Kitap Künyesi

Yazar: İhsan Süreyya Sırma

Yayın Evi: Beyan Yayıncılık

İSBN: 9789754735499

Sayfa Sayısı: 208

Haçlı Seferleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

19. yüzyıl Fransız tarihçilerinden Michaud, kaleminin yazmaya bile çekindiği Haçlı mezalimini, bu seferlere katılarak yaşananları günlükler halinde kaydetmiş olan Guillaume de Tyr’den şöyle naklediyor: “Bohemond, yanlarında bulunan esir Türklerden birkaç tanesinin kendisine getirilmesini emretti. Önce yüksek rütbeli subaylar tarafından, yetişkin esirlerin kafaları kesildi; ardından büyük bir ateş yakılarak, parçalar hâline getirilmiş bu cesetler, büyük kazanlarda kaynatıldı. Esir çocuklar ise, kebap yapılacak şekilde, şişlere geçirildi ve ateşte kızartıldı. Bundan sonra da, ele geçirilecek bütün Türkleri bu şekilde yemelerini emretti. Bohemond’un hizmetçileri kendilerine verilen emri aksatmadan yerine getirdiler”.

Haçlı Seferleri Alıntıları - Sözleri

  • “Müslümanların Orta Çağı” 18.Yüzyıldan sonra Batılı olmaya çalışmalarından sonra oluştu. Batılıların “Orta Çağ” dedikleri dönemde müslümanların yapmış olduğu ilim ciltlere sığmazken, Batı Dünyasında okuma yazma oranı neredeyse %2 civarındaydı
  • Haçlılar, üzerlerine giydikleri “haçlı bez” in kutsiyetine inandırılmış, bu “haçlı bezi”ni taşıyanların, Allah’ın koruması altında olduğuna inandırılmışlardı
  • Kuzey Avrupa’dan binlerce “öğrenci” -ki bunların tamamına yakını papazlardı Endülüs’e gider, oradaki Müslüman Üniversitelerinde/Medreselerinde eğitim görürler, Arapça öğrenirlerdi. Bu sebepten dolayıdır ki o dönemde İncil dahi Arapça’ya tercüme edilerek anlaşılabiliyordu
  • Kudüs’ü hedef gösteren Haçlı papazları, haçlı askerlerine, Haçlı Seferlerini, doğrudan doğruya Tanrı’nın yönettiğine inandırmışlardı
  • Özellikle Şiî Fâtımî Devleti ile, her gün biraz daha güçlenen Sünnî Selçuklu Devleti arasındaki “mezhebî” çatışmalar Müslüman toplumunu yok ediyor ve âdeta Batı Hristiyan dünyasına, “buyurun, biz birbirimizi boğazlayacak her şeyi sizin için hazırladık” kabilinden çanak tutuyordu
  • “İsa’nın mezarını kurtarmak için” yola koyulmuş olan Haçlılar, sadece Yahudi ve Müslümanları değil, kendilerinin emrine girmeyen Hristiyanları da kesip öldüren bir eşkiya ordusuna dönüşmüştü
  • Haçlı Seferlerinin sebeplerini, öyle üç-beş Hristyan papazının yapmış oldukları vaazlarla izah etmek isabetsiz bir tespit olur. Demek istiyoruz ki, şayet Müslümanlar, yukarıda arz ettiğimiz gibi, birbirleriyle uğraşmayıp, bir zamanlar olduğu gibi, birlik olsalardı, Batı’nın bütün kiliselerinde konsüller toplansa, yine de “ Haçlı Seferleri”ni göze alamazlardı
  • Koyu bir Hristiyan olan Fransız asıllı Papa II.Urbain, kilisede çok iyi bir Hristiyan din eğitimi almış, o zamanlar İspanya’da hüküm sürmekte olan Müslümanlara karşı bir kinle beslenmişti
  • Urbain’in iddialarına göre Müslümanlar hen Hristiyan Hacılarına, hem de Kudüs’teki mukim olan Hristiyanlara zulmediyorlardı ki bu, Hristiyan yazarlarının da kabul ettikleri gibi bir iftiraydı
  • Zaman zaman Müslümanları barbarlıkla itham eden Hıristiyanlar ve bu ithamlara karşı seslerini çıkarmıyan Müslümanlar, gerçek "barbarlar"ın kimler olduklarını gördüler.
  • Unutulmamalıdır ki bizzat Amerika'nın eski başkanlarından G. Bush, Irak'a karşı giriştiği işgal hareketi için, "bu bir Haçlı seferidir!" demişti. Dolayısıyla Haçlı şövalyesi Godefroy de Bouillon'un zihniyeti ne idiyse, bir dönemler ABD başkanlığı yapan Bush'un veya Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin de zihniyetleri aynıdır.
  • İşte saltanat belası böyle bir kanserdir ki, günümüzde bile Müslümanlar bunun ne kadar zararlı bir şey olduğunu anlamamaktadır.

Haçlı Seferleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İhsan Hoca meseleyi o kadar yalın ve akıcı anlatmış ki konu hakkında yazılan makalelerden sıyrılıp kitabın ve tarihin gidişine kapılıyorsunuz. Tarihi meselelerde duygu ve yalınlık temel prensiplerdendir. Okuyucu sıkılmaz, tarihi yer,zaman vb. kısa sürede unutacağı veriler içinde boğulmaz ve meselenin ana hatları zihninde şekillenmiş olur. Haçlı seferlerini, nedenini, öncesini, esnasını ve sonrasını çok güzel ele almış. Alanında yazılan birçok kitaptan açık ara öne çıkabilir. (Ayşenur)

Bu eserle birlikte üstadın 7.kitabını okumuş oldum, hedefim tüm eserlerini okumak. Belki siz okuldaki tarih derslerinizden "Haçlı Seferleri"ni hatırlıyorsunuzdur.. O dönemlerde benim tarihle aram çok iyi olmadığı için Haçlı Seferleri deyince kafamda net olarak beliren şeyler yoktu. Katolikmiş, Ortodoksmuş,Bizansmış,İngilizmiş,Fransızmış.. Kim kimmiş, hangi amaçlar için bir araya gelmiş, hepsini yine net açıklamalar ve kaynaklarla anlatmış üstad. Dini kötüye kullanma,barbarlık,yağmacılık,eşkıyalık,acımasızlık ve daha nice berbat özelliğin bir arada bulunduğu, Müslümanlarla uzaktan yakından ilgisi olmayan bu garip orduların akıbetinin ne olduğunu, nerelerde galip/mağlup geldiklerini, Selahaddin Eyyubî'nin düşman elindeki Kudüs'ü alışını ve daha nice önemli tarihî olayı öğrenmek isteyenler vakit kaybetmeden kitabı edinsinler.. Aslında Kudüs'ün fethinin hangi politikanın izlenmesi sonucu gerçekleştiğini kitabı okumadan, yalnızca tahmin yürüterek de bulabilirsiniz. Üstadın okuduğum kitaplarında da, dinlediğim söyleşilerinde de üzerinde durduğu bir gerçeklik var; günümüz Müslümanlarının uygulamakta bir türlü başarı sağlayamadığı "İslam Birliği". Bu birlik yeniden sağlandığında, tıpkı Selahaddin Eyyubî'nin yaptığı gibi, nice fetihler gerçekleştirilecek Allah'ın izniyle. Umutluyuz, çünkü her şeyden büyük olana iman etmiş vaziyetteyiz (Hande Yılmaz)

Yer yer okumakta zorlandığım bir kitap oldu Haçlı Seferleri.Fakat bu zorluk kitabın dilinden değil,müslümanların başlarına gelen işkencelerden kaynaklandı.'Zalimce' kelimesi yaşananları ifade etmekte yetersiz kaldı İtiraf etmeliyim ki sıklıkla adını duyduğum fakat sebepleri ve sonuçları konusunda hiçbir bilgimin olmadığı bir olaydı Haçlı Seferleri.İhsan Hocadan Allah razı olsun gayet sade ve anlaşılır bir dille anlatmış.Ben de bu konudaki cahilliğimin perdesini kaldırmış oldum. "Dinî" bir kaygıyla,İsa peygamberin türbesi diye inandıkları yerin bulunduğu Kudüs'ü,müslümanlardan temizlemek için ilan edilen bir sefer Haçlı Seferleri.Fakat maalesef ki olayların bu noktalara gelmesine müslümanların gafletleri,mezhep savaşları,iktidar olma mücadeleleri sebep olmuş.Birlik olunamadığı için binlerce müslümanın ve hatta başka din mensuplarının acımasızca katledilmesiyle sonuçlanmış. Rabbim bir daha böyle olaylar,acılar yaşatmasın.Biz müslümanlara da birlik olabilme ferasetini nasip etsin. (Yeliz Erol)

Kitabın Yazarı İhsan Süreyya Sırma Kimdir?

Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA, 10 Temmuz 1944 yılında, Siirt’in Pervari ilçesinde doğdu. İlk öğrenimini Pervari’de yaptıktan sonra; Orta ve lise öğrenimini Siirt’te tamamladı. 1962 yılında girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni, 1966 yılında bitirdi. Üniversite öğrenimi sırasında, bir müddet Batman’da, Türk Petrollerinde işçi, bir müddet de Diyanet İşleri Başkanlığı’nda memur olarak çalıştı.

Üniversite mezuniyetinden sonra, orta öğrenimini yapmış olduğu Siirt Lisesi’ne öğretmen olarak atandı. 1967 baharında, devlet doktora burs sınavını kazanarak, İslâm Tarihi dalında doktora yapmak üzere Fransa’ya gitti. Aslında o, İngilizce’den sınavı kazanıp İngiltere’de doktora yapması gerekirken, yetkililer, bilinmez bir sebepten dolayı onu Fransa’ya gönderdiler. Bundan dolayı bir senesini Fransızca öğrenimine harcadı. Paris’te, College de France’da Prof. Dr. Jacques Berque’le başladığı doktora öğreniminin yan çalışmaları içerisinde, Arapça öğrenimi için 1969-1970 ders yılında Tunus’ta bulundu; ve Zeytuna Üniversitesi’nde, Arapça’nın yanı sıra, Büyük sosyolog Fadıl b. Aşur’un derslerine devam etti.

1973 mayısında, “İslâmî İlimler” dalında doktor olarak Türkiye’ye döndü. 1973-74 ders yılında Erzurum Yüksek İslam Enstitüsünde İslam Tarihi hocalığı yaptı. 1974 yılında Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesinde İslam Tarihi Doktoru olarak göreve başladı. 1980 yılında Doçent, 1989 yılında Profesör oldu. 1993 yılında naklen Sakarya Üniversitesine geçti; ve 1995 yılına kadar bu Üniversitenin İlahiyat Fakültesinde İslam Tarihi öğretim üyeliği yaptı; ve aynı yıl zorla bu üniversiteden emekli edildi. 1995-1997 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanlığı görevinde bulundu.

İslam Tarihi dalında 30 kitabı, ve 200’ü aşkın ilmî makalesi yayınlandı. Ulusal, ve uluslar arası bir çok konferansa katılarak tebliğler sundu; Zaman, Yeni Devir, Milli Gazete, Yeni Şafak gibi gazete; ve İslâm Mecmuası, Yeni Dünya, Bilgi ve Hikmet, Tarih Dergisi, Tarih Enstitüsü Dergisi, Tarih ve Toplum gibi değişik dergilerde, tarihle ilgili makaleler yazdı. Kanal 7’de dört seneyi aşkın bir süreyle “Seyahatnâme” adı altında tarih programları yaptı. Kendi alanındaki araştırmalarını takip edip sürdürecek derecede Fransızca, İngilizce, Arapça, ve Farsça bilmektedir. İhsan Süreyya Sırma evli olup, üç çocuk babasıdır.

İhsan Süreyya Sırma Kitapları - Eserleri

  • İslami Tebliğin Mekke Dönemi ve İşkence
  • İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed
  • İslami Tebliğin Medine Dönemi ve Cihad
  • Emeviler Dönemi
  • İslami Tebliğin Örnek Halifeler Dönemi
  • Nehirlerin Dili

  • Abbasiler Dönemi
  • Nasıl Sömürüldük
  • Peygamberler Tarihi
  • Ah Endülüs
  • Müslümanların Tarihi (1. Cilt)
  • Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri
  • Pakia Mektupları

  • 2. Abdülhamid`in İslam Birliği Siyaseti
  • İşte Önderimiz Hz. Muhammed
  • Tarih Şuuru
  • Tanzimat'ın Götürdükleri
  • Müslümanların Tarihi (2. Cilt)
  • Dağların Sırrı
  • Müslümanların Tarihi (3. Cilt)

  • Müslümanlarda Yanlış Din Anlayışları
  • İslam ve Tarih
  • Haçlı Seferleri
  • Müslümanların Tarihi (4. Cilt)
  • Medine Vesikası Işığında Yahudi Meselesi
  • Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım)
  • Bir Garip Tarih

  • Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı
  • Müslümanların Tarihi 5. Cilt
  • Neler Sordular
  • Yalan Dünyayı Adımlarken
  • Sömürü Ajanı Amerikan Misyonerleri
  • Belgelerle 2. Abdülhamid Dönemi
  • Selahaddin Eyyûbî

  • Hz.Muhammed
  • Halname
  • Çin Müslümanları ve Çin'e Seyahat
  • Alaturka Demokrasi Alaturka Laiklik
  • Seyahatname-i Süreyya
  • Osmanlı Devletinin Yıkılışında Yemen İsyanları
  • Sen Geldin

  • Ano Yemen'dir
  • Müslümanların Tarihi'ne Giriş
  • Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı
  • II. Abdülhamid'in İslam Birliği Siyaseti
  • Viyana Günleri

İhsan Süreyya Sırma Alıntıları - Sözleri

  • Allah, Tûr'a çağırdığı Peygamberi Mûsâ'ya "ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen mukaddes Tuvâ vadisindesin!" buyurmuştu... (Seyahatname-i Süreyya)
  • Fransızca'da bir atasözü var: Öğretmek ikinci defa öğrenmektir. (Neler Sordular)
  • Seven sevdiğine sevdiğini söylesin. (Hz.Muhammed)
  • Ne yazık ki Müslümanlar onun içtihadını unutup davranışını gözardı ettiler ve hayatlarını sultanları alkışlamakla geçirdiler. Bir dönem “Padişahım çok yaşa!" dediler, bir başka dönem de “Bizi kim, nasıl ve hangi rejimle yönetirse yönetsin; bize düşen itaat etmektir!” zihniyetinin öncüleri oldular. Böylece Müslümanları zalim yöneticelere ve Batı uşaklarına kul ettiler. Sonuçta da Müslümanlar, asırlar boyu kul oldukları sultanlar ve yöneticiler tarafından sömürüldüler, sömürüldüler... (Müslümanların Tarihi (4. Cilt))
  • Hira üniversiten, Sevr dağı akademin, Hicret menzillerine, ilim ile sen geldin (Sen Geldin)
  • Şu göğe doğru yükselen ince uzun yapılar nedir? -şoför : minare .dedi. Prof.yine sordu: ne için kullanılır bu minareler? -şoför: ezan okumaya. Dedi. Miyahara sordu: ezan ne için okunur? -şoför: namaz bildirmek için dedi . Prof: Namaz Müslümanlığın şartlarından biri ,bunu mazeretsiz terk eden müslümanlar ehli sünnet imamlarından üçüne göre de müebbed hapisle cezalandırılırlar,değilmi şoför efendi? Diye sordu. -şoför gayri memnun bir tavırla : bilmiyorum.dedi. Prof: affedersinüz sizi müslüman sanmıştım da.! Deyince şoför parladı. : tabii Müslümanım babam dört defa Hacca gitti; her sene kurban keseriz ,ama namaz kılmam ,bazen de içerim.Allah affeder be kafanı takma abi yeter ki için temiz olsun !Ehli sünnet dedin ya ; çocuklarımızı da sünnet ederiz tabi ,hem de en pahalı salonlarda ,en pahalı içkilerle ...profesör sustu.. (Pakia Mektupları)

  • "Evet, gerçekten ortakların çoğu, birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanan ve sâlih ameller yapanlar bunların dışındadır. Ama onlar da ne kadar azdır!" dedi. Dâvûd, kendisini imtihân ettiğimizi sanarak Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı; tövbe etti. (Peygamberler Tarihi)
  • insanların değil, insanları yaratanın emirlerine bağlanmayı kendimize ilke edindiğimiz gün, adımımızı kurtuluş dünyasının kapısından içeri atmış sayılırız. (Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı)
  • Müslümanların tarihinde öylesi dönemler var ki, İslam ile ilgisi bulunmamaktadır, ihanet dolu olaylar olduğu gibi, bizlere kahraman olarak tanıtılan mücrimler ve hainler de mevcut bu tarihte. (Neler Sordular)
  • İnsan kendisini zenginleşmiş (bir makama gelmiş, imza yetkisine sahip olmuş, saltanatı eline geçirmiş) görünce sapıtır. Alak suresi 6-7 (Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım))
  • Yoktur bu vücudun i'tibârı, Hakk âyinedir cihan ğubâri. (Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri)
  • Adem'in şahsında Allah'a secde etmeyip isyan et­tiğinden, melekler arasında olmasına rağmen şeytanlaşıvermiştir. O halde melek ve şeyta n olmak; insan olmak veya olmamak, Allah'a karşı takınılan tavra bağlıdır. (İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed)
  • Urbain’in iddialarına göre Müslümanlar hen Hristiyan Hacılarına, hem de Kudüs’teki mukim olan Hristiyanlara zulmediyorlardı ki bu, Hristiyan yazarlarının da kabul ettikleri gibi bir iftiraydı (Haçlı Seferleri)

  • İslâm ordusunun içinde münafıklar da vardı. Dilleriyle imân ettiklerini söyleyip, İslâm düşmanlığı yapanlar... İslâm toplumunun kanser kaynağı tipler!... Bunlar, namaz da kılarlar, hatta kıldırırlar, oruç da tutarlar, Hacc'a giderler; hatta ve hatta cihada bile katılırlar. Kur'an okurlar!.. Ne var ki bunlar, İslâm'a savaş açmış devletlerin emrinde olan Allah düşmanlarıdırlar... (İşte Önderimiz Hz. Muhammed)
  • "Dünya insanları üzdüğü kadar sevindirmez. Yani az sevindirir, çok üzer." (Emeviler Dönemi)
  • Bütün tarih boyunca ve günümüzde, ne zaman ki Müslümanlar birbirleriyle uğraşmışlar; bundan yararlananlar düşmanlar olmuş ve fırsattan istifade ederek savaş açmış ve de galip gelmişlerdir. (Abbasiler Dönemi)
  • "La" sı olmayanın, "illa" ile gerçekleştirilecek bir inkılabı yoktur. (Nasıl Sömürüldük)
  • Haydi Filistin'de çocuk katleden Siyonist'e hesap sormaya! Haydi Eba Gurayb hapishanesinde masum kadınların ırzına geçen işgalci Amerikalının igrenç ihtirasını durdurmaya! (Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı)
  • Aslında Islahat Fermanı , gayr-i Müslimlere hak ve imtiyazları verme fermanıdır . (Tanzimat'ın Götürdükleri)
  • Dünya da bir gün yaşayacaksak, şahsiyetli yaşayalım o günü! (Pakia Mektupları)