Kitap Künyesi

Yazar: Naşit Tutar

Yayın Evi: Dua Yayıncılık

İSBN: 9786054024551

Sayfa Sayısı: 319

--reklam--

Hakikat Yolcuları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

-Öyle deme Yusuf, ben sizden nasıl ayrılırım? Vallahi nerde olursanız sizi arayıp bulurum.

-Ayrılıktan bahsederden aramızdaki bu güzel bağların kopacağından söz etmiyorum zaten. Başta da söylediğim gibi her fırsatta birbirimizi arayıp soracağız insallah.

O ana kadar suskun kalan Abdülaziz, Yusuf'un susmasıyla araya girdi.

-Yusuf haklı Ahmet! Gerçekçi olmak lazım... Önümüzde bir ayrılığın olacağı kesin. Ama bu ayrılık sadece bedeni olacak. Düşüncede, duygularda, hayallerde hep birlikte olacağız. Üstad'ın dediği gibi: "Sureten görüşemediğimizden merak etmeyiniz. Bizler manen her zaman görüşüyoruz..."

-Doğru dedi Bekir. Şu sınavı ister kazanalım, ister kaybedelim; ister bu şehirde, isterse başka bir şehirde okuyalım; dostluğumuzun, arkadaşlığımızın, kardeşliğimizin önüne hiçbir şey engel olmayacak inşallah.

--reklam--

Hakikat Yolcuları Alıntıları - Sözleri

  • Şimdi yanımda olmanı ve bana biraz sabır tavsiye etmeni ne çok isterdim, biliyor musun? Cephede, yoğun ateş altında, mermisi biten bir asker gibi hissediyorum. İslam dışı hayatın yoğun tazyiki altında kalmışım.
  • Öyle bir pişmanlık gelip oturdu ki yüreğime, anlatamam. Ağladım, ağladım, ağladım. Gözyaşlarımla günahlarımı yıkamaya çalıştım.
  • Bu dünya mahsul toplama yeri değil,ancak tohum ekme tarlasıdır."
  • Ewet.. İnsan ile herhangi bir haywan arasındaki fark, bazen sadece dış görünüşte kalır. Fizik olarak insan suretinde olan bazı yaratıklar, bazen öyle aşağılık olur ki, onlara haywan demek, haywanı aşağılamak manasına gelir. Yüce Allah Ar'af süresi 179. ayeti kerimede onların durumu için: "Andolsun biz, cinler we insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için war ettik. İşte bunlar haywanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir." demek suretiyle onların haywanlardan da aşağı olduğunu bildirmiştir. İşte ben bu gece sureten insan; ama hal we hareket, edep we ahlak ile yaşayışta haywandan daha aşağı yaratıkların olabileceğine şahit oldum. Hem de sadece bir-iki kişi değil, onlarca, belki de yüzlerce.. İnsan olma onuruna erememiş, haywanlaşmayı şeref addeden yaratıkları görmek ne kadar da üzüntü werici bir durum!..Bunu ancak insan olarak yaratılmanın şükrünü eda edenler anlar.
  • Ya ilahi, sen benim Rabbimsin. Sen beni benden daha iyi bilirsin. Eğer içimde kötülüğe dair bir meylim olursa, onu fiiliyata dökmemi engelle. Beni kötülüklerden, nefsime uyumaktan, fuhşiyattan, şehwetlerin esiri olmaktan koru. Beni bi an bile nefsimle baş başa bırakma. Çünkü nefs, daima kötülüğü emredicidir. Ya ilahi! Rahmetinin kapılarını aç bana. Beni aza kanaat eden, çoğa sahip olduğunda azmayıp şükreden kullarından eyle. Beni İslam dışı bir hayatı sewip taswip etme şuursuzluğundan muhafaza et. Bana hidayet yollarını aç. Bana, senin dostlarını tanıma we onlarla birlikte olma basiretini wer. Beni razı olduğun kullarından eyle, dalalet we sapıklıktan muhafaza et.
  • -Şehid olacağını biliyor muydun yoksa kardeşim? Seninle daha çok birlikte olmamak, o güzel ahlakından yeterince istifade edememek yakıyor şimdi içimi biliyor musun? Böyle ansızın, böyle acıyla dolu, ardında böylesine pareli yürekler bırakarak gitmen sana olan özlemimizi her geçen gün arttıracak, biliyorsun. "Keşke izin wermeseydim" diyesim geliyor ; ama takdir tamamlanmışsa, tedbirin ne önemi war ki? Sen istediğini kazandın, bize de hasret we gözyaşı düştü. Allah'ın nimetleri sana mübarek olsun kardeşim. ***
  • Dünya Ahiretin tarlasıdır'
  • "Ben bir Müslümanım" diye geçirdi içinden... "Her nerde olursam olayım, İslami şahsiyetimi ortaya koymam we İslam'a aykırı bir söz, hareket weya fiil gördüğümde, görewimi yapıp düzeltmem lazım. Müslüman, ortama uyan değil, ortamı kendisine uydurandır. Burada bu kişilerle kaldığım müddetçe bunu yapmaya çalışacağım. Bunu başaramasam bile, en azından onların kendi dünyewi görüşlerine göre odada serbest hareket etmelerine we İslam dışı, edep we ahlaka aykırı hareketlerde bulunmalarına fırsat wermemeliyim. Aksi takdirde onlar bana değil, ben onlara uymuş olurum. Böylece şeytan tepkisiz kalışımı bana hoş gösterip bunun için yüzlerce mazeret uyduracak. Tepkisiz kalmayı kabullendikten sonra bu kez onların hareketlerini hoş gösterip içimde buna karşı bir meyil oluşturacak. Sonrası.. Allah muhafaza!.. Her büyük şeyin başlangıcı aslında çok küçüktür. Küçük bir şeye kayıtsız kalmak, çok geçmeden daha büyüklerine kayıtsız kalmayı getirir. Böylece, 'inandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanır' sözü yerini bulmuş olur. Ben Müslümanım we Allah'ın izniyle inandığım gibi yaşayacağım.
  • -İyi ki ahiret war. İyi ki cehennem war. Zalimlerin yaptıklarının karşılığını göreceklerini bilmek biraz olsun beni rahatlatıyor. Yoksa hırsımdan çatlayıp giderdim! -Üstad'ın dediği gibi "Cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil." Ne kadar doğru bi söz! Cennet hiçte ucuz değilmiş gerçekten.
  • İslam nurunu taşıyan mücahitler yüz yıllar boyunca İ'layı Kelimetullah için korkusuzca sawaşıp İslam dinini ulaşabildikleri en uzak noktalara kadar götürdüler. Allah onların hepsini rahmetinde gark etsin we bizi onların şefaatinden mahrum bırakmasın.
  • Yazık!.. Hem de ne yazık.. Eywah ki ne eywah!.. Nasıl bir gençlik oluşturulmuş Allahım!.. Kof, içi boş, düşünce yapısı sıfır.. Düşünemeyen, akletmeyen, önünü göremeyen bir gençlik.. Bütün dertleri günü geçirmek, eğlenmek, haywani dürtülerini tatmin etmek olan bir gençlik.. We 'işte modern çağın çağdaş gençliği!' diye onlarla öwünen, oluşturdukları tepkisiz, düşüncesiz, amaçsız, başıboş, serseri toplulukları, zewkten ağızları sulanarak izleyen sözde toplum mühendisleri!..
  • Ah İslam, Yüce Rabbimin bizim için seçip beğendiği Din!.. Değerini bilemedik senin biliyorum. Bu kadar ceza yeter bize.. Yokluğunda sana susamışlığın werdiği azap yetti artık.. Yokluğun acı weriyor bize ta kılcal damarlarımızda hissettiğimiz. Sen yoksun ya, haramlar helal oldu da gıkı çıkmadı kimsenin. Toplum ürkmüş deweler gibi sawrulmuş ortalığa, toparlayacak bir çoban yok. Gençlik bir koyun sürüsü gibi, çoban niyetine kurtlara emanet edilmiş de ana-babaların haberi yok. İnsan-ı Kamil yetişmiyor artık!.. Ama ümitwarız yine de geleceğinden, bizi kucaklayacağından. Bizim sana olan susamışlığımızı bildiğinden ümitwarız. Seni sinelerinde yaşayan gönüllerin bitmediğini, seni başlarına taç yapan iman sahiplerinin seni iştiyakla beklediklerini, sehelerde ağlayan gözlerle seni arzuladıklarını, dualarında Hamd'den sonra seni zikrettiklerini bildiğinden de ümitwarız. We yine ümitwarız ki, sen de bize en az sana müştak olduğumuz kadar iştiyak duymaktasın. Geleceksin, biliyorum. Üstadımızın da dediği gibi: "Ewet, ümitwar olunuz. Şu istikbal inkılabı içinde, en yüksek gür sada, İslam'ın sadası olacaktır". Ewet geleceksin, biliyorum. Bildiğim için de ümitsiz değilim. Ewet geleceksin; ama gelişin uzun zaman almasın!..
  • Bulunduğumuz yerlere güzel bir iz bırakmak zorundayız. Yani bir Müslümanın nasıl olması gerektiğini hem yaşantımızla, hem hal we hareketlerimizle, hem konuşma we dawranışlarımızla we hem de ilişkilerimizle ortaya koymak zorundayız. İnsanlar bize bakarak örnek bir Müslüman profilini görmelidirler. Yoksa webal altında kalabiliriz
  • En büyük yalnızlığın, kalabalıklar içindeki yalnızlık olduğunu yaşarken anladım.
  • Dünyaya değer wermek; mal-mülk, ewlat sahibi olmak; güç, kudret sahibi olmak, ya da ulaşılmaz makamlara yükselmenin hiçbir anlamı yoktu ecel karşısında. Ölüm melekleri hiçbirşeyi dinlemiyorlardı ilahi emri uygulama noktasında. Sonuçta herşey geride bırakılır we yaratan Rabbe dönmek üzere yola çıkılırdı.

--reklam--

Hakikat Yolcuları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Hakikaten onlar Allah rızası için koşuşturan, O'nun emrini herşeyden üstün tutan, yalnız we yalnız O'nun rızası için çabalayan Hakikat yolcularıydı. Yusuf, Kadri, Wedat, Muhsin we Hasan onlardan yalnızca bir kaçıydı... Gittikleri her yerde güzel ahlaklarıyla insanlara örnek olan öğrenci ewinde, öğrenci yurdunda, üniwersitede kısacası hayatın her alanında örnek bi şahsiyet sergileyen we yaşıtlarının eğlence, zewk-u sefa içinde yaşadıkları we tüm ahlaksızlığı, çirkefliği yaptıkları bi dönemde onlar ölüm hakikatini gerçek manada kawramış we bu ahlaksız topluluktan Allah'ın yardımıyla korunmuş gençlerdiler.. Şehadet aşkıyla yanıp tutuşan we şehadete layık olabilmek için bu uğurda canlarını hiçe sayan, Rabbe giden yolda durmadan, sıkılmadan, yılmadan, yıkılmadan giden we sonunda şehadete kawuşan hakikat yolcularıydı. Rabbim onların şehadetini kabul etsin we bizi de bu yolda gidenlerden we örnek şahsiyetlerden olabilmemizi nasip etsin. İmanı muhafaza etmenin zorlaştığı, şeytan we dostlarının tüm hile, weswese we silahlarıyla iman kalesine saldırdığı bu zamanda Rabbim bizi doğru yoldan ayırmasın ayaklarımızı dini üzerinde sabit kılsın inşAllah.. Kitap herkesin örnek alması we hayatında uygulaması gereken örnek genç şahsiyetlerin hayatını anlatan bi kitap. Şiddetle tawsiye ederim. Bolca not çıkarabiliceğiniz bi kitap. Ne demek istediğimi okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız :) Şimdiden okuyacaklara iyi okumalar dilerim.. (Rab yolunda bi genç)

Allah yazandan razı olsun çookkk güzel beni dahada aydınlattı ben çok sevdim herkesinde okumasını tavsiye ediyorum...!!! Dini kitaplar içerisinde en güzellerden birisi olduğunu düşünüyorum gençlerin ders çıkarabileceği harika bir eser...!!! (Özlem Ahar)

-Öyle deme Yusuf, ben sizden nasıl ayrılırım? Vallahi nerde olursanız sizi arayıp bulurum. -Ayrılıktan bahsederden aramızdaki bu güzel bağların kopacağından söz etmiyorum zaten. Başta da söylediğim gibi her fırsatta birbirimizi arayıp soracağız insallah. O ana kadar suskun kalan Abdülaziz, Yusuf'un susmasıyla araya girdi. -Yusuf haklı Ahmet! Gerçekçi olmak lazım... Önümüzde bir ayrılığın olacağı kesin. Ama bu ayrılık sadece bedeni olacak. Düşüncede, duygularda, hayallerde hep birlikte olacağız. Üstad'ın dediği gibi: "Sureten görüşemediğimizden merak etmeyiniz. Bizler manen her zaman görüşüyoruz..." -Doğru dedi Bekir. Şu sınavı ister kazanalım, ister kaybedelim; ister bu şehirde, isterse başka bir şehirde okuyalım; dostluğumuzun, arkadaşlığımızın, kardeşliğimizin önüne hiçbir şey engel olmayacak inşallah. (MUHSİN ÇİFTÇİ)

--reklam--

Hakikat Yolcuları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Naşit Tutar - Hakikat Yolcuları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hakikat Yolcuları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Naşit Tutar Kimdir?

--reklam--

Naşit Tutar Kitapları - Eserleri

  • 39. Koğuş
  • Eşreften Esfele
  • Hakikat Yolcuları
  • Yusufi Direniş
  • İmana Susayan Gönüller
  • Davetçi Öğrencinin El Kitabı
  • İman Esasları
  • Tövbe
  • İslam'ın Esasları ve Hayata Etkileri
  • Allah'ın Elçileri Peygamberler (3 Kitap Takım)
  • Akaid Dersleri Cilt 2 
  • Akaid Dersleri Cilt 1

--reklam--

Naşit Tutar Alıntıları - Sözleri

  • Allh-u Teâlâ Âdil'dir.Zalimleri sevmez.Zalimlerle düşüp kalkanları ve hatta sadece uzaktan imrenenleri ve sevenleri de sevmez (İman Esasları)
  • Bulunduğumuz yerlere güzel bir iz bırakmak zorundayız. Yani bir Müslümanın nasıl olması gerektiğini hem yaşantımızla, hem hal we hareketlerimizle, hem konuşma we dawranışlarımızla we hem de ilişkilerimizle ortaya koymak zorundayız. İnsanlar bize bakarak örnek bir Müslüman profilini görmelidirler. Yoksa webal altında kalabiliriz (Hakikat Yolcuları)
  • "Siz onları görseydiniz, onlara deli derdiniz. Onlar sizi görmüş olsalardı, size Müslüman demezlerdi." (Yusufi Direniş)
  • Bu dünya mahsul toplama yeri değil,ancak tohum ekme tarlasıdır." (Hakikat Yolcuları)
  • Dünyaya değer wermek; mal-mülk, ewlat sahibi olmak; güç, kudret sahibi olmak, ya da ulaşılmaz makamlara yükselmenin hiçbir anlamı yoktu ecel karşısında. Ölüm melekleri hiçbirşeyi dinlemiyorlardı ilahi emri uygulama noktasında. Sonuçta herşey geride bırakılır we yaratan Rabbe dönmek üzere yola çıkılırdı. (Hakikat Yolcuları)
  • Bir yanda İslam'a ve Müslümanlara diş bileyenler vardı, diğer yanda İslam'ı seven, Müslümanların selametini düşünen gizli Allah erleri.. (Yusufi Direniş)
  • "Andolsun ki; Allah'ın elçisinde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmaya inanan ve Allah'ı çok anan kimseler için en güzel bir örnek vardır."35 (Allah'ın Elçileri Peygamberler (3 Kitap Takım))
  • "Allah'a isyan etmenin sonu her zaman hüsran ve yıkımdır. imansızlık, bu dünyada mutsuzluk, huzursuzluk, karmaşa getirdiği gibi, ahirette de Allah'ın azabına uğrama ve sonsuza kadar cehennemde kalma sebebidir." (Allah'ın Elçileri Peygamberler (3 Kitap Takım))
  • "Ölüm her an yanı başınızdadır. Bi göz açıp kapayıncaya kadar yakınınızdadır. Aldığın nefesi geri werme garantin yok. Ölüm her an, her şekilde karşınıza çıkabilir. Zamanı gelen elbette gidecek we Rabbine dönecektir." (İmana Susayan Gönüller)
  • •Gel, gel, her kim olursan ol gel! Allah’a şirk koşanlardan, Mecusilerden, Puta tapanlardan da olsan gel! Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. Tövbeni yüz defa bozmuş olsan bile gel! -Mevlana (Tövbe)
  • Karnındaki çocuğunu henüz görmeden mescide adıyordu. Yanında bulunan en değerli varlığını Rabb'inin yoluna adayarak şükrediyordu Rabb'ine... (Allah'ın Elçileri Peygamberler (3 Kitap Takım))
  • "Ben bir Müslümanım" diye geçirdi içinden... "Her nerde olursam olayım, İslami şahsiyetimi ortaya koymam we İslam'a aykırı bir söz, hareket weya fiil gördüğümde, görewimi yapıp düzeltmem lazım. Müslüman, ortama uyan değil, ortamı kendisine uydurandır. Burada bu kişilerle kaldığım müddetçe bunu yapmaya çalışacağım. Bunu başaramasam bile, en azından onların kendi dünyewi görüşlerine göre odada serbest hareket etmelerine we İslam dışı, edep we ahlaka aykırı hareketlerde bulunmalarına fırsat wermemeliyim. Aksi takdirde onlar bana değil, ben onlara uymuş olurum. Böylece şeytan tepkisiz kalışımı bana hoş gösterip bunun için yüzlerce mazeret uyduracak. Tepkisiz kalmayı kabullendikten sonra bu kez onların hareketlerini hoş gösterip içimde buna karşı bir meyil oluşturacak. Sonrası.. Allah muhafaza!.. Her büyük şeyin başlangıcı aslında çok küçüktür. Küçük bir şeye kayıtsız kalmak, çok geçmeden daha büyüklerine kayıtsız kalmayı getirir. Böylece, 'inandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanır' sözü yerini bulmuş olur. Ben Müslümanım we Allah'ın izniyle inandığım gibi yaşayacağım. (Hakikat Yolcuları)
  • Kulluk; "De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir" ayetinde çizilen çerçeveyle hem Allah için yapılan ibadetleri, hem de davet yolundaki bütün mücadeleyi kapsıyordu.. Kulluk, Allah için var olmak ve Allah için ölmekten ibaretti.. (Yusufi Direniş)
  • Herkes amelinin karşılığını alır. Bizim hakkımızda kötü konuşanlardan bazıları bilmeden, bizleri tanımadan ya da cahilliklerinden konuşuyorlar. Allaha böylelerine doğruyu göstersin, diyoruz. (İmana Susayan Gönüller)
  • Onlar sadece Rablerinden korkarlardı. Ölüm ise, sürekli peşinden koştukları bir sevgiliydi onlar için... (Yusufi Direniş)
  • Allah ,hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez Bakara Suresi (İman Esasları)
  • De ki:Ey mülkün sahibi Allah'ım,dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip alırsın ,dilediğini aziz kılar ,dilediğini alçatırsın ;hayır Senin elindedir.Gerçekten Sen ,her şeye güç yetirensin Şura Suresi 49 (İman Esasları)
  • Toprak olup gideceklerine inananlar, bir nefes daha fazla almak için herşeyi yaparlar. Cennete gideceklerine inananlarsa, Cennetin önünde engel olacak fazla bir nefesi bile ziyan görürler.. (Yusufi Direniş)
  • Hz. İbrahim'e dev ateş kümelerini 'serin ve selamet' kılan, Hz. Yunus'a balığın karnını güvenli bir gemiye çeviren, Hz. Musa'ya denizi yarıp bir kurtuluş yolu açan Allah değil miydi?!.. Ve yine Allah değil miydi, Hz. Nuh ve beraberindekileri tufandan koruyan, Hz. Lut'u kavminin sapıklığından kurtaran, Hz. İsa'yı göğe yükselten?!.. Resul-i Ekrem Aleyhisselalatu Vesselam'ı düşmanlarının arasından görünmez bir şekilde geçirten, canlıların en zayıflarından biri olan güvercin ve evlerin en zayıflarından olan örümcek ağıyla koruyan, sonra da azılı düşmanlarının leşlerini Bedir kuyularına doldurtan Allah değil miydi?!.. Evet her şey Allah'ın kudret elindeydi.. (Yusufi Direniş)
  • Bir yanda maddi menfaatleri hayatının tam merkezine alıp inandıkları tüm değerleri buna kurban eden kişiliksiz yaratıklar vardı, diğer yanda inançlarını dünyalık herşeyden üstün gören müstakim kişilik sahibi insanlar.. (Yusufi Direniş)