Kitap Künyesi
Yazar: Cahit Külebi
Yayın Evi: Başak Yayınları
İSBN:
Sayfa Sayısı: 48
--reklam--
Güz Türküleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
--reklam--
Güz Türküleri Alıntıları - Sözleri
- El değmemiş güneşti yüzündeki nakışlar...
- Sen yoksan bütün güzellikler yok, Sen varsan bütün güzellikler var... Bir demet gelincik dudaklarını, Bir su bardağında önüme koysalar...
- Avuç avuç yıldızlar saçtım ayaklarına...
- Birlikte yüzeceğiz hep bu mavi sularda, Mineden bir denizde, yüzünü anımsatan, İkimizin de kalbi bir vuruşta atacak, Bir vuruşta ölümü, karanlığı yadsıtan. Balıklar izleyecek bizi en derinlerden, Diyecekler ki gelmiş Külebi, sevgilisi, Bir martı gibi rüzgâr süzülüp enginlerden, Bırakacak inciden birer ışık dizisi. Ve inciler boynunda, göğsünde, kollarında, Dizelerimde sözcük gibi parıldayacak, Yosunlar saçlarında, en gizli yerlerinde, Yıldızlar gözlerinde yağmur gibi kayacak. Bu mavi alevleri sevgimiz kutsayacak...
- Yazık, acılar bile bırakıp gitti seni, Oysa ki pırıl pırıl umut ışığımdın sen...
- Özleminle gömülüyorum sarhoşluğa...
- Dışına atıldım ben hüznün de sevincin de Bir kıyıya bağlanmış boş bir sandal gibiyim.
- İçimde çalkalanan bir deniz Ya da kuşlar uçan bir orman Çoktan geçip gitmiş gençliğimiz Anladım ona vurulduğum an Arıyorum bir şey yitirmiş gibi Şairler gençken ölse daha iyi
--reklam--
Güz Türküleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
son zamanlarda kesinlikle okuduğum en iyi şiir kitabıydı. Ve üstüne üstlük 46 sayfa sadece. içinde aşk, sevgi kavramlarından çokça söz etmiş ve çok güzel, ince bir biçimde kitaba işlemiş Cahit bey. Bakmanızı öneririm. (Yasin Mert Özçelik)
Yaşandı ve Bitti: Titiz mısraların yitik şairi.. Cahit Külebi'nin kafiye anlayışı ciddi anlamda dikkatimi celb etti. Zira estetik penceremden içeriye sızan ilk şule bu nüanstı. Disipline edilmemiş bir şiir, nasıl oluyordu da bu denli titiz bir ahenge sahip olabiliyordu? Bizim oraların suyunu çokça içmişliğinden midir bilinmez, bazen hiddet damarı coşuyor ve şuursuz kelimeler savunuyordu suratıma. Merak ettiğim bir şairdir Külebi. Merakımı gidermiş olsa da umduğumu bulma noksanında heybem cılız. "Keşmekeş duyguların ve nümayişlerin zaman zaman bulandırdığı bu şiir anlayışını nasıl izah edebilirim?" diye düşünürken, mezkur kitabın son şiiriyle irkildim ve "Hay Allah razı olsun!" deyiverdim. Buyursunlar; "ŞİİR YÖNTEMİM Kimse yazmamı istemedi. Beş yaşımda kendim başladım. Bu yüzden düşkünlüğüm yok. Ayda yılda bir anımsarım. Saçılır kır çiçekleri Ağzımı açtığım zaman. Sonra birleşir üçü beşi Birer gümüşten mızrak olur Gökyüzüne doğru atılan. En çok yurdumdan söz ettim Doğayla insanla içli dışlı. Sevinçler, acılar, özlemler… Hepsi de çatal dişli. İlk ustam oldu benim halk Belleğimde akıp giden ırmak… Köylü diliyle türkü çağırdım Onlarla gülüp ağlayarak. İkinci ustamsa doğa Şiirlerimde alın terim. Bozkır türküsüyle doldu ciğerlerim. Taşları düzleyen rüzgâr gibi Doğayla yontuldu dizelerim. Üçüncü ustamdı kadınlar. Tekdüze yaşantıya. Kaynar dururlar semaver gibi. Onlar öğretti bana sevgiyi. Gözleri çıra gibi yanar, Ak badem olur tenleri, Güvercin kanadına benzer elleri. Eritip yüreğimde sevgiyi, acıyı özlemi Kurşun döker gibi döktüm tası. Her biri bir başka biçim aldı. Oyunlarda şeytanların aynası. İşte doğrusu sözgelimi Dokuyup yol üstüne attıklarım Birer küçük köylü kilimi." (Müsait bir vakitte incelemeyi genişleteceğim İnşallah.) (Oğuzhan Âsım Güneş)
Dağıtanıdır karanlığı özlemin bile Ey ak bulutların yansıması sen yoksun artık ..... işte yine ancak Cahit Külebinin söyleyebileceği o güzel dizeler kesinlikle bütün şiirlerini okumalısınız çok seveceksiniz okudukça şiirlerin sizi sarıp sarmaladığını hissedeceksiniz İyi okumalar Varolun (Mihrimah)
--reklam--
Güz Türküleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cahit Külebi - Güz Türküleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Güz Türküleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cahit Külebi Kimdir?
Cahit Külebi (1917, Tokat- 20 Haziran 1997 Ankara), Türk şair.
Halk şiirinden, türkülerden yararlanarak çağdaş bir şiir oluşturmuş, konu olarak yurt, insan ve doğa sevgisini işlemiştir. Şiirlerinde çocukluğunun ve gençlik yıllarının geçtiği yörelerden izlenimlerini yansıtmıştır.
Hayatı
20 Ocak 1917'de Tokat Zile'de doğdu, 20 Haziran 1997 tarihinde Ankara’da öldü. Sivas Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Antalya Lisesi'nde, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda, Ankara Gazi Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Milli Eğitim müfettişi oldu. İsviçre’ye kültür ataşesi ve öğrenci müfettişi olarak atandı. Yurda dönünce Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişliği ve Kültür müsteşar yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1972'de emekliye ayrıldı. 1983 yılına kadar Türk Dil Kurumu'nda çalıştı. 1976'dan sonraki dönemde Türk Dil Kurumu Genel Yazmanı’ydı. İlk şiirleri "Nazmi Cahit" takma ismiyle 1938'de Gençlik dergisinde yayınlandı. Daha sonra Varlık Dergisi'nde yayınlanan şiirlerinde de aynı imzayı kullandı. 1950-1954 arasında Sokak, İnsan, Türk Dili, Yaratış, Kültür Dünyası gibi dergilerde çıkan şiirleriyle ünlendi. İlk şiir kitabı "Adamın Biri" 1946'da yayınlandı. 1949'da çıkan ikinci kitabı "Rüzgâr"da Orhan Veli şiirine yaklaştığı dikkat çekti. "Atatürk Kurtuluş Savaşı'nda adlı eseri, Nevit Kodallı'nın "Atatürk Oratoryosu"na temel oluşturdu. 1940 sonrasında başlayan şiirimizin yenileşmesi hareketinde kendine özgü bir yeri vardır. Rahat anlatımı, içtenlik ve duyarlılığıyla ilgi çeken titiz bir şiir işçisidir.
--reklam--
Cahit Külebi Kitapları - Eserleri
- Bütün Şiirleri
- Seçme Şiirler
- Yeşeren Otlar
- Rüzgâr
- Güz Türküleri
- Adamın Biri
- Yangın
- Süt
- Atımın Yelesi Bulut Renginde
- İçi Sevda Dolu Yolculuk
- The Turkish Blue
- Sıkıntı ve Umut
- Atatürk Kurtuluş Savaşında
- Şiir Her Zaman
- Seçmeler
- Nevit Kodalli: Atatürk Oratoryosu
- Şiirler
- Sanatçının Öyküsü
--reklam--
Cahit Külebi Alıntıları - Sözleri
- Yine de belki de güzelliğin Yanlız şiirlerimde yaşayacak. (Atımın Yelesi Bulut Renginde)
- Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın. Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun, kanatlarımız Dokunarak uçalım. İnsanlardan buz gibi soğudum, İşte yalnız sen varsın. Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın. (1947) (Atımın Yelesi Bulut Renginde)
- Ne kaldı anılardan, acılardan başka? (Bütün Şiirleri)
- Birisi var yolumu bekler. Ömrüm günüm yalnız geçiyor Bir tek sevda peşinde. (Adamın Biri)
- Ayıplarımızı, kusurlarımızı anlatmak bir saygısızlık sayılmamalı. (İçi Sevda Dolu Yolculuk)
- Artık geçti hüzün taşımanın modası (Adamın Biri)
- Yorgunum şimdi, yorgunum çok; Bir de sen cevap vermiyorsun. Kolundan tutmak istiyorum ,fayda yok ; Beni bırakıp gidiyorsun . (Yeşeren Otlar)
- ... Bazı insanlar Can çekişmektedir. (Rüzgâr)
- Artık ne pencerem var seni koyacak, Ne masam. Sevgilim de yok bu şehirde, Çiçek seni alıp ne yapsam? (Şiirler)
- İSTANBUL Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm (The Turkish Blue)
- Özleminle gömülüyorum sarhoşluğa... (Güz Türküleri)
- İşte Doğu bu. Kalmışlık suskunluk ve acı. (Yangın)
- Gözyaşlarım yüzüne döküldü,anlamadı... (Atımın Yelesi Bulut Renginde)
- Bir yapıtın 2, 3. 4. baskıları ilân edildi mi, okuyucu gözü kapalı satın alıyor. Bundan yararlanan açıkgözler çok. Özellikle ödül almak da büyük etki yapıyor. Ne var ki, bütün ödüllerin yapıttaki kendilik için verildiği söylenilemez. Yazınımızda değerlendirmeler çoğu kez yazın ve sanat dışı nedenlere dayandırılıyor. (Şiir Her Zaman)
- Ya yurdumuzun kadınları Hep yanık tenlidirler; Hepsi de çınar gibi Yahut veremlidirler. (Seçme Şiirler)
- On iki sene dile kolay Bak, ikimizin de ağardı saçlarımız. Aldırma oynaşıyor ya sokakta İki erkek kedi gibi çocuklarımız. (Atımın Yelesi Bulut Renginde)
- Ben karamsar da olsam umutsuz değilim. (Şiir Her Zaman)
- Ulus olmanın baş koşullarından biri de kendi çağına yaraşır bir sanat varlığına sahip olabilmektir. Bu durum da ancak sanatçının yaratma özgürlüğüyle sağlanabilir. (Şiir Her Zaman)
- İçi korku dolu kış gecesi Hiç yatağın yok mu sıcak? Dağları dolduran kır çiçeği Hangi rüzgarlar seni koklayacak? (Adamın Biri)
- Kim esir değildir Kendi içerisinde? (Seçmeler)
Yorumlar
0 yorum