Kitap Künyesi
Yazar: Enis Batur
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755707860
Sayfa Sayısı: 174
--reklam--
Gülmekten Ölmek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Enis Batur, Gülmekten Ölmek ile yeni bir deneme kuşağının ilk adımını atıyor: Çekmeceler Kitabı. Özel Ansiklopedi ile Başkalaşımlar dizisinin arasında, iki çizgiye eşit mesafede, merak böceği seçtiği odaklara büyüteçle yaklaşıyor: Beckett ile Dağlarca, Kayık ve Sinek, Rimbaud'nun sedyesiyle yağmur sesleri, Bilge Karasu'nun Ankarası ile Orson Welles'in Kafkası yanyana, ortak bir ekseni katediyorlar. Merkezde: Güldürenler mi deli, öldürenler mi ? Edebiyat, Sanat, Felsefe: Sarmaşdolaş.
--reklam--
Gülmekten Ölmek Alıntıları - Sözleri
- "Bugün sizi güldüren, yarın sizi öldürebilir." #proudhon
- Okuma uğraşına gönül vermiş çoğu insanı serüvenleri boyunca elçiler yönlendirir: Yapıta erişmelerini sağlayan bir işaret almışlardır. Araya giren yorumlar, çözümlemeler bir yandan uyandırdıkları istekle, yarattıkları çağrıyla, araladıkları perde ya da kapıyla yapıta sevkettikleri için yararlı, buna karşılık, yapıtla aramıza bir canlı levha yerleştirdikleri için tehlikelidirler.
- İnsan, çekilip gitmiş. Gitsin. Yalnızca kuşlar kalmış.
- Işık, Herakleitos'un dediği gibi, bir çocuğun oyununu andırıyor.
- Kayık kıyı demek, kıyı deniz demek, deniz gökyüzü, gökyüzü kuş, kuşlar demek: Son ile sonsuzluk arası kesintisiz bir salınım.
- İki kişi yeter, yetebilmiştir, sıranın değişmesine.
- İnsan yatmadan, düşmeden ölemiyor.
- İz, biçimlerle renklerin ilişkisi...
- "Beni odama götürün" diyormuş Schubert: "Şu yerkürede benim bir yerim yok mu?"
--reklam--
Gülmekten Ölmek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Meraklısı değilseniz, okumanıza gerek olmayan bir kitap. İncelediği konular çok geniş, fakat inceleme biçimi çok soyut. Enis Batur ile çok ortak zevkimiz var; Beckett, Rimbaud ve Kafka gibi. Enis Batur bunlara, onların üslubu ile yaklaşıyor sanki. Görseller, kapak tasarımı, okuma kolaylığı açısından güzel. Fakat sanki Enis Batur kitabı okur değil de kendisi anlasın diye yazmış. Yılların birikmişliği var kitapta belli, bahsedecek şeyler dolmuş dolmuş, Enis Batur da bunları kitaba aktarmış. Görsel seçimleri bence oldukça iyiydi, fakat şöyle söylemeliyim kitaptan hiçbir şey anlamıyorsunuz. Sembolizm de yok, abstract bir sanat değeri de yok. Akılda kalanlar, okunmuşlardan hatırlananlar var kitapta. Ama bu anlamsız bütün içinde çok güzel hikâyeler de var, mesela şu Demokritos'un hikayesi: "Hikâye hem de nasıl alımlı. Demokritos Abderalı; halkı tarihe alıklığıyla geçmiş o yerleşim birimi Trakya'da, Ege kıyılarındaymış. Gün gelmiş, Demokritos kentin dışına çıkmış, dermeçatma bir kulübeye yerleşmiş, ne olduğunu anlamak için yanına gelen Abderalılar filozofun durmadan güldüğünü görünce endişeye ve kedere kapılmış, dönemin ünlü hekimi Hippokrates'e mektupla durumu bildirerek yardımını istemişler. Demokritos'u tanımayan, ama ona uzaktan büyük saygı besleyen hekim hemen yola çıkmış, Abdera'ya vardığında onu yanına götürmüşler, iki ulu adamı başbaşa bırakmışlar. Bir bütün gün dinlemiş filozofu Hippokrates ve asıl delirenin Abderalılar olduğunu anlamış: Bu durumda yapılası tek şey, gerçekten de, gülmekmiş." Kitabın en güzel bölümü, ismini de veren gülmekle alakalı bölüm. Bergson'dan Demokritos'a gülmenin geniş bir felsefesini gösteriyor bize. Gülmekten ölmeye dahil kısım: "Başka dillerde rastlanıyor mu bilmem, bizimki elveriyor: Gülmekten ölmek. “Gülmekten öldüm” bir deyiş biçimi, bir yakıştırma tabiî: Cümleyi kuran karşımızda, sapasağlamdır; herhangi bir nedenle çok, ölesiye gülmüş olduğunu aktarır. Ben duymadım ama, ölürken gülen herhalde yoktur ya, en azından kuramsal olarak, gülerken, çok, pek çok güldüğü için ölen, bir bakıma çatlayan kişi(ler)den söz edilebilir sanırım." Kitabı okumanıza çok da gerek yok, ama ben sevdim. Enis Batur'a bakarız belki, daha doğru bir kitapla. 6/10 (Ömer Ökten)
Gülmekten Ölmek: “Michel Serres’in “her şeyi bilmek gerekir, bu olanaksız olsa bile” sözünü anmıştım daha önce. Bu düşünceyi doğru buluyorum, tersini de:Herhangi bir konuda bütünüyle bilgi sahibi olmak olanaksızdır.” Enis Batur’u Kitap Evi ile tanıyıp çok sevmiştim. Gülmekten Ölmek kitabı ise uzun zamandır listemdeydi. Hem deneme olmasından ötürü hem de bu harika kapak tasarımıyla beni kendine çekti Kapak tasarımı Richard Gerstl’e ait. Gülen adam otoportresi. Kitapta Enis Batur bir çok konuya değinmiş. Kitaplara, yazarlara, şairlere, ressamlara ve daha nice konu... Bu kadar şeyden bahsederken kitabın kapak fotoğrafı hakkında da konuşmamak olmaz tabii. Şöyle bir alıntı paylaşmak istiyorum:”Gerstl’in I. Dünya Savaşına doğru giden Avrupa’nın ortasında, Viyana’da, dışavurumcu akımın bir üyesi olarak, intiharından (25 yaşında) tam bir yıl önce, 1907’de Gülen Adam’da otoportresini gerçekleştirdiğini biliyorsak tablodaki yüz ifadesi, gülme biçimi değişiyor, farklı bir anlam yükleniyor mu?” Ben bu cümlelere kalbimi bıraktım. Gülmenin arkasında neler olduğunu sorgulattırıyor çünkü. Gülmek çok anlamlı bir eylem. Arkasında ne olduğunu bilemezsiniz, bilemeyiz. Kitabı okurken zaman zaman kendimi internetten araştırma yaparken buldum. Bilmediğim ne kadar çok şey varmış dedim kendi kendime. Birçok şeyi bilmediğimin tabiki farkındayım ama aşırı cahil hissettim kendimi. Enis Batur çok donanımlı bir insan. Yani kitabı okurken bir bakıyorsunuz Balzac’ın kitabındaki bir simgeyi açıklıyor, sonra Kafka’nın Dava kitabında buluyorsunuz kendinizi. Ressamlar, şairler, çeviri hakkında, yazıda diyaloglar üzerine, bir çok konu hakkında denemeler mevcut bu kitapta. Çok donanımlı bir eser. Yazarla yeni tanışacaksanız bu kitabı doğru tercih olmaz bence. Siz de benim gibi önce Kitap Evi’ni okuyabilirsiniz Sevgiler “Hayat, uçsuz bucaksız bir mahkeme salonunun içine döşenmiştir.” “Sadakat ve ihanet, basmakalıp yargıların üzerinde uçuşturunuz gözlemlediğimiz bir çizginin iki ucunda yer alan kavramlar.” “İnsan, çekilip gitmiş. Gitsin. Yalnızca kuşlar kalmış.” (Sümeyra Akçay)
--reklam--
Gülmekten Ölmek PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Enis Batur - Gülmekten Ölmek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gülmekten Ölmek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Enis Batur Kimdir?
Şair, Deneme Yazarı, Yayıncı. Şair kimliğiyle bir yandan büyük projesini, "Opera" adlı epik şiirini sürdürürken bir yandan lirik şiirler ve deneysel metinler yazıyor. Denemeci kimliğiyle Türkiye'nin ve dünyanın kültür ortamıyla hesaplaşıyor; kendi öğrenme, kurcalama merakının sonuçlarını okurlarıyla paylaşıyor; içinde bulunduğumuz ortamda bir insanın bir hayat projesi olmasının, bu projeyi sürdürmesinin koşulları üzerinde düşünüyor. Yayıncı kimliği ile 1970'den bu yana Türkiye'nin kültür ortamında bir şeyleri değiştiriyor; Türkçe kitap raflarındaki gedikleri kapatmaya çalışıyor. Yazdıkları ve yaptıklarıyla kimileri için yol gösterici bir ışık oldu, devam etme, kendi yolunu arama gücü verdi. Öte yandan, büyük sermayenin (Yapı Kredi Bankası) emrine girdiği; Kendi "eküri" sini yeteneğe bakmadan gözettiği; çok şey bilme çabası içinde bir şey yapamaz hale geldiği; çok kitap yayınladığı; Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'un oğlu olduğu için eleştirildi.
Yaşamöyküsü
28 Haziran 1952'de Eskişehir'de doğdu. Çocukluğu Eskişehir ve Napoli'de, ilkgençlik yılları İstanbul ve Ankara'da geçti. 1973'de gittiği Paris'te dört yılı aşkın bir süre yaşadıktan sonra Ankara'ya döndü. Askerliğini Çankırı'da yaptı. 1983'de İstanbul'a yerleşti.
Batur, Çağdaş Kent dergisini 1982'de çıkardı, ilk sayısıyla birlikte dergi sıkıyönetim tarafından yasaklandı. 1983'de Avrupa Ülkeler Ansiklopedisi'ni, 1984'de İslam Ülkeleri'ni yayına hazırladı, İstanbul'dan Göreme'ye Kültür Mirasımız eklerini Milliyet için yönetti. 1987-88 arası Şehir dergisini çıkaran ekibin başında yer aldı. 1990 sonrası şehir monografilerine yöneldi: İstanbul için Şehrengiz ile başlayan dizide Ankara, Ankara ile Üç İzmir'in çatılarını oluşturdu. Tarih Vakfı'nın İstanbul Ansiklopedisi'ne ve İstanbul dergisine katkıda bulundu. Yeryüzü Suretleri, Bir Beyoğlu Fotoromanı, Demir Yol sergilerinin sunumlarını üstlendi. İstanbul ile ilgili metinleri, Fransa'da Omnibus'un İstanbul kolektifinde yeraldı, Ara Güler'le birlikte Fata Morgana'da İstanbul des Djinns'i imzaladı. Paristanbul, Türk Edebiyatında Paris, çiftdil yayımlanan Okyanusa Bakan Bir Odada Üç Türk Yazar seyyah-yazar deneyimlerini aktardığı öteki kolektif yayınlardan birkaçı. Bunlara, 2001-2002 döneminde hazırladığı, çift dil yayımlanan iki oylumlu antolojisini eklemek gerekir: Avrupa Güneşinin Doğduğu Yere Yolculuk ve Beş Kıtada Türk Seyyahları.
İlk yazısı 1970'de, ilk kitapları 1973'te yayımlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Dairesi Başkanlığını (1979-1980), Milliyet'in kültür servisi ve yan yayınlar yöneticiliğini (1983-1984), Milliyet Büyük Ansiklopedi'nin (1986) ve Dönemli Yayıncılık'ın genel yayın yönetmenliğini (1987-1988) yaptı; 1988'den beri Yapı Kredi Yayınları'nda çalışıyor. Yazı, Oluşum, MEB, Tan, Gergedan, Şehir, Sanat Dünyamız, Kitap-lık, Cogito, Arredemento Dekorasyon, Fol gibi dergilerin hazırlanışında sorumluluklar üstlendi; Remzi Kitabevi'nin (1990-1993), TRT'deki "Okudukça" programının (1994-1999) yayın danışmanlığını yaptı.
Açık Radyo'nun kuruluşuna katkıda bulundu ve "Şifa, Şifre, Deşifre" programını gerçekleştirdi; UNESCO'nun "Göreme'den İstanbul'a kültür mirasımız" kampanyasını (1984) yönetti, Cumhuriyet, Milliyet, Dünya, Aydınlık gazetelerinde, Yeni Gündem, P-Eki, Express, 2000'e Doğru dergilerinde 1978-1998 arası düzenli haftalık yazılar yazdı; yurtdışındaki çeşitli dergilerde ürünleri yayımlandı: Poesia, Il Ebbro Quaterno, Letters Internationales, Quarterly West, Tabaccaria, Podium, Kelk, Connaissance des Arts, Talismen, Didale.
Şiirleriyle Cemal Süreya, Altın Portakal, Sibilla Aleramo ödüllerini, denemeleriyle TDK ödülünü kazandı.
Kitaplarından Opera üzerine Ahmet Oktay'ın kitabı İsrafil'in Sûru ve bir sempozyumun bildirilerini bir araya getiren "Opera Odağında Enis Batur Şiiri", yapıtları üzerine yazılmış yazılardan bir seçmeyi derleyen "Otuz Kuş Bakışı", Hatice Aynur'un hazırladığı "Enis Batur Bibliyografyası 1970-1995" ve Cem Akaş'ın "Belkienisbatur" adlı eserleri hakkındaki başlıca kaynaklardır.
Batur, 1998-1999 akademik yılından 2002-2003 eğitim ve öğretim yılına dek Galatasaray Üniversitesi'nde ders verdi.
--reklam--
Enis Batur Kitapları - Eserleri
- Kitap Evi
- Basit Bir Es
- Kediler Krallara Bakabilir
- Yanık Divan
- Kütüphane
- Bekçi
- Elma
- Gülmekten Ölmek
- Perişey
- Koma Provaları
- Memnu Mıntıka
- Göl Yazı
- Cep Meşkleri
- Bu Kalem Bukalemun
- Tuğralar - Perişey
- Kandil
- Yazboz
- Acı Bilgi
- Gönderen: Enis Batur
- Haneberduş
- Doğu - Batı Divanı
- Hepsi
- Karganame
- A Cappella
- Bu Kalem Melûn
- Yeryüzü : Cehennem
- İblise Göre İncil
- Gövde’m
- Kırkpare
- Başkalaşımlar XI-XX
- Doğu - Batı Divanı 1
- Şiir ve İdeoloji
- Sır: Bir Oynaşı
- Su Tüyün Üzerinde Bekler
- Kravat
- Dalgınlık Kursları
- Mürekkep Zaman
- Tilki
- Rakım Sıfır
- Smokinli Berduş
- Opera
- Başka Yollar
- Darb Ve Mesel
- Kulak
- Bir Balık Bir Başka Balığa Onu Sevdiğini Söyler mi?
- Kurşun Kalem Portreler
- Bu Kalem Un-Ufak
- Başkalaşımlar XXI - XXX
- Kanat Hareketleri - Neyin Nesisin Sen
- Kanat Hareketleri
- İki Deniz Arası Siyah Topraklar
- Bu Kalem Unkudi
- Başkalaşımlar I-X
- Son Kare
- Davalı
- Amerika Büyük Bir Şaka, Sevgili Frank, Ama Ona Ne Kadar Gülebiliriz?
- Nil - İblise Göre İncil - Kandil - Sarnıç
- Sekizinci Günâhın Sonrası
- Suya Seng
- Taşrada Ölüm Dirim Hazırlıkları
- 60 mm Dizüstü Meşkler ve İçcep Meşkleri
- Cinlerin İstanbulu
- İçinizde Kaç Koridor Var
- Alternatif: Aydın / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 1. Cilt
- Geronimo'nun Ölümü
- Mekik
- E/Babil Yazıları
- Oktay Rifat'a Doğru
- Uç Şiirler
- Ölesiye Sanat
- Kısa Kısas Kıssası
- Yumurtalarını Kollamak
- Neyin Nesisin Sen
- Issız Dönme Dolap
- Saatsiz Maarif Takvimi / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 2. Cilt
- Şehir Meydanında Fıçı Yuvarlamak
- Yazının Sınır Boyuna Yolculuk
- Yazının Ucu
- Yazılar ve Tuğralar
- Gesualdo Bir Tema İçin Çeşitlemeler
- Bir Varmış, Bir Okmuş
- Zoo’m Harflerden Hayvanat Bahçesi
- Doğu - Batı Divanı 2
- Türkiye’nin Üçlemi / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 3. Cilt
- Yolcu
- Eyfel - Modern Zamanların Simgesi
- Merak Cemiyeti Tutanakları
- Paris, Ecekent
- Ziyaretler Kitabı
- Siyah Sert Berlin
- Karanlık Oda Şarkıları
- Patates
- Enis Batur'dan Sinema Yazıları
- Kum Saatından Harfler
- Ada Defteri
- Gütenberg Gökadasına Gezi
- Son Modernler
- Mumya Köpek
- Denemek Sapmak
- Rabia Hatun "Tuhaf Bir Kıyamet" + Kırkbir Şiir
- Alacakaranlıkta Elyordamı İçbükeyler (2017-2020)
- Işık
- Ada Defterleri
- Pasaport Damgaları
- Labirentini Ören Şair
- Söz'lük
- Pervasız Pertavsız
- Simsiyah Soulages ile Konuşmak
- Aciz Çağ, Faltaşları
- İmgeleri Kim Dinler?
- Perec Kullanım Kılavuzu
- Modernlerin Gecesi
- Ziyaret : Bir Konuşma, Belki Fazlası
- Bulutlardan Yontma Kayalar
- Mazruf
- Noksan
- Fetret Notları
- Öteki Pusula
- Papirüs, Mürekkep, Tüy / Seçme Şiirler 1973 - 2002
- Smokinli Berduş
- Başkalaşımlar XXI-XXX
- Gri Divan
- Beş Kıtada Türk Seyyahları
- Küçük Kıpırtı Tarihi (Köşebentler)
- Gerçeküstücülük
- Okuma Lambası
- İnziva Burçları
- Cüz Kıpkısa Metinler
- Abdal Düşü
- 1870 Beyoğlu 2000
- Raffi Portakal: Portakal'ın Yüzyılı
- Şehren'is
- Nigredo : Durayazmak
- Karanlıktan Işık Yontanlar 1976 - 2008
--reklam--
Enis Batur Alıntıları - Sözleri
- “Bir avuç kitabın başımı döndürdüğünü, bir avuç kitabın başımı başka yöne döndürdüğünü söyleyebilirim.” (Kitap Evi)
- - Ne zamandır delisin - Bildiğimden beri (Şiir ve İdeoloji)
- Buenos Aires'ten artık geçmemektedir güneş. Ve biz ölümlülerin kesinliğine kesinlikle inandığımız bir olgu bu: " Borges yaşadıkça toprağın aklında, ışığın korkusu sonsuz olacaktır." (Bu Kalem Bukalemun)
- Bir yaş sınırına dayandığınızda, tam da o çizgiye varmış sayıyorum kendimi, henüz tanışmadığımız, tanımak durumunda kalacağınız insanların varlığı ürkütücü bir nitelik alıyor. Hala birileriyle, anlamlı birileriyle karşılaşma olasılığı var mıdır? Nicedir kirpi, hem de dertop kirpiyim bu düzlemde, üstelik oklarımın zehirli olduğunu da sanmıyorum. Henüz gitmediğim, görmediğim yerler? Heyecanım, düşgücüm bitmedi belki; gene de susuzluktan ölmüyorum. Geriye ne kalıyor. Hayatımı ilkgençliğimden bu yana beslemiş yapıtlar. (Kulak)
- "-her şey bizim içimizde, hemen hep böyle olmuştur." (Göl Yazı)
- Doğaya baktıkça içimde dinlenen tufan insana baktıkça kabardı; seyrek ve acemiydi kaçışlarım, yüzümü döndüm nerede yakıcı bir hal görsem, duydum ağızdan kaçırılmış bir heceyi bile, bir tuzak kazıp içinde salıvermek için mutlak bir av bekledim. (Yazılar ve Tuğralar)
- olan ve olagelecek herşeyin değiştirilemez bir sırası, çözülemez bir hazır gizi vardır. ben, sen , o, öteki bu döngünün gerçekliğinden taşamaz, benzersiz bir istisna yaratamayız; evrenin düzeni budur. (Basit Bir Es)
- Insanın kendi kendisini temsil edebilmesi için, kendisini bir başkasıymış gibi resmetmesi gerekir. (Denemek Sapmak)
- “Estetiğimi kendime mal etmek uzun senelere ihtiyaç gönderdi. Acayip bir kader her şeyimi geciktiriverdi. Öyle ki 59 yaşımda ilk defa olarak ihtiyar bir kız gibi dışarıya gittim. Bunun ne demek olduğunu Fransız edebiyatıyla biraz meşgul olanlar bilir. Kırk yaşımda tek odalı müstakil evim oldu. Her şey, hayatımda her şey geç oldu. İlk nesir kitabım 40 yaşımda çıktı.” “Belki de kendi kendimi mahveden benim. Hakkımdaki sükût suikastının bir sebebi de belki benim.” (Memnu Mıntıka)
- "Servet cam gibidir" diyor Syrus: "Parlar ama kırılır". (Doğu - Batı Divanı)
- Gitmek Yırtarak coğrafyayı. (Tuğralar - Perişey)
- Her şeyi birbirine karıştırıyordum. Sevgi ile ölümü, özlem ile boşyereliği, bitmişlik ile coşkuyu. (Tuğralar - Perişey)
- Tarkovski'nin 1986'da vefat etmeden önce günlüğüne düştüğü cümle: "Haberlere boğuluyoruz. En önemli mesajlar bize ulaşmıyor." (Enis Batur'dan Sinema Yazıları)
- Gel her şeye rağmen elele tutuşalım seninle. (Doğu - Batı Divanı)
- "Anlatma bana atları ! Yüreğim kaldırmıyor düşündükçe vurulup Vurulup yerlerde yattıklarını, anlatma Anlatma bana, görmedim Troya savaşını." (Haneberduş)
- Çarelerin adamı sayılmam ben (Sekizinci Günâhın Sonrası)
- Vienne la nuit sonne l'heure Les jours s'en vont je demeure (Noksan)
- Gidebileceğim(iz) neresi kalmış olabilir - içim(iz)de ? (Issız Dönme Dolap)
- Yarın, en ürpertici ülkedir. (Yolcu)
- başkasının giymiş olduğu şeyleri giyemeyen insanlardan olmadım hiç.. (Cep Meşkleri)
Yorumlar
0 yorum