Kitap Künyesi
Yazar: Türkan Önder
Yayın Evi: Fa Yayınları
İSBN: 9786058014688
Sayfa Sayısı: 252
--reklam--
Günah Utanırken Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ne günah günahtı,
Ne sevap, sevap,
Öyle bir yerdi ki her şey mübahtı,
Günah utanırken günahlığından,
Sevabın haberi yoktu kendinden.
Annesini öldürme suçlamasıyla cezaevine giren küçük bir kız çocuğuna mahkeme tarafından atanan bir avukatın; gerçekleri arayışı peşindeyken karşılaştığı tüyler ürperten bir hikayeyi, sosyolojik ve felsefi anlamda sorgulayan, harika bir romanla tanışmak üzeresiniz. Yazarın anlatımına yansıyan ülke gerçeklerine şahit olmaya hazır mısınız?
Günah Utanırken Alıntıları - Sözleri
- "Acılarım, korkularım sırtımda koca bir kambur, ne olur kesme yollarımı, bilmediğim dillerde şarkılar söyleme. Zira ne seni anlamaya, ne de müziğinin ritmine uymaya mecalim yok." #türkanönder
- "Hiçbir yara sürekli kanamaz; sen onu kanatıp kanserleştirmedikçe. İzi kalır bazen o yaraların sadece. Yüzümüzdeki çizgiler gibidir o yara izleri, bizim yaşanmışlıklarımız, tecrübelerimizdir, an gelir o izleri bile severiz." o1kirmizikadin
- "Kim mükemmeldi ki? Herkesin ufak tefek ahrazları olabilirdi ama sevgi her türlü zorluğu yenerdi." #türkanönder
- "Doğurmak değildi annelik, koşulsuz sevmek, onun için kendinden vazgeçmek, hatta onun için cehenneme gitmeyi göze almaktı. Anne olmayı seçmek; temel kişi hakları bağlamında dokunulamaz, vazgeçilemez bir hak gibi görünse de keşke annelik yapamayacak kişilerden bu hak alınabilseydi, doğan çocukların bir gün mutlu çocuklar büyütebilmesi için." o1kirmizikadin #türkanönder #günahutanırken #okuyorum #kitapalıntısı s.96-97 fayayinlari #fayayınları
- "Sevgi narin bir çicektir derlerdi büyükler, doğru diyorlardı elbet; narindir sevgi ilk zamanlar, kırılmaya, kurumaya yer arar adeta. Bu yüzden ilk zamanlar ne eksik ne fazla olmamalıydı, tam dozunda tam kararında olmalıydı her şey, ta ki toprağına alışıncaya kadar. Alışıp kök salınca o çiçek yüreğe, o zaman ne ruzgar kırardı gövdesini, ne güneş kuruturdu, ne de su çürütürdü." o1kirmizikadin
- "Iyi ve mutlu olmaya çalışmaktan ibarettir bütün yaşam... Hiçbir zaman hiçbir şey tam olmaz, bir şeyler hep eksiktir çünkü. Yaşamı böylece kabullenerek daha iyisi için mücadele ederken sahip olduklarımızın da farkında olup, mümkün olduğunca onları koruyarak ancak başarılı olabiliriz o çabada." o1kirmizikadin
- Mutsuzluk kendi resmini yaparken genellikle ağır ağır davranır,her gün yeni bir şey ekler tabloya sen fark etmeden.
- "Bazen bir şeyler oluyordu, savuruyordu insanları ve aşkları, umutları hayatları alıp götürüyordu. Kendi hayatının seyircisi oluyordu insan bazen sadece, bir dram izler gibi." o1kirmizikadin
- Mutsuzluk kendi resmini yaparken genellikle ağır ağır davranır,her gün yeni bir şey ekler tabloya sen fark etmeden.
- Onca yıl anladığım annelik yapmıştı ona, ihtiyacı öldüğünde zaman kendi sorunlarını bir kenara bırakıp ona koşmuştu koşulsuz, istisnasiz. Söz konusu para olunca; ablası nasılda hiçe saymıştı, sevgiyi, güveni...
Günah Utanırken İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhabalarrr Ben geldim nasılsınız? Umarım bütün takipçilerim çok çok iyisinizdir. . .#gunahutanirken #okudumbitti . .Annesini öldürme suçuyla cezaevine giren bir kız çocuğunun avukatı Zeynep'in davayı kabul edip , dava üzerine yaptığı araştırmalar ile Ülkemizin acı gerçekleri olan ; kadına şiddet, tecavüz, çocuk istismarları , aile baskısı , ölümler , bir kadının gene kendi hemcinsine duyduğu kıskançlık ve namus kavramı sosyolojik ve felsefi anlamda sorgulayan Zeynep ve diğerlerinin içler acısı hayatlarını anlatan roman...(+18 ve üzeri okuyucular için) . .Yazarın kurgusu ve kalemi güzeldi. Yabancısı olmadığımız medyadan türlüsüne şahit olduğumuz hayatlar olduğu için okurken zorlanacağınızı sanmıyorum şahsen ben okurken Müge Anlı programı geldi hep aklıma Baş karakterimiz Avukat Zeynep, Müge Anlı gibi yaşanılan herşeyi gün yüzüne çıkardı... . .Konular ,olaylar ve geçişlerde sürekli bir kopukluk ve eksiklik vardı. Olayların eksikliği ve geçişlerde yaşanılan kopukluklar olmasaydı daha güzel olurdu diye düşünüyorum... Çünkü bu kopukluk ,eksiklik ve geçişler konudan kopmama sebeb oldu... . . .214 . sayfadaki bulmacayı çözümleyen varsa lütfen dm den yazabilir mi ? (Derya Kösedağ)
GÜNAH UTANIRKEN “Sevgi narin bir çiçektir derlerdi büyükler, doğru diyorlardı elbet; narindir sevgi ilk zamanlar, kırılmaya, kurumaya yer arar adeta. Bu yüzden ilk zamanlar ne eksik ne fazla olmamalıydı, tam dozunda tam kararında olmalıydı her şey, ta ki toprağına alışıncaya kadar. Alışıp kök salınca o çiçek yüreğe, o zaman ne rüzgar kırardı gövdesini, ne güneş kuruturdu, ne de su çürütürdü.” “Derdi veren Allah dermanını da verirdi elbet, dermanı bulduktan sonra ancak, şükretmeyi öğreniyordu insan. Dertsiz insan dermanın güzelliğini nereden bilirdi yoksa aç kalmadan tokluğun kıymetini anlayamazdı insan, her şey bir sınavdı işte.” “Hiçbir yara sürekli kanamaz; sen onu kanatıp kanserleştirmedikçe. İzi kalır bazen o yaraların sadece. Yüzümüzdeki çizgiler gibidir o yara izleri; bizim yaşanmışlıklarımız, tecrübelerimizdir, an gelir o izleri bile severiz.” Poyraz, Zeynep, Büşra, Merve, Nazlı, Fatoş ve diğer karakterler ile toplumun büyük yarası olan konuların toplandığı bir eser olmuş. Kitabın ismi içeriğinde yaşananlara tam anlamıyla uymuş. Eseri geçen yıl, kapak tasarımını etkileyici bulduğum için almıştım. Kitapta yok yok diyelim, cehalet, tecavüz, ensest, kadına şiddet yer alıyor. Poyraz’ın yurda verilip orada yaşadıkları ve şansının yaver gidip doktor olması, sonrasında avukat Zeynep ile evlenmesi. İkisinin de birbirinden büyük aile sırları ve sorunları yer alıyor. Poyraz’ın annesinin bıraktığı bulmaca ve onun şifreyi büyüyünce çözmesini istemesi çok ilginçti. Poyraz yıllar sonra aklına gelen o bulmacayı bulabilecek mi? Şifreyi çözmeye çalıştım ancak tam anlamı ile başarılı olamadım ve yazar ile iletişimde olduğum için desteğini istedim. Zeynep’in de annesinin kayıp olması ve ardında bıraktığı günceler... Zeynep annesini bulabilecek mi? Zeynep’in almak istemediği Büşra’nın davasını okudukça tüylerim diken diken oldu. Kızın yaşadıkları akıl alacak gibi değil, yazık... Ve ki o annenin bunu örtbas edip kendisine aile sırrı bu demesi yürekler acısıydı... Büşra’nın teyzesinin de yaptıkları akla mantığa sığmayacak şekilde. İki tarafın da tohumu bozukmuş sanırım. Allah öyle insanlar ile karşılaştırmasın bizleri... ‘Tv de yapılan saçma sapan yarışma programları, evlilik programları, neyin tartışıldığı, neyin sunulduğu belli olmayan sözde paneller...’ diyerek yazarımız kısa da olsa yayında olmaması gerekenlerden bahsetmiş. Toplumun psikolojisi zaten iyi değil bu dönemlerde, bir de bu programlar ile insanlığın off düğmesine basmış oluyorlar. Merve karakteri de beni ayrı üzdü. Güven duyarak yaşadıkları ve sonrasının hüsran olması, ailesine bir şey açıklayamaması ile gelişen olaylar... Toplumda bu şekilde maruz kalan bir çok genç kızımız var. Çok üzücü çok... Fatoş karakterinin onca iyiliğe, dostluğa rağmen yapmak istediklerini anlayamadım. Neden bu yapılanlar, kıskançlık mı? Hırs mı? Vicdansızlık mı? Ne yaşıyorsan içinde yaşa çünkü o yaşaman gerekenler yaşanmaması gerekenler aynı zamanda... Eserin devamı olacak sanırım, çünkü askıda kalan hayatlar var. Büşra’ya mahkeme sonrası ne oldu? Poyraz son sayfalarda geri planda kaldı ve onun da yanlışları oldu mu? Evlilikleri ne durumda olacak? Poyraz’ın kardeşinin başına gelen olay örtbast edildiği ile mi kalacak? Halasının verdiği o eski yıpranmış mektupta neler yazıyordu? Aklımda bu sorular cevapsız kaldı. Belki de yazar okuyucuya bıraktı bu soruların yanıtını. Yazarımız eserini güzel yazmış ve unutmamamız gereken gerçek ve acı olan konulara değinmiş, Eksiklikler var gibi geldi, okurken bazen olaylardan koptum ya da bazı kısımlarında ben kendimi veremedim. Bazı bölümlerde geçiş sonrası yaşananlar anlatılırken ilk önce kimden bahsettiğini anlayamadım ve devamında anladım. Belki de yazarımız biz okurlarına beyin jimnastiği yapmıştır diyorum. O anı yaşarken geçmişe gitmiş olması belki benim aklımı karıştırdı. Eserde olanlar beni fazlasıyla üzdüğü gibi bu koptuğum yerler de yordu. Eserden harika notlar çıkardığımı da söylemek istiyorum. Her biri birbirinden anlamlı, birbirinden güzel ve ders içerikli olmuş. Yazarımızın eline yüreğine sağlık. #türkanönder #günahutanırken #okudumbitti #yorum (Nursemin Doğan)
OKUDUM BİTTİ. Günah Utanırken. Öncelikle yazar #TürkanÖnder hanıma toplumun kanayan yarasını anlatan bu kitavı yazdığı için teşekkür ederim. Kitap yorumuma gelince Pelin ve Poyraz maalesef ülkemizin kanayan yarası alkol ve şiddet mağduru iki kardeştir, anneleri ölünce babası onları ayırır ama Poyraz asla kardeşini unutmaz ve annesinin ona verdiği bulmacayı da yanından ayırmaz. Poyraz ve Zeynep evlenirler mutludurlar ama bir gün avukat Zeynebe almak istemediği bir dava gelir Zeynep dabadaki kıza kıyamaz ve davayı kabul eder araştırıp kızla konuştukça olayların bambaşka olduğunu anlar. Ve davada ki kızı bir daha bırakmamaya karar verir. Bu arada Poyraz annesinden kalan bulmacayı kaybettmiştir bulmak için çocukluk evine geri gider. Acaba Poyraz bulmacayı bulup sırrı çözebilecek mi? Poyraz'la Pelin'in dava yüzünden bozulan araları düzelip mutlu olacaklar mı? Bu soruların cevapları ve dahası bu güzel kitapta okumanızı tavsiye ederim. #evdekal #evdehayatvar #evdekalkitapoku #kitapcandır #kitaptavsiyesi #neokudum #kitapokubizimle #fayayınları (Vuslat teki)
Günah Utanırken PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Türkan Önder - Günah Utanırken kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Günah Utanırken PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Türkan Önder Kimdir?
--reklam--
Türkan Önder Kitapları - Eserleri
- Günah Utanırken
- Geviş Getirmelerim
- Günahkar Tanrıçalar
- Bir Gecelik Gelin Berceste
- Yasak Tümcelerle Kırmızı
--reklam--
Türkan Önder Alıntıları - Sözleri
- "Bazen bir şeyler oluyordu, savuruyordu insanları ve aşkları, umutları hayatları alıp götürüyordu. Kendi hayatının seyircisi oluyordu insan bazen sadece, bir dram izler gibi." o1kirmizikadin (Günah Utanırken)
- Bazı inançlı ama inançlı yaşamayan insanlar için Allah'ın büyüklüğü yaratmasın dan değil vaatlerinden gelir. Allah onlara cenneti vaat etmiş olmasaydı ya da cehennemle korkutmuş olmasaydı asla iman etmezlerdi. (Geviş Getirmelerim)
- Öfkeyi en acı haliyle anlatan dil; sevdayı, özlemi anlatırken neden bu kadar çaresizdir. Ben, kavruldum diyorum; sevgili, gerisini sen anla... (Yasak Tümcelerle Kırmızı)
- Özlemek gerçek bir duygu muydu, yalnızlıktan kurtulmak için uydurulan bir yalan olabilir miydi yoksa? Öyle ise özlemek ve sevmek aslında zayıflık mıydı, zayıflığın süslenmiş hali miydi? (Geviş Getirmelerim)
- Büyük depremlerin artçılarıda büyük olur, paldır küldür yuvarlanırken kendi merkezine, kanar, bazen yüzün gözün kırılır, bazen elin kolun Öyle bir dibe vurursun ki, yüzleşirsin kendinle, özgürleşirsin fikirlerinde, maviye döner düşlerin de. (Günahkar Tanrıçalar)
- Kadını açık alanda dövebilirsin, ona sövebilirsin hatta öldürebilirsin ama sevemezsin kardeşim. (Günahkar Tanrıçalar)
- Mutsuzluk kendi resmini yaparken genellikle ağır ağır davranır,her gün yeni bir şey ekler tabloya sen fark etmeden. (Günah Utanırken)
- "Acılarım, korkularım sırtımda koca bir kambur, ne olur kesme yollarımı, bilmediğim dillerde şarkılar söyleme. Zira ne seni anlamaya, ne de müziğinin ritmine uymaya mecalim yok." #türkanönder (Günah Utanırken)
- Ve ben ilk kez ben oldum sende... Bakma sevda şiirleri yazdığına, sana Ben, en çok kendimi sevdim Gözlerindeki beni güldürmekti niyetim Söz dinlemez ergen kalbim, seni istedi Görüyorsun işte: Ben, seni kendim için sevdim, sevmek zorundaydım. (Yasak Tümcelerle Kırmızı)
- Dünleri düşleri kadar temiz Yürekleri umutları kadar aydınlıktı Çocuktular... Hep bir ağızdan türküler söylediler Sevdayı türkülerden bellediler Masumdular... Yar yanağından gayrı ne varsa paylaşıp Ben yok biz varız dediler Kararlıydılar... Evde, masa başında, fabrikadaydılar Nerde bir mazlum, onun yanındaydılar Ay ışığı ile yetinmeyip güneşe koştular Çoktular... Unuttular BİRliğin çokluğunu yollara ayrıldılar O bizden değil deyip tek tek yitenlere sustular Hiç bitmeyiz sandılar bir de baktılar ki Yoktular... (Günahkar Tanrıçalar)
- Sokrates, bilginin mutluluk getirdiğini savunurken yanılmış mıydı? Cahilin her şeyle ilgili bir fikri, o fikrin ona kazandırdığı yersiz özgüveni ve bunlara bağlı olarak haksız öz sevgisi yok muydu? Dolayısıyla o daha mutlu değil miydi bilenden? (S:7) (Geviş Getirmelerim)
- Gelme yollara düşer yüreğim yine, mutlanır umutlarım gereksiz yere, inanırım yine bir gün seveceğine. (Günahkar Tanrıçalar)
- "Iyi ve mutlu olmaya çalışmaktan ibarettir bütün yaşam... Hiçbir zaman hiçbir şey tam olmaz, bir şeyler hep eksiktir çünkü. Yaşamı böylece kabullenerek daha iyisi için mücadele ederken sahip olduklarımızın da farkında olup, mümkün olduğunca onları koruyarak ancak başarılı olabiliriz o çabada." o1kirmizikadin (Günah Utanırken)
- Büyümek ne sancılı şeydi... Var olmaya çalışırken, Çocuklarda yok olmak gibiydi. Körpe bir fidanın rüzgâra kanıp, Her düştüğü yerde dallar uzatmak isterken gökyüzüne Yeniden sarılması gibiydi. Ta ki kök salıncaya kadar O zaman yeşeriyordu ancak dallar, Unutularak fırtınada kaybolan fidanlar Yenik düşse idi küçük fidan korkularına Düştüğü ağacın altında kalsaydı en güvenli yer olsa da Kendi ormanını kuramazdı asla. (Günahkar Tanrıçalar)
- Oluk oluk kan akıyor sokağında Kan içiyorsun susarak, karıştı şebeke suyuna. Kurutsam bataklık misali Korku denizini. Kelebekler uçar mı gökyüzünde Sinekler yerine. (Günahkar Tanrıçalar)
- Dibine vurunca badenin, Vuruyorsun her şeyi dibine. Ve anlıyorsun aslında Her şeyin dipte olduğunu. Meselenin dip meselesi olduğunu Ne mi diyorum? Mesele biraz sen, biraz ben Bir de iyilik sağlık.. (Yasak Tümcelerle Kırmızı)
- "Gerçek büyüme sevgiyle yaşanandı ve o başarının yollarını daha çabuk açıyordu insana." (Geviş Getirmelerim)
- Annesinin ona en büyük iyiliği kitap okuma alışkanlığı edindirmiş olmasıydı belki de bu ona kötülüktü çünkü okudukları yüzünden her şey başka görünüyordu, diğer insanlarla birlikte yürüyemiyordu. (Geviş Getirmelerim)
- Aydın aydınlatandır, aydın alkışa ihtiyaç duymayandır... (Günahkar Tanrıçalar)
- "Kim mükemmeldi ki? Herkesin ufak tefek ahrazları olabilirdi ama sevgi her türlü zorluğu yenerdi." #türkanönder (Günah Utanırken)
Yorumlar
0 yorum