Kitap Künyesi

Yazar: Irvin D. Yalom

Yazar: Molyn Leszcz

Çevirmen: Özgür Karaçam

Çevirmen: Ataman Tangör

Orijinal Adı: The Theory and Practice of Group Psychotherapy

Yayın Evi: Kabalcı Yayınevi

İSBN: 9789758240456

Sayfa Sayısı: 660

Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Jenole Frank tarafından "bugün ve yakın bir gelecekte alanındaki en iyi kitap" olarak selamlanan Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği artık bir ders kitabı olmuş durumunda. Gerçekten de American Journal of Psychiatry'nin yaptığı bir incelemede "ufuk açıcı ve değerini kaybetmeyen" ve son on yılda psikiyatri çalışmaları arasında en çok alıntı yapılan on kitaptan birisi olarak nitelenmiştir.

Çeviriye temel alınan bütünüyle gözlenen geçirilmiş yeni baskı Amerikan Psikiyatristler Birliği'nin tanı el kitabı DSM-IV'nin son saptamalarına göre düzenlenmiştir. Dr. Yalom, klinik çalışmalara dayanan geniş bilgelik ve deneyimlerinin ışığında son gelişmeleri de sunmaktadır. Ayrıca bireysel terapi ve grup terapisinin birleştirilmesini, kısa grup terapisini, yeni ortaya çıkan türdeş odaklı grupları ele almakta ve bunları yazarın yaşadığı olaylarla örneklendirmektedir. Son on yılda iki binden fazla seansa katılan yazar deneyimlerini bizlerle paylaşmaktadır. Hem akademik hem de canlı olmayı başaran Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği keyifle okunan inanılmaz bir bilgi kaynağıdır.

Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği Alıntıları - Sözleri

  • Ne olmadığımızı keşfetmemiz, ne olduğumuzun keşfine giden bir adımdır.
  • Çeşitli araştırmalar, terapiden önceki yüksek yardım beklentisinin olumlu terapi sonucuyla önemli biçimde ilişkili olduğunu göstermiştir.
  • "Biz yalnızca çevremizdekilerden anlayış bekleyen, sürü halinde yaşayan hayvanlar değiliz; kendi cinsimiz tarafından olumlu bir şekilde dikkate alınmak gibi doğuştan gelen bir eğilimimiz vardır. Topluluk içinde boşlukta kalmak ve diğer üyelerce mutlak biçimde dikkate alınmamak kadar acımasız bir ceza tasarlanamaz. "
  • Çocukların çoğu aşırı derecede meraklıdır gerçekten de bir çocuk çevresine merak duymadığında endişeleniriz.
  • Ne olmadığımızı keşfetmemiz, ne olduğumuzun keşfine giden bir adımdır.
  • Yaşamak için bir nedeni olan, nasıla her türlü dayanabilir. ~Nietzsche~
  • Grup terapisi olumlu beklentilerin genel iyileştirici etkilerinin yanı sıra grup formatı açısından benzersiz olan bir umut kaynağından da yararlanır. Terapi grupları değişmez bir biçimde bir başa çıkma-çökme sürekliliği _boyunca farklı noktalar-da bulunan bireyleri kapsar. Her üye, terapinin sonucu olarak düzelme kaydetmiş çoğu kez benzer sorunları olan- diğerleriyle sürekli bağlantı halindedir. Hastaların, terapilerinin sonunda başkalarının düzelişini gözlemenin kendileri için ne kadar önemli olduğunu belirttiklerine çok sık şahit olmuşumdur.
  • Tanrı'yla Cennet ve Cehennem üzerine sohbet eden hahamla ilgili eski bir Hasidik öyküsü vardır. Tanrı, "Sana Cehennem'i göstermek istiyorum" , der ve hahamı, açlıktan ölen umutsuz bir garip insanın oturduğu oldukça geniş bir yuvarlak masanın yer aldığı bir odaya bırakır. Masanın ortasında herkese yetecek büyüklükte bir kazan vardır. Kazandan yayılan koku nefistir ve hahamın ağzını sulandırır. Ancak henüz kimse yemek yiyememiştir. Masanın çevresindeki insanların ellerinde kazana erişerek kaşık dolusu yemek alacak fakat sapı ağızlarına götüremeyecek kadar uzun kaşıklar vardır. Haham acılarının gerçekten büyük olduğunu görür ve acıma duygusuyla başını eğer. Tanrı, "Şimdi sana Cennet'i göstereceğim", der ve ilkinin tamamen aynısı bir başka oraya girerler; aynı büyüklükte yuvarlak bir masa, aynı büyüklükte bir yemek kazanı ve aynı uzun saplı kaşıklar burada da vardır. Burada neşeli bir hava esmektedir, herkes iyice karnını doyurmuş, hâlinden memnun ve çoşku dolu görünmektedir. Haham neler olup bittiğini anlamaz ve Tanrı'ya bakar. "Basit bir şey, fakat altında bir ustalık yatıyor", der Tanrı. "Görüyorsun birbirlerini beslemeyi öğrenmişler."
  • ...ne olmadığımızı keşfetmemiz ne olduğumuzun keşfine giden bir adımdır.
  • Bir sürü ölü ağaç sulamak için vakit kaybetmenin bir anlamı yoktur.
  • Özünde anlamı olmayan bir dünyaya atılmış anlam arayan yaratıklarız.
  • Yaşamak için bir nedeni olan, nasıla her türlü dayanabilir. Nietzsche
  • Merakımızın ve çevremizi araştırma eğilimimizin ardındaki güdüler: Bu güdüler becermeyi (üstünlük ve güç arzumuz), güvenliği (meçhul olanı anlama yoluyla zararsız kılma arzumuz) ve saf bilmeyi (bilginin kendisi için bilgi edinme ve araştırma arzumuz) kapsar. Evindeki esrarlı ve ürkütücü gürültünün nedenini araştıran ev sahibi; ilk kez bir mikroskop aracılığıyla bir böceğin kanadının yapısını kavramış olmanın keyfini yaşayan genç öğrenci; Orta Çağ simyacısı ya da bilinmeyen ve yasaklanmış bölgeleri araştıran Yeni Dünya kâşifi; bunların hepsi de kendi ödüllerini alır: güvenlik, kişisel gayret ve doyum duygusu ve bilgi ya da zenginlik biçimindeki ustalık.

Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Grup psikoterapisinin ilk kez 1940' larda ortaya çıktığını ve günümüze değin süren gelişiminde türevlerini geniş alanlarda çoğaltan bir yardım türü olduğunu belirtmem gerek. Grup psikoterapisine ait oldukça kalabalık ve işlenmesi gereken başlık vardır. Nitekim Yalom da kitabın ön sözünde kendine şu soruyu sormuştur "... tek bir grup terapisi kitabı nasıl yazılabilir?". Böyle arzulanan bir eseri ortaya koymak için de bir stratejisi vardır; cepheyi çekirdekten ayırma yolu. (kişisel bir adlandırma kullanmıştır.). Kitabı okuyunca Yalom'un bu stratejisinin gerçekten de geniş alan bilgisine karşın eseri derli toplu, düzenli ve anlaşılabilir kıldığını söyleyebiliriz. Toplamda 17 bölümden oluşur ve grup psikoterapisini tüm yönleriyle işlemesinin yanında son bölüm olarak bir de Grup Terapistinin Eğitimi adlı bölümü hazırlar. Elbet arka kapaktan da anlaşılacağı gibi bu özellikleri esere ders kitabı niteliği yüklemiştir. Benim de aynı sebeble okuduğum bir kitap olmakla birlikte alandaki çoğu isim grup psikoterapisi için okunması elzem olan bir eser olarak gördüğünü de amfilerde özellikle belirtir. (Mihriban Karadağoğlu)

Grup terapisi üzerine bilgi sahibi olmak isteyen ve çalışanların başucu kitaplarından biri. I.Yalom'un bağlı olduğu teoriye göre;terapistin görevleri,hastaların seçimi,sorunlu hastalar,terapist teknikleri,grup terapisinin eğitimi gibi konu başlıkları bulunmaktadır... (İlkay Şal)

Kitabın Yazarı Irvin D. Yalom Kimdir?

Yahudi asıllı Amerikalı psikanalist, psikiyatrist, psikoterapist ve yazar.

Profesör unvanına sahip olan Yalom, Standford Üniversitesi'nden emekliye ayrılmış olup, alanında oldukça zengin bir yapıya sahip, bilimsel kitapların ve romanların sahibidir. Yalom, varoluşçu psikoterapinin en önemli yaşayan temsilcilerinden biridir. Aynı zamanda Uluslararası Sigmund Freud – Psikoterapi 2009 ödülünün de sahibidir.

Washington, DC'de dünyaya gelen Yalom'un Yahudi kökenli ailesi, I. Dünya Savaşı'nın bitmesinden kısa bir süre sonra Polonya sınırlarına yakın bir Rus kasabası olan Celtz'ten ABD'ye göç etmiştir.

ABD'nin en etkili psikanalistlerinden biri olarak kabul edilen Yalom'un, kendine akıl hocası olarak kabul ettiği kişi Jerome D. Frank'dı. Yalom, psikanalistler içinde sürekli olarak kritize edilen psikanalizin geliştirilmesinde öncülük yapmış ve aynı zamanda psikanalizdeki uzun ama etkileyici yeni rehabilitasyon yöntemleriyle insanın psikolojik rahatsızlıklarını yeniden ve daha iyi anlamayı sağlarken, uyguladığı yöntemlere has içeriklerle dolu yazdığı romanlar onun edebiyat dünyasında da yer edinmesine yardımcı olmuştur.

Irvin David Yalom, toplum bilimci ve yazar Marily Yalom ile evlidir. Bu evlilikten dört çocukları olmuştur. Kaliforniya, Palo Alto'da yaşamaktadır. Yazdıklarında kullandığı genel metafor psikanalitiktir ve felsefeyle de iç içedir. Grup terapilerinde uyguladığı varoluşçu yöntem, klasik bir yöntem olsa da Yalom, bunun günümüz psikanalizinde deforme olmasını engelleyen çok daha sonuç alıcı bulgularla devam ettirmiştir.

Irvin D. Yalom Kitapları - Eserleri

  • Nietzsche Ağladığında
  • Spinoza Problemi
  • Divan
  • Her Gün Biraz Daha Yakın
  • Bağışlanan Terapi
  • Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri

  • Bugünü Yaşama Arzusu
  • Annem ve Hayatın Anlamı
  • Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek
  • Varoluşçu Psikoterapi
  • Depresyon Terapisi
  • Günübirlik Hayatlar
  • Anksiyete Terapisi

  • Okul-Çağı Çocuklarının Terapisi
  • Ergen Terapisi
  • Okul-Öncesi Çocuklarının Terapisi
  • Evlilik Terapisi
  • Yeme Bozuklukları Terapisi
  • Alkolizm Terapisi
  • Cinsel Terapi

  • Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği
  • Kısa Süreli Grup Terapileri
  • Ölüm Korkusunu Yenmek
  • Şizofreni Terapisi
  • Psikoterapi Seti
  • Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Terapisi
  • Din ve Psikiyatri

  • Bir Psikiyatristin Anıları
  • Yalom Seçkisi
  • Psixoterapiya Vergisi
  • Çocuk Terapisi
  • Çift Terapisi
  • A Matter of Death and Life

Irvin D. Yalom Alıntıları - Sözleri

  • "Bir sürü soru soruyorsun, ama tek bir cevabı var: Kendi başıma yaptım." (Ölüm Korkusunu Yenmek)
  • Hepimiz aynı korkuyla, ölümlülük yarasıyla, varoluşun özündeki kurtla karşı karşıyayız. (Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek)
  • “Bir şeyin korkutucu, değersiz, arzu edilesi ya da beş para etmez olduğuna karar veren zihindir, dolayısıyla değiştirilmesi gereken şey sadece ve sadece zihindir. ” (Spinoza Problemi)
  • Ölmek hayatın bir parçası. Onu kaçırmak, o gerçekleşirken uyumak, hayatın büyük maceralarından birini kaçırmaktır. (Annem ve Hayatın Anlamı)
  • Çocukken tanıdığı insanlara benziyorlardı. Basit ama düşünceliydiler. Birbirleriyle mutlu ve huzurluydular. (Spinoza Problemi)
  • Öfkeliyim , çünkü buradaki herkesten daha iyiyim ve kimse bunu fark etmiyor. Daha zekiyim, daha hızlıyım, daha iyiyim ve lanet olsun kimse beni takdir etmiyor. (Varoluşçu Psikoterapi)

  • Bir daha hiç incinmemenin yolunu bulmuştum; eğer kimsenin benim için önemli olmasına izin vermezsem bir daha asla kayıp yaşamazdım. (Annem ve Hayatın Anlamı)
  • Hepimizinki günü birlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın... ______ Marcus Aurelius Düşünceler (Günübirlik Hayatlar)
  • .... "Ölüm her zaman bir şok etkisi yaratır." ______ Gözünü açıp kapıyorsun ve bir bakıyorsun ki hayat bitmiş. İşte bu kadar. Saklanacak yer yok. Güvenlik diye bir şey yok. Geçicilik ... yaşam geçici ... Bunu biliyordum zaten ... Herkes bilmez mi? Ama üstüne pek düşünmemiştim. Düşünmek de istememiştim. .... Ölümün kalıcılığını düşünüyorum. Sonsuza kadar ölü olmayı düşünüyorum. Nedense bu düşünce, yani sonsuza kadar ölü olma düşüncesi, bir türlü aklımdan çıkmıyor. (Günübirlik Hayatlar)
  • Stresin hem bağışıklık sistemini hem de hormonal dengeyi etkileyerek hastalığa direnci azalttığına dair çok sayıda bulgu vardır. (Varoluşçu Psikoterapi)
  • Her insan kendisini diğer insanlardan daha çok sevdiği halde neden kendi fikrine diğer insanlarınkinden daha az önem verir? (Günübirlik Hayatlar)
  • "ilk gençlik yıllarında," der Schopenhauer, "önümüzdeki hayat üzerine düşünürken, tiyatro salonundaki yerini perde açılmadan önce almış, oyunun başlamasını sabırsızlıkla bekleyen, heyecanlı çocuklar gibiyizdir. İleride neler olup biteceğini bilmememiz düpedüz bir lütuftur. Şayet olacakları önceden görebilsek, o çocuklar gözümüze mahkum olmuş tutuklular gibi görünürdü; ölüme değil de hayata mahkum olmuş, ama hükümlerinin ne anlama geldiğinden o ana dek tamamen bihaber tutuklular gibi." (Din ve Psikiyatri)
  • Din ve kültür bazen insanları o kadar güçlü motive edebilir ki, bu, psikoterapistleri sadece şaşırtabilir. Bizler, olasılığı çok çok küçük hava felaketlerine ilişkin korkuları nedeniyle bizden yardım almaya gelenlerin en azından uçağa binmelerini sağlayacak, bu fobileri yok etme amaçlı yollar geliştirmeye çalışırken, adamlarını kesin bir ölüm için uçaklarına gönderen Kamikaze komutanlarına korkuyla karışık saygı duyarak bakıyoruz. Biz, bazı İslamcı liderlerin canlı bombalarına öldükleri anda cennete gideceklerine dair verdikleri motivasyonu, panik ataktan öleceğini düşünen agorofobikleri bir otobüse bindirmeye çalışırken sağlayamadığımız için de üzgünüz. (Anksiyete Terapisi)

  • “Sözünden dönmene ya da kendine olan güvenini yitirmene neden olabilecek hiçbir şeyi avantaj sayma.” ( Marcus Aurelius|Düşünceler) (Günübirlik Hayatlar)
  • 10 dakikalık içten gülüş ağrı kesici etki yapar (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Terapisi)
  • Gen çalışmaları doğuştan gelen farklılıkların anksiyete bozuklukları geliştirmedeki etkilerini kanıtlayabilirler, ancak öyle görünüyor ki genler ana nedenler olmaktan çok yatkınlığa neden olan faktörler olarak kalacaklar. (Anksiyete Terapisi)
  • Kâh dilden dökülür, kâh kalem yazar. En hazin sözler “Keşke” ile başlar. (Divan)
  • Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır. (Nietzsche Ağladığında)
  • Dinlemek yaratıcı bir iştir, terapist zihni ölçerken çarpıtır.. (Annem ve Hayatın Anlamı)
  • 1.Kendim için yarattığım dünyayı sadece ben değiştirebilirim. 2. Değişmek tehlikeli değildir. 3. Gerçekten istediğim şeye ulaşmak için değişmek zorundayım . 4. Değişebilirim. Bunu yapabilirim. (Yalom Seçkisi)