Kitap Künyesi
Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar
Yayın Evi: Özgür Yayınları
İSBN: 9789754473636
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Gönül Ticareti Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gönül Ticareti, popüler yazınımızın sevilerek okunan yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın öykülerini derleyen kitabıdır. Romanlarıyla geniş okur kitlelerine seslenen Gürpınar, öykülerinde de usta bir anlatıcı kimliği gösterir. Gönül Ticareti’nde, bütün roman ve öykülerinde olduğu gibi, zamanının yaşamından sahneler, okurları “daha yüksek bir felsefeye ulaştıracak” bir yaşam dersi vermek amacıyla kimi zaman hüzünlendirerek, kimi zaman da güldürerek anlatılır. Öykülerde, toplumdaki hemen her tipin bir karşılığı vardır ve bu tiplerin içinde yaşadığı toplumsal çevreler, mekânlar, evler, sokaklar bütün ayrıntılarıyla canlı, renkli ve gerçekçi bir anlayışla çizilmiştir.
Hüseyin Rahmi’nin dili, ne yazık ki günümüz gençliğinin anlayamayacağı oranda eskimiştir. Bundan dolayı Gönül Ticareti’nin dili, anlatımına elden geldiğince dokunulmayarak günümüz diline uyarlanmış; metinde geçen, zamanın yaşamıyla ilgili kimi kavramlar, eşyalar, görenekler ve benzeri özellikler, dipnotlarıyla açıklanmıştır.
--reklam--
Gönül Ticareti Alıntıları - Sözleri
- Bir kedinin, bir bilginin, bir cihangirin, bir cihanın batışı aynı yaratılış kanununa tabidir.
- Aklın delmeye uğraştığı karanlıkları delinin keskin zekası çoktan yırtmıştır.
- Dünyada kötülerin fenalıklarına karşı kefaret olan iyilerin varlıklarıda inkar edilemez. Yoksa bu alem büsbütün tahammül edilemez bir hıyanet, bir anarşi dünyası olurdu.
- Aşk bir çingene çocuğudur, asla, asla kural tanımaz.
- Hayatın her nefesi hissedilmez birer dönüşüm adımıdır.
- Güzellik ve zekanın birleşmiş olduğu bir kadınla evlenmeye kimse özenmesin.
- Şimdi medeniyetle vahşetin arasındayız. Her iki uç birleştiği zaman medeniyette mi çok ilerlemiş; hayvanlığa mı daha yaklaşmış olduğumuzu anlayacağız.
- Bir kadını sevmek o kadın üzerinde bazı haklara sahip olmak için bir sebep sayılıyorsa kadının nefreti de ondan ayrılmak mazeretini gerektirecek kanuni bir lüzum olarak görülmelidir... Hep bu ışığa doğru gidiyoruz. Fakat bu olgunluğa erinceye kadar şehit vereceğimiz kadınların sayıları mezarlıkları dolduracaktır. (‘Uçurumun Kenarında’ öyküsü)
- Gönüldür bu efendim, sevemez mi? Tabiatta sempati, antipati yok mu? Sinirlerimizi, cinsin cinse karşı duyduğu akıl ermez çekim kuvvetini biz kendimiz mi yaratıyoruz?
- Delilik, akıl emniyet supapı patladıktan sonra fayrap etmiş bir dehanın vasfıdır.
- Zannederim ki kendini insaflı zanneden bir insan, hayat yolunun her adımında bu gibi kederlerden ileri gelen vicdanın sesini daima duysa o adam medeni toplum içinde yaşayamaz.
- Kanun bir kılıçtır. Onu kullanacak el ister. Halk içinde yaşı, aklı, kültürü bu işe erer, bu eskirime idmanlı kaç kişi bulunur.
- "Kanunun satırları erkek kafasına göre kadına karşı yorumlanır."
- Niçin bu cinayetler bu kadar sık oluyor? Çünkü katil hafif bir cezayla, yahut da cezasız kurtulacağından emindir.
--reklam--
Gönül Ticareti İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın benim için yeri gerçekten çok özel. Anlatımına, kaleminin güzelliğine, zekasına gerçekten hayranım. Kadın erkek ilişkilerini, aile içi ilişkileri o kadar güzel anlatıyor ki sanki günümüzde yazılmış gibi okuyorum. Özellikle bu öyküleri kadınlarla ilgili düşünceleri, kadınların sırf kadın olduğu için yaşadığı sıkıntıları öyle güzel bi dille ifade ediyor ki insan hayran kalıyor. Bi erkek gözünden anlatılması hele bi yazar olmasının yanı sıra iyi de bi gözlemci olduğunu gösteriyor. Aylık okumalarıma mutlaka bi kitabını ekliyorum. Hatta en büyük korkum tüm kitaplarını bitirmek ama okumadan da duramıyorum. Mutlaka tanışılması gereken bi yazarımız olduğunu düşünüyorum... (Burcu)
Gönül Ticareti- Hüseyin Rahmi Gürpınar: Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın okuduğum bütün kitaplarını gerçekten çok seviyorum, normalde Gönül Ticareti'nin incelemesini yapmayı düşünmüyordum öykü kitabıdır, okurken keyif alırım geçerim diyordum ama asla öyle bir etki bırakmadı bende. Ya öykü kitabı dediğin şeyin içinde bir tane de olsa sıradan, beğenilmeyen bir öykü bulunur. İlk defa bu kadar kusursuzunu okudum. İçindeki her bir öykü müthiş yazılmış. Genel olarak yazarımız kadın hakları, cinayet, yargılama ve gönül işleri üzerine yoğunlaşmış ve o kadar güzel bir şey ortaya çıkmış ki... Hüseyin Rahmi bütün kitaplarında 'medeniyet' kavramına ve bunun gerekliliğine değiniyor, bu kavramı kadın hakları ve cinayetleriyle harmanlıyor bu kitabında. Ve bir adam olarak yıl daha 1900 bile değilken bu tarz şeyleri yazması, anlatması ne kadar mükemmel bir yazara sahip olduğumuzu gösteriyor bize. Lütfen değerini bilelim, okuyalım, okutalım Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kitaplarını... İyi okumalar... "Niçin bu cinayetler bu kadar sık oluyor? Çünkü katil hafif bir cezayla, yahut da cezasız kurtulacağından emindir." (Ebrus.)
Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan içinde 11 tane öykünün bulunduğu ilginç bir kitap. Birkaç saat süren yolumda arkadaşım oldu. Eski İstanbul'da yaşanmış bir kaç tane ilginç öykü. Öyküler genelde birbirinden memnun olmayan karı kocalar, kocasını aldatan kadınlar üzerine. Ben pek fazla sevmedim Tımarhane ve Kırço dışında, onlar güzeldi. Ama dileğen okuyabilir. (Ali Çalar)
--reklam--
Gönül Ticareti PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar - Gönül Ticareti kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gönül Ticareti PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.
1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.
Edebiyat hayatı
Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_Rahmi_Gürpınar
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitapları - Eserleri
- Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
- Gulyabani
- Efsuncu Baba
- Mürebbiye
- Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür
- Şık
- Şıpsevdi
- Hazan Bülbülü
- Melek Sanmıştım Şeytanı
- Hakka Sığındık
- Gulyabani - Gönül Ticareti
- İki Hödüğün Seyahati
- Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
- Ben Deli miyim?
- Cadı
- Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı
- Kadınlar Vaizi
- Gönül Ticareti
- İffet
- Sevda Peşinde
- Kesik Baş
- Mürebbiye - Şeytan İşi
- Şeytan İşi
- Deli Filozof
- Meyhanede Kadınlar
- Dirilen İskelet
- Kaderin Cilvesi
- Utanmaz Adam
- Nimetşinas
- Tesadüf
- Boşanmış Kadın
- Hayattan Sayfalar
- Öldüren Öpücük
- Kokotlar Mektebi
- Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı
- Mezarından Kalkan Şehit
- Cehennemlik
- Ölüm Bir Kurtuluş Mudur?
- İnsan Önce Maymun muydu?
- Acı Gülüş
- Ölüler Yaşıyorlar mı?
- Can Pazarı
- Toraman
- Metres
- Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka
- Billur Kalp
- Eşkıya İninde
- Bir Sevda Denklemi
- Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı
- Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
- Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?
- Tünelden İlk Çıkış
- Nimetşinas - Toraman
- İmrenilecek Bir Ölüm
- Namuslu Kokotlar
- Kesik Baş - Utanmaz Adam
- Kesik Baş - Ölüm Bir Kurtuluş mudur?
- Efsuncu Baba - Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür
- Tesadüf - Muhabbet Tılsımı
- Eşkiya İninde / İki Damla Yaş
- Kadın Erkekleşince
- Aşk Batağı
- Namusla Açlık Meselesi
- Cadı Çarpıyor - Şakavet-i Edebiyye
- Gulyabani
- Eti Senin Kemiği Benim
- Son Arzu - Tokuşan Kafalar
- Gazetecilikte İlk Yazılarım
- Tesadüf / Şeytan İşi
- Gazetecilikte Son Yazılarım 3
- Gazetecilikte Son Yazılarım 2
- Şehirde Bir Şekavet
- Tutuşmuş Gönüller
- Son Arzu
- Gazetecilikte Son Yazılarım 1
- Muhabbet Tılsımı
- Gazetecilikte Son Yazılarım 4
- Mezarından Kalkan Şehit
- Nimetşinas - Hakk'a Sığındık - Meyhanede Kadınlar
- Salgından Allah'a Sığındık
- Çocuk Yüreklerde Seçme Öyküler
- Çocuk Yüreklerde Gulyabani
- Sanat ve Edebiyat
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Alıntıları - Sözleri
- - Kocasını şiddetle seven bir kadın için mutlu olmasın? - Bir taraflı muhabbetlerden çoğunlukla felaketler doğar. Oğlan onu sevmedikten sonra geçim olur mu? (Kadın Erkekleşince)
- Saçı uzun aklı kısa hükmüyle alnımıza birer ahmaklık damgası vurmuşlar, bu uğursuz etiketin altında insanlığımız unutulup gidiyor. (Kadınlar Vaizi)
- "Zaten aileler içinde ne kadar fasit ve münasebetsiz olursa olsun hep kadının dediği olur. Erkeğin amirliği laftan ibarettir." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
- İnsan insanın aynasıdır derler. (Hazan Bülbülü)
- Acı bir tecrübenin verdiği uğursuz bir netice ile söylüyorum ki güzellikle zekânın birleşmiş olduğu bir kadınla evlenmeye kimse özenmesin. (Öldüren Öpücük)
- Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarmak kuvvetini haizdir. Haiz: sahip, malik (Şıpsevdi)
- Bir kadının gönlüne cidden sahip ve hakim olamadıktan sonra onu zorla,baskıyla kendinize boyun eğdirmiş görünmekte ne lezzet bulunur? (Sevda Peşinde)
- - "Bana bir kelime yalan söylemenin ne büyük bir cinayet olduğunu anlayabilsen." (Tesadüf)
- insan yasak edildiği şeye şiddetle düşkün oluyor .. (Melek Sanmıştım Şeytanı)
- Hayriye hanım:"Zaman pek tuhaf oldu.Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar.Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar.Bu vakitte sinir herkeste var.Akıllısında da delisinde de.Ne işitirsen,ne görürsen ha evet efendim pekâlâ diyeceksin.Âlâ âlâ,hep aliyülâlâ.Fakat insaf ediniz.Âlâ denecek ortada ne var? Bu kıtlık mı âlâ.Evlatlar analarını babalarını öldürüyorlar o mu âlâ ?" (Mürebbiye - Şeytan İşi)
- Kadın ölümle susturuluyor. Ne olduğu anlaşılmaya kalkışılmayan yara toprakla örtülüyor. Bu irinin binlerce benzeri toplum hayatında cerahatlerini saçıp duruyor. Kadın niçin gönlünü kocasından alıp da başkasına veriyor? Bu «fantazya» hercailiği midir? Yoksa bünyenin, ruhun yenilmez bir sempati, antipati zorlaması mıdır? (Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı)
- "Köpek yestehlemekle deniz mundar olmaz." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
- — Tayfur, yolumdan çekil... — Hangi yolundan ulan? Yollar belediyenindir. (İnsan Önce Maymun muydu?)
- Kanın temizleyemeyeceği hiçbir leke yoktur (Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı)
- Vücudu yıprandıran şeylerin başlıcası gam, keder, üzüntü... (Cehennemlik)
- Her zaman bela bize gelmez, bazı bazı gidip onu buluruz. (Can Pazarı)
- Ziyade kabzedemem rızkımı mukadderden "Rızkımı kaderimin bana verdiğinden fazla alamam." (Gazetecilikte Son Yazılarım 2)
- her ferdin ölümü kendi için bir kıyamet demektir (Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç)
- "Ömür denilen şey sürekli değişimden ibaret. İhtiyarlık bir kere insanın yakasına çökerse artık geçmiş ola..." (Hazan Bülbülü)
- Hiçbir hususta gerçekleri gizlemekle mutluluğu temin etmek mümkün olamaz. (Sevda Peşinde)
Yorumlar
0 yorum