Kitap Künyesi

Yazar: Bahadır Yenişehirlioğlu

Editör: Kadir Güven

Tasarımcı: Yasin Çetin

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9786050834581

Sayfa Sayısı: 288

--reklam--

Hanne Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Almanya’ya göç eden bir ailenin kızı…Hanne.

Aile içi şiddeti, cinayeti, intiharı, evlatlık olmayı, kültür çatışmasını, aşkı, varoluş sancısını yaşamış ve sonuçta infilak noktasına gelmiş bir hayatın sahibi. Madden güçlü fakat manevi olarak zayıf hayatında gerçek kimliğini arayan bir kadın. Yaşadığını hissetmek ve lanetli geçmişinden kurtulmak için yine geçmişinden bir umut arıyor…

İnsan asla geçmişini unutmaz. Ne kadar görmezden gelse de inkâr da etse geçmişi sarıp sarmalar. İnsan hayatına anlam arar. Kendisini bir değere ya da köklerine ait hissederek hayata dair bir anlam oluşturabilir insan fakat geçmişiyle barışık olmadan bunu başaramaz. Peki ya geçmişi ile barışık değilse? Yüzleşmesi gerekir geçmişiyle, gerçekle…

İnsanı en çok acıtan şey ise gerçekle yüzleştiği o andır.

Kitapları ve oyunculuğu ile Türkiye’de ve dünyada büyük ilgiyle takip edilen Bahadır Yenişehirlioğlu, gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenerek kaleme aldığı Hanne’de pek çoğumuzun çevresinden izler bulabileceği sancılı ve fırtınalı bir dönüşüm hikâyesini ustalıklı bir kurgu ve etkileyici bir üslup ile anlatıyor.

--reklam--

Hanne Alıntıları - Sözleri

  • Hiçliğin muazzam varlığı…
  • Toprağın içinde kaybolmuş bulunan çekirdek aslında meyvenin içinde sırlı olarak bulunur. Yani Allah'ın insanda sırlı olduğu gibi.
  • Kendi gerçeğini acı üzerine kurmayı seçtin aslında. Bu yüzden huzur ilkel beyninin durmadan uyanmayı denediği bir rüya halinde.
  • Hayat ne kadar gizemli. Neler umuyorsunuz ama o size neler hazırlamış hiç bilmiyorsunuz.
  • Toplumda yaşadığımız kargaşa ve anlaşmazlıkların sebeplerinden biri de bütünü kavrayamamak ve resme geniş perspektiften bakmamaktır.
  • Unutmak istediklerini yok saymaya çabaladığın sürece kendini bulamayacaksın.
  • Geriye döndüremeyeceğin şeyler için kafa yorup bunalıma sürüklenmenin kimseye faydası olmaz. Duygularını en iyi analiz edecek olan sensin. Kalbinin seni götürdüğü yere gitmek senin en doğal hakkın.
  • İşte insanın en büyük problemi bu. Gerçekleri biliyor olmasına rağmen kendini kandırıyor olması. Bir şey yapmamışken yapmış gibi, yalanı söylerken gerçekmiş gibi anlatması.

--reklam--

Hanne İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Spoiler İçerir!: Hanne yazarın Kara Güneş eserinden sonra okuduğum ikinci romanıydı. Kitabın yaklaşık ilk elli sayfasında kitaba bir türlü ısınamadım, odaklanma problemi yaşadım. Nedeni ise bana göre ilk sayfalarda Hanne'nin kimliğini, özünü arayışı.. Yazar kimlik arayışını bana kalırsa gereksiz açıklamalarla uzatmış fakat tam konuya giriş yaptıktan sonra ise kitap bir o kadar sardı, elimden düşürmeden iki günde bitirdim. Kitabı bitirdikten sonra öğrendim ki konusu gerçek hayat hikayesinden esinlenerek yazılmış. Bunu okuyunca daha bir üzüldüm. Hanne, evlatlık edinilmiş ve Almanya'da yaşayan bir çifte verilmiş. Kardeşi Ömer ve annesi tarafından çok şanslıdır fakat babası tam bir facia. Alkolik, sürekli şiddet uygulayan, evlatlarına bir gram sevgi göstermeyen bir baba. Hanne'nin evlilik hayatı kendi özünü arayışıyla içten içe biter, tam boşanacakken yaşanan intihar olayı, kardeşi Ömer'in yıllar sonra bir itirafta bulunması Hanne'yi iyice yıkar. Ama karşısına çok büyük bir destekçi olarak yıllar sonra lise arkadaşı Süleyman çıkar. Hanne'nin kimlik arayışında yardımcı olur. Tıpkı Hanne'nin annesi gibi Mesnevi'yi okumuştur ve ona doğru yolu gösterir, aydınlatır. Yani Süleyman Hanne'yi bulunduğu karanlık kuyudan çıkartır. Şahsen ben annesinin ölümünden sonra en çok Süleyman'la karşılaşmasına sevindim. Onu doğru yola çekecek tek insan. Yazar keşke sonunu biraz daha uzatsaymış sanki yarım kalmış gibi, sanırım hikayeyi tamamlamak da okuyuculara düşüyor :) Kitapta verilen Mesnevi'den örnekler beni de kitabı okumaya bir hayli teşvik etti diyebilirim. En kısa sürede okumak, anlamak ve uygulayabilmek dileğiyle.. (Büşra)

"Hanne" "İnsan, insana sığınmak ister. " Tek kelime ile muhteşem bir kitaptı. Kitabın ana karakteri olan Hanne'nin fırtınalı dönüşümünün romanı. Müthiş bir kurgu, akıcı bir üslup, güçlü bir kalem. Çok etkilendim açıkçası... Beni böyle derinden etkileyen kitapları öve öve bitiresim gelmiyor. :)) Mutlaka herkesin hayatından bir iz bulabileceği bir kitaptı. Kitabı okudukça her cümlesinde büyülendim adeta, ne yalan söyleyeyim kitabı okumaya başlamadan önceki beklentimin çok üstünde çıkmıştı. Her sayfa bir sonraki sayfaya dair beklentinin artmasına sebep olarak sürdü gitti. Ve bu durum da ; yazarın diğer kitaplarındaki beklentimin artmasına sebep oldu diyebilirim. Kitabın konusundan bahsedecek olursam, ana kahramanımız olan Hanne'nin kendi iç dünyasında yaşadığı çatışma ve bu çatışmanın sebeplerinden olduğunu anladığım çocukluğunda yaşadığı aile içi şiddet konu alınmıştır. İç dünyasında yaşamış olduğu bu çatışmadan dolayı, kendini sık sık sorgulaması, kitapta felsefe esintilerinin ortaya çıkmasına sebep olduğu için bu durum da kitaba ayrı bir tat vermiştir. Yazar, kahramanımızın bugünü ile geçmişini, yaşadığı bazı anlık durumlara dayanarak, hayal kurdurup o kadar güzel harmanlamış ki ; kendinizi o hayal anının içindeymiş gibi hissediyorsunuz. Müthiş... Kitapta değinilecek bir diğer konu da Kültür çatışması diyebilirim. Kahramanımız Farklı bir toplumdan olan biriyle yaşamış olduğu evlilikte yaşadığı kültürel çatışma da, onun kendi öz köklerini arayışına sebebiyet vermiştir. Evet özellikle kitabın son 10 sayfasında kitabın kahramanlarından birisi olan Süleyman ve Hanne arasındaki Mesnevi ile ilgili sohbet de beni içine çeken konulardan birisi oldu. Büyülendim... Ve sonuç olarak kitabı okuyunca anladım ki : yaşamaktan korktuğumuz duygular, ertelediğimiz anlar, çözümsüz bıraktığımız sorunlar, gün gelir pişmanlıklarımız ve vicdan azabımız olarak karşımıza birer engel olarak çıkar. Yaşanması gereken her duygunun her anın ve çözülmesi gereken her sorunun zamanında yaşanması ve çözülmesi dileklerimle... Keyifli okumalar. :)) (Elif)

Yaşanan dünyanın özeti, Hanne'nin yaşantısı... Ve hepimizin ulaşmaya çalıştığı bir gerçek var. Gerçeğin boyutunu biz bilmiyoruz aslında bakarsak neye doğru yol aldığımızıda. Fakat bir yol var ve bu yolda her türlü yaşantı mevcut; hepimiz birbirimizin içine geçmiş gibiyiz. Kim kendini ayrı sayar ki yaşamdan, yaşama çekilirken yönü. Sırrımın kime ait olduğunu biliyorum ama nerden nasipleneceğimi hâlim gösterecek. Kime doğru yürüdüğümü de içimden anlıyorum fakat nerede filizleneceğimi bana köklerim gösterecek... (Merve Cura)

--reklam--

Hanne PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Bahadır Yenişehirlioğlu - Hanne kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hanne PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Bahadır Yenişehirlioğlu Kimdir?

1962 yılında Akhisar’da doğdu. 1979 yılında Akhisar Lisesi’ni bitirdikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı ve 1985 yılında mezun oldu. Daha sonra Manisa Akhisar’da serbest avukat olarak çalışmaya başladı. Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Almanya, İngiltere, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan, Fas, Tunus, Mısır, İran, Pakistan, İsrail, Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye, Dubai, Bahreyn gibi ülkelerde halklar ve toplumlar üzerinde araştırmalarda bulunmuş ve “Beyaz Usta Siyah Çırak” isimli romanını kaleme almıştır. Ulucamii Eğitim ve Kültür Vakfı, AK-SEK Vakfı, İnsan Hakları Komisyonu, İlçe Cezaevleri İzleme ve Denetleme Komisyonu ve Akhisar Tenis Severler Derneği'nde çalışmalarda bulunmuştur. Söz konusu derneklerde halen çalışmalarını devam ettiren Yenişehirlioğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.

--reklam--

Bahadır Yenişehirlioğlu Kitapları - Eserleri

  • Hünkarım
  • Antikacı
  • Hanne
  • Tahta At
  • Son Hasat
  • Kanaviçe
  • Kara Güneş
  • Beyaz Usta Siyah Çırak
  • Kerime
  • Aşk Çölü
  • Aşk Cephesi
  • Sonra Giydirir Aşk Esvabını
  • Derviş

--reklam--

Bahadır Yenişehirlioğlu Alıntıları - Sözleri

  • İnsan insanın şifasıdır, derler. (Hünkarım)
  • Dilime Kıymık Gibi Batar Bazen Söyleyemediklerim.. (Beyaz Usta Siyah Çırak)
  • "Kitaplar kıskanmazlar ki birbirlerini, her birinin bambaşka nasibi vardır. Sadece zaman gereklidir, hayatta da olduğu gibi...Günü geldiğinde bir el uzanacak, tutup çıkaracak sıkışıp kaldığı aradan ve işte o zaman serüven başlayacak..." (Aşk Cephesi)
  • "Diktiğini sandığın fidan kendi tuzunu üreterek kendini kurutur da yine bildiği yerden filiz verir." (Kerime)
  • Görüp de hiçbir şey yapamamak ne büyük kabustu. Cinnet geçiren bir topluluğun içinde kalmak ne büyük yalnızlıktı. (Hünkarım)
  • Sabırı öğrencen.Sabırı öğrenmezsen olmaz.Ace le bir ağaçtır meyvesi pişmanlık... (Kara Güneş)
  • Affetmek iyi insanın intikamıdır. (Son Hasat)
  • Kıymetini bilelim kavuşmanın, Bize sunulan ekmeğin. Yağın, Kelamın, Ve aşkın kıymetini bilelim. Yalnız geldik yalnız gitmeyelim. (Sonra Giydirir Aşk Esvabını)
  • "Bazen tek bir kıvılcım her şeyi geri sarar. Yepyeni hayatlar yaşarken mazide bulursun kendini. " (Kanaviçe)
  • Muhabbetinizle sarın beni, dokunmayın ne olur düşlerime... (Son Hasat)
  • İnsan geçmişi asla yok sayamaz, buharlaştırıp uçuramaz, geçmiş insanın zihninde, kuytu bir yerde yaşamaya devam eder. (Kara Güneş)
  • "Önce kendime başkaldırmam gerektiğini anlamam ne çok zamanımı aldı oysa." (Aşk Cephesi)
  • Zaten yürekten sevenler sevdiğinin üzülmesine dayanamazlar biliyor musun? İşte budur yürekten sevmek ve öyle göründüğü gibi de kolay değildir. " (Antikacı)
  • Bakışları güven veriyordu.. (Bir Sultan bakışlarıylada bellidir Elhamdülillah) ♥ (Hünkarım)
  • Doku ilmik ilmik sevdayı, koy bütün parçaları yerine ve seyreyle cümle alemi. Işığın hasını bulmalı ki söndürsün bütün ışıkları. Bak bakalım göründüğün kişi misin ve samimi misin gözlerine bakarken suretinin. (Beyaz Usta Siyah Çırak)
  • İşte insanın en büyük problemi bu. Gerçekleri biliyor olmasına rağmen kendini kandırıyor olması. Bir şey yapmamışken yapmış gibi, yalanı söylerken gerçekmiş gibi anlatması. (Hanne)
  • “Şikayet, başımıza gelenler karşısında kendi irademizin hangi noktada başlayıp hangi noktada bittiğini anlamaktan aciz oluşumuzdan doğar.” (Son Hasat)
  • Temiz bir kâğıt her zaman hikmete gebedir. (Derviş)
  • Bazen gün bir kanaryanın sarı kanadı kadar aydınlanabilir. (Derviş)
  • Mühür kimdeyse Süleyman odur. (Derviş)