Kitap Künyesi

Yazar: Memet Türkkan

Yayın Evi: Ararat Yayınevi

İSBN: 9786056429422

Sayfa Sayısı: 224

--reklam--

Güneşin Katli Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Kente yeni gelmiştim. Yerini aldığım meslektaşım öldürülmüştü. Gazetelerden okuduğum kadar biliyordum: "Bir öğretmen sınıfta kalan öğrencisi tarafından not yüzünden öldürüldü." Çok kişiden dinledim öyküsünü. Herkes bir başka türlü anlattı. Özellikle çopur yüzlü felsefe öğretmeninin: "Onu Güneş olduğu için öldürdüler." Sözü ile ilk gün huzuruna çıktığım valinin: "Senden önceki meslektaşın her yere burnunu soktuğu, üzerine vazife olmayan işlerle uğraştığı için belâsını buldu. Sana da ders kitaplarının dışına çıkmamanı tavsiye ederim." deyişi aklıma çakıldı kaldı. İlle de bir doğa betimi isteniyorsa "Bu serüveni yazmaya başladığım gün kara bulutlar dağların doruklarını süpürerek güneşin önünü kesmiş, kentte yapışkan ve sinsi bir yağmur yağıyordu."

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Güneşin Katli Alıntıları - Sözleri

  • “Ben bir kentte, bir öğretmenin öldürülüşünün öyküsünü istemiştim; onlar tüm illerdeki üç yüz bin öğretmenin öyküsünü anlattılar.”
  • Onu Güneş olduğu için öldürdüler.
  • Özlediğimiz dünyayı başkası gelip kurmayacak. Biz kendimiz savaşıp kendimiz kurmalıyız. Bunu aklına böyle koy.
  • Biliyorum “geceler sonsuza dek sürmez.”
  • “Demek ki onlar gerçekleri aydınlığa çıkaran gün ışığına düşmandılar. Yani Güneş’e düşmandılar.”
  • Yıkılmayan, dik duran ağaçlara hayranım. Gövdesini kökünden ayırsan da yıkılmayan ağaçların karşısında külâhını çıkarmak gerek… Bilir misin ağaç neden yıkılmaz, ağaçlar neden dimdik durur? Birbirlerine sırt vermekten, birbirine bel vermekten sık ormanlarda birbirine yaslanarak büyüyen ağaçlar kolay devrilmez. Tek başına bir ağaç düşün. Daha iki balta darbesi yer yemez yıkılır. O dimdik ağaç eğilir, toprağa serilir.
  • Tavşan korktuğu için kaçmaz,kaçtığı için korkar.
  • “Sanırım insanları oldukları gibi değil de kafamızda olduklarını sandığımız gibi görüyoruz.”
  • “Güneş’le yaşadığım günlerden değil Güneş’siz yaşamaktan yakınıyorum.”
  • “Boşu boşuna öldü denir mi? Olmaz öyle şey. Bir bedeldir Güneş Hoca. Onun ölümü bir şeyin bedelidir. Halkının gittikçe uyanmasının, bizim burda sendika kuruşumuzun sarı sendikayı yenişimizin işçi arkadaşların bilinçlenmesinin bedelidir bu ölüm. Emperyalizmi ve faşizmi göğüslememin bedelidir.”
  • “Bu bir gülümseme değil, sanki anlamına ancak ikimizin vardığı veda, bir nöbet devri, bir sorumluluk dağını kanı çekilmiş omuzlarından benim omuzlarıma yükleyişti. Bütün yaşamım boyunca unutamayacağım bir gülüş…”
  • Yıllarını aldığımız gençlerimiz verdiğimiz bilgi ve .maharetle hayatlarını kazanabiliyor mu? Yoksa Misisipi Irmağı'nın uzunluğunu, Ağrı Dağı'nın yüksekliğini bilen okur-yazar cahiller durumunda mı?
  • Kim ki korkaktır, kim ki kültürden, düşünceden yoksundur; kim ki muhbirdir, gammazdır, kim ki insan satar, o derhal ödüllendiriliyordu.
  • Bilir misin agaç neden yıkılmaz,ağaclar neden dimdik durur?Birbirine sırt vermekten .Birbirine el vermekten.Sık ormanlarda birbirine yaslanarak büyüyen ağaçlar kolay devrilmez.Tek başına bir ağacı düşün.Daha iki balta darbesi yer yemez yere yıkılır.O dimdik ağaç eğilir,toprağa serilir
  • Kim ki korkaktır; kim ki dönektir: kim ki kültürden, düşünceden yoksundur; kim ki muhbirdir, gammazdır; kim ki insan satar, o derhal ödüllendiriliyordu.

--reklam--

Güneşin Katli İncelemesi - Şahsi Yorumlar

“İnsan olmakla başlar her şey.” diye bir cümle geçiyor kitabın sonlarına doğru. Kısa bir cümle ama anlamı çok derin. Sağ sol kavgalarının devam ettiği, “insan olma” bilincinin ötelendiği ve neredeyse her şeyin çıkarlar üzerine şekillendiği dönemde bir ışık gibi doğuyor Güneş öğretmen. Aydınlığın, bağımsızlığın, demokratik bir şekilde yaşamanın özetle “insanca” yaşamanın ve yaşatmanın yolunda çabalarken kör bıçağa kurban gidiyor Güneş öğretmen. Kesiyorlar nefesini, söndürüyorlar ışığını.. Tek solukta okunacak kitaplardan biri artık “Güneş’in Katli” Dili sade. Gerçek bir olayın anlatılması daha da etkileyici kılıyor kitabı. Ruhunuza dokunuyor. Zaman zaman sinirleniyor zaman zaman üzülüyorsunuz. Tam anlamıyla içindesiniz kitabın. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. (birtuhaffokur)

Bir lise öğretmeni olan Güneş'in öldürülmesinin ardından yerine gelen yeni öğretmen cinayetin üstünün örtüldüğü düşünerek bu olayı araştırmaya karar veriyor. Ve olayın şahitleriyle, cinayete dahli olan kişilerle, mahkemede adı geçenlerle, maktulün ailesinden bazı insanlarla görüşüyor. Onlar da hikayelerini anlatmaya başlıyor. Aynı olayın farklı insanlar tarafından nasıl başka türlü görülebileceğini gösteriyor yazar bize. Aynı zamanda güzel bir dönem eleştirisi kitabı olduğunu da düşünüyorum. Ben çok beğendim. Kesinlikle hak ettiği değeri görmeyen kitaplardan birisi olduğunu düşünüyorum. (Ragif)

Anadolunun o karanlık yüzünü aydınlığa çevirmek için yollara düşmüş, yüzlerce çocuğa ve onların ailesine dokunabilmiş devrimci bir öğretmen olan Güneş'in gerçek hayat hikayesi. O öğretmenler herşeye rağmen varlar ve var olmaya devam edecekler. (Onur MOROĞLU)

--reklam--

Güneşin Katli PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Memet Türkkan - Güneşin Katli kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Güneşin Katli PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Memet Türkkan Kimdir?

Eğitimci, yazar. Ürgüp İlçesi’nde doğdu. Yükseköğrenimini Yüksek Öğretmen Okulu , Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde Kamu Yönetimi Uzmanlığı öğrenimi gördü. Bandırma, Yozgat ve Artvin liselerinde, Necatibey Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenlik yaptı.

Bir süre Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve yerleştirme Merkezi test Hazırlama Bölümü Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu (1977-1978). Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü, Öğretmen Okulları Genel Müdür Yardımcılığı ve MEB danışmanlığı yaptı. 1980’de devlet hizmetinden ayrıldı. Cumhuriyet gazetesinin çıkardığı Sınava Doğru dergisinin yönetiminde görev aldı.

Özel bir şirkette genel müdürlük yaptı. “Bir Çocuk Oyunu” adlı öyküsü ile 1975 Antalya şenliği Öykü Yarışması’nda Mansiyon, Neyidik Ne Olduk adlı kitabıyla Kültür Bakanlığı 1979 Çocuk Yılı Roman Ödülü’nü kazandı. Bir çok kez basılan Güneşin Katli adlı romanı oyunlaştırılarak, uzun süre sahnelendi.

--reklam--

Memet Türkkan Kitapları - Eserleri

  • Güneşin Katli
  • Ölüm Aşıp Giderken
  • Neydik Ne Olduk
  • Tek Bir Gece
  • Öğretmenimi Seviyorum
  • Altı Delik Deşik Kent
  • Salur Kazan'ın Tutsaklık Destanı

--reklam--

Memet Türkkan Alıntıları - Sözleri

  • Yıllarını aldığımız gençlerimiz verdiğimiz bilgi ve .maharetle hayatlarını kazanabiliyor mu? Yoksa Misisipi Irmağı'nın uzunluğunu, Ağrı Dağı'nın yüksekliğini bilen okur-yazar cahiller durumunda mı? (Güneşin Katli)
  • Kim ki korkaktır, kim ki kültürden, düşünceden yoksundur; kim ki muhbirdir, gammazdır, kim ki insan satar, o derhal ödüllendiriliyordu. (Güneşin Katli)
  • “Güneş’le yaşadığım günlerden değil Güneş’siz yaşamaktan yakınıyorum.” (Güneşin Katli)
  • Bilir misin agaç neden yıkılmaz,ağaclar neden dimdik durur?Birbirine sırt vermekten .Birbirine el vermekten.Sık ormanlarda birbirine yaslanarak büyüyen ağaçlar kolay devrilmez.Tek başına bir ağacı düşün.Daha iki balta darbesi yer yemez yere yıkılır.O dimdik ağaç eğilir,toprağa serilir (Güneşin Katli)
  • “Boşu boşuna öldü denir mi? Olmaz öyle şey. Bir bedeldir Güneş Hoca. Onun ölümü bir şeyin bedelidir. Halkının gittikçe uyanmasının, bizim burda sendika kuruşumuzun sarı sendikayı yenişimizin işçi arkadaşların bilinçlenmesinin bedelidir bu ölüm. Emperyalizmi ve faşizmi göğüslememin bedelidir.” (Güneşin Katli)
  • Onu Güneş olduğu için öldürdüler. (Güneşin Katli)
  • Kim ki korkaktır; kim ki dönektir: kim ki kültürden, düşünceden yoksundur; kim ki muhbirdir, gammazdır; kim ki insan satar, o derhal ödüllendiriliyordu. (Güneşin Katli)
  • 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günümüz Kutlu Olsun ❤ (Öğretmenimi Seviyorum)
  • 27 Mayıs 1960’da devleti kurtarmak için hükümeti indirmek üzere silaha sarıldıklarında Kudret Bey, devletten yana mı yoksa hükümetten yana mı olması gerektiği konusunda şaşırıp kaldı. Bereket ki hiç kimse ondan devleti ya da hükümeti korumak için, sık sık tutukluk yapan belindeki Kırıkkale tabancasını çekmesini istemedi ve o da bu badireyi sessizce atlattı. Bu nedenle Güler’in baba evinde hiçbir politik koşullanması ya da bilinçlenmesi olmadı. Baba ocağında yalnızca iyi çay demlemeye; iyi pastalar, kekler yapmaya ve misafirlerini iyi ağırlamaya, giysilerini modaya uygun seçmeye ve sonuçta çok iyi, çok temiz hanım hanımcık bir ev kadını olmaya koşullandı. Baba evinden onda kalan bir koşullanma da annesi ile babası arasında çoğunlukla sessiz ve alttan alta süren, zaman zaman gürültülüce ortaya çıkan uyumsuzluk ve anlaşmazlığın çocuk bilincinde uyandırdığı -giderek genç kızlığında da bilinçaltına ittiği- ailelerinin dağılacağı korkusu ve tedirginliğiydi. (Ölüm Aşıp Giderken)
  • “Sanırım insanları oldukları gibi değil de kafamızda olduklarını sandığımız gibi görüyoruz.” (Güneşin Katli)
  • “Bu bir gülümseme değil, sanki anlamına ancak ikimizin vardığı veda, bir nöbet devri, bir sorumluluk dağını kanı çekilmiş omuzlarından benim omuzlarıma yükleyişti. Bütün yaşamım boyunca unutamayacağım bir gülüş…” (Güneşin Katli)
  • Biliyorum “geceler sonsuza dek sürmez.” (Güneşin Katli)
  • Yıkılmayan, dik duran ağaçlara hayranım. Gövdesini kökünden ayırsan da yıkılmayan ağaçların karşısında külâhını çıkarmak gerek… Bilir misin ağaç neden yıkılmaz, ağaçlar neden dimdik durur? Birbirlerine sırt vermekten, birbirine bel vermekten sık ormanlarda birbirine yaslanarak büyüyen ağaçlar kolay devrilmez. Tek başına bir ağaç düşün. Daha iki balta darbesi yer yemez yıkılır. O dimdik ağaç eğilir, toprağa serilir. (Güneşin Katli)
  • “Ben bir kentte, bir öğretmenin öldürülüşünün öyküsünü istemiştim; onlar tüm illerdeki üç yüz bin öğretmenin öyküsünü anlattılar.” (Güneşin Katli)
  • Tavşan korktuğu için kaçmaz,kaçtığı için korkar. (Güneşin Katli)
  • “İçimden söylüyorum, bütün türküleri içimden yanlışsız olarak söylüyorum. Bir tel gerili içimde, saz teli. Sessizce, söylediğim türkülere eşlik ediyor.” “Hiç kopmuyor mu?” “Kopmaz olur mu, kopuyor, ama yeniden geriyorum. İlk kez On İki Mart Muhtırası’ndan sonraki günlerde kopmuştu. Yeniden gerdim. İkinci kez karım öldüğünde koptu.” “Öldüğünde mi yoksa senden boşanıp gittiğinde mi?” “Boşanması ile ölümü iç içe geçti. Ayrıca benden boşandığında aklı başında değildi. Kendisi boşanmazdı, annesi bo-şandırtmıştır. Bana şaka gibi geldi, şaka yapıyorlar sandım; öldüğünde anladım her şeyi. Ölümünü duyduğumda içimde gerili saz teli koptu. Türkü söyleyemedim. Sonra külleniyor her şey. Zaman her şeyi silip götürüyor. Ben de teli yeniden gerdim. Ama sen akort ettin bu kez. Telin düzenini sen ayarladın.” (Ölüm Aşıp Giderken)
  • Özlediğimiz dünyayı başkası gelip kurmayacak. Biz kendimiz savaşıp kendimiz kurmalıyız. Bunu aklına böyle koy. (Güneşin Katli)
  • “Demek ki onlar gerçekleri aydınlığa çıkaran gün ışığına düşmandılar. Yani Güneş’e düşmandılar.” (Güneşin Katli)