Kitap Künyesi
Yazar: Muhammed Emin Yıldırım
Yayın Evi: Siyer Yayınları
İSBN: 9786052375600
Sayfa Sayısı: 160
Görev ve Yetkileri Açısından Hz. Peygamber Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
'Her tanıyan bilir, ama her bilen tanımayabilir.'' Biz bu ifadeyi, Efendimiz (sas) karşısındaki durumumuz için de söyleyebiliriz. Bugün iki milyara yakın İslam ailesinin kaç ferdi gerçekten Peygamber Efendimiz'i hakkıyla tanıyor Bunun hesabını yapmamız zor ama şunu iyi biliyoruz ki bu koca ailenin her ferdi onu (sas) bilmektir. O'nu (sas) bilenler çoğunlukta, ama tanıyanların o çoğunlukta olduğunu ne yazik ki söyleyemiyoruz.
Hz. Peygamber'i (sas) bilenler O'nun (sas) ne zaman doğduğunu, ne zaman vefat ettiğini, savaşlarını çocuklarının isimlerini, hanımlarını, hicretini, miracını ve daha onlarca şeyi biliyorlar. çok gariptir, bu bilinenlerin çoğunu belki daha fazlasını Mekke'de ona (sas) karşı çıkanlar da biliyorlardı. Herhalde Hz. Peygamber'in (sas) amcası Ebû Leheb bizden daha çok Peygamberin bu bilgilerine, hatta doğumu ve çocukluğu devresinin nice hadiselerinin bilgisine sahip idi. Yine o gün Mekke'de nice isimler bu tarz bilgileri biliyorlardı. Ama onlar, o yüce ruhu tanıyamadılar, tanıyamadıkları içinde tam anlamı ile tabi olamadılar ve ona (sas) karşı oldular. İşte bundan dolayı diyoruz ki bilmek yalnız başına yeterli değil, o bilginin marifete, yani gerçek manada tanımaya dönüşüp, bazı güzelliklerin hayatlara hâkim olmasına vesile olmalıdır.
Görev ve Yetkileri Açısından Hz. Peygamber Alıntıları - Sözleri
- 1. Öğren ki inanabilesin. 2. İnan ki inandırabilesin. 3. Yaşa ki yaşatabilesin. 4. Karşılık bekleme ki karşılık bulasın. 5. Neticeyi Allah'a bırak ki haddi aşmayasın.
- Çok konuşuyoruz, çok şeyler söylüyoruz ama gelin görün ki söylediklerimizin birçoğunu yaşamıyor, yaşama noktasında gayret ortaya koymuyoruz. Hayatlarımızda bir tutarlılık, bütünlük olmadığı içindir ki muhataplarımızda bir güven iklimi oluşturamıyor, söylenen sözler uçup gidiyor, yere yani hayata olumlu yansımaları ne yazık ki istenilen düzeye bir türlü varılamıyor. İşte bundan dolayı tebliğ ve davet adamı buna çok dikkat etmeli, özelikle yaşadığını söylemeli, söylediğini yaşamalıdır.
- "Efendimiz'in (ﷺ) siyeri, yaşadığı hayatı Kur'ân 'ın bir tefsiri yani Kur-an’ın bir açıklamasıdır."
- 1.Hz. Peygamber(ﷺ) Kur-an’ı Kerim 'i yine Kur-an ile tefsir ederdi. 2.Hz. Peygamber(ﷺ)Kur-an’ı Kerim' de var olan bazı kapalı hükümleri açıklar, daha anlaşılır kılardı. 3.Hz. Peygamber(ﷺ)vaaz edilen hükümleri te'kid(pekiştirme) eder, iyice sağlamlaştırırdı. 4.Hz. Peygamber(ﷺ)umumi hükümleri tahsis eder, yani genel hükümleri özelleştirirdi. 5.Hz. Peygamber(ﷺ)mutlak lafızları takyid eder, yani kayıt altına alırdı. 6.Hz. Peygamber(ﷺ)müşkili (anlaşılması zor olan şeyleri) tavzih eder, yani açıklardı. 7.Hz. Peygamber(ﷺ)mübhemi (kapalı olanı) beyan eder, açıklardı. 8.Hz. Peygamber(ﷺ)teoriyi pratiğe çevirerek ameli olarak açıklama yapardı. 9.Hz. Peygamber(ﷺ)bir takım luğavi izahlarda bulunarak açıklamalar yapardı. 10.Hz. Peygamber(ﷺ)bir takım vasıfları belirterek açıklamalarda bulunurdu. 11.Hz. Peygamber(ﷺ)bazı ayetleri muhataplara meseller getirerek veya geçmiş ümmetlerden kıssalar anlatarak açıklardı.
- Bilen sadece haberdar olur, tanıyan ise tanıdığını sevmeye başlar. Bilen sadece malumat sahibi olur, tanıyan ise o malumatları marifete, dolayısı ile bir sevdaya taşımış olur. Bilen sadece bilgisi ile yetinir, tanıyan o bildiği değerler yolunda elimden gelen her türlü gayreti ortaya koyar.
- Kur'an-ı Kerim, ilim kökünden türeyen 750 kullanıma içerisinde yer vermektedir. Bu kadar yoğunlukta bir kullanımın Kur'an'da olmasının en temel sebebi Kur'an'ın ilmi ne kadar önemsediğini göstermektedir.
- Tebliğ, 23 yıllık nübüvvet süresince Hz. Peygamber'in (sas) hayatından bir an olsun çıkarmadığı en önemli sünnettir. Tebliğ, bir Kur'ân cemaati olan sahâbenin en büyük sevdası, en ağır görevi ve Hz. Peygamber'den devraldıkları en değerli nebevî miraslarıdır. Tebliğ, bütün Müslümanların kabiliyet, mizaç ve hålleri çerçevesinde yerine getirmekle mükellef oldukları en temel vazifelerindendir.
- 'Her tanıyan bilir,ama her bilen tanıyamayabilir.' Bilen sadece haberdar olur, tanıyan ise tanıdığını sevmeye başlar. Bilen sadece malumat sahibi olur, tanıyan ise o malumatları marifete, dolayısı ile bir sevdaya taşımış olur. Bilen sadece bilgisi ile yetinir, tanıyan o bildiği değerler yolunda elinden gelen her türlü gayreti ortaya koyar.
- Onların (peygamberlerin) görevlerini bilmek, bir yönü ile peygamberlerden neyi alacağımızı bilmek, neyle sorumlu olduğumuzun farkına varmaktır.
- Bu önemli tebliğ sürecinin nasıl yürütüleceği konusunda şunlara dikkat etmek gerekir: • Önce marifet, sonra muhabbet, sonra merhamet, sonra tebliğ • Önce ihsan şuuru, sonra ihlas bilinci, sonra istigna duygusu, sonra tebliğ • Önce temsil, sonra tertip, sonra tedric, sonra tebliğ • Önce hamiyet, sonra hassasiyet, sonra heybet, sonra tebliğ • Önce muhatabın tanınması, sonra mekanın anlaşıl ması, sonra vasıtaların belirlenmesi, sonra tebliğ
- Kuran-ı Kerim ilim kökünden türeyen 750 kullanıma içerisinde yer vermektedir. Bu kadar yoğunlukta bir kullanımın Kuran'da olmasının en temel sebebi Kuran'ın ilmi ne kadar önemsediğini göstermektedir.
- Öğren ki inanabilesin İnan ki inandırabilesin Yaşa ki yaşatabilesin Karşılık bekleme ki karşılık bulasın Neticeyi Allah’a bırak ki haddi aşmayasın.
- Imrân bin Husayn 'ın içlerinde bulunduğu bir cemaatte adamın biri: "Bize Kur'an dışında başka bir şey anlatmayın. Ne de olsa o mübin bir kitaptır ve ne arasak onda vardır. Bundan dolayı biz, Kuran'dan başka bir şey tanımayız!" dedi. Bu sözleri duyan İmrân bin Husayn o adama şöyle dedi: "Sen ne ahmak adamsın böyle! Söyle bakalım Kur'an'ın hangi ayetinde yazıyor öğle namazının dört rekat olduğu, hangi ayetinde yazıyor kıraatin sabah, akşam, yatsı da cehri (açıktan) ; öğle ve ikindi sırri (gizli) olduğu..." sayıyor sayıyor, onlarca şey söylüyor. Sonra diyor ki: "Bunlar Kur'an'ın müphem yani kapalı meseleleridir onları ancak Resulullah (ﷺ)tebyin etmiş, açıklamıştır ve hayatı ile tatbik edip bizlere göstermiştir."
- Özellikle Kuran'ın ilk muhatapları olan Efendimiz(sav) ve sahâbe için Kuran'ın lafız ve mana itibarı ile herhangi bir kapalılığı söz konusu değildir. Onlar gelen ayetlere "ne diyor/ne söylüyor?" sorusunu sormak zorunda kalmıyorlardı. Çünkü Kuran onlar için apaçıktı ve onlar hemen bunu anlıyorlardı. Ama iş, söylenen mesajların nasıl tatbik edileceğine gelince işte o yol rehbersiz yürünecek bir yol değildi. Nasıl sorusunu Efendimiz, Cebrail'e sormalı, sahâbe Efendimiz'e sormalı, elbette sonradan gelenler de bu nebevî mirasa sormalıdırlar.
- Her tanıyan bilir; ama her bilen tanıyamayabilir.
Görev ve Yetkileri Açısından Hz. Peygamber İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Her tanıyan bilir, ama her bilen tanımayabilir." ifadesinden yola çıkarak efendimiz'i (sav) tam manasıyla tanıyamadığımızı vurguluyor Muhammed Hoca. Efendim'izi tanımak onun geçmiş bilgilerine sahip olmakla yeterli olsaydı Ebû Leheb onu hepimizden iyi tanıyordu. Bu yalnız bilmektir. Ruhunu tanıyamadığı için Efendimiz'e as. bîat etmedi. Bizler ne kadar tanıyor, daha vehmi ne kadar biliyoruz?.. Kitapta sade ve etkileyici bir üslupla Efendimiz'in Tebliğ sürecinin sistematik ve zekaüstü yöntemleri anlatılıyor. O ki, asv. İslam'ı kişiye uyarlamıyor fakat muhatabını çok iyi tanıyıp onun inanç zeminine göre bir tebliğ üslubu geliştiriyor. Temel ölçü șu: "Muhatab Mükerrem, Mesaj mükemmel, Metod değişken." Hadis-ayet bağlamlarına sıkça rastladığımız bu kitapta ayetlerin nuzûl sebeplerini de öğreniyoruz. Hepsi bir bütünün parçası. Hz. Muhammmed'e (sav), islâm'a ve etkilerine hayran olmamak mümkün değil. Okumanızı tavsiye ediyorum. Esselâmı aleyküm. (Sinem Güven)
Kur'an-ı Kerim ayetlerini, emirlerini anlamak, idrak edebilmek için okunması gereken eserler arasında yer alıyor diyebilirim. Peygamber efendimizin görev ve sorumluluklarını kısa ve öz bir şekilde açıklamış. Peygamber efendimizin hayatından örnekler vererek; Kur'an-ı Kerim ayetleri, emir ve yasakları ile alakalı efendimizin ne tür uygulamalar, açıklamalar ve yorumlar getirdiğine değinilmiş. En önemlisi efendimiz (sav) kullanmış olduğu yöntem ve metotlar ifade edilerek aslında tüm bunların peygamberimizin kendi hayatı olduğu gözler önüne serilmiş. (Mehmet Şahin)
Muhammed Emin Yıldırım Hocamız kavramları, konuları anlatırken konuyu kolaylaştırmak için ortaya koyduğu 3 ya da 5 madde ile bilinir aynı şekilde bu kitapta da bu yöntem kullanılmış. Kitap 5 bölümden, tebyin, tebliğ, davet, talim ve tezkiye bolumlerinden, oluşmaktadır ve yine her bölüm kendi içinde kısımlara ayrılmakta. Gerçekten bölümler güzel bir akıcılıkla anlatılmış. Allah razi ola :) (aslınur)
Kitabın Yazarı Muhammed Emin Yıldırım Kimdir?
Muhammed Emin Yıldırım, 8 Mart 1973 yılında Erzurum’un Horasan ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlk, orta ve lise öğrenimini Erzurum'da tamamlayıp 1989 yılında İstanbul'a geldi.
Örgün eğitiminin yanında medreselerde Arapça ve Temel İslami İlimler alanlarında çeşitli dersler aldı.
M. Emin Yıldırım, 1999 yılından sonra 5 yıl Mısır’da İslami İlimler alanında çalışmalarda bulundu.
Muhammed Emin Yıldırım, Ekim 2010 yılında Siyer Vakfı’nı kurdu. Yıldırım, kuruluşunu 10 temel ilke üzerine oturttuğu Siyer Vakfı ile Hz. Muhammed’in (S.A.V) daha iyi bilinmesi, anlaşılması, tanınması, kavranması ve yaşanması için çalışmalarda bulunuyor.
Siyer alanında yapılan hizmetleri bir basamak daha yukarıya taşımak için Uluslararası Siyer Eğitim ve Araştırma Enstitüsünü kurdu.
Türkiye başta olmak üzere yurtiçi ve yurtdışında siyer ve sahabilere özel programlara konuşmacı olarak katıldı.
İhtisas alanı ile ilgili 200'ü aşkın TV ve Radyo programına katıldı ve sohbetleri yayınlandı.
Siyer Vakfı’nın, Siyer Dersleri, Siyer Mektebi, 82 İl 82 Sahabi, Samed Medresesi, Suffa Meclisleri, Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Yarışması projelerine katkılarda bulundu.
Siyer Vakfı’nın 2020 yılını (Hicri 1441) “Aile Yılı” olarak ilan etmesiyle “En Büyük Nimet Aile” serlevhası altında halka açık konferanslarına devam etmektedir.
15 yıl olarak planlanan siyer derslerinin ikinci bölümü Sîret-i Enbiyâ dersleri başlığı altında 100 ders boyunca Hz. Âdem’den Hz. İsa’ya kadar gelen tüm peygamberlerin hayatlarını anlatmaktadır.
“Cennet Bizim Evimizde” programları ile aile kurumunu bilinçlendirici programlara konuşmacı olarak katıldı.
Muhammed Emin Yıldırım’ın bugüne kadar Siyer Yayınları’ndan çıkan 60’a yakın kitabı bulunmaktadır.
Siyer, Siyer Araştırmaları ve Siyer Çocuk dergilerinde yazıları yayımlandı.
Halen kurucusu olduğu Siyer Vakfı'nda ve çeşitli televizyon, radyo programlarında muhtelif başlıklarda sohbetleri devam etmektedir.
Muhammed Emin Yıldırım, Nezahat Hanım ile evli olup 3 çocuk babasıdır.
Muhammed Emin Yıldırım Kitapları - Eserleri
- Nebevi Eğitim Modeli Darü'l Erkam
- Efendimiz'i Sahabe Gibi Sevmek
- Sahabeyi Nasıl Anlamalıyız?
- Hz. Hatice (Radiyallahu Anha)
- Arslan Pençesi / Hamaset Kahramanı Sa'd b. Ebi Vakkas
- Talha b. Ubeydullah; Şehidü'l Hayy / Yaşayan Şehit
- Efendimiz'in Havarisi ve İhlas
- Asr-ı Saadet'te Ticaret ve Tüccar Sahabiler
- İnsani İlişkilerde İlahi Ölçü
- Eminü'l-Ümme/Ümmetin emini Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a.)
- İbadetin Beyni Dua
- Suffa Meclisleri - Kur'an Dersleri
- İnsanlığın Kurtuluşu Hac Ömrün Bereketi Umre
- Hazreti Peygamber'in Albümü
- En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 1
- En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 2
- Siyer Dersleri
- Neden ve Nasıl Siyer Öğrenmeliyiz?
- Tarihi ve Sosyal Yapısıyla Siyer Coğrafyası
- Görev ve Yetkileri Açısından Hz. Peygamber
- Peygamberimin Arkadaşları
- Sahâbe Dersleri
- 101 Cevapla Kur'an Nedir?
- İlk Ev İlk Mabed İlk Mescid
- Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed
- Evlilik Ahlakı
- En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 4
- En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 3
- Aile Ahlakı
- Abdullah Olmak
- Sa'd B. Ebi Vakkas
- O'nu Tanımak Hayatı Tanımaktır
- Çocuk Yetiştirme Ahlakı
- Herkes İçin Siyer
- Herkes İçin Siyer
- Resullulah’ın Hutbeleri
- Sahabe İklimi
Muhammed Emin Yıldırım Alıntıları - Sözleri
- 1. Öğren ki inanabilesin. 2. İnan ki inandırabilesin. 3. Yaşa ki yaşatabilesin. 4. Karşılık bekleme ki karşılık bulasın. 5. Neticeyi Allah'a bırak ki haddi aşmayasın. (Görev ve Yetkileri Açısından Hz. Peygamber)
- Müslüman bir tüccarın her daim aklında, zihnin de, kalbinde olması gereken ilkeler. 1- Sağlam bir akidenin inşası 2- Ticari hukukun derinlemesine öğrenilmesi 3- Sadık ve salih dostların edinilmesi 4- Allah'ın, yapılan ticarete ortak edilmesi 5- Bir hakikat olan ölümün sürekli hatırda tutulması. (Asr-ı Saadet'te Ticaret ve Tüccar Sahabiler)
- “Biz kendi Peygamberimizin karşısında bile eğilmeyiz... O bize Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmemeyi öğretti!” (Herkes İçin Siyer)
- "Hak geldi batıl zail oldu. Muhakkak ki batıl zail olmaya, yok olup kaybolmaya mahkumdur. " (Sa'd B. Ebi Vakkas)
- Allah'ın değişmez yasaları vardır. Sünnetullah'ı vardır. Allah ancak o yasalara göre yardım ederdi. O yasaların başında gelen ilke şu idi: Önce siz bir beşer olarak, bir kul olarak elinizdeki tüm imkanları kullanarak Allah yolunda bir şeyler yapın. Siz size düşeni yapın ki, Allah’ın rahmet ve yardımı üzerinize yağsın. Siz bir Musa olun, Firavun'un saraylarını zorlayın, göreceksiniz ki Allah Kızıldeniz'i size yol yapacaktır. (Talha b. Ubeydullah; Şehidü'l Hayy / Yaşayan Şehit)
- Bilen sadece haberdar olur, tanıyan ise tanıdığını sevmeye başlar. Bilen sadece malumat sahibi olur, tanıyan ise o malumatları marifete, dolayısı ile bir sevdaya taşımış olur. Bilen sadece bilgisi ile yetinir, tanıyan o bildiği değerler yolunda elimden gelen her türlü gayreti ortaya koyar. (Görev ve Yetkileri Açısından Hz. Peygamber)
- Zihin dünyasındaki ölçü birimi yanlış olan, elbetteki önüne gelen her şeyi yanlış ölçüp,biçecektir. (Tarihi ve Sosyal Yapısıyla Siyer Coğrafyası)
- O; ilklerden, öncülerdendir. O, islam uğruna attığı ilk ok ile ilk kan akıtan ve kendisine atılan ok ile ilk kanı akıtılandır. O, cennetle müjdelenmiş aşere-i mübaşeredendir. O, uhud günü Efendimizin: " at sa'd! Anam babam sana feda olsun." Dediği aslan parçasıdır. O , dört ayrı ayetin sebebi nüzuluna vesile olandır. Hepsinden öte o, medine sokaklarında efendimizin kendisine hayranlıkla bakarak: "kimin böyle dayısı var , gösterin bakalım!" Diye gururlandığı hamiyet kahramanıdır. Allah ebeden razı olsun (aminnn) (Sa'd B. Ebi Vakkas)
- "Vallahi! Muhammed ancak sizi hayra ve iyiliğe götürür." (Hz. Hatice (Radiyallahu Anha))
- Allah (cc) eş-Şehid' tir. Görünen ve görülmeyen, aleni olan veya sırlarla perdelenmiş olan, açık ya da gizli olan;her ne var ise hepsini bilendir. Şehid; şahit kelimesinin mübalağa ile ifade edilen bir ismidir. (Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed)
- "Ey İman edenler! Kendinizi ve Ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında acımasız, güçlü, ALLAH'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yerine getiren Melekleri vardır." (Tahrîm, 66/6) (Çocuk Yetiştirme Ahlakı)
- "Allah'ım! Biraz sonra harp başlayacak, ben de Sad'ın istediği gibi güçlü bir düşman askeri karşıma istiyorum. Onunla savaşayım, o da benimle savaşsın ama en sonunda o beni öldürsün ve yıllardır hasretini çektiğim şehadete beni kavuştursun. Sonra gelip bedenime müsle yapsın; kulağımı, burnumu, gözlerimi kessin, oysun. Sonra sen bana: "Ey Abdullah! Ne yaptın benim sana verdiğim azaları?" diye sorduğunda, ben sana diyeyim ki: "Ya Rabbi! Sen verdin ama ben kullanamadım. Ben onları kirlettim, günahlarla kararttım. O halde senin huzuruna gelmeye hayâ ettim. Ve günahlarımın bir kefareti olarak Uhud'da senin Peygamberinin sancağının selameti uğruna feda ettim." Sen de bana: "Doğru söyledin" diyerek beni affedip, katına alasın." (Arslan Pençesi / Hamaset Kahramanı Sa'd b. Ebi Vakkas)
- Allah'ım! Huşu duymayan kalpten, kabul edilmeyen duadan, doymak bilmeyen nefisten,fayda vermeyen ilimden sana sığınırım. (İbadetin Beyni Dua)
- İmanın değer ve kıymetini bilmeyenler, iman davası uğrunda harcanan emek ve ömürleri de anlamazlardı. (Hz. Hatice (Radiyallahu Anha))
- Çünkü bir eylemin sonucunun yanlış olduğu ne kadar bilinirse onun yapıp yapmama konusundaki hassasiyet de o kadar gelişmiş olacaktır. (Sahabeyi Nasıl Anlamalıyız?)
- Abdullah b. Amr ilmi sadece insanlara aktarmak için ögrenmedi,Onu yaşamak için öğrendi.Bugünun dünyasında ki insanlar olarak en ciddi sıkıntılarımızdan biri de bu. Çok biliyor, az yaşıyoruz. (Abdullah Olmak)
- "Siz Rahiplerinizin helal kıldığını helal, haram kıldığını ise haram kabul etmiyor musunuz? İşte Allah'tan başka kime bu yetkiyi verirseniz o sizin rabbinizdir." (Taberi, Câmiu'l-Beyan an Tevili'l Kur'ân, VI, 146-149) (Tarihi ve Sosyal Yapısıyla Siyer Coğrafyası)
- İstikamet,Allah'ın (cc) bir emridir. Hz.Peygamber'in (sas) saçlarını ağırtan,belini büken bir emirdir. "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" [Hud 11/112] yani istikamet üzere ol!Savrulma,nokta kadar menfaatin için virgül kadar eğilme!İşte Muaz b.Cebel (ra) tam da böyle biriydi.Hiç kimseye eyvallah etmedi.Yeri geldi, Hz.Ömer gibi birisiyle tartıştı,hak bildiği şeyi savundu.Onun tek derdi: "Hakkın hatrı alîdir,hiçbir hatıra feda edilmez" ilkesini korumaktı. (En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri Sahabe İklimi 4)
- "Doğrusu insan hem çok zalim hem de çok cahildir." (Ahzab 33/72) (İnsani İlişkilerde İlahi Ölçü)
- Allah bizi kul olarak yarattı. Bundan daha büyük bir şeref de vazife de yok. (Abdullah Olmak)
Yorumlar
0 yorum