Kitap Künyesi
Yazar: Margaret Weis
Yazar: Tracy Hickman
Çevirmen: Çiğdem Erkal İpek
Editör: Alican Saygı Ortanca
Orijinal Adı: Dragons of Autumn Twilight (Dragonlance: Chronicles #1)
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9789758518968
Sayfa Sayısı: 496
--reklam--
Güz Alacakaranlığının Ejderhaları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
New York Times çoksatanı, fantastik edebiyatın başucu eserlerinden bu kitap, efsanevi bir maceranın kapılarını aralıyor.
Eski dostlar, ayrı yollara gitmişlerdi. Şimdi, birbirlerinden saklı sırlarına rağmen yeniden bir aradalar. Savaş dedikodularıyla gölgelenmiş bir dünyadan söz ediyorlardı. Tuhaf yaratıkların, mitik varlıkların, efsanevi yaratıkların hikâyelerinden söz ediyorlardı. Sırlarından bahsetmiyorlardı. Ta ki bir gün karşılaştıkları, büyülü kristal asa taşıyan, kederli ve güzel bir kadın onları gölgelerin derinliklerine götürüp hayatlarını sonsuza kadar değiştirerek dünyanın kaderini şekillendirene kadar.
Kimse kahraman olmalarını beklemiyordu.
En çok da, kendileri.
“Kenderlerin, küçük şeyleri başarabilmek için küçük yaratıldıklarını söylerdi. ‘Eğer dünyadaki büyük şeylere yakından bakacak olursan,’ demişti, ‘bunların bir araya gelmiş ufak şeylerden oluştuğunu görürsün.’ O aşağıdaki koca ejderha, kan damlalarından başka bir şey değildir belki de. Ve bütün farkı yaratan da küçük değişikliklerdir.”
Ejderha Mızrağı dünyasına hoş geldiniz.
--reklam--
Güz Alacakaranlığının Ejderhaları Alıntıları - Sözleri
- “İnsanlar bir şeylere inanmak istiyor, ta derinlerde bir yerlerde bunun yanlış olduğunu bilseler bile..”
- “Bütün umudu zamanın yaraları sarmasındaydı..”
- Bir keresinde bana söylemiş olduğun gibi Nehiryeli; insanlar için ben bir yarı-elfim. Elfler için de yarı-insan.
- “Hepimizin yerine getirmesi gereken bir alınyazısı var..”
- Daha sonraki yıllarda Alevçarpan'ın Ölümü destanında, ejderhanın sesinin güz rüzgarında bir duman gibi şöyle fısıldayarak yok olduğunu rivayet edenler olmuştur: "Çocuklarım..."
- 'Sadece ölüler korkmaz.'
- “Herkesin başa çıkması gereken kendi korkusu vardı..”
- ‘Eğer dünyadaki büyük şeylere yakından bakacak olursan’ demişti, ‘bunların bir araya gelmiş ufak şeylerden oluştuğunu görürsün’
- “Ölüm insan yaşamımın en büyük katiyetidir.”
- Bizi buraya kadar getirmelerine izin verdin, geriye dönüş yok. Bu senin önerdiğine Umacı Seçim Hakkı denir, Tanis - Ya çabuk ölün, ya da yavaş yavaş.
- “Yaşamlarımız almakla değil de vermekle ölçülür..”
- "raistlin’in sesi sert bir kibirle yükseldi: “evet sizden, hepinizden daha akıllıyım. ve günün birinde bunu kanıtlayacağım da! günün birinde siz, bütün gücünüz, kuvvetiniz, çekiciliğiniz ve yakışıklılığınızla, hepiniz bana efendi diyeceksiniz!” dediler de.
- 'Eğer dünyadaki büyük şeylere yakından bakacak olursan' demişti, 'bunların bir araya gelmiş ufak şeylerden oluştuğunu görürsün.'
- ...Tanis diğerlerine baktı. Tasslehoff ateşe yakın bir yere oturmuş "eline geçmiş" olan nesneleri karıştırıyordu. Yere boşalttığı hazinesinin önünde bağdaş kurmuş oturuyordu. Tanis parıldayan yüzükler, birkaç garip sikke, çobanaldatan kuşundan bir tüy, sicim parçaları, boncuktan bir kolye, sabundan bir bebek ve bir düdük görebiliyordu. Yüzüklerden biri gözüne aşina geldi. Bu elf işi bir yüzüktü, uzun bir zaman önce Tanis'e, aklının bir kösesinde kalmış olan biri tarafından verilmişti. İnce bir işçilikle işlenmiş, dolanan sarmaşık yaprakları görünümünde narin altın bir yüzüktü. Tanis diğerlerini uyandırmamak için yavaş adımlarla kendere sokuldu. "Tas..." Kenderin omuzunu dürterek işaret etti. "Yüzüğüm... " "Öyle mi?" diye sordu Tasslehoff gözleri büyük bir masumiyetle açılarak. "Senin mi? İyi ki bulmuşum. Han'da düşürmüş olmalısın." Tanis yüzüğü imalı bir tebessümle aldı...
- Eğer dünyadaki büyük şeylere yakından bakacak olursan, onların aslında bir araya gelmiş küçük şeylerden oluştuğunu görürsün.
--reklam--
Güz Alacakaranlığının Ejderhaları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Fantastik bir seride olan her klişe olduğu halde ben zevk alarak okudum. Yüzüklerin efendisi serisinden çok fazla esinlenilmiş ama bu beni rahatsız etmedi okurken çünkü yazar karakterleri kendi üslubuna göre anlatıyor, karakter özelliklerini okumak bu kitapta en sevdiğim şey oldu, güzel ve hafif bir seriye akıcı bir başlangıç. (Şafak Baş)
Serinin genel yorumunu yapacağım. İlk 3 kitabı okudum ve kesinlikle abartıldığını düşünüyorum. Öyle çok iyi karakterleri, dünyası veya olay örgüsü yoktu. En kötü olduğu kısım ise akıcılığı. Birkaç bölüm dışında asla devamında ne olacağını merak ettirmiyor. Karakterlerle de pek bağ kuramadım ve bu nedenle ölümlere üzülemedim. Yazarlar karakterleri çok yüzeysel yazmış ve bu nedenle karakterlerin içine giremiyorsunuz. Genelde üzerine ve dünyasına fazla düşünülen kitaplarda da böyle olur zaten. Yazarlar o kadar planlı yazar ki romandan ziyade makale okuyor hissiyatına kapılırsınız. Eğer beklentiniz olmadan başlarsınız sevebilirsiniz ama benim büyük beklentilerim vardı ve pek memnun kalmadım. Devamını okumayı düşünmüyorum. (İpek)
Kitap fantastik seri denilince akla gelebilecek her şeyi içeriyor. Ve bunları da güzelce yerleştirip kullanmış yazarlar. Kitapta hiç durağanlık yok, sürekli bir şeyler oluyor ama bu okuyucuyu yormuyor. Açıkçası kitap beni fena sürükledi diyemesem de okurken baya keyif aldım, özellikle karakterlerin geçmişini öğrenmek çok hoşuma gitti. Ve onları daha da merak etmemi sağladı. Karakterlerin ilerde ne gibi maceralara atılacağını görmek istiyorum. Diğer kitapları da okuyacağım. (monani)
--reklam--
Güz Alacakaranlığının Ejderhaları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Margaret Weis - Güz Alacakaranlığının Ejderhaları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Güz Alacakaranlığının Ejderhaları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Margaret Weis Kimdir?
Margaret Weis, 16 Mart 1948 tarihinde Independence, Missouri'de dünyaya geldi. 1984 yılında Tracy Hickman'la birlikte yazdığı Ejderha Mızrağı Serisi ile tanınmaktadır.
Weis, 1970 yılında yaratıcı yazarlık bölümünden mezun oldu. Weis ilk olarak küçük bir yayınevinde çalışmaya başladı ve burada editör oldu. 1972-1983 yılları arasında Herald Yayınevi'nde reklam direktörü olarak çalıştı ve ardından Herald Yayınevi'nin alt şirketlerinden biri olan Independence Yayınevi'nin müdürü oldu. 1970li yılların sonu, 1980li yılların başında Weis, çocuklar için birçok kitap yazdı. 1983 yılında Weis TSR Inc'e oyun editörü olmak üzere başvurdu. TSR bu pozisyon için yazarı geri çevirdi, fakat kitap editörü olarak işe aldı.
Overlord (Derebeyi) Projesi' olarak bilinen ve bir roman ve üç modül yazılmasını içeren görevlerinden birinde iş arkadaşı olan Tracy Hickman ile birlikte hikayenin taslağını çıkararak, kitabı yazması için bir yazar tuttular, fakat bu işe yaramadı. İşte tam bu sıralarda Weis'in kendi sözleriyle "Tracy ile kendimizi bu işe o kadar çok vermiştik ki, bu kitabı bizim yazmamız gerektiğini hissettik." Hikayenin yazıya dökülmesinin ardından Overlord Projesi, Ejderha Mızrağı olarak bilinen ve tüm dünyada tanınan bir kitap serisi haline geldi.
Fantastik kurgu yazarı olarak bilinen kariyeri ve ününün aksine, Weis fantastik kitaplar okumadığını belirtmiştir. Güney Wisconsin'de ambardan çevrilen bir evde yaşamaktadır.
--reklam--
Margaret Weis Kitapları - Eserleri
- Güz Alacakaranlığının Ejderhaları
- Kış Gecesi Ejderhaları
- İlkbahar Şafağı Ejderhaları
- İkizlerin Zamanı
- İkizlerin Savaşı
- İkizlerin Sınavı
- Ejder Kanadı
- Ruhdöveni
- Yaz Alevi Ejderhaları
- Elf Yıldızı
- Ateş Denizi
- Yılan Büyücüsü
- Labirentte
- Kaosun Eli
- Yedinci Kapı
- İkinci Nesil
- Silah Kardeşliği
- Cüce Derinlikleri Ejderhaları
- Yüceefendi Göklerin Ejderhaları
- Batan Güneşin Ejderhaları
- Kum Saati Büyücü Ejderhaları
- Kayıp Yıldızın Ejderhaları
- Yitik Ayın Ejderhaları
- Amber ve Küller
- Amber Ve Kan
- Amber Ve Demir
- Kıyamet Tugayı
- Ejderan Kuralları
- Ejderhanın Kemikleri
- Karakılıcın Dövülüşü
- Ejderhaların Sahibesi
- Karakılıçın Zaferi
- Karakılıçın Yazgısı
- Karakılıçın Mirası
- Karanlık Kuyu
- Akhran'ın Kahini
- Ejderhanın Sırrı
- Bir Ejderha Söylentisi
- Gezginin Buyruğu
- Ejderhanın Hiddeti
- Kayıp Taşın Muhafızları
- Gecenin Paladini
- Ejderhanın Oğlu
- Boşluk'a Yolculuk
- Ejderhanın Efendisi
--reklam--
Margaret Weis Alıntıları - Sözleri
- "Köle olabiliriz. Özgürlüğümüzü elimizden alabilirler. Canımızı da. Ama onurumuz yüreğimizdedir ve onu bizden kimse alamaz." (Ejderhanın Sırrı)
- Kızcağızın gözü kendi iyiliğiyle kör olmuştu. Onun için üzgünüm ama o kendisi gözlerini açıp gerçeği görmeyi reddetti. (İkizlerin Sınavı)
- "Bir pipo ile biraz tütününüz yoktur, değil mi..." "Bunu duydum!" diye gümbürdedi ejder. Yaşlı adam büzüldü. "Gandalf iyi bir pipoyu severdi!" "Neden ona Gri Gandalf diyorlardı sence? Cüppesinin renginden değildi," diye ekledi ejder uğursuzca. (Elf Yıldızı)
- "Sevgi, zarar vermek için bize öyle bir güç verir ki nefret bile onunla boy ölçüşemez," (Cüce Derinlikleri Ejderhaları)
- Hayat seni yere sererse ayağa kalkar, suratındaki kanı siler ve hemen kavgaya geri dönerdin; ağlaya sızlana eve koşmazdın. (Ejderhanın Sırrı)
- Esir olan Laurana'nın gerçekten özgür olan tek kişi olması garipti. (Kum Saati Büyücü Ejderhaları)
- "...Yalnızca eksikliklerinin üstesinden gelemeyen bir insan, dünyayı hiçbir eksikliği olmadığına ikna etme ihtiyacı hisseder." (Ejder Kanadı)
- Hiçbir işe yaramayacak ve onarılmaz bir hasar bırakabilecek acı sözleri yuttu. (Bir Ejderha Söylentisi)
- “Ölüleri geri getirdin,” Tanis şövalyeye inanamayarak baktı,”Hayatını tehlikeye atarak hem de”. Steel omuz silkti.”Hayat şeref olmadan nedir ki?” “Est sularus oth mithas,” diye mırıldandı Tanis.”Şerefim yaşamımdır.” Sende tıpkı baban gibisin. (Yaz Alevi Ejderhaları)
- Son olarak karanlıkta kaybolan aşkı gördüm. Aşk kendi kalbini tanımadığı için yersiz olan, yanlış anlaşılmış aşkı da gördüm. (İlkbahar Şafağı Ejderhaları)
- ... yalnızca eksikliklerinin üstesinden gelemeyen bir insan, dünyayı hiçbir eksikliğin olmadığına ikna etme ihtiyacı hisseder ... (Ejder Kanadı)
- “Yaşamlarımız almakla değil de vermekle ölçülür..” (Güz Alacakaranlığının Ejderhaları)
- Tehlikeden saklanamazsın. Ölüm havada yüzer,pencereden içeri süzülür,bir yabancının el sıkışmasıyla gelir.Eğer ölümden korktuğumuz için yaşamayı bırakırsak,zaten ölmüşüz demektir... (Ruhdöveni)
- "Artık aramızdaki hiçbir şey eskisi gibi olamaz, öyle değil mi?" diye sordu yarı-elf sakin sakin. Raistlin bir an için ona baktı, Tanis genç büyücünün gözlerinde bir anlık pişmanlık ışıltısı, güvene, dostluğa ve gençlik günlerine duyulan bir özlem gördü. "Hayır," diye fısıldadı Raistlin. "Fakat benim ödemem gereken beden buydu." (Kış Gecesi Ejderhaları)
- Büyü, hayatıydı. Onsuz hiçbir şeydi, hiçbir şeyden de azdı. (Kum Saati Büyücü Ejderhaları)
- "Sonunda tanrıların kastettikleri gibi olduk Caramon. İki tam insan. Ve burada yollarımız ayrılıyor. Sen tek başına yürümeyi öğrenmelisin Caramon," bir an için, asanın ışığıyla aydınlanan Raistlin'in yüzünde hayaletimsi bir tebessüm oynaştı," ya da senin yürümeyi seçenlerle birlikte yürümeyi. Elveda kardeşim." (İlkbahar Şafağı Ejderhaları)
- Kara Kraliçe kısa bir süre sonra zaferini kutluyor olacaktı. Raistlin, kadın muzafferane bir edayla yürürken sokağın köşesinde durmayı planlamıyordu. Tören alayını kendisi yönetecekti. (Kum Saati Büyücü Ejderhaları)
- Aile arasındaki nefret, nefretlerin en acımasız olanıdır. (Kış Gecesi Ejderhaları)
- Başaramadım... Sırf kendimin değil sizin de ümitlerinizi boşa çıkarttım. (İlkbahar Şafağı Ejderhaları)
- Aşktan iyi bir şey çıkmaz. Ölüm, Korkunç bir acı boş bir yalnızlıktan başka hiçbir şey çıkmaz. (Yılan Büyücüsü)
Yorumlar
0 yorum