç enflasyon diye bir sözcük işitmedin mi ? Bu çöküşü nasıl översin?"
- "... şu dünyada paranın satın alamayacağı hiçbir şey yoktur, özellikle de Büyük Britanya İmparatorluğu'nda."
- "Cambridge Üniversitesi'nde ekonomi master‘ı yapmış olmanın ya da başkanlık koltuğuna oturmanın neresi gülünçtü."
- "Belki de halklar ve komutanlar hep güldürgen adamları seçiyorlar. İyi de ediyorlar bence: adamlar, dostlarının ve akrabalarınınkiler dışında, hiçbir sorunu çözemiyorlar, bari vatandaşı güldürsünler."
- "... ülkede yüz gram peynir , iki yüz gram et almanın serüvene dönüştüğü , kimi insanların kuru ekmeği bile zor buldukları bir evrede oturmuştu başkanlık koltuğuna."
- "Üniversitelerimizdeki öğretim üyelerinin bilgisizliğine ne diyorsun peki? -Bizim üniversitelerimizin öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu bilgi düzeylerine göre seçilmemiştir."
- "...Sanki bu dünyadan bir Karl Marx, bir Friedrich Engels geçmemiş, sanki bir Vladimir İlyiç Lenin Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ni , bir Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmamış, sanki Küba'yı nicedir Fidel Castro yönetmiyor."
- "Gerçekten ilerliyor muydu ülke?"
- Şu gökyüzünün altında hiçbir şey yeni olmadığına göre, en iyisi okurlara "güzel ve anlamlı alıntı demetleri" sunmaktı.
- Bilmem, hiç düşündünüz mü bunu, kimi adlar bir soğukluk duygusu yaratır insanda, kimi adlar da çeker. Ad da çekici olmalı... "
- ...ünlü gazeteci Elcabbar "Neden etinizi satıyorsunuz?" diye sorunca, bir an bile duralamadan, "Kim etini satıyormuş?" diyerek eteğini göbeğinin yukarılarına kadar açıp bacaklarını ve bedeninin odağını göstermiş, "Buyur, bak işte, her şey olduğu gibi duruyor yerinde. Satılabilse de satmazdım ayrıca: bir dirhem et bin ayıbı örter!" demişti.
- Ben onların ellerini sıkarsam, şehitlerimin kemikleri sızlamaz mı?
- “En geri toplumlar gibi en ileri toplumlar da zaman zaman başlarına öyle uçuk adamlar getirirler ki şaşırıp kalırsınız. Adamın ne edimlerinde en ufak bir tutarlılık vardır, ne söylemlerinde. "Bunca kişi nasıl seçti bu adamı?"dersiniz. Okumuş, yazmış, çevresinde tutarlı, bilinçli, örnek yurttaşlar diye bildiğiniz kişilerin de kahvede iki el pişpirik bile oynamak istemeyecekleri bir adama oy vermiş olmalarını usunuza sığdıramazsınız.”
- Yükseliyorsun,yükseliyorsun Amedee,ama benim gözümde yükselmiyorsun!
--reklam--
Golyan Devrimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
iç olmayan bir ülkenin, hiç olmayan insanlarını ve başlarından geçen çok tanıdık olayları anlatıyor Tahsin Yücel... Bir Ütopya diyebiliriz. Hayristan denen bir ülkenin siyasilerini, gazetecilerini, iş adamlarını, orospularını, miras kavgalarını ve sosyal hayatını okurken aslında bize hiç yabancı gelmeyen bir ülke olduğunu göreceksiniz :) (Batuuuu)
Tahsin Yücel'in ikinci okuduğum kitabı Golyan Devrimi oldu. Bu kitabı Bıyık Söylencesi kitabından daha çok beğendim. Kitap öykü diye geçiyor ama kitabın bütünü birbiriyle bağlantılı olduğu için roman olarak düşünmek bana daha doğru geldi. Neden öykü dendiğine bir anlam veremedim ( bunu bilenler bana da anlatsınlar ). Gelelim kitabın konusuna; kitap Hayristan Cumhuriyet'inde olan olayları anlatıyor. Bu cumhuriyetin nasıl kurulduğu, sonrasında değişen hükümetleri, gazeteleri, ünlü köşe yazarları, bakanları, genelevleri....tek tek anlatılıyor. Anlatılırken hükümetlerle birlikte değişen düzen de aktarılıyor. Okurken olaylar size çok ama çok tanıdık gelebilir. Ama aklınıza bir şey gelmesin çünkü burası Hayristan Cumhuriyeti. Yazarın dili sade, kalemi de akıcı olunca, rahat okunan kitaplar arasına giriyor. Bu yönüyle sizlere de okumanızı tavsiye ederim. (Fatoş Kesici)
Golyan Devrimi 20.01.2020 Yazarın Hayristan Cumhuriyeti sınırları içerisinde anlattığı on dört farklı öykü tek bir roman hissini vermekte.Ülke vatandaşlarının içinde bulunduğu şartlar, yönetim, politika,medya,eğitim vb.konularının idare şekli sizi oldukça şaşırtacak ve haritada ülkenin yerini arayıp bulamadığınızda hayali bir ülke olduğu için(!) sevineceksiniz. Özelikle üniversite camiasının durumu ve kitap yazımına dair düşünceler çok hoşuma gitti. Son hikayeye kadar Golyan anlamını merak ettim ve öğrendiğim deney oldukça şaşırttı. Yükseliyorsun,yükseliyorsun Amedee,ama benim gözümde yükselmiyorsun! (Kâri Civil)
--reklam--
Golyan Devrimi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Tahsin Yücel - Golyan Devrimi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Golyan Devrimi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Tahsin Yücel Kimdir?
Hayatı Kunduracı olan Ahment Yücel'le Nuriye Münevver Hanım'ın oğludur. İlköğrenimini Elbistan Gazi Paşa İlkokulu'nda tamamladıktan sonra 1945'te İstanbul'a gelmiştir. 1953'te Galatasaray Lisesi'ni, 1960'da da İÜEF Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi.
Fakülteyi bitirdikten sonra, İstanbul'da kalmayı tercih etti ve 1969'da doktorluk, 1972'de doçentlik, 1978'de de profesörlük ünvanlarını aldı. 2000 yılında emekliliğe ayrıldı.
Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı. İlk öyküsü olan ¨Dert Çok, Hemdert Yok!¨, bir derlemede (Yeni Hikâyeler 1950) yayımlandı. Daha sonraları Varlık, Seçilmiş Hikâyeler, Yeryüzü, Beraber ve Mavi gibi dergilerde öyküleri yayımlanmaya devam etti. Bu dönemlerde; kullandığı yalın dil, kullandığı modern sözcükler, Anadolu insanına yaklaşımındaki tutarlılık ve anlatımındaki ustalık dikkat çekti. Behçet Necatigil gibi isimlerden yorumlar aldı.
Uçan Daireler, Haney Yaşamalı ve Düşlerin Ölümü adlı öykü kitaplarını yayımlayarak kariyerine devam eden Yücel, bu kitaplarda kendi geçmişinden bazı öğeler kullandı. Bunları ele alırken oldukça karamsardı; ancak daha sonraları bunu dönemin akımlarından etkilenerek yaptığını belirtmiştir. Bu kitaplarla daha çok tanınmaya başladı.
1970'li yıllara gelindiğinde, öncelikle "Yaşadıktan Sonra" ve "Dönüşüm" kitaplarıyla, daha sonra da "Vatandaş ve Ben" ve "Öteki" kitaplarıyla tarzında bir değişiklik gözlemlendi; daha derin kişilikler yaratıp, ¨çevreyle¨ daha az ilgilenmeye başladı. Bu kitaplarıyla karışık yorumlar alan Yücel, kariyerine Komşular adlı kitabıyla devam etti. Bu kitabın konusu, diğerlerinden farklı olarak, insanların politika hakkındaki görüşlerinin eleştirisiydi Fethi Naci, bu kitabındaki bir öyküsünü bir başyapıt olarak değerlendirdi.
Tahsin Yücel aynı zamanda bir romancıdır. Romanları (Peygamberin Son Beş Günü, Mutfak Çıkmazı, Bıyık Söylencesi) genel anlamda, halka karşı ironik eleştiriler barındırır. Bunlardan Peygamberin Son Beş Günü fazla solcu bulunduğundan dolayı politik anlamda da eleştiriler almıştır. Öykü ve roman dışındaki eserlerine bakıldığında, Yazın, Gene Yazın ve Tartışmalar adlarında iki deneme kitabı görülür. Bunlardan ilki, genellikle kendi hayatından alıntılar içerirken, ikincisi, dilsel konuları alan polemikleri konu alır. Aynı zamanda, Türkiye'ye göstergebilimi tanıttığı çalışmaları da vardır. Yurtiçi ve yurtdışında ses getiren yazınsal incelemelerinin yanı sıra, hatrı sayılır çevirileri de vardır. Öykülerinden bazıları, İsveççe ve Fransızca'ya çevrilmiştir.
--reklam--
Tahsin Yücel Kitapları - Eserleri
- Kumru ile Kumru
- Gökdelen
- Peygamberin Son Beş Günü
- Yalan
- Mutfak Çıkmazı
- Bıyık Söylencesi
- Sonuncu
- Vatandaş
- Komşular
- Golyan Devrimi
- La Fontaine Masalları
- Haney Yaşamalı
- Salaklık Üstüne Deneme
- Aykırı Öyküler
- Gün Ne Günü?
- Kimim Ben?
- Anadolu Masalları
- Dil Devrimi ve Sonuçları
- Yazın, Gene Yazın
- Yazın ve Yaşam
- Kendine Doğru Yolculuk
- Yüz ve Söz
- Ben ve Öteki
- Yapısalcılık
- Göstergeler
- Eleştiri Kuramları
- Alıntılar
- Yazının Sınırları
- Tartışmalar
- Dönüşüm
- Türkçenin Kurtuluş Savaşı
- Ayna
- Görünmez Adam - Tahsin Yücel Kitabı
- Anlatı Yerlemleri
- İnsan Yazdığı Şeydir
- Uçan Daireler
- Söylemlerin İçinden
- Anadolu Masalları
- Peygamberin Son Beş Günü
- Düşlerin Ölümü
- Meyvecilik Bilgisi
- İnsanlık Güldürüsü'de Yüzler ve Bildiriler
- Yapısalcılık
--reklam--
Tahsin Yücel Alıntıları - Sözleri
- “ İnsanların insanlara sonradan taktıkları adların kağıt üstündeki adlardan çok daha güçlü ve çok daha uzun ömürlü olduğunu anlattı ona. Kağıt üstündeki ad kağıt üstündedir diye daha güçlü ve kapsamlı sanılırdı, ama yasal bir addı yalnızca, insanların taktığı ya da benimsediği adsa kişinin tüm yaşamıyla özdeşleşirdi. “ (Bıyık Söylencesi)
- Gül bakalım, gül gülebildiğince! Hiç çekinme, bu gülmeler ne kızdırır, ne de şaşırtır beni. Bilirim, başka türlüsü beklenmez sizlerden: her zaman, her yerde böylesiniz: olduğu gibi görmek istemezsiniz hiçbir şeyi, kendi küçük dünyanıza sığmadı mı her şeyi gülünç bulursunuz. (Vatandaş)
- “Birim dolar, kural serbest pazar olduktan sonra, İzmir’e pasaportla gitsek kıyamet mi kopardı?” denilebilir. Yakındır, ağızdan dolma dâhilerimiz oraya da gelirler. Fikir Adamı 23.8.1994 (Alıntılar)
- Yoksullukta çok yaşamıştı Divitoğlu, ama bu boşlukta yaşayamıyordu. (Mutfak Çıkmazı)
- "Türkiye özgür bir ülke, bir demokrasi cenneti," dedi: "Her şeyini satabilir, donunu bile." (Gökdelen)
- “Su, ne tadın, ne rengin, ne kokun var, anlatılamazsın, tadılırsın yalnız, anlaşılamazsın. Yaşam için zorunlu değilsin, yaşamsın. Duyularla açıklanması olanaksız bir hazla işlersin içimize. Tüm güçler de seninle birlikte varlığımıza dolar. Senin yüceliğin sonucu, yüreğimizin tüm kurumuş pınarları yeniden gürülder içimizde.” (Kimim Ben?)
--reklam--
- Şu gökyüzünün altında hiçbir şey yeni olmadığına göre, en iyisi okurlara "güzel ve anlamlı alıntı demetleri" sunmaktı. (Golyan Devrimi)
- “.., bir yandan, bilgi ve ölçüyü yadsımak pahasına, herkes ülke tarihini kendi paşa gönlüne göre yazmaya kalkıyor, bir yandan da belleksiz bir toplum olduğumuz söyleniyor. Bilgiye bu denli kararlı bir biçimde sırt çevirenler insanda bellek mi bırakır?” (Salaklık Üstüne Deneme)
- İnsanlar kafamı çok karıştırdı: yeryüzünde işim ne, bilemiyorum, şu yaşadığımız yaşama bir anlam veremiyorum, insanların çoğu davranışlarına akıl erdirmekte güçlük çekiyorum. (Yalan)
- Hep dönmüş kendi çevresinde, yaşamı boyunca yaptığı gibi (Peygamberin Son Beş Günü)
- “Türkiye özgür bir ülke, bir demokrasi cenneti,” dedi: “Her şeyini satabilir, donunu bile.” (Gökdelen)
- "Uçmak için kuş olmak gerekmiyor Küçük sevinçler olsun yeter" (Alıntılar)
- Hz. Ali ne güzel söylemiş ; "Kalbiniz üç şeyin evi olsun, İmanın, ümidin, aşkın... (Alıntılar)
--reklam--
- dilimde ve düşüncemde çağıma tutsak etme beni, ama ondan çok da uzak düşürme. (Yazın, Gene Yazın)
- Hiçbir yeni sözcük öyle bir çırpıda,TDK önerdi ya da ünlü bir yazar yazılarında kullandı diye benimsenmemiştir.Her birey kendi gereksinimlerini,kendi yönelimlerini izler bu konuda. (Dil Devrimi ve Sonuçları)
- -Neden kitap okuyorsun? -Olduğum yerden başka yerde olmak için. (Kumru ile Kumru)
- "Dünyaya gelen çocuk sayılmaz bir kalabalıktır, yaşam erkenden tek bir bireye, ortaya çıkan ve ölen kişiye indirger onu." (Mutfak Çıkmazı)
- Adına yaraşır bir romanı, bir öyküyü ya da bir şiiri bitirdiğimizde düş ve düşünce dağarcığımıza bir şeyler eklenir ister istemez, kendimize ve dünyaya ilişkin duygu ve bilgilerimize yeni öğeler eklenir. (Kimim Ben?)
- Kesintisiz bir borç benimki: Yalnızca ödenir, hiçbir zaman tükenmez. (Görünmez Adam - Tahsin Yücel Kitabı)
- Bilgiye bu denli kararlı bir biçimde sırt çevirenler insanda bellek mi bırakır ? (Salaklık Üstüne Deneme)
Yorumlar
0 yorum