Kitap Künyesi
Yazar: Mehmed Zahid Kotku
Yayın Evi: Server Yayınları
İSBN: 9789758757374
Sayfa Sayısı: 340
Hadislerle Nasihatler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hadislerle Nasihatler Alıntıları - Sözleri
- Öyle ise o gönlün nuru olan tefekkürü çok yap. Bak her gelen gitmektedir. Her gün sürü ile insan gelir, sürü ile de gider. Bu gidiş nereyedir, bunu insan hiç düşünmez mi?
- Ölümünü gözünün önünden niçin ayırıyorsun?
- Değirmene su gelmeyince değirmen nasıl dönmezse tevfikat-ı ilahiyyeye mazhar olamayan da hiçbir iş beceremez.
- Camilerimizin hali de mâlum, ancak ihtiyarlara mahsus gibi.
- Çünkü hakiki müslüman, müslüman kardeşini müdafaa ve muhafaza etmekle memurdur.
- Binaenaleyh fâni dünyanın zevklerine aldanıp da bu cihadı bırakırsanız sonra sizi öyle bir zillet istila eder ki dininize dönmedikçe bu zilletten kendinizi kurtaramazsınız.
- Hak şamarının sesi olmaz, yarası da iyi olmaz.
- Asıl hüner; Bu mülkün sahibini tanıyıp O'na teslim olmak ve Hakkın rızasını kazanmaktır.
- Zira en büyük âfet, tehlike, felaket cahilliktir; varlıkların sahibi olan Allahu Teâlâ'yı tanımamak ve bilememektir.
- "Malı uğrunda öldürülen şehittir; kanı uğrunda öldürülen şehittir;dini uğrunda öldürülen şehittir; ailesi uğrunda öldürülen şehittir." (Ebû Dâvûd, "Sünnet", 29; Tirmizî, "Diyât", 21) Hayırlı sabahlar.....
- İlim; bir ışıktır, bir nurdur, bir ziyadır. Allahın yeryüzündeki nazargahıdır.
- Ölümünü gözünün önünden niçin ayırıyorsun?
- Dünya bilgin ne kadar çok olursa olsun onun faydası ancak dünyada gözünü yumuncaya kadardır. Bir kere ölüm geldi mi o senin bilgilerinin hiçbir faydasının olmayacağını çok iyi anlarsın ama artık iş işten geçmiştir. Onun için özellikle gençliğinin kıymetini iyi bil de ömrünü boş yere harcama, son pişmanlığın fayda vermeyeceği mâlumdur.
- Bugünkü bütün kıyametlerin başlıca sebeplerinden birisi aç gözlülüktür; fakirlikten de fenadır.
Hadislerle Nasihatler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mehmed Zahid Kotku (rha) bir çok hadis-i şerifleri bir araya topladığı ve açıkladığı tadı damağımda kalan bir kitap. İnsan hadis-i şerifleri öğrendikçe ya umut doluyor ya da yanlışını görüp düzeltme telaşesine düşüyor. Tekrar tekrar okuyacağım büyük bir nitelikte olan eser. (Kırlangıç Okur)
Hadisler ve açıklamaları: M.Zahid Kotku önemli bir İslam alimidir. Aktardığı hadisler ile alakali yahut kitap ile alakali bir eleştiri yapabilecek yetkinlikte değilim. Lakin dini eserler okumak isterseniz ikinci cildi de bulunan bu eşsiz eser size çok faydalı olacaktır. Muhakkak okunacaklar listesinde lütfen başa yazınız. (Abdr)
Kâle Resulallah (sav): -Birbirinden bağımsız olmayan iki cildin incelemesi buradadır.- Gönlü geniş bir dede, yoldaki çocuğun saçlarını nazikçe okşarken nasihatlerde bulunuyor. Ona bu yolda nasıl sabit ve sağlam bir şekilde yürüyeceğini anlatıyor; önüne çıkacak engelleri, sınavları ve bunları nasıl aşacağını söylüyor. Eskilerin yaşantılarından örnek veriyor. Sesini yükseltmiyor. Sürekli tebessüm halinde. Eli sıcacık. Güven veriyor. Söylediklerini akla kazımak yetmez. Taşıp gönle akıyor. Gönle akmalı, çünkü yaşanmalı. Nur pınarı Rasulallah’ın (sav) nur sözleri… Ömrü boyunca İslam’ı dava edinmiş, yaşamış, yaşatmaya çalışmış ve haliyle nurdan nasibini almış nur yüzlü mübarek bir insan; Mehmed Zahid Kotku Hazretleri. Buram buram sohbet havası reyhalayan bu kitapsa bir derya. Kapağını kapattıktan sonra tümden rafa kaldırılacak değil, tekrar tekrar dönüp okunacak bir eser. Diyanet Ansiklopedisi’nde Kotku Hazretlerinin damadı Es’ad Coşan Efendi onun hakkında şu ifadelere yer veriyor; “1920’de, Cağaloğlu’nda bulunan Fatma Sultan Camii yanındaki Gümüşhânevî Tekkesi’ne giderek Şeyh Dağıstanlı Ömer Ziyâeddin Efendi’ye intisap etti. Seyrü sülûkünü onun vefatı üzerine postnişin olan Tekirdağlı Mustafa Feyzi Efendi’nin yanında sürdürdü. Yirmi yedi yaşında hilâfet aldı. Beyazıt, Fâtih ve Ayasofya cami ve medreselerindeki derslere devam ettiği bu yıllarda bir yandan da hâfızlığını tamamladı. Mustafa Feyzi Efendi’nin isteğiyle çeşitli kasaba ve köylerde dinî hizmetlerde bulundu. Tekkelerin kapatılması üzerine Bursa’ya dönerek babasının imamlık yaptığı İzvat köyüne yerleşti. Babası ölünce onun görevini sürdürmeye başladı. 1946 yılına kadar köy imamlığı yaptı, ardından Üftâde Camii imamlığına tayin edildi. 1952 yılı Aralık ayında Gümüşhanevî Dergâhı’ndan arkadaşı Abdülaziz Bekkine’nin vefatı üzerine görevi onun vazife yaptığı Zeyrek’teki Ümmü Gülsüm Mescidi’ne nakledildi. Bu mescidin istimlâki söz konusu olunca Fatih İskenderpaşa Camii’ne tayin edildi (1958). Vefatına kadar bu camide görevini sürdürdü.” İki adet not bırakayım buraya izninizle: Dipnot 1: İkinci cildin 222. sayfasında Salabe kıssasını anlatıyor Hocaefendi fakat bu kıssanın doğruluğu sıkıntılıdır. Çokça anlatılan bu kıssa kısaca şöyle; Mescid Kuşu diye tabir edilen Salebe adlı bir sahabe mala çokça düşkünmüş ve Peygamber Efendimiz’den (sav) malının artması için ısrarla dua istemiş ve bu duası kabul olmuş; fakat Salebe bundan sonra cemaatle namazı, Cuma namazını terk etmiş ve hatta bu çokça artan malının zekatını bile vermemiş. Konuya dönecek olursak; hutbelerde, vaazlarda, kitaplarda çokça anlatılan bu kıssa hadis münekkidleri tarafından zaîf, illetli, münker, hatta bâtıl bir rivayet olarak bulunmuştur. Uydurma diyenler de var. Bunları ben demiyorum elbette. Zamanımızın değerli alimlerinden Ebubekir Sifil Hoca diyor. - https://www.youtube.com/watch?v=02MnWNTuaCA&feature=youtu.be - https://www.youtube.com/watch?v=cKvFrHe305A Bu kitapta geçen hemen her hadisin Arapça metni ve kaynağı verilmiş olmasına rağmen bu kıssanın doğrudan Türkçe ve kaynaksız olarak yer alması yayınevinin bir eksiği olarak görülebilir. Kitabı hazırlayanların gayet güzel olan dipnotlardan bir tane de bu kıssa için yazması okuyucu için çok faydalı olurdu. Dipnot 2: Server Yayınları kitapları çok güzel basıyor. Onlarca yayınevi kitabı gördüm ama kapağıyla, şirazesiyle, kağıdıyla bu denli kalitelisine rastlamadım. (erhan)
Kitabın Yazarı Mehmed Zahid Kotku Kimdir?
Mehmed Zahid Kotku (1897, Bursa - 13 Kasım 1980, İstanbul), İslam âlimi, yazar, din adamı, vaiz, Nakşibendi şeyhi.
Yaşamı
Ailesi Şirvân'a bağlı, eski bir hanlık merkezi olan Nuha'dandır. Kafkasya'da bir dağ eteğinde bulunan ve ipekçiliği ile meşhûr olan bu yöreden Osmanlı-Rus Harbi sırasında Anadolu'ya 1297`de göç eden Müslümanlarla gelmişlerdir. Bursa'ya geldiğinde henüz 16 yaşında olan babası İbrahim Efendi, Bursa Hamza Bey Medresesinde tahsil görüp çeşitli yerlerde imamlık yapmıştır. 1929 yılında vefat etmiştir. Annesi Sabire Hanım da Mehmet Zahid Hocaefendi henüz 3-4 yaşlarında iken vefat etmiştir.
İlk ve orta öğretimini Bursa'da tamamladı. 1.Dünya Savaşı sebebiyle 18 yaşında askere çağrılmış, Suriye cephesinde uzun yıllar askerlik yapmıştır. Ağabeyi Ahmet Şakir Efendi de Kudüs ve Çanakkale cephelerinde savaştıktan sonra 28 yaşında cephede hastalanarak şehit olmuştur. Askerden döndükten sonra İstanbul'da dini toplantılara katılmaya başladı. Gümüşhanevi Dergahında Ömer Ziyaüddin ed-Dağıstanî'nin öğrencisi oldu. Çeşitli yerlerde imamlık ve hatiplik yaptı. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasından sonra Bursa'ya döndü ve 1952 yılına kadar orada kaldı.
İskenderpaşa Cemaati
İstanbul'a döndükten sonra çeşitli camilerde ve son olarak İskenderpaşa Camii'nde imamlık ve hatiplik yapmaya başladı.
Çevresince çok sevilen ve vaazları ilgiyle izlenen Kotku'nun tebliğ misyonu cemaati mensuplarınca benimsenerek cemaate dönüştü. Böylece başlayan İskenderpaşa Cemaati adını vaazların başladığı İskenderpaşa Camii'nden aldı.
Ölümü
Mehmed Zahid Kotku'nun Süleymaniye Camii'nin haziresindeki mezarı.
Mehmet Zahid Kotku kalmak üzere 1979 yılında gittiği, Hicaz'dan 1980 yılında ağır hastalıkları sebebiyle geri dönmüş, 13 Kasım 1980'de vefat etmiştir. 14 Kasım 1980 günü Süleymaniye Camii'nde çok kalabalık bir topluluğun eşliğinde kılınan cenaze namazının ardından Süleymaniye Camii haziresine defnedilmiştir.
Mehmed Zahid Kotku Kitapları - Eserleri
- Nefsin Terbiyesi
- Ehli Sünnet Akaidi
- Cennet Yolları
- Hadislerle Nasihatler
- Haklar ve Vazifeler
- Tezkiretü'l Evliya
- Tasavvufi Ahlak
- Hadislerle Nasihatler 2
- Ana Baba Hakları
- Cennet Yolları
- Risale-i Halidiyye ve Adab-ı Zikir Risalesi
- Mü'minlere Vaazlar
- Cihad
- Namaz
- Tasavvufi Ahlak 2
- Yemek Adabı
- Tevbe
- Müminlerin Vasıfları
- Zulüm
- İlim
- Tasavvufî Ahlâk 3
- Korku ve Ümit
- Oruç
- Tasavvufî Ahlâk 4
- Tevhid
- Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler
- Alim
- Cömertlik
- Sabır
- Ayet ve Hadislerden Dualar
- İçki
- Nefsin Terbiyesi
- Zikrullahın Faydaları
- Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy)
- Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy)
- İman
- Tasavvufi Ahlak - Cilt: 5
- Zekat
Mehmed Zahid Kotku Alıntıları - Sözleri
- Tevhid üzere olan bir mü'mine gereken; hak kelamı, doğru sözü işittiği zaman onu tasdik etmek, onaylamak ve batıl sözü işittiği zaman da eğer din işlerine ait bir konu ise batıl olduğunu ispat etmektir. (Mü'minlere Vaazlar)
- Çalışan ise yine yalnız hep baba; ne kadın, ne kız, ne sokak, ne mağaza ve ne de fabrikalarda çalışmak bilir. Şimdi ise hanım memuriyyette, bey de ayrı bir ticarette. Yine de feryad ü figan, geçinemiyoruz efendim. Her şey pahalandı. Ev kiraları içinden çıkılamaz dert. Hele o mobilya derdini hiç sorma artık, felaket! Felaket! (Zulüm)
- Bugünkü bütün kıyametlerin başlıca sebeplerinden birisi aç gözlülüktür; fakirlikten de fenadır. (Hadislerle Nasihatler)
- "Ya Rab biz hasta olunca ancak senin zikrinle tedavi oluruz!" bunu biz yapıyor muyuz? Biz hemen doktorlara koşarız. İyi doktora koş ama, biraz da Allah de bakalım. Yok yav aspirin varken ne yapacaksın Allah diyerek, değil mi? (Zikrullahın Faydaları)
- Şiilerin, kızılbaşların, râfızîlerin ve bunlara benzer sapıkların itikadlarından son derece sakınmak gerektir. (Oruç)
- Ömür süratle akan bir suya benzer. Kaçan dakikaların değil, saniyelerin bile telafisi mümkün değildir. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))
- Sakın şöyle deme! "Şu kişilerin bütün ömürleri haramlarla, fenalıklarla geçer. İbadet ve taat de bilmezler. Fakat rızıkları nerede ise başlarından taşacak." Sen rızkı yalnız yemek ve içmekte mi sanıyorsun? Allah celle ve alâ kullarına ayrı ayrı mânevî rızık verir. Ondan mahrum olduktan sonra hayvandan ne farkı kalır? Hayvanların da çok yiyenleri ve rahat yaşayanları vardır. Ama ne yazık yine hayvandır! Biz ise müslümanca yaşamak ve müslüman olarak ölmek isteriz. Elhamdülillah Allahu Teâlâ bizi hem maddî ve hem de mânevî rızıklarla merzuk eylemiş, rızıklandırmış olduğundan şükrümüzün de bu sebepten çok olması gerekir. (Mü'minlere Vaazlar)
- Kulaklarını Hakk'a karşı kapamış bedbaht, gökte uçsa ne olur? (Alim)
- Binaenaleyh fâni dünyanın zevklerine aldanıp da bu cihadı bırakırsanız sonra sizi öyle bir zillet istila eder ki dininize dönmedikçe bu zilletten kendinizi kurtaramazsınız. (Hadislerle Nasihatler)
- Pişmanlığın gönle gelmesi için çok zikredip çok da düşünmek lâzımdır. (Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy))
- Hazm olunmaz belalara sabr et, Afiyet hoş-güvar olur ey dil. (Sabır)
- "Bir göz ki ibret olmaya nazarında, Ol düşmandır sahibinin baş üzerinde." (Mü'minlere Vaazlar)
- Bütün rahatsızlıkların başı iki şeyden ileri gelir:Birisi midenin bozulması,diğeri de soğuklardır. (Yemek Adabı)
- Valideyn için duayı terk etmek evladın geçimini daraltır. (Ana Baba Hakları)
- Kişi, sevdiği kimselerle haşrolunacaktır. Bunun için daima salih, âbid ve alim kişilerle düşüp kalkmak, onlara muhabbet etmek, mü'minlere yakışan makbul sıfatlardandır. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))
- Fakat, Allah'tan ayrılığın acısının yanında bir katredir cehennemin hepsi birden..Allah'tan ayrı kalmanın acısı daha büyük.. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
- Bize iman lâzım!..İmanımıza da ihlâs lâzım, kuvvetlendirmek lâzım; rıza-ı ilahi'yi kazanmak için. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
- ... kendine mi'yar (ölçü) eyle. İşte o zaman hasta olup ilaç aramaktan da kurtulursun. (Nefsin Terbiyesi)
- Bursalı İsmail Hakkı der ki: "Cennet ikidir: Birisi dünyada, birisi de ahirette... Dünyadaki cennetler salihlerin, âriflerin bulunduğu meclislerdir. O meclislere vaktiyle girmeyen insanların ahiretteki cennete girmeleri muhaldir." (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
- Hz.Ömer (r.a) şöyle duâ ederlermiş: "Ya Rab, eğer benim ismimi şakîler divanında yazdıysan o yazıyı, oradan saidler divânına çevir ya Rab." (Ehli Sünnet Akaidi)
Yorumlar
0 yorum